AnasayfaÝletiþim
  
English



E-B�lten �yeli�i

G�nl�k b�ltenimize �ye olmak i�in a�a�daki alanlar� doldurunuz.
Ad:
Soyad:
Eposta:


DERG� SAYILARI

Ermeni Meselesi'nin Siyasallaþmasýnda Emperyalist Devletlerin Rolü

Yrd. Doç. Dr. Davut KILIÇ*
ERMENÝ ARAÞTIRMALARI, Sayý 23-24, 2006

 

Özet: Rusya, Fransa, Ýngiltere ve Amerika Birleþik Devletleri gibi emperyal güçlerin Ermeni meselesinin siyasallaþmasýna vermiþ olduðu destekten cesaret alan komitacýlar, I. Dünya Savaþýnda Osmanlý devletinin güçsüzlüðünü de göz önüne alarak Doðu Anadolu’da baðýmsýz bir Ermenistan kurma hayali ile isyanlar çýkarttý ve Osmanlý devletine yeni bir cephe açtý. Lozan Konferansýna gelindiðinde Ermeni toplumunun büyük bir kýsmý daralmýþ olan Türkiye topraklarýnýn dýþýnda kaldýðýndan Ermenilerin Türkiye’den toprak istekleri Lozan Konferansýnda tarihe gömüldü. 1965’li yýllara kadar sessiz kalan Ermeni komiteleri diasporadaki altyapýsýný güçlendirdikten sonra tekrar emperyalist devletlerin desteðini de arkasýna alarak Türkiye Cumhuriyetine yönelik baþta terör olmak üzere siyasi faaliyetlerine yeniden hýz verdi.

 

Anahtar Kelimeler: Rusya, Fransa, Ýngiltere, Amerika Birleþik Devletleri, Misyonerler, Komitacýlar, Diaspora.

 

Abstract: The Komitadjis who took courage from imperialist powers such as Russia, France, England and the USA to politicize the Armenian issue rebelled hoping to found an indipendent Armenia as they understood that Ottoman Empire got weak with the first world war and opened a new formed group against Otoman Empire in east of Turkey. During the Lausanne peace Treaty as much of the Armenian population stayed out of the Turkish lands, the Armenians desiring land from was rejected. The Armenian Committees that kept silence till 1965 respeeded their political activities especially with terror against taking support of imperialist countries after they strengthened their substructures with Armenian diaspora.

 

Key words: Rusya, Fransa, Ýngiltere, Amerika Birleþik Devletleri, Misyonerler, Komitacýlar, Diaspora.

 

Giriþ

 

Batý'nýn ananevi politikasý olan Þark Meselesinin bir parçasý olarak XIX. yüzyýlýn baþlarýndan itibaren geliþtiril­meye çalýþýlan "Ermeni Meselesi"nin etkili olmaya baþladýðý sýralarda bile Ermenilerin Osmanlý devleti içerisinde aslî unsur sayýlan Türklerden daha fazla haklara sahip olduðu ve bunlarý da rahatlýkla kullandýklarý görülür. Ona raðmen zamanla Katolik Fransa misyoner faaliyetleri ile Ortodoks Rusya’da Eçmiyazin Kilisesiyle Osmanlý Ermenileri üzerinde etkili olmayý baþarmýþ, bunu gören Ýngiliz ve Amerikalý misyonerler de, XIX. yüzyýlýn ilk çeyreðinden itibaren Osmanlý Ermenileri üzerinde yoðun bir propagandaya baþlayarak, kendilerine taraftar kazanma yarýþý içerisine girmiþlerdir. Ýþte bu süreçten itibaren emperyalistlerin yörüngesine giren Ermenilerin arasýnda kilise ve cemaat birliði ortadan kalktýðý gibi ileri sürdükleri siyasi taleplerle Osmanlý devleti içerisinde de kýsa sürede önemli bir meselenin kaynaðýný oluþturdular.

 

1- Rusya’nýn Ermeni Meselesindeki Etkisi

 

Rus Çarlarý, Bizans devletinin çökmesinden (1453) bu yana kendilerini Bizans’ýn mirasçýsý saydýklarýndan, yüzyýllardan beri göz diktikleri Ýstanbul’u[1] Türklerden alma sevdasýna kapýldýlar.[2] Ýstanbul’un dinî öneminin yaný sýra, Rus Çarlarý için büyük bir stratejik önemi de vardý. Bundan dolayý Ýstanbul ve Boðazlar herhangi bir yabancýnýn eline geçmemesi gereken bir anahtar gibi deðerlendirilmekteydi.[3] Bunun için Rusya, komþu olduðu Osmanlý devleti topraklarýný bir tür doðal geliþme alaný olarak gördüðünden Ortodoks Rumlarýn yaný sýra Gregoryen Ermenilerle de ilgileniyordu.[4]

 

Rusya Kafkaslarý Osmanlý ve Ýran’a karþý tampon bölge olarak elinde tutmak istediðinden Ermeni ailelerin çocuklarýný eðiterek, bir kýsmýný Rus ordusunda istihdam etti. Bir kýsmýný da teþkilatlandýrarak Osmanlý Ermenilerini ayaklandýrmak için Doðu Anadolu’ya gönderdi.[5] Ýleri tarihlerde Osmanlý topraklarýnda çýkacak olan silahlý ayaklanma hareketlerinin büyük bir çoðunluðunu, bu kadrolar Rusya Ermenistan’ýndan idare edecektir.[6]

 

Osmanlý topraklarýnda geliþen milliyetçilik hareketlerini Rus diplomatlarý bir nimet gibi görerek desteklediler.[7] Eçmiyazin’deki Gregoryen Ermeni Kilisesinin belli baþlý önderlerinin Rus Sarayýnýn birer doðal üyesi haline gelmesi Çar’lýðýn giriþtiði hareket için çok büyük bir kuvvet oldu. Baþlangýçta baðýmsýz olan Eçmiyazin Katoðikoslarý daha sonralarý Çar’a sadakat yemini eden ve Rusya’ya karþý iyi duygular besleyen Ermeni ruhani önderlerden seçilmeye baþlandý.[8] Bu himaye ve yönlendirme gerçekte din kisvesi altýnda emperyalist maksatlarla yapýlmaktaydý.[9]

 

Bulgaristan ve Sýrbistan’ýn baðýmsýzlýklarýna kavuþmalarý pek çok Ermeni’yi ayný amaca yöneltti.[10] Osmanlý Ermenilerinin büyük bir çoðunluðu baþlangýçta Padiþaha baðlý kalsalar da sadýk kalmayan birçok kiþinin eylemleri, Osmanlý yönetiminde Ermenilere karþý güvensizlik duygusunun yerleþmesine neden oldu. Ruslarýn Osmanlý devletini yýkmak için, Ermeni milliyetçiliðini geliþtirme çabasý olaylarýn sýnýrlarýný geniþletti. Böylece Osmanlý topraklarýndaki emperyalist devletlerin iktidar çatýþmasýnda Rusya ve Ýngiltere Ermenileri bir piyon olarak kullanmaya baþladý.[11]

 

Ruslar, Ermeni toplumunu ayaklandýrmaya kýþkýrtmak ve gerektiðinde bu ayaklanmayý yönetmek üzere Doðu Anadolu’ya Rus subaylar gönderdi.[12]

 

Rusya Balkanlarda yaptýðý gibi, Doðu Anadolu’da da olaylar çýkartýp müdahale etme imkâný arýyordu.[13] Rusya emellerine ulaþmak için Ermeni Kilisesinden istifade etmekle kalmayýp, oluþacak ihtilal komitelerini de ileriki yýllarda destekleyecekti.[14] Rusya’nýn Osmanlý Ermenilerine yönelik bütün faaliyetlerinin altýnda, parçala, böl, yut mantýðýndan hareketle, Boðazlara sahip olmak, oradan Akdeniz’e inmek arzusunun yanýnda Þark vilayetlerine hâkim olarak Ýskenderun körfezine ulaþmak da vardý. Ancak Rusya’nýn bu emeli, Ýngiltere ve Fransa’nýn menfaatlerine hiç uymuyordu.

 

2- Fransa’nýn Ermenileri Desteklemesi

 

XIX. asrýn ilk yarýsýnda, Suriye ve civarý ile yakýndan ilgilenen iki büyük emperyalist devletlerden biri Fransa idi. Bunda, özellikle Suriye’nin Doðu sömürge yollarý üzerinde bulunmasýnýn önemli rolü vardý.

 

Fransa’nýn Osmanlý devletiyle siyasi ve ekonomik ilgisi, XIX. yüzyýla gelindiðinde daha çok Suriye ve Çukurova bölgesinde yoðunlaþtý. Fransa’nýn bölgeye olan ilgisi, Suriye’nin coðrafi önemi ile burada bulunan Katolik ahaliden ve Çukurova’nýn pamukçuluk için elveriþli olmasýndan kaynaklanmaktaydý.[15] Diðer taraftan çalýþmalarýnýn semeresini almak için Fransa hükümeti, Lübnan’daki Dürzî isyaný ve Þam olaylarý üzerine Lübnan’a hürriyet saðlanmasýnda yardýmcý oldu. Böylece Fransa, bölgede yaþayan çeþitli Hýristiyan mezheplerine mensup azýnlýklarý Katolik yapma gayretine girerek mezhep birliðini saðlamayý amaçlýyordu.[16] Bunun için Napolyon Bonapart, Ýstanbul Büyükelçisi General Brune’ye 1802 yýlýnda Fransa’nýn “Suriye ve Çukurova’da bulunan bütün manastýrlarý, Hýristiyanlarý ve özellikle kutsal yere giden bütün kervanlarý, yeniden korumasý altýna almalýdýr.”[17] Talimatýyla XIX. yüzyýlýn baþýnda Osmanlý topraklarýndaki Fransýz politikasýný belirlemiþti.[18] Diðer taraftan bu sürece Fransa’da eðitim gören Ermeni talebeler ve Ermeni zenginlerin propagandalarý da katýldý. Bu þekilde Fransýz Basýný ve kamuoyu etkilenerek, oldukça baþarýlý bir þekilde Osmanlý Ermenilerinin lehine harekete geçirildi.[19]

 

Fransýz rahiplerinin resmen izin alarak Maraþ’ta inþa ettikleri mektebin altýndaki mahzende top, silah ve cephanenin bulunduðu, yakalanan bir Ermeni komitacýsýnýn ifadesinden anlaþýldý.[20] Yine Cizvit papazý mahiyetindeki tercümanlardan Artin Köylüyan’ýn Samsun’dan geçerken evraklarý arasýnda üç Ermenice mektup bulundu. Bu mektuplarýn ilk incelemesinde Ermeni komiteleriyle olan ilgileri tespit edildi. Buna raðmen Fransýz Büyükelçiliði, Hariciye Nezaretine müracaatta bulunarak bu Ermeni’nin serbest býrakýlmasýný istedi.[21] Fransa, Katolik Ermenileri himaye etmeye ve Katolik olmayan Ermeniler arasýnda da Katolikliði yaymaya politikasýný sürdürdü.[22]

 

3- Ýngiltere’nin Ermenilere Yönelik Faaliyetleri

 

Ýngiltere, Osmanlý topraklarýnda emperyalist emellerine ulaþabilmek için özellikle Ermenilerden meydana gelen Protestan cemaati oluþturarak, Osmanlý devletinin iç iþlerine müdahale etme fýrsatýný yakalamýþtý.

