AnasayfaÝletiþim
  
English



E-B�lten �yeli�i

G�nl�k b�ltenimize �ye olmak i�in a�a�daki alanlar� doldurunuz.
Ad:
Soyad:
Eposta:


DERG� SAYILARI

Amerika'da Türk Ermeni Çatýþmasý ve Harry The Turk Cinayeti

Prof. Dr. Kemal ÇÝÇEK*
ERMENÝ ARAÞTIRMALARI, Sayý 20-21, Kýþ 2005 - Ýlkbahar 2006

 

Öz: Bu makalede, Harry the Turk lakabýyla çaðrýlan Halil adlý bir Türk kökenli Osmanlý vatandaþýnýn Ermeniler tarafýndan öldürülmesi incelenmektedir. Harry the Turk 1890 baþlarýnda Ýstanbul’dan Amerika’ya göç etmiþ ve Massachusetts eyaletine baðlý Maine kasabasýnda iþçi olarak iþe baþlamýþtýr. Baþlangýçta dil bilmemesi nedeniyle kendisi gibi Türkiyeli olan Ermeniler ile dostluk kurmuþ, hatta onlarla ayný yerde kalmýþtýr. Ancak 1895 yýlýndan itibaren Anadolu’da baþlayan Türk-Ermeni olaylarý, diaspora Ermenilerinin buradaki Türklere karþý düþmanca tavýr almalarýna sebep olmuþtur. Nihayet 1896 yýlýnýn Þubat ayýnda bir Pazar günü Ermeni arkadaþlarýyla görüþmeye giden Harry the Turk’ten bir daha haber alýnamamýþ, ayný yýlýn Mayýs ayýnda cesedi bulunmuþtur. Yapýlan soruþturmalar ve Ermenilerin ifadeleri, olayýn bir cinayet olduðunu göstermekle beraber, Maine savcýlýðý olayý aydýnlatamamýþtýr. Böylece Harry the Turk’ün ölümü bir faili meçhul cinayet olarak kalmýþtýr. O belki de Amerika’da Ermeniler tarafýndan Türk olduðu için öldürülen ilk kiþidir. Ne yazýk ki son olmamýþtýr.

Anahtar Kelimeler: Harry the Turk, Osmanlý Ýmparatorluðu, Ermeniler, Amerika’da Ermeniler/Türkler.

Abstract: In this paper, the murder of Halil, known among his acquaintances as ‘Harry the Turk’, is to be examined. Harry the Turk, an Ottoman citizen of Turkish origin, is reported to have emigrated from Istanbul in the beginning of the  1890’s to the city of Maine located  in the state of Massachusetts of the USA. There he found a job as  a worker along with many other Armenians of Ottoman origin, with whom he developed  friendly relations  because of his lack of adeptness in the English language. In his early days he shared living quarters with the Armenians. Nevertheless, on the onset of the Armenian-Turkish conflicts of 1895  in the eastern provinces of the Ottoman Empire, his relations with the Armenians deteriorated since the Armenians began to approach him with enmity. When Harry the Turk had left his shared living quarters on one Sunday afternoon in February to meet his Armenian friends at  Wilmot Street, no news was heard of him again. In May 16, 1896, his dead body was discovered at the Back Bay not far from the residency shared with the Armenians. Investigation into the incident by the Deputy Marshall, as well as the testimonies of some witnesses, firmly established that the death of Harry the Turk was indeed a perfect murder, as a result of which no concrete evidence was brought in by the police to bring the perpetuators of the crime to justice. It is possible that  Harry the Turk is the first person to be killed in America by Armenians due to his identity as a Turk. Yet he was not the last and the struggle and rivalry between the Diaspora Armenians and Turks in America continues uninterrupted.

Keywords: Incident of Harry the Turk, Armenians, Turks, Ottoman Empire.

GÝRÝÞ

Bu makalede, Amerika’daki Türkler ve Ermeniler arasýnda Osmanlý topraklarýndaki anlaþmazlýklara paralel olarak geliþen ilk çatýþmalar, Ermenilerin ilk siyasi faaliyetleri ve Ermeni terörünün belki de ilk faili meçhul cinayetine kurban giden “Harry the Turk” olayý ele alýnacaktýr. Yaptýðýmýz araþtýrmalara göre, Harry the Turk lakabýyla tanýnan Halil adlý Osmanlý vatandaþý, Massachusetts eyaletine baðlý Maine kasabasýnda 1896 yýlý Þubat ayýnda korkunç bir cinayete kurban gitmiþtir. Bu cinayetin Ermeniler tarafýndan iþlendiði polis soruþturmasýna göre kesin olmakla birlikte, suçlu veya suçlular yakalanamamýþtýr. Baþka bir deyiþle Harry the Turk lakablý Halil’in öldürülmesi, faili meçhul bir cinayet olarak Amerikan adli kayýtlarýna geçmiþtir. Bu durum, Amerika’da Ermeni siyasi faaliyetlerini yakýndan izleyen Osmanlý büyükelçisi Mavroyeni Bey’in[1] tepkisini çekmiþtir. Çünkü Mavroyeni Bey, Amerika’nýn muhtelif þehirlerindeki Ermeni siyasi faaliyetleri hakkýnda sürekli bilgi toplamýþ ve temasta olduðu dýþiþleri yetkililerini bu tür bir olayýn olabileceði konusunda uyarmýþtý. Osmanlý elçisinin bütün uyarýlarýna raðmen cinayetin iþlenmesi, Amerika’daki Ermeni siyasi faaliyetlerinin ve ulaþtýðý boyutun anlaþýlmasý açýsýndan çok büyük önem taþýmaktadýr. Hatta Harry the Turk cinayetinin Amerika’daki Türk-Ermeni mücadelesinde sembolik bir yeri olduðu ileri sürülebilir. Ýþte bu nedenle bu cinayetinin Amerika’da Türk-Ermeni iliþkilerine dair yapýlan araþtýrmalarda hemen hiç konu edinilmemiþ olmasý þaþýrtýcýdýr.[2] Bu makale, bu eksiliði giderme amacýný taþýmaktadýr.

Harry the Turk cinayeti, Amerika’da Türk-Ermeni iliþkilerinin geliþimini anlamak bakýmýndan da çok büyük önem arz etmektedir. Yukarýda da belirtildiði gibi, cinayetin iþlendiði Maine kasabasý, Amerika’ya göç eden Ermeni ve Türklerin yoðun olarak yerleþtikleri yerlerin baþýnda gelmektedir. Ayný dili konuþan, yaþam biçimleri ve kültürleri birbirine benzeyen Türkler ve Ermenilerin týpký Anadolu’da olduðu gibi ayný yerleþim alanlarýný tercih etmelerini elbette yadsýnacak bir þey deðildir. Þaþýrtýcý olan, Anadolu’dan binlerce kilometre uzakta, geçim sýkýntýlarýný gidermek amacýyla Amerika’ya göç eden Türk ve Ermenilerin çatýþma ortamýna nasýl geldiklerini ortaya koymaktýr. Bu yüzden bu makalede Harry the Turk cinayetinin ayrýntýlarýna geçmeden önce, olayýn yaþandýðý çevrenin oluþumu üzerinde kýsaca durulacaktýr. 

1. Amerika’da Türk ve Ermeni Komþuluk Ýliþkilerinin Baþlamasý

Macera veya ticaret amacýyla Amerika’ya çok eski yýllarda göç eden birkaç Türk ve Ermeni bir tarafa býrakýlýrsa, Osmanlý vatandaþlarýnýn Amerika’ya göçlerinin 19. yüzyýl sonlarýnda kayda deðer bir sayýya ulaþtýðý söylenebilir. Her ne kadar 1899 yýlýna kadar Amerikan göçmen kayýtlarýnda etnik köken yazýlmamýþ olsa da gelenlerin büyük bir kýsmýnýn Ermeni olduðundan kuþku yoktur. Bununla birlikte ilk göçler esnasýnda gümrük yetkililerinin bile etnik bakýmdan “Türk” olarak kaydetmekle yetindiði Osmanlý vatandaþlarý ayný kentlerde birbirine komþu olmuþlardýr. Özellikle Türkler ve Ermeniler yeni yurtlarýnda da birlikte yaþamayý tercih etmiþlerdir. Nitekim Amerikan istatistiklerine ve göçmen dairesi belgelerine dayalý olarak yaptýðýmýz araþtýrmalar, Türk ve Ermeni topluluklarýnýn ayný coðrafyalarda yoðunlaþtýklarýný kesin olarak ortaya koymaktadýr. Doðal olarak Ermeniler ve Türkler Amerika’nýn kuzey bölgelerinde iklim olarak doðu Anadolu’ya benzeyen yerlere yerleþmiþlerdir. Hatta göç eden bazý Türklerin baþlangýçta ya Ermeniler tarafýndan yardým görerek ya da onlarýn kimliði[3] ile bu ülkeye göç ettikleri pek çok kaynakta vurgulanmaktadýr.[4]

Ayrýca göç eden Ermenilerin büyük bir kýsmýnýn Türkçe’den baþka doðru akýcý bir dile sahip olmadýklarý da bir gerçektir.[5] Dolayýsýyla gerek Türkler gerekse Ermeniler benzeri kabiliyet ve becerilere sahip olduklarýndan dolayý hemen hemen ayný iþ alanla çalýþýyorlardý. Ýki etnik unsurun ayný bölgelerde buluþmasýnýn arkasýndaki bir baþka neden de, eðitim seviyeleri ilk gelenlere göre daha düþük olan Ermenilerin ve Türklerin ucuz iþgücüne þiddetle gereksinim duyulan Massachusetts, New York, New Jersey, ve Pennsylvania eyaletleri gibi sanayi ve endüstri bölgelerine yönelmesi olabilir.[6] Ýlk gidenlerin iþ bulmakta zorlanmamasý, daha fazla akrabanýn davet edilmesiyle sonuçlanmýþ ve 1890’larýn ortalarýndan itibaren ekonomik sebepler aðýrlýklý olmak üzere Türkiye’den Amerika’ya göçleri hýzlandýrmýþtýr.[7] Nitekim resmi kayýtlara göre 1895 ile 1900 yýllarý arasýnda 9952 Osmanlý vatandaþý (çoðu Ermeni ve Harputlu) ülkeye giriþ yapmýþtýr. Bu tarihten sonra ise gerek misyoner faaliyetleri gerekse de Doðu Anadolu’da Türk-Ermeni iliþkilerinin gerginleþmesi nedeniyle göçler yoðunluk kazandý.[8] 1900-1914 yýllarý arasýnda Amerika’ya göç eden Ermeni sayýsý 40.608’e ulaþtý.[9] Bunlarýn büyük bir çoðunluðu New England bölgesi ile New York, Michigan, Rhode Island, New Jersey, Illinois, Pennsylvania ve California civarýna yerleþiyorlardý.[10] Bu bölgeler, yukarýda da belirtildiði gibi, 1900-1915 yýllarý arasýnda resmi yollardan Amerika’ya giriþ yapan 20.189 Türk göçmenin de yerleþim alanýydý. Nitekim Ermeni diasporasýný anlatan eserlerde New York, Michigan ve Rhode Island’daki Ermeni mahallerinde veya çok yakýnýnda çok sayýda Türk göçmenin yaþadýðý tasvir edilmektedir.[11]

