Anasayfaİletişim
  
English

Güncel Belge II: Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'ün Şehit Edilen Dışişleri Bakanlığı Mensupları ile Diğer Kamu Görevlilerini ve Aile Fertlerini Anmak Üzere Düzenlenen Törende Yaptıkları Konuşma


ERMENİ ARAŞTIRMALARI, Sayı 23-24, 2006

 

DIŞİŞLERİ BAKANI ABDULLAH GÜL’ÜN ŞEHİT EDİLEN DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI MENSUPLARI İLE DİĞER KAMU GÖREVLİLERİNİ VE AİLE FERTLERİNİ ANMAK ÜZERE DÜZENLENEN TÖRENDE YAPTIKLARI KONUŞMA

 

(16 Mart 2007, ANKARA)

 

          Aziz Şehitlerimizin Muhterem Aileleri,

          Saygıdeğer Katılımcılar,

Değerli Mesai Arkadaşlarım,

 

          Bugün burada, ülkemizi yurtdışında büyük bir özveri ve onurla temsil ederken şehit edilen Bakanlığımızın mensupları, diğer kamu görevlileri ve aile fertlerinin, manevi huzurlarında biraraya gelmiş bulunuyoruz.

 

Bildiğiniz gibi, 18 Mart şehitleri anma günüdür. Ancak bu gün bizim için ayrıca anlamlıdır.

 

          Vatanı, milleti ve inançları uğruna kendilerini feda eden şehitleri anmak için bir araya geldik. Bütün dünya çok iyi biliyor ki, Türk milleti bu ulvi değerler için daima canını feda etmekte geri kalmamıştır.

 

          Aziz Şehitlerimizin Muhterem Aileleri,

 

Ermeni terör örgütleri ve başka uluslararası terör örgütleri birçok değerli diplomatımızın, diğer kamu görevlilerimizin, hatta onların masum eş ve çocuklarının bile kurulan karanlık pusularda şehit olmasına neden oldu. Ancak hiçbir diplomatımız da bu görevleri devralmaktan çekinmemiştir. Bayrak nerede düştüyse onu teslim alan, onu ayakta tutan ve o görevleri ihmal etmeyen arkadaşlarımız olmuştur ve bundan da Bakanlığımız daima onur duymuştur.

 

Onlar sadece Türkiye Cumhuriyetinin şerefli birer temsilcisi oldukları için öldürüldüler. Geride bıraktıkları yakınları, akrabaları, mesai arkadaşları gözyaşlarını içlerine akıttılar. Ama hiçbiri yılmadı.

 

Çok Değerli Hanımefendiler, sizleri üzüyoruz, ama sizlere bu acıları tekrar hatırlatıyoruz, ama bir taraftan da sizleri unutmadığımızı gösteriyoruz, sahipleniyoruz. Dolayısıyla bir taraftan hüzün, bir taraftan onurlu bir şekilde bir araya geliş var bugün. Türk Milleti olarak sizlere baki olan vefamızı bir kez daha gösteriyoruz. Değerli diplomatlarımıza ve devlet görevlilerimize saygımızı gösteriyoruz.

 

Her biri bizler için son derece kıymetli bu şehitlerimizin anılarını ve acılarını her zaman olduğu gibi bugün de yüreklerimizin en derininde hissediyoruz.

 

Ümit ediyorum ki, sözde soykırım davalarını kendilerine politika görenler, terör olaylarını hatırlarlar, bugün sempati duydukları bazı grupların aralarından nasıl teröristler çıkarttıkları ve üstelikle en medeni geçinen ülkelerde bu terör eylemlerini nasıl icra ettiklerini hatırlarlar ve bu oyunlara gelmezler.

 

 

 

Değerli Mesai Arkadaşlarım,

 

          Çanakkale’de, İstiklal Savaşı’nda, Kore’de, Kıbrıs’ta ve Güneydoğu Anadolu’da kaybettiğimiz şehitlerimize layık olabilmenin tek yolu, bizlere devrettikleri vatan ve bayrak sevgisini, yaşamımızın önceliği olarak görmek, bu uğurda aynen onlar gibi cansiperane çalışmaktır.

 

Dışişleri Bakanlığı olarak barışın hakim olması için her zaman olağanüstü çaba gösteriyoruz. Olup bitenlerden ders alınması gerekmektedir. Terörün asla "yol olmadığının" görülmesi gereklidir.

 

Ümit ediyoruz ki, barışın değerli olduğunu herkes anlar. Türk milleti yeri geldiğinde savaşmıştır ama yeri geldiğinde de barış yapmaktan hiçbir zaman kaçınmamıştır. Onun için çevremizde barışı yaymak için olağanüstü bir çaba içerisindeyiz.

 

Çok büyük acılar çekmiş bir milletiz. Ama acıları onurumuz için çektik, ülkemiz için çektik. Bugün de bu acıları çekiyoruz. Maalesef bugün de bölücülerle verdiğimiz savaş karşılığında, şehitlerimiz vardır, hepsini burada yadediyoruz, hepsine Allah'tan rahmet diliyoruz ve ümit ediyoruz ki, terörle adam öldürmekle bir yere varılamayacağını herkes görecektir, bir gün aklı selim kabul edilecektir, hakim olacaktır. Neticede tekrar huzur ve barış içinde yaşayacağız.

 

          Bağımsızlığımızı ve vatanımızı korumak uğruna canlarını veren tüm şehitlerimizi bu vesileyle bir kez daha saygı ve minnetle anıyorum. Kendilerine Allah’tan rahmet, muhterem ailelerine sabır diliyorum.

 

Hepsinin ruhu şad olsun!

 ----------------------
- ERMENİ ARAŞTIRMALARI, Sayı 23-24, 2006
            Tavsiye Et

   «  Geri
Yorumlar