 

Ermeni toplumu Ayastefanos Antlaþmasýyla birlikte baðýmsýzlýk hevesine kapýlarak, baðýmsýzlýða giden yolda bütün emperyalist devletlerle ikili iliþkilere girdi. Ermeni toplumunun durumundan istifade etmek isteyen Ýngiltere, küçük Asya’da (Anadolu) Fransýz ve Rus etkisini dengelemek için Ermeni toplumunu her gün biraz daha pohpohlayarak Osmanlý devletine problem oluþturdu. Ýngiltere’nin bu politikasý Ýstanbul Ermeni Patriði Hýrimyan’ýn üzerinde etkisini gösterdiði gibi kendisi ile Protestan cemaatinin þefi arasýndaki iliþkilerin yeniden düzenlenmesine de yol açtý.[23]

 

Berlin Kongresi daha baþlamadan Ýngiltere, Ruslarýn hala Doðu Anadolu’dan Akdeniz’e ya da Basra körfezine inebileceðini veya Ermenileri ayaklandýrabileceðini düþünerek, Sultan II. Abdülhamit’e Osmanlý topraklarýndaki bütünlüðü korumak için Kýbrýs’ýn iþgalini gündeme getirdi.[24]

 

Ýngiltere, Berlin Antlaþmasý imzalanýr imzalanmaz, Ermenilerin inisiyatifini kendi eline almak için 19 Aðustos 1878’de Osmanlý hükümetine bir nota vererek ýslahatlarýn hemen baþlamasýný istedi.[25] Ýngiliz hükümetinin iddiasýna göre bu reformlar yapýlýrsa, Doðu Anadolu’da yeni bir düzen kurulmuþ olacak ve halk bundan hoþnut kalacaktý. Böylece Ermeniler, Rus etkisine kapýlmayacak ve dolayýsýyla Anadolu yeni bir Rus istilasýndan korunmuþ olacaktý.[26]

 

Ýngiltere’de 1880 yýlýnda Gladstone hükümetinin iktidara gelmesiyle, yaklaþýk bir asýrdan beri süregelen Ýngiliz politikasý deðiþmeye baþladý. Artýk Rusya’ya karþý Osmanlý devletinin toprak bütünlüðünü koruma politikasý terk edildi. Ýngiltere, Osmanlý devletini parçalayýp kendisine dost küçük devletler kurmayý ve bunlarý Rusya’ya karþý tampon olarak kullanmayý öngören bir politikayý benimsedi. Ýngiltere’ye göre bu tampon devletlerden biri de Ermenistan olacaktý. Bu yeni politikanýn ilk emareleri Ýngiliz basýnýnda Doðu Anadolu’dan Ermenistan diye söz edilmesi, Doðu Anadolu’nun en ücra köþelerine kadar Ýngiliz Konsolosluklarýnýn açýlmasý, bölgedeki Protestan misyonerlerin sayýsýnda hýzlý bir artýþ gözlenmesi ve Londra’da bir Ýngiliz-Ermeni Derneðinin kurulmasýyla görüldü.[27]

 

Osmanlý topraklarýnda baðýmsýzlýk arayan Ermeni hareketlerinin kýpýrdanýþý Ýngiliz hükümetinin bu politikasýný kolaylaþtýrdý.[28] Londra’daki Ermeni derneðinin genel merkezi, Ýngiltere hükümetinin yardýmýný elde etti.[29] Bu da bütün Avrupa devletlerinde Ermeni-Ýngiliz ittifaký olarak yorumlandý.[30] Babýâli, Ýngiltere’deki Ermenilerin Osmanlý hükümeti aleyhine tahriklerde bulunmalarý üzerine, Gladstone hükümetiyle görüþmeler yaparak Ermenilerin bu konudaki faaliyetlerini ortaya koydu. Dolayýsýyla Anadolu’da görülen isyan hareketlerinin dýþarýdan desteklendiðini ve bu konuda Osmanlý hükümetine yardýmcý olunmasý istendi. Ancak Gladstone hükümeti, Ermenileri teþvik etmediðini ve desteklemediðini belirtti. Oysa o tarihte Londra Büyükelçisi olan Rüstem Paþaya göre; Ýngiliz parlamentosunda hatta kabinede Ermenilerin sempatizanlarý olduðundan bu tür hareketlere Ýngiliz hükümeti devamlý destek oluyordu.[31]

 

Ermeni komitelerinin Osmanlý devletinin baþýna açtýklarý büyük problemlerden dolayý memnun olan ve Ermenilere durmaksýzýn yardým eden Ýngiltere Baþvekili Gladstone, “Ermenilere yardým insanlýða hizmettir.” sözüyle Osmanlý devletine ve Türklüðe karþý en büyük düþmanlýðý göstermekteydi.[32]

 

Ýngiltere hükümeti, Osmanlý Ermenilerinin baðýmsýzlýk hareketlerini desteklemekle de kalmayarak, Osmanlý topraklarýnda suç iþleyip cezaevlerine düþen Protestan Ermenilerin salýverilmesi için de kampanya baþlattý. Nitekim mahkûmlardan Protestan mezhebine mensup Tomayan ve Kayayan’ýn affý için Ýngiltere’deki Protestan gazeteleri ve dinî çevreler Osmanlý hükümetine baský yaparak serbest býrakýlmasýný saðladý. Tomayan Londra’ya giderek ihtilal komitesinin nüfuslu üyelerinden biri oldu ve yapýlan mitinglerde suçsuz, zulüm görmüþ bir Ermeni olarak kamuoyuna tanýtýldý.[33] Oysa Tomayan’ýn sosyalist ve nihilistlerle iþbirliði içinde, Kayayan’ýn da Amerikan Hýnçak þeflerinden biri olduðu Osmanlý hükümetince tespit edilmiþti.[34] Adý geçen iki Protestan mahkûm Merzifon kolejinde öðretmen olarak görev yapan komitacýlardandý.[35]

 

18 Eylül 1895 olaylarý sýrasýnda Ermeniler kendilerini ayaklandýrmaya gelenlere, Ýngiliz filosu henüz Çanakkale Boðazýný geçmedi mi? Sorusunu sormaktaydý. Gerçekten de Ermeni halký kendi gözleriyle Ýngiliz filosunun Ermeni toplumunun kurtuluþu için Marmara Denizi’ne geldiðini görme zevkini tatmak için, evlerin teraslarýna, kiliselerin çan kulelerine çýkýyordu. Çünkü Ýngiltere kendi lehlerine müdahale edilebilmesi için çok iyi bir bahane bulunmasý gerektiðini bu takdirde Ýngiliz filosunun, Ýstanbul’a kadar gelerek Yýldýz Sarayý önünde demir atacaðýný ve Ermeni toplumunun muhtariyetini elde edeceðini duyurmuþtu. Ýngilizler, yýllarca Ermenileri bu ümitle oyalayarak Osmanlý topraklarýnda kanlý olaylara sebep oldu.[36]

 

4- Amerikan Protestan Misyonerlerin Ermeni Faaliyetlerini Desteklemesi

 

Sivas, Erzurum ve Harput’ta Amerikan konsolosluklarý Ermeni evlerine yerleþmiþti. Üçünde de konsolos muavinleri Ermenilerden olduðu gibi konsolosluk binasýnýn genel hizmetlerini yürütecek personel de Ermenilerden seçilmiþti.[37]

 

Osmanlý devletinin Avrupa’ya öðrenci gönderdiði dönemlerde, Protestan misyonerler de Amerika’ya öðrenci göndermeye baþladý. Papaz adaylarý, ilk gönderilen Ermeni öðrencilerden oluþmaktaydý. Bundan maksat, Teoloji yüksek okullarýna yerleþtirilen, Ermeni gençleri okullarýný bitirdiklerinde Osmanlý topraklarýndaki Protestan kiliselerde görev alacaklar ve misyonerlere yardýmcýlýk yapacaklardý. Bunlar aracýlýðýyla Osmanlý topraklarýnda Protestan mezhebi yayýlacaktý.[38] Bunun için Amerikan Misyonerleri, her biri Ermeni üssü haline getirilmiþ bulunan okullar, yetimhaneler ve bakým evlerinde insani temalarý ön plana çýkartarak binlerce Ermeni’yi Amerika’ya göçe özendirdi. Aslýnda bütün bu olanlar bir anlamda ucuz iþ gücünü kendi ülkelerine erdemlilik adýna taþýnmasýndan ibaretti. [39]

 

Amerika’da, Protestan Ermenileri ile Congreational topluluðuna mensup bir takým kimseler, Anadolu’da görev yapmýþ eski misyonerlerden rahip Hitchcook’un ruhani idaresinde toplanarak, Hýristiyan milletlerin dikkatini çekmek için Osmanlý ülkesinde yaþayan Ermenilerin, bir ihtilal tertip etmesinin gerekli olduðu kanaatine vardýlar.[40]

 

New York’ta genel bir miting yapýldý. Mitinge kadýnlarla Ermenilerden baþka kimse itibar etmedi. Protestan öðretmenler ve rahipler Osmanlý hükümeti aleyhinde nutuklar söylediler. Yapýlan konuþmalarda diðer Hýristiyan devletlerin Osmanlý hükümetinin iç iþlerine Ermeniler lehine müdahale etmeleri istendi. Toplantýda alýnan kararlarýn tertip heyetince Amerikan Cumhurbaþkanýna götürülmesi kararlaþtýrýldý.[41]

