Anasayfaİletişim
  
English

Venedik'in Ermeni Meselesindeki Rolü Hakk?nda

Gürsoy ŞAHİN*
ERMENİ ARAŞTIRMALARI, Sayı 27-28, 2007

 .Œã€A°="justify">

 

Anahtar kelimeler: Osmanl? Devleti, Venedik, Ermeni Meselesi, Ermeniler, Mihitar.

 

Abstract: Venice has perceived the effects of its geographical location in terms of military, political, social, economical and cultural areas within the period of history in many forms. And also Venice has made feel it to the other neighbor countries. In this study, the contribution of Venice for Armenian issues and nationalism are going to be evaluated in the framework of its geographical location. In this sense, it is going to be attracted attention to the Pioneer role of Venice on modernism, education and printing house or press among Armenians.

 

Key Words: Ottoman State, Venice, Armenian Question, Armenian, Mekhitar.

 
Giri?
 

Adriyatik körfezinin en kuzeyinde, ?talya yar?madas?n?n kuzeydo?usuna dü?en, birçok adac?klar üzerinde kurulu olan Venedik ?ehri ve burada kurulan ?ehir devleti[1], sahip oldu?u co?rafi konum itibariyle gerek Selçuklu gerekse Osmanl? Devleti dönemlerinde, Türklerle askeri, siyasi, ekonomik, sosyal ve kültürel ili?kiler kurmu?tur[2]. Co?rafyas?n?n do?al bir sonucu olarak Venedik’teki ?ehir devleti, kurulu?undan 1797 y?l?nda y?k?l???na kadar ?stanbul’la s?k? ili?kiler içinde olmak zorunlulu?unu hissetmi?tir[3]. Biz konunun ekonomik, kültürel ve sosyal yönünü ba?ka ara?t?rmalara havale ederek Venedik’in Osmanl? tebaas? olan Ermeni toplumu üzerindeki belirleyici ve öncü rolüne dikkatleri çekmek istemekteyiz.

 

Kaynaklardan Venedik’in hem tarihsel süreç içerisinde hem de günümüzde Ermeni meselesinde önemli bir yeri ve rolü oldu?unu görmek mümkündür. Bu çerçeveden olmak üzere ara?t?rd???m?z konuyla ilgili 2008 y?l?n?n Ocak ay?n?n ba??nda bas?n yay?n organlar?na da yans?yan, “Venedik’te Ermeni Kültür Merkezi” ba?l?kl? haberde, 2008 y?l?nda Venedik’te aç?lacak olan Ermeni Kültür Merkezi hakk?nda bilgi verilmekteydi. Sanat?n farkl? dallar?na ili?kin bilimsel konferanslar, etkinlikler, sergiler ve konserler organize edilece?i anla??lan bu merkezle ilgili 28 Aral?k 2007’de bir bas?n toplant?s? düzenleyen ve çe?itli aç?klamalarda bulunan Ermenistan Kültür Bakan? Hasmik Bo?osyan, Avrupa’n?n merkezinde bir kültür merkezinin gerektirdi?i masraflar dolay?s?yla, Ermeni Kültür Merkezi’ne (EKM) Ermeni i?adamlar?n?n da katk? yapaca??n? söylemi?tir.

 

Bakan Bo?osyan’?n bildirdi?ine göre, Venedik’te kurulacak EKM’de farkl? Avrupa ülkelerindeki Ermenilerce düzenlenen kültürel etkinlikler koordine edilecek, ara?t?rma ve incelemeler yap?lacakt?r. Bo?osyan ayr?ca Avrupa’da bugüne dek benzeri bir merkeze sahip olunmad???n?n alt?n? da çizmi?tir[4]. Ermenilerin günümüzde bir kültür merkezi açmak için Venedik’i tercih etmesinin tarihten ve ?ehrin co?rafyas?ndan gelen baz? sebepleri oldu?u muhakkakt?r. Bu çerçeveden olmak üzere kanaatimizce Türk idarelerinde ya?ayan Ermenilerin, Venedik’le Haçl? Seferleri döneminde ba?layan ili?kilerini ve Bat?ya aç?lmak için buras?n? nas?l kulland?klar?n? ortaya koymak, Ermeni milliyetçili?inin ve Ermeni sorununun tarihsel kökenlerini anlamak için bir zorunluluktur. Venedik-Ermeni ili?kilerin ba?lang?c? olu?turan esas unsur Ermeni göçleri ve ticarettir.

 
I) Ticaret

 

Venedik ?ehri Ortaça?larda kurulurken emniyet ve geçim ?artlar? ile bir denizci ?ehir kimli?ine bürünmü? ve sonunda güçlü bir deniz devletinin merkezi olmu?tur. Daha ilk dönemlerinde zengin Do?u ticaretine giri?en Venedik, yüzy?llar boyunca Do?u ile Bat?n?n birbiriyle al??veri?inde arac? rolü oynam??, ayr?ca Levant (Do?u Akdeniz) ticaretinde de çok önemli bir yere sahip olmu?tur[5]. Venedik’in, bölge ticaretindeki rolünü her halde en güzel ifade edecek söz “Do?u’nun en Bat?’daki ve Bat?’n?n en Do?u’daki ?ehri”[6] olmal?d?r. Bölgenin co?rafi konumu, zamanla Osmanl? Devleti aç?s?ndan bir yönüyle olumlu geli?melere zemin haz?rlarken bir yönüyle de olumsuz geli?melerin temellerini olu?turmu?tur.

 

Ermenilerin esasen ya?ad?klar? Do?u Anadolu bölgesinden Anadolu’nun veya Akdeniz dünyas?n?n farkl? bölgelerine da??lmalar?, çe?itli zamanlarda gerçekle?tirilen göçler sonucunda olmu?tur. Ermenilerin tarihi süreç içerisinde Anadolu ve Akdeniz dünyas?nda birçok bölgeye göç etmesi, sonraki dönemlerde bu toplulu?un ticarette ilerlemesinin zeminini olu?turacakt?r. Ermeni göçlerinde özellikle Bizans’?n bask?s?n?n etkili oldu?u anla??lmaktad?r. Bu göçlerden birisi XI. yüzy?la do?ru Ermenilerin bulundu?u kuzeydo?u Anadolu bölgesini Bizans’?n ele geçirmeye ba?lamas?d?r. Bölgede kendi ç?karlar?na göre hareket eden Kral II. Basil, bu bölgelere kendi ordusunu yerle?tirirken, buradaki Ermenilerin bir k?sm?n? da Kapadokya, Kilikya ve Kuzey Suriye’deki baz? eyaletler ile Edessa ve Mezopotamya bölgelerine göç ettirmi?tir[7].

 

XI. yüzy?lda ?ç Anadolu’ya yönelik ikinci ve büyük bir Ermeni göçü ise 1045 y?l?nda Bizans’?n Ani kentini ele geçirmesiyle ya?anm??t?r. Bu dönemde Ermeni Kral? II. Gagik, Kayseri’ye gönderilmi?tir. Böylece Ermenilerin Do?u ve ?ç Anadolu’ya do?ru yay?l?p yerle?mesi süreci h?zlanm??t?r. Yine 1064 y?l?nda Sultan Alparslan’?n Ani ?ehrini fethinden sonra da Ermeniler, ?ç Anadolu’ya özellikle Kayseri’de Zamant? (P?narba??) bölgesine yerle?mi?lerdir[8]. Çukurova’da Kilikya Ermeni Krall???n?n kurulmas? da böyle bir göçün sonucudur[9].

 

Bu göçler s?ras?nda Ermenilerin bir k?sm?n?n K?r?m bölgesine göç ettikleri anla??lmaktad?r[10]. Bizans’?n siyaseti gere?i Kapadokya’ya yerle?tirilen Ermenilerin bir bölümü, Türk fetihleri sonucunda Kilikya’da kurulmakta olan Ermeni Prensli?ine göç etmi?lerdir. Ancak yine de Ermeniler, Kapadokya, orta Toroslar ve Toroslar?n, Anadolu’yu Suriye ve Mezopotamya’dan ay?ran güney yamaçlar?nda ya?amaya devam etmi?lerdir[11]. Böylece uzun bir sürecin sonucunda Ermeniler, Akdeniz dünyas?nda K?br?s, Rodos, Girit, ?zmir ve ?stanbul gibi çe?itli ?ehir ve limanlara yay?lm??lard?r.

