Anasayfaİletişim
  
English

Vilayat-? Sitte'de Ermenilerle ?lgili Reformlar

Dr. Ramazan YILDIZ*
ERMENİ ARAŞTIRMALARI, Sayı 25, 2007

 .&À €="justify">

 

Anahtar Kelimeler: Vilayat-? Sitte, Ermeni Patrikli?i, Ermeni Reformlar?, Rus Plan?, Genel Müfetti?ler.

 

Abstract: In the region called Vilayat-? Sitte (Six Provinces),  Especially, after the 1877-78 Turkish-Russian War, the European countries and first and  foremost Russia, encouraged the Armenians to be part of adversarial activites against the Ottoman Empire. The Armenian Patriarchate and other Armenian organisations that were founded successively, tried on the one hand to increase the Armenian consciousness among the population and on the other hand to ensure the support of the big powers.  They demanded reforms and also sent delegations to Europe in order to ensure that Europoean countries exerted pressure on the Ottoman Empire regarding the reform.  Russia outlined a special reform plan regarding the Armenians in the Ottoman Empire. However, other  countries considery this plan was in contradiction with their own interests and made significant changes on it. This article analyss the activities of Russia and the European countries regarding these reforms examines how the original reform plan proposed by Russia was changed.

 

Key Words: Vilayat-? Sitte (Six Provinces), Armenian Patriarchate, Armenian Reforms, Russian Project, General Inspectors.

 

Giri?

 

Osmanl? topraklar? üzerinde ya?ayan Ermenilerin hayat ?artlar?n? iyile?tirmek için yürürlükteki mevzuatta de?i?iklikler (reformlar) yap?lmas?na dair talepler, Vilayat-? Sitte´nin önce muhtar sonra müstakil bir Ermeni ülkesi olmas?n? sa?lamak için yap?lan çal??malar, bu konudaki nümayi?ler, isyanlar ve bunlar?n sebep oldu?u iç ve d?? olaylar?n tamam? “Ermeni Meselesi” veya “Ermeni Sorunu” olarak tan?mlan?r. Dönemin büyük devletleri ve özellikle Rusya sürekli olarak Osmanl? Devleti´nin iç meselelerine müdahale edebilmek için bahanelere ihtiyaç duymu?lard?r. Ermeni Meselesi bu bahanelerden biri olarak ihdas edilmi?tir.

 

Tarihte, Vilayat-? Sitte dendi?i zaman kastedilen vilayetler: Bitlis, Diyarbak?r, Erzurum, Mamuretü’l-aziz, Sivas ve Van vilayetleridir. Ermeni Patrikli?i, 1882 senesi itibariyle, Vilayat-? Sitte olarak adland?r?lan bölgedeki Ermeni nüfusunu 1.630.000 olarak verirken, tüm Osmanl? Devleti içinde ya?ayan Ermeni nüfusunu ise 2.660.000 olarak belirlemektedir[1]. Ayn? Patrikli?in 1912 senesinde Vilayat-? Sitte için verdi?i rakam 1.018.000, tüm Osmanl? Devleti içinde ya?ayan Ermeniler için verdi?i rakam ise 2.100.000´dir.[2] ?ki tarih aras?nda Vilayat-? Sitte´de 612.000, tüm Osmanl? topraklar? üzerinde ise 560.000 ki?ilik bir fark vard?r. Bu insanlara bir de 30 senelik normal nüfus art??? kat?l?rsa tabiat?yla fark daha da artm?? oluyor. Bu dahi, Patrikhane rakamlar?n?n hiçbir kritere tabi tutulmadan, tamamen hayali olarak verildi?ini göstermektedir. Ayr? bir makale konusu olan bu nokta hakk?nda bir kaç cümle söylemekle yetinece?iz. ?öyle ki Bernstein, Osmanl? istatistiklerine göre, 1902 y?l?nda Osmanl? topraklar?nda ya?ayan tüm Ermenilerin say?s?n?n 700.000 ila 800.000 civar?nda oldu?unu belirtmektedir. Bernstein, bu istatistiki bilgiyi verdikten sonra ?unu eklemektedir: “Fakat bölgelerdeki Türk yetkililer, ?stanbul´a az vergi ödemek için bu rakam? böyle az gösteriyorlard?. Halbuki Ermeni nüfusunun say?s? 2.000.000´un üzerindeydi.”[3]. Osmanl? Hükümeti´nin paraya en çok muhtaç oldu?u bir dönemde, Türk yetkililerinin Ermeni Patrikli?inin verdi?i say?dan yakla??k 1.500.000 ki?i daha az bir say? bildirmelerini ve Osmanl? Hükümeti´nin  bunun fark?na varmamas?n? kabul etmek aklen  mümkün de?ildir. Bunun yan?nda Ermeni Patrikli?i´nin Osmanl? rakamlar?n? do?rulayan ba?ka istatistiki bilgilerine rastlanmaktad?r. ?öyle ki Ermeni Patrikli?i, 1901 senesinde okula devam eden Ermeni o?lan ve k?z talebelerin say?s?n?, Osmanl? topraklar?n?n tamam?nda 59.513´ü o?lan, 21.713´ü de k?z olmak üzere toplam 81.226 ö?renci olarak vermektedir. Hemen hemen bütün Ermeni yerle?im birimlerinde okullar bulunmaktayd?. Ermenilerde okuma yazma oran?n?n çok yüksek oldu?unu da hem kendileri hem de Avrupal? yazarlar dile getirmektedir. Bu durumda, her haneden sadece bir tek talebenin okula gitti?ini kabul etsek bile, 1901 tarihinde Osmanl? topraklar? üzerinde ya?ayan Ermeni nüfusunun 80.000 ila 100.000 haneye sahip olmas? gerekmektedir. Her hanenin be? ila sekiz ki?iden olu?tu?u kabul edildi?inde, yukar?daki rakamlardan do?ruya en yak?n olan?n?n Osmanl? Devleti´nin verdi?i rakamlar?n oldu?u ortaya ç?kmaktad?r, yani 700.000 ila 800.000 Ermeni.

 

Asl?nda Ermeni nüfusu ile ilgili bütün bu spekülasyonlar Ermeni Meselesi ile birlikte gündeme gelmi?tir. Hakikatte, 93 Türk-Rus Harbi´nden on sene öncesine kadar ne Anadolu´da ne Rumeli´de Ermeni Sorunu diye bir ?eye rastlanmamaktad?r. O zamana kadar Türk ve Ermeni aileleri aras?ndaki dostlu?un mükemmel oldu?u görülmektedir. Anadolu´da bir Türk, her hangi bir sebepten dolay? yolculu?a ç?ksa Ermeni kom?usundan çoluk çocu?una göz kulak olmas?n? rica etmekteydi. Ayn? ?ekilde bir Ermeni yolculu?a ç?ksa o da aile efrad?n? Türk kom?usuna emanet etmekteydi. Ermeniler, Devlet´in sad?k vatanda?lar? olarak kabul edilmekte ve kendilerine çok önemli mevki ve makamlar verilmekteydi. [4]

 

Ermenilerin ya?ad??? yerlerin Türklerin hâkimiyetine geçmesinden itibaren, Ermenilere dinlerini serbestçe tatbik etmek, özel okullar açmak, ferdi ihtilaflar?n? kendi hukuklar?na göre hükme ba?layabilmek gibi imtiyazlar verilmi?ti. Ermeni Patri?i, Bâb-? Âli´de Ermeniler ve sair az?nl?klar ad?na söz söyleme hakk?na sahipti. Hâlbuki Türkler Anadolu´ya gelmeden önce Ermeni Patriklerine kötü muamele yap?l?rd?. Örne?in, alt? sene Yunanl?lar?n hâkimiyeti alt?nda kalan ve 4 Mart 1066´da ölen Katolikos Ter Chacik ?stanbul´da inanç imtihan?na tabi tutulmu?, bunun için ate?in içinden geçirilmi?ti.[5]

 

1839’da Tanzimat Ferman? ve 1856’da Islahat Ferman? ile Hristiyan unsurlar her bak?mdan Müslümanlarla e?it duruma getirilmi?lerdi. Millet-i Sâd?ka diye adland?r?lan Ermenilere, 1863 senesinde yeni bir tüzükle 140 ki?ilik bir Ermeni ?uras? seçme hakk? tan?nm??[6], bu haklar Kânun-i Esâsi (1876) ile daha da geni?letilmi?ti. Bu haklar 1877-1878 Türk-Rus Harbi sebebiyle la?vedilmi?ti.[7]

 

Ancak Balkanlar’daki Hristiyan unsurlar?n, Avrupal?lar?n ve bilhassa Rusya´n?n deste?iyle ba??ms?zl?klar?n? kazanm?? olmalar?, Ermenilerin de ba??ms?zl?k arzu ve ümitlerini art?rd?. Bilhassa Rusya taraf?ndan telkin edilen ‘Ba??ms?z Ermenistan’ dü?üncelerinin etkisinde kalan Ermeni entellektüelleri, Avrupal? organizasyonlarla irtibata geçerek ba??ms?zl?k sava??n? ba?latmay? denediler. Bu faaliyetler iki koldan yürütüldü. Birincisi, Avrupa’da okuyup Avrupa’daki milli hareketlerden etkilenen Ermeni talebelerin faaliyetleriydi. Bu talebeler, çe?itli kurulu?larca da himaye edilen bir tak?m Ermeni organizasyonlar? kurdular. Mesela, 1862 tarihinde ?stanbul’da “Hayk ve Oriun” ad?yla, Manchester’daki “Odd Fellows” Mason Locas?’n?n bir ?ubesini ve 1866 tarihinde de ?stanbul’da “Ser” ismiyle “Grand Orient de France” Mason Locas?’n?n bir ?ubesini açt?lar. Ermeni ö?renciler, 1881´de Moskova’da “Vatanperverler Cemiyeti”ni, 1887´de Cenevre’de “Marksist H?nçaklar” organizasyonunu ve 1890´da Tiflis’te, “Narodjana Wolja” ad?ndaki radikal Rus terör örgütü ile yak?n irtibat halinde çal??malar?n? sürdüren “Ta?naklar Partisi”ni (Ermeni ?htilalci Federasyonu) kurdular. Ba??ms?zl?k sava?? kapsam?ndaki faaliyetlerin ikincisi ise Türkiye’de okullar açm?? olan yabanc? misyonerlerin, casuslar?n ve bu okullarda kendilerine milliyet ve hürriyet fikri a??lanm?? olan Hristiyan talebelerin faaliyetleriydi.[8]

 

Ermeni Reform Çal??malar?

 

Reform taleplerinin zeminini, 28.8.1869’da Ermeni Patri?i seçilen ve bu sebepten dolay? Van´dan ?stanbul´a gelmi? olan Mkrtiç Krimian’?n dile getirdi?i hukuk ihlalleri ile alakal? ?ikayetler te?kil etmi?tir. Krimian, ?stanbul´a gelir gelmez, o güne kadar pek bir i? yapt???na inanmad??? Ermeni ?uras?´n? faal hale getirmek için çal??malara ba?lad?. Ermenilerle meskun vilayetlerde vuku bulan, kendisinin de yakinen bildi?ini iddia etti?i, hukuk ihlallerini ara?t?racak bir komisyon kurdu. Faaliyetlerine 14.12.1870´te ba?layan bu komisyon, Ermeni ?uras?´n?n dört ruhani ve be? ruhani olmayan üyesinden olu?turulup ba?kanl???na Ba?piskopos Nerses Varjabediyan getirildi. Komisyon, on ayl?k bir ara?t?rma neticesinde ?ikâyetlerden ve tekliflerden meydana gelen iki rapor haz?rlad? ve bu raporlar? Hükümete arzetmesi için Ermeni ?uras?´na takdim etti. ?ikâyetler dört maddeden ibaretti ve a?a??daki hususlar? içermekteydi[9]:

 

1.       Vergilerin toplan?? biçiminin iyi olmamas? ve Ermenilere kar?? memurlar?n davran?? ?eklini belirleyen prensiplerin yeteri derecede aç?k olmamas?.