 

Amerikan Protestan Kilisesinin önderliðinde Osmanlý Ermenilerine gönderilmek üzere Amerikan halkýndan para toplanýyordu. Binlerce kilisede her Pazar ayininde Türkler ne kadar kötülenir ve zavallý masum Ermeniler ne kadar çok acýndýrýlýrsa[42] paranýn meblaðý o kadar artmaktaydý. Toplanan bu parayla Ermeni toplumuna yardým edilmekten ziyade, Osmanlý topraklarýnda görev yapan Amerikan misyonerlerin yüksek maaþý ödendiði gibi Osmanlý ülkesindeki misyoner okullarý ve kiliselerin geliþtirilmesi için harcanýyordu. Bu paranýn önemli bir bölümü de Amerikan Protestan Kilisesinin kasasýna girmekteydi.[43]

 

1895 yýlýnda Amerika’da yürütülen “Ermenilere yardým” kampanyasýnda pek çok kiliselerde Türklere lanet dualarý yapýldýðý gibi açýk hava mitinglerinde de akýl almaz iftiralar edildi. Kampanyaya katýlan “Christian Herald” adlý New York gazetesi toplanan paralarý Ermenilere daðýtmak üzere W. Howard adlý þâhýsý Van’a gönderdi. Osmanlý Elçisi Mavroyeni Bey, Mr. Howard’ýn yayýnlarý ve konuþmalarýyla koyu bir Türk düþmaný olduðunu Amerika Dýþ Ýþleri Bakanlýðýna resmen ispatlamasýna raðmen Howard ve benzerleri Anadolu’ya geldiler. Ermenilere yardýmlarý elden daðýtarak bir kez daha Türk düþmanlýðý Propagandasý yaptýlar.[44] Mayewski’ye göre bu paralar Protestanlaþan Ermenilere daðýtýlmýþtý.[45]

 

Osmanlý devletine karþý Amerikalý din adamlarýnýn yürüttükleri düþmanca tutum, elçilik vasýtasýyla Amerikan hariciyesine defalarca delilleriyle birlikte açýklandýðý[46] halde kabul ve tasdik edilmedi. Bu durum Ermeni komitecilerini cesaretlendirdi.[47] Bütün bu olanlardan sonra Ermeni toplumunun özlemleri milli ve ihtilalci bir kalýba dökülmesinde dýþ ülkelerden gelen Protestan misyonerlerin büyük rolü oldu. Misyonerler yazýlý ve sözlü öðretimleriyle, Ermeni toplumunda milliyetçilik duygularýnýn kabarmasýna geniþ ölçüde yardýmcý oldu.[48] Amerikan hükümetinin ve Amerika’da bulunan mezhep heyetlerinin Osmanlý devletine karþý düþmanca hareketlerinin belki de en büyük sebebi, Osmanlý topraklarý üzerinde oturan onun nimetlerinden yeterince faydalanan Amerikalý misyonerlerin raporlarýnda Osmanlý hükümeti aleyhine daima yalan haber üretmelerinden kaynaklanmaktaydý.[49] Bu da milli duygularla ortaya çýkan Ermeni ihtilalcilerine itici güç oldu.[50]

 

5- Birinci Dünya Savaþý Öncesi ve Sonrasýnda Ermeni Faaliyetleri

 

23 Temmuz 1908 meþrutiyetin ilanýndan sonra geçici bir zaman için Ermeni komitelerinin faaliyetlerinde bir duraklama oldu. Komite reisleri bundan böyle faaliyetlerini tamamen kanuni ve haklý bir zemine oturtacaklarýný ve meþrutiyetin korunmasýna çalýþacaklarýný ilan ettiler. Hýnçak komitesi reislerinden Sabahgülyan, Beyoðlu Ermeni Kilisesinde yaptýðý konuþmada meþrutiyetin ilanýyla ihtilal fikirlerinden vazgeçtiklerini bundan böyle memleketin ilerlemesi için çalýþacaklarýný bildirdi. Taþnaksütyun ileri gelenleri de, var güçleriyle Genç Türklerle iþbirliði içinde olacaklarýný söylüyordu.[51] Ancak daha sonralarý ittihatçýlarla Ermeni komitacýlarý arasýnda düþünce ayrýlýklarý baþ gösterdi. Milliyetçilik, Türkçülük, Ýslamcýlýk gibi akýmlarýn Jön Türkler arasýnda yayýlmaya baþlamasý, Ermeni komitelerinde özerk baðýmsýz Ermenistan kurma eðilimini tekrar su yüzüne çýkarttý.[52] Böylece II. Abdülhamit’in devrilmesi için Ýttihat ve Terakki Cemiyeti ile iþbirliði yapan Ermeni komiteleri, Meþrutiyetin ilanýndan sonra eski düþüncelerine tekrar dönmüþ oldular.[53]

 

Ýkinci Meþrutiyetin ilanýndan sonra Rusya’dan kaçýp Anadolu’ya gelen Kafkasyalý Ýþhan ve , Taþnak Komitesi’nin baþýna geçtiler. Ýlk iþ olarak da Ahtamar adasýndaki Rahip Okulu’nu tatil ederek okul öðretmenlerini, personeli ve öðrencileri propaganda yapmalarý için çevre vilayetlere gönderdiler. Ahtamar Kilisesi komitenin merkezi, geliri de kaynaðý oldu.[54]

 

Taþnaksütyun, Cophenhague Sosyalist Kongresine verdiði raporda Osmanlý topraklarýndaki faaliyetlerini þöyle izah ediyordu: 1908 yýlýna kadar, komitemizin Osmanlý ülkesindeki faaliyetleri gizli ve yalnýz geceleri yapýlýrdý. Gündüzleri komite üyeleri dýþarý çýkmazlardý. Faaliyetlerimiz daima siyasi ve ihtilalci idi. Bu faaliyetler bugünde Osmanlý topraklarýnda devam etmektedir. Yalnýz þu fark vardýr ki, þimdi açýktan açýða gündüz yapýlmaktadýr. Ermenilerin yoðun olduðu bütün bölgelerde komitelerimizin tam teþkilatlý ve tertipli büyük ihtilalci çeteleri vardýr.[55] Bu durumu bilen Rusya, Eçmiyazin Katoðikosluðu öncülüðünde Kafkas Genel Valisi Vronzof’un vasýtasýyla çýkacak ilk arbede de Ermenilerin kayýtsýz þartsýz Rusya’nýn yanýnda yer alacaðýna dair anlaþmýþtý.[56]

 

Osmanlý hükümeti 21 Temmuz 1914’te seferberlik ilan etti. Seferberlik ilk kez Ermenileri de kapsýyordu. Þark vilayetlerindeki idari reform konusunda hemfikir olan komitacýlar toplanarak taþra teþkilatlarýna þu talimatý verdiler: Rus birlikleri hududu geçip, Osmanlý Ordusu geri çekildiði zaman elinizdeki her türlü imkânla, her yerde ayný anda isyan edeceksiniz. Böylece Osmanlý ordusu iki ateþ arasýnda kalacak. Ýdari merkezler iþgal edilip, ikmal kafilelerine hücum edilecektir. Buna raðmen Osmanlý ordusunun ilerlemesi halinde Ermeni askerler silahlarýyla birlikleri terk edip, çeteler kuracaklar ve Ruslara katýlacaklardý.[57] O sýrada Avrupa’da bulunan Osmanlý Ermeni milletvekillerinden Taþnakçý Karakin Pastýrmacýyan Rusya’ya geçerek 1914’te Kafkas cephesinde Türklere karþý savaþmak üzere gönüllü intikam taburlarýnýn baþýna geçti.[58] Rus ordularýnýn 13 Ekim 1914’te Doðubayazýt’tan Osmanlý sýnýrlarýný geçerek ilerlemesi Doðu Anadolu’da baðýmsýz bir devlet kurma hayaliyle coþan ve bu uðurda silahlanan Ermeniler için büyük bir fýrsat oldu.[59]

 

Osmanlý devletinin I. Dünya Savaþýna girmesiyle Anadolu’da isyanlar birbiri ardýna patlak verdi.[60] Ýlki Zeytun’da çýkan ayaklanmaya Kayseri, Bitlis, Erzurum, Elazýð, Diyarbakýr, Sivas, Trabzon, Ankara, Van, Ýzmit, Adapazarý, Hüdavendiðar (Bursa), Adana, Halep, Ýzmir ve Canik (Samsun) dekiler takip etti.[61] Böylece Osmanlý ordusuna karþý yeni bir cephe oluþmuþtu. Bu da “Ermeni cephesi” idi. Düþman cephesindeki ve cephe gerisinde mahalli güç konumundaki Ermeniler, Ýtilaf Devletlerine çok önemli istihbarat ve fiili destek verdiler. Bundan dolayý Osmanlý ordusu ve cephe gerisindeki sivil halk büyük zarar gördü.[62]

 

Ermenilerin büyük devletler tarafýndan korunduðunu ve kýþkýrtýldýðýný göz önüne alan Babýâli, köklü önlemlerin alýnmasýndan kaçýnýyordu. Ancak Ermenilerin silahlarýyla birlikte Rus ordusuna katýlmalarý, Ermeni din adamlarýnýn isyanlarý hazýrlayýp bizzat yönetmeleri sonucunda, Osmanlý hükümeti, Ermenilerin bu giriþimlerinin tehlikeli olduðunu, bundan böyle sert tedbirlerin alýnacaðýný bizzat Ermeni Patriðine bildirdi. Ayný zamanda durum parlamentoda Ermeni milletvekillerine de anlatýldý. Fakat Ermeniler, bu konuþmalarý hükümetin güçsüzlüðüne yorumlayarak yýkýcý faaliyetlerini bir kat daha artýrdýlar.[63]

 

Olaylarýn giderek artmasý, birçok cephede Osmanlý devletinin savaþ halinde bulunmasý, isyanlarýn tamamen ihanete dönüþmesi, hem cephenin, hem de cephe gerisinin emniyete alýnmasý açýsýndan bir zaruret halini aldý.[64] Doðu cephesindeki bu þartlar isyan halinde bulunan Ermenilerin yerlerinin deðiþmesini zorunlu kýlýyordu.[65]

 