Bu durum, Ermenilerin Amerika’ya göçünü ele alan son çalýþmalarda, göçlerin temel sebepleri arasýnda iki toplumun Türkiye’de dayanýlmaz hale gelen komþuluk iliþkilerinin gösterilmesinin doðru olmadýðýný göstermektedir.[12] Ne yazýk ki, geçim sýkýntýsýnýn ayný kareye çektiði Türk ve Ermeniler, geleceklerini kurmak amacýyla göç ettikleri Amerika’ya ana yurtlarýndaki problemlerini de taþýmýþlardýr.[13] Ermeni ve Türklerin Anadolu’dan Amerika’ya taþýdýklarý iyi komþuluk iliþkileri 1890’lý yýllarýn baþlarýndan itibaren týpký anayurtta olduðu gibi bozulmaya baþladý. Türk ve Ermeni göçmenler, Türkiye’deki olaylarýn etkisiyle birbirleriyle çatýþmaya baþladýlar. Bu çatýþma ortamýnýn oluþumunda, Ermenilerin öncü olduðuna kuþku yoktur, çünkü Anadolu’da baþlayan Ermeni baðýmsýzlýk hareketi Amerika’ya göç eden Ermeniler arasýnda çok da fazla da yanký bulmaktaydý.[14]

1877-78 Osmanlý Rus Savaþý sonrasýnda imzalan Yeþilköy ve özellikle Berlin Antlaþmalarýnýn (1878) baðýmsýzlýk yönünde cesaretlendirdiði Osmanlý Ermenileri, siyasi örgütlenmelerini Amerika’ya da taþýdýlar. Mýgirdiç Portakalyan ve Joseph Sarajian gibi Osmanlý topraklarýnda yaptýklarý anarþik eylemler yüzünden aranan kiþilerin Amerika’ya gelmesiyle örgütleþme hýz kazandý.  Kýsa süre içerisinde, Tiflis ve Cenevre’de kurulan Hýnçak ve Taþnak gibi Ermeni ihtilalci örgütlerinin þubeleri New York, Boston ve Worcester’da da açýldý. Bu süreçte Protestan misyonerlerin rolünü belirtmeden geçmek mümkün deðildir. Çünkü 1820’li yýllardan itibaren siyasi ve etnik bir kimlik kazandýrmak için Ermeniler arasýnda çalýþma yapan Protestan misyonerler de, genel merkezlerinin tam bir onayý olmamakla birlikte, Ermeni siyasi davasýna gönüllü olarak katýlmýþlardýr. Ermeni siyasi ve dini önderlerini yetiþtirmek amacýyla Amerika’daki merkezlerine taþýdýklarý Ermeni gençler, buradaki ihtilalci derneklerin doðal üyesi oldular. Eski Protestan misyonerlerin Amerika’da yaydýklarý Ermeni sempatisi sayesinde de, bu ihtilalci dernek ve partiler çok büyük maddi olanaklara da kavuþtuklarý açýktýr.[15] Toplanan yardým paralarý daha fazla Ermeni gencini eðitim amacýyla Amerika’ya getirmek için kullanýlmýþtýr.

Amerika’ya gelen bu gençler, 1893 yýlý baþlarýndan itibaren akrabalarýnýn Türkiye’de katliama maruz kaldýðý þeklindeki propagandalarýn da etkisiyle Osmanlý hedeflerine karþý terör eylemlerine giriþmeye baþladýlar. Hatta vatandaþlýk yoluyla elde ettikleri himaye ve Amerikan kilise teþkilatlarýnýn maddi ve manevi yardýmlarý sayesinde Osmanlý topraklarýndaki eylemleri destekler içerikte ciddi gösteriler gerçekleþtirdiler. Özellikle Hýnçaklar Amerika’nýn Ermenilere bakýþýný ve siyasetini çok önemli ölçüde deðiþtirdiler. Bu yüzden Ermeni terör örgütlerinin Amerika’daki Türklere karþý giriþtikleri ilk tedhiþ ve terör hareketleri, iki toplumun birlikte yaþadýðý çevrelerde meydana geldi.[16] Nitekim bu makalenin konusu olan Harry the Turk olayý da Türk ve Ermenilerin karýþýk olarak yaþadýðý bir mahallede yaþandý. Ayrýca Ermenilerin Türklere karþý eylemleri Harry the Turk’ün öldürülmesi ile sýnýrlý deðildi. Bu olay üzerine gazetelere yansýyan haberler ve elçiliðin yazýþmalarý, Türkiye’de Ermeniler ile Türkler arasýndaki anlaþmazlýk ve çatýþmalarýn Amerika’ya aynen yansýmaya baþladýðýný göstermektedir. Osmanlý devletinin Washington elçiliðinin evraký incelendiðinde, Harry the Turk’ün öldürülmesinin öncesinde ve sonrasýnda Mavroyeni Bey’in sýk sýk Amerikan Dýþiþleri Bakanlýðý’na Ermenilerin þiddet hareketleri ve Türklere karþý tacizlerini þikayet ettiðini görmekteyiz. Bununla birlikte söz konusu cinayet, elçiliðin uyarýlarýnýn önemsenmediðini ortaya koymaktadýr. Çünkü New York ve Boston’da 1893 yýlýnda yapýlan silahlý gösteri yürüyüþleri Ermeni siyasi hareketinin ne kadar tehlikeli bir boyuta ulaþtýðýný göstermesi bakýmýndan önemlidir. Nitekim Harry the Turk olayýný müteakip baþka yerlerde de Türklerin öldürülmesi Türklere yönelik tehditlerin sürekli hale geldiðinin bir göstergesidir.[17] Bu bakýmdan Ermenilerin ABD’deki faaliyet ve örgütlenmelerini kýsaca gözden geçirmek, cinayetin perde arkasýnýn deðerlendirilmesine imkan verecektir.

Amerika’da Ermenilerin Örgütlenmesi ve Eylemleri

Washington’da Türkiye büyükelçisi olan Mavroyeni Bey[18] görev yaptýðý dönemde Amerika’da Ermenilerin yürüttüðü örgütsel ve yayýn faaliyetlerini çok yakýndan izliyor ve ABD Dýþiþleri Bakanlýðý’ný ülkesine karþý yapýlan düþmanca eylemlere karþý önlem almaya davet ediyordu. Örneðin 1893 yýlý baþlarýnda Ermenilerin hazýrlýðýný yaptýðý bir gösteri ile ilgili olarak yazdýðý bir raporda New York’ta Ermenice yayýnlanan bir gazetede[19] çoðu Amerika vatandaþý olan göçmenlere, Türkiye’de yaþayan Ermenileri kurtarmak için ayaklanmaya teþvik eden makaleler yayýnlandýðýný haber veriyordu.[20] Mavroyeni Bey’in yaptýrdýðý soruþturmaya göre özellikle Hýnçak örgütünün yayýn organý Haik Osmanlý Ermenilerini isyana teþvik eden ve Amerika’daki Ermenileri Türklere karþý kýþkýrtan yazýlar yayýnlamakla meþhurdu. Bu gazetenin bir haberinde þöyle deniyordu:

“Askerî bilinci kelimeler ve makalelerle ayakta tutmak imkansýzdýr. Biz örgütlenmeliyiz. Yabancý ülkelerde yaþayan genç Ermeniler arasýnda askerî bilinci ayakta tutmanýn da en iyi yolu, onlara askerî eðitim vermektir ki bu cephede savaþa hazýrlanmanýn yegane aracýdýr....Gerekirse milletin yarýsýnýn kurtulmasý için diðer yarýsýný kaybedebilmeliyiz.”[21]

Yine ayný gazetenin 288. sayfasýnda Ermenilerin baðýmsýzlýðýný elde etmek için izleyecekleri yöntemler ve siyasi yol haritasý anlatýlýyordu:

“Tecrübeler göstermiþtir ki bir milletin siyasi olara kurulmasý, diplomasi yoluyla gerçekleþemez. Bu siyasi hedefi gerçekleþtirmek için daha olumlu ve enerjik araçlar gerekir. Bu araçlar ateþ ve kýlýçtýr ki bunlar asker ve para gerektirir. Bunlarý saðlamasý gereken de millettir. Bu millet, Rusya veya ABD’yi faaliyet merkezleri olarak belirlemelidir. Týpký doðuda Ermeni-Rus birlikleri olduðu gibi, batýda da ayný þekilde güçlü bir Ermeni-Amerikan birliði her zaman hazýr ve organize olarak bulunmalýdýr”[22]

Ayný gazetenin 15 Ekim 1893 tarihinde yayýnlanan 19. sayýsýnda ise þu satýrlar okunmaktadýr.

