Anasayfaİletişim
  
English

Güncel Belge 9: T.B.M.M.'nin 17 Ekim 2006 Tarihli Oturumda DYP Denizli Milletvekili Ümmet Kandoğan'ın Konuşması


ERMENİ ARAŞTIRMALARI, Sayı 22, Yaz 2006

 

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sizleri saygıyla selamlıyorum.

 

Konuşmamın başlangıcında bir büyük üzüntümü dile getirmek istiyorum. Fransa Parlamentosunda 106 milletvekili tarafından kabul edildi; 577 kişilik Fransız Parlamentosunda 106 milletvekili "evet" verdi diye teselli bulmaya çalışırken, bugün Türkiye Büyük Millet Meclisinde şu sıraların boşluğunu gören Ermeniler ve Fransızlar ellerini ovuşturarak bu Meclis çalışmasını izliyor değerli milletvekilleri. (AK Parti sıralarından gürültüler)

 

Evet; biz Sayın Genel Başkanımızla beraber dört günden beri Almanya'daydık. Bu programa yetişebilmek için, Meclisin bu oturumuna yetişebilmek için, Sayın Genel Başkanımız, programını değiştirerek Türkiye Büyük Millet Meclisi çalışmalarına katılıyor. Şimdi, bu kadar önemli bir konunun görüşüldüğü bir Parlamentoda 106 milletvekilinin bile burada olmamasının hesabını, öncelikle milletvekilleri olarak bizlerin vermesi lazım, İktidar Partisinin, İktidar Grubunun vermesi lazım.

 

Bakanlar Kurulu sıralarına bakıyorum, sadece iki Sayın Bakan burada. Bugün, bu Parlamento böyle mi olması lazımdı değerli milletvekilleri? Eğer çok önemli bir mazereti olmadığı takdirde, Bakanlar Kurulu sıraları dolu olmalıydı, milletvekilleri sıraları dolu olmalıydı. Bu manzara, bugün, maalesef, yetmiş milyon insanı derinden üzmüştür ve bu Türkiye Büyük Millet Meclisindeki bu manzaradan dolayı da vatandaşlarımız büyük bir karamsarlığa düşmüştür.

 

Bakınız, 22 Mart 2006, siyasi parti temsilcileri olarak bizler, Ermeni iddiaları konusunda Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından yayınlanacak bir bildiri taslağı üzerinde çalışma yaptık. Sayın Faruk Çelik imzaladı, Sayın Haluk Koç, Sayın Anavatan Partisi Grubundan Ömer Abuşoğlu ve Parlamentodan diğer siyasi parti temsilcileri imzaladı, 22 Mart.

 

Peki, ben, buradan soruyorum: Fransa Parlamentosuna mayıs ayında gelen, ilk defa gelen o Kanun Tasarısı'ndan daha önce, bizler, Türkiye Büyük Millet Meclisi olarak, bir metin hazırlamıştık gruplar ve siyasi parti temsilcileri olarak. Niçin bu hazırlanan metin Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine getirilmemiştir? Buradan soruyorum ilgililere: Niçin, kimden korktunuz, kimden endişe ediyorsunuz, niçin 22 Mart tarihinde hepimizin altını imzaladığı ve Türkiye Büyük Millet Meclisinin bir kararı olarak çıkarma taahhüdünde bulunduğumuz bu metin niçin Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine getirilip Türkiye Büyük Millet Meclisinin ortak kararı olarak çıkarılmamıştır? Bunu, gelsinler, İktidar Partisi milletvekilleri, bunun altına imza atan Sayın Faruk Çelik gelsinler, bu kürsüden bunu dile getirsinler.

 

Değerli milletvekilleri, bakınız, biz, dört günden beri Almanya'dayız Sayın Genel Başkanımızla. Hükûmetimizin, iktidarımızın dış Türklerle ilgili olarak, Avrupa'da yaşayan vatandaşlarımızla ilgili olarak somut bir tek adım atmadığının delilini biraz sonra göstereceğim.