Baþkumandan Vekili Enver Paþa, Dahiliye Nazýrý Talat Paþaya yolladýðý 2 Mayýs 1915 tarihli yazýda; Van ve civarýndaki Ermenilerin isyanlarýný sürdürmek için daima toplu ve hazýr halde beklediklerini, toplu halde bulunan Ermenilerin buralardan çýkartýlarak isyan yuvalarýnýn daðýtýlmasý düþüncesinde olduðunu, bu Ermenileri ya Rus sýnýrý içine göndermenin, ya da Anadolu içlerinde çeþitli yerlere daðýtmanýn gerekli olduðunu belirtti.[66] Nitekim uygulama da böyle oldu. Tehcir kanunu, tüm Anadolu’da bulunan Ermenilere de uygulanmadý. Yalnýz harekât gerisinde bulunanlardan asker aileleriyle, Katolik ve Protestan aileler hariç olmak üzere diðer Ermeniler tehcire tâbi oldular.[67]

 

Savaþýn bitmesiyle Ermenilerin devlete zarar verme ihtimalinin ortadan kalktýðý düþünülerek, geri dönüþ konusu Meclis-i Vükela toplantýsýnda ele alýnarak 31 Aralýk 1918 tarihinde yasalaþtý.[68] Bu dönemde pek çok Ermeni eski yerlerine tekrar döndüðü gibi savaþtan sonra Ýstanbul’daki Ermeni nüfusu da bir hayli arttý. Bu arada alýnan tedbirler sayesinde düþlerindeki hayali gerçekleþtiremeyen Ermeni dini ve sivil önderleri, 1915 ve öncesindeki Ermeni isyanlarýnda meydana gelen olaylarý Dünyaya Ermeni katliamý gibi göstermeye çalýþarak masum rolünü oynama devam ediyordu. Þubat 1919’da Eçmiyazin Katoðikosu V. George’un Erivan’da takdis ederek açýlýþýný yaptýðý “Batý Ermenilerinin II. Kongresinde”, o dönemin Ýttihat ve Terakki Partisinin önde gelen yöneticilerinden intikam almak için Talat Paþa, Sait Paþa, Bahattin Þakir, Cemal Paþa ve benzeri idarecilerin bulunduklarý yerde öldürülmelerine karar verilerek bunun için timler görevlendirildi.[69] Ermeni suikast timleri kendilerine verilen bu görevleri yerine getirmek için deðiþik ülkelerde kaçak olarak yaþayan eski Osmanlý yöneticilerinin peþlerine düþerek, 15 Mart 1921’de Berlin’de Talat Paþayý,[70] 5 Aralýk 1921’de Roma’da Sait Halim Paþayý,[71] 17 Nisan 1922’de yine Berlin’de Bahattin Þakir ve Cemal Azmi beyleri,[72] 21 Temmuz 1922’de de Tiflis’te Cemal Paþa ile iki yaveri Binbaþý Nusret ve Teðmen Süreyya beyleri öldürdü.[73] 

 

Lozan Konferansýna gelindiðinde Ermeni toplumunun büyük bir kýsmý daralmýþ olan Türkiye topraklarýnýn dýþýnda kalmýþtý. Türk delegasyonunun kesin tavrý karþýsýnda Ýstanbul ve Anadolu’da kalan bir miktar Ermeni Lozan Konferansýnda söz konusu edilmedi.[74] Böylece Ermenilerin Türkiye’den toprak istekleri Lozan Konferansýnda tarihe gömüldü.[75] Lozan Barýþ Antlaþmasý sadece Türkiye’de yaþayan ve Müslüman olmayanlara yani Rumlara, Musevilere ve Ermenilere azýnlýk haklarý tanýdý.[76] Lozan Konferansýndan sonra Hýnçak ve Taþnak komitacýlarý, Avrupa devletlerinin artýk kendileri için herhangi bir harekette bulanmayacaklarýný anlayarak, yeniden Sovyetler Birliðinin desteðini almaya yöneldi.[77] Ýþte bu süreçte “Büyük Ermenistan” hayali ile olaylara karýþmýþ olan Ermeniler, olaylarýn gidiþatýný gördükçe yeni kurulan Türkiye Cumhuriyetinde yaptýklarý iþlerin hesabýný veremeyeceðinden korktuðu için baþta Patrik Zaven Efendi olmak üzere Ýstanbul’u terk ederek yabancý ülkelere göç etmeye baþladý.

 

6- Diaspora Ermenilerinin Türkiye Cumhuriyetine Yönelik Faaliyetleri

 

Diaspora Ermenileri, Amerika Birleþik Devletleri, Fransa, Ýngiltere, Lübnan, Suriye, Filistin, Avusturalya, Kanada, Meksika, Arjantin, Rusya, Azerbaycan, Gürcistan, Mýsýr, Ýran, Irak, Ürdün gibi ülkelere daðýlmýþ durumdadýr.[78] 1965 yýlýna kadar diaspora içerisinde sosyal ve kültürel faaliyetlerde bulunan Ermeni örgütleri, sözde Ermeni katliamýnýn 50. yýldönümünü Beyrut’ta Antilyas Kilisesinin öncülüðünde büyük bir dini tören eþliðinde kutlamaya karar verdi. Antilyas Kilisesinin Katoðikosu I. Horen bu törende yapmýþ olduðu konuþmasýnda “Ermeni varlýðýnýn korunmasýný, bugünlerin her zaman anýlmasýný ve unutulmamasýný isteyerek cemaatinden bu konuda ileriye dönük çalýþmalarýný tavsiye etti.”[79]

 

Ermeni meselesinin ortaya çýkýþýndan bu yana emperyal devletlerinde desteðini alarak kanla beslenmeyi kendilerine adet edinen komitacýlar, XX. yüzyýlýn dördüncü çeyreðine gelindiðinde stratejilerini þöyle belirledi. “Büyük Ermenistan Cennet Ülke” rüyasýný gerçekleþtirmek için 1915 ve öncesinde yaþanan Ermeni isyan ve olaylarý sonucunda gerçekleþtirilen tehcir hadisesini tarihi gerçeklerden uzaklaþtýrarak soykýrým þeklinde istismar eden “Dört T Planý” olarak uygulamaya koydular. Bu plan özet olarak þöyle idi. Birincisi Ermeni iddialarýnýn dünyaya “tanýtýlmasý”, ikincisi Türkiye tarafýndan “tanýnmasý”, üçüncüsü Türkiye’den “tazminat” alýnmasý, dördüncüsü ise Batý Ermenistan olarak adlandýrýlan “toprak” parçasýnýn Türkiye’den koparýlmasýdýr.[80]

 

Ermeni komitacýlar yine emperyalist devletlerden aldýklarý destek sayesinde “Asala” çatýsý altýnda oluþturduklarý terör gruplarý ile planýn ilk bölümünü uygulamaya koydu.[81] Sözde Ermeni soykýrýmýný Dünyaya tanýtabilmek için 1973–1994 yýllarý arasýnda deðiþik ülkelerde Türk Büyükelçiliði çalýþanlarýndan baþta diplomatlar olmak üzere 35 kiþiyi þehit etti.[82] Çoðu Avrupa ülkelerinde olmak üzere bu terör eylemlerinin faillerinin hala bulunamayýþý da oldukça ilginçtir.

 

Diaspora önderleri, 21 yýllýk kanlý faaliyetlerinden sonra Plan’ýn ikinci kýsmýna geçerek Ermeni meselesini siyasallaþtýrmýþ ve diasporanýn yoðun olarak yaþadýðý ülkelerin senatolarýnda sözde Ermeni soykýrýmýný kabul eden yasalarýn parlamentolarda kabul edilmesine aðýrlýk vermiþtir.[83] Bundan maksat ise uluslararasý kamuoyunu arkasýna alarak Türkiye Cumhuriyetine Ermeni soykýrýmýný tanýtmak vardýr. Bu yolda da epeyce mesafe alýnmýþtýr.

 

Günümüzde ise planýn üçüncü ayaðý olan tazminat konusunda da alt yapý oluþturulmaya baþlanmýþ, Ermenistan yönetiminin desteðiyle baþkent Erivan’da toplanan “Dünya Ermeni Kongresinde”, sözde soykýrýmýn dünyanýn çeþitli ülkelerinde tanýnmasý giriþimleri gözden geçirildikten sonra Türkiye’den maddi tazminat ve toprak talep edilmesi ile ilgili görüþler yeniden gündeme getirildi.[84]

 

Amerikan Vardges Yeghian & Co hukuk þirketinin temsilcisi Arman Bagdoyan, Erivan da düzenlediði basýn toplantýsýnda; Ermeni soykýrým iddialarýna iþlerlik kazandýrmak amacýyla dönemin sigorta þirketlerine dava açmak için sözde soykýrým kurbanlarýnýn varislerinden belge toplandýðýný belirterek[85] konuyu bir adým daha ileri götürdü. Nitekim Amerika’da Fransýz Sigorta devi Axa ve Amerikan New York Life þirketi aleyhine dava açýldý. Axa, mahkeme sonuçlanmadan 17 milyon dolar tazminat ödemeyi kabul etti ve Ermeni yardým kuruluþlarýna da birkaç milyon dolar baðýþ yapacaðýný bildirdi. Ermeni lobisi, bu kez de Almanya’nýn en önemli iki bankasý olan Deutsche Bank ve Dresdner Bank’ýn 1915 yýlýndaki tehcir sýrasýnda ölen Ermenilerin hesaplarýna el koyduklarýný iddia ederek söz konusu bankalara dava açtý. Paralarý yasal faiziyle geri isteyen diaspora avukatlarý, asýl amaçlarýnýn ise soykýrým iddialarýyla ilgili gündem oluþturmak olduðunu söyleyerek, davanýn kazanýlmasý durumunda insanlar demek ki, bu þirketler bu kadar yüklü miktarlarý ödüyorsa o zaman 1915 yýlýnda gerçekten "soykýrým yaþanmýþ” þeklinde düþünmeye baþlayacaklarýný belirterek çalýþmalarýna çok yönlü devam ettiklerini ifade etmiþtir.[86]

 

Sonuç olarak, Ermeni diasporasýnýn bu tür faaliyetleri, zaman içerisinde Ermeni meselesini tarihi gerçeklerden tamamen uzaklaþtýrarak konuyu siyasal zemine taþýmýþtýr.  Bundan dolayý da diaspora ve Ermenistan yöneticileri konunun belgeler ýþýðýnda uluslararasý bir heyetin hakemliðinde çözülmesine razý olamamaktadýr. Türkiye Cumhuriyeti, diaspora ve Ermenistan’ýn konuyu daha fazla siyasallaþtýrmasýna müsaade etmeksizin her iki ülkenin de ortaya koyacaðý tarihi belgeler ýþýðýnda problemin çözümünden yana politikalar üretmelidir. Bu konuda alýnacak tedbirleri þöyle sýralamak mümkündür.