“Doðrudur; bir Millet týpký bir elektrik lambasýnýn ýþýðýný açmak gibi bir anda yaratýlmaz. Ancak Doðu Sorunu tekrar gündeme gelirse en az iki yýl çýkarlarýmýz için kullanýlabilir. Önce itaatsizlik yapýlacak ki bunu baský izlesin, sonra da savaþ ve nihayet Büyük Güçlerin Kongresi. Eðer Ermeniler hazýrlanýr ve bu iki yýl geçmeden bir baþlangýç yapabilirlerse, iyi bir zamanlama ile isyan etmiþ olurlar. Ben Hýnçaklarýn derhal çeteler kurmak þeklindeki yöntemini onaylýyorum. Doðu Sorunu tekrar ortaya atýldýðýnda bu çeteler birleþebilirler. Gerilla olarak teþkilatlanmak ve daðlarda operasyonlar gerçekleþtirmek onlar için daha iyidir. Bu tarz kent ve kýrsal alandaki nüfusu da koruyabilir.”[23]

O yýllarda Amerika’da kurulan Ermeni dernekleri her geçen gün artýyor taraftar ve sempatizan kazanma konusunda kayda deðer çalýþmalar yapýyorlardý. Boston’da Ermeniler tarafýndan kurulan The United Friends of Armenia (Ermenistan’ýn Dostlarý Birliði) adlý dernek propaganda konusunda çok önemli faaliyetler yapýyordu. Bu dernek de diðerleri gibi kiliselerden kolaylýkla taraftar ve sempatizan buluyor ve açýkça Ermenileri Osmanlý Devletine karþý isyana davet eden açýklamalar yapýyordu. Boston Daily Advertiser gazetesinde 22 Mart 1894 günü yayýnlanan bir habere göre Dr. Blackwell adlý bir misyoner yaptýðý konuþmada Ermenistan’ýn baðýmsýzlýðýný kazanmasý için sözlü mücadelenin yeterli olamayacaðýný, kurtuluþun silahlý eylem yoluyla elde edilmesi gerektiðini söylüyordu.[24] Her ne kadar toplantýdaki pek çok kiþinin silahlý mücadeleye taraftar olmadýðý haberde belirtilse de, faaliyetlerin geldiði noktaya iþaret etmesi bakýmýndan haber ilgi çekicidir.

Ayný yýllarda kiliselerde Ermeniler din sömürüsü yaparak Hýristiyanlarý Türkiye’nin doðusunda baský altýnda yaþayan Ermenilere yardýma çaðýrýyor, bu yolla örgütleri için maddi ve manevi destek elde etmeye çalýþýyorlardý. Bu din dayanýþmasý sayesinde Amerikan Ermeni derneklerinin sayýsý ve Türkiye aleyhindeki faaliyetleri gün geçtikçe artýyordu. Bu derneklerden birisi de Washington’da kurulan Phil-Armenic Association (Ermeni Dostlarý Derneði) idi. Bu dernek hakkýnda dikkat çekici unsurlardan birisi kurucularýn tamamýnýn kilise liderleri olmasýydý. Mavroyeni Bey’in Daily Star gazetesinden aktardýðý bilgilere göre derneðin kurucularý Rev. S.M. Newman, Rev. J.S.Hamlin, Rev. J. C. Easton, Rev. J.S. Childs, Rev. A.J. Graham, Justice Strong, Dr. Sheldon Jackson idi. Derneðin amacý “Ermenistan’da can, mal ve insan onurunun saðlanmasýný temin için çalýþmak” olarak açýklanmakla birlikte, bu tür derneklerin Ermenileri eylemlerinde ve Türkiye aleyhindeki faaliyetlere sempatizan kazanmada cesaretlendirici rol oynadýðý muhakkaktý.[25] Öte yandan muhtelif tarihlerde Amerika’da kiliselerin Ermenileri destekleyen bildiriler yayýnladýklarý görülmektedir.[26] Bunlar tek tek tespit edilerek Mavroyeni tarafýndan Dýþiþleri bakanlýklarýna bildirilmiþ ve görüþ sorulmuþtur.[27] Ermeni sempatizaný dernek ve kuruluþlar kilise yetkililerini de yanlarýna alarak yapmýþ olduklarý faaliyetler sonucu sadece bildiri yayýnlamakla yetinmemiþler ayný zamanda Ermenilere yardým için para toplama kampanyalarýna da baþlamýþlardýr.[28]

Burada dikkat çekilmesi gereken noktalardan birisi þudur ki, sözünü ettiðimiz bu faaliyetlerin yapýldýðý tarihlerde henüz Osmanlý topraklarýnda Ermenilere karþý ciddi hiçbir olay olmamýþtýr. Buna raðmen örneðin Amerikan Ermenileri Pennsylvania’da St. Savior Episcopal Church’ün 3 Ekim 1893 tarihindeki toplantýsýnda Türkiye’yi kýnayan bir bildiri yayýnlamýþlardý. Bu bildiride Osmanlý hükümeti, Hýristiyan tebaasýný kasten ve sistematik bir þekilde Müslüman fanatiklerin insafýna býrakarak eþi görülmemiþ zulümlere uðramasýna seyirci kalmakla suçlanýyordu. Osmanlý Ýmparatorluðunun “bilerek ve sistemli olarak Hýristiyan vatandaþlarýný Müslüman fanatiklerin görülmemiþ ve duyulmamýþ zulümlerine terk ettiði ve bu þekilde yabancýlarýn müdahalesi olmadan ülkeyi yönetme kapasitesine sahip olmadýðýný gösterdiðini” ileri sürülüyordu. Mavroyeni bu satýrlarý esefle karþýladýðýný belirttiði yazýsýnda ABD Dýþiþleri Bakanlýðýna hiçbir anlaþmanýn Ermenilere otonomi ve baðýmsýzlýk hakký vermediðini hatýrlatýyor ve bildiride buna yönelik satýrlarý ve devrimci Ermenilerin eylemlerine müsaade edilmesini kýnadýðýný belirtiyordu.[29]

Öte yandan Massachusetts Home Missionary Society (Massachusetts Ev Misyoner Derneði) sorumlusu Cyrus Hamlin, Hýnçak’ýn kurucularýndan ve Worcester’da yaþayan Nishan Garabedian (Rupen Hanazad adýyla da bilinir)[30] ile yaptýðý bir görüþmeden sonra, Protestan Misyoner ve Ermenilere yazýlý bir çaðrý da bulunarak Hýnçak üyelerinin Amerikan Ermenileri arasýnda taraftar ve sempatizan kazanma faaliyetlerinde bulunduklarýný ve isyana hazýrlanarak Ermenilerin ve misyonerlerin hayatlarýný tehlikeye attýðýný belirtiyordu.[31] Boston Daily Advertiser gazetesinin editörü de yazdýðý bir yazýda, Ermeni Hýnçak Partisinin Dr. Cyrus Hamlin’i ve misyonerleri Ermeni davasýna kayýtsýz kalmakla suçladýðý bildirisine yanýt vermekte ve Ermenileri silahlý mücadelenin tehlikeleri konusunda uyarmaktaydý.[32] Ancak onun “Amerikan misyonerleri Ermenilerin en hakiki dostlarýdýr” þeklindeki sözleri, Mavroyeni Bey’in dikkatini çekmiþ ve Dýþiþleri Bakanlýðýna þikayet etmiþtir.[33]

Hýnçak Komitesinin Amerika’daki üyeleri 1894 yýlý baþlarýnda Amerika’da faaliyetlerini daha da artýrmýþlar, açýkça isyan provalarý yapmaktan geri kalmamýþlardýr. Osmanlý elçisinin diplomatik yazýþmalarda “devrimci/revolutionists” olarak tanýmladýðý 30 kadar Amerikan vatandaþý Ermeni 1894 yýlýnýn Ocak ayýnda New York’ta bir askeri tatbikat düzenlemeye bile cüret etmiþlerdir. Bu tatbikata engel olmasý için Mavroyeni Bey Dýþiþleri Bakanlýðýna bir yazý ile baþvurmuþ fakat sonuç alamamýþtýr[34].

Hýnçaklarýn Amerika’daki Ermenileri kýþkýrtan faaliyetleri bununla sýnýrlý deðildi. The New York Herald gazetesindeki bir habere göre New York Ermenilerinden Dr. N. M. Boyajian bu þehirde 1892 tarihinde The Armenian Young Men’s Christian Association (Genç Ermeni Hýristiyan Erkekleri Derneði) adlý bir dernek kurmuþtu. Derneðin sekreteri de Mr. M. M. Chamalian idi. Üyeler genellikle 18-30 yaþ arasýnda 200 civarýnda Ermeni gençti. New York da o dönem 500 kadar Ermeni yaþadýðý düþünülürse, derneðin The Armenian Revolutionary Society’den (ARS/ Devrimci Ermeni Derneði) sonra ikinci önemli Ermeni diaspora derneði olduðu söylenebilir. Bu dernek ayda en az bir kez toplanýyordu. Amacý Ermeniler arasýnda dayanýþmayý artýrmak ve devrimci Ermenilere yardýmcý olmaktý. Ayrýca baþta Dr. Boyajian olmak üzere derneðin bir çok üyesi ayný zamanda ARS’nin de üyesiydi.

Yine Amerika’da Nishan Garabedian tarafýndan temsil edilen Huntchagist Revolutionary Party’nin (Devrimci Hýnçak Partisi) Ermeni gençlere kendi imkanlarýyla silahlý eðitim veriyor ve daha sonra bunlarý eylemlerde ve suikastlerde bulunmak üzere Türkiye’ye gönderiyordu. Bu þekilde Türkiye’ye gönderilenlerden birisi de Atan Aivazian adlý bir Ermeni idi. Bu kiþi Simon Kahia’nýn öldüren çete içerisinde bulunduðu iddiasýyla tutuklanmýþ ve suçu sabit görülerek 10 yýl hapse mahkum olmuþtu. Bu tür kiþiler Amerika-Türkiye iliþkilerini de gerginleþtiriyorlardý, çünkü Türkiye’ye dönmeden birkaç gün önce Amerikan vatandaþlýðýna geçip elçiliðin himayesini kazanýyorlar, yakalandýklarýnda Amerikan vatandaþý olduklarýný iddia ediyorlardý.[35] Halbuki Türkiye’de iken kendilerini gizlemek için normal tebaa statülerini korumaya gayret ediyor, hatta bedel-i askeriye ve temettü vergilerini diðerleri gibi ödemeyi sürdürüyorlardý.[36] Öte yandan, bunun istisnai bir olay olmadýðýný Haik Gazetesinin 1 Mayýs 1894 tarihli nüshasýnda Chitzian[37] adlý Ermeni sözcünün Türkiye’deki bazý Ermeni ileri gelenlerinin cinayetlerini açýkça üstlenmesinden anlýyoruz. Mavroyeni Bey’in de naklettiðine göre Arapkir’den avukat Yazidjian’ý Hýnçak militanlarý öldürmüþtü. Ayný kiþi diðer cinayetlerin sorumlusunun kendileri deðil Armeno-Russian Revolutionists (Ermeni-Rus Devrimcileri) örgütü olduðunu da belirtmekteydi.[38]