2.       Memurlar?n devaml? olarak Ermeniler hakk?nda etrafa iftiralar yaymas?.

3.       Hristiyanlar?n veya Müslüman olmayanlar?n ?ahitliklerinin mahkeme önünde geçerli olmamas?.

4.       Ermeni vilayetlerinde çok say?da istismar ve ya?malamalar?n vuku bulmas?.

 

Komisyonun tekliflerini içeren rapor ise a?a??daki  yedi maddeyi içermekteydi [10]:

 

Ermenilerden askerlik paras? almak yerine, Ermeniler de askere al?nmal? ve böylece onlara da vatanda?l?k ?uuruna sahip olduklar?n? ispat etme imkân? sa?lanmal?d?r. Ermenilerin, Müslüman arkada?lar?yla birlikte Anavatan için kanlar?n? ak?tmaktan çekinmeyecekleri bilinmelidir.
Vergiler do?rudan Hükümet taraf?ndan toplanmal?, arac? tahsildarlar taraf?ndan al?nmamal?d?r.
Gayrimenkuller üzerindeki ipotek k?s?tlamalar? kald?r?lmal?d?r.
Tüm halk katmanlar?yla görü?erek vilayetlerdeki gerçek durumu tespit edecek tarafs?z ara?t?rmac?lar görevlendirilmelidir.
Sivil Kanun (Mecelle) Ermenice’ye tercüme edilmelidir.
Borç tahsili, arazi ve ticari i?ler veya cinayetlerle alakal? hususlar ?eriat´a göre de?il, Medeni hukukçular taraf?ndan hükme ba?lanmal?d?r.
Kürtler ve di?er da?l?lar (Bunlara son senelerde Çerkezler de eklenmi?tir.) sadece Ermenilere de?il, di?er halklara ve bilhassa Hükümet´in mallar?na da çok büyük zarar vermektedirler. Bunlar silah ta??makta, Hükümet´e asker vermemekte ve vergi ödememektedirler. Üstelik isyankârd?rlar. Buna kar??n, di?er halklar silah ta??yamamakta, devlete asker vermekte, üstelik bir de bu isyankârlara haraç ödemek zorunda kalmaktad?rlar. Hükümet, ya Kürtler ve di?er silah ta??ma hakk?na sahip olan halklar? silahs?zland?rmal?, ya da herkese silah ta??ma hakk? tan?mal?d?r. Ancak o zaman bölge içinde bulundu?u kötü durumdan kurtulacakt?r.
Haz?rlanan raporlar, Ermeni ?uras?´n?n 18.2.1872 tarihli oturumunda müzakere edilip onayland? ve Sadrazam’a takdim edildi. Hükümet bu raporlar üzerine ?ikâyetleri izale etmek ve talepleri kar??lamak üzere, yar?s? Patrik taraf?ndan seçilmi? bir ara?t?rma komisyonu kurdu ve komisyonun tespit ve teklifleri istikametinde baz? ad?mlar att?. Ancak Ermeniler, yap?lanlar?n yeterli olmad??? kanaatiyle hükümete 1876´da benzer bir rapor daha sundular.

 

Krimian, yukar?da de?indi?imiz bu çal??malar?yla kendisinden sonra ayn? makama geçecek olanlara yön vermi? ve ihtilalci ruhun uyanmas?na sebeb olmu?tur. Nitekim Krimian´dan sonra Patrik seçilen Nerses Varjabediyan, Ermeni Meselesi’ni Avrupa’ya ta??m?? ve Avrupal? devletlerin, konu ile ilgili olarak, Osmanl?´ya müdahale etmelerini talep ve te?vik etmi?ti. Zaten Avrupal? devletler ve bilhassa Rusya, Balkanlar´da vuku bulan hadieseler üzerine Osmanl? Devleti´nden, gayri müslim tebaa için daha önce verdi?i sözleri yerine getirmesini sert bir üslupla talep etmi?lerdi. Bu talep do?rultusunda Padi?ah’a, 2.10.1875´te bir irade ve 18.12.1875´te de bir ferman yay?mlayarak Tanzimat Ferman?´nda yer alan hususlar?n tamamen hayata geçirilece?ini ilan etmi?ti.[11] Nerses, bütün bunlar? emellerine ula?mak için f?rsat olarak telakki etmi?, Osmanl?´n?n içinde bulundu?u güç durumdan yararlanmaya çal??m??t?r.

 

Rusya’n?n 19 Mart 1877 tarihinde Osmanl?´ya harp ilan etmesiyle ba?layan 93 Harbi’nin Ruslar taraf?ndan kazan?laca?? ihtimali belirince, 21 Ekim 1877´de ?stanbul´da Ermeni ?uras?, Rus Çar?´na takdim edilmek üzere a?a??daki hususlar? içeren bir yaz? haz?rlad?[12]:

 

1.       Rusya, F?rat´a kadar uzanan “Büyük Ermenistan” topraklar?n? bir daha Osmanl?´ya b?rakmamal? ve Çar Hazretleri, bu bölgeyi kendi ülkesinin bir parças? olarak görüp Ararat vilayetine ba?lamal?d?r.

2.       Çar Hazretleri´nin “Toprak elde etmek niyetiyle sava?m?yoruz.” ?eklindeki sözünden dolay? bölgenin ilhak edilmesinin mümkün olmamas? durumunda, Bulgarlar?n Çar Hazretleri sayesinde elde ettikleri ayr?cal?klar Türkiye-Ermenistan?’nda Ermeniler için de sa?lanmal? ve Ermenistan, Rus Çar?´n?n korumas? alt?nda bulunmal?d?r.

3.       Bu topraklar?n tekrar Osmanl?’ya verilmesi halinde, mali reformlar yap?lmal? ve vatanda?l?k haklar?nda e?itlik sa?lanmal?d?r. O bak?mdan,  reformlar?n yap?ld???n? ve uyguland???n? görmeden Rus askerleri bölgeyi terketmemelidir. Reformlar hususundaki ?artlar ?unlard?r:

a.       Polis te?kilat?n?n büyük bölümü Ermenilerden olu?mal?d?r.

b.      Ermeniler de düzenli silah e?itimi almal?d?r.

c.       Kürtler ve Çerkezler ya tamamen bölgeden ba?ka yerlere sürülmeli ya da da?lardakiler indirilip köy ve ?ehirlere yerle?tirilmeli ve uzun müddet onlara polislik verilmemelidir.

d.      Ermeniler hiç bir ay?r?ma tabi tutulmaks?z?n bütün devlet i?lerinde istihdam edilmeli, özellikle bölgedeki vali ve mutasarr?flar Ermeni olmal?d?r. Rus ordusu bu bölgeden ancak reformlar?n uygulamaya konmas?ndan sonra çekilmelidir.

 

Ülkesiyle sava? halinde bulunan dü?man bir devletle i?birli?i yapman?n bundan daha aç?k bir delili olamaz. Ermeni Patrikli?inin bu al??kanl??? daha sonraki y?llarda da devam etti. Sava??n ba?lamas?ndan alt? ay sonra Ruslar ?stanbul önlerine kadar gelip, Edirne’de 19 Ocak 1878 tarihinde ate?kes karar? al?n?nca, ?stanbul’un Ermeni Patri?i Nerses, Edirne’deki en yüksek Ermeni ruhanisi olan Pater Georg´u, Ermeni Meselesi´ni Rus ordular? komutan? Ba?prens Nikolai Nikolajewiç´e ve Bâb-? Âli´deki Rus Elçisi Ignatief´e (Elçi o esnada Edirne´de bulunuyordu.) arzetmek  üzere vazifelendirdi. Ayn? anda kendisi de dokuz piskoposla birlikte bir mektup yazarak bir nüshas?n? Ba?prens Nikolajewiç´e, bir nüshas?n? da Çar II. Aleksander´e gönderdi. Mektup, 1 ?ubat 1878 tarihinde yaz?lm??t? ve Vilayat-? Sitte ile ilgili ?u istekleri ihtiva ediyordu[13]:

 

Ermenistan’?n ba??na Gregoryen mezhebine mensup olan bir umumi vali konmal?d?r. Vali, Çar´?n muvafakat? ile Padi?ah taraf?ndan seçilmeli ve di?er valilerle ayn? rütbeye sahip olmal?d?r.
Ermenistan vilayetlerinin ve kazalar?n?n mülki amirleri de Gregoryen mezhebine mensup olan Ermenilerden olmal? ve bunlar Ermeni milletvekilleri taraf?ndan seçilmeli, seçilen isimler tasdik için Bâb-? Âli’ye arzedilmelidir.
Bölgenin emniyet ve asayi?i tamamen Ermenilerce sa?lanmal?, emniyet görevini Ermeniler nöbetle?e[14] ifa etmelidirler.
Yarg?, ?eriat Kanunu´ndan ba??ms?z olmal? ve Ermeni hâkimlerin riyasetinde bulunmal?d?r.
Kendilerine imtiyaz verilmi? olan Kürtlerin imtiyazlar? kald?r?lmal?d?r.
Vergiler yeniden ve adil olarak taksim edilmelidir.
Vak?flar Kanunu yeniden düzenlenmeli ve Mülkiyet Kanunu kontrole tabi tutulmal?d?r.
Ermenistan içindeki Türkler silahs?zland?r?lmal?d?r.
Ermenistan´da yeni idari düzenleme Padi?ah taraf?ndan kabul edilmeli ve Ermenistan, Çar´?n himayesinde olmal?d?r.
As?rlardan beri Zeytun ?ehrinin kendisini yönetti?i gibi, Ermenistan´a muhtariyet verilmelidir.
 