 

· Ermeni örtülü savaþýna ve psikolojik harekâtýna karþý mücadelede bilimsel bir merkezin veya enstitünün kurulmasý þarttýr. Bu merkezde Osmanlýca, Ermenice ve Batý dillerini bilen uzmanlar, baþlangýçtan günümüze Ermeni tarihini, kültürünü, dinini, politikasýný, Ermenistan’ý, Ermeni diasporasýný, politik ve kültürel etkinliðini incelemelidir.

 

· Ermeni meselesi ile ilgili baþta A.B.D. ve Rusya olmak üzere Avrupa devletlerinin arþivleri ciddi bir þekilde taranarak bütün dokümanlarýn gün yüzüne çýkartýlýp soykýrým yalanýný çürütmede bilimlik bilgi olarak kullanýlmasý saðlanmalýdýr.

 

· Bu merkez yurt içine bilimlik bilgi ürettiði gibi yaptýðý çalýþmalarýn önemli bir kýsmýný yurtdýþýnda bastýrmak þartýyla baþta Ýngilizce, Fransýzca ve Rusça olmak üzere deðiþik dillerde kitap ve broþürler yayýnlamalýdýr.

 

· Dünyanýn dört bir yanýnda Ermenilerle ilgili çýkan her kitap toplanmalý ve hangi kütüphanede hangi kitabýn olduðu bilinmelidir.

 

· Amerikalý, Ýngiliz, Fransýz, Arap, Rus vs. ülkelerden bilim adamlarýna burs verilerek bu konuda çalýþmalarý saðlanmalýdýr.

 

· Merkezin uzmanlarý yýlýn yarýsýný dünyanýn deðiþik üniversitelerinde konferanslar vererek geçirmelidir.

 

· Yine bu merkez yabancý dillerde süreli yayýnlar çýkartmalý ve Türkiye’de Ermeni meselesi ve Ermenistan konusunda Yüksek Lisans ve Doktora çalýþmalarýný desteklemelidir.

 

· Türkiye’de batý ülkelerine karþý ekonomik boyut politikalarý anlayýþýndan vazgeçilerek uzun dönemli jeopolitik ve jeostartejik hedefler belirlenmelidir.

 

· Türkiye Ermenistan ile Azerbaycan arasýnda arabulucu bir rol üstlenmeli ve Karabað sorununu çözümünde politikalar üretmelidir.

 

· Ermeni sorunu ve diðer problemlerde de yurt dýþýndaki vatandaþlarýmýzdan yararlanma yollarý araþtýrýlmalýdýr. Yurt dýþýndaki vatandaþlarýmýza çifte vatandaþlýk verilmesi ile ilgili çalýþmalar yoðunlaþtýrýlmalý böylece bulunduklarý ülkelerde alýnacak kararlarda söz sahibi olmalarý saðlanmalýdýr.

 

· Türkiye’nin tanýtýmý baþta olmak üzere Ermeni meselesinde Türk tezlerinin internet ortamýnda yabancý ilim adamlarýndan da faydalanarak birkaç dilde yayýnlanmasý saðlanmalýdýr.

 



[1] Ruslar, Hýristiyanlýðý Bizanslý papazlardan öðrenmelerinden dolayý Ýstanbul Ruslarýn nezdinde Ortodoksluk mezhebinden kaynaklanan en mukaddes þehir olarak anýlmýþ ve hürmet görmüþtür. Bkz., Raif Karadað, Þark Meselesi, Ýstanbul trsz., s. 84.

[2] Kazým Karabekir, Kazým Karabekir, Ermeni Dosyasý, (nþr. F. Özerengin), Ýstanbul 1994, s. 125 vd.

[3] Reþat Sagay, XIX. ve XX. Yüzyýllarda Büyük Devletlerin Yayýlma Siyasetleri ve Milletlerarasý Önemli Meseleler, Ýstanbul 1972, s. 71.

[4] Dokuz Soru ve Cevapta Ermeni Sorunu, Dýþ Politika Enstitüsü Yay. Ankara 1989, s. 11.

[5] Mehmet Saray, “Ermeni Meselesinin Ortaya Çýkýþý, Ermeni Meselesini Ortaya Çýkaranlar”, XI. T.T.K. V, Ankara 1994, s. 1757.

[6] Mehmetzâde Mirza Bala, Ermeniler ve Ýran, Ýstanbul 1927, s. 25 vd.

[7] Cemal Paþa, “Ermeni Sorunu”, Ermeniler Hakkýnda (Makaleler-Derlemeler) II, Atatürk Üniversitesi XX. Yýl Armaðaný, Ankara 1978, s. 113; Özellikle bu dönemde Çarlýk Rusya, Osmanlý devletindeki iç huzursuzluðu artýrmak gayesiyle Ermenileri kullanýyordu. [Bkz., Laszlo Rasonyý, Tarihte Türklük, (nþr. Türk Kültürünü Araþtýrma Enstitüsü), Ankara 1993, s. 251.] Ruslar bu konuda o kadar ileri gittiler ki, Üç Kilisede Gregoryen Ermeni papazýna, Ermenileri Osmanlý hükümetine karþý ayaklandýrmasý önerisini sundular. Bu fikir Papaz tarafýndan kabul edilmeyince, ruhaniyi boðarak öldürdükleri gibi Ermeni manastýrýný da yakarak içindeki kýymetli eþyalarý aldýlar. Bkz, Brýtýsh Documentes On Ottoman Armenýans I, (nþr. B. Þimþir), Ankara 1989, s. 86.

[8] Abdurrahman Küçük, Ermeni Kilisesi ve Türkler, Ankara 1997, s.101; E. Granville, Çarlýk Rusya’nýn Türkiye’deki Oyunlarý, (nþr. O. Arýman), Ankara 1967, s. 33; Bu konuda geniþ bilgi için bkz., Davut Kýlýç, “Rusya’nýn Doðu Anadolu Siyasetinde Eçmiyazin Kilisesinin Rolü (1828-1915)” Ermeni Araþtýrmalarý, S:2, (Ankara Haziran-Temmuz-Aðustos 2001), ss. 49-64; Davut Kýlýç, “Rusya’nýn Eçmiyazin Katoðikosluðuna Nüfuzu ve Ýstanbul Ermeni Patrikhanesine Tesiri” Erdem, C: 12, S: 36,  (Mayýs 2000), ss.973-988.

[9] Enver Ziya Karal, Osmanlý Ýmparatorluðunda Ermeni Meselesi, Ankara 1971, s. 8.

[10] Edovart Driault, Þark Meselesi, (nþr. Hafiz), Ýstanbul 1328, s. 325.

[11] Stanford J Shaw ve Ezel Kural Shaw, Osmanlý Ýmparatorluðu ve Modern Türkiye II, (nþr. M. Harmancý), Ýstanbul 1983, s. 252.

[12] Petersburg Büyükelçisi Þakir Paþadan Hariciye Nazýrý Asým Paþaya (5 Ekim 1880), BOA, HNA, Endikatör: S-II, Dosya no: 120, Ýç no:5, Karton no: 191; Baþka bir belgede ise bu konuda þöyle bir bilgi vardýr. 7 Ekim 1880 tarihli Baþvekil Said Paþadan Sivas Valisi Hakký Paþaya gönderilen emirnamede: Ermenileri, Ýngiltere’den evvel Rusya’nýn yardým ve nezaretine sýðýndýrmak göreviyle Kafkasya’dan Beyazýt, Van ve Erzurum taraflarýna on subayýn gönderildiði, þimdi de ayný þekilde Ýstanbul’dan, Diyarbakýr, Sivas ve Erzurum’a on subayýn görevlendirilerek hareket ettiklerini, bu konuda gerekli tedbirlerin alýnmasýný ister. Bkz., BOA, Yýldýz Esas Evraký, Kýsým: 24, Defter no: 332, Zarf: 162, VIII.

[13] Yozgat’taki Ermeni hareketlerinde Gregoryen Ermeniler, daha önce Rusya’nýn Sýrplara ve Bulgarlara yaptýðý gibi kendilerine de arka çýkacaðýný zannederek olaylara elebaþýlýk yaptýlar. Nasýl ki, Katolik Ermeniler Fransa, Protestan Ermeniler, Ýngiliz ve Amerikan misyonerleri tarafýndan korunmuþsa bu Ermeniler de kendilerinin Rusya tarafýndan korunacaklarýný zannediyorlardý. [Bkz., Brýtýsh Documents On Ottoman Armenýans (1891-1895) III, (nþr. B. Þimþir), Ankara 1989 s. 317.] Diðer taraftan sýnýra yakýn yerlerdeki Ermenilere kendilerini korumalarý için Rusya’nýn silah daðýttýðý Babýâli’ce bilinmekteydi. Bkz., Hariciye Nazýrý Sait Paþadan Tiflis Baþkonsolosluðuna (17 Ocak 1894), BOA, HNA, Endikatör: D.M, Karton no: 184.

[14] Kamuran Gürün, Ermeni Dosyasý, Ankara 1988, s. 106.

[15] A. Þükrü Esmer, Siyasi Tarih, Ýstanbul 1944, s. 220; Sovyet Devlet Arþivi Gizli Belgelerinde Anadolu’nun Taksimi Plâný, (nþr. H. Rahmi), Ýstanbul 1972, s. 41.

[16] Ýhsan Sakarya, Belgelerle Ermeni Sorunu, Ankara 1984, s. 65.

[17] Paul Imbert, Osmanlý Ýmparatorluðunda Yenileþme Hareketleri, Türkiye’nin Meseleleri, (nþr. A. Cemgil), Ýstanbul 1981, s. 93.