 

Ermenilerin, Venedik veya di?er Bat? Avrupa ülkelerine az da olsa göç etmeleri yukar?da ifade etti?imiz göçlerin bir uzant?s? olarak XIII. yüzy?la denk gelmektedir. Böylece Anadolu’da ya?ayan gayrimüslim gruplar?n ve bu arada Ermenilerin, Avrupal? devletlerle ili?kileri Haçl? Seferleri döneminden itibaren geli?meye ba?lam??t?r. Bu ili?kilerin geli?mesinde Fransa ve Vatikan’?n etkinli?inin yan?nda Venedik yönetimindeki K?br?s ve Ceneviz kolonileriyle olan ili?kilerinin de katk?s? oldu?u görülmektedir[12]. Bu dönemlerde ticaretle u?ra?an Ermenilerin ticaretinin önemli k?sm?n? özellikle Venedik’le yap?lan al??veri?in olu?turdu?u anla??lmaktad?r[13]. Bu noktada Ermenilerin, kendilerine yabanc? olmayan ve ticari olarak da ili?ki içinde olduklar? Venedikliler sayesinde Venedik’e gitmelerinin daha kolay oldu?unu ifade etmek gerekmektedir.

 

Haçl? Seferleri ile ba?layan Ermeni-Avrupal? ili?kileri sonucu, Ermenilerin XIII. yüzy?ldan itibaren Venedik’e yerle?meye ba?lad?klar? anla??lmaktad?r. Kaynaklar incelendi?inde Ermenilerin Bat? Avrupa’daki en eski yerle?im bölgelerinden birisinin Venedik oldu?u anla??lmaktad?r. Bu durum Ermeniler aç?s?ndan buras?n?n zamanla entelektüel, kültürel ve manevi yönlerden çok bilinen ve önemli bir yer olmas?nda önemli katk?lar sa?lam??t?r[14]. Pek çok göçmen ba?ta Venedik olmak üzere Roma, Leghorn, Milan, Napoli, Cenova, Pisa ve Marsilya’ya gitmi?tir. Otuzalt? Ermeni ailesi ?talya’da küçük kiliseler kurmu?lard?r. Keza Ermenilerin Venedik’te kendilerine ait bir mezarl?klar?n?n bulundu?u da kaynaklardan anla??lmaktad?r. Hatta bu dönemlerde Marsilya’da bir soka??n ad?na Ermeni Soka?? anlam?nda “Rue des Arméniens” ad? verilmi?tir[15]. Bu durumda Venedik gibi ticaret ?ehirlerinin yabanc?lara kap?lar?n? açmas?n?n da etkisi bulunmaktad?r[16].

 

Burada yerle?meye ba?layan Ermeniler, ekonomik faaliyetlerde bulunmakta ve Anadolu ve Akdeniz çevresi ile yap?lan ticari i?lemlerde arac? veya köprü rolü üstlenmekteydiler. Buradaki Ermenilerin zamanla bölgedeki ekonomik faaliyetlerini artt?rd?klar?, ticarette arac? veya komisyoncu ya da yaz?c? ve gemi sahibi olduklar? anla??lmaktad?r. Bu durumun sonraki dönemlerde de devam etti?i, Akdeniz dünyas?nda al?n?p sat?lan ticaret mallar?n?n, 1700’lerden 1765’lere kadar Ermeni tüccarlar? eliyle Avrupa’ya özellikle Venedik ba?ta olmak üzere Amsterdam, Leghorn, Marsilya ve ?spanya’ya ula?t?r?ld??? anla??lmaktad?r[17]. Burada hemen Türklerin de erken dönemlerden itibaren Venedik’le ticari ili?kiler içine girdi?ini belirtmek gerekmektedir[18]. Bu durum Do?u Akdeniz ticaretinin kaç?n?lmaz bir sonucudur. Ancak bu konu ara?t?rmam?z?n kapsam? d???ndad?r.

 

Bu süreçte Ermeniler, gerek Haçl? kal?nt?lar? ile gerekse Bat?’n?n Orta Do?u’daki uzant?lar? durumunda olan Venedik, Ceneviz, Maltal? ve Floransal?larla, Müslümanlar ve di?er yerli gayrimüslimlere oranla ticari ve sosyal hayatta daha s?k? ili?kiler kurmu?lard?r. Avrupal?lar?n, Akdeniz dünyas?nda ya?ayan gayrimüslimlerle Haçl? Seferleri ile ba?layan ili?kileri, uzun vadede bu gruplar?n Bat? kültürünün etkisinde kalmalar?n?n ve sosyal, siyasi önemli geli?melerin yolunu açacakt?r[19]. Söz konusu gayrimüslimlerden özellikle Ermenilerin, Haçl? seferleri s?ras?nda ve sonras?nda Bat?l?larla kar??la?malar? ve onlarla belirli düzeyde de olsa münasebetlerini geli?tirmeleri, sonraki dönemlerde kanaatimizce hem kendileri hem de Osmanl? Devleti aç?s?ndan çok önemli geli?melerin zeminini olu?turmu?tur.

 

Avrupal? devletlerin eski dönemlerden beri bölgede yürüttü?ü ticari ili?kileri, bölgedeki gayrimüslim ahaliyi kendi ticaretlerinin bir parças? olarak kullanmaya itmi?tir. Bu anlay???n bir sonucu olarak ilk dönemlerde Venedik ve Cenevizlilerin Ermenilerle ili?kileri Rumlarla olan ili?kileri kadar yo?un olmamakla birlikte daha dostane idi. Frans?z tüccarlar ve Katolik misyonerlerin Ermeniler ve Yahudilere kar?? daha iyi ve düzenli münasebetler geli?tirdikleri görülmektedir. Buna kar??l?k Katolikler, Rumlara kar?? daha ?üpheci ve dü?manca yakla?m??lard?r. ?ngiliz tüccar ve Protestan misyonerlerin faaliyetleri ise özellikle Rumlara yönelik olmu?tur. Bunun ba?ta gelen sebebi ekonomik ili?kiler ve ortak dü?man olarak kabul edilen Papal?k ile Katoliklere kar?? ortak hareket etme dü?üncesinden kaynaklanm?? olmal?d?r[20]. Bu münasebetler zamanla daha da geli?ecektir.

 

Bu ili?kiler birçok Ermeni’nin maddi olarak zenginle?mesine, kültür aç?s?ndan da çok yönlü ve Bat?’ya aç?k bir hale gelmesine sebep olmu?tur. Bu Bat?’ya aç?kl?k Ermenilerin, Kapitülasyonlarla birlikte Osmanl? topraklar?na giren Bat?l?lar?n i?birlikçili?ine haz?rlanmalar?na da ortam haz?rlam??t?r[21]. Bölgedeki tüccarlar?n daha sonraki dönemlerde Venedik’e gelen Ermenilere ve a?a??da de?inece?imiz üzere 1717 y?l?nda St. Lazar adas?nda bir Ermeni akademisinin temellerini atan ve Ermeni milli kimli?inin olu?mas?na büyük katk?lar? olan Sivasl? Mihitar’a ekonomik olarak yard?m ettikleri de anla??lmaktad?r[22]. Böylece Do?u Akdeniz bölgesi Ermenilerin gözlerini çevirdikleri bir co?rafya olmu?tur.

 

Burada bir hususa dikkat çekmek gerekmektedir. XVII. yüzy?l?n sonlar?ndan itibaren Bat? etkisi, Osmanl? tebaas? olan H?ristiyan halk üzerinde iyice hissedilmeye ba?lanm??t?r. Bu etkinin ?ekillenmesinde ve artmas?nda misyonerlerin ve Bat?l? devletlerin çabalar? yan?nda Venedik ve ?talya’n?n, Akdeniz’deki ticaretinin geli?mesinin ve Bat?l? diplomatlar?n etkisinin oldu?u kaydedilmelidir. Özellikle 1618–1648 y?llar? aras?nda Avrupa’da ya?anan Otuz Y?l Sava?lar? s?ras?nda diplomatlar?n da etkisiyle ?stanbul’da Katolik ve Protestan mücadeleleri ya?anmaya ba?lanacakt?r. Keza bu dönemlerde Bat?l? devletler, Osmanl? Devleti’nden ald?klar? imtiyazlar ve kapitülasyonlarla gayrimüslimleri himaye hakk? elde etmi?lerdir. Böylece XVII. yüzy?l?n sonlar?nda Osmanl? yönetimini, bir H?ristiyan devletin yönetimine tercih eden Osmanl? tebaas? gayrimüslimler, bu dönemle birlikte Avrupal? devletlerin yönetimlerini, Osmanl?’ya tercih etmeye ba?lam??lard?r[23].