Yine Hýnçaklarýn Boston’daki sekreteri B. Chitjian gazetelere verdiði mülakatlarda “bir ay içinde 1000’den fazla Ermeni genç katledilen eþleri, çocuklarý ve soydaþlarýnýn intikamýný almak ve isyan baþlatmak için silahlý olarak Türkiye’ye gidecekler” diyordu.[39] Boston Advertiser gazetesinde “intikam” baþlýðý altýnda verilen haber Boston’da Hýnçaklarýn ne kadar güçlü olduklarýný ve Türklere karþý düþmanca hislerle soydaþlarýný doldurduklarýný açýklýkla ortaya koymaktadýr. Söz konusu habere göre, Amerika’daki 10.000 Ermeniden 3000 kadarý Massachusetts eyaletinde yaþýyordu. Bunlarýn hepsi silah taþýyabilecek durumdaydý ve büyük bir kýsmý düþünce olarak Hýnçak partisine yakýndý. Chitjian’ýn verdiði söz konusu mülakatta, açýkça eylemlerinin detaylarýný veriyor, silahlarýn Türkiye’ye rüþvet verilerek sokulduðunu iddia ediyordu. Bu haberler göstermektedir ki, Ermenilerin çoðunlukta yaþadýðý yerlerde kiliselerden baþlayarak yoðun bir anti-Türk propagandasý vardý ve bu durum özellikle Hýnçak yanlýsý taraftar toplamak için çok uygun bir ortam yaratmýþtý.[40]

Yine Ermenice Haik gazetesi Türkiye’deki bazý Ermeni olaylarýný henüz olmadan haber vermekteydi. Mesela Ýstanbul ayaklanmalarýný Haik bir ay evvel duyurmuþtu.[41] Yine Mavroyeni’nin Amerika Dýþiþlerine yazdýðý bir memoranduma göre,[42] bir grup Hýnçak (Huntchaguist) partisi üyesi 28 Temmuz 1890 tarihindeki Sasun isyanýnýn 4. yýldönümü bahanesiyle 25 Temmuz’da New York’da bir gösteri yürüyüþü düzenlemiþlerdi. Mavroyeni’nin bütün protestolarýna raðmen kendilerine yürüyüþ izni verilmiþti. Yürüyüþ beklendiði gibi tam bir anarþik eyleme dönüþmüþ, silahlý göstericiler Türkiye aleyhine sloganlar atarak yürümüþlerdi.[43]

Hýncaklarýn Amerika’da soydaþlarýný Türkiye’ye göndermek suretiyle gerçekleþtirmeye çalýþtýklarý önemli eylemlerinden birisi de Sultan II. Abdülhamit’e suikast düzenlenmek içindi. Bu konuda New York Herald’da çýkan bir haberin ana baþlýðý “Sultaný öldürmek için” þeklindeydi. Alt baþlýkta ise þunlar yazýyordu: “Amerika’da Ermeni sakinleri Türk Sultana iyi bir darbe vurmaya hazýrlanýyorlar”. Ara baþlýkta eylemin amacý “Ermenistan’ýn Özgürleþtirilmesi” þeklinde belirtiliyordu. Haberin altýndaki küçük alt baþlýkta ise “New York’tan gönderilen Devrimci lejyonerler Türkiye’de acýmasýzca katledildi” deniliyordu. Daha sonra da “Hýnçak Dernekleri Ýþ üzerinde. Amerikanýn Büyük kentlerindeki örgütler Güç Kullanýmýna inanýyorlar” baþlýðý altýnda Ermeni örgütlerinin eylemleri övülüyordu. Dahasý bu baþlýklarýn altýndaki haberin detaylarýnda þunlar anlatýlýyordu: New York’taki farklý devrimci Ermeni gruplar, Sultana suikast için New York’tan gönderilen bir grup suikastçýnýn Beyrut’a ayak bastýklarý anda yakalanarak, Adana’ya götürüldükleri ve bir kaçýnýn orada idam edilmesi haberiyle sarsýldýlar.[44] Yine ayný haberde New York’ta yaþayan 1000 civarýndaki Ermeni’nin 400 kadarýnýn Hýnçak üyesi olduðu belirtiliyordu. Bu da Amerikan Ermenileri arasýnda þiddete dayalý ve silahlý mücadele yoluyla Ermenistan kurmayý tasavvur edenlerin çoðaldýðýný göstermesi bakýmdan dikkat çekicidir.

Nitekim kýsa sürede Amerika’daki Türk toplumuna karþý da Ermeniler tavýr almaya, hatta kendilerine katýlmayan Ermenilere baský ve þiddet olmaya baþlamýþlardý.[45] Osmanlý Ýmparatorluðuna ve Amerika’da yaþayan Türklere karþý eylem ve gösterilerin artmasý üzerine elçiliðimiz Amerika Dýþiþleri Bakanlýðýndan önlemlerin artýrýlmasýný isteyecekti. Bu talep üzerine Amerikan Hazine Bakanlýðýnýn yürüttüðü gizli bir soruþturma Ermeni örgüt ve tehditlerinin boyutunu bütün çýplaklýðý ile ortaya koymaktadýr. Osmanlý büyükelçisi Mavroyeni Bey’e de gönderilen soruþturma raporunda belirtildiðine göre Amerika’da üç Ermeni devrimci örgüt faaliyet göstermekteydi. Bunlar Hentchakist, New Hentchakist, ve Dashnaktrakan veya Droshakian. Her örgüt Pazar günleri açýk veya gizli toplantýlar düzenlemekteydi. Çünkü katýlýmcýlar çalýþan insanlardý ve ancak o gün serbest olabilmekteydi. Her bir yerel Hentchakist þubesi veya fraksiyonu üç ayda bir; her bir yerel New Henchakist þubesi yýlda bir; ve her yerel Dashnaktakan þubesi altý ayda bir kendi yetkilisini seçiyordu. Bu yetkililerin görevi düzenli olarak yerel kayýtlarý ve harcamalarýn defterini tutmak ve New York’taki merkez karargahýyla iletiþim kurarak detaylý bir rapor vermekti. Bu kiþilerin görevlerinin en önemli kýsmýný “propaganda” olarak adlandýrdýklarý konuþmalar hazýrlamak oluþturmaktaydý. Propaganda çalýþmasýnda milliyetçilik, kahramanlýk ve cesaretlendirici kelimelerle dolu ateþli nutuklar atýlmakta ve dinleyicilerin duygularýna, deyim yerindeyse ta kalplerinin derinliklerine hitap edilmekteydi. Bu toplantýlarýn ve nutuklarýn asýl amacý para toplamaktý. Son zamanlarda sýk sýk New York’tan kiþiler baþka yerlere yardým toplamak amacýyla gönderilmekteydi. Bunlardan birisi de Bedros H. Varjabedian idi. Bu kiþi New York’tan Chicago, Waukegan, St. Louis, ve Detroit þehirlerine gönderilmiþti. Onun hazine soruþturmacýsýna verdiði bilgilere göre, Waukegan’da tek baþýna iki toplantýda $782 toplamýþtý. Üç ay önceki toplantýda burada sadece $290 toplanmýþ olmasý desteðin arttýðýna iþaret ediyordu. Nitekim St. Louis’de $172 ve Chicago’da $250 ve $75 iki ayrý toplantýda kolaylýkla toplanmýþtý.

Gerçekten de Amerikan Hazine Bakanlýðý’nýn yaptýðý soruþturma Mavroyeni Bey’in istihbaratýný doðruluyordu. Onun “Hairenik” ve “Tzain Hairenitz” gazetelerindeki haberlere dayanarak verdiði bilgilere göre, ABD ve Kanada’da Ermeni davasýna çok cömertçe baðýþlar yapýlmaktaydý. Yine hazine ajanýnýn topladýðý ve Mavroyeni Bey’e teslim edilen rapora göre baðýþ yapan herkes hayali bir isim belirtiyor, böylelikle baðýþ listesi gazetelerde yayýnlandýðýnda kimin katký yaptýðý anlaþýlamýyordu. Toplanan paralar New York’taki merkeze gönderiliyordu.

Bu baðýþlar on yýllarca azalmadan sürdü. Örneðin 3 Þubat tarihli “Hairenik” gazetesinde Rhode Island, Providence’de 28 Ocak 1906 tarihinde yapýlan bir toplantýda $1,700 toplandýðý haber verilmektedir. Kanada Hamilton’da ise 31 Aralýk 1905 günü bir toplantýda $400 toplanmýþ, $10 ve $20 banknotlar insanlar tarafýndan büyük bir heyecan ve gururla komiteye teslim edilmiþtir.[46] New York City, Troy, New York ve Concord, New Hampshire’da 24-25 Aralýk günlerinde sýrasýyla $450, $225 ve $80,32 toplanmýþtýr. Lynn, Massachusetts’de 14 Aralýk günü $800 toplanmýþtýr.

Yine B. H. Varjabedian tarafýndan gizili servise verilen bilgiye göre silah ve patlayýcýlar büyük þehirler üzerinden deðil Karadeniz kýyýsýnda Samsun ve Trabzon yakýnlarýndaki küçük kasabalar üzerinden derin vadiler kullanýlarak Ermenistan’a, buradaki ajan ve dernekler aracýlýðýyla ulaþtýrýlýyordu. Taþýnan malýn gerçek içeriðini gizlemek ve gümrük vergisinden kaçmak için bu yola tevessül edildiðine kayýkçýlar ikna edildikten sonra yasak maddeler ülkeye sokulabiliyordu. Ermeniler Türk gümrüklerine rüþvet vermek suretiyle her þeyin ülkeye sokulabildiðini ileri sürüyordu. Zaten patlayýcýlarý ülkede yapacak malzeme bulunduðunu sadece bir tür asit dýþýnda dýþarýdan bir þey sokmaya ihtiyaç olmadýðýný söylüyorlardý. Hazine ajaný yaptýðý görüþmeler sayesinde önde gelen Ermeni örgüt mensuplarýnýn isimlerini belirlemeyi baþarmýþtý.[47]

Türk-Ermeni Çatýþmalarý ve Harry the Turk Cinayeti

Hýnçak Partisinin Amerika’daki faaliyetleri bir süre sonra ayný bölgelerde yaþayan Türkler ve Ermeniler arasýnda da gerginliklere yol açmakta gecikmedi. 27 Mart 1896 tarihinde 6 Türk’ün imzasýyla elçiliðe gönderilen bir dilekçede gerginliklerin geldiði nokta açýkça tasvir edilmektedir.[48] Bu dilekçeye göre, Providence’de ikamet eden ve ticaret amacýyla Amerika’da bulunan 15 Türk, Ermeniler tarafýndan hakarete uðramakta, tehdit edilmekte, gece gündüz gerek evde gerekse sokakta taciz edilerek huzur verilmemekteydi. Dahasý kendilerinden Ermeni örgütleri adýna haraç istenmekteydi. Haraç vermek istemeyenleri Ermeniler yalancý þahitler bularak kasaba þerifine “kendilerine saldýrdýklarý, býçak çektikleri vs.” þeklinde iftira atarak þikayet etmekteydi. Bu yüzden haksýz yere hapse atýlan Türkler vardý. Þikayet sahiplerine göre güvenlik güçleri durumu tam olarak deðerlendirememekte ve Türklerin maðduriyetini önleyememekteydi. Hapse girenlerin her biri ancak 150 dolar kefaret ödeyerek kurtulabilmekteydi. Dil bilmedikleri için Türkler haklarýný arayamamakta, her geçen gün durum onlar için yaþanmaz bir hal almaktaydý.

