Öz:Bu makalede Ermenistan’ýn tarihteki demografik yapýsýndan hareketle, geçmiþten günümüze Ermenistan coðrafyasýnda hangi topluluklarýn yaþadýðý, günümüzde Ermenistan’daki etnik azýnlýklarýn genel durumu ve söz konusu azýnlýklarýn eðitim, kültürel, sosyal ve siyasal alanlarda karþýlaþtýklarý sorunlar incelenecektir. Ayrýca ülkedeki azýnlýklarýn hangi dönemlerde bu coðrafyaya geldikleri, bölgeye geliþ nedenleri ve bugünkü durumlarý üzerinde durulacaktýr.
Anahtar Kelimeler:Ermenistan’da Azýnlýklar, Yezidi Kürtler, Ermeniler, Türkler,Azeri Türkleri, Ruslar
Abstract:This article aims to examine the communities of the Armenian region throughout the history with respect to the historical demographic structure of . Ethnic minorities in the will be generally discussed and the educational, cultural, social and political problems they face will be examined. Additionally historical settlement of minorities in the region, their reasons for coming and their current situation will be analyzed.
Key Words:Ethnic Minorities in , The Kurdish Yezidis, Armenian, The Turks, The Azerbaijanis, The Russians
Giriþ
Makalenin birinci bölümünde Ermenistan’ýn demografik yapýsý genel olarak ele alýnarak, geçmiþte burada hangi topluluklarýn yaþadýðý, Ruslarýn bölgeyi iþgalinin ardýndan buradaki nüfus deðiþimleri ve Ermenilerin burada yaþayan diðer topluluklarý bölgeden sürmeye yönelik faaliyetleri ele alýnacaktýr. Daha sonra bugünkü Ermenistan coðrafyasýna geçmiþte hangi topluluklarýn geldiði ve söz konusu topluluklarýn bölgeye geliþ nedenleri üzerinde durulacaktýr. Ayrýca geçmiþten günümüze azýnlýklarýn Ermenistan’da ne tür ayrýmcýlýklara maruz kaldýklarý, eðitim, kültürel ve sosyal alanlardaki temel hak ve özgürlükler konusunda karþýlaþtýklarý kýsýtlamalar üzerinde de durulacaktýr.
Sonuç bölümünde ise resmi kaynaklarda ve bazý Ermeni yazarlarýn eserlerinde ülkedeki azýnlýklarýn konumu ve yaþam standartlarý hakkýnda edinilen bilgilere dayanýlarak Ermenistan yönetiminin azýnlýk politikalarý deðerlendirilmeye çalýþýlacaktýr.
I.Ermenistan’ýn Demografik Yapýsý
Günümüzde Ermenistan’da on iki etnik azýnlýk topluluðu yaþamaktadýr. Bunlardan beþi diðer etnik gruplara oranla daha yoðundur. Nüfusun neredeyse %97’sinin Ermenilerden oluþtuðu ülkede azýnlýklar nüfusun %3’lük bir bölümünü temsil etmektedirler. Söz konusu azýnlýk gruplarý içerisinde Yezidiler, Ruslar, Asuriler, Yunanlýlar, Yahudiler, Beyaz Ruslar, Polonyalýlar,Molokanlar (Malakanlar), Almanlar ve Ukraynalýlar bulunmaktadýr. Görüldüðü gibi bu etnik gruplar içerisinde Türkler yer almamaktadýr. Ancak Ermenistan Cumhuriyeti kurulmadan önce Erivan eyaletinin tarihteki yerine baktýðýmýzda geçmiþte burada Türklerin yaþadýðý ve hatta nüfusun yarýsýndan çoðunun Türk olduðu görülmektedir.
Ermenistan’daki azýnlýklara deðinmeden önce Erivan (Revan) eyaletinin tarihteki demografik yapýsýna deðinmekte yarar vardýr. Erivan Ruslar tarafýndan iþgal edilmeden önce burada 143.000 kiþi yaþamakta ve toplam nüfusun %82,4’ini Müslüman ahali oluþturmaktaydý.[1] Ancak Bournoutian Türk-Rus savaþý öncesi Erivan vilayetindeki Müslüman ve Ermeni nüfusunu ikiye ayýrmýþ ve Müslüman gruplar içerisinde Türkler, Ýranlýlar, Tatarlar ve Kürtleri bu gruba dahil etmiþtir. Yazar Müslüman nüfusun toplamda 117.849’a tekabül ettiðini, bu dönemdeki Ermeni nüfusunun ise 25.151 olduðunu belirtmektedir.[2] 1829-1831 yýlý istatistiklerine göre ise iþgal sonrasý Ermenilerin bölgeye göç etmesiyle birlikte buradaki Ermeni nüfusunda önemli bir artýþ gözlenmiþtir.[3] Bournoutian bölgede 1832 yýlýndaki Ermeni nüfusunun 82.377 olduðunu, Müslüman nüfusunun ise 82.073 olduðunu belirtmektedir. 1850’li ve 1870’li yýllarda da yine Osmanlý topraklarýndan bölgeye Ermeni göçünün yaþanmasýyla buradaki Ermeni nüfusu Müslüman nüfusa oranla çoðunluk konumuna gelmiþtir.
1905 yýlý içindeki Ermeni komitecilerinin, bütün Güney Kafkasya’da olduðu gibi, burada da yaptýklarý katliam ve baskýlar yüzünden, Türk ahalinin azalmasý sonucu, 1914 yýlýna kadar þehrin nüfusunun artmadýðý gözlenmiþtir.[4]
1917 Bolþevik devrimi sonrasýnda, 1918 yýlýnda güney Kafkasya’nýn Ruslardan ayrýlmasý sonucu, Azerbaycan, Ermenistan ve Gürcistan’dan oluþan cumhuriyetler kurulmuþ, Erivan’da Ermenistan dâhilinde kalmýþtýr. 1920 yýlýnda Türk birliklerinin Kars ve Gümrü’yü aldýktan sonra imzalanan antlaþmalara göre[5], Erivan Türklerinin, mübadele yolu ile Türkiye’ye gitmelerine izin verilmiþtir.[6] Böylece 1920’li yýllardan itibaren Ermenistan’daki Türk nüfusunun büyük bir kýsmý baský ve zorlamalar nedeniyle Türkiye’ye gelmeye baþlamýþtýr.
19. yüzyýlýn sonlarýna kadar Osmanlý ve Ýran topraklarýndan Kafkasya’ya Ermeni göçü devam etmiþ ve Erivan eyaletindeki Ermeni nüfusu artarken buradaki Türk nüfusu ise hýzla azalmaya baþlamýþtýr.
Sonuç olarak 19. yüzyýldan itibaren Erivan eyaletine gelmeye baþlayan Ermenilerin, 1918 yýlýnda Ermenistan Cumhuriyetini kurduktan sonra buradaki nüfusun Ermenileþtirilmesi için ilk olarak bölgede yaþayan yerli halký topraklarýndan zorla göç ettirdiði anlaþýlmaktadýr. Günümüzde bir çok uluslar arasý hukuk kuruluþu ve insan haklarý normlarýnýn ihlal edilerek Ermenistan’ýn Ermenileþtirilmesi politikasýnýn baþta Azeri Türkleri olmak üzere ülkedeki diðer etnik gruplara yönelik olarak halen devam etmekte olduðu da görülmektedir.