 
II) Matbaa ve Yay?nc?l?k
 

Ermenilerle ili?kileri, XIII. yüzy?ldan itibaren yap?lan ticaretle geli?meye ba?layan Venedik’in, ad? geçen topluluk üzerindeki önemli etkilerinden birisi de matbaac?l???n Ermeniler taraf?ndan Venedik’te ö?renilmesidir. ?ehrin matbaac?l?k konusunda tarihten gelen bir öneme sahip oldu?u görülmektedir. Modern matbaac?l???n ilk kurucular?ndan olan Aldo Manuzio’nun (1450–1515) ve sülalesinin de Venedikli oldu?u ve dünya kitap merkezlerinden birisinin Venedik oldu?u anla??lmaktad?r[24]. Kaynaklar Venedik’teki Ermeni matbaas? konusunda farkl? bilgiler vermektedir. Baz? kaynaklarda 1512 y?l?nda be? adet Ermenice eser basan ve üzerlerinde ad? yaz?l? olan Agop adl? ki?inin, Ermeni matbaac?l???n?n babas? say?lmas? gerekti?i ifade edilmektedir[25]. Ancak konuyla ilgili ba?ka kaynaklara göre ise Agop ismindeki bu ?ahs?n 1512 ve 1513 y?llar?nda Venedik’te bast?rd???, be? adet kitab?n üzerinde ismi kaz?nm?? oldu?u kaydediliyorsa da bunlardan ancak 1513’de bas?lan “Badarakadedr” (Missal) kilise kitab?nda ad? geçmektedir.

 

Kaynaklarda belirtildi?ine göre her be? kitab?n sonunda da Latince “D.I.Z.A.” rumuzlar? bulunmaktad?r. Bu harflerin ne anlama geldi?i bu güne kadar kesin olarak çözülememi?tir. Keza, bunlar?n Agop’a m?, yoksa matbaac?ya m? ait oldu?u da belli de?ildir. Kaynaklarda o zamanlar, Venedik’te yabanc?lar?n matbaa açmas?na izin verilmedi?i ifade edilmektedir. Agop’un bir el yazmac?s? (hakkak) olmas? daha muhtemel görülmektedir. Zira yine kaynaklardan ö?rendi?imize göre söz konusu bask?lar hareketli harflerle yap?lmam??t?r. Çünkü harflerin ?ekli sat?rdan sat?ra ve hatta kelimeden kelimeye de?i?mektedir. Sat?r hatlar? da düzenli de?ildir. Di?er taraftan, o s?ralarda Venedik’te, yukar?da kaydedilen rumuzlar? kullanan bir matbaa bilinmemektedir. Dolay?s?yla bu rumuzlar?n hakkak Agop’a ait oldu?u da kabul edilebilir[26]. Baz? kaynaklardan 1513-14 y?lar?nda yine Venedik’te Hagop Me?abard’?n bir kitab?n?n bas?ld???n? ö?renmekteyiz[27] ki bu bilgi, Agop’un eserlerinden biri ile ilgili olmal?d?r.

 

?lk Ermeni matbaas?n?n 1512 ya da 1513 y?l?nda kuruldu?u kabul edilse de Agop’un Venedik’teki bu ilk bask? çal??malar? devaml?l?k göstermedi?inden, bu tarih esasen Ermeni matbaac?l??? aç?s?ndan sembolik bir önem ta??maktad?r. Esas Ermeni matbaac?l???n?n bu tarihten yakla??k elli y?l sonra ba?lad??? anla??lmaktad?r. Anadolu, Kafkasya ve ?ran’daki Ermenilerin birli?ini sa?lamak suretiyle büyük bir devlet kurmak dü?üncesiyle 1562’de harekete geçen ve daha sonra Eçmiyazin Katagigoslu?una gelecek olan I. Mikayel ve baz? din adamlar?, Papa IV. Pius’la görü?mek üzere ?stanbul’dan Roma’ya bir heyet göndermeye karar verirler. Kendisinin Çukurova Ermeni krallar? soyundan geldi?ini iddia eden Abgar T?bir, o?lu Sultan?ah ve Aleksand?r adl? bir papaz bu i?le görevlendirilir. Kurulan heyette bulunanlardan birisi olan ve aslen Tokat’l? olan Abgar T?bir’?n daha önce bir süre Venedik’te matbaac?l?k e?itimi gördü?ü anla??lmaktad?r[28]. Burada Venedik ?ehrinin öncü konumuna dikkat etmek gerekmektedir.

 

Bu toplant?n?n neticesinde al?nan kararlar gere?i bu üç ki?ilik heyet Roma’ya Papay? ziyarete gitmi? ve Ermeniler için yard?m talebinde bulunmu?lard?r. Plana göre Abgar döndü?ünde kendisine Ermeni kral? denecektir. Ancak Ermeni kilisesinin, Roma kilisesinin hakimiyeti alt?na girmesi ve Ermenilerin Katolik olmas? ?art? üzerine bu giri?im bir sonuç vermemi?tir. Abgar, kral olamam??t?r ama, buradan Venedik’e geçerek daha önce e?itimini ald??? matbaac?l?k sanat?n?n inceliklerini ö?renmi? ve o?lu Sultan?ah’?n (Marc Antonio) yard?m?yla tek sayfal?k bir takvim ve bir “Mezbur kitab?” basm??t?r. 1567’de ?stanbul’a dönen Apkar T?bir, Surp Nigo?ayos Kilisesi’nde (bugün Karagümrük’te bulunan Kefeli Mescidinde) rahip Arakel’in de yard?m?yla ilk Ermeni matbaas?n? kurmu? ve bu matbaada, Venedik’ten beraberinde getirdi?i Ermenice harflerini kullanarak iki y?l içinde alt? kitab?n bas?m?n? gerçekle?tirmi?tir[29]. Böylece Abgar 1567’de ?stanbul’da matbaa kuran ilk Ermeni olarak toplumuna büyük hizmetler vermi?tir.

 

Ermeni matbaac?l??? konusunda Muallim Cevdet de önemli bilgiler vermektedir. O, en eski ve en yüksek Ermeni matbaas?n?n Mihitaristlere ait oldu?unu ve Sivasl? Mihitar’?n Venedik’te bir matbaa açt???n? yazmaktaysa[30] da bu bilgilerin kesinli?i ?üphelidir. Kaynaklar Venedik’teki Ermeni matbaas? konusunda farkl? bilgiler vermektedir. K. Pamukciyan, 1789 tarihine kadar, Mihitarist tarikat?n kendine ait matbaaya sahip olmad???n? ve kitaplar?n? Venedik’teki ?talyan matbaalar?nda bast?rd???n?, bunlar aras?nda, Anton Bortoli’nin matbaas?n?n ba?ta geldi?ini ifade etmektedir[31].

 

Ancak a?a??da daha geni? bahsedece?imiz üzere Mihitaristlerin faaliyet alanlar?n?n geni?li?ine bak?l?rsa matbaalar?n?n kendilerine ait olmas? ihtimali akla daha yak?n gelmektedir. Yine de en eski olmas? ?üphelidir. Mihitar’?n matbaas? en eski veya en yüksek Ermeni matbaas? olsun veya olmas?n faaliyetleri itibariyle Ermeni milliyetçili?ine katk?lar? son derece fazlad?r. Son zamanlara kadar St. Lazar adas?ndaki matbaan?n önemli çal??malar? bulunmaktad?r. Bu matbaa yakla??k iki yüz y?ll?k bir çal??madan sonra 1989 y?l?nda kapanm??t?r. Yine de Mihitarist bas?mevi (Casa Editrice Armena) tarihi çal??mas?na devam etmektedir[32].

 

Avrupa’da me?hur olan eserlerin ço?u Mihitaristler taraf?ndan Venedik ve Viyana’da kurulan iki merkezde Ermenice’ye tercüme edilmi?tir. Bu iki akademi ve buradaki matbaada fen, matematik, tarih, co?rafya ve dini içerikli eserler bas?lmakta ve Osmanl? ülkesine veya Ermenilerin ya?ad??? bölgelere gönderilmekte, Ermeni cemaatinin ayd?nlanmas?na ve ?uurlanmas?na arac?l?k edilmekteydi[33]. Mihitaristlerin Venedik’te bütün Ermenili?i canland?rmak için kitap basmak amac?yla açt??? matbaa ve akademi sadece Ermenilerin de?il zamanla bütün dünyan?n me?hur matbaa ve ilim merkezlerinden birisi olmu?tur.

Keza misyonerlerin Osmanl? topraklar?ndaki okullar?nda okutulan ders kitaplar?, Avrupa kaynaklar?ndan telif veya tercüme olarak haz?rlanmaktayd?. Kitap ve benzeri malzemenin bas?m? da az?nl?klar yurt içinde matbaa sahibi oluncaya kadar d??ar?dan, özellikle Venedik ve Viyana’dan temin edilmekteydi. Mihitaristlerin açt?klar? Venedik ve Viyana Ermeni Akademilerinin matbaalar?ndan ç?kan eserler hem Avrupa’da hem de Do?u’da kabul görmü?tür. Burada bas?lan eserlerin kaliteli bir ?ekilde bas?ld??? anla??lmaktad?r[34]. M. Cevdet de bu matbaalardaki eserlerin harflerinin güzelli?i, metinlerinin düzeni, mevzular?n?n iyi seçili?leri ve do?ru bas?l?? konusunda ?öhreti oldu?unu ve eserlerin “Mihitarist bir usulde” bas?ld?klar?n? ifade etmektedir[35].