Nitekim çok geçmeden Türklere yapýlan baský ve tehditler cinayete kadar varmýþtý. Mavroyeni Bey, Amerikan Dýþiþleri Bakanlýðýna yazdýðý bir yazýda, Kaliforniya’da 15 Haziran 1891 yýlýnda öldürülen Galib Abdullah adlý bir Türk’ten bahsetmektedir. Mavroyeni Bey’in yazdýðý yazýya göre Kaliforniya eyaletinin Susanville, Lassen County bölgesinde öldürülen bu Türk’ün katillerinin aradan geçen dört yýla raðmen hala yakalanamamasý baþka cinayetleri de beraberinde getirmiþtir.[49] Bu cinayetin siyasi mi yoksa adi bir cinayet mi olup olmadýðý konusunda bir bilgiye rastlanýlmadýðýndan burada üzerinde durulmayacaktýr. Ancak yine Mavroyeni Bey sayesinde öðrendiðimiz asýl adý Halil olan ve arkadaþlarý arasýnda Harry the Turk olarak çaðrýlan Osmanlý vatandaþýn Türkün öldürülmesi kesin olarak siyasi bir cinayettir.  Bu nedenle bu makalemizde Harry the Turk cinayeti ve sonrasýnda geliþen olaylar ayrýntýlý bir þekilde ele alýnacaktýr.

24 Haziran 1896 tarihinde Mavroyeni Bey tarafýndan Dýþiþleri Bakanlýðýna yazýlan bir mektup ile Amerika Dýþiþleri Bakanlýðýnýn dikkatine sunulan bu cinayet þu þekilde basýnda yer bulmuþtur.[50] Gazete’nin haberine göre 16 Þubat 1896 gününden beri kayýp olan ve arkadaþlarý arasýnda Harry the Turk lakabýyla çaðrýlan Halil’in cesedi Back Cave adlý bir yerde dere içinde bulunmuþtur. Haber yerel gazetede þu baþlýklarla verildi:

“Forest City Cemetry’de bulunan erkek cesedi teþhis edildi.”
“Patrick Connell cesedi kesin olarak Harry’nin olarak teþhis etti.”
“Otopside herhangi bir þiddet bulgusuna rastlanmadý.”
“Ölüm sebebinin bilinmesi çok küçük bir olasýlýk”.

Haberin metni þu þekilde idi:

“Back Cave’de bulunan adamýn cesedi dün öðleden sonra defnedildi. Düþünüldüðü gibi cesedin geçen Þubat ayýnda ortadan kaybolan ve arkadaþlarý arasýnda Harry the Turk lakabýyla tanýnan kiþiye ait olduðu belirlendi. Söz konusu Türkün son üç yýldýr yanýnda çalýþtýðý patronu Mr. Daniel T. Kelly, ARGUS muhabirine Harry’nin tek cümle Ýngilizce konuþamadýðýný söyledi. Harry çalýþtýðý dükkan hakkýnda asla kötü konuþmaz ve diðer bir iþçi arkadaþý küfürlü konuþtuðunda “iyi bir kiþi deðil der”, yüz çevirir ve bu tiplere nefretle bakardý. Ondan övgüyle bahseden iþverenine göre o iyi bir adamdý, dürüst ve çalýþkandý. Hiçbir içki kullanmýyordu. Ortadan kaybolmasýndan az önce Harry 80 Dolarýný kaybetmiþti. Bir süre sonra Harry parasýnýn çalýndýðýna kanaat getirdi ve þehirde Ermenilerle arkadaþlýk yaptýðý için þüphelerini Ermenilere yöneltti. Mr. Kelly kendisine 80 dolarý bulma konusunda elinden geldiðince yardýmcý olacaðýna söz vererek Ermenilerin yaþadýðý mahalleye gittiðinde, orada Ýngilizce anlaþacak adam bulmakta epey sýkýntý çekti. Nihayet bir Ermeni bozuk Ýngilizcisiyle küstahça “Harry yalan söylüyor, o para falan kaybetmedi. O bir Türk. O kötü biri. O bizim insanlarýmýzý öldürdü” dedi. Tatmin edici bir yanýt elde edemeyen Kelly soruþturmadan vazgeçti.

Dökümhanede çalýþtýðý sýrada Harry sað elinin orta parmaðýnýn ucunu kesmiþti. Dün öðleden sonra Pazartesi günü cesedi bulunan adamýn cenazesi Forest City mezarlýðýndan alýnarak defnedildi.

Ceset defnedilmeden önce, hem Mr. Patrick Connell’in adamý teþhis edebilmesine olanak saðlamak hem de polise herhangi bir þiddete maruz kalýp kalmadýðýna dair kanýt bulma þansý vermek bakýmýndan inceleme yapýldý. Mezarda Bay Connell, þerif yardýmcýsý Hartnett, Bekçi Rich, Dr. John F. Thompson ve gazetecilerin bulunduðu ortamda ceset üzerinde yarým saat süren incelemede þiddete maruz kaldýðýna dair herhangi bir iz bulunamadý. 

(...)

Bay Connell görür görmez þüpheye yer býrakmayacak þekilde cesedin oda arkadaþýna ait olduðunu teþhis etti. Mr Connell cesedi görür görmez “ayný adam ayný adam” diye baðýrdý. Ona paltosu gösterildiðinde dikkatle inceledikten sonra “eminim, onun paltosu” dedi. Elbiseleri çýkarýldýðýnda da o kýrmýzý astarýndan paltonun olduðunu kesin olarak belirledi.

Bir Argus muhabirine konuþan Bay Connell onun ayakkabýsýnýn sol topuðunun basýlý olduðunu ve sað topuðunun düzgün olduðunu söyledi. Ayrýca baðcýklý ayakkabýsýn topuðunu kaplayan tipik bir pençe (?) olduðunu söyledi. Muhabir ve Bay Connell ayakkabý ve topuklarýný incelediðinde tam da söylenen iþaretlerin ayakkabýda var olduðunu gördüler.

Bundan sonra artýk cesedin Harry the Turk olduðuna herkes kesin olarak ikna oldu. Dr. Thompson’un ceset üzerindeki incelemesi hiçbir darb izinin olmadýðýný ortaya koydu. Kafatasý çatlamamýþtý, dolayýsýyla adamýn baþýna sert bir cisimle vurulmamýþtý. Vücutta yara da yoktu. Elbiseleri de dikkatle incelenmiþ ve yýrtýk bulunamamýþtý. Açýk olan göðsünde býçaklandýðýna dair bir yara veya bere yoktu.

Dr. Thompson “cesedin suda birkaç ay beklemesinden dolayý ciðeri ve diðer iç organlarý tamamen deforme olduðundan incelemenin yararsýz olduðunu, suda kýsa bir süre kalmýþ olsaydý, dereye atýldýðýnda ölü mü canlý mý olduðunun tespit edilebileceðini söyledi Ama bu durumda ölüm nedenini bilmek imkansýzdý.

Ölüm yüzlerce sebepten kaynaklanmýþ olabilir, fakat cesedin dýþ görünüþü sebep ileri sürmeye imkan vermemekteydi. Eðer ölüm suya cebren itilme þeklinde olmuþsa bu iki veya üç þekilde geliþmiþ olabilir: baþýna bir darbe yemiþ, bilincini kaybetmiþ ve daha sonra suya atýlmýþ olabilirdi.

Harry’nin ölümüyle ilgili olarak bir baþka teori de olayla en çok ilgilenenler tarafýndan tartýþýlmaktadýr. Harry kaybolduðu Pazar günü öðleden sonra kaldýðý evden ayrýlýrken oda arkadaþý Bay Connell’e Wilmot Caddesindeki Ermenilere uðrayacaðýný ve ona eþlik edip etmek istemediðini sormuþtu. Cornell odasýnda dinlenmek istediði için gitmemiþ, bunun üzerine Halil yalnýz gitmiþti. O ayrýca Bayan O’Day’a da nereye gideceðini söylemiþti.

Teoriye göre, Harry Ermenilerin yaþadýðý ve kendisinin de 80 Dolarýný çaldýrýncaya kadar kaldýðý yatakhaneye gittiðinde mutlu bir hafta sonu geçirmek istiyordu. O zamanlar gazeteler Ermenilerin yaþadýðý problemler hakkýnda sýk sýk haberler yayýnlýyorlardý, muhtemelen Harry Ermenilerle konu hakkýnda hararetli bir tartýþma yaþamýþ veya oradakilerden birisini parasýný çalmakla suçladýðý için kavga çýkmýþ olabilirdi.

Belki de birisi art niyeti olmaksýzýn onun gýrtladýðýna sarýlmýþ, istemeden biraz fazla sýkmýþ ve zavallý adamý boðmuþtu. Katil yaptýðýný anlayýnca, suçunu örtbas etmek için iyi bir plan yapmaya karar verdi. Elbisesinin cebindeki parayý alarak onun cesedini evden sadece 100 feet uzaktaki Back Bay tarafýna atmak çok da zor olmayacaktý. Bu sadece bir teori olmakla birlikte, bütün deliller hikayeye uymaktadýr.

Cesedin incelenmesi sýrasýnda aðzýnýn ön kýsmýnda birkaç diþin eksik olduðu ve damaðýnda boþluklar bulunduðu görüldü. Harry’yi iyi bilenler kaybolduðunda onun hiçbir ön diþinin eksik olmadýðýný söylediler.

Harry’nin Ýstanbul yakýnlarýnda bir yerde eþi ve üç çocuðu olduðu sanýlýyor. O yeterince para kazandýðýnda ailesini yanýna almayý arzuluyordu.”