 

Geçen hafta Sayın Merkel buradaydı, televizyon ekranları karşısında gülücükler dağıtılıyordu, çok olumlu görüşmelerden bahsediliyordu; ancak, bakınız, dün, Avrupa'da yayınlanan bir gazetemizin bir sayfasını getirdim size. Bakınız, "Anadilimize dokunmayın" Hessen eyaletinin Dezentbach kasabasında, anaokuluna -altını çizmek istiyorum- devam eden öğrencilerin ana dilleriyle konuşmasının yasaklandığıyla ilgili bir haber değerli milletvekilleri. Ne yaptınız bununla ilgili, Sayın Merkel'e ne söylediniz? Ne söylediniz Avrupa'daki vatandaşlarımızın problemleri, sıkıntılarıyla ilgili? Ve değerli milletvekilleri, bakınız, Sayın Merkel bir öneri de getiriyor; diyor ki önerisinde, bundan sonra eş durumundan dolayı Avrupa'ya gidecek olanlarla ilgili Türkiye'de bir kurs ve onun ardından da bir imtihan yapılmasıyla ilgili teklifle geliyor Türkiye'ye değerli milletvekilleri. Bizler hem içeride hem de dışarıda Türkiye'nin haklarını sonuna kadar savunmakta kararlı olmazsak, yetmiş milyon insan aynı düşünce etrafında kenetlenmezsek, beşyüzelli milletvekili olarak burada tek bir yumruk, tek bir yürek olmazsak, bunun arkasından daha bir çok parlamentodan benzeri kararlar gelebilir.

 

Bilirsiniz, Nasrettin Hoca gece uyurken sakalından bir fare geçmesi nedeniyle ertesi gün sakalını kesiyor. "Niye kestin?" diye soranlara da, "Yol olur diye korktum da onun için kestim."

 

Değerli milletvekilleri, bakınız, elimde bir liste var. Onsekiz ülke Ermeni, sözde Ermeni soykırımıyla ilgili parlamentodan karar almış, bakıyorum tarihlerine: -çoğunluğu bu iktidar döneminde- İsviçre 2003, Slovakya 2004, Polonya 2005, Hollanda 2004, Almanya 2005, Venezüella 2005, Litvanya 2006 ve daha önceden karar almış olan bazı ülkeler de 2004, 2005'te benzeri kararları tekrarlamışlar.

 

Değerli milletvekilleri, ben Sayın Dışişleri Bakanını dinledim, Allah aşkına bu Tasarı'dan önce ne yaptıklarıyla ilgili bir tek cümle söyleyebildi mi Sayın Dışişleri Bakanı? Ne yaptınız Sayın Bakanım? Bu Tasarı'nın Fransa Parlamentosundan geçmemesi için hangi çalışmalar içerisine girdiniz veya bundan sonrasıyla ilgili somut hangi önerileri getirdiniz? Ne yapacaksınız bundan sonra ve önümüzdeki yıllarda diğer parlamentolardan da aynı kararlar çıkmaya başlarsa bununla ilgili bir ön hazırlığınız var mı, bir alt yapı çalışmanız var mı?

 

Bakınız, Ermeniler 2015 yılı için şimdiden kollarını sıvadılar hazırlıklar yapıyorlar. 2015 yılını bütün dünyada çok büyük gövde gösterileriyle değerlendirmek için hazırlıklar yapıyorlar. Şimdiden uyarıyorum, bugün 2006 daha çok var denilebilir, ama 2015 yılı göz açıp kapayıncaya kadar geçer; o nedenle, Hükûmetin bu noktada son derece duyarlı olması lazım. Getirecekleri önerilerle ilgili olarak bizler Doğru Yol Partisi olarak sonuna kadar kendilerine destek olacağımızı huzurlarınızda ifade etmek istiyorum.

 ----------------------
- ERMENİ ARAŞTIRMALARI, Sayı 22, Yaz 2006
            Tavsiye Et

   «  Geri
Yorumlar