[18] Geliþen olaylar üzerine umutlanan Zeytun Ermenileri de harekete geçti. Prens isminde birisi Haçin ve Zeytun’a gelerek buradaki Ermenilere, III. Napolyon’a verilmek üzere bir bildiri hazýrlatarak Paris’e götürdü. Bildiride; Zeytun Ermenileri Osmanlý idaresi altýnda görmekte olduklarý zulümden bahsediliyordu ve Lübnan’a verilen baðýmsýzlýðýn bir Ermeni Prensliði altýnda kendilerine de verilmesini rica ediyorlardý. [Bkz., Esat Uras, Tarihte Ermeniler ve Ermeni Meselesi, Ýstanbul 1987, s. 183.] 1862 yýlýnda Zeytun isyanýnda Ýstanbul Ermenileri, Zeytun Ermenilerinin baðýmsýzlýklarýný ilan ettikleri gerekçesiyle Zeytun’daki Ermeni Kocabaþýlarýn resimlerini Fransa’ya gönderdiler. Bu resimler Fransa Dýþ Ýþleri Bakanlýðýnda “Ermeni Prensleri” olarak kabul edildi. Osmanlý elçisi Cemil Paþa, bu resimleri gördüðünde bunlar bir kaç çobandýr diyerek itiraz etmesine raðmen Fransýzlar bu görüþlerinde ýsrar ettiler. Bkz., Ahmet Cevdet Paþa, Marûzât, (nþr. Y. Halaçoðlu), Ýstanbul 1980, s. 123.

[19] Ahmet Hulki Saral, Ermeni Meselesi, Ankara 1970, s. 55; Bu durumdan rahatsýz olan Osmanlý hükümeti konsolosluðu vasýtasýyla Fransa’dan Ermeni komiteleriyle üyelerinin ismini istedi. Fransýz hükümeti, Paris’te Ermeni komitesinin olmadýðýný ve bu konuda bilgi veremeyeceklerini bildirerek, Osmanlý tebaasý olan Ermenilerin ve komitelerin adlarýný vermekten kaçýndý. Bkz., Paris Büyükelçisi Ziya Paþadan Hariciye Nazýrý Sait Paþaya (27 Ocak 1895), BOA, Yýldýz Sadaret Hususi, Dosya no: 21 Þ-1312, Evrak no: 3229/4/28.

[20] Halep Valisi Hasan Paþadan Sadrazam Rýfat Paþaya (8 Kasým 1895), BOA, BEO, Mühimme Kalemi, A- Halep Karton no: 41, Evrak no: 6853/170.

[21] Hariciye Nezaretinden Fransýz Büyükelçiliðine Nota (22 Kasým 1894), BOA, HNA, Endikatör: S-III, Karton no: 291, Ýç no: 38, Evrak no: 11214.

[22] Sadrazam Halil Rýfat Paþadan Halep Valisi Hasan Paþaya gönderilen 13 Kasým 1895 tarihli emirname için bkz., BOA, BEO, Mühimme Kalemi, A- Halep Karton no: 41, Evrak no: 7036.

[23] Türkler-Ermeniler ve Avrupa, (nþr. B. Kodaman), Ankara 1994, s. 24; Ýngiltere’nin büyüklüðünü ve gücünü gösteren en önemli müstemlekesi Hindistan’dý. Bunun için Ýngiltere, Osmanlý devleti’nde cereyan eden olaylarý titiz bir þekilde takip ederek Rus hamlelerine karþý koymaya çalýþýyordu. Rus hamlelerine karþý duramadýðý zamanlarda ise Ýngiltere, Osmanlý devletini taksim ederek adý geçen bölgeye bir tampon devlet kurmaya kalkýþmasý Hindistan politikasýndan kaynaklanmaktaydý. Bkz., Ahmet Aðaoðlu, Ýngiltere ve Hindistan, Ýstanbul 1929, s. 17; Bu konuda ayrýca bkz., Davut Kýlýç, “XIX. Asýrda Ýngiltere’nin Ortadoðu Politikasýnýn Osmanlý Ermenilerine Yansýmasý”, Dünden Bugüne Türk Ermeni Ýliþkileri, (nþr. Ý. Bal, M. Çufalý), Ankara 2003, ss.231-240.

[24] S. Shaw, E. K. Shaw, a.g.e. II, s. 238; Ýngiliz hükümeti hemen iþe koyuldu. Ayastefanos antlaþmasýný deðiþtirmek için bir yandan Rus hükümetiyle gizli görüþmeler yaparken diðer taraftan da Osmanlý hükümetine Ayastefanos Antlaþmasýnýn olduðu gibi býrakýlacaðý tehdidini yaptý. Anadolu topraklarýnýn Rusya tarafýndan iþgalini önlemek için Osmanlý devletine Kýbrýs Antlaþmasýný dayattý. 4 Haziran 1878 tarihinde Kýbrýs Antlaþmasý imzalandý. Antlaþmaya göre; eðer Rusya ileride Doðu Anadolu’da tekrar yayýlmaya kalkýþýrsa Ýngiltere Osmanlý devletine yardým edecekti. Bu antlaþma ile Osmanlý devleti Ýngiltere’nin baskýlarýndan dolayý Hýristiyan tebaanýn yaþadýðý ve özellikle Ermenilerin de bulunduðu Doðu Anadolu’da, Hýristiyan azýnlýklarýn iyi yönetilmesi ve korunmasýna iliþkin olarak ýslahat yapacaðýný vaat etti. Bkz., Bilal Þimþir, “Osmanlý Ermenileri ve Büyük Devletler”, Türk Tarihinde Ermeniler Sempozyumu, Ýzmir 1983, s. 123.

[25] Yusuf Hikmet Bayur, Türk Ýnkýlâbý Tarihi I/I, Kýsým, Ýstanbul 1983, s. 7.

[26] British Documents... I, s. XXIII; Ýngiliz hükümetinin ýslahat programýný hýzlandýrmasý yönünde Osmanlý yönetimine verdiði nota  için bkz., BOA, Yýldýz Esas Evraký, Kýsým: 14, Evrak no: 2339, Zarf: 126, Karton no: 11.

[27] Dokuz Soru ve cevapta..., s. 13.

[28] Yuluð Tekin Kurat, Henry Layard’ýn Ýstanbul Elçiliði (1877-1880), Ankara 1968, s. 203.

[29] Ýngiliz-Ermeni Derneðinin faaliyetleri için bkz., Davut Kýlýç, Osmanlý Ermenileri Arasýnda Dini ve Siyasi Mücadeleler, Ankara 2006, s.269-273.

[30] Genaral Mayewski, Van, Bitlis Vilayetleri-Askeri Ýstatistiði, (nþr. Sadýk Bey), Ýstanbul 1330, s. 133 vd.

[31] Londra Büyükelçisi Rüstem Paþadan Hariciye Nazýrý Sait Paþaya (24 Temmuz 1893), BOA, HNA, Endikatör: M.T., Dosya no: 7, Karton no: 284, Ýç no: 64, Evrak no: 17404 / 294.

[32] Ermeni Komitelerinin Ýhtilal Hareketleri ve Besledikleri Emeller, (nþr. Ýsmet Parmaksýzoðlu), Ankara 1981, s. 4; Birinci Dünya Savaþýndaki Ýngiliz propagandasý için ayrýca bkz., Justin McCarthy, “I. Dünya Savaþý’nda Ýngiliz Propagandasý ve Bryce Raporu”, Osmanlý’dan Günümüze Ermeni Sorunu, Ankara 2000, s.15-28.

[33] Esat Uras, “Ermeni Cemiyetleri”, Ottoman Archýves Yýldýz Collectýon The Armenýan Questýon III,  Ýstanbul 1989, s. 55; Ayrýca Bkz., Mabeyn Baþkitabeti Süreyya Paþadan Londra Büyükelçisi Rüstem Paþaya (4 Temmuz 1893), BOA, HNA, Endikatör: S-III, Karton no: 688, Ýç  no: 14, Evrak no: 16 / 93; Bu geliþmeler üzerine Evangelical Alliance Genel Sekreteri Mr. Arnold, Osmanlý topraklarýndaki Protestan misyoner faaliyetlerini anlatýrken; “Son 30-40 yýldýr Osmanlý devletindeki dinî serbestiden çok memnun olduklarýný, geçen 30 yýl içerisinde karþýlaþýlan problemlerin çözümü için Protestan Hýristiyanlar namýna yapýlan müracaatlarýn sebebi Babýâli’den deðil, yerel idareden kaynaklandýðýný, bu problemlerin çoðunlukla merkezi hükümetçe telafi olunduðunu belirtir.” Bkz., Londra Büyükelçisi Rüstem Paþadan Hariciye Nazýrý Sait Paþaya (21 Þubat 1894), BOA, HNA, Endikatör: S-III, Karton no: 285, Ýç no: 43, Dosya no: 8, Evrak no: 18081/69.

[34] Þinasi Orel, “Ermeni Ýddialarýnýn Belgesel Dayanaklarý”, XI. T.T.K. V, Ankara 1994,  s. 2961.

[35] Bilal Þimþir, “Ermeni Propagandasýnýn Amerika Boyutu Üzerine”, Tarih Boyunca Türklerin Ermeni Toplumu ile Ýliþkileri Sempozyumu, Ankara 1985, s. 97.

[36] Türkler-Ermeniler ve Avrupa, s. 42; 9 Eylül 1895 tarihli “Liberal” gazetesi, Ýstanbul olaylarýndan bahsederek, bu güne kadar kendi halinde yaþayan bir takým halkýn isyan ettiðinden polisin önlemeye mecbur olduðunu, olaylarýn çýkmasýnda Ýngiltere’nin Ýncil Cemiyetleri aracýlýðýyla Ermenileri hýrslandýrarak tahrik ettiðinden kimsenin þüphesi olmadýðýný belirtiyordu. Yine ayný yazýda Ýngiliz donanmasýnýn boðazdan geçerek onlara yardým edeceðini resmen ilan eden Ýngiliz hükümeti, Rusya hududu üzerinde bir tampon Ermeni prensliði kurumak arzusunda olduðunu, Ýngiltere’nin kimseye bedava yardým etmeyeceðini, kuvvetliler karþýsýnda alçak ve aciz, zayýflar karþýsýnda ise küstahlaþarak kendi menfaatleri için Ermenileri, Osmanlý devletine karþý isyan ettirdiðini belirtiyordu. [Bkz., Hariciye Nazýrý Sait Paþadan Mabeyn Baþkitabetine (19 Ekim 1895), BOA, Yýldýz Esas Evraký, Dosya no: 86/5, Gömlek no: 493.] Ýngiltere’de yapýlan kýþkýrtmalarýn nedeni, güya Ermenilerin içinde bulunduklarý olumsuzluklarý kamuoyuna duyurularak, bir çözüm bulmaya yönelik olduðu söyleniyordu. Oysa bu uydurma ve kýþkýrtmalarý yapanlar özellikle Ýngiliz ajanlarýydý. Bkz., Londra Büyükelçisi Rüstem Paþadan Hariciye Nazýrý Sait Paþaya (11 Þubat 1895), BOA, HNA, Endikatör: S-III, Karton no: 305, Dosya no: 51.