Görüldüðü her ne kadar ceset üzerinde doktor tarafýndan yapýlan incelemede herhangi bir darp izine rastlanýlmadýðý belirtilmiþse de Argus Gazetesi muhabiri cinayeti kanýtlayacak pek çok delil ve cinayeti haklý kýlacak sebep ortaya koymuþtur. Harry tanýyanlar ve öldüðü günün sabahýna dair anlattýklarý Harry’nin bir cinayete kurban gittiðini göstermektedir. Argus muhabiri de ayný kanaatte olduðunu açýkça belirtmektedir. Buna raðmen cesedin cinayetin iþlenmesinin üzerinden yaklaþýk üç ay sonra bulunmasý, delilleri ortadan kaldýrmýþ ve iyi bir otopsi olanaðý kalmamýþtýr.

Harry the Turk olarak bilinen Halil’in öldürülmesiyle ilgili haber Washington büyükelçisi Mavroyeni Bey’e ulaþtýðýnda, elçi 26 May 1896 tarihli bir yazý ile Amerikan Dýþiþleri bakanlýðýndan konu hakkýnda bilgi ve suçlularýn yakalanmasýný istemiþtir. Dýþiþleri Bakanlýðý yanýtýnda 16 Þubat’tan beri kayýp olan Harry the Turk’ün cesedinin Back Bay’da 6 Mayýs 1896 günü bulunduðunu bildirmiþtir. Ayrýca ek bir bilgi olarak merhumun 167. Kennebec Caddesi’nde faaliyet gösteren Daniel Kelly and Sons’da (Daniel J. Kelly ve Oðullarý) þirketinde çalýþtýðý belirtilmiþtir. Ancak ilginç bir þekilde Amerikan Dýþiþleri bakanlýðý Harry’nin ölüm sebebinin bilinmediðini kaydetmiþtir. Buna raðmen ABD Dýþiþleri Bakanlýðýnýn 28 Mayýs tarihinde Maine Valisi’nin dikkatini olaya çektiðini ve titiz bir soruþturma emri verdiðini kaydetmiþtir. Ancak Dýþiþleri Bakanlýðýnýn kanalýyla elçiliðe gelen Maine valisinin 17 Temmuz tarihli yazýsýnda geliþmeler özetlendikten sonra suçlularýn bulunabileceði konusunda kuþkulu olunduðu belirtilmekteydi.

Bu geliþme üzerine Amerikan Dýþiþleri Bakanlýðý’na yazdýðý 24 Temmuz 1896 tarihli bir yazýsýnda, Mavroyeni Bey “Maine Eyaleti otoritelerinin Osmanlý vatandaþýnýn ölüm sebebini bulmakta baþarýsýz olduklarýný bildiren notunuzu almak benim için büyük bir üzüntü kaynaðý ve biraz da sürpriz oldu” dedikten sonra Harry the Turk veya pasaporttaki adýyla Halil Mehemmed’in[51] katillerinin bulunmasý için ýsrarcý olacaðýný þu satýrlarla ifade etmiþtir: “Halil’in ölümüne giden olaylar kesinlikle onun öldürüldüðünü göstermektedir. Her þeye raðmen ümit ediyorum ki sonuçta Maine Eyalet yetkilileri bu cinayeti iþleyenleri mutlaka ortaya çýkartacaktýr, ki göndermiþ olduðum gazete kupürüne göre bunlar Ermenilerdir” demiþtir.[52]

Mavroyeni Bey’in gösterdiði bütün delillere raðmen katillerin bulunmasý konusunda Maine Valiliði bir ilerleme kaydedememiþ, 12 Ekim 1896 tarihli yazýlarýnda katilin bulunamadýðý fakat Portland yetkililerinin katili yakalamak için samimi bir çaba içinde olduklarý belirtilmiþtir. Dýþiþleri Bakanlýðýnýn yazýsýnda ayrýca son haberleþmeden sonra olayla ilgili olarak kendilerine herhangi baþka bir yazý gelmediðine vurgu yapýlarak þöyle denilmekteydi:

“Halil Mehemmed’in esrarengiz ölümüne dair –cinayet bile olsa- soruþturmanýn aydýnlatýcý bir bilgi doðurmadýðý konusunda Valinin önceki görüþünü desteklemektedir. Bu gerçekler ýþýðýnda sizde takdir edeceksiniz ki bu hükümet anayasanýn verdiði yetkiler dahilinde suçlularý yakalamak, adalet önüne çýkarmak ve cezalandýrmak hususunda hiçbir yetkisini esirgememiþtir. Eðer bu gayret ve çalýþmalar herhangi bir sonuç ortaya koymamýþsa, bu dost bir ülkenin taleplerine ilgisiz kalýndýðý veya olaylarýn ciddiyetinin yeterince takdir edilmediði için deðil, fakat olayý çevreleyen sýr perdesi ve bu suçun faillerinin adalet önüne çýkarýlmasýna imkan verecek somut delillerin bulunamamasýndandýr.” [53]

Dýþiþleri Bakanlýðý’nýn bu son yazýsý, Harry the Turk’ün ölümünün artýk yetkililerce de bir cinayet olarak görüldüðünü göstermesi bakýmýndan önemlidir. Zaten bu yeni bilgiler ýþýðýnda Osmanlý büyükelçisi Mustafa Bey Dýþiþleri bakanlýðýnýn ilgisine teþekkür etmiþ ve ilgili valiliðin soruþturmayý devam ettirmesini talep etmiþtir.[54] Nitekim Harry the Turk Cinayeti’nin soruþturulmasý kapanmamýþtýr. Ne var ki yapýlan soruþturmalardan sonuç alýnamamýþtýr. Üstelik yýllar geçtikçe olay hakkýnda çeliþkiler daha da artmýþ, yeni soruþturmacýlar olayý tam olarak anlayamadýklarý için cinayeti, hatta cesedin kesin olarak Harry the Turk adlý Osmanlý vatandaþýna ait olduðu konusundaki ilk otopsi raporlarýný bile sorgulamaya baþlamýþ görünmektedir. Mesela soruþturmanýn akýbeti hakkýnda elçiliðe gelen 6 Mart 1897 tarihli bir yanýt her nedense önceki yazýda olayý cinayet olarak gören Maine valiliðinin tavýr deðiþtirdiðini göstermektedir. Ancak tavýr deðiþtirmek için elde yeni bir bulgu da yoktur. Elçiliðin olayý ýsrarla takip etmesi karþýsýnda yetkililer dosyayý kapatma eðilimlerini açýkça belirtmektedirler. Söz konusu belgede þunlar kaydedilmiþtir: 

“Dýþiþleri Bakanlýðýmýz Maine Valisinden gelen son raporda olayýn aydýnlatýlamadýðýný bildirmekten üzüntü duyar. Ancak bu durum, Vali’nin mektubundan alýnan alýntýnýn da ortaya koyduðu gibi, Eyalet yetkililerinin olayýn etrafýndaki sýr perdesini aralamak konusunda samimi bir çaba içinde olduklarýný göstermektedir. Ortada, bulunan cesedin Harry the Turk ait olup olmadýðý konusunda bazý sorular vardý ve her zaman olmuþtu. Bulunan kiþinin öldürüldüðüne dair kesin bir bulgu da hiçbir zaman ortaya konulamamýþtý. Ben Vali’ye soruþturmanýn devam etmesinin önemi konusunda polisi bilgilendirmesi gerektiðini söyledim ve sizi temin ederim ki yetkili kiþiler yapýlmasý gerekenler konusunda hiçbir konuyu ihmal etmeyecekler ve eðer bir suç iþlenmiþse, suçlunun adalet huzuruna çýkarýlmasý için gerekli her þeyi yapacaklardýr.”[55]

Verilen bu sözlere raðmen olay bir türlü aydýnlatýlamamýþtýr. Buna raðmen bu cinayetin takibini Mavroyeni Bey’den sonraki Osmanlý elçileri de usanmadan sürdürmüþlerdi. Nitekim cinayetin üçüncü yýlýnda ve üçüncü Osmanlý elçisi deðiþtikten sonra John Hay imzasýyla yeni elçi Ali Ferruh Bey’e gelen 27 Mart 1899 tarihli bir yazýda Harry the Turk olayýnýn aydýnlatýlamadýðýný belirtiliyordu elçilikten þu talepte bulunuluyordu:

“Eðer siz söz konusu kiþinin öldürülmesi konusunda her hangi bir delil veya ip ucu verebilirseniz, Dýþiþleri Bakanlýðý derhal Maine Valisine iletecek ve suçlularýn yakalanmasý ve cezalandýrýlmasý görüþünü bildirecektir.”[56]

Bunun üzerine Osmanlý büyükelçiliði 1899 tarihindeki bir mektubunda Maine polisinin hala cinayeti aydýnlatamadýðýný esefle Dýþiþleri bakanlýðýna bildirmekte ve olayla ilgili olarak kendilerine gelen istihbaratý paylaþmaktadýr. Bu istihbarata göre, Polis olayý titiz bir þekilde araþtýrmamýþ hatta savsaklamýþtýr. Elçilik kendi soruþturmalarý sonucunda Harry the Turk cinayetini iþleyen kiþilerin isimlerini “Keshich Oghlou Eschhan, Moussih Oghlou Agop, Tcholak Caspar, Tizik Oglou Zafar” olarak belirlemiþtir. Olayýn üzerinden üç yýldan fazla süre geçtikten sonra elçiliðin ilk kez katillerin ismiyle ortaya çýkmasý çok önemlidir. Yetkililerin soruþturmayý savsaklamasýna raðmen Mavroyeni Bey’i izleyen elçiler ýsrarla olayý takip etmiþlerdir. Osmanlý elçisinin bu son derece ciddi yazýsýna herhangi bir yanýt gelmemesi de çok ilginçtir. Çünkü 14 Haziran 1900 tarihinde Osmanlý elçisinin Dýþiþlerine yazdýðý bir yazýda, katillerinin isimlerinin bildirilmesine raðmen niçin hala yanýt verilmediði sorulmuþtur. Elçinin bu ýsrarlý talepleri sonuçsuz kalmamýþ ve ABD Dýþiþleri bakanlýðý 25 Nisan 1899 tarihinde elçiliðin ihbarý üzerine sanýklarla ilgili Maine otoritelerinden soruþturma istendiðini bildirmiþtir.[57] Maalesef bu tarihten sonra da herhangi bir cevap alýnamamýþ, olay arþivlerin tozlu raflarýnda belki de Amerika’da Ermeni terörünün ilk faili meçhul cinayeti olarak kalmýþtýr.

Öte yandan Mavroyeni Bey görevi esnasýnda Harry the Turk olayý ile ilgili olarak Dýþiþleri Bakanlýðýna yazdýðý bir yazýda, Halil’in öldürülmesinin ilk olmadýðýna da dikkat çekmiþtir:

“Söz konusu olay son zamanlarda ABD’de öldürülen ve sanýklarýn bulunamadýðý ikinci cinayettir. Siz de farkýndasýnýz ki Haziran 1891 tarihinde Kaliforniya’da öldürülen Galip Abdullah’ýn sorumlularý halen yakalanmamýþtýr.”

Bununla birlikte Harry the Turk olayýnýn çözülememesi ve Maine yetkililerin soruþturmayý titiz bir þekilde yürütmemeleri Ermenileri cesaretlendirmiþ olmalýdýr. Çünkü Harry the Turk olayýndan sonra Ermenilerin Türklere karþý düþmanca tavrý sürmüþtür. Nitekim 19 Kasým 1897 tarihli bir baþka elçilik notunda Dýþiþleri bakanlýðýndan Harputlu Mahmud adlý Osmanlý vatandaþýnýn Worcester’da intikam peþinde bir Ermeni’nin suçlamasý yüzünden neden iki aydýr hapiste tutulduðu soruluyordu. Bu yazýda aynen þöyle denilmekteydi:

“Küçük Asya’da Harput doðumlu olan ve Worcester’da ikamet eden Mahmud adlý Osmanlý vatandaþý iki ay önce Lawrence (Massachusetts) eyaletinde Paul Kirkonan adlý bir Ermeni’nin intikam hýrsýyla attýðý iftira üzerine tutuklanmýþ ve serbest býrakýlmamýþtýr” deniliyordu.

Mavroyeni Bey’e göre bu olay da tamamen politik bir karalama olduðu için ABD Dýþiþleri Bakanlýðý Lawrance Bölge Savcýlýðýnýn dikkati çekmeliydi. Ayrýca Elçilik kaynaklarýnýn verdiði bilgiye göre Worcester’da ikamet eden Türklerin ifadeleri, Türklere karþý siyasi baskýlarýn arttýðýný gösteriyordu. Bu kayýtlardan anlaþýldýðýna göre 1895 sonrasýnda Türkiye’de yaþanan Ermeni olaylarý Amerika’da Ermeni ve Türklerin yoðun olarak yaþadýklarý yerlerde toplumlar arasý çatýþmalara yoðunluk kazandýrmýþtýr. Baþka bir ifadeyle Anadolu’daki çatýþmalar Amerika’ya da taþýnmýþtýr.[58] Bu tespiti doðrulayan baþka örmekler de ne yazýk ki vardýr. Elçilik ile Amerikan Dýþiþleri Bakanlýðýnýn yazýþmalarý, benzeri durumlarýn Türk ve Ermenilerin yoðun olarak yaþadýklarý diðer bölgelerde sýklýkla tekrarlandýðýný ortaya koymaktadýr. Mesela 10 Kasým 1900 tarihlinde Dýþiþlerine gönderilen bir yazýda Nhitins (Massachussets) yakýnlarýnda bir fabrikada çalýþan baþka bir Halil Mehemmed adlý bir Osmanlý vatandaþýna ayný fabrikada çalýþan Ermenilerin saldýrdýðý ve dövdüðü, bu fabrikadaki iþçilerin sýk sýk Türk iþçilere tacizde bulunduklarý belirtilerek tedbir alýnmasýnýn temine yönelik harekete geçilmesi talep edilmektedir.[59]

Bu arada önemle belirtilmelidir ki Washington elçiliðimiz Türklerin hukukunu korumakta titiz davranmayý daima sürdürüyordu. Buna raðmen suçlularýn takibi ve yakalanmasý konusunda Amerikan yetkililerin ilerleme kaydettiði söylenemez. Olaylarla ilgili olarak elçi Mustafa Bey’in 1897 baþlarýnda Amerikan Dýþiþlerinden aldýðý cevabî yazýsýnda, son beþ yýlda öldürülen Galib Abdullah (Ghaleb Abdullah), Joseph Nadir ve Halil Mehammed (Harry the Turk) olaylarýnýn esrarýný koruduðu belirtiliyor ve “Elçilik ve konsoloslarýmýzýn çabalarýna raðmen söz konusu olaylarýn faillerinin yakalanmadýðý ve adalet önüne çýkarýlmadýðý belirtiliyordu. Bu ýsrarlý takip karþýsýnda Amerikan Dýþiþleri Bakanlýðý olaylarýn aydýnlatýlmasýnýn þiddetle arzu edildiðini ifade ediyor ve geliþmeleri takip ettiðini usanmadan tekrarlýyordu.

SONUÇ

Harry the Turk adlý Türk'ün öldürülmesi ve sonrasýnda Amerika’da Türk ve Ermeniler arasýndaki çatýþmalarý alan bu makale, açýkça Anadolu’da yaþanan Türk-Ermeni çatýþmasýnýn diaspora Ermenileri tarafýndan Amerika’ya da taþýndýðýný ortaya koymaktadýr. Amerikan basýný ve Dýþiþleri Bakanlýðý arþivlerinde yapýlan çalýþmalar, Türk kökenli Osmanlý vatandaþlarýnýn kurban durumunda olduðunu ve olaylarýn baþlatýcýsý olmadýðýný göstermektedir. Ermeniler, misyonerlerin ve onlarýn desteklediði kiliselerin desteklerini arkalarýna alarak Amerika’da da týpký Anadolu’da olduðu gibi örgütlenmiþler ve Osmanlý devleti aleyhine siyasi faaliyetlerde bulunmuþlardýr. 1893 gibi erken tarihte New York’ta yaptýklarý bir silahlý gösteri yürüyüþünde baðýmsýzlýk andý içmeleri kayda deðer bir geliþmedir. Ayrýca Ermeni siyasi partilerin þantaj ve tehditle de olsa Amerika’ya göç eden Ermeniler ve özellikle gençler arasýnda taraftar bulmalarý da ilginçtir. Bu yoðun taraftar kitlesi ne yazýk ki Türk düþmanlýðýný cinayet iþleyecek kadar ileri götürmüþtür. Baþlangýçta, týpký Anadolu’da olduðu gibi ortak yaþam alanlarýný gönüllü olarak ve yardýmlaþarak seçen Türk ve Ermenilerin çatýþmaya itilmeleri oldukça anlamlýdýr. Ayrýca Maine’da yaþanan Harry the Turk cinayetinin soruþturmasýndaki savsaklama da ayný ölçüde anlamlýdýr, çünkü olayýn cinayet olduðu açýk olmasýna ve suçlular elçiliðin ýsrarlý takibiyle isim isim belirlenmesine raðmen mahkemeye çýkarýlmamýþlardýr. Bu durum Ermenilerin diðer Türkleri de tehdit etmelerine ortam hazýrlamýþtýr. Bu çalýþma Amerika’da halen süren Türk-Ermeni mücadelesinin ilk dönmelerini ele almasý bakýmýndan ilginçtir ve yeni çalýþmalara ýþýk tutmasý ümit edilmektedir. Yerel basýn üzerinde çalýþmalar arttýkça sadece Harry the Turk olayýnýn deðil diðer bazý Türk-Ermeni anlaþmazlýklarýnýn ortaya çýkacaðý kuvvetle muhtemeldir.


[1] Alexandre Mavroyeni Bey 1887-1896 yýllarý arasýnda Amerika’da elçilik yapmýþtýr. Biyoðrafisi için bkz. Mehmed Süreyya, Sicill-i Osmani; Sinan Kuneralp, Son Dönem Osmanlý Erkân ve Ricali, ISIS, Ýstanbul, 1999, s.90. Mavroyeninin Ermeni olaylarý ile ilgili yazýþmalarýný kýsmen deðerlendiren bir yazý için bkz. Bilal N. Þimþir, “Washington’da Osmanlý Elçisi Alexandre Mavroyeni Bey ve Ermeni Gailesi (1887-1896), Ermeni Araþtýrmalarý 4 (Aralýk-Ocak-Þubat,2002), s. 32-54.
[2] Bkz. Bilal Þimþir, Mavroyeni Bey, s. 32-54; Çaðrý Erhan, Türk Amerikan Ýliþkilerinin Tarihsel Kökenleri, Ýmge Kitabevi, Ankara, 2001, s.222-225. Çaðrý Erhan bu eserinde Halil bin Mehemmed (Harry the Turk)’ün cinayetinden kýsa bir not þeklinde bahsetmekle beraber, olay hakkýnda verdiði bilgiler yanlýþtýr.
[3] Þimþir, Mavroyeni Bey, s. 35. Mavroyeni’nin Said Paþa’ya gönderdiði bir yazýya göre, Ermeni kimliði ile 1892 yýlýndan itibaren bazý Türkler ABD’ye göç etmiþtir. Þimþir’in bu belgeye dayanarak ifade ettiðine göre Türk sayýsý þu þekildedir : “Worcester’de yaklaþýk 30, Providence’da da 30, Michigan’da 20, Saint Louis’de 10 kiþi. Ayrýca Massachussets eyaletinde 40 kiþi. Toplam yaklaþýk 130 kiþi”. 
[4] Kemal Karpat, “The Turks in America”, Les Annales de l’Autre Islam, 3, Paris: Inalco-Erism, 1995. Burada makalenin yeni basýmý kullanýlmýþtýr: Kemal H. Karpat Studies on Turkish Politics and Society, Brill, 2004, s. 612-638.
[5] Amerikan göçmen istatistiklerine göre Ermenilerin büyük bir çoðunluðu okur yazar (Can neither read nor write) deðildi. Okur-yazamaz (can read bu cannot write) kategorisindekiler ise muhtemelen sadece dua kitaplarýndan ezber yapmýþ olsalar gerektir. Çünkü Türklerde de Kuran okumayý bilenler genelde yazamazlar. Ermeniler için de bu tür tasnifin yapýlmasý ilginçtir. 1905-1920 arasýnda „okur-yazamaz“ olan göçmen sayýsý sadece 32 kiþi olmasý dikkat çekicidir. Bkz. Annual Report of the Commissioner General of Immigration, US Department of Labour., Vols: 1900-1930.
[6] Amerika’ya gelen ilk önemli grubun eðitim ve ticaret amacýyla geldiðinden ve din adamlarý ve tüccarlardan oluþtuðundan hareketle bu tespitte bulunmaktayýz. Bkz. Robert Mirak, Torn Between Two Lands: Armenians in America 1890 to World War I, Cambridge, Massachusetts, 1983, s. 36-40.
[7] Ahmet Akgündüz, “Osmanlý Ýmparatorluðu ve Dýþ Göçler, 1783-1922, Toplum ve Bilim 80 (Bahar 1999), s. 144-170.
[8] Kemal Karpat, “The Ottoman Emigration to America, 1860-1914,” International Journal of Middle East Studies 17/2 (1985), s. 175-209; yeni basým, Kemal H. Karpat, Studies on Ottoman Social and Political History, Brill, Ledien, Boston, Köln, 2002, s. 90-132.
[9] Annual Report of the Commissioner General of Immigration to the Sec of Labor, Government Printing Office, beginning 1895-1932. Krþ. Karpat, Turks in America, s. 614.
[10] James H. Tashjian, The Armenians of the United States and Canada, Hairenik Press, Boston, Mass., 1947. Ayrýca, Þenol Kantarcý, Amerika Birleþik Devletleri’nde Ermeniler ve Ermeni Lobisi, Aktüel yay, Ýstanbul, 2004, s. 97.
[11] Amerika’da Ermeni varlýðý konusundaki en ciddi ve bilimsel çalýþma þudur: M. Vartan Malcom, The Armenians in America, The Pilgrim Press, Boston Chicago, 1919
[12] Robert Mirak çalýþmasýnda 1890-99 arasýndaki göçleri Türkiye’den zorunlu kaçýþ olarak tasnif eder. Bkz. Mirak, Torn Between Two Lands, s. 44.
[13] Kantarcý, Ermeni Lobisi, s. 97-99.
[14] Bu konuda ana hatlarýyla þu eserlerde bilgi verilmiþtir. Bkz. Þenol Kantarcý, “Ermeni Lobisi: ABD’de Ermeni Diasporasýnýn oluþmasý ve Lobi Faaliyetleri”, Ermeni Araþtýrmalarý 1 (Mart-Nisan-Mayýs, 2001), s.139-169 ve ayný yazar, “ABD ve Kanada’da Ermeni Diasporasý: Kuruluþlar ve Faaliyetleri“, Ermeni Araþtýrmalarý 3 (Eylül-Ekim-Kasým, 2001), s.67-118. Bu makalemizde göç istatistikleri konusunda doðrudan Amerikan  Göçmen Komisyonu istatistiklerine atýf yapýlmýþtýr. Diðer kaynaklar ikinci derece kaynaklara dayandýðý için burada karþýlaþtýrma gereði duyulmamýþtýr.
[15] Kemal Çiçek, ‘Türk Amerikan Ýliþkilerinde Ermeni Diasporasýnýn Rolü’, IV. Türkiye’nin Güvenliði Sempozyumu, Tarihten Günümüze Dýþ Tehditler, Bildiriler, 16-17 Ekim 2003, Elazýð, 2004, s. 253-258.
[16] Osmanlý Amerika iliþkilerinde henüz ele alýnmamýþ bu konu, bu makalede sadece Harry the Turk cinayetinin arkasýnda yatan sebeplerin anlaþýlmasýný saðlamak amacýyla kýsaca ele alýndýðýndan, daha derin araþtýrmalara ihtiyaç olduðu belirtilmelidir.
[17] Yazýþmalardan anlaþýldýðýna göre cinayetlerin çoðunun failleri bulunamamýþtýr. Bazý örnekler için bkz. Erhan, Türk-Amerikan, s. 224-225.
[18] Burada Türkiye, bizzat elçi tarafýndan “Turkey” þeklinde yazýldýðý için Osmanlý Devleti yerine kullanmanýn yanlýþ olmadýðýný düþünüyoruz.
[19] Bu gazetelerin baþýnda New York’ta Kaprilian tarafýndan 15 günde bir yayýnlanan Haik gazetesi gelmektedir.  Sonraki yýllarda Ermeniler Ýngilizce gazetelerde çýkarmaya baþlamýþlardýr. Bkz. Kantarcý, Ermeni Lobisi, s. 124-127.
[20] NARA, T-815/Roll 7: Mavroyeni’den Mr. Gresham’a. 26 Ekim 1893.
[21] Haik, 1 Ekim 1893, No: 18, s.. 280 vd..
[22] Haik, 1 Ekim 1893, No: 18, s. 288 vd.
[23] Haik, 15 Ekim 1893, No: 19, s. 303.
[24] Boston Daily Advertiser, 22 Mart 1894. Bu toplantýyla ilgili elçiliðin Dýþiþlerine yaptýðý þikayet için bkz. NARA T-815 Roll 7: Mavroyeni’den Dýþiþleri Bakaný’na. 25 Mart 1894.
[25] NARA T-815 Roll 7. General No: 7531. Özel No: 5. Mavroyeni’den Dýþiþleri Bakaný’na. 1 Þubat 1895. Nitekim bu derneðe üye Ermenilerin niyetlerinin Türkiye’de düzeni yýkmak olduðunu ayný gazete haber yapmýþ, Mavroyeni bunu bakanlýða 14 Þubat 1895 tarihinde bildirmiþtir.
[26] Bu konudaki bildirilere karþý Mavroyeni Bey tarafýndan yapýlan giriþimlerin kýsa bir deðerlendirmesi için bkz. Þimþir, Mavroyeni Bey, s. 49-54.
[27] NARA T-815 Roll 7: Mavroyeni’den Dýþiþleri Bakaný’na. 15 Ekim 1895.
[28] NARA, T-815/Roll 7: Mavroyeni’den Dýþiþleri Bakaný, R. Olney’e 30 Kasým 1895; The New York Times, s. 14.
[29] NARA, T-815/Roll 7: Mavroyeni’den Mr. Gresham’a 12 Kasým 1893.
[30] Bu kiþi Cenevre’de Hýnçak partisinin ilk kurucularýndan olup eski Ermeni Patriði Migirdiç Kýrýmyan tarafýndan Amerika’ya gönderilmiþtir.
[31] The Congregationalist, 23 Aralýk 1894. Benzeri görüþlerini ayný derginin 28 Aralýk 1893 tarihli nüshasýna yazdýðý “A Dangerous Movement Among the Armenians” adlý makalesinde de savunmuþtur. Metin hakkýnda Þimþir, Mavroyeni Bey, s. 50.
[32] Boston Daily Advertiser, 13 Nisan 1894.
[33] Þimþir, Documents Diplomatiques Ottomans II s. 96-97. No :37 : Mavroyeni Bey’den Gresham’a imzalý nota, 18.8.1894, No. 7072/23.
[34] NARA, T-815/Roll 7: Mavroyeni Bey’den Gresham’a, 16 Ocak 1894.
[35] Yaþanan tabiiyet sorunlarý için bkz. Çaðrý Erhan, Türk-Amerikan, s. 226 vd.
[36] NARA, T-815/Roll 7: Mavroyeni Bey’den Gresham’a 15 Aðustos 1894
[37] Þimþir, Mavroyeni Bey, s. 40’da bu kiþiler hakkýnda elçinin iyi istihbarata sahip olduðunu beyan ediyor.
[38] NARA, T-815/Roll 7: Mavroyeni Bey’den Gresham’a, 18 Haziran 1894.
[39] The Boston Advertiser, 6 Aralýk 1895. Nishan Garabedian’in ilk röportajlarýndan birisinin de 21 Mart 1894 tarihinde Worcester Daily Star gazetesinde “Acý Çeken Ermenistan” baþlýðý ile çýktýðý bilinmektedir.
[40]  Bu haber hakkýnda elçiliðin uyarýsý için: NARA, T-815/Roll 7: Mavroyeni Bey’den Mr. R. Olney’e. 9 Aralýk 1895.
[41] Haik, 1 Eylül 1895. Elçinin protestosu için bkz. NARA T-815 Roll 7: Mavroyeni Bey’den Dýþiþleri Bakanlýðýna 12 Ekim 1895.
[42] NARA, T-815/Roll 7. General No: 7192 ; Special No : 31. Mavroyeni Bey’den Gresham’a 29 Temmuz 1894.
[43] NARA, T-815/Roll 7: Mavroyeni Bey’den Gresham’a. 16 Ocak 1894.
[44] Washingon elçimiz Mavroyeni bu idamlar konusunda bir bilgisi olmadýðýný bildiren bir notu Dýþiþleri Bakanlýðýna göndermiþtir. Bkz. NARA, T-815/Roll 7: General No: 7365; Özel No: 43: Mavroyeni Bey’den Gresham’a. 17 Kasým 1894.
[45] Þimþir, Mavroyeni Bey, s. 37’de Osmanlý hesabýna casusluk yapan Bogigian’ýn ve diðer tarafsýz Ermenilerin hedefi olduklarýný nakleder.
[46] Hairenik, 13 Ocak 1906.
[47] NARA M99: Roll 97; Robert Bacon’dan Minister Chekib Bey’e, 9 Mart 1906.
[48] NARA, T-815/Roll 7: 27 Mart 1896.
[49] NARA, T-815/Roll 7. Mavroyeni’den Dýþiþleri Bakanlýðý’na. 21 Aralýk 1895.
[50] NARA, T-815/Roll 7. Mavroyeni’den Dýþiþleri Bakanlýðý’na. 24 Temmuz 1896.
[51] Ýlk kez 20 Nisan 1899 tarihli bir elçilik yazýsýnda maktulün adý Mehemmed bin Hadji Halil olarak geçmektedir. Bkz. NARA T-815/Roll 7. Ali Ferrouh’tan John Hay’a.
[52] NARA, T-815/Roll 7. Mavroyeni’den Mr. W.W.Rockhill’a. 24 Temmuz 1896.
[53] NARA, M99; Roll 97: Belge No:7
[54] NARA M99; Roll 97, Belge No:8
[55] NARA M99; Roll 97, Belge No: 11.
[56] NARA M99; Roll 97, Belge No: 30
[57] NARA M99; Roll 97, Belge No: 32.
[58] NARA, T-815/Roll 7. 19 Kasým 1897. Bu yazýya cevap alýnamadýðýn tekrar sorulmasýna dair elçiliðin Nov 10, 1900 tarihli yazý.
[59] NARA, T-815/Roll 7. 10 Kasým 1900.

 ----------------------
* Türk Tarih Kurumu - kemal@ttk.org
- ERMENÝ ARAÞTIRMALARI, Sayý 20-21, Kýþ 2005 - Ýlkbahar 2006
    ï¿½ï¿½eri�e Yorum Yaz    Yazd�r    Tavsiye Et

   «  Geri
Yorumlar

Hen�z Yorum bulunmamaktad�r.


 
 
ERAREN - Ermeni Ara�t�rmalar� Enstit�s�

Bu site en iyi 1024 x 768 �z�n�rl�kte g�r�nt�lenir.