 

Mihitarist merkezlerdeki matbaan?n çal??ma sistemi birçok insan?n be?enisini kazanm??t?r. Bu yüzden 1822’de Dr. Resden gibi kimi ki?iler masraflar?n? kendileri kar??layarak eserlerini[36] veya 1849 y?l?nda Macaristan hükümetinin yapt??? gibi paralar?n? Venedik’teki matbaada bast?rm??lard?r. Keza 1848 y?l?nda Venedik’teki Mihitarist matbaada masraf? Osmanl? Devleti’nin Paris Elçisi Süleyman Pa?a taraf?ndan kar??lanarak yazar? belli olmayan iki cilt Osmanl? Tarihi bast?r?lm??t?r[37]. Süleyman Pa?a’n?n elçi olarak Paris’e giderken Venedik’teki Mihitaryan manast?r?na u?rad???, buradaki faaliyetleri Osmanl?’n?n e?itiminin geli?mesi aç?s?ndan de?erlendirdi?i ve takdir etti?i anla??lmaktad?r.

 

Ermenilerin matbaay? kendi amaçlar? için kullanmalar?n?n oldukça eskiye gitti?i ve çok geni? bir co?rafyaya hitap ettikleri de ifade edilmelidir. Singapur’dan Madras, Kalküta, Bombay ve ?sfahan’a ve oradan da Kudüs, ?skenderiye, Venedik, Cenevre, Amsterdam, Moskova, Tiflis, Bakü, Erivan, Var?ova, Paris, Londra ve Newyork’a var?ncaya kadar Ermeni matbaalar? faaliyette bulunmu?, gazeteleri ve kitaplar? elden ele dola?m??t?r[38].

 
III) Mezhep Tercihi

 

Venedik’in Ermeniler aç?s?ndan belki dolayl? ancak önemli bir etkisi de mezhep tercihinde görülmektedir. Hristiyanl??? tam kabul tarihleri ?üpheli olsa da bu din, Ermeniler aras?nda IV. yüzy?lda ?ranl? Saint Gregor Lusavoriç (302-325) taraf?ndan yay?lmaya ba?lam??t?r. Bu ki?inin ad?na atfen Ermeni milli kilisesine ise “Ermeni Gregoryen (Apostolik) Kilisesi” denilmektedir[39]. Ancak Haçl? Seferleri ile ba?layan ili?kilerin bir uzant?s? olarak zamanla Ermeniler aras?nda Katolik mezhebine geçi?in artt??? görülmektedir. Bu art??ta çok farkl? etkenler rol oynam??t?r. Ancak Venedik’in yine bu meselede rolüne ve etkisine dikkat çekmek gerekmektedir. Mesela Kilikya Ermeni Baronlu?unun Katolik mezhebine yak?nl?k duymas?nda Haçl? Seferlerinin yan?nda yukar?da da ifade etti?imiz üzere Fransa ve Vatikan’?n etkinli?inin ve Venedik yönetimindeki K?br?s ve Ceneviz kolonileriyle olan ili?kilerinin etkisi göz ard? edilemez[40]. Yani Venedik co?rafi yak?nl??? dolay?s?yla ticari etkile?imle birlikte mezhep tercihini de yönlendirmi?tir.

 

Bu dönemde Haçl?-Ermeni ili?kileri sonucunda Ermenilerin, Bat? kültürü etkisinde kalmaya ba?lad?klar? ve kendileri için “ince yontulmu?” tabirinin kullan?ld??? anla??lmaktad?r. Bu ili?kilerin bir sonucu olarak Kilikya’da bulunan halk ve din adamlar?n?n önemli bir k?sm?n?n Roma Katolik Kilisesine ba?lanmaya haz?r hale geldikleri anla??lmaktad?r[41]. Ancak Haçl? Seferleri s?ras?nda Çukurova’da yay?lan Katolik mezhebi, ilk zamanlarda Anadolu’nun di?er bölgelerinde etkisini pek fazla gösterememi?tir. Bölgedeki Katolik Ermeniler de Gregoryenlerle birlikte kar???k olarak ya?amaya devam etmi?lerdir[42].

 

Bu dönemlerde Venedik, Anadolu’ya ilk gelen misyonerlerden olan Katolik Fransiskenlere tabiri caizse koruyuculuk yapm?? ve destek vermi?tir. Mesela Katolik rahiplerin 1220 y?l?nda ?stanbul’a geldikleri dönemde bir müddet Haliç k?y?s?ndaki Venedik kolonisine ait bölgede kald?ktan sonra Galata’ya geçerek orada St. François manast?r ve kilisesini kurduklar? anla??lmaktad?r[43]. Sonraki dönemlerde de Venedik’in Ermenilerin Katolik mezhebini tercih etmeleri sürecinde önemli katk?lar?n?n devam etti?i anla??lmaktad?r.

 

Osmanl? Devleti’nin Fransa ile olan münasebetleri çerçevesinde Ermenilerin Katolik mezhebine geçmesi dönem dönem artm?? veya azalm??t?r. Osmanl? ülkesinde ya?ayan Ermenilerin Katolik mezhebine geçmesine devlet taraf?ndan pek iyi gözle bak?lmamaktayd?. Osmanl? Devleti, dini ve siyasi merkezleri kendi topraklar?nda olan topluluklar? daha kolay denetlemekteydi. Katolik mezhebine geçen Ermeniler ise Roma’dan olumsuz olarak etkilenebilir, ayr?ca Osmanl?’n?n iç i?lerine müdahalenin önü aç?labilirdi. Ermeni patrikli?i de cemaatinin parçalanmas?ndan ho?nut de?ildi[44].

 

Bu süreçte de Venedik’in, Katolik olan Ermenileri koruyup kollad??? ve destekledi?i görülecektir. Keza Katolik mezhebine geçen Ermeniler, Venedik ve Avusturya’da kiliseler kiralamakta, zenginler çocuklar?n? terbiye ve e?itim için bu kiliselere göndermekte, oraya gidenler ise kafalar?na, o dönemde Ermeni toplumu içinde adet olmayan ?apkalar takmakta, Frenk elbiseleri giymekte ve benzeri Avrupa adetleri Ermeniler aras?nda yay?lmaktayd?. Elbette mesele sadece ?apka takma veya takmama olmay?p, Bat?l? devletlerin Ermenilere müdahalesi ve Ermenilerin Osmanl? toplumundan uzakla?mas? olarak de?erlendirilmi?tir.

 

Yine Katolik mezhebine geçen Ermenilerin baz?lar?n?n sarrafl?k ve tüccarl?k yapmalar? sebebiyle devlet adamlar?yla yak?n temas kurmalar?, dolay?s?yla devlet s?rlar?n? elde ederek casusluk faaliyetlerinde bulunabilmeleri gibi sebepler, Osmanl? yöneticilerinin Katolik Ermenilere tavr?n? olumsuz yönde etkilemi?tir[45]. Bu geli?meler kar??s?nda Avrupal? devletlerin birço?unun farkl? siyasi veya ekonomik beklentileri bulunmaktayd?. Ancak Venedik’in konumu bölgedeki geli?melerden, di?er devletlere nazaran daha çok etkilenmesine ve politika geli?tirmesine ortam haz?rlamaktayd?.

 
IV) Kültür ve E?itim
 

Venedik’in, Ermeni meselesindeki en önemli etkilerinden birisi, Ermeniler taraf?ndan burada kurulan e?itim kurumlar? ve kültürel kurumlar arac?l???yla olmu?tur. 1676 y?l?nda Sivas’ta do?an, XVII. yüzy?l?n ba?lar?nda ?stanbul’a giden ve burada e?itim, ö?retim ve yay?n faaliyetlerine giri?en Mihitar, Osmanl? ülkesinde Gregoryen Ermenilerin bask?lar? alt?nda fazla kalamam??t?r. Mihitar’?n ö?rencileri, Gregoryen Ermeni rakiplerinin bask?lar?ndan ve k?skançl?klar?ndan uzakla?mak ve çal??malar?n? daha verimli bir ortamda yapmak için 1703 y?l?nda Venedik yönetiminde olan Yunanistan’?n Mora yar?madas?nda bulunan Modon ?ehrine gitmi?lerdir. Mihitar da 1703 y?l?nda ?stanbul’dan ayr?l?p ?zmir üzerinden Modon’a geçerek ö?rencilerine kat?lm??t?r[46]. Venedik’i tercihte, eski dönemlerden beri bölgede ya?ayan Ermenilerin verdi?i güç ve güven önemli bir etken olmu?tur. Venedikliler, Mihitar ve talebelerini son derece teveccühle kar??lam??, yerel yöneticiler Mihitar ve ö?rencilerine yakla??k iki köy büyüklü?ünde bir araziyi tahsis ederek, kalacak yer ve kilise yapmalar?na izin vermi?lerdir.