Bir kaç gün sonra Ermenilerin bu arzular?, Ayastefanos Andla?mas?´n?n 16. maddesinde ?u ?ekilde ifade edildi: “Osmanl? Devleti´nin Avrupa vilayetlerinde hüküm süren düzensizlik ve istismar, Anadolu´daki vilayetlerinde de ayn? ?ekilde hüküm sürmektedir. Padi?ah tedbir olarak Kafkasya´ya s?n?r olan ve Ermenilerin meskun oldu?u vilayetlerde (Erzurum, Mu?, Van vs.) müstakil idareler kuraca??n? ve Vilayet Kanunu´nda uygun de?i?iklikler yapaca??n? taahhüt eder. Bu husus tamamen Padi?ah’?n sorumlulu?undad?r.” Bu andla?ma ile Rusya´n?n elde etti?i kazan?mlardan, ba?ta ?ngiltere ve Avusturya-Macaristan Krall??? olmak üzere tüm Avrupa devletleri rahats?z oldular ve meseleyi müzakere etmek için alt? büyük devlet (?ngiltere, Rusya, Fransa, Almanya, ?talya ve Avusturya) bir araya gelerek Berlin Konferans?´n? tertip ettiler. Konferans 4 Haziran 1878´de Berlin Andla?mas? ile sonuçland?. II. Abdülhamid andla?may? 15 Temmuz 1878´de imzalad?. Ermeniler, Ayastefanos Andla?mas?´n?n kendilerine sa?lad??? büyük avantaj? kaybetmemek ve Berlin Konferans? taraf?ndan da teyidini temin etmek için, Pater Krimian ba?kanl???nda bir heyeti ?ngiltere´de Ermeni Meselesi´ni görü?mek üzere Avrupa´ya gönderdiler. Heyet, Krimian Hairik, Mgr. Khoren Narbey von Lusignan, Stepan Papaziyan ve Minas Tschraz´dan müte?ekkildi.[15]

 

Pater Krimian da bir çok Ermeni gibi ?ngilizleri, Ermenilerin en önemli müttefiki olarak görüyordu. Ancak bu seyahatte ?ngilizlerin iki yönlü oynad?klar?n? bizzat görmü? oldu. ?ngilizler bir yandan Ermenilere söz ve ümit verip onlar? kendi yanlar?nda tutuyorlar, di?er yandan da Osmanl?’y? kar??lar?na almak istemiyorlard?. Öyle ki Bâb-? Âli için çok mühim anlarda ?ngilizler, Ermeniler hakk?nda yetkililere istihbarat sa?l?yorlard?.[16] Bu iki yönlü oyunlar?n? rahat oynayabilmek için çok öncelerden Anadolu’ya misyonerlerini göndermi?; ?stanbul’da Robert Koleji, Merzifon´da Anadolu Koleji, Harput´ta F?rat Koleji, Antep´te Merkez Koleji gibi dini okullar ve kolejler açm??lard?. Bunlar?n gayesi Türkiye´de dini ihtilaflar? art?rmak, Ermeniler aras?nda milli ?uuru geli?tirmek ve onlar? devlet kar??t? faaliyetlerde bulundurmakt?. ?ngilizler her f?rsatta Ermenileri kendi politikalar? için alet olarak kullanm??lar, ancak ?stanbul üzerinde etkili pozisyona geldikleri zamanlarda dahi Ermeniler için hiç bir ?ey yapmam??lard?r. K?br?s´? i?gal edip üs olarak kullanmak için Ermeni kart?n? ustaca oynad?klar?, gayelerine ula?t?ktan sonra y?llarca Ermenilerle hiç ilgilenmedikleri tarihi bir hakikattir. ?ngiltere, Ermenilerle meskun bölgeyi Rus yay?lmac?l???n? önlemek için bir ileri karakol olarak görmü?, Rus ve ?ngiliz nüfuzlar? Ermeniler üzerinden k?yas?ya çarp??m??lard?r.[17] 

 

Haziran 1878´de liberal parlamenter Forster, kendisinden Berlin Konferans?´nda destek isteyen Pater Krimian´a ?öyle demi?ti: “Kom?unuz Rusya´y? incitmeyiniz. Burada, ?ngiltere´de, ne Muhafazakârlar?n ne de Liberallerin eline i?i teslim etmeyiniz. ?ngiltere için bu kadar uzak olan Ermenistan´? kollamak çok zordur. Karadeniz´in güneyinde yeterli say?da Ermeni oturmamaktad?r. ?ngiltere sadece, sahillerde oturanlar?n hamili?ini yapmak durumundad?r. Size soruyorum, ?ayet Ermenilere istiklalleri verilirse bunu koruyacak güçleri var m?d?r? ?çeri bölgelerde bu güce sahip miktarda Ermeni oturuyor mu? ?ngilterenin yard?m?na güvenmeyiniz.”[18]

 

Gerçekten de ?ngiltere bir taraftan Berlin Konferans? devam ederken di?er taraftan da Osmanl? ile gizli pazarl?klar sürdürmekte idi. Nitekim 4 Haziran 1878´de Osmanl? ile gizli bir savunma i? birli?i andla?mas? imzalad?. Bu andla?maya göre ?ngiltere, ?ayet Rusya en son mukavele ile belirlenmi? olan s?n?rlar?n ötesine tecavüz edecek olursa Osmanl? Devleti´ne askeri yard?mda bulunaca??n? taahhüt etti. Bâb-? Âli’de buna kar??l?k Hristiyanlar?n oturdu?u yerlerde onlar?n himaye ve emniyeti için gereken tedbirlerin al?naca??na dair söz verdi. Ayr?ca ?ngiltere, bu antla?ma ile üstlendi?i yükümlülükleri ifa edebilmek için, K?br?s adas?n? i?gal edip oran?n yönetimini ele alacakt?.[19]

 

Ermeni delegasyonu, Ermeni Meselesi´ni bütün Avrupal? devletlere anlatabilmek için çok u?ra?t? fakat umdu?unu bulamad?. Bismark´la görü?me arzular? da “Bismark, Konferans’ta tarafs?z kalmak istiyor” gerekçesiyle reddedildi.[20] Konferans´?n 15.Oturumunda, 8 Haziran 1878´de Ermeni Sorunu, ?ngilizlerin teklifi üzerine tart???lmaks?z?n[21] andla?man?n 61. maddesi olarak ?u ?ekilde ifade edildi: “Bâb-? Âli, Ermenilerin oturdu?u vilayetlerde mahalli ihtiyaçlar dahilinde, geciktirmeksizin lüzumlu iyile?tirme ve reformlar? hayata geçirece?ini ve Çerkezler ve Kürtlere kar?? Ermenilerin emniyetini sa?layaca??n? tekeffül ve garanti eder. Bâb-? Âli, belli zaman aral?klar? ile bu istikamette at?lm?? olan ad?mlar?n denetlenmesine müsaade eder.”[22]  Andla?man?n bu maddesine istinaden ?ngiltere, reformlar?n uygulan???n? denetlemek üzere Anadolu´ya bir askeri konsolos gönderdi.[23] Bu tayinden sonra Ermeniler yeni ümitlerle, isimleri yaz?m?z?n giri? bölümünde zikredilmi? olan gizli organizasyonlar? kurup, Ermeni nüfusunun yo?un oldu?u yerlerde Müslümanlara, resmi dairelere ve askeri birliklere sald?rmaya ba?lad?lar ve zaman zaman kar??l?kl? çat??malara sebep olan kanl? isyanlar ç?kard?lar.[24]

 

24 Eylül 1895 tarihli bir yaz? ile Ermeni Patri?i Mateos, Avrupa devletlerinin elçilerine Ermenilerle meskûn olan vilayetlerde reformlar?n hayata geçirilmesini ve Avrupal? devletlerin kontrolüne al?nmas?n? teklif etti. Bu yaz?n?n üzerinden henüz be? gün geçmi?ti ki, 30 Eylül 1895 günü, baz? istekleri havi bir dilekçeyi Sadrazam’a arz etmek üzere, bir kaç bin Ermeni Bâb-? Âli´ye do?ru yürüyü?e geçti. Halkla bu grup aras?nda çat??ma ç?kt?. Can kay?plar?n?n meydana geldi?i bu çat??malardan sonra Avrupal? devletler, Sultan Abdülhamid üzerinde reformlarla ilgili bask?lar?n? art?rd?lar. At?lan ad?mlardan tatmin olmayan Ermeni talebeler bir kez daha Avrupal? devletlerin dikkatlerini çekmek için 24 A?ustos 1896 günü ?stanbul´daki  Osmanl? Bankas?´n? i?gal ettiler.[25] Avrupal? devletlerin müdahalesiyle talebeler bankay? bo?altt?lar ve Avrupa´ya gönderildiler. Bu bask?na kat?lm?? olan Past?rmac?yan daha sonra bask?n hakk?nda Hollandal? Genel Müfetti? Westenenk´e ?öyle demi?tir: ”Ermenilerin k?l?na bile dokunulmayacak diye söz verildi?i halde, süper güçlerin elçilerinin gözleri önünde Ermeniler katledilmi?tir”.[26] Görüldü?ü gibi, ?ayet Ermeniler Avrupal? devletlerin oyununa gelmemi? olsalard?, onlar için çok daha iyi olurdu. Zira Ermeniler, Avrupal?lar?n beyanatlar?na dayanarak ülkenin emniyet ve asayi?ini bozuyorlar ve bunlar?n neticesinde de emniyet güçlerinin müdahalesine maruz kal?yorlard?. O dönemdeki Patrik d?? güçlerin  oyunlar?na geldiklerini, banka bask?n?ndan sonra Padi?ah’a gönderdi?i bir telgrafta ?öyle itiraf etmi?ti: “Yabanc?lar, as?rlardan beri dürüst ve sad?k olan halk?m?z ad?na, halk?m?z? da ?a??rtan bir vaziyette cinayetler i?lemeyi denediler. Suçlular? k?n?yoruz. Patriklik, Ermeni halk?n?n dürüstlü?ünün kefilidir. Bütün bu üzücü olaylara ra?men Ermeniler sadakatlerini ortaya koyacaklard?r. Hadiseler esnas?nda tutuklanm?? olan Ermenileri affetmenizi istirham ediyoruz…”[27]

 

Fakat hadiseleri tamamen  kontrol alt?na almak ve önlemek mümkün olmuyordu. Nitekim  21 Temmuz 1905’te Padi?ah bombal? bir sald?r?ya u?rad?. Sald?r?da 24 ki?i öldü, 58 ki?i de yaraland?. Yaral?lar?n ço?u ald?klar? yaralar sonucunda hayatlar?n? kaybetti. Sald?r?y?, ya Bulgar ya Ermeni ?htilalcilerinin veya Jön Türklerin yapt??? tahminleri yürütülürken[28], ertesi gün Berlin´de Ermeni ?htilalcileri, Berlin Andla?mas?´na imza koyan devletlerin elçiliklerine bir bildiri göndererek eylemi üstlendiler. Bildiride Abdülhamid taraf?ndan 300.000 Ermeni´nin öldürüldü?ünü iddia ediyor ve  ?öyle diyorlard?: “Uzun zamandan beri cezas?z kalm?? olan bask?lara kar??, daha çok misillemelerde bulunaca??z. Prensiplerimize ayk?r? oldu?u halde durum bizi ?iddete ba? vurmaya zorluyor. Ermeni halk?n?n içinde bulundu?u ümitsizlik sebebiyle Ermeni ?htilalcilerinin ba?ka seçene?i yoktur. ?steklerimiz yerine getirilinceye kadar silahlar? b?rakmamak karar?nday?z.”[29]

 

Yap?lan ara?t?rmalar neticesinde, sald?r?n?n Cenevre Ermeni ?htilal Komitesi taraf?ndan, Kafkasya ve ?stanbul´daki ?htilal Komiteleri ile mü?terek olarak planlan?p Kafkasya ?htilal Komitesi üyelerince gerçekle?tirildi?i ortaya ç?kar?ld?.[30] Bu Ermeni ?htilal Komiteleri ve özellikle Ta?naklar, ba?ta Van´da olmak üzere Ermenileri organize etmek için gizli operasyonlar yapan çeteler marifetiyle faaliyet gösteriyorlard?. Van’daki Ermeniler, yeterli derecede, modern silahlar ve bombalarla techiz edilmi?lerdi. Eleba??lar? istedi?inde onlar?n emirlerine göre haraket etmek üzere haz?r hale getirilmi?lerdi. Çeteler köyleri dola??p gayeleri için taraftar ve mali destek temin ediyorlard?. Nihai hedefleri ise Van´?n idaresini ele geçirmekti.[31] Ermeniler bu çeteleri, Avrupal? devletler onlar?n meseleleriyle samimi olarak ilgilenmediklerinden dolay?, kendilerini savunmak ve haklar?n? elde etmek için kurduklar?n? söylüyorlard?.[32]