Azeri Türkleri
Mevcut Ermenistan ülkesinin, Rus iþgali öncesinde mutlak çoðunluðu oluþturan Türk ve Müslüman nüfusun arýndýrýlmasý esas olarak dört aþamada gerçekleþmiþtir. Bunlar: 1905-1907; 1918-1920; 1948-1953; 1988-1990 dönemleridir. 1801'de Gürcü Krallýðý’nýn Rusya tarafýndan ilhak edilmesiyle birlikte Kafkasya'daki Azerbaycan Türk hanlýklarýnýn Çarlýk Rusya tarafýndan iþgali baþlamýþ sýrasýyla Gence, Karabað, Þeki, Bakü, Kuba hanlýklarý Rusya'nýn egemenliði altýna girmiþtir. Osmanlý-Rus Savaþý sonunda imzalanan Bükreþ Anlaþmasý ileRuslar Kafkasya'da güçlenmeye baþlamýþ ve Ruslarla Kaçarlar arasýnda imzalanan Gülistan ve Türkmençay Antlaþmalarý ile Ruslar Revan (Erivan) ve Nahçývan hanlýklarýný ele geçirmiþtir. Osmanlý-Rus savaþý sonucunda imzalanan Edirne antlaþmasýyla birlikte Osmanlýnýn da Türkmençay antlaþmasýný kabul etmesi Ruslarýn Güney Kafkasya’ya hakim olmasýný saðlayan son savaþ olmuþtur.[7] Ruslar baþta Gülistan ve Türkmençay olmak üzere bu iki antlaþma sonucu elde ettiði bölgelerde kýsa sürede bir ‘Ermeni vilayeti” oluþturmuþtur. George A. Bournoutian söz konusu dönemde Ermeni Vilayeti’nde iþgal öncesi 117 bin Müslüman (yüzde 82,4), 25 bin Ermeni (yüzde 17,6) olmak üzere toplam 143 bin kiþinin yaþadýðýný ileri sürmektedir. [8]
Rusya’nýn Ýran ve Anadolu’da yaþayan Ermenileri Kafkasya’da bir araya getirmesi sonucu bölgenin etnik nüfusu kýsa sürede deðiþmiþ ve 1832’ye gelindiðinde Ermeni Vilayeti’nin nüfusunun 164 bine ulaþtýðý ve bunun da yarýsýnýn Ermeniler’den ibaret olduðu görülmektedir.G. Bournoutian, Rus iþgali sonucunda bölgeden göç ettirilen Müslüman nüfusunu da göz önünde bulundurarak, yalnýz 35 bin Müslüman bölgeden göç ettikten ve 56 bin Ermeni bölgeye getirildikten sonra Ermenilerin Ermeni Vilayetinde bir çoðunluk oluþturabildiklerini belirtmektedir.[9]
Rusya’nýn Güney Kafkasya’ya hakim olmasýyla baþlayan süreçte burada yaþayan Müslüman nüfusun çeþitli baskýlarla Osmanlý ve Ýran’a göç etmek zorunda býrakýldýðý buna karþýlýk Osmanlý ve Ýran’da yaþayan Ermenilerin ise Kafkasya’ya göç ettirildiði anlaþýlmaktadýr. Söz konusu dönemde gerçekleþtirilen Gülistan, Türkmençay ve Edirne Antlaþmalarý’nda da Ermenilerin ilhak edilen yeni topraklara göç ettirilmesi hususuna deðinildiði görülmektedir.
Edirne Antlaþmasý'nýn 13. maddesine göre Ruslar tarafýndan Türkiye'nin iþgal edilen arazilerinde yaþayan Ermenilere 18 ay zarfýnda, taþýyabilecekleri emlaklarý ile Rusya vatandaþlýðýna geçme hakký, Rusya'nýn isteði üzerine verilmiþtir. Edirne Antlaþmasý gereðince, Ruslarýn Kars, Ardahan, Beyazýd, Erzurum ve diðer bölgelerden geri çekilmesi, Türklere ihanet eden Ermenileri son derece sýkýntýlý bir duruma sokmuþtu. Ermeniler yaptýklarý ihanetlerden dolayý Osmanlý Devleti tarafýndan cezalandýrýlacaklarýný düþünüyorlardý. Rus-Kafkas Ordusu Komutaný General Paskyeviç Ermenileri bu durumdan kurtarmak için, onlarý yeni iþgal edilmiþ bölgelere göç ettirmeyi ve böylece Osmanlý Devleti ile sýnýr olan bölgelerde Hýristiyanlarýn sayý üstünlüðünü saðlamaya karar vermiþ ve18 aylýk sürenin sonunda toplam 14.044 hane Ermeninin Kafkasya’nýn çeþitli bölgelerine Ruslar tarafýndan göç ettirildiði kaydedilmiþtir.[10] Mevcut Ermenistan bölgesine bir diðer Ermeni göçü de 1877-1878 Osmanlý-Rus Savaþý sýrasýnda yaþanmýþtýr. 1890’lý yýllarda meydana gelen Ermeni isyanlarý esnasýnda 400 bin Ermeninin Kafkasya’nýn çeþitli bölgelerine yerleþtiði[11] ve resmî olarak Rus yetkililer tarafýndan göç ettirilen Ermenilerin yaný sýra binlerle Ermeni ailesinin kendi baþýna Güney Kafkasya’ya yerleþtiðini de bildirmektedir.
1905 yýlýnda ise Rus devrimiyle birlikte Taþnaksütyun partisi üyeleri terörizm faaliyetlerinde bulunmaya baþlamýþ ve Kafkasya’da yaþayan Müslümanlara yönelik çeþitli saldýrýlarda bulunmaya baþlamýþlardýr. Ermenistan ordusunda subay olarak görev yapmýþ olan Ohannes Apresyan bu durumu þöyle özetlemiþtir: “1905 Türk-Ermeni savaþýnda biz Ermeniler çok daha iyi dövüþtük. Bizimkilerin çoðu Rus ordusunda askerlik yapmýþ ve talim görmüþ insanlardý. Keza bizler zengindik ve daha iyi silahlanmýþtýk. Türkler Rusya’da askere alýnmazlar ve askeri eðitim görmezlerdi. Fakir insanlardý ve býçaklarýndan baþka bir silahlarý da pek yoktu”.[12] Söz konusu saldýrýlar sýrasýnda kaç kiþinin öldüðü bilinmemekle beraber 3100 ile 10.000 kiþinin öldüðü tahmin edilmektedir.
Rus iþgali öncesinde,1827’de nüfusunun yüzde 82’sini Türk ve Müslümanlarýn oluþturduðu bugünkü Ermenistan ülkesi, uygulanan etnik temizlik politikasý sonucunda tamamen Türk ve Müslüman nüfustan arýndýrýlmýþtýr. Bu süre içinde üst üste 520-550 bin arasýnda Türk ve Müslüman ya öldürülmüþ ya da göç etmek zorunda býrakýlmýþtýr.[13]
Yýllar
Öldürülen ve Göç Etmek Zorunda Býrakýlan
Türk ve Müslüman Nüfus
1828
35 bin
1905-1906
Bilinmiyor
1918-1920
220-249 bin
1948-1953
53 bin
1988-1989
208-217 bin
Toplam
516-554 bin
Sonuç olarak Rusya’nýn Osmanlý ve Ýran topraklarýnda yaþayan Ermenileri Kafkasya coðrafyasýnda bir araya getirmesinin asýl nedeninin bir Ermeni coðrafyasý yaratmaktan çok o dönemde Osmanlý ve Ýran’a karþý bölgede güvenlik koridoru oluþturmak olduðunu söylemek mümkündür.Ruslarýn bugünkü Ermenistan bölgesini iþgal etmeden önce burada Ermeni nüfusundan çok Türklerin yaþadýðý, Ruslarýn bölgeyi iþgaliyle birlikte Rus politikalarýna uygun olarak buraya Ermeni nüfusun yerleþtirildiði görülmektedir. Bu nüfus bugünkü Ermenistan dediðimiz coðrafyada yaþayan Müslümanlarýn bir kýsmýný öldürerek bir kýsmýný da çeþitli baskýlarla bu topraklardan sürmüþtür. Bu tür politikalar sonucu günümüzde Ermenistan’da neredeyse hiç Türk nüfusu kalmamýþ olup, Ermenistan nüfusu bilinçli bir þekilde homojenleþtirilmiþtir.
Yezidiler
Kafkasya’da yaþayan Yezidi topluluðunun kökenleri Kafkasya’nýn Çarlar tarafýndan fethedildiði tarihe kadar gitmektedir. Ermenistan’daki Yezidi nüfusunun 18. yüzyýldan itibaren kaydedildiði görülmekle birlikte bu dönemde bölgedeki Yezidilerle ilgili önemli bilgileri 1830’larda o dönemde Erivan’daki bir okulun müdürü olan Ermeni Edebiyatýnýn öncülerinden Haçatur Abovyan tarafýndanyapýlan araþtýrmalar oluþturmaktadýr. Abovyan, Yezidi ve Ermeni topluluklarýn arasýnda bulunan tarihsel dostluklarýnýn yaný sýra her iki topluluðun ortak pek çok geleneðinden hareketle Yezidi dininin onuncu yüzyýlda Ermeni Kilisesi içinde meydana gelen bir sapkýnlýktan türemiþ olduðuna inanmýþtýr.[14]
1860’lara gelindiðinde ise Çar’ýn serfliði ortadan kaldýran ve Kafkaslar’da aþiret reislerinin daha önce elinde bulundurduklarý yetkiyi kýsýtlayan bir dizi kararnamenin yürürlüðe girmesiyle birlikte bürokratik yönetimin yararlarý ve zararlarýnýn Yezidilere kadar ulaþtýðý görülmektedir. 1874’te Yezidiler hakkýnda, bir Ermeni hukukçu olan Solomon Adamovitch Yegiazarov tarafýndan gerçekleþtirilen etnografik-adli bir araþtýrmaya göre, bu dönemde Erivan eyaletinde yaklaþýk 8 bin Yezidi’nin yaþadýðý hesaplanmýþtýr.
1897 yýlýnda yapýlan imparatorluða ait bir nüfus sayýmýnda ise, Çarýn uyruðu olan toplam 14.726 Yezidinin bölgede yaþadýðý tespit edilmiþtir. Rusya ile Mart 1918 yýlýnda imzalanan Brest-Litovsk antlaþmasýnýn ardýndan da bir kýsým Yezidinin Ermenistan’a göç etmeye baþladýðýný belirten Guest, bu dönemde Osmanlýnýn Alexandropol’ü ele geçirdiði sýrada aralarýnda 700 Yezidi süvarinin de olduðu 4 bin kiþiden oluþan bir Ermeni kuvvetinin Sardarabad’da güney kolu kontrol altýnda tuttuðundan bahsetmektedir. Bu dönemde Yezidilerin Ermenilere büyük oranda yardýmda bulunduklarýna deðinen yazar, 1918-1920 yýllarý arasýnda kurulan ilk Ermeni Cumhuriyeti’nin parlamentosunda[15] Yezidilerin bir milletvekili ile temsil edildiðini ve bu milletvekilinin Sürmeli’den Timurlu Yusuf Beg olduðunu belirtmektedir.[16]
1920’li yýllarda ise ilk kez Ermenistan’da Yezidi çocuklarý için bir ilkokul açýldýðý ve ders kitaplarýnýn basýldýðý da bilinmektedir.[17] Sovyetler Birliði döneminde 1926 yýlýnda yapýlan bir nüfus sayýmýna göre Sovyetler’de toplam 14.523 Yezidi Kürt nüfusu olduðu kaydedilmiþtir.[18]
Sovyetler Birliðinin giderek zayýflamasý ve yýkýlmasýyla birlikte Ermenistan’daki Yezidi toplumunun aþiret yapýsý da git gide þeyh, pir ve müritlerden oluþan ve birbirine sýkýca kenetlenmiþ bir yapý doðrultusunda evrimleþmiþtir. 1989 yýlýna kadar yapýlan tüm nüfus sayýmlarýnda kendilerini Kürt kategorisine koymaya devam eden Yezidiler, Ermenistan’ýn Azerbaycan topraklarýný iþgaliyle birlikte bir çok Müslüman Kürt grubuyla birlikte Ermenistan’ý terk etmek zorunda kalmýþlardýr.
2001 yýlýnda yapýlan sayýma göre Ermenistan’daki Yezidi nüfusunun 55 bin olduðubu nüfusun yaklaþýk olarak 5 bininin Erivan’da yaþadýðý, geriye kalan nüfusun ise daha çok Aragats, Armavir, Aþtarak, Talin, Artaþat, Abovyan, Eçmiyazin ve Masis bölgeleriyle Erivançevresindeki bazý köylerde yaþadýklarý kaydedilmiþtir.[19] Ayrýca Sert ve Redvan arasýnda kalan ve bu bölgeye yakýn köylerde de yine Yezidi nüfusuna rastlamak mümkündür.[20]1990'da Ermenistan parlamentosu Yezidilerin devlet anayasasýnda farklý bir ulus olarak tanýmlanmasý kararý almýþtýr. Bu tarihten itibaren Yezidilerin Kürt olmadýðý tezi hükümet tarafýndan ýsrarlý bir þekilde iþlenerek sýk sýk gündeme getirilmiþtir.[21] Ermenistan’da Müslüman Kürtlerle Yezidi Kürtlerin bu þekilde ayrýþtýrýlmasýnýn zaten çok küçük bir nüfusa sahip olan azýnlýklarýn hükümet yoluyla kendi aralarýnda bölünmelerinin saðlandýðý görülmektedir.[22]
Sonuç olarak Kafkasya’daki bu küçük Yezidi topluluðunun geçmiþte baþta Ruslar olmak üzere Osmanlýlarýnda yanýnda yer almýþ olduklarý ancak deðiþen dengeler doðrultusunda kendilerinin de taraf deðiþtirmek zorunda kaldýklarý dönemlerin olduðu görülmektedir. Ayrýcasavaþ sýrasýnda Ermeni ordularýnda da görev alan Yezidilerin geçmiþte bugünkü konumlarýna oranla daha aktif olduklarý da anlaþýlmaktadýr. Bir çok Kafkas ülkesinde yaþayan Yezidilerin Ermenistan’a göç ediyor olmasýna raðmen[23] ülkedeki Yezidi nüfusunun giderek azalma eðilimi göstermesi Ermenistan yönetiminin azýnlýk politikalarýyla doðrudan baðlantýlýdýr. Özellikle Ermenistan’a oranla ekonomik yönden daha iyi durumda olan Gürcistan’da yaþayan Yezidilerin Ermenistan’a gelme eðilimi içinde olmasý ise kendi içinde çeliþki arz etmektedir.[24] Buna raðmen son yýllarda zor yaþam koþullarý ve Ermenistan Hükümetinin baskýlarý nedeniyle birçok Yezidinin baþka ülkelere özellikle de Rusya’ya göç ettiði de bilinmektedir. SSCB’nin daðýlmasýyla birlikte ortaya çýkan ekonomik problemler ve Ermenistan’daki diðer toplumlarý dýþlamaya yönelik milliyetçi hareketlerin kuvvetlenmesi nedeniyle Avrupa’ya göçün arttýðý da görülmektedir.Özellikle Yezidilerin rahatsýzlýklarýný dile getirebilecekleri herhangi bir resmi kurum ya da kuruluþun olmamasý ve günümüzde Ermenistan parlamentosunda herhangi bir Yezidi temsilcisinin bulunmamasý Yezidilerin yaþam koþullarýný zorlaþtýran bir baþka etkendir. Nitekim günümüzde Ermenistan’da sadece Ermenistan Cumhuriyeti Bakanlar Konseyinin Dini Ýliþkiler Komitesinin altýnda Yezidi Dini Temsilciliði sýfatýyla Yezidilerin temsil edildiði bir resmi kurum bulunmaktadýr.
Gerek Ermenistan hükümetinin azýnlýk politikalarý nedeniyle ve gerekse de Yezidilerin kendi içlerine kapanýk bir topluluk olmalarý nedeniyle, çok az bir grup Yezidi devlet dairelerinde önemli görevlerde yer almýþlardýr. Özellikle son dönemlerde Ermenistan’daki Sivil Toplum Örgütlerinin de katkýsýyla Yezidilerin daha da toplumla iç içe yaþamalarý ve siyasi yapý içerisinde yer almalarýnýn saðlandýðý görülmektedir.Ermenistan’da Yezidilerle ilgili bilimsel araþtýrmalar Erivan Devlet Üniversitesi bünyesinde faaliyet gösteren Ýran Çalýþmalarý Bölümünde ve Kafkasya Ýran Çalýþmalarý Merkezinde yürütülmektedir. Bu merkezlerde daha çok Yezidilik, Yezidi Dini, Yezidi Tarihi ve Kültürü konularý incelenmektedir.
Asuriler
Ermenistan’daki ikinci etnik grup olan Asuriler ise çoðunlukla Ortodoksluk dinine mensupturlar. Ermenistan’daki Asuri nüfusunun varlýðý 1826-1828’li yýllarda yapýlan Rus-Ýran savaþlarý dönemine kadar gitmektedir. Asuriler Rus-Ýran savaþlarý sýrasýnda Rus otoritelerinin izniyle kýsa sürede Ýran’daki Urumiye bölgesinden Ermenistan’a göç etmeye baþlamýþlardýr.
Ermenistan’daki Asuri nüfusu 1980 yýlýnda yapýlan bir sayýma göre 9.000 olarak kaydedilmiþtir. Ekonomik nedenlerle baþlayan göçün ardýndan Ermenistan’da Asuri nüfusu azalmýþ yaklaþýk olarak 8.000 kiþi kalmýþtýr. Bu nüfusun ise 500’ünün Erivan’da yaþadýðý bilinmektedir.[25]
Ermenistan’daki Asurilerin genel olarak tarým, bahçe iþleri ve þarapçýlýk mesleklerinde çalýþtýklarý görülmekle beraber, büyük bir grup Asurinin ise daha çok entelektüel tabakayý oluþturduðu ve devletin çeþitli birimlerinde görev aldýklarý saptanmýþtýr. Ermenistan’da devlet iþlerinde de görev alan Asurilerin bu yönünün diðer azýnlýklardan farklý olarak topluma entegre olduklarýný göstermesi bakýmýndan dikkat çekici olduðunu söylemek mümkündür.
Asurilerin yakýn dönemde karþýlaþtýklarý temel sorun ülkedeki diðer etnik azýnlýklar gibi baþta iþsizlik ve eðitim problemidir. Ayrýca saðlýk, sosyal ve kültürel alanlardaki kýsýtlamalarla da karþý karþýya kalan Asurilerin siyasi alanda da resmi bir temsilcileri bulunmamaktadýr.
Asuri çocuklarý Ermenistan’daki resmi okullarda seçmeli ders olarak Asur dilini öðrenebilmektedir ancak bu derslerin belirli saatlerle sýnýrlandýrýlmýþ olmasý söz konusu dilin öðrenilmesini oldukça zorlaþtýrmaktadýr. Buna karþýn neredeyse ülkedeki tüm Asuri topluluðunun Ermenice ve Rusçayý akýcý bir þekilde kullanabildiðini söylemek mümkündür. Asuriler ülkede resmi tek sosyal ve kültürel faaliyet olarak ancak Ermenistan Cumhuriyeti Milli Eðitim Bakaný’nýn izniyle, Erivan Devlet Üniversitesi’nin Doðu Bilimleri Bölümü adý altýnda bir araya getirdikleri toplantýlarda gerçekleþtirebilmektedirler.
Ermenistan’da diðer etnik azýnlýklardan farklý olarak Asuriler ile Ermeniler arasýnda evliliklerin gerçekleþtiði ve her iki toplumda da bu tür evliliklere karþý herhangi bir negatif tutumun olmadýðý da görülmektedir. Bu tür evliliklerin oluþumunda, Diasporadaki Ermeni-Asuri yakýnlaþmasýnýn önemli bir etkisinin olduðu düþünülmektedir. Bir diðer neden ise, Ermenilerin diðer etnik gruplara oranla Asurileri daima kendilerine daha yakýn görüyor olmalarýndan kaynaklanmaktadýr. Bu yakýnlýðýn önemli nedenleri arasýnda ise tarihteortaya çýkan çoðu Ermeni ayaklanmalarýnda Asurilerin Ermenilerin yanýnda yer almýþ olmalarý gelmektedir.[26]
Yunanlýlar
Transkafkasya’daki Yunanlýlarýn geçmiþi M. Ö. 1. ve 2. yüzyýllarda baþlayan ve 13. yüzyýla kadar devam eden göç dalgasýna dayanmaktadýr. Ancak Ermenistan’daki Yunanlý nüfusunun çekirdeðini ise Ermenistan’a 18. yüzyýlda gelen maden iþçileri oluþturmuþtur. Bu dönemde aralarýnda Türkiye’nin de bulunduðu ülkelerden Ermenistan’a gelen Yunanlý maden iþçilerinin ilk göçlerinin ekonomik nedenlerle olduðu anlaþýlmaktadýr.
Ermenistan’daki Yunanlýlar Eski Yunan dilinin uzantýsý olan dilinin bir dialektiðini kullanmaktadýrlar. Ermenistan’daki tüm Yunanlýlar, hem Ermenice hem de Rusça dillerini akýcý bir þekilde kullanmaktadýr. Bugün Ermenistan’daki Yunanlý nüfusu yaklaþýk olarak 6000 civarýndadýr ve çoðunlukla Erivan, Alaverdi, Lori,Noyemberian ve Gümrü’de yaþamaktadýrlar.
Yunanlýlarýn Ermenistan’da çalýþtýklarý temel alanlar arasýnda tarým, bahçecilik ve el sanatlarý gelmektedir.Þehirdeki Yunanlý nüfus ise çoðunlukla bakýr endüstrisinde faaliyet göstermektedir. Ayrýca diðer azýnlýklardan farklý olarak yönetimde de yer alan Yunanlýlarýn, daha çok adý altýnda çeþitli sivil toplum örgütleri kurduklarý ve yönetim tarafýndan desteklendikleri görülmektedir.
Ermenistan’daki Yunan azýnlýðýnýn da Asuriler gibi yönetimle iyi iliþikler içinde olduðu görülmektedir. Bunun nedeni ise Asurilere oranla daha büyük bir Türk düþmanlýðý taþýyan Yunanlýlarýn Ermeni yönetimi tarafýndan daha çok desteklenmesinden kaynaklanmaktadýr. Nitekim ayný desteðin karþýlýklý olarak Yunanistan’daki Ermeni azýnlýðýna gösterildiði de bilinmektedir.
Gürcüler
Gürcüler tarihi geçmiþleri nedeniyle Ermenilerle daima yakýn bir iliþki içerisinde olmuþlardýr.Ermenilerle Gürcülerin ortak tarihlerindeki karmaþýklýktan farklý olarak, Güney Kafkasya’daki bu iki yerli millet kültürel ve bölgesel özellikler bakýmýndan benzerlik gösterirler. Günümüzde Ermenistan’da Gürcülerin sadece Erivan ve civarýnda yaþadýklarý ve nüfuslarýnýn 100 civarýnda olduðu tahmin edilmektedir.
Ayrýca genellikle ülkedeki bu küçük Gürcü grubunun entelektüellerden oluþtuðu yönetim tarafýndan pek de desteklenmedikleri bilinmektedir. Ülkede Gürcü azýnlýklarla Ermeniler arasýnda evliliklerinin de olduðu ve bu grubun herhangi bir göç dalgasý yaþamadýðý ve buradaki nüfusun daha çok ticaretle geçindiði tahmin edilmektedir.
Yahudiler
Transkafkasya’ya Yahudilerin geliþ tarihleri M.Ö. 3. ve 4. yüzyýllara dayanmaktadýr. Özellikle Rus-Ýran savaþlarýnýn ardýndan 19. yüzyýldan itibaren Rusya’nýn da Ermenilere destek vermesiyle birlikte Ýran’ýn Urumiye ve Salmast bölgelerinden Ermenistan’a Yahudi göçü olmuþtur. Ýran’dan göç eden Yahudiler daha çok Kürt Yahudilerinin alt etnik gruplarýný oluþturmakta ve Asurca dilini kullanmaktaydýlar.
1897 yýlýnda yapýlan bir nüfus sayýmýna göre Erivan’daki Kürt Yahudi nüfusu 924 olarak hesaplanmýþtýr.[27] Söz konusu dönemde Yahudilerin kendilerine ait bir sinagoglarýnýn varlýðýndan da bahsedilmektedir. Günümüzde Ermenistan’daki Yahudi nüfusu köken itibariyle net olmamakla birlikte, 1989 yýlýnda yapýlan bir nüfus sayýmýnda 676 olarak kaydedilmiþtir.
Sayýsal olarak önemli bir nüfusa sahip olmayan Yahudilerin yaklaþýk olarak 100’e yakýnýnýn Ermenistan’da bilimsel alanlarda çalýþtýðý saptanmýþtýr. Daha çok baþkent Erivan ve çevresinde yaþayan Yahudilerle Ermeniler arasýnda evliliklerinde gerçekleþtiði görülmektedir.
Kürtler
Kafkasya’da Kürtler 10. yüzyýldan itibaren görülmeye baþlanmýþ ve bu dönemde Kürtlerin Kafkasya’ya verimli topraklarý keþfetmek amacýyla göç ettikleri kaydedilmiþtir.[28] Günümüzde Ermenistan’da daha çok Azerbaycan’la sýnýr olan bölgelerde Kürtler yaþamakta ve Karabað savaþýyla birlikte ülkedeki Azeri Türk nüfusu gibi Kürtlerin de nüfusu hýzla azalma göstermektedir. Her ne kadar Ermeni kaynaklarý söz konusu azalmayý, Kürtlerle Azeriler arasýnda yapýlan evlilikler ve kültürel benzerlikler nedeniyle yapýlan göçlere baðlasa da, aslýnda bu azalmanýn Karabað savaþýyla doðrudan baðlantýlý olduðu bilinmektedir.
Günümüzde Ermenistan’da özellikle Kürt entelektüellerinin daha çok þehirlerde yaþadýðý diðer Kürt nüfusunun ise köylerde yaþamlarýný sürdürdüðü bilinmektedir. Köylerde yaþayan Kürt nüfus Ermenistan’daki diðer bir çok etnik grup gibi tarým ve hayvancýlýkla uðraþmakta, þehirdeki entelektüeller ise daha çok mühendis, avukat, doktor ve çeþitli bilim alanlarýnda görev almaktadýrlar.
Sovyet döneminden itibaren yayýnlamaya baþladýklarý “Ria Taza” -“Yeni Yol” isimli bir gazetelerinin yaný sýra, Kürtçe yayýn yapan bir radyolarý da bulunan Ermenistan’daki Kürtlerin temel sorunlarý arasýnda eðitim ilk sýrada yer almaktadýr.Diðer etnik gruplarýn eðitimi için herhangi bir giriþimde bulunmayan Ermenistan yönetiminin son dönemde UNICEF’in de desteðiyle ülkedeki Kürt azýnlýk için okul kitaplarýnýn hazýrlanmasý içinbazý çalýþmalar baþlattýðý görülmektedir.
Ermenistan Birleþik Yazarlar Birliði departmanýnda da Kürt Yazarlar birliði adý altýnda bir birimin oluþumunu destekleyen Ermenistan yönetiminin, son dönemlerde Kürt dilinin problemlerinin çözümüyle yakýndan ilgilendiði, Erivan Devlet Üniversitesinde Kürt dili, tarihi, edebiyatý vb. konular üzerine bir çok araþtýrmalarýn yapýlmasýný desteklediði bilinmektedir.
Ermenistan’daki bazý otoritelerin buradaki Kürt azýnlýðýn Türkiye’yi desteklediði iddiasýyla zaman zaman Kürt azýnlýða kötü muamelelerde bulunduðu ve burada zaten zor koþullar altýnda yaþamaya çalýþan Kürt nüfusunun hayatlarýnýn daha da zorlaþtýrýldýðý bilinmektedir.[29] Öyleki ekonomik durumu iyi olan bir çok Kürt azýnlýðýn söz konusu baskýlar nedeniyle Ermenistan’ý terk ettiði, kalan nüfusun ise ekonomik nedenlerle herhangi bir yere gidemedikleri ve köylerde yaþadýklarý görülmektedir.
Ermenistan’da diðer bir çok azýnlýk topluluðu gibi kendilerine ait okullarý olmayan Kürt azýnlýðýn Ermeniceyi zorunlu ders olarak aldýðý ve sadece bazý okullarda seçmeli ders olarak Kürtçenin Kýrmanci lehçesini öðrenebildiði anlaþýlmaktadýr.[30]
Ermenistan’ýn Karabað’ý iþgaliyle baþlayan süreçte 1990’lý yýllarda bazý Ermeni milliyetçileri ülkedeki Yezidi Kürt ve Müslüman Kürt nüfusunun birbirinden farklý olduðu iddiasýný ortaya atmýþ ve bu yolla iki topluluk arasýnda problem yaþanmasýna neden olmuþtur.[31] Bilinçli olarak yapýlan bu ayrýþtýrmaya diðer etnik gruplarda da rastlamak mümkündür. Söz konusu iddiayla birlikte Ermenistan’da yaþayan Müslüman Kürtlerle Yezidi Kürtler arasýnda çekiþmeler yaþanmýþ ve bu sorun daha ileri boyutlara götürülmüþtür. Öyleki artýk “Ermenistan’da yaþayan tüm Müslüman Kürtlerin 1915-1918 yýllarý arasýnda Türklerle iþbirliði yaptýðý ve Ermenilere soykýrým uyguladýðý” konularý gündeme getirilmiþ ve bu nedenle Yezidi Kürtlerin Müslüman Kürtlerden ayrýþtýrýlmasý gereði üzerinde durulmaya baþlanmýþtýr.
Bu iddialarla birlikte toplumda giderek Müslüman Kürtlere yönelik nefret artmýþ ve Yezidi Kürtlerin Müslüman Kürtlerden net bir þekilde ayrýþtýrýlmasý saðlanmýþ ve burada yaþayan Müslüman Kürtler sürgün edilmeye baþlanmýþtýr. Ülkede Müslüman Kürt nüfusunun yok edilmesinin ardýndan þimdi de hedef tahtasýnda Yezidi Kürtler görülmektedir.
Almanlar
Transkafkasya’daki Almanlarýn geçmiþi 1817-1819 yýllarýna dayanmaktadýr. Bu dönemde Wurthenberg tarafýndan esinlenilen dünyanýn sonunun Aðrý Daðýnýn eteklerinin olduðunu düþünen bir grup Alman bu dönemde ilk kez bu topraklara adým atmýþtýr. Daha sonra çeþitli milletlerden topluluklarýn bölgeye geldiði sýralarda söz konusu uluslarla birlikte Almanlar da buraya gelmiþlerdir.
Günümüzde Ermenistan’da sadece Almanlarýn yaþadýðý bir bölge olmamakla beraber, bir çok Almanýn Erivan’da,diðer kýsmýnýn ise Vanadzor, Gümrü, Armavir, Abovyan, Garni gibi þehirlerde yaþadýklarý saptanmýþtýr.
Yine Almanlarýnda þehirlerde yaþayan kýsmý diðer etnik gruplar gibi entelektüel sýnýfta yer almakta, köyde yaþayan grup ise çiftçilikle uðraþmaktadýr. Ermenistan’daki bir çok Alman daha çok Rusça konuþmaktadýr. Devlet okullarýnda yabancý dil olarak Almanca ders alma hakkýna sahip olan Alman azýnlýðýn, dilleriyle ilgili problemlerinin daha çok ekonomik nedenlere baðlý olduðu görülmektedir.
Polonyalýlar
Ermenistan’daki Polonyalýlarýn tarihi geçmiþi 19. yüzyýla dayanmaktadýr. Bu dönemde Rus ordularýnda görev almak için Transkafkasya’ya gelen Polonyalýlarýn, bir kýsmýnýn buralarda aile kurmasýyla birlikte burada yaþamaya baþlamýþlardýr.[32] Birinci Dünya Savaþý yýllarýnda savaþ nedeniyle de bir çok Polonyalýnýn bölgeye geldiði bilinmektedir. Ayrýca eski sosyalist sistem içerisinde de bazý Polonyalýlar Erivan’a gelmek zorunda býrakýlmýþ ve burada Ermenilerle yapýlan evlilikler sonucu buraya yerleþmiþlerdir. Son dönemlerde ise, Ermenistan’dan Polonya’ya giden Ermenilerin evlilik yoluyla Polonyalýlarý Ermenistan’a getirdikleri yönünde iddialarda bulunmaktadýr.
Sovyet döneminde Ermenistan’a daha çok çalýþma amaçlý gelen Polonyalýlarýn, günümüzde Ermenistan her halkýn ana dilini, kültürünü, sanatýný koruyup geliþtirmesi gerekliliði üzerinde durmaktadýr. Bu amaçla baþkent Erivan’da bu tür sosyal faaliyetlerini yürütmek için bir ofis açmýþlardýr.
Polonyalýlarýn Ermenistan’daki temel sorunlarý daðýnýk halde yaþýyor olmalarýdýr. Ermenistan’daki Kürtler gibi tek bir bölgede yoðunlaþmamýþ olmalarý, bir araya gelmelerini zorlaþtýrarak örgütlenmelerini engellemektedir.
Ermenistan’daki Polonyalý nüfusu önemsiz olmakla beraber net bir rakamdan bahsetmek mümkün deðildir. Daha çok þehirlerde yaþayan Polonyalýlar, Erivan, Gümrü, Spitak, Vanadzor ve Eçmiadzin gibi þehirlerde yaþamaktadýrlar.
Buradaki Polonyalýlar genellikle Rusça konuþmakla beraber birçoðu akýcý bir Ermenice de konuþabilmektedir. Ermenistan’da Polonyalýlarýn herhangi bir hakký yoktur ve son birkaç yüzyýlda Polonyalýlarýn kültürlerine ilginin arttýðý söylenmektedir.
Ülkedeki Polonyalýlarýn çoðu entelektüel sýnýfýný oluþturmakta ve eðitim, hukuk, müzik ve mühendislik alanlarýnda görev almaktadýrlar. Ermenilerle evlilikler yapan Polonyalýlarýn göç oranlarý ise oldukça düþüktür. Ermenistan’daki diðer etnik gruplar içerisinde özellikle Kürtlerle iyi iliþkiler içinde olan Polonyalýlar, burada yaþayan diðer gruplarla iliþkilerin geliþtirilmesine önem vermekte ve bu yolla tüm azýnlýklarýn sorunlarýnýn ortak yolla çözülebileceði inancýný taþýmaktadýrlar.
Erivan’da kurduklarý bir ofiste Polon dili kurslarý ve Polon kültürüne yönelik çeþitli etkinlikler yapan Polonyalýlarýn bir de “Poki Miþemi” adýyla çýkarmýþ olduklarý üç aylýk bir dergileri bulunmaktadýr.
Ruslar
Ermenistan’da yoðun olarak bulunan bir diðer etnik grup da Ruslar’dýr. Ermenistan’daki toplum yapýsýna diðer etnik gruplara oranla daha uyumlu olan Ruslar, Ermenistan’a 19. yüzyýldan itibaren gelmiþlerdir. Söz konusu dönemde Rus nüfusunun buraya gelmesinin temel nedenleri arasýnda, buradaki nüfusun Ruslaþtýrýlmasý politikalarý ilk sýradayer almaktadýr. Özellikle Soðuk Savaþ döneminde artan Rus nüfusu, 1970 yýlýnda yapýlan bir sayýma göre 70.000’e ulaþmýþtýr.
Sovyetler Birliðinin daðýlma süreciyle birlikte Ermenistan’daki Rus azýnlýðýn da, baþta ekonomik nedenler olmak üzere buradan, Rusya’ya göç etmeye baþladýðý ve nüfusun 51.000’e düþtüðü saptanmýþtýr. Günümüzde söz konusu göçlerin halen devam ettiði bilinmekle beraber, ülkede yaklaþýk olarak 8.000 kiþilik bir Rus azýnlýðýnýn varlýðýndan söz etmek mümkündür.
Ermenistan’daki Rus azýnlýðýnýn statülerinin diðer etnik gruplara oranla daha iyi olduðu görülmektedir. Bilindiði gibi günümüzde halen Ermenistan’da Rus Dili ve Rusça eðitim oldukça yaygýn bir þekilde faaliyet göstermektedir. Ayrýca basýn alanýnda da çoðunlukla eski resmi dil olan Rusçanýn, radyo ve televizyon programlarýnda da halen yoðun bir þekilde kullanýldýðý bilinmektedir. Ayrýca son dönemlerde,- Ermenistan’da kurulan ve Rusça eðitim veren Slav Üniversitesi’nin ve Rus Dili ve Edebiyatý bölümlerinin kurulduðu Erivan Devlet Üniversitesi ile Briusov Dil Üniversitesi’nin de bu konularda oldukça yoðun bir çaba içinde olduklarý da saptanmýþtýr.
Sonuç olarak, Ermenistan’daki Rus azýnlýðýn diðer etnik gruplara oranla herhangi bir sorunla karþýlaþmadýklarýný söylemek mümkündür. Kendi dillerinde eðitim hakkýna sahip olan Rus azýnlýðý kendi dillerini ve kendi kültürlerini koruma ve devam ettirme konularýnda da yönetimle önemli bir sorun yaþamamaktadýrlar.
Ukraynalýlar
Bir diðer etnik grup olan Ukraynalýlar için Ermeniler “Malorossy” Küçük Ruslar anlamýna gelen bir kelime kullanmaktadýrlar. Ermenistan’a ilk Ukraynalý göçleri Sovyetler Birliði döneminde Ukraynalý entelektüellerin (bilim adamlarý, doktorlar, mühendisler, eðitimciler, vb.) sürülmesi ile gerçekleþmiþtir. Bugün Erivan, Gümrü ve Vanadzor gibi kentlerde yaklaþýk 8300 kiþilik bir Ukraynalý azýnlýðýndan bahsetmek mümkündür. Bu azýnlýðýn yaklaþýk yarýsý bir önceki nesil gibi mühendis, doktor, iktisatçý ve hukukçu olarak çalýþmaktadýrlar.
Ermenistan’da yaþayan Ukraynalýlar diðer etnik azýnlýklara oranla son derece milliyetçi bir tutum sergilemektedirler. Bu yolla Ermenistan’da aktif bir Ukrayna diasporasý oluþturmayý amaçlayan grup bu nedenle, Ukrayna dilinin öðretilmesini amaçlayan kurslarýn açýlmasý için büyük çaba sarf etmiþtir. Ayrýca Ermenice ve Ukraynaca olarak çift dilli hazýrlanan “Dnipro” adlý bir gazetede çýkarmaktadýrlar.
Molokanlar (Malakanlar)
Rus kökenli bir azýnlýk grubu olan Molokanlar diðer etnik gruplardan farklý bir konuma ve sosyal yapýya sahiptirler. 17. yüzyýldan itibaren Rus-Ortodoks Kilisesi’nden ayrýlan[33] ve Kýrým, Orta Asya, Sibirya ve Transkafkasya gibi çevre bölgelerine sürülen Molokanlar, günümüzde Ermenistan’ýn Erivan ve Sevan Kentlerinde yaþamaktadýrlar. Yaklaþýk olarak 5000 kiþilik bir nüfusa sahip olan bu grup, daha çok köylerde ve dýþarýya kapalý bir yaþam tarzý sürdürmektedir.
Ermenistan’ýn baðýmsýzlýðýný ilan ettiði yýllarda 12.000 nüfusa sahip olan Molokanlar’ýn günümüzdeki nüfusunun UNICEF tarafýndan yapýlan bir sayýmda 5.000 olduðu saptanmýþtýr.[34] Her ne kadar Ermenistan yönetimi söz konusu nüfusun azalma nedenini göçe baðlasa da, aslýnda bunu doðrudan yönetimin azýnlýk politikalarý ile baðlantýlandýrmak mümkündür.
Kendi kültürel özelliklerini günümüzde halen devam ettirmekte olan Molokanlar, daha çok tarým ve el sanatlarý gibi iþlerde çalýþmaktaydýlar. Ancak Sovyetler Birliði döneminde topraklarý da ellerinden alýnan Molokanlar, þehirlere göç etmek zorunda kalmýþlardýr. Son derece ilginç geleneklere sahip olan Molokanlarýn Ermenistan’da karþýlaþtýklarý en büyük sorun ülkedeki sosyal yapýya entegre olamamalarýdýr. Zorunlu eðitim dýþýnda çocuklarýnýn Ermeni okullarýnda eðitim görmesine karþý olan Molokanlar toplumdan izole bir yaþam sürdürmektedirler. Ayrýca ülkede herhangi önemli bir görevde yer almayan bu grubun resmi düzeyde bir temsilcileri de bulunmamaktadýr. Günümüzde Ermenistan’da, Molokanlar Ermenice yerine sadece Rusça ile iletiþimlerini saðlamaktadýrlar.