 

Sonraki dönemlerde Ermenilerin sosyal hayat?nda büyük rol oynayacak olan Katolik bir Ermeni rahip olan Sivasl? Mihitar ve ö?rencileri 1706 y?l?nda ?ehirdeki H?ristiyan toplumunun ve tabii ki Ermeni tüccarlar?n yard?m? ile kendilerine ait bir manast?r kurup, iki sene sonra da Surp Anton kilisesini in?a etmi?lerdir[47]. Ancak Osmanl? Devleti ile 1714 y?l?nda ba?layan sava? yüzünden Modon’daki Venedikliler Pasarofça Antla?mas?yla 1715 y?l?nda buradan uzakla?t?r?l?nca Mihitar ve müritleri de ?ehirden ayr?lm?? ve Venedik’e gitmi?lerdir[48].

 

Ayn? y?l Mihitar’?n Venedik hükümetine ba?vurmas? üzerine, Ba?bakan Serenissima’n?n hükümeti taraf?ndan, baz? güçlüklerden sonra Mihitar ve arkada?lar?na St. Lazar adas? ebediyen ba???lanm??t?r. Böylece ilerde Ermeni milliyetçili?i aç?s?ndan son derece önemli roller oynayacak olan St. Lazar adas?ndaki Ermeni Akademisinin temelleri at?lm??t?r[49]. Bu ada, Haçl? Seferleri zaman?nda cüzzaml?lara verilmi? bir mekan iken XVIII. yüzy?l?n ba?lar?nda burada kurulan merkez, Ermenilerin gözlerini Do?u Akdeniz’e çevirmelerine sebep olmu? ve uzun vadede hem Osmanl? Devleti hem de Ermeniler aç?s?ndan son derece önemli geli?melerin temelini olu?turmu?tur. Buras? Ermeni kültürü ve milliyetçili?inin temellerinin at?ld??? dünyadaki ilk merkezlerden birisi haline gelmi?tir[50].

 

Mihitar, Venedik yak?nlar?ndaki St. Lazar adas?nda 1717 y?l?nda Cizvit ve Fréres Uniates ö?retisinden esinlenerek tarikat?n? kurmu?tur[51]. Venedik’te bir Ermeni akademisi açan Mihitar, böylece Osmanl?’daki Ermeni milletda?lar?n? yeni mezhebine davet etmi? ve Ermeni milli kimli?inin olu?mas? için faaliyetlerine ba?lam??t?r. O, daha sonra Ermenilerin dinsel ve bilimsel alanda ayd?nlat?lmas? çal??malar?na devam etmi?, St. Lazar adas?nda yakla??k otuz be? y?l faaliyet gösterip ö?rencilerini yeti?tirdikten sonra 1749’da burada ölmü?tür[52].

 

Mihitar’?n, Venedik’te St. Lazar adas?nda kurdu?u akademi, Ermeniler aç?s?ndan bir çok önemli eserin bas?m ve yay?m?n? sa?lam??, Ermeni kültür ve ayd?nlanmas?na büyük hizmetler etmi?tir[53]. Buras? özellikle Ermeni milli kimli?inin olu?mas?nda önemli bir rol oynam??t?r. Terkedilmi? bir yer olan ada, Mihitar öldü?ünde, bir Ermeni kültür merkezine dönmü?tür. Mihitar, Ermeni kültürünün Avrupa’da tan?nmas? ve Avrupa kültürünün de Ermenilerce benimsenmesinde önemli bir yere sahip olmu?tur.

 

Bizzat Mihitar, Ermeni tarihi, dili ve edebiyat? konular?nda bir çok kitap kaleme alm??t?r. Ayr?ca o, eski Yunan, Latin ve Avrupa edebi eserlerini de Ermenice’ye çevirmi? veya ö?rencilerine çevirttirmi?tir[54]. Mihitar’?n ölümünden sonra onun inanç yorumunu benimseyen ve kendisine ba?l? olanlar, daha sonra onun Venedik’te kald??? manast?rda varl?klar?n? devam ettirmi?lerdir. Mihitaristler, Avrupa’daki ayd?nlanma felsefesi ve milliyetçilik ak?m?n?n Osmanl? Ermenileri aras?nda yay?lmas?n? sa?lam??lard?r[55]. Mihitar’?n, Venedik’i tercih etmesinde bölgenin co?rafi konumu itibar?yla Avrupa’n?n önemli merkezlerinden birisi olmas? ayn? zamanda Osmanl? ülkesine yak?nl??? da etkili olmu?tur. ?üphesiz bu durum Venedik’in, Ermeni meselesindeki önemini ortaya koymaktad?r.

 

Mihitarist cemaat Venedik haricinde Viyana ve Paris gibi merkezlerde matbaa, okul ve manast?rlar kurmu?lar, Osmanl? ülkesinde Ermenilerin de bu gibi okullar açmas?na öncülük etmi?lerdir[56]. Mihitar ve onun tarikat?n?n Ermeni milli kimli?ine katk?lar?n?, matbaac?l?k ve yay?n faaliyetleri ile dil, edebiyat, tarih, e?itim ve kültür gibi birkaç ba?l?k halinde s?n?fland?rmak mümkündür[57]. Mihitar ve onun izinden gidenlerin kurdu?u Venedik akademisi, Bat? dillerini bilen tercümanlar?, yazarlar? sayesinde en çok itibar edilen yabanc? dillerde ilmi eserler yaz?lmas?n? sa?lam??, Ermeni edebiyat?n?, fikir ve dü?üncelerini sürekli Avrupa ve Amerika’da duyurmu?tur[58]. Avrupa’da tan?nm?? olan eserlerin ço?u Venedik ve Viyana’daki iki merkezde Ermenice’ye tercüme edilmi?tir.

 

Ba?lang?çta bir manast?r ?eklinde ortaya ç?kan Mihitaristlerin sonradan konumlar?n?n daha da sa?lamla?t??? anla??lmaktad?r. Napolyon’un ?talya’y? i?galinden sonra bütün manast?rlar kapan?rken, St. Lazar adas?nda bulunan manast?r kapat?lmam??, hatta buras? Fransa’n?n da deste?i ile Ermeni Akademisine dönü?türülmü?tür[59]. Venedik’teki bu merkez Ermeni toplumu için manevi ve dini duygular? besleyen ve canl? tutan, milli ruhu güçlendiren ve kültürel miras? besleyen bir merkez olmu?, buradaki manast?r XX. yüzy?lda da bir kültür merkezi olarak faaliyetlerine devam etmi?tir[60].

 

Osmanl? ülkesinde ?stanbul’da, ?zmir’de ve bu arada Venedik’te ve di?er Bat? topluluklar?nda Frans?zca, ?talyanca ve Yunan kültürü ile ilgili çal??malar, Türkiye’deki Ermeni kolejlerinde etkili olmaya ba?lam??t?r. Drama, roman, kahramanl?k ?iirleri, hiciv gibi bütün bran?larda bir literatür geli?meye ba?lam??, ayr?ca tarih, arkeoloji, dilbilim, sosyoloji, fen bilimleri, hukuk, politika vs. konularda bir çok kitap yay?nlanm??t?r. Modern Ermeni edebiyat? ile ilgili eserler ?stanbul, ?zmir, Kudüs, Eçmiyazin, Tiflis, Moskova ve Viyana gibi çe?itli merkezlerde iyice artm?? ve Venedik’te zirve noktas?na ula?m??t?r. Özellikle de St. Lazar adas?nda bulunan manast?rdaki çal??malar, Ermeni meselesinin iyice gün yüzüne ç?kmaya ba?lad??? XIX. yüzy?l?n ortalar?nda ve sonras?nda Ermeni dünyas? için adeta “entelektüel bir fenere” dönü?mü?tür[61]. Ayr?ca Bat?l? devletlerle Ermeniler aras?nda bir köprü kurulmas?na, Ermenilerin Bat? kültürü ve siyasetiyle daha çok bütünle?mesine ve Ermenileri de Bat?ya kabul ettirmekte çok etkili olmu?lard?r.

 

Venedik’in Ermeni e?itim ö?retim faaliyetlerinde de önemli bir yeri oldu?u görülmektedir. Ermeni e?itim kurumlar?ndan en me?hurunun Mihitaristler taraf?ndan kurulan Murad Rapayelian Okulu oldu?u anla??lmaktad?r. Söz konusu okul Eduard Rapayel ve Samuel Murad adl? iki zengin Ermeni’nin ba???lar? ile kuruldu?u için bu ad verilmi?tir. Muradian okulu 1834’de Padua’da, Rapayelian okulu ise 1836’da Venedik’te kurulmu?tur. 1846 y?l?nda Muradian Okulu Padua’dan Paris’e ta??nm?? ve bir süre sonra Rapayelian Okulu ile birle?erek Murad Rapayelian ad?n? alm??t?r[62].