[37] B. Þimþir, “Amerikan Boyutu Üz...”, s. 119; Amerikan ve Ýngiliz misyonerlerinin Ermeniler üzerindeki amaçlarý için ayrýca bkz., BOA; HNA, Endikatör: S-III, Dosya no: 32, Karton no:300, Ýç no:20, Evrak no: 17118/142.

[38] B. Þimþir, “Amerkan Boyutu Üzer...”, s. 103; Bu arada Amerikan Protestan Misyonerlerinden Elias Riggs, Ermenice bir Ýncil ile birlikte sadece Türkçe bilen Ermenilere Ermenice öðretmek için bir de kitap hazýrladý. bkz., Salim Cöhce, “Osmanlý Ermeni Toplumunda Siyasallaþma Çabalarý”, Ermeni Araþtýrmalar C: 2, S: 8, (Kýþ 2003), s. 59.

[39] Tülay Duran, “Talori Olaylarýndan Sonra Siyasi Geliþmeler Belgeleri” Ottoman Archýves Yýldýz Collectýon The Ermenýan Questýon II, Ýstanbul 1989, s. 423; Worcester’den alýnan bir mektuptan anlaþýldýðýna göre Amerika’ya olan Ermeni göçünün arttýðý, bunun Harput’taki bir veya iki dernek tarafýndan Ýstanbul ve Amerika’daki ayanlar marifetiyle yapýlýyordu. [Bkz., Vaþington Elçisi Mavroyani Beyden Hariciye Nazýrý Sait Paþaya (6 Þubat 1891), BOA, BEO, Dosya no: 23199-23804.] ayrýca Rus vapur þirketinin Giresun acentesinde simsarlýk eden Osmanlý Ermeni’si Mýgýrdýç da Amerika’ya gidenleri teþvik ediyordu. [Bkz., Hariciye Nazýrý Sait Paþadan Dahiliye Nazýrý Rýfat Paþaya (5 Kasým 1892), BOA, HNA, Endikatör: M.T., Karton no: 708.] Bahsi geçen dönemlerde Harput baþta olmak üzere Anadolu þehirlerinden Amerika’ya yoðun bir göç olayý yaþandý. Amerika’ya 1891 yýlýnda Osmanlý topraklarýndan giden göçmen miktarý 3957 kiþi idi. 1892 yýlýnda Amerika’ya gelen göçmen sayýsý 560319’a 1893 yýlýnda ise 623084 ulaþtý. Bunlardan 6335’inin Osmanlý tebaasýndan olup, 2728’inin Ermeni olduðu bilinmektedir. [Bkz., Documents Dýplomatýques Ottomans Affaýres Armenýennes (1886-1893) I, (nþr. B. Þimþir), Ankara 1985, s. 243.] Anadolu’da 1846 yýllarýnda dört Protestan kilisesi varken 1870’e gelindiðinde bu sayý 73’e çýktýðý gibi Protestan cemaat sayýsý da yaklaþýk 20 bin’e yükseldi. 1900’de kilise sayýsý 112’yi, cemaatin büyüklüðü ise 50 bini aþtý. Ýþte bu geliþmeler Amerika’ya göçü artýrýcý nedenlerden bazýlarýdýr. Bkz., Ýlhan Tekeli- Selim Ýlkin, Osmanlý Ýmparatorluðunda Eðitim ve Bilgi Üretim Sisteminin Oluþumu ve Dönüþümü, Ankara 1993, s. 114.

[40] Sadrazam Sait Paþadan Mabeyn Baþkitabetine (2 Temmuz 1895), BOA, Yýldýz Sadaret Hususi, Dosya no: 331, Sýra no: 82, Evrak no: 95.

[41] Vaþington Sefiri Mavroyeni Beyden Hariciye Nazýrý Tevfik Paþaya (23 Kasým 1895), BOA, HNA, Endikatör: T.S., Karton no: 94, Evrak no: 260; Amerikan Baþbakaný kongrenin açýlýþýnda; Osmanlý topraklarýnda yaþayan Amerikan vatandaþlarýnýn himayesi için Ýstanbul Amerikan sefiri tarafýndan etkin giriþimlerde bulunulduðu ve harp gemileri göndermek gibi her türlü imkânýn kullanýldýðýný söyledi. Büyük devletlerin antlaþmalardan aldýklarý yetkiyle Osmanlý devletine müdahale edeceklerini ümit ettiðini, Hýristiyan bir hükümetin baþkaný olarak Hýristiyan azýnlýklarýn haklarýnýn korunmasý için gayret sarf edeceðini bildirdi. Bkz., Vaþington Sefiri Mavroyeni Beyden Hariciye Nazýrý Tevfik Paþaya (3 Aralýk 1895), BOA, HNA, Endikatör: S-III, Karton no: 310, Dosya no: 57, Ýç no: 1, Evrak no: 434.

[42] Mesela; Muþ Ermeni ahalisinden üç kiþi, papaz Þamir aracýlýðýyla Boston’daki Amerikan misyoner meclisine gönderdikleri mektupta; Ermenilerin Anadolu’da oturduklarý bölgede kýtlýk olduðunu Sasun’dan geriye kalanlara yardým gönderilmesinin istendiðini Avrupa devletleri tarafýndan yapýlan çabalara Amerika’nýn da katkýda bulunmasý istenmekteydi. Bkz., Vaþington Sefiri Mavroyeni Beyden Hariciye Nazýrý Turhan Paþaya (1 Aðustos 1895), BOA, HNA, Endikatör: T.S., Karton no: 92, Evrak no: 153.

[43] B. Þimþir, “Amerikan Boyt. Üzer...”, s. 100; 18 Nisan 1895 tarihinde New York ve civarýndaki Ermeniler, Amerika’daki ýrktaþlarýný Ermeni meselesine bir çare bulmalarý için topladýlar. Toplantýda para ile yapýlacak iþlerin tespiti, Amerika’daki göçmen ve yerli Ermenilerin dileklerini Amerikan hükümetine ulaþtýrmak ve Ermenilerde milliyetperverlik hislerini artýrma konusu tartýþýldý. Toplantýnýn baþkanlýðýna, Merzifon Protestan eski Vaizi Artin Filyan getirildi. [Bkz., Zaptiye Nazýrý Nazým Paþadan Mabeyn Baþkitabetine (9 Mayýs 1895), BOA, BEO, Mühimme Kalemi, Muzýr Gazete, Karton no: 39, Ýç no: 39, Evrak no: 4303/32.] Adý geçen Vaizin Hýnçak komitesine baðlý olduðu ve daha önce de Ermenilere yardým topladýðý Osmanlý hükümetince bilinmekteydi. Bkz., Hariciye Nazýrý Sait Paþadan Vaþington Elçisi Mavroyeni Beye (14 Nisan 1894), BOA, HNA, Endikatör: S-III, Karton no: K. 280, Ýç no: 36, Evrak no: 8325/43.

[44] B. Þimþir, “Amerikan Boy. Üzr...”, s. 102; A. Küçük, a.g.e., s.97; Washington Sefiri Mavroyeni Beyden Hariciye Nazýrý Tevfik Paþaya gönderilen 27 Kasým 1895 tarihli raporda; “Christian Herald” gazetesinin çok miktarda para topladýðý, buna New York ve Boston’daki komitelerinde topladýklarý miktar eklendiði takdirde bir hayli yekûn tutacaðý, bu paranýn Osmanlý Ermenilerine daðýtýlmasý halinde Amerikan misyonerlerinin Anadolu’daki Ermeniler üzerinde büyük bir nüfuz elde edeceklerini belirtmektedir. Bkz., BOA, HNA, Endikatör: T.S., Karton no: 104, Dosya no: 1, Evrak no: 269.

[45] Bkz., Hüseyin Nazým Paþa, Ermeni Olaylarý Tarihi II, Ankara 1994, s. 320.

[46] Merzifon ve Ýstanbul’da bulunan Amerikan misyonerleri tarafýndan gönderilen mektuplara atfen Londra’da “Daily News” gazetesinde yayýnlanan buradan da iktibas edilerek, Amerikan gazetelerinde haber edilen Merzifon ve Kayseri’de Ermeni katliamý yapýldýðýna dair haberler çýktý. Osmanlý topraklarýnda misafir olarak bulunduklarýndan politikaya karýþmamalarý gereken Amerikan misyonerleri, Amerikan kamuoyunu Osmanlý devleti aleyhine kýþkýrtmak için Ermeni ihtilalcileriyle ayný paralelde mesai yaptýklarý bir notayla Amerikan Hariciyesine bir kez daha bildirildi. Bkz., Vaþington Sefiri Mavroyeni Beyden Hariciye Nazýrý Tevfik Paþaya (11 Aralýk 1895), BOA, HNA, Endikatör: T.S., Karton no: 102, Evrak no: 289.

[47] Vaþington Sefiri Mavroyeni Beyden Hariciye Nazýrý Tevfik Paþaya (11 Kasým 1895), BOA, HNA, Endikatör: T.S., Karton no: 94, Evrak no: 253.

[48] E. Z. Karal, Osmanlý Ýmparatorluðunda Ermeni Meselesi, s, 7.

[49] Vaþington Sefiri Mavroyeni Beyden Hariciye Nazýrý Turhan Paþaya (20 Eylül 1895), BOA,HNA, Endikatör: T.S., Karton no: 87, Evrak no: 183.

[50] Akgün, Seçil, General Harbord’un Anadolu gezisi ve Ermeni Meselesine Dair Raporu, Ýstanbul 1981,              s. 17.

[51] E. Uras, a.g.e. s. 571; Ayrýca Bkz., Ermeni Komitelerinin Ýhtilal Hareketleri …, s. 34; Bu dönemi daha çok Ýngiltere ile Fransa’nýn tesiri altýnda, Balkan komiteleri, Ermeniler ve Yahudilerle ortaklaþa icra edilen iktidar dönemi olarak nitelendirmek mümkündür. Bkz., Recep Þahin, Tarih Boyunca Türk Ýdarelerinde Ermeni Politikalarý, Ýstanbul 1988. s. 208.