 

Bir taraftan d?? ve bilhassa Rus destekli Ermeni çal??malar? devam ederken Rusya, 26 Kas?m 1912 tarihinde, Osmanl? Devleti´ne verdi?i bir notada, 20 Ekim 1895´te Sultan Abdülhamid´in yay?mlad??? tamimdeki vaadlerin[33] yeterince yerine getirilmedi?ini, Ermenilere bask?lar uyguland???n?, öldürme hadiselerinin vuku buldu?unu ve kad?nlar?n zorla Müslüman yap?ld???n? iddia ederek, gerekli düzenlemelerin yap?lmas?n? Osmanl? Hükümeti´nden talep etti.[34] ?ngiltere ise Rusya´n?n reformlar? hayata geçirmek için bahane olarak ileri sürdü?ü emniyet ve asayi? konusundaki hadiseleri abartt??? kanaatinde idi. ?ngiliz elçisinin dü?üncesine göre Paris veya Avrupa´n?n di?er büyük ?ehirlerinde daha k?sa sürede ayn? miktarda öldürme hadiseleri vuku bulmakta idi.[35]

 

Rusya´n?n verdi?i nota, büyük devletlerin Londra´da bir konferans tertip etmelerine sebeb oldu. Büyükelçiler seviyesinde yap?lan ve Türkiye´de Ermenilere yönelik reformlar?n müzakere edildi?i bu konferansa çok say?da Ermeni e?raf? ve Ermeni ruhanisi i?tirak etti. Bir çok Ermeni de de?i?ik yerlerden, Avrupal? devlet adamlar?na telgraflar göndererek reformlar konusunda Bâb-? Âli´ye müdahale etmelerini istediler.[36] Avrupal? devletlerin dü?üncesine göre, Rusya´n?n Ermenilerle ilgilenmesinin arkas?ndaki gerçek sebep güneye do?ru yay?lma arzusu idi. Bunun zemininin olu?mas? için de Osmanl? Ermenileri’nin karga?a ç?kartmalar?n? istiyordu. Bu bak?mdan Avrupal? devletler Türkiye ile alakal? hususlarda Rusya´y? hiç bir zaman serbest b?rakmam??lar,[37] reformlar?n Rusya´n?n belirledi?i çerçevede yap?lmas?na mani olmu?lard?r. Bu sebepten dolay? Ermeni Meselesi beynelmilel bir hüviyet kazanm??t?r.[38]

 

Gerçekten de Rusya´n?n hedefi Ermenilerin emniyeti, muhtariyeti veya istiklali de?ildi. E?er Rusya´n?n gerçek hedefi reformlar olsayd? 1895´in sonu ve 1896´n?n ba?lar?nda ?ngiltere’de kamuoyunun Ermeni Sorunu ile yak?ndan ilgilenmeye ba?lamas? ve ?ngiliz Hükümeti´ne reformlar?n hayata geçirilmesi istikametinde bask? yapmas? neticesinde, ?ngiltere D?? ??leri Bakan? Lord Salisbury´nin att??? ad?mlar? akamete u?ratmazd?. ?ngiltere o esnada Osmanl? Devleti´ne bir nota verip ?ayet reformlar hayata geçirilmezse donanmas?n? ?stanbul üzerine gönderece?ini bildirdi?i zaman Rusya, ?ngiltere´nin böyle bir ad?m atmas? halinde Osmanl? Devleti´ne yard?m edece?ini Osmanl? Sultan?´na bildirmi?ti. Buradan da anla??ld??? gibi Rusya, Ermeni Meselesi´ni kendi inisiyatifinde tutup mütemadiyen istismar ederek geni?leme politikas?n? sürdürmek ve nihai hedefi olan ?stanbul´a inmek istiyordu.[39]

 

Ayn? zamanda Rusya, her f?rsatta Avrupal? devletleri rahatlatmak için Osmanl?´n?n toprak bütünlü?ünden yana oldu?unu, Türkiye-Ermenilerinin ba??ms?z olmalar?n? istemedi?ini, kendi topraklar?nda 1,5 milyon Ermeni´nin ya?amas? nedeniyle s?n?rlar?n?n ötesinde asayi?in tesisi için, reformlar?n yap?lmas?ndan yana oldu?unu söylüyordu.[40]  Asl?nda Anadolu-Ermenileri de konunun yaln?z Rusya´ya b?rak?lmamas?n?, bölgenin bütün Avrupal? devletlerin kontrolü alt?nda bulundurulmas?n? istiyorlard?. Ancak Avrupal? devletlerin bunu yapmamas? durumunda mecburen Rusya´ya dayanacaklar?n? ifade ediyorlard?.[41] ?stanbul’daki Rus Elçisi Giers´in fikrine göre Vilayat-? Sitte, Lübnan benzeri bir statüye kavu?turulmal?yd?. Giers, bu istikamette bir Ermeni Reform Projesi haz?rlamak üzere, Türkiye´yi çok iyi bilen elçilik ba? tercüman? Mandelstam´? vazifelendirdi.[42] Mandelstam, dana önce baz? konferanslarda al?nm?? olan reform kararlar?na ve Lübnan Anayasa´s?na at?flarda bulunarak, 22 maddelik adeta bir anayasa görüntüsü veren bir proje haz?rlad?.[43] Rus Elçisi, Mandelstam’?n haz?rlad??? 8 Haziran 1913 tarihli bu projeyi, 1 Temmuz 1913 tarihinde di?er ülkelerin elçilerine tan?tt?. Bu projeye göre Ermenilerle meskûn alt? vilayet (Bitlis, Diyarbak?r, Erzurum, Harput, Sivas ve Van)  imtiyazl? bir eyalet haline gelecek ve dönemin büyük devletleri ile Padi?ah’?n onaylad???, Avrupal? ya da Osmanl? vatanda?? olan Hristiyan bir Genel Vali taraf?ndan, be? senelik sürelerle yönetilecekti. Bu Genel Vali, idari birimleri tefti? edebilecek, jandarma ve polis üzerinde tasarrufta bulunabilecek ve askeri birliklere emir verebilecekti.[44] Rusya bu çal??malar? Makedonya´da oynad??? oyunu Kuzey Anadolu vilayetlerine ta??mak için yap?yordu ve Rus Elçisi bu hedefe ula?mak için son zamanlarda Ermeni Patri?i ile s?k s?k bir araya geliyordu.[45]

 

Rus tekliflerinin kabul edilmesini sa?lamak için, Rusya D?? ??leri Bakan? Sazanow, Avrupal? devletlerin elçilerine reformlar?n gereklili?ini i?aret eden  bir memorandum verdi.[46] Fakat di?er devletler görü?melerin çabuk neticelenmesini istemiyorlard?. Bu sebepten dolay? konuyu, elçiliklerden birer memur vererek kurduklar? Müzakere Komisyonu´na havale ettiler. Avusturya Elçisi Pallavicini, Elçilik Mü?aviri Panfilli´yi bu komisyonda bulunmak üzere görevlendirdi ve kendisine Rus taraf?na fark ettirmeden komisyondaki i?leri mümkün oldu?u kadar geciktirmesini tenbih etti.[47] Mahalli parlamentosu olan muhtar bir Ermeni Eyaleti’nin kurulmas? ve ba??na büyük yetkilerle donat?lm?? bir valinin konmas? ?eklindeki Rus teklifi, elçilik temsilcileri taraf?ndan “Böyle bir ?ey Padi?ah’?n hükümranl?k haklar?n? ihlal etmek olur.”  gerekçesiyle reddedildi.[48]

 

Rus Projesi´nin tart???ld??? s?rada, Ermeni Ba?piskopos´u Hemayak ve Sabah Gazetesi redaktörü ve Ermeni “Conseil Mixte” üyesi Kelekiyan, Ermeni Patri?i ad?na Avusturya Elçili?i´ne iki adet memorandum verdiler.  Bir tanesi 1913 y?l?nda Osmanl?´dan vuku bulan çok say?da Ermeni göçü ile alakal? idi. ?kincisi ise, Gregoryen Ermeni Patri?i taraf?ndan kaleme al?nm?? olan ve a?a??daki istekleri ihtiva eden memorandum idi[49]:

 

Do?u-Anadolu´da Ermenilerle meskun vilayetlerin bir Ermeni Eyaleti haline getirilmesi.
Bu Eyaletin ba??na büyük devletlerin onay? ile tayin edilmi? olan bir Genel Valinin getirilmesi.
Eyalet Parlamentosu´nda, Eyalet ?dare Heyeti´nde ve resmi dairelerde Müslümanlar?n ve Ermenilerin e?it say?da temsil edilmeleri.
Kanunlar?n Ermeni dili ile de yay?mlanmas? ve Ermenice´nin mahkemelerde kullan?lmas?.
Hukuk reformunun yap?lmas?.
Ermenilerin ellerinden al?nm?? olan arazilerin iade edilmesi.
Eyaletin Avrupa’l? devletlerin kontrolünde olmas?.
 

Patri?in haz?rlad??? bu memorandum ile Mandelstam’?n haz?rlad??? proje aras?nda bire bir benzerlik vard?r. Bu benzerlik her iki metnin mü?terek haz?rland???n?n en bariz delilidir. Ermenilerin Ruslarla bu kadar içiçe çal??mas?, tabiat?yla Türk yöneticilerini ve Türkleri k?rg?nl??a ve yer yer öfkeye sevketmi?tir. Hatta Türklerin bir çok yerde Ermeni dükkânlar?ndan al?? veri? yapmayarak Ermenileri boykot etmesine sebep olmu?tur. Resmi bir boykot dahi dü?ünülmü?, ancak yetkili makamlar taraf?ndan kabul edilmemi?tir.[50]

 

Ta?nak Partisi´nin Ba?kan? Aknuni, bu öfkeyi haks?z bulup “Türk Hükümeti, 1908 senesine kadar Ermenilerde mevcut olan Türk sevgisinin, bugün Rus sevgisine dönü?mesinin sebeplerini iyi tahlil etmeli” diyerek Hükümeti suçluyordu. Durumun reformlar?n hayata geçip geçmemesiyle yak?ndan ba?lant?l? oldu?unu, reformlar?n yeterli derecede uygulamaya konmas?yla Rusya´ya s?n?r olan Ermeni vilayetlerinin Rusya´ya ba?lanma tehlikesinin tamamen ortadan kalkaca??n? ifade ediyordu.[51]

 

Yukar?da de?inildi?i gibi, Avrupal? devletlerin tamam?, Rusya´n?n Ermenilerle meskun olan alt? vilayetin bir eyalet haline getirilmesi teklifinin, Türkler taraf?ndan kabul edilmeyece?i kanaatinde idiler. Dolay?s?yla, Rus tekliflerini a?a??daki ?ekilde de?i?tirdiler[52]:

 

Reformlar?n uygulan???n?n Avrupal? ülkelerce kontrol edilmesi (Kontrol ?ekli, Bâb-? Âli ile müzakere edilebilir.).
Eski Vilayet Kanunu´ndaki temsille alakal? hükümlerin muhafaza edilmesi.
Mahkemelerde Ermenice konu?ulmas?na ve kanunlar?n Ermenice yay?mlanmas?na izin verilmesi.
Okul açma konusunda bütün milletlerin serbest b?rak?lmas?.
Hamidiye Süvari Birli?i´nin la?vedilmesi.
Valilere, mutasarr?flara, kaymakamlara ve müdürlere dini az?nl?klardan yard?mc?lar tayin edilmesi.
 