 

Ermeni toplumundan birçok ki?inin daha sonraki dönemlerde de Venedik’e giderek ö?renim gördü?ü ve Osmanl? Devleti hizmetinde görev ald??? anla??lmaktad?r. Mesela Laz Minas (Hüsrev Bey), Venedik’te e?itim alm?? ve Osmanl? darphanesinde görev yapm??t?r. Yine Mikael Portukal Pa?a Venedik’te Murad-Rapaelyan mektebinde iktisat, ziraat ve siyasal bilgiler e?itimi alm??t?r. Nafia müfetti?li?i gümrük müdürlü?ü gibi görevlerde bulunmu?tur. M?g?rd?ç Hekimyan, Rafaelyan okulunda e?itim görmü? ve ormanc?l?k alan?nda profesör olmu?tur, Onnik Türkay, Venedik’te ö?renim görmü? Nafia ve Mühendis mektebinde resim hocal??? yapm??t?r[63].

 
Sonuç

 

Ba?tan beri ifade etmeye çal??t???m?z üzere Venedik ?ehri, sahip oldu?u co?rafi konumunun etkilerini Selçuklu ve Osmanl? Devletleri döneminde askeri, sosyal, siyasi, ekonomik ve kültürel alanlarda çe?itli ?ekillerde hissetmi? ve çevresindeki devletlere de hissettirmi?tir. Bu ba?lamda Venedik-Osmanl? ili?kilerine farkl? bir aç?dan bak?ld???nda Venedik’in Ermeni meselesine ve Ermeni milliyetçili?ine katk?lar?n?n son derece fazla oldu?u görülecektir. Tarihi süreç içerisinde Venedik’in sahip oldu?u co?rafi konum, Do?u-Bat? ticaretinin ana unsuru ve Akdeniz dünyas?n?n parças? olmas? sebebiyle bir çok toplumla etkile?im içine girmesine zemin haz?rlam??t?r. Bu topluluklardan birisi de Ermenilerdir. Do?al olarak Ermeniler de gerek sosyo-kültürel gerekse siyasi-ekonomik yönlerden Venedik’ten etkilenmi?lerdir.

 

XIII. yüzy?lda Haçl? Seferleri ile ba?layan Ermenilerin Bat? Avrupa’ya ve özellikle Venedik’e yerle?meleri ve burada komisyonculuk, yaz?c?l?k, tüccarl?k yapmalar? ve zamanla da gemi sahibi olmalar? sürecinde bölgede kendilerine bir yer edinmi?lerdir. ??te Selçuklular döneminden ba?lamak üzere ancak esas olarak Osmanl? döneminde Ermenilerin, Bat? etkisine aç?kl?k ve Avrupa dillerini bilmelerinde tarihten gelen bu ili?kilerin ve ticaretin önemli etkileri olmu?tur. Bu ili?kileri zamanla kendi ekonomik geli?imleri için f?rsat olarak gören Ermeniler, özellikle Avrupal? devletlere verilen kapitülasyonlar? da kendi ç?karlar? için iyi bir f?rsat olarak kullanma f?rsat?n? kaç?rmam??lard?r. Böylece ba?ta Ermeniler olmak üzere di?er gayrimüslim Osmanl? tebaas? da hem Bat?l?lar?n imtiyazlar?ndan hem de Osmanl? tebaas? olman?n getirdi?i nimetlerden faydalanm??lard?r. Böylece iki yönlü bir kazanç elde etme imkan? sa?lam??lard?r.

 

Ermenilerin tarihten gelen ili?kilerini XVI. yüzy?l?n ba?lar?nda geli?tirdikleri ve daha 1510’lu y?llarda matbaac?l??? Venedik’te ö?renmeye çal??t?klar?, 1560’l? y?llarda ise yine Venedik’te ö?renilen matbaac?l???n ?stanbul’da devam ettirildi?i anla??lmaktad?r. Keza Venedik’in Osmanl? döneminde Ermenilerin adeta milli mezhepleri haline gelen Gregoryenli?i b?rakarak Katolik mezhebine geçmelerinde katk?s? oldu?u da görülmektedir. Katolik mezhebine geçen zengin Ermeniler, Venedik ve Avusturya’da kiliseler kiralamakta, çocuklar?n? terbiye ve e?itim için bu kiliselere göndermekte, oraya gidenler ise kafalar?na, o dönemde Ermeni toplumu içinde adet olmayan ?apkalar takmakta, Frenk elbiseleri giymekte ve benzeri Avrupa adetleri Ermeniler aras?nda yay?lmaktayd?.

 

Elbette mesele, sadece ?apka takma veya takmama olmay?p, Bat?l? devletlerin Ermenilere müdahalesi ve Ermenilerin Osmanl? toplumundan uzakla?mas? olarak de?erlendirilmi?tir. Osmanl? Devleti de Katolik mezhebine geçen Ermenilerin, Roma’dan olumsuz olarak etkilenmesi ve Osmanl?’n?n iç i?lerine müdahalenin önünü aç?labilece?i gerekçesiyle bu durumdan tedirgin olmu?, baz? tedbirler almaya çal??m??t?r.

 

Ermeni meselesinde Venedik’in en önemli etkisi kanaatimizce 1717 y?l?nda Katolik bir Ermeni rahip olan Sivasl? Mihitar’?n, St. Lazar adas?nda kurudu?u Ermeni akademisinin faaliyetleri ile ?ekillenmi?tir. Mihitar’?n kurudu?u Venedik akademisi, Bat? dillerini bilen ve çok yetenekli tercümanlar, yazarlar sayesinde yabanc? dillerle ilmi eserler yazd?rm??, Ermeni edebiyat?n?, fikir ve dü?üncelerini Avrupa ve Amerika’da duyurmu?tur. Ayr?ca Avrupa’da yaz?lm?? ve tan?nm?? olan eserlerin ço?u Venedik ve Viyana’daki iki merkezde Ermenice’ye tercüme edilmi?, bu iki ?ehirdeki matbaada bas?lan fen, matematik, tarih, co?rafya ve dini içerikli eserler, Osmanl? ülkesine veya Ermenilerin ya?ad??? farkl? bölgelere gönderilmi?, Ermeni cemaatinin ayd?nlanmas?na ve ?uurlanmas?na arac?l?k edilmi?tir.

Mihitaristlerin Venedik’te bütün Ermenili?i canland?rmak için kitap basmak amac?yla açt??? matbaa zamanla sadece Ermenilerin de?il bütün dünyan?n me?hur ilim merkezlerinden birisi haline gelmi?tir. Keza Murad Raphael Kolejinin Mihitaristler taraf?ndan Venedik’te aç?lmas? da tesadüf de?ildir. Bu okulda Mihitar’?n ö?rencileri önemli say?da bilim adam?, edebiyatç?, sanatç? ve politikac? yeti?tirmi?tir. Ayr?ca aralar?nda tarih ve dil bilimi ile ilgili birçok kitab?n bulundu?u eserler bas?lm??, Bat? dillerinde bas?lm?? modern veya klasik birçok kitap da Ermenice’ye tercüme edilmi?tir.

 

Sonuç olarak ?unu söyleyebiliriz ki Venedik, co?rafi konumunun bir sonucu olarak ba?layan ticaret sayesinde, Ermeni toplumunun özellikle Katolik mezhebini tercihlerinde, e?itim ve matbaa alanlar?nda geli?mesine katk? sa?lam??t?r. Ayr?ca Ermenilerin Bat?ya aç?kl?k ve Avrupal? devletlerin i?birlikçili?ine haz?r hale gelmelerinin önünü açm??t?r. K?saca Venedik, Ermeniler aras?nda milli kimli?in ?ekillenmesinde ve dolay?s?yla Ermeni meselesinde öncü rolü oynam??t?r.

 

Harita–1 Venedik’in Co?rafi Konumu[64]

 


--------------------------------------------------------------------------------

[1] Buradaki ada say?s?n?n 118 oldu?u, bunlar? birbirinden ay?ran 160 kanal ile ba?lanmas?n? sa?layan 400 köprünün bulundu?u anla??lmaktad?r. Bkz. Mahmut ?akiro?lu, “Venedik ?ehrinde Türk Ad? ve Tesirleri”, Türk Kültürü, C. XII, S. 136, (1974), s. 266 ayr?ca Mahmut ?akiro?lu, “Venedik (?ehir ve Tarihi)”, Türk Ansiklopedisi, C. XXXIII, s.280 vd. Venedik’in co?rafi konumu ile ilgili bkz. Harita-1.

[2] Venedik ?ehri, konumu itibar?yla Avrupa’n?n önemli bir deniz ticaret ?ehri olarak tarihin erken dönemlerinden itibaren dikkatleri üzerine çekmi?tir. Venedik’in gerek Müslüman Araplar gerekse Anadolu ve Akdeniz çevresinde Türklerin kurdu?u devletlerle ili?kilerinin geçmi?i oldukça eskiye gitmektedir. Venedikliler, M?s?r, ?skenderiye ve ?am’da kürk, deri, ve Kuzey Avrupa’n?n di?er ürünlerini satm??lard?r. Bu tüccarlar ticari ili?kiler neticesinde Anadolu, Levant (Do?u Akdeniz bölgesi; Suriye, Lübnan, Ürdün, Filistin ve ?srail) ve Mezopotamya’dan cam, pirinçten yap?lm?? e?yalar ve lüks dokumalar ö?renmi?lerdir. Bkz. Elaine Pasquini, “Venice and the Islamic World, 828-1797” Exhibit Explores Cross-Cultural Influences, The Washington Report on Middle East Affairs. Washington, (Jul 2007), Vol. (C.) 26, Iss. (S.) 5, s. 43; keza Claude Cahen, Osmanl?lardan Önce Anadolu’da Türkler, (çev. Y?ld?z Moran), E Yay., 3. Bask?, ?stanbul 1994, s. 169.

[3] Mahmut ?akiro?lu, “Venedikliler”, Dünden Bugüne ?stanbul Ansiklopedisi, C. 7, s. 380.

[4] “Venedik’te Ermeni Kültür Merkezi”, http://www.azg.am/?lang=TR/2007122908 (03.01.2008).

[5] Mahmut ?akiro?lu, “Venedik Devlet Ar?ivi’ndeki Türkçe Belgeler”, Tarih ve Toplum, S. 9, (1984), s. 22; yine M. ?akiro?lu, “Venedik ?ehrinde Türk …”, s. 266.

[6] M. ?akiro?lu, “Venedik (?ehir ve Tarihi)”, s. 281.

[7] C. Cahen, Osmanl?lardan Önce…, s. 80; Bu göçlerle ilgili ayr?ca bkz. Nejat Göyünç, Osmanl? ?daresinde Ermeniler, Gültepe Yay?nlar?, ?stanbul 1983, s. 46 vd; Kaz?m Karabekir, “Ermeniler Nerden Geldiler, Nereye Gidiyorlar (VI)”, Belgelerle Türk Tarihi Dergisi, S. 23, (Ocak 1987), s. 72; Kâz?m Karabekir, Ermeni Dosyas?, (yay. haz. Faruk Özerengin), Emre Yay?nlar?, ?stanbul 1994, s. 69; Zeki Ar?kan,“Türk-Ermeni Kültür ?li?kileri Üzerine”, Bilim ve Akl?n Ayd?nl???nda E?itim, (Tarihten Bir Kesit-Özel Say?), (MEB yay?n?), Y?l: 4, S. 38, (Nisan 2003), s. 51.

[8] N. Göyünç, Osmanl? ?daresinde Ermeniler, s. 46, 49-50; Louise Ziazan Nalbandian, The Armenian Revolitionary Movement of the Nineteenth Century; The Origins and Devolopment of Armenian Political Parties, (Stanford University PHD.), (UMI Dissertation Services), Ann Arbor 1959, s. 22-23.

[9] N. Göyünç, Osmanl? ?daresinde Ermeniler, s. 46-47 vd; Z. Ar?kan, “Türk-Ermeni…”, s. 51.

[10] V. M. Kurkjian, A History of Armenia, s. 466; 1239 tarihinde K?r?m, Cenevizliler taraf?ndan i?gal edilince bir çok Ermeni, Volga ve Ejderhan eyaletlerinden ayr?larak K?r?m’a yerle?mi? ve bir süre sonra da Katolik mezhebini kabul ederek 1318’den itibaren ?stanbul’daki Cenevizlilerle ticarete ba?lam??lard?r. Bkz. Y. G. Çark, Türk Devleti…, s. 30.

[11] C. Cahen, Osmanl?lardan Önce…, s. 159.

[12] Yavuz Ercan, Osmanl? Yönetiminde Gayrimüslimler: Kurulu?tan Tanzimat’a Kadar Sosyal, Ekonomik ve Hukuki Durumlar?, Turhan Kitabevi yay?n?, Ankara 2001, s. 62.

[13] Y. G. Çark, Türk Devleti…, s. 28.

[14] Vahan M. Kurkjian, A History of Armenia, The Armenian General Benevolent Union of America yay?n?, 1958, s. 469. (Bu eser internette tam metin (523 s.) olarak yay?nlanmaktad?r. Bkz. http://penelope.uchicago.edu/Thayer/E/Gazetteer/Places/Asia/Armenia/_Texts/KURARM/ home.html) (28.10.2007).

[15] V. M. Kurkjian, A History of Armenia, s. 409, 469-470.

[16] M. ?akiro?lu, “Venedik (?ehir ve Tarihi)”, s. 283.

[17] V. M. Kurkjian, A History of Armenia, s. 409, 472.

[18] Mesela Venedik ?ehrinde “Fondaco dei Turchi” denilen bir Türk han? bulundu?u ve Türklerin bu handa konaklad?klar? anla??lmaktad?r. Bkz. M. ?akiro?lu, “Venedik ?ehrinde Türk …”, s. 267 vd. yine Mahmut ?akiro?lu, “II. Selim’in Venedik Cumhuriyetine Verdi?i 1567 ve 1573 Tarihli Ahidnâmeler”, Erdem, II/5 (1986), s.527-553; keza Mahmut ?akiro?lu, “1503 Tarihli Türk-Venedik Andla?mas?”, VIII. Türk Tarih Kongresi, C. III, Ankara 1983, s.1559-1569.

[19] Rh. Y. Gamidas Çark (Çarkç?yan), Türk Devleti Hizmetinde Ermeniler (1453-1953), Yeni Matbaa, ?stanbul 1953, s. 28.

[20] Recep ?ahin, Tarih Boyunca Türk ?darelerinde Ermeni Politikalar?, Ötüken yay?n?, ?stanbul 1988, s. 83-85.

[21] R. ?ahin, Tarih Boyunca…, s. 81.

[22] V. M. Kurkjian, A History of Armenia, s. 409.

[23] Geni? bilgi için bkz. Cevdet Küçük, “Osmanl? Devleti’nde “Millet Sistemi””, Yeni Türkiye Ermeni Sorunu, Özel Say?s? II, (Mart-Nisan 2001), Y?l: 7, S. 38, s. 696.

[24] Hatta Arap harfli ilk Kuran-? Kerim, Venedik’te 1537 veya 1538 y?l?nda Paganini, 1547 y?l?nda da Andrea Arrivabene ad?ndaki matbaac?lar taraf?ndan yay?nlanm??t?r. 1574’te ikinci bask?n?n yeniden yap?ld??? anla??lmaktad?r. Rum harfleri ile Türkçe bas?lan kitaplar?n büyük bir k?sm?n?n Venedik’te bas?lm?? oldu?unu da hemen ifade etmek gerekmektedir. Daha geni? bilgi için bkz. Mahmut ?akiro?lu, “?talya (?slam Ara?t?rmalar?)”, TDV ?slam Ansiklopedisi, C. 23, s. 454 ayr?ca yine M. ?akiro?lu, “Venedik ?ehrinde Türk …”, s. 269; ayr?ca bkz. M. ?akiro?lu, “Venedik (?ehir ve Tarihi)”, s. 283.

[25] Muallim Cevdet (?nançalp), “Ermeni Mesâi-i ?lmiyesi: Venedik’te “Saint Lazare” Dervi?leri Akademisi”, Muallimler Mecmuas?, (Eylül-1924), Say? 23, s. 766; Osman Ergin, Türkiye Maarif Tarihi, C. 1-2, Eser Kültür Yay?n?, ?stanbul 1977, s. 798-799; ayr?ca bkz. Stephen K. Badzik, Mehkitarist Congregation in Vienna a Histrorical Survey, Mekhitarist Press in Vienna, Austria 1991, s. 66; ayr?ca V. M. Kurkjian, A History of Armenia, s. 469.

[26] Kevork Pamukciyan, “M?khitharistler Hakk?nda”, Tarih ve Toplum, 28, (Nisan 1986), s. 46.

[27] Bkz. Bo?os Levon Zekiyan, Ermeniler ve Modernite, Gelenek ve Yenile?me/Özgüllük ve Evrensellik Aras?nda Ermeni Kimli?i, (çev. Altu? Y?lmaz), Aras Yay?nc?l?k, ?stanbul 2001, s. 42. Bkz. Salim Cöhce, “Osmanl? Ermeni Toplumunda Siyasalla?ma Çabalar?”, Ermeni Ara?t?rmalar?, C. 2, Say? 8, (K?? 2003), s. 40.

[28] L. Z. Nalbandian, The Armenian Revolitionary …, s. 30; S. Cöhce, “Osmanl? Ermeni…”, s. 40.