[52] Nurþen Mazýcý, Belgelerle Uluslararasý Rekabette Ermeni Sorununun Kökeni (1878-1918), Ýstanbul 1987, s. 64.

[53] Ýsmail Kayabalý, Cem Ender Arslanoðlu, “Ermenilerin Türklerle Münasebetleri”, Türk Kültürü, S: 126, Nisan 1973, s. 467.

[54] Ermeni Komitelerinin Ýhtilal Hareketleri..., s. 93; Azmi Süslü, Ermeniler ve 1915 Tehcir Olayý, Ankara 1990, s. 43.

[55] E. Uras, a.g.e., s. 577; Dikran Kevorkyan, “Ermeni Meselesinde Tehcire Amil Olan Sebepler”, Tarih Boyunca Türklerin Ermeni Toplumu ile Ýliþkileri Sempozyumu, Ankara 1985, s. 299.

[56] E. Uras, a.g.e., s. 580.

[57] Askeri Tarih Belgeleri Dergisi, (nþr. Genelkurmay Askeri Tarih ve Stratejik Etüt Bþk.) , S: 83, Mart 1983, Ermeni Belgeleri Özel Sayý: II, Ankara 1983, s. 3; D. Kevorkyan, a.g.m., s. 300.

[58] Ý. Kayabalý ve C. Arslanoðlu, a.g.m., s. 467.

[59] Necati Ökse, “Ermeni Sorunun Doðuþu, Tehcir Kanunu ve Uygulanmasý”, Tarih Boyunca Türklerin Ermeni Toplumu ile Ýliþkileri Sempozyumu, Ankara 1985, s. 272.

[60] Ermeni Komitelerinin Ýhtilal Hareketleri..., s. 76

[61] M. K. Öke, a.g.e., s. 103.

[62] A. Süslü, a.g.e., s. 39.

[63] Ergünöz Akçora, Van ve Çevresinde Ermeni Ýsyanlarý (1896-1916), Ýstanbul 1994,  s. 132.

[64] A. Süslü, vd., a.g.e., s. 199.

[65] Y. T. Kurat, a.g.m., s. 233.

[66] BOA., DH. ÞFR., Nr.52/282; Ayrýca Bkz., Ermenilerin baþka bölgelerde yerleþtirme nedenleri hakkýnda Hariciye Hukuk Müþaviri Mehmet Münir Beyin raporu. BOA, DH, ÞFR, Nr: 70/92.

[67] Bu konuda geniþ bilgi için bkz., Davut Kýlýç, “1915’te Tehcir Edilmeyen Ermeniler”, I. Türkiye Kongresi Bildirileri II, (20-21 Nisan 2002) Ankara 2003, ss. 113-120. Ayrýca bu konudaki Arþiv Belgelerinden bazýlarý için bkz., BOA, DH, ÞFR, Nr: 54 / 54; BOA, DH, EUM, 2.Þb. 68 / 101; BOA, DH, ÞFR, Nr: 63 / 135; BOA, DH, ÞRF, Nr: 54-A / 382.

[68] Bkz., Ýbrahim Etem Atnur, “1918 Yýlýnda Osmanlý Devleti ve Ermeni Meselesi”, Ermeni Araþtýrmalarý I. Türkiye Kongresi Bildirileri I, Ankara 2003, s.395. Bu durumdan faydalanarak tekrar dönenlerin sayýsý tam olarak bilinmemekle birlikte Halaçoðlu bir Amerikan arþiv belgesine atfen 644.900 Ermeni’nin eski yerlerine yeniden döndüðünü belirtir. Bkz., Y. Halaçoðlu, a.g.e., s.106; Bu konuda Osmanlý devletinin uygulamalarý için ayrýca bkz., Mehmet Çevik, “Ermenilerin Tehcir Sonrasý Geri Dönüþü ile Ýlgili Osmanlý Devletinin Uygulamalarý”, Ermeni Araþtýrmalarý I. Türkiye Kongresi Bildirileri II, Ankara 2003, ss.121-128; Cemalettin Taþkýran, “Türk-Ermeni Ýliþkileri, Tehcir Olayý ve Sözde Soykýrým”, Osmanlý’dan Günümüze Ermeni Sorunu, (nþr. H. C. Güzel), Ankara 2001, ss.209-224.

[69] R. G. Hovannisian, on the Road to Independence 1918, Los Angeles 1967, s.453’den naklen M. Kemal Öke, Ermeni Sorunu, Ýstanbul 1996, s.334.

[70] Talat Paþa’nýn Anýlarý, (nþr. Alpay Kabacalý), Ýstanbul 2000, s.14.

[71] Arþavir Þýracýyan, Bir Ermeni Teröristin Ýtiraflarý, (nþr. K. Mustafa Oraðlý), Ýstanbul 1997, s.185.

[72] A. Þýracýyan, a.g.e., s.277.

[73] Alpay Kabacalý, Türkiye’de Siyasal Cinayetler, Ýstanbul 1993, s.237.

[74] Arnold Toynbee, Türkiye Bir Devletin Yeniden Doðuþu, (nþr. Kasým Yargýcý), ? 1971, s.171; Ercüment Kuran “Tarihte Türkler ve Ermeniler”, Osmanlý’dan Günümüze Ermeni Sorunu, (nþr. H. C. Güzel), Ankara 2001, s.46; Lozan Konferansýna giden Türk heyetine konferans boyunca takip edeceði 14 maddelik bir talimat verilmiþti. Bu talimatýn ilk maddesi Ermeni yurdu ile ilgili idi: “Þark Hududu: (Ermeni Yurdu) mevzubahis olamaz. Olursa inkita-ý müzakereyi mucib olur.” Denmekteydi. Bkz., Atatürk’ün Milli Dýþ Politikasý (Milli Mücadele Dönemine Ait 100 Belge) I, (nþr. Kültür Bakanlýðý), Ankara 1992, s.497 vd.

[75] Bu konuda geniþ bilgi için bkz., Bilal N. Þimþir, Lozan Telgraflarý (1922-1923) I-II, Ankara 1990

[76] Bilal N. Þimþir, Ermeni Meselesi 1774-2005, B.y.y., 2005, s.188.

[77] E. Uras, a.g.e., s.L.; Bu örgütler Ýkinci Dünya Savaþýndan sonra bloklara ve yaþadýklarý ülkenin politikasýna uygun Türkiye dýþýnda kalan dinî merkezlerde yuvalanmalarýný sürdürecektir. Mesela; Eçmiyazin Katoðikosluðu Hýnçak gruplarýn etkisi ve kontrolü altýndayken, Antilyas Katoðikosluðu ise Taþnak gruplarýn etkisi altýnda kalacaktýr. Bkz., E. Uras, a.g.e., s.LXIII.

[78] Diaspora Ermenilerinin bu ülkelerdeki durumlarý için bkz., Cemalettin Taþkýran, “Ermeni Diasporasý Nedir? Ne Ýstiyor?” Ermeni Araþtýrmalarý I. Türkiye Kongresi Bildirileri III, Ankara 2003, s.5 vd.

[79] Necla Basgün, Türk-Ermeni Ýliþkileri Abdulhamid’in Cülusundan Zamanýmýza Kadar, Ýstanbul 1973, s.121; Bu geliþmelerden rahatsýz olan Türk Ermenileri olaylarý tasvip etmediklerini ve Türk Bayraðý altýnda mesut olduklarýný belirtir beyanatlar verdiler. Bkz., 9 ve 10 Nisan 1965 tarihli Hürriyet Gazetesi.

[80] Cemalettin Taþkýran, a.g.m., s.10.

[81] Ermeni terörü ve Asala’nýn oluþumu için bkz., Hasan Selçuk Köni, “Uluslararasý Terörizmin Bir Boyutu Olarak 1974’ler Sonrasý Ermeni Terörü”, Tarih Boyunca Türklerin Ermeni Toplumu ile Ýliþkileri Sempozyumu, (8-12 Ekim 1984 Erzurum), Ankara 1985, ss.201-205; Y. Atila Þehirli, “Asala’nýn Ortaya Çýkýþý, Eylemleri, Ýliþkileri ve Sonu”, Dünden Bugüne Türk Ermeni Ýliþkileri (nþr. Ý. Bal,. M. Çufalý), Ankara 2006, ss.651-680; Yavuz Cankara vd., “Ermeni Terörü ve Asala Terör Örgütü”, Dünden Bugüne Türk Ermeni Ýliþkileri (nþr. Ý. Bal,. M. Çufalý), Ankara 2006, ss.681-699; Ýhsan Bal, “Ermeni Terörü ve Dýþ Baðlantýlarý”, Ermeni Araþtýrmalarý I. Türkiye Kongresi Bildirileri II, Ankara 2003, ss.475-477.

[82] Þehit diplomatlarýn katledildikleri yerler ve kimlikleri hakkýnda geniþ bilgi için bkz., Bilal N. Þimþir, Þehit Diplomatlarýmýz 1973-1994 I-II, Ýstanbul 2000; http://www.ermenisorunu.gen.tr/turkce/diplomatlar/index.html, (03.02.2007).

[83] Ermeni tasarýsýný kabul eden ülkeler ve özel kuruluþlar için bkz., Ömer E. Lütem, “Olaylar ve Yorumlar”, Ermeni Araþtýrmalarý, C: 4-5, S: 16-17, (Kýþ 2004-Ýlkbahar 2005), s.36-72.

[84] Türkiye Gazetesi 08.05.2004.

[85] http://www.hyetert.com/haber3.asp?AltYazi=AnaSayfa&Id=9949&DilId=1, (05.10.2004); Amerika’daki diaspora faaliyetleri için ayrýca bkz., Þenol Kantarcý, Amerika Birleþik Devletleri’nde Ermeniler ve Ermeni Lobisi, Ýstanbul 2004.

[86] Zaman Gazetesi, 16.01.2006.


 

 ----------------------
* Fýrat Üniversitesi Ýlahiyat Fakültesi Öðretim Üyesi -
- ERMENÝ ARAÞTIRMALARI, Sayý 23-24, 2006
    ï¿½ï¿½eri�e Yorum Yaz    Yazd�r    Tavsiye Et

   «  Geri
Yorumlar

Hen�z Yorum bulunmamaktad�r.


 
 
ERAREN - Ermeni Ara�t�rmalar� Enstit�s�

Bu site en iyi 1024 x 768 �z�n�rl�kte g�r�nt�lenir.