Diðer Etnik Gruplar
Yukarýda deðinilen etnik gruplar dýþýnda Ermenistan’daki yaþayan diðer azýnlýk gruplarýnýn baðlý olduklarý herhangi bir organizasyon bulunmamaktadýr. Ayný zamanda herhangi bir resmi temsilcileri de olmayan söz konusu azýnlýklarýn karþýlaþtýklarý en büyük sorun kendilerine diðer büyük azýnlýk gruplarý içerisinde yer aramak zorunda kalmalarýdýr.
Bu gruplardan biri olan Beyaz Ruslarýn Ermenistan’daki nüfuslarý 160 olarak kaydedilmiþ ve bu grubun ülkedeki Rus azýnlýk ile bütünleþtiði görülmektedir. Etnik köken olarak Ruslara yakýn olmalarý nedeniyle, çok iyi derecede Rusça konuþabilen Beyaz Ruslarýn yaný sýra daha bir çok grubun bu þekilde kendi kimliklerinin yerine diðer etnik gruplar içerisinde eridiðini söylemek mümkündür.
Ermenistan’da diðer etnik gruplar içerisinde sayabileceðimiz azýnlýklar arasýnda Litvanyalýlar, Orta Asyalýlar, Tatarlar, Ýranlýlar, Hintliler, Afganlar ve Araplarý saymak mümkündür.
Sonuç
Görüldüðü gibi günümüzde, Ermenistan’da bir çok etnik azýnlýðýn yaþadýðýný ve söz konusu azýnlýklarýn ülkenin sosyal yapýsýna zenginlik kattýðýný söylemek mümkündür. Ancak burada yaþayan azýnlýklarýn gerek siyasi ve ekonomik, gerekse sosyal alandaki yaþamlarý incelendiðinde yönetimin bu gruplarýn geliþimi için herhangi bir çaba sarf etmediði görülmektedir. Ülkedeki Rus azýnlýðýn dýþýnda neredeyse diðer tüm etnik azýnlýðýn eðitim, saðlýk, kültürel ve daha bir çok konuda sorunlarla karþýlaþtýðý saptanmýþtýr.
Aðustos 2001’de, Uluslararasý Azýnlýklarýn Korunmasý ve Avrupa Konvansiyonu’nun uygulanmasýna iliþkin bir konferans için Ermenistan’da toplanan Avrupa Güvenlik ve Ýþbirliði Teþkilatý (AGÝK),içlerinde anayasanýn Avrupa Konvansiyonu ve azýnlýklarýn devlet iþlerine katýlmalarýna iliþkin uluslararasý diðer normlara göre deðiþtirilmesini öngören bir teklifde bulunarak bir dizi öneriler yayýnlamýþlardýr. Konferansýn etkilerinin minimal düzeyde kalmýþ olmasýyla beraber, Ermenistan Cumhuriyeti 2002 yýlýnda Birleþmiþ Milletler Irksal Ayrýmcýlýðýn Önlenmesi Komisyonu’na verdiði raporda kendisini tek ýrkýn yaþadýðý bir ülke olarak göstererek ülkedeki %3’lük azýnlýðýn varlýðýný ve katkýlarýný da görmezden gelmiþtir. Ermenilerin ülkelerini homojen olarak görmeleri bir dilekten çok bir kehanete benzemektedir. Ulusal azýnlýklarýn temsilcilerinin korkusu ise bu kehanetin kendi kendine gerçekleþmesidir.[35]
Avrupa Irkçýlýk ve Hoþgörüsüzlüðü Önleme Komisyonunun (The European Commission against Racism and Intolerance (ECRI) ), 13 Þubat 2007 tarihli raporuna göre[36]Ermenistan’da en fazla Irkçýlýkla karþý karþýya kalan etnik grubun Yezidiler olduðu açýklanmýþtýr. Yine ayný raporda Ermenistan yönetimine yönelik bazý eleþtirilere de yer verilmiþ ve buna göre mevcut yönetimin hukuki bakýmdan tüm etnik gruplarýn Ermeni vatandaþlarý ile eþit haklara sahip olmalarý için bazý düzenlemelerin yapýlmasý gereði vurgulanmýþtýr.
Yine ECRI raporunda deðinilen bir diðer husus da, ülkedeki azýnlýklara politik alanlarda bazý haklarýn verilmesi ve parlamentoda onlarýn sorunlarýnýn da dile getirilebilmesi için azýnlýk temsilcilerinin oluþturulmasý olmuþtur.
Ermenistan yönetimine bir diðer eleþtiri de, 2006 yýlýnda UNICEF tarafýndan gelmiþtir. UNICEF temsilcisi Sheldon Yett, Ermenistan’daki azýnlýklarýn özellikle de Kürt ve Yezidi çocuklarýnýn eðitimi için Ermenistan Milli Eðitim Bakanlýðý ile yaptýðý görüþmede, yönetimin azýnlýklarýn kendi dillerinde eðitim almalarý için çaba göstermesi gereðinin altýný çizmiþtir.[37]
Siyasi alanda da söz hakký tanýnmayan azýnlýklarýn 2005 yýlýnda Demokrasi, Ýnsan Haklarý ve Ýþçi Ofisi tarafýndan yayýmlanan raporuna göre, Ermenistan yönetiminin ne kabinesinde ne de Parlamentosunda herhangi bir temsilcilerinin bulunmamasý eleþtirilmiþ ve bu konuda yönetimin aktif bir rol almasý gereði vurgulanmýþtýr.[38]
Ermenistan coðrafyasýnda yaþamýþ Azeri Türkleri gibi toplumlarýn bugün Ermenistan’da yaþamadýðý ve ülkenin hýzla mevcut diðer etnik gruplarý da asimile etme çabasý nedeniyle,ülkenin azýnlýk nüfusunun hýzla küçülmekte olduðu görülmektedir. Ancak Ermenistan yönetiminin ne uluslar arasý kuruluþlarýn uyarýlarýný dikkate aldýðý ne de kendi ülkesinin kültürel zenginliði olan azýnlýklarýn nüfusunun hýzla azalmasýný önemsediði anlaþýlmaktadýr.
Eðitim alanýnda karþýlaþýlan temel sorun, söz konusu topluluklarýn kendi dillerinde eðitim alamamalarý ve kendi dillerinde yayýn yapamamalarý ilk sýrada yer almaktadýr. Kültürel alanda da sürekli alt etnik gruplara ayrýþtýrýlan azýnlýklarýn bu yolla kendi aralarýnda bölünmelerinin saðlandýðý görülmektedir. Ayrýca dikkat çekici bir diðer husus da, Ermenistan yönetiminin iyi iliþkiler içinde olduðu Rusya vb. kökenli azýnlýklarýn diðerlerine oranla daha iyi yaþam koþullarýna sahip olduklarýdýr.Ermenistan yönetiminin azýnlýk politikalarýnýn ise genel olarak, ülkedeki azýnlýklarý toplumdan izole etmeye yönelik olduðunu söylemek mümkündür. Ermenistan nüfusunun homojen bir yapýya sahip olmamasý da bunun bir diðer kanýtýdýr. Bu nedenle Ermenistan’daki azýnlýklarýn çoðunun eðitim, kültür ve ekonomik problemlerle karþý karþýya olduðu görülmektedir.
Özellikle Türkiye ile olan iliþkiler söz konusu olduðunda, Türkiye’nin azýnlýklara yönelik uygulamalarýna eleþtirilerde bulunan Ermenistan hükümetinin, kendi politikalarýnda azýnlýklarý yok saymasý ve azýnlýklarýn kendi dillerinde eðitim hakkýnýn sýnýrlý olmasý oldukça düþündürücüdür. Ayrýca geçtiðimiz günlerde, dört Yezidinin kendilerini yakmalarý ile sonuçlanan olaydan da anlaþýldýðý gibi, mevcut Ermenistan hükümetinin tüm azýnlýklara yönelik tutumunun ayrýmcý bir temele dayandýðý görülmektedir. Nitekim Ermenistan’da faaliyet gösteren Ermeni Ariler Birliði tarafýndan sýk sýk ülkede yaþayan Yezidiler aleyhine açýklamalarýn yapýlmasý ve bu azýnlýklarýn ülkeyi terk etmesi gerektiðini belirtmeleri de bunun bir baþka kanýtýdýr.