Avrupal? devletlerin delegeleri taraf?ndan tespit edilmi? olan ve Rusya´n?n tekliflerini bir hayli hafifleten bu maddeler Rusya´y? tatmin etmedi. Ancak Rusya komisyona istedi?i maddeleri kabul ettiremeyece?ini de anlam?? oldu. Bundan dolay?, önemli buldu?u baz? maddeler d???ndaki hususlar? yumu?atarak komisyona yeni bir teklif sundu. Önemli gördü?ü noktalar ?unlard?[53]:

 

Genel Vali’nin (gerekirse iki vali de olabilir) tayininde mutlaka büyük devletlerin onay? al?nmal?.
Genel Vali, memurlar? tayin ve azletme hakk?na sahip olmal?.
Genel Vali´nin icraatlar?n? büyük devletler denetlemeli.
Eyalet ?dare Heyeti´nde Hristiyanlar ve Müslümanlar e?it say?da temsil edilmeli.
 

Rusya taraf?ndan önemli görülen bu noktalar e?er di?er devletler taraf?ndan kabul edilmi? olsayd?, Ruslar aç?s?ndan maksat hâs?l olmu? olacakt?. Zira Vilayat-? Sitte tek eyalet haline gelmi? olacak, Genel Vali ola?anüstü yetkilerle donat?lm?? olacak ve idarenin güçlü devletlerin denetiminde bulunmas? yoluyla da Osmanl? ?daresi devreden ç?kar?lm?? olacakt?. Yani, bölge fiilen müstakil bir devlet haline getirilmi? olacakt?.

 

Ruslar?n komisyon üzerindeki tazyiklerini ve onlar?n arzular? istikametinde karar al?nmas?n? önlemek için Türk Hükümeti, ?ngiltere’ye Ermenilerle meskûn vilayetlerde reformlar?n uygulan???n? tefti? etmek üzere bölgeye iki müfetti? göndermesini teklif etti. Fakat ?ngiltere Türk Hükümeti´nin bu teklifini kabul etmedi. Zira Ruslar, böyle bir tasarrufu ho? kar??lamayacaklar?n? ?ngilizlere bildirmi?lerdi. [54]

 

?stanbul´da bu görü?meler ve andla?malar yap?l?rken ülkenin de?i?ik yerlerinden, Ermenilerin silahland?klar? ve isyana haz?rland?klar? haberleri gelmekteydi. Örne?in, Halep ?ehrindeki Avusturya Konsolosu Dardini, “ Ermeniler çok iyi silahlanm??lar ve büyük ölçüde patlay?c?ya sahipler. Son zamanlarda ?ehre kaçak silah giri?i fevkalade artt?.” derken,[55] Avusturya´n?n ayn? yerdeki Askeri Ata?e´si Pomiankowski, 18.1.1914 tarihinde ?stanbul´daki Avusturya Elçili?i´ne göderdi?i mektupta bir zamandan beri ?ehirde ?srarla ilkbaharda Ermenilerin Ruslar?n deste?iyle silaha sar?lacaklar?, isyanc?lar?n say?lar?n?n 100.000’den fazla olaca??, Ermenilerin büyük miktarda silah ve mühimmata sahip olduklar? ve bu mühimmat?n her gün Kafkasya’dan gönderilen miktarlarla artt??? yönünde ?ayialar dola?t???n? ifade etmekte ve ?unlar? eklemektedir: “Bunlar havadan ?ayialar, bo? ve as?ls?z ?ayialar de?ildir. Bir kere Ermeniler hükümetten memnun de?ildirler ve ?ehre kaçak yoldan aral?ks?z silah, cephane ve dinamit sokmaktad?rlar. Rus meslekta??m da Rusya´n?n ?skenderun’a kadar gelmesi ve Ermeni vilayetlerini almas? gerekti?ini her f?rsatta dile getirmektedir.”[56]

 

Avusturya´n?n Trabzon Konsolosu Moricz de gönderdi?i haberde, ?unlar? kaydetmektedir: “Ruslar Ermenilere, Finlandiya´n?n muhtariyetine benzer bir muhtariyet vermeyi vadettiler. Reformlar?n uygulamaya girmesiyle Ruslar Ermenileri Türklere kar?? alet olarak kullanacaklar. Bu gaye için çok para harc?yorlar ve ihtilalcileri gizlice silahland?r?yorlar. Bir Ermeni isyan?ndan sonra bölgeye müdahale edecekler. Ermeni reform çal??malar?, Eçmiazin´den idare edilmektedir ve Patrik Ruslarla uyum içerisinde çal??maktad?r.”[57]

 

Reform tekliflerini, Osmanl? Devleti kabul edilebilir bulmad???ndan dolay? müzakereler kesilmi?ti. Uzunca bir fas?ladan sonra, Eylül´ün sonlar?nda Rusya ve Almanya bir anla?maya var?ncaya kadar konuyu Sadrazam ile müzakere etmeleri ve Bâb-? Âli ile kesintiye u?ram?? olan görü?meleri yeniden ba?latmalar? fikri ortaya ç?kt?. Müzakerelerin zeminini te?kil etmek üzere Almanya ve Rusya alt? madde tespit ettiler. Bu maddelere göre Padi?ah, iki reform bölgesine ayr?lm?? olacak olan do?u vilayetlerinin ba??na, büyük devletlerin teklif edece?i, idaresi alt?nda bulunan bölgede bütün memurlar? ve hâkimleri tayin ve azletme yetkisine sahip olan birer Avrupal? müfetti? tayin edecekti; gerek ?l ?dare Heyetleri gerekse bütün memurlar ve hâkimler yar? yar?ya Müslüman ve Hristiyanlardan te?ekkül edecekti; Bâb-? Âli, büyük devletlere reformlar?n uygulan???n? kontrol etme yetkisi verecekti. Bu temelde ba?lam?? olan müzakereler, Bâb-? Âli baz? maddeleri ve bilhassa “güçlü devletlerin reform uygulamalar?n? kontrol etme yetkisi” ile ilgili maddeyi kabul edilir bulmad??? için neticesiz kald?.

 

Wangenheim, yeni bir inisiyatifle Giers ve Sadrazam’?n görü?melere ba?lamalar?n? sa?lamak istiyordu. Bu arada Rusya yeni bir proje çal??mas? yapm??t?. Bu projeye göre genel müfetti?ler Osmanl?, müfetti? müste?arlar? ise yabanc? olacakt?. Ancak bütün yetkiler müste?arlar?n uhdesinde bulunacakt?. Bu teklif, uygulamada bir çok ihtilaf ve probleme sebebiyet verir kanaatiyle kabul görmedi ve yeniden müfetti?lerin yabanc? olmas?nda karar k?l?nd?.[58] Müzakereler devam ederken, önemli maddelerde mutabakat sa?land???ndan Wangenheim uzunca bir izne ç?kt?. Rus Elçisi Giers, Wangenheim´?n yoklu?undan istifade etmek isteyip daha önce konu?ulmu? ve karara ba?lanm?? olan veya hiç mevzubahis olmayan konular? gündeme getirdi. Rusya Ermeni Sorunu’nu bask? unsuru olarak kullan?p Osmanl?’y? Alman Askeri Misyonu konusunda Ruslar?n isteklerine uygun hareket etmeye zorlamaktayd?. Nitekim bu hususta beklentilerini elde edince Rus Hükümeti daha müsamahakâr davranmaya ba?lam?? ve baz? taleplerinden vaz geçerek Bâb-? Âli´nin teklif etti?i de?i?iklikleri onaylam??t?. Üzerinde uzla??lmam?? bir tek madde kalm??t? ki Giers izne ayr?ld? ve Paris´e gitti. Müzakere edilmesi ve karara ba?lanmas? gereken madde, bütün ilgili vilayetlerde il idarelerinin %50 Hristiyanlardan olu?mas? maddesiydi. Osmanl? bu teklifi sadece Bitlis ve Van için kabul edebilece?ini, sair vilayetlerde Hristiyanlar nüfusun en çok %30´unu te?kil ettiklerinden o vilayetler için böyle bir uygulamay? katiyyen kabul etmeyece?ini kararl? bir ?ekilde ifade etti. Bu s?rada Giers de seyahate ç?kt???ndan müzakereler tekrar kesildi.[59] Pomiankowsky´nin ifadesiyle: “Ermeni reformlar?yla ilgili mutabakat?n tehiri, Rusya´n?n gelecekteki ihtilaflar için bu kap?y? aç?k b?rakma niyetinden kaynaklanmaktad?r. Sassonof´un, güya, Ermenistan´da vaki olan katliamlara dair yapt??? aç?lamalar da ayn? gayeye matuftur. Hiçbiri gerçek haberlere uymamaktad?r.”[60]

 

?ubat 1914´te Türk ve Rus Hükümetlerinin, Ermeni Reformlar?yla ?lgili Olarak Üzerinde Anla?t?klar? Metin

 

Türk ve Rus Hükümetlerinin, Ermeni reformlar?yla ilgili olarak üzerinde anla?t?klar? metne göre Do?u Anadolu iki bölgeye ayr?lacak, Erzurum, Trabzon[61] ve Sivas bir bölge; Bitlis, Diyarbak?r, Harput ve Van ise bir bölge olacakt?. Her bir bölgenin ba??nda yabanc? birer müfetti? bulunacakt?. Bunlar idareyi, yarg?y?, polis ve jandarmay? kontrol hakk?na sahip olacakt?. Mevcut emniyet güçleriyle bölgenin asayi?i korunamayacak olursa emirlerine askeri birlikler verilecekti. Müfetti?ler, bölgelerinde görevlerinde kötü veya yetersiz olduklar? tesbit edilmi? memurlar? de?i?tirebilecek, içlerinde cezay? gerektiren suç i?lemi? olanlar? mahkemeye sevk edebilecek ve onlar?n yerine eleman tayin edebileceklerdi. Yüksek makamlar için ise Padi?ah’a isim teklifinde bulunacaklard?. Memurlar? azlettkileri zaman, ilgili bakanl??a geciktirmeden telgrafla durumu bildirecekler ve sekiz gün içinde de yaz?l? olarak tüm dosyay? ula?t?racaklard?. Durum gerektirdi?inde azletme yetkileri olmayan mahkeme ricalini, geçici olarak görevden uzakla?t?rabilecekler fakat olay? hemen Adalet Bakanl???’na bildireceklerdi.

 

Vali ile yetki ihtilaf? zuhur etti?inde, müfetti? bunu ?çi?leri Bakanl???’na telgrafla bildirecek, Bakanl?k da en geç dört gün içinde gerekli tedbiri alacakt?. Arazi ihtilaflar?, direkt Müfetti? nezaretinde sulha kavu?turulacakt?.

 

Müfetti?lerin hak ve görevleriyle ilgili detayl? tüzük, Müfetti?lerin tayinlerinden sonra, onlar?n da katk?lar?yla haz?rlanacakt?. ?ayet on sene içinde müfetti?liklerden biri münhal hale gelirse, Bâb-? Âli, büyük devletlerin teklif edecekleri adaylar?n aras?ndan yeni bir müfetti? tayin edecekti.

 

Kanunlar, buyrultular ve aç?k talimatlar her iki bölümde de mahalli dilde yay?mlanacakt?. Müfetti? mümkün görürse taraflar mahkeme ve dairelerde kendi dillerinde konu?ma hakk?na sahip olacaklard?. Mahkeme kararlar? Türkçe yaz?lacak ve yine Müfetti? mümkün görürse Ermenice’ye de tercüme edilecekti.

