AnasayfaÝletiþim
  
English



E-B�lten �yeli�i

G�nl�k b�ltenimize �ye olmak i�in a�a�daki alanlar� doldurunuz.
Ad:
Soyad:
Eposta:


DERG� SAYILARI

Olaylar ve Yorumlar

Emekli Büyükelçi Ömer Engin LÜTEM*
ERMENÝ ARAÞTIRMALARI, Sayý 10, Yaz 2003

 

ERMENÝSTAN’IN YENÝ HÜKÜMETÝ

25 Mayýs 2003 tarihinde yapýlan genel seçimlerden sonra Baþbakan Markaryan’ýn Ermenistan Cumhuriyetçi Partisi ile Hukuk Devleti Partisi (Orinats Yerkir) ve Ermeni Devrimci Federasyonu (Taþnaklar) bir koalisyon hükümeti kurmak için 11 Haziran 2003 tarihinde bir memorandum imzaladýlar.[1]

Buna göre kurulacak yeni hükümette Ermenistan Cumhