| | Erciyes Üniversitesi tarafýndan 20–22 Nisan 2006 tarihinde I. Uluslararasý Sosyal Araþtýrmalar Sempozyumu (EUSAS) “Osmanlý Toplumunda Birlikte Yaþama Sanatý: Türk-Ermeni Ýliþkileri Örneði” baþlýðý altýnda gerçekleþtirilmiþtir. Sempozyumun düzenleme kurulunun üyeleri arasýnda Prof. Dr. Ýlber Ortaylý, Prof. Dr. Bahaeddin Yediyýldýz, Prof. Dr. Yahya Akyüz, Prof. Dr. Yavuz Ercan, Prof. Dr. Bayram Kodaman, Prof. Dr. Azmi Süslü, Prof. Dr. Ali Ýhsan Gencer, Prof. Dr. Feridun Emecen, Prof. Dr. M. Akif Aydýn, Prof. Dr. Bilal Eryýlmaz, Prof. Dr. Hikmet Özdemir, Prof. Dr. Kemal Çiçek, Prof. Dr. Mustafa Keskin, Prof. Dr. Tuncer Gülensoy, Prof. Dr. Sabri Yener, Prof. Dr. Þükrü Akdoðan, Prof. Dr. Ersoy Taþdemirci, Prof. Dr. Ahmet Uður, Prof. Dr. Abdülkadir Yuvalý, Prof. Dr. Harun Güngör, Prof. Dr. Alik Aktan, Prof. Dr. Mahir Nakip, Prof. Dr. Kerim Türkmen, Prof. Dr. Bayram Bayraktar, Prof. Dr. Musa Þaþmaz ve Prof. Dr. M. Metin Hülagü yer almaktaydý.
Bugüne kadar gerçekleþtirilen sempozyumlardan farklý olarak Türkiye Ermenileri Patriði Mesrob II’nin de katýldýðý sempozyum Ermeni sorununa farklý bir bakýþ açýsý getirmesi yönünden önem arz etmekteydi. Adýndan da anlaþýldýðý gibi bu sempozyumun amacý Ermeni sorununu deðil, Osmanlý Toplumunda Birlikte Yaþama Sanatý’na örnek olarak, Türk-Ermeni iliþkilerini incelemekti. Sempozyuma edebiyat, tarih, siyaset, ilahiyat, güzel sanatlar, dil, resim, eðitim, tiyatro ve daha birçok alandan katýlýmcýnýn olmasý Türk-Ermeni iliþkilerinin çeþitli yönlerinin ele alýnmasýný saðlamýþtýr.
Türk araþtýrmacýlarýnýn yaný sýra sempozyuma Tataristan, Nahçývan, Hindistan gibi ülkelerden gelen araþtýrmacýlar da bulunmaktaydý.
Türkiye Ermenileri Patriði Mesrob II açýlýþ konuþmasýnda Osmanlý toplumunda farklý kimliklerin birlikte yaþayabilmelerine olanak saðlayan sistemin analizinin önemli olduðunu belirtmiþtir. Patrik ayrýca tarihe bakýþ þeklinin de ahlaki bir mesele olduðunu ve evrensel bir düþünce biçimini ifade ettiðini vurgulamýþtýr. Gerçekçi bir bakýþa sahip olmanýn, günün deðer yargýlarýndan ve subjektif deðerlerinden ne kadar kurtulunduðuna baðlý olduðunun da altýný çizen Mesrop II, ''Gerçekleri olduðu gibi yansýtmak, çoðu zaman cesaret iþidir, özgürlük ister. Belli bir kalýbýn içine sýkýþmýþsak, belli bir ideolojinin kulu-kölesi olmuþsak, özellikle milliyetçi, ýrkçý, militer bir mizaca sahipsek, bazen doðrularý konuþmakta, yeni kuþaklara gerçekleri yansýtmakta güçlük çekeriz'' þeklinde konuþmasýný devam ettirmiþtir.
Sorunun ortaya çýkmasýnda 19. yüzyýldaki Ermeni siyasi partilerinin ve Ermeni patriklerinin de etkilerinin olduðunu vurgulayan Patrik "Yaþananlardan hem Türkler, hem Ermeniler sorumludur" dedikten sonra "Fransýz Devrimi’nin yol açtýðý milliyetçilik akýmý, zamanla tüm diðer devletler gibi, Osmanlý Ýmparatorluðu’na baðlý tüm halklarý da etkisi altýna aldý. Özellikle, 19. yüzyýlýn sonlarýna doðru iliþkilerin gerginleþmeye baþlamasýnda gerek Osmanlý Devleti’nin, gerek Alman, Amerikan, Fransýz, Ýngiliz ve Rus devletlerinin, gerek Ermeni siyasi partilerinin, gerekse, o dönemde görevlerini Türkiye Ermenilerinin sivillerden oluþan Cismani Meclisi’nin güdümünde ifa eden Ýstanbul Ermeni Patriklerinin de sorumluluðu bulunmaktadýr. Varýlan acý sonuçta, taraflarýn sorumluluklarý eþit olmasa bile, adý geçen taraflardan herhangi birinin çýkýp da olaylarýn geliþmesinde kendi sorumluluðunu reddetmesi veya tamamen diðer taraflara yüklemesi ahlaken doðru bir yaklaþým deðildir." ifadelerinde bulunmuþtur.
Açýlýþýn ardýndan sempozyumun birinci oturumunda Türk Tarih Kurumu Baþkaný Prof. Dr. Yusuf Halaçoðlu, Prof. Dr. Mehmet Saray, E. Büyükelçi Nüzhet Kandemir ile Dr. Bilal Þimþir birer konuþma yapmýþlardýr.
Ýlginç araþtýrmalar ve bugüne kadar pek gündeme getirilmeyen konularýn yer aldýðý sempozyum üç gün sürmüþtür. Biz sunulan tebliðler arasýnda en ilginç gördüklerimize deðineceðiz.
Bu konulardan biri de Yrd. Doç. Dr. Ayten Sezer’in sunmuþ olduðu “Türk Dostu Diaspora Ermenileri” konulu tebliðdi. Söz konusu tebliðde Türkiye aleyhtarý faaliyetlerde bulunan diaspora Ermenilerinden farklý olarak Türkler ve Türkiye ile iyi iliþkiler kurmak ve dostluk çerçevesini korumak isteyen Ermenilerden bahsetmekteydi.
Bir baþka ilginç bildiri ise Doç. Dr. Aftab Kamal Pasha’nýn sunmuþ olduðu “Osmanlý-Tipu Sultan Ýliþkileri: Maysor’da Ermeni Tüccarlarýn Rolü” baþlýðýný taþýyordu. Hindistan’ýn Jawaharlal Nehru Üniversitesi’nden sempozyuma katýlan Doç. Dr. Aftab, söz konusu tebliðinde daha çok Tipu Sultanýn izlemiþ olduðu ticari politikaya baðlý olarak Osmanlý Ýmparatorluðu tebasýndaki Ermeni tüccarlar ile iliþkileri ele almýþ ve tebliðdeki bilgilerin büyük bir çoðunluðunu Hint, Mumbai (Bombay) ve Delhi kaynaklarýna dayandýrmýþtýr.
Yine Hindistan’ýn Jawaharlal Nehru Üniversitesinden sempozyuma katýlan Prof. Dr. Mansure Haidar ise “Hint Kaynaklarý Iþýðýnda Osmanlý-Ermeni Ýliþkileri” konulu bir teblið sunmuþtur. Söz konusu tebliðde özellikle Hint düþünürlerinin Osmanlý Ermeni iliþkileri hakkýndaki görüþ ve düþüncelere geniþ yer verilmiþ ve Hint kaynaklarýna göre Osmanlý’nýn izlemiþ olduðu ýlýmlý politika üzerinde durulmuþtur.
Nahçývan Devlet Üniversitesinden gelen Doç. Dr. Galibe Hacýyeva ise “Türk Menþeli Ermeni Antroponimleri (Þahýs Adlarý)” baþlýklý bir teblið sunarak, Ermenistan’da yaygýn bir biçimde kullanýlan Demirciyan, Þahnazaryan, Koçaryan vb. soyadlarýnýn aslýnda Türk kökenli olduðu üzerinde durmuþtur. Söz konusu soyadlarýnýn yaný sýra bir çok coðrafi adlarýn ve Türk sözlerinin de Ermeniler tarafýndan benimsendiðini ve Türk kökenli adlarýn sonlarýna çeþitli ekler veya sonlar getirilerek Ermenileþtirildiðini vurgulamýþtýr.
Tataristan Ýlimler Akademisi’nden sempozyuma katýlan Güzel Tuymova ise “Tatar ve Ermeni Müzik Geleneðinin Ortak Hususlarý” baþlýklý bir teblið sunmuþtur. Ermeni müzik aletlerinin büyük bir çoðunluðunun ayný zamanda Tatar müzik geleneðindeki aletlerle de benzerlik gösterdiðine deðinen Tuymoya, tarih boyunca Ermeni müziðinin Ýranlýlarýn, Azerbaycanlýlarýn, Türklerinin ve Kýrým Tatarlarýnýn müzik geleneðinden karþýlýklý iliþkiler nedeniyle etkilendiði üzerinde durmuþtur.
Tertip kurulu üyelerinden Prof. Dr. Metin Metin Hülagü “Sürgünde Sadakat: Hanedan Üyeleri ve Ermeni Mýgýr Efendi” baþlýklý tebliðinde Mýgýr Efendinin sürgündeki hanedan üyeleri ile olan iliþkileri ve onlara olan eski sadakatinin nasýl devam ettiðini izah etmeye çalýþmýþtýr.
Sempozyumun sonunda yayýnlanan sonuç bildirgesinin tam metni aþaðýdadýr:
“OSMANLI TOPLUMUNDA BÝRLÝKTE YAÞAMA SANATI: TÜRK-ERMENÝ ÝLÝÞKÝLERÝ ÖRNEÐÝ SEMPOZYOMU”NUN TÜRK VE DÜNYA KAMUOYUNA SONUÇ BÝLDÝRGESÝDÝ
(20-22 Nisan 2006 / Kayseri)
Erciyes Üniversitesi tarafýndan organize edilen “Osmanlý Toplumunda Birlikte Yaþama Sanatý: Türk Ermeni Ýliþkileri Örneði” Sempozyumu 20-22 Nisan 2006 tarihlerinde gerçekleþtirilmiþ toplantýya ülkemizden ve yurt dýþýndan 125 bilim ve düþünce adamý iþtirak etmiþlerdir.
Bilim ve düþünce adamlarý 42 deðiþik üniversite ve bilim kuruluþunu temsil etmektedirler.
Türk-Ermeni iliþkilerinin büyük ölçüde tarihi perspektifle ve sosyo-kültürel boyutlarýyla incelendiði bu toplantýda aþaðýda dile getirilen hususlarýn altý çizilmiþtir:
• 1000 yýllýk bir dönemi kapsayan Türk-Ermeni iliþkileri büyük ölçüde, barýþ ve huzur içerisinde birlikte yaþama sanatý çerçevesinde gerçekleþmiþtir.
• Bu birlikte yaþama örnekliði, kimi bilim adamlarýna göre baþka toplumlara kýyasla, imrenilecek boyutta ve “sanat seviyesinde” olmuþtur.
• Ermeni toplumu Osmanlý tarihi boyunca “millet sistemi” ve “ehl-i zimme” statüsünde Müslüman Türk toplumu ile birlikte birçok alanda paylaþým içerisinde ola gelmiþlerdir.
• XVIII. Yüzyýla kadar büyük ölçüde sanat ve ticaret erbabý olarak yaþayan Ermeni toplumu seçkinlerinin, bu tarihten itibaren yönetim kademelerinde, özellikle hariciye ve maliyede rol almaya baþladýklarý görülmüþtür.
• Hayatýn doðal seyri içerisinde toplum fertleri arasýnda meydana gelen ihtilaflarda Ermeni cemaatinin, kendi dini mekanizmasý yanýnda Müslüman Türk yargý sistemini de seçtiði açýkça görülmüþtür.
• Yüzyýllar boyunca kültürde, sanatta özellikle de mimari, musiki ve edebiyattaki karþýlýklý etkileþimlerin neticesinde oldukça önemli eserler vücuda gelmiþtir.
• Müslüman Türk toplumu ile Ermeni toplumu arasýndaki sýkýntýlar XIX. Yüzyýl sonlarýna doðru baþlamýþ ve bu sýkýntýnýn asýl sebebini ise bir takým dýþ güçlerin siyasi ve ekonomik nedenlerle barýþ içinde bir arada yaþama olgusuna müdahaleleri oluþturmuþtur.
• Türkiye Ermenileri Patriði Mesrob II’nin toplantýya katýlmasý ýlýmlý ve fevkalade yapýcý mesajlar veren bir konuþma yapmýþ olmasý, sempozyuma, amacýna ulaþmasý bakýmýndan, büyük bir katký saðlamýþtýr.
Öneriler:
Katýlýmcýlar aþaðýda ifade edilen hususlarýn gerçekleþtirilmesinin, Türk ve Ermeni toplumlarý arasýndaki ihtilaflarýn çözümü ve ikili iliþkilerinin olumlu yönde geliþmesi adýna yararlý olacaðý düþüncesindedirler.
• Ýleriki tarihlerde, benzer perspektifte, daha baþka toplantýlarýn organize edilmesi.
• Türk ve Ermeni toplumlarýnýn üçüncü kiþi ve aracý kurumlar vasýtasýyla haberleþmek ve görüþmek yerine, birbirleriyle doðrudan doðruya görüþmeleri.
• Her iki tarafýn bilim alanýnda ortak proje ve araþtýrmalara imza atmalarý.
• Ermenice olarak yazýlmýþ olan belge ve bilgilerin biran önce tarnskribe yahut tercüme edilerek bilim dünyasýnýn hizmetine sunulmasý.
• Üniversiteler bünyasinde Ermeni Araþtýrmalarý Enstitülerinin kurulmasý.
• Karþýlýklý iþbirliðinin artýrýlmasý, öðretim üyesi ve öðrenci mübadelesinin gerçekleþtirilmesi.
• Üniversitelerin filoloji ve tarih bölümlerinde Ermenice derslerine yer verilmesi.
Arz eder saygýlar sunarýz.
Sempozyum Tertip Heyeti | |