 

Vilayetin e?itim bütçesinden, her millet için ödedikleri vergiye uygun nisbette pay ayr?lacak, Merkezi Hükümet dini cemaatlerin kendi okullar?n? kurmalar?n? ve korumalar?n? engellemeyecekti.

 

Her Osmanl? vatanda?? askerlik hizmetini bar?? zaman?nda devaml? oturdu?u yerdeki garnizonda yapacakt?. Maamafih, Hükümet ülkenin bütün bölgelerinden asker celp etti?i gibi bu bölgeden de gerekti?inde asker celp edip Yemen, Necid gibi uzak yerlere gönderebilecek ve donanmaya denizci asker olarak verebilecekti. Hamidiye Alaylar? ihtiyat süvari birli?ine tahvil edilecekti. Silahlar? depolara konacak, sadece e?itimlerde ve seferberlik halinde birli?e da??t?lacakt?. E?itim veya seferberlik müddetince bu birlikler de di?er düzenli birlikler gibi disiplin yönetmeli?ine tabi olacaklard?. Direkt olarak ilgili kolordu komutan?n?n nezaretinde bulunacaklard?. Bar?? halinde alay komutanlar? ve birlik komutanlar? düzenli ordu birliklerine subay olarak al?nacaklard?. Askerler bir sene fiilen askerlik hizmetiyle mükellef olacaklard?. Bütün techizat?yla birlikte devaml? haz?r vaziyette bir at bulunduraca??n? tekeffül eden askerler bu mükellefiyetten muaf tutulabilecekti.

 

Genel müfetti? nezaretinde kesin nüfus say?m?, en geç bir sene içerisinde yap?lacak, milletlerin oranlar? ve konu?ulan diller her iki bölümde de tespit edilecekti. O zamana kadar Bitlis ve Van ?l ?daresi üyeleri yar? yar?ya Hristiyan ve Müslümanlardan olu?acakt?. ?ayet Erzurum’da nüfus say?m? bir y?l içinde yap?lmazsa, ayn? sistem orada da uygulamaya konacakt?. Diyarbak?r, Harput ve Sivas’ta ise ?l ?dareleri, say?ma kadar mevcut seçim listelerine göre nisbi olarak olu?turulacakt?. ?l ?darelerinin nisbi sisteme göre te?ekkül etti?i bütün vilayetlerde, az?nl?klar mutlaka temsil edilecekti. ?dari ?uralar ?imdiye kadar oldu?u gibi yar? yar?ya Müslüman ve Hristiyanlardan olu?acakt?.

 

?ayet herhangi bir engel zuhur etmezse, her iki bölümde de, polis ve jandarma tavzifinde Mülümanlarla Hristiyanlar aras?nda e?itlik prensibine göre yar? yar?ya Müslüman ve Hristiyan al?nmas? uygulanacak ve özellikle bu hizmet mahalleri bo?ald?kça bu ölçüye uyulacakt?. Ayn? prensip, her iki bölümde mümkün oldu?u nisbette bütün di?er kamu dairelerinde de geçerli olacakt?.[62]

 

Mandelstam Taraf?ndan Haz?rlanan Rus Plan? ile Müzakereler Neticesinde Kabul Edilen Proje Aras?ndaki Farkl?l?klar

 

Rus Elçili?i´nin 8 Haziran 1913´te haz?rlam?? oldu?u Ermenistan reformlar? projesiyle üzerinde anla?ma sa?lanan plan mukayese edildi?inde Rusya´n?n önemli buldu?u hususlar?n hiç birisinin kabul edilmedi?i görülmektedir. Vilayat-? Sitte´nin birle?tirilip tek bir eyalet yap?lmas?, ba??na ola?anüstü yetkilerle donat?lm?? bir Genel Vali´nin tayini ve Eyalet Parlamentosu´nun te?kili yerine ilgili vilayetler iki bölgeye ayr?lm??,  ba?lar?na da sadece kontrol organ? olarak birer müfetti?in konmas? kabul edilmi?tir. Tayin edilecek memurlar, jandarmalar ve polislerin say?lar?ndaki Müslüman-Hristiyan oran? tamamen Türk makamlar?na b?rak?lm??t?r. Daire ve mahkemelerde Türkçe resmi dil olarak kalm??, metinlerin ?ayet mümkün olursa mahalli dillere tercüme edilmeleriyle iktifa edilmi?tir. Hamidiye Süvari Birli?i feshedilmeyip sadece hazer an?nda terhis edilmi?tir. Büyük devletlerin reform uygulamalar?n? kontrol etme hakk?n? ise Bâb-? Âli mutlak surette veto etmi? ve bu teklifi tamamen metinden ç?kartt?rm??t?r. Önemli derecede k?s?tlanan Program, formalite icab? imzalanmak üzere büyük devletlerin önüne konmu?, o esnada da Hollanda, Belçika ve ?sveç´le  Genel Müfetti?lik için uygun ki?ilerin isimlerini vermeleri ricas?yla görü?meler yap?lm??t?r.[63]

 

Mandelstam taraf?ndan haz?rlanan Rus Plan? ile, görü?meler neticesinde kabul edilen proje aras?ndaki önemli farkl?l?klar? a?a??daki ?ekilde maddeler halinde s?ralayabiliriz[64]:

 

Rus Plan? Ermenilerle meskûn vilayetlerin muhtar bir eyalet haline getirilip ba??na büyük devletlerin teklifi üzerine Padi?ah taraf?ndan tayin edilecek bir Genel Vali´nin konmas?n? öngörüyordu. Kabul edilen plana göre ise bölge iki k?sma ayr?l?p ba?lar?na birer müfetti? getirilmi?tir.
Rus Plan?´na göre mezkûr vilayetlerde sancak ve kazalar?n s?n?rlar? etnografik durum esas al?narak yeniden belirlenecek, bütün mutasarr?flar geni? yetkilerle donat?lm?? Genel Vali´nin emrine verilmi? olacakt?. Hâlbuki kabul edilen planda vilayet taksimat? oldu?u gibi kalm??, sancaklarla kazalar?n s?n?rlar? de?i?memi?tir.
Rus Plan?´nda Genel Vali Eyalet´te icran?n ba?? olarak dü?ünülmü?tü. Hâkimler dâhil olmak üzere bütün memurlar? tayin ve azletme yetkisine sahip olacakt?. Polis ve jandarman?n amiri olacak, istekte bulunmas? halinde emniyet ve asayi?in sa?lanmas? için, emrine askeri birlikler verilecekti. Oysaki kabul edilen planda, iki müfetti? tayini kararla?t?r?lm??, müfetti?lere sadece idareyi, yarg?y?, polisi ve jandarmay? kontrol yetkisi verilmi?tir. Vilayetlerde ?cra´n?n ba??nda valiler kalmaya devam etmi?tir. Müfetti?lere, herhangi bir memuru azlettiklerinde, bunu nihai karar? verecek olan ilgili bakanl??a bildirmek mecburiyeti getirilmi?tir. Memurlar? tayin yetkisi, sadece küçük rütbeli olanlara inhisar ettirilmi?, büyük rütbeli memurlar?n tayininde yetkileri isim teklif etmekle s?n?rland?r?lm??t?r.
Mandelstam´?n haz?rlad??? proje, vilayetlerdeki ?dare Heyetleri yerine yar? yar?ya Müslüman ve Hristiyan milletvekillerinden meydana gelen bir Eyalet Parlamento´su öngörüyordu. Oysaki kabul edilen plana göre eski uygulama aynen kalm??t?r ve ?l ?dare Heyeti üyelerinin da??l?m?nda halklar?n nüfus oranlar? baz al?nm??t?r.
Rus Plan? etnografik temelde cemaatlerin yeniden grupland?r?lmas?n? ve Nahiye Müdürü´nün, cemaat üyelerinin ekseriyetini te?kil eden gruptan olmas?n? istemesine ra?men kabul edilen planda eski uygulama oldu?u gibi kalm??t?r.
Rus Plan?, Eyalet Meclisi´nin görev süresi, toplanmas?, la?vedilmesi ve yetkileri hakk?nda özel hususlar ihtiva etmekteydi. Özellikle Eyalet Meclisi´nce tasdik için Padi?ah’a sunulan kanun tekliflerinin iki ay içerisinde reddedilmemesi durumunda tasdik edilmi? say?lmas?n? hükme ba?lamaktayd?. Halbuki kabul edilen planda ?l ?dare Heyetlerinin toplanmas?ndan ve la?vedilmesinden hiç bahsedilmemi?tir. Heyet´in yetkilerinin de Vilayet Kanunu çerçevesinde tesbit edilmesi kararla?t?r?lm?t?r.
Rus Plan? polis ve jandarman?n yar? yar?ya Hristiyan ve Müslümanlardan meydana gelmesini ve komutanlar?n?n da Türk hizmetindeki Avrupal? subaylardan olmas?n? amirken, kabul edilen planda bu hususa de?inilmemi?tir.
Rus Plan?´na göre Ermeniler bar?? zaman? ve sadece Ermeni Eyaleti’nde askerlik yapacaklard?. Kabul edilen planda ise “Ermeni Eyaleti” tabiri yer almam??t?r. Bunun d???nda, Deniz Kuvvetleri ile Yemen ve Necid’deki ordu birlikleri için ülkenin ba?ka yerlerinden oldu?u gibi,  Vilayat-? Sitte´den de acemi askerlerin celbi kay?t alt?na al?nm??t?r.
Rus Plan?, Hamidiye Süvari Birli?i´nin la?vedilmesini istemekteydi. Hâlbuki kabul edilen planda mezkûr birlik, silahlar?n?, e?itim maksad?yla askere ça?r?ld?klar?nda ve seferberlik esnas?nda ta??yabilecek olan “Yedek Süvari Birli?i”ne dönü?türmü?tür.
Mandelstam’?n Plan?, hâkimlerin ve tüm memurlar?n yar?s?n?n Hristiyan olmas?n? amirken, kabul edilen planda bu hususa de?inilmemi?tir.
Rus Plan?´na göre arazi ihtilaflar?n?n özel bir komisyon taraf?ndan ara?t?r?lmas? ?art ko?ulmu? iken, kabul edilen planda bu konu Genel Müfetti?lere havale edilmi?tir.
Rus Plan?, Vilayat-? Sitte´de muhacirlerin iskân edilmesini men etmekteydi. Projenin banisi Mandelstam, bu konunun üzerinde ?srarla durmaktayd?. Oysaki kabul edilen planda bu husus zikredilmemi?tir.
Mandelstam’?n Plan’?na göre Osmanl? ve di?er devletlerin delegelerinden olu?an bir komisyon, Ermeni vilayetleri için bir statü haz?rlayacakt?. Hâlbuki kabul edilen planda Bâb-? Âli’nin Genel Müfetti?ler için teferruatl? bir yönetmelik haz?rlamas? kararla?t?r?lm??t?r.
 