[29] V. M. Kurkjian, A History of Armenia, s. 412; ayr?ca bkz. Kevork Pamukciyan, Ermeni Kaynaklar?ndan Tarihe Katk?lar, Ermeni Harfli Türkçe Metinler, C. II, yay. haz. Osman Köker, Aras Yay?nc?l?k, ?stanbul 2002, s. XIV.

[30] Muallim Cevdet, “Ermeni Mesâi-i ?lmiyesi”, s. 766-767.

[31] K. Pamukciyan, “M?khitharistler Hakk?nda”, s. 46.

[32] “The Armen?an Monastery And Academy Of San Lazzaro In The Venet?an Lagoon”, http://www-writing.u-bordeaux3.fr/univ/sanlazzaro.htm (29.09.2007).

[33] O. Ergin, Türkiye Maarif Tarihi, s. 799.

[34] Necmettin Tozlu, Kültür ve E?itim Tarihimizde Yabanc? Okullar, Akça? yay?n?, Ankara 1991, s. 124.

[35] Muallim Cevdet, “Ermeni Mesâi-i ?lmiyesi”, s. 767.

[36] Mesela bkz. Kevork Pamukciyan, Ermeni Kaynaklar?ndan Tarihe Katk?lar, Zamanlar, Mekânlar, ?nsanlar, C. III, yay. haz. Osman Köker, Aras Yay?nc?l?k, ?stanbul 2003, s. 78.

[37] K. Pamukciyan, Zamanlar, Mekânlar, ?nsanlar, C. III, s. 247-248.

[38] Muallim Cevdet, “Ermeni Mesâi-i ?lmiyesi”, s. 769; O. Ergin, Türkiye Maarif Tarihi, s. 797.

[39] John Whooley, “The Armenian Catholic Church: A Study In History And Ecclesiology”, The Heythrop Journal, Volume (C.) 45, Issue (S.) 4, October 2004, p. (s.) 416. bu makale http://www.blackwell-synergy.com/doi/abs/10.1111/j.1468-2265.2004.00264.x (19.11.2007) adresinde tam metin olarak yay?nlanmaktad?r; keza bkz. L. Z. Nalbandian, The Armenian Revolitionary …, s. 14; R. ?ahin, Tarih Boyunca…, s. 29 vd; Erdal ?lter, “Ermeni Kilisesi ve Terör”, Bilim ve Akl?n Ayd?nl???nda E?itim, (Tarihten Bir Kesit-Özel Say?), (MEB yay?n?), Y?l: 4, S. 38, (Nisan 2003), s. 76.

[40] Y. Ercan, Osmanl? Yönetiminde…, s. 62.

[41] Y. G. Çark, Türk Devleti…, s. 28.

[42] Y. Ercan, Osmanl? Yönetiminde…, s. 57-58.

[43] Nurettin Polvan, Türkiye’de Yabanc? Ö?retim, C. I, MEB yay?n?, ?stanbul 1952, s. 66, 69.

[44] Bilal Ery?lmaz, Osmanl? Devleti’nde Millet Sistemi, A?aç yay?nc?l?k, ?stanbul 1992, s. 45; Durmu? Y?lmaz, Fransa’n?n Türkiye Ermenilerini Katolikle?tirme Siyaseti, Selçuk Üniv. yay., Konya 2001, s. 68-70 vd.

[45] Ahmed Cevdet Pa?a, Tarih-i Cevdet (Osmanl? Tarihi), C. I, (yay. haz. Dündar Günday-Mümin Çevik), Üçdal Ne?riyat, ?stanbul 1994, s. 374-375.

[46] V.  M. Kurkjian, A History of Armenia, s. 408; Modon ?ehrinin “Methon-Modone-Metone-Mothony-Methony-Methone” gibi telaffuzu ile ilgili bkz. Kevork Pamukciyan, Ermeni Kaynaklar?ndan Tarihe Katk?lar, Zamanlar, Mekânlar, ?nsanlar, C. III, yay. haz. Osman Köker, Aras Yay?nc?l?k, ?stanbul 2003, s. 326.

[47] Bkz. www.pangaltilisesi.k12.tr/tr/webac.asp?referans=77 (21.08.2007).

[48] S. K. Badzik, Mehkitarist Congregation, s. 10; Bkz. http://www-writing.u-bordeaux3.fr/univ/sanlazzaro.htm (29.09.2007)

[49] Bu kurumun kurulu? tarihi 1710 veya 1711 olarak kaydedilmektedir. Bkz. R. ?ahin, Tarih Boyunca…, s. 94; Ahmet Akter, Tehcir Öncesi Anadolu’dan Amerika’ya Ermeni Göçü (1834-1915), IQ Kültür Sanat Yay?nc?l?k, ?stanbul 2007, s. 210. Ancak St. Lazar adas?na yerle?me tarihi 1715’tir.

[50] V. M. Kurkjian, A History of Armenia, s. 409.

[51] Bu konuda bizim ?u an bask?da olan Gürsoy ?ahin, Osmanl? Devleti’nde Katolik Ermeniler, Sivasl? Mihitar (1676-1749) ve Mihitaristler, IQ Kültür Sanat Yay?nc?l?k, ?stanbul 2007, eserimizde oldukça geni? bilgiler verilmektedir. Ayr?ca bkz., Salim Cöhce, “Osmanl? Ermeni…”, s. 37-67; ayr?ca N. Polvan, Türkiye’de Yabanc? Ö?retim, s. 55-56.

[52] Esat Uras, Tarihte Ermeniler ve Ermeni Meselesi, Belge yay?nlar?, Geni?letilmi? 2. Bask?, ?stanbul 1987, s. 112; Muallim Cevdet, Muallim Cevdet (?nançalp), Mektep ve Medrese, (Haz?rlayan Erdo?an Erüz), Ç?nar yay?nlar?, ?stanbul 1978, s. 113-114; S. K. Badzik, Mehkitarist Congregation, s. 10; “M?khithar”, md., Ana Britannica, C. XXII, s. 356; V. M. Kurkjian, A History of Armenia, s. 409; O. Ergin, Türkiye Maarif Tarihi, s. 798; ayr?ca K. B. Bardakj?an, The Mekhitarist Contributions, s. 4.

[53] N. Tozlu, “Ermeni E?itim Kurumlar?”, s. 926; Y. Akçura, Da??lma Devri, s. 20.

[54] N. Göyünç, Osmanl? ?daresinde Ermeniler, s. 53; O. Ergin, Türkiye Maarif Tarihi, s. 798.

[55] Y?ld?z Deveci Bozku?, “Bir Ba?ka Aç?dan Ermenilerde Din”, Ermeni Ara?t?rmalar?, C. 4, S. 14-15, Yaz - Sonbahar 2004, s. 129.

[56] ?lber Ortayl?, “Osmanl? Ermenileri”, Yeni Türkiye Ermeni Sorunu, Özel Say?s? II, (Mart-Nisan 2001), Y?l: 7, S. 38, s. 631.

[57] Ancak bu çal??an?n boyutlar? bu ba?l?klar? tek tek aç?klamaya yetmeyece?i için bu konuda bizim ?u an bask?da olan Gürsoy ?ahin, Osmanl? Devleti’nde Katolik Ermeniler, Sivasl? Mihitar (1676-1749) ve Mihitaristler, IQ Kültür Sanat Yay?nc?l?k, ?stanbul 2007, adl? eserimize bak?labilir.

[58] Muallim Cevdet, “Ermeni Mesâi-i ?lmiyesi”, s. 771; Ermeni harfleriyle Türkçe’ye çevrilen ?talyanca eser ve operalar için bkz. Mahmut ?akiro?lu, “Ölümünün 50. Y?l?nda M. Cevdet ?nançalp 1883- 1935”, “Ermeni Mesâ’î-i ilmiyesi Venedik’te Sain Lozare Dervi?leri Akademisi”, Tarih ve Toplum, S. 23 (Kas?m 1985), s. 27.

[59] Akademi olarak devam etmektedir. Bkz. K. Gürün, Ermeni Dosyas?, s. 88.

[60] S. K. Badzik, Mehkitarist Congregation, s. 4; “M?khithar”, md., Ana Britannica, C. XXII, s. 356.

[61] V. M. Kurkjian, A History of Armenia, s. 406-407.

[62] K. B. Bardakj?an, The Mekhitarist Contributions, s. 22-23.

[63] Bu ki?iler hakk?nda Çarkç?yan epeyce bilgi vermektedir. S?ras?yla Y. G. Çark, Türk Devleti…, s. 132-133, 159, 197, 276. Ayn? eserde Venedik d???nda ayr?ca Paris, Roma, Padua gibi ?ehirlerde e?itim alan Ermenilerle ilgili bilgiler de bulunmaktad?r.

[64] “Map of Italy”, http://www.destination360.com/europe/italy/map.php (21.01.2008).

 

 ----------------------
* -
- ERMENİ ARAŞTIRMALARI, Sayı 27-28, 2007
            Tavsiye Et

   «  Geri
Yorumlar