Sonuç olarak, Ermenistan yönetiminin rakip olabilecek güçlü etnik gruplarýn sürülmesini ve yok edilmesini saðladýðýný, ülkede yalnýz folklorik düzeyde azýnlýk gruplarýnýn kalmasýna raðmen burada kalanlarý da kabullenmeyerek hayatý onlar için çekilmez kýldýðýný ve onlarý göç etmeye zorladýðýný söylemek mümkündür.
[1] George A. Bournoutian, “The Ethnic Composition and the Socio-Economic Condition of Eastern Armenia in the First Half of the Nineteenth Century”, Ronald Grigor Suny, Der.,Transcaucasia, Nationalism, and Social Change, Essays in the History of Armenia, Azerbaijan, and Georgia, The University of Michigan Press, 1996, s. 77.
[2] George A. Bournoutian, “The Ethnic Composition…”, s. 77.
[3] Hatem Cabbarlý, “Geçmiþten Günümüze Ermenistan’da Azerbaycan Türkleri”, Ermeni Araþtýrmalarý, Sayý 4, Aralýk 2001, Ocak-Þubat 2002, s.129.
[4]Sebahattin Þimþir, “1905 Revan Olaylarý Iþýðýnda Ermenilerin Türklere Karþý Katliamlarý”, Ermeni Araþtýrmalarý 2. Türkiye Kongresi Bildirileri, Ankara: ASAM Ermeni Araþtýrmalarý Enstitüsü Yayýnlarý, 2007, s. 224.
[5] 2 Aralýk 1920 tarihinde imzalanan Türkiye-Ermenistan Barýþ Antlaþmasý’nýn (Gümrü Antlaþmasý) 11. Maddesi gereðince“Ermenistan Cumhuriyetinin topraklarý üzerinde yaþayan Müslüman halkýn haklarýný korumak ve onlarýn dinsel ve kültürel özellikleri içinde geliþmelerini saðlamak için, toplumsal biçimde örgütlenmelerini, müftülerin doðrudan doðruya Müslüman toplumunca seçilmesini ve yerel müftülerin seçecekleri Baþ müftünün memurluk görevinin Türkiye Büyük Millet Meclisi Þer’iye Vekaletince onaylanmasýný kabul ederek yükümlenir” ibaresi yer almaktadýr.Ýsmail Soysal, Tarihçleri ve Açýklamalarý Ýle Birlikte Türkiye’nin Siyasal Andlaþmalarý I.Cilt , Ankara: Türk Tarih Kurumu Yayýnlarý, 2000, s.21.
[6] Sebahattin Þimþir, “1905 Revan Olaylarý…”, s. 224.
[7] Kamil Aðacan, “Bir Etnik Temizlik Örneði’, Uluslararasý Suçlar ve Tarih, Sayý: 2, Mart 2007, s.189-224.
[8] George A. Bournoutian, “The Ethnic Composition and the Socio-Economic Condition of Eastern Armenia in the First Half of the Nineteenth Century”, Ronald Grigor Suny, Der.,Transcaucasia, Nationalism, and Social Change, Essays in the History of Armenia, Azerbaijan, and Georgia, The University of Michigan Press, 1996, ss.69-86.
[9] George A. Bournoutian, “The Ethnic Composition ...”, s.79.
[10] Yavuz Aslan, “Rus Ýstilasýndan Sovyet Ermenistaný’na Erivan (Revan) Vilayeti’nin Demografik Yapýsý (1827-1922)”, Yeni Türkiye (Ermeni Sorunu-II), Yýl 7, Sayý 38, Mart-Nisan 2001, ss.1017-1028, s.1019.
[11] Yavuz Aslan, “Rus Ýstilasýndan Sovyet…”, s.1023.
[12] Leonard Ramsden Hartill, Bir Ermeninin Anýlarýnda Azerbaycan Olaylarý, (1918-1922), Çev. Sipahi Çataltepe, Ýstanbul: Kastaþ Yayýnlarý, 1990, s. 22’den Kamil Aðacan “Bir Etnik Temizlik Örneði’, Uluslar arasý Suçlar ve Tarih, Sayý: 2, 2007, s.189-224.
[13] Kamil Aðacan, “Bir Etnik Temizlik…”, s.189-224.
[14] John S. Guest, Yezdilerin Tarihi, Çev. Ýbrahim Bingöl, Ýstanbul: Avesta Yayýnlarý, 2001, s.326.
[15] Garnik Asatryan ve Victoria Arakelova, “The Ethnic Minorities of Armenia”, http://www.osce.org/documents/oy/2002/01/148_en.pdf , s. 11.
[16] John S. Guest, Yezdilerin Tarihi…, s. 331.
[17] Garnik Asatryan and Victoria Arakelova, “The Ethnic Minorities …”, s.10.
[20] J. W. Crowfoot, “Asia Minor: Religion”, The Journal of the Royal Anthropological Institute of Great Britain and ,, Cilt. 1, 1901, s. 145.
[21] Garnik Asatryan ve Victoria Arakelova tarafýndan hazýrlanan “The Ethnic Minorities of Armenia” adlý raporda da Ermenistan’daki Yezidiler ile Müslüman Kürtler farklý birer etnik grup olarak ele alýnmýþtýr.
[22] Nicolas Landru, “The Yezidi Kurds from Tblisi”, 20 Aralýk 2006, http://www.caucaz.com/home_eng/breve_contenu.php?id=286 , s. 1.
[23] Nicolas Landru, “The Yezidi Kurds…”, s. 2.
[24] Nicolas Landru, “The Yezidi Kurds…”, s.2.
[25] Garnik Asatryan and Victoria Arakelova, “The Ethnic Minorities of Armenia”,http://www.osce.org/documents/oy/2002/01/148_en.pdf , s. 5.
[26] Garnik Asatryan ve Victoria Arakelova, “The Ethnic Minorities…”, s. 6.
[27] Garnik Asatryan and Victoria Arakelova, “The Ethnic Minorities of Armenia”, http://www.osce.org/documents/oy/2002/01/148_en.pdf , s. 9.
[28] Lokman I. Meho,“The Kurds and Kurdistan: A General Background”, Kurdish Culture and Society http://www.slis.indiana.edu/faculty/meho/meho-bibliography-2001.pdf
[29] The Situation of the Yezidis in , http://www.findarticles.com/p/articles/mi_m0SBM/is_44/ai_n13810090
[30] Garnik Asatryan and Victoria Arakelova, “The Ethnic Minorities of Armenia”, http://www.osce.org/documents/oy/2002/01/148_en.pdf , s. 13.
[31] The Office of Research and Analysis of the Armenian Assembly of America, “Kurds in ”, Kurdish Life, ÝlkBahar 1995, http://www.xs4all.nl/~tank/kurdish/htdocs/lib/armen.html
[32] Garnik Asatryan and Victoria Arakelova, “The Ethnic Minorities of Armenia”,http://www.osce.org/documents/oy/2002/01/148_en.pdf , s. 15.
[33] Onnik Krikorian, “Educating Minority Children”, http://www.unicef.org/armenia/reallives_2345.html, s. 2.
[34] Onnik Krikorian, “Educating Minority Children…”, s. 2.
[35] Ian S. McIntosh, “A Conditional Coexistence: Yezidi in ”, Cultural Survival Quarterly, Issue 27.1, March, 2003, s.1.
[36] The European Commission against Racism and Intolerance Report (ECRI),“Draft Law on National Minorities” , http://www.coe.int/t/e/human_rights/ecri/1-ecri/2-country-by-country_approach/armenia/armenia_cbc_3.asp#P119_11004
[37] UNICEF, Goverment of Armenia Promote Education for Minority Children,http://www.fravahr.org/spip.php?breve44
[38] Country Reports on Human Rights Practices Released by the Bureau of Democracy, Human Rights and Labor,http://www.state.gov/g/drl/rls/hrrpt/2004/41668.htm