Genel Müfetti?ler

 

Ruslar?n Türklerle sürdürdükleri müzakereler, Wangenheim´?n katk?lar?yla 8 ?ubat 1914´te Gulkiewiç-Said Halim Andla?mas?´n?n imzalanmas?yla sona erdi.[65] Ermeniler bu andla?madan çok memnun idiler. Zira reform program?, ?stanbul´da Rus Elçisi ve Ermeni Patri?i´nin, Kafkasya´da ise Genel Vali ve Eçmiyazin´deki Katolikos’un mü?terek çal??malar?yla haz?rlanm??, görü?meler esnas?nda bilgi al?sveri?i devam etmi?ti. Dolay?s?yla bir an önce uygulamalar?n ba?lamas?n? istiyorlard?.[66] Tayin edilecek olan müfetti?lerin, Belçika, Danimarka, Hollanda ve Norveç ülkelerinden[67] olmalar? kararla?t?r?ld???ndan[68] Rusya, içlerinden iki tanesinin seçilmesi için a?a??daki isimleri teklif etti[69]:

 

Belçika´l? Tu?general de Guise,
Belçika´l? Üste?men Henri (Kongo Vali Vekili idi.),
Hollanda Harbiye Nezareti Genel Sekreteri Dormann,
Hollanda-Hindistan´?nda Eyalet Valisi olan Westenenk.
 

Nisan ay?n?n ba?lar?nda Rusya, Genel Müfetti?lik için bir isim daha teklif etti: Norveç´li Binba?? Hoff.[70] Güçlü devletlerin temsilcileri, müfetti?lerin listesini 7 Nisan´da Bâb-? Âliye takdim ettiler.[71] Ba?vezir 15 Nisan´da teklifi sunan devletlerin temsilcilerine adaylar?n içerisinden Hollanda´l? Westenenk ve Norveç´li Hoff´un seçildi?ini bildirdi[72] ve seçilmi? olan Müfetti?lerin ?stanbul´a gelmelerini talep etti.[73] Bu talep üzerine Müfetti?ler ?stanbul´a geldiler.[74] Ermenilerle meskûn olan vilayetler, Müfetti?ler aras?nda ?u ?ekilde taksim edilmi?ti: Erzurum, Trabzon ve Sivas Westenenk´e; Bitlis, Diyarbak?r, Harput ve Van ise Hoff´a verildi. Her ikisine de “Bala” rütbesi (Tümgenerallik yetkisine yak?n bir rütbedir.) uygun görüldü.[75]

 

Hollanda´l? Müfetti? Westenenk ile Bâb-? Âli aras?nda, Westenenk´in çal??ma ?artlar?yla ilgili olarak çok zorluklar?n ç?kt???n? Hollanda Elçili?i´nden ö?rendi?ini beyan eden Avusturya Elçisi Pallavicini, Viyana´ya gönderdi?i bir mektupta, Bâb-? Âli´nin, Genel Müfetti?ler taraf?ndan kullan?lmas? gereken yetkileri vermek istemedi?ini, Müfetti?´in ise yetki ve faaliyet sahas?n?n tesbit edilmedi?i bir belgeyi imzalamayaca??n? söyledi?ini; Müfetti?´in y?ll?k 5000 lira istedi?ini, Osmanl? Hükümeti´nin ise geçici olarak y?ll?k 3000 lira teklif etti?ini; ayr?ca Hükümet´in Müfetti?´e götürü harc?rah vermek istedi?ini, Müfetti?´in ise o an yürürlükte olan harc?rah mevzuat?ndan ba?kas?n? kabul etmedi?ini, bildirdi.[76] Bütün bu ihtilaflar giderildikten sonra, bu kez de bölgede faaliyet gösteren Devlet Müfetti?lerinin, direkt devletin makamlar?na kar?? m? yoksa Genel Müfetti?lere kar?? m? sorumlu olacaklar? konusunda ihtilaf ç?kt?. Ancak Genel Müfetti?ler Westenenk ve Hoff´un kesin tavr? ve sa?lam duru?u onlara ba?ar? getirdi ve muahede Müfetti?lerin istedi?i ?ekilde imzaland?.[77] Müfetti?ler, rütbe ve görev alanlar? resmi gazetede ilan edilinceye kadar ?stanbul´da kald?lar.[78]

 

Müfetti?lere yard?mc? olmak üzere Ermeni tebaadan resmi görevliler de tayin edilmi?ti. Müfetti? Hoff´a yard?mc? olmak için, Hoff´un karargah?na tayin edilen resmi görevliler[79] dört ki?i olup a?a??daki ?ah?slard?[80]:

 

1.        Heygasun Beygyan: (Tar?m mü?aviri olarak görevlendirilmi?ti.) O zamana kadar Tar?m Bakanl??´?nda müdürdü.

2.        Astik Efendi Gözübügyan: O zamana kadar sivil müfetti?ti.

3.        Krikor Efendi ?ahinciyan: O zamana kadar ?stanbul´da Genel Emniyet Bürosu´nda tercümand?.

4.        Mattheos Efendi Ebligacan: O zamana kadar Van´da Bidayet Mahkemesi Reisi idi.

 

Ermeniler, çal??malar?na büyük ümitler ba?lad?klar? Müfetti?lerin geli?ini i?tiyakla bekliyorlard?. Van´da toplanan Piskoposlar Heyeti, Güney Anadolu´ya Genel Müfetti? olarak tayin edilen Albay Hoff Bey´e yard?mc? olmak üzere on dört ki?ilik bir heyet vazifelendirdi. Bu heyet üç partinin (Ta?naklar, H?nç?klar ve Ramgavarlar) temsilcilerinden, tüccarlardan ve e?raftan olu?maktayd?.[81]  Heyetteki on dört ki?inin isimleri ve durumlar? ?öyleydi[82]:

 

1.       ??kan Mihaelyan: Van Ta?nak Partisi Ba?kan?, Kafkasya´dan Van´a hicret etmi?, Osmanl? vatanda?l???na geçmi? ve Rus Konsoloslu?u’yla s?k? ili?kiye girmi?tir.

2.       Aram Manugyan: Ayn? ?ekilde Ta?nak Partisi yöneticilerinden, ??kan’dan daha vatanperver ve daha dürüsttü.

3.       Mihran Terlemezyan: Etkili ve kararl? bir Ta?nak Partisi mensubu, tahsilli, Almanca ve Frans?zca´ya hâkim, Ermeni Resmi Okullar? Müdürü idi.

4.       Tabip A?od: Ta?nak Partisi´nden, Almanya´da tahsil yapm??, yalanc? ve menfaatperest olarak kabul edilirdi.

5.       Tabip Cingos: Ta?nak Partisi sempatizan?, etkili, zeki, ama entrikac? idi.

6.       ?avar? Hovivyan: Ramgavar (Muhafazakâr) Partisi Ba?kan Yard?mc?s?, az e?itimli ama güvenilir ki?iydi.

7.       Arda?es Solakyan: H?nçak (Sosyal Demokrat) Partisi´ne mensup, Jeremian Okulu ö?retmeni, popüler, dar kafal? ama güvenilir bir kimseydi.

8.       Mirzahan Mirzahanyan: H?nçak Partisi´ne mensup, avukat, Van´a k?sa bir müddet önce yerle?ti?inden karakteri henüz tam bilinmemekteydi.

9.       Ri?tumyan: Hiç bir partiye mensup de?il, Tare Golzagan Okulu´nda ve Van Amerikan Koleji´nde ö?retmen, tahsilini Edinburg´ta yapm??, güvenilir bir ki?iydi.

10.   Avedis Terziba??yan: Partisi yok, büyük arazilere sahip, ?l ?dare Meclisi üyesi, oportünist, çe?itli okul ve hay?r derneklerinin ba?kan?, Rus Konsolosu´nun arkada??yd?.

11.   Set Kapamacyan: Partisi yok, büyük tüccar, bir sene önce babas?n? (Van Belediye Reisiydi.) öldürdükleri için Ta?naklardan nefret ediyordu. Çok zeki de?il, ama namuslu ve sa?lam karakterliydi.

12.   Mihael Minassyan: Partisi yok, önemli bir pedagog, on iki sene Amerika´da ya?am??, insanlar aras? ili?kiler üzerine doktora yapm??t?.

13.   ?knadyos Hüssyan: ?irket hissedar?, güvenilir bir kimseydi.

14.   Margos Jeramyan: Çok dar kafal? ama çok zengindi.

 

??te Hoff Bey´i himaye edecek olan ki?iler bunlard?. Osmanl? Devleti vaki istekler istikametinde Müfetti?ler ve onlar?n yan?na Ermeni as?ll? resmi memurlar tayin etti?i halde, Ermeni örgütleri Müfetti?leri kendi emellerine hizmet edecek istikamette kanalize edebilmek için siyaset, ticaret ve bürokrasinin önde gelen insanlar?n? görevlendirme yoluna gitmi?lerdir. Fakat bu planlar? gerçekle?memi?tir. Zira I. Dünya Sava??’n?n patlak vermesinden az sonra, Genel Müfetti?ler´in mukaveleleri, Sultan´?n 3/16 Eylül 1914 tarihli ?rade-i Seniyye’si ile iptal edilmi?tir.[83]

 

Sonuç

 

Türklerin Anadolu´ya gelmesi ve as?rlarca hüküm süren devletler kurmas? münasebetiyle hem istikrarl? bir devletin vatanda?? olman?n hem de kendilerine her ?eylerini emanet edebilecekleri emin ve dürüst kom?u ve hem?ehrilere sahip olman?n avantaj?yla ziraat, sanat ve ticaretle u?ra?arak ülkeye önemli hizmetler vermi? olan Tebaa-y? Sad?ka, 1683´te Osmanl? ordusunun Viyana´da bozguna u?ramas?yla uyanan, 1789 Frans?z ?htilali´yle g?dalanan ve Osmanl?´n?n Avrupal? devletlere kar?? kendisini savunamayacak, hatta kendi valisiyle (Kavalal? Mehmet Ali Pa?a) d?? yard?m almadan ba? edemeyecek kadar zay?flamas?yla[84] azg?nla?an ba??ms?zl?k arzular? ve bunlar?n sebep oldu?u hadiseler neticesinde, devletine ve kom?ular?na kar?? olan sadakat ve vefas?n? yitirmi?, Avrupal? devletler ve bilhassa Rusya ile mü?terek hareket etmeye ba?lam??lard?r. Osmanl?´y? yok etmek ve aralar?nda taksim etmek isteyen bu devletler de hedeflerine bir an önce ula?abilmek için Ermenileri istismar ve ifsada devam etmi?lerdir.

 

Ermenilerin ruhani lideri olan Patrikler ve Berlin Konferans?´ndan sonra pe?pe?e kurulan illegal siyasi örgütler, d?? güçlerin tahrik ve destekleriyle Devlet aleyhtar? çal??malar yapmaya ve Devlet´ten yerine getirilmesi mümkün olmayan taleplerde bulunmaya ba?lam??lar, Devlet´i ve milleti tedirgin eden ve asayi?i bozan fiillerde bulunmu?lard?r. Neticede halk, yer yer galeyana gelip Ermenileri ma?dur eden baz? ta?k?nl?klar yapm??, Devlet de baz? tedbirler alarak suçlular? cezaland?rm??t?r. Ermeniler de bu olaylar? delil olarak gösterip, s?rf Hristiyan olduklar?ndan dolay? haks?zl??a ve zulme u?rad?klar?n? iddia ederek Hristiyan devletleri yard?ma ça??rm??lard?r. Bu takti?i Osmanl?-Ermenilerine veren ve zaten Osmanl?´ya müdahale etmek için f?rsat kollayan Rusya, Ermenilerin bu ça?r?s? üzerine sözde Ermenilerin hayat ?artlar?n? iyile?tirmeye yönelik bir proje haz?rlam??t?r. Rusya´n?n haz?rlad??? bu Reform Projesi´ni menfaatlerinin ihlali olarak gören ve Osmanl?´n?n varl???n? siyaseten, iktisaden ve askeri yönden zay?flam?? olmas?na ra?men, Rusya´n?n s?cak denizlere inme emelleri önünde en büyük engel olarak gören Avrupal? devletlerin müdahalesiyle, Ermenilerle meskun olan vilayetler Rusya´n?n arzusu hilaf?na iki bölgeye ayr?l?p her birinin ba??na Avrupal? birer müfetti?in getirilmesi kararla?t?r?lm??t?r. Böylece Osmanl?´n?n iç meselesi olmas? gereken Ermeni Sorunu, milletler aras? bir mahiyet kazanm??t?r.

[1] Anahit Barikian, “Die Entwicklung der Armenischen Frage im 19. Jahrhundert”, Yay?mlanmam?? doktora tezi, Universität Wien, 1948, Ek II.

[2] Anahit Barikian, “Die Entwicklung …“, Ek III-IIIa.

[3] Eduard Bernstein, Die Leiden des Armenischen Volkes und die Pflichten Europas, Berlin, 1902, s. 20.

[4] Ahmed Djemal Pascha, Erinnerungen eines Türkischen Staatsmannes, München, 1922, s. 313.

[5] Josef Markwart, Die Entstehung der armenischen Bistümer, Rom, 1932, s. 7.

[6] Ahmed Djemal Pascha, Erinnerungen eines ..., s. 317.

[7] Artem Ohandjanian, Armenien, Wien, 1989, s. 20.

[8] Artem Ohandjanian, Österreich-Ungarn und Armenien 1914-1918, Wien, 1986, ss. 4-5.

[9] Anahit Barikian, “Die Entwicklung…” , s. 67.

[10] Anahit Barikian, “Die Entwicklung …”, ss. 68-69.

[11] Anahit Barikian, “Die Entwicklung …”, ss. 65-76.

[12] Anahit Barikian, “Die Entwicklung …”, s. 109.

[13] Anahit Barikian, “Die Entwicklung …”, s. 121.

[14] Gregoryen, Protestan ve Katolik Ermenileri kastedilmi? olsa gerek.

[15] Yves Ternon, Tabu Armenien, Frankfurt, 1981, s. 45.

[16] Anahit Barikian, “Die Entwicklung …”, ss. 109-126.

[17] Hans Ludwig Wegener, Der britische Geheimdienst im Orient, Berlin, 1924, ss. 132-133.

[18] Anahit Barikian, “Die Entwicklung …”, s. 138.

[19] Yves Ternon, Tabu Armenien, Frankfurt, 1981, s. 43.

[20] Artem Ohandjanian, Österreich-Ungarn ..., s. 25. 

[21] Yves Ternon, Tabu Armenien, Frankfurt, 1981, s. 46.

[22] Johannes Lepsius, Armenien und Europa, Berlin, 1896, s. 75

[23] Artem Ohandjanian, Armenien, Wien, 1989, s. 28.  

[24] Joseph Pomiankowski, Der Zusammenbruch, Leipzig, 1928, s. 157.

[25] Artem Ohandjanian, Armenien, Wien, 1989, ss. 30-31.

[26] Artem Ohandjanian, Österreich-Ungarn …, s. 32.

[27] Artem Ohandjanian, Armenien, Wien, 1989, s. 32 

[28] Wien, Haus,- Hof-, Staatsarchiv, Politisches Archiv XII 187, Jeniköy, 26 Juli 1905, Nr. 37 B.

[29] Wien, HHStA PA XII 187, Beilage zu  Bericht, 26 Juli 1905, Nr. 37 B.

[30] Wien, HHStA PA XII 188, Jeniköy, 13 September 1905, Nr. 45 E.

[31] Wien, HHStA PA XXXVIII 357  Trapezunt, 17. September 1912, Z. 34/P.

[32] Artem Ohandjanian, Österreich-Ungarn …, s. 35.

[33] Ayastefanos Andla?mas?´n?n 16. maddesinde ve Berlin Konferans?´n?n da 61. maddesinde yer alan Vilayat-? Sitte´de yap?lacak olan reformlar konusunda, Sultan II. Abdülhamid, ?ngiltere, Fransa ve Rusya´n?n arzular? istikametinde, Ermenilerin ya?ad??? alt? vilayette; Erzurum, Bitlis, Van, Mamurat ul-Aziz (Harput), Diyarbak?r ve Sivas´ta reformlar?n yap?laca??na dair söz vermi? ve Lord Salisbury´e yazd??? bir mektupla bunun gecikmeden ve harfiyyen yap?laca??n? bildirmi?ti.  Johannes Lepsius, Armenien und Europa, Berlin, 1896, s. 10.

[34] Ahmed Djemal Pascha, Erinnerungen eines …,  s. 337.

[35] Wien, HHStA PA XII, 463 Jeniköy, 10. Juni 1913, Nr. 33/D.

[36] Artem Ohandjanian, Armenien, Wien, 1989, s. 49.  

[37] Wien, HHStA PA XII, 462 Wien, 21 Jänner 1913, P. d. Nr. 395.

[38] Wien, HHStA PA XII, 463 Rom, 6. Juni 1913, Nr. 338.

[39] Wien, HHStA PA XII, 463 Jeniköy, 28. Juni 1913, Nr. 35/A.I.

[40] Wien, HHStA PA XII, 463 Petersburg, 15 Juni 1913, Nr. 211.

[41] Wien, HHStA PA XII, 462 Trapezunt, 30.Jänner 1913, Z. 9.

[42] Wien, HHStA PA XII, 463 Jeniköy, 23. Juni 1913, Nr. 311.

[43] Ahmed Djemal Pascha, Erinnerungen eines …,  ss. 340-347.

[44] Wien, HHStA PA XII, 463 Jeniköy, 1. Juli 1913, Nr. 36/A.

[45] Wien, HHStA PA XII, 463 Jeniköy, 10. Juni 1913, Nr. 33/D.

[46] Wien, HHStA PA XII, 463 Petersburg,, 9. Juli 1913, Nr. 244.

[47] Wien, HHStA PA XII, 463 Jeniköy, 11. Juli 1913, Nr. 38/C.

[48] Wien, HHStA PA XII, 463 Jeniköy, 11. Juli 1913, Nr. 38/B.

[49] Wien, HHStA PA XII, 462 Jeniköy, 22. Juli 1913, Nr. 41/E.

[50] Wien, HHStA PA XXXVIII, 365, Trapezunt, 29. Jänner 1914 Z 8/P.

[51] Wien, HHStA PA XII, 462 Smyrna, 14. August 1913, Nr. 46 Pol.

[52] Wien, HHStA PA XII, 463, Jeniköy, 22. Juli 1913, Nr. 41/F.

[53] Wien, HHStA PA XII, 463, Jeniköy, 2. September 1913, Nr. 50/E.

[54] Wien, HHStA PA XII, 463, Paris, 6. Dezember 1913, Nr. 105/G.

[55] Wien, HHStA PA XXXVIII, 358, Aleppo, 15. Dezember 1913, Nr. 38 res.

[56] Wien, Kriegsarchiv, Präsidial Akten 47-1/33 Aleppo, 18 Jänner 1914.     

[57] Wien, HHStA PA XII, 363, Trapezunt, 30. Jänner 1914 Z 9/P.

[58] Wien, HHStA PA XII, 463, Konstantinopel, 29. Dezember 1913, Nr. 82/F.

[59] Wien, Kriegsarchiv, Präs. 47-1/24 Konstantinopel, 28 Jänner 1914.     

[60] Wien, Kriegsarchiv, Präs. 47-1/24 Konstantinopel, 28 Jänner 1914.     

[61] Bu ana kadar alt? vilayetin bir Eyalet haline getirilmesinden bahsedilirken, reform projesine sahil ?ehri Trabzon´un da dahil k?l?nmas?, Rus Projesi´nin hafifletilmesi kar??l???, Rusya´n?n elde etti?i bir taviz olmal?d?r.

[62] Wien, Kriegsarchiv, Präs. 47-1/42 Konstantinopel, 11 März 1914, Ek.

[63] Wien, Kriegsarchiv, Präs. 47-1/42 Konstantinopel,  11 März 1914.     

[64] Wien, HHStA PA XII463, Konstantinopel, 2. März 1914, Nr.15/P-H.

[65] Ahmed Djemal Pascha, Erinnerungen eines …, s. 349-351.

[66] Wien, HHStA PA XII, 463 Petersburg,, 23. März 1914, Nr. 85.

[67] Bu ülkelerin tercih sebebine belgelerde rastlamad?m. Tercih sebebi, Osmanl? Devleti ile münasebetlerinin iyi olmas?, Osmanl? aleyhindeki entrikalara dahil olmamalar? veya Osmanl? üzerinde bask? kuramayacak kadar küçük devletler olmalar? olabilir.

[68] Wien, HHStA PA XII, 463, Konstantinopel, 9. Februar 1914, Nr. 10/P-E.

[69] Wien, HHStA PA XII, 463 Berlin, 20. März 1914, Nr. 1216.

[70] Wien, HHStA PA XII, 463 Berlin, 4. April 1914, Nr. 117.

[71] Wien, HHStA PA XII, 463 Pera, 7. April 1914, Nr. 140.

[72] Wien, HHStA PA XII, 463 Pera, 15. April 1914, Nr. 149.

[73] Wien, HHStA PA XII, 463 Konstantinopel, 22. April 1914, Nr. 28/P-G.

[74] Wien, HHStA PA XII, 463 Konstantinopel, 16. Mai 1914, Nr. 35/P-C.

[75] Wien, HHStA PA XII463, Konstantinople, 3.Juni 1914, Nr.42/P.E., Bezug auf Bericht Nr.38/P.G. vom 25.v.M.

[76] Wien, HHStA PA XII463, Konstantinopel, 16 Mai 1914, Nr.35/P.C.

[77] Wien, HHStA PA XII463, Konstantinopel, 25. Mai 1914, Nr.38/P.G.

[78] Wien, HHStA PA XII463 Yeniköy, 20.Juli 1914, Nr.51/P.G., zu Bericht 42/P vom 3.Juni 1.

[79] Bakt???m belgelerde Westenenk´in karargâh?na tayin edilen isimlere rastlamad?m. Ancak ona da yard?mc? olmak üzere Ermeni as?ll? görevlilerin tayin edildi?ini tahmin ediyorum.

[80] Johannes Lepsius, Deutschland und ..., s. 18.  

[81] Lepsius, bu ondört ki?inin isimlerine, Alman D?? ??leri Bakanl?g?’nin ar?iv belgelerini yay?mlad??? kitapta yer vermedi. Lepsius´un, kendi tezlerine gölge dü?ürece?inden korktu?u bölümleri belgelerden ç?kartt???na veya ifadeleri de?i?tirdi?ine s?kça rastlanmaktad?r.

[82] Wolfgang Gust ve Sigrid Gust, Der Völkermord an den Armeniern 1915/16 Dokumente aus dem Politischen Archiv des Deutschen Auswärtigen Amts, http://www.armenocide.de, 1914-08-11-DE-001-V.

[83] Johannes Lepsius, Deutschland und …, s. 18

[84] Ramazan Y?ld?z, “Die Migration Kaukasischer Muslime und ihre Ansiedlung im Osmanischen Reich im 19. Jahrhundert”, yay?mlanmam?? doktora tezi, Universität Wien, 2004, s.94.

 ----------------------
* Öğretmen, Viyana - ramazanyildiz@gmx.at
- ERMENİ ARAŞTIRMALARI, Sayı 25, 2007
            Tavsiye Et

   «  Geri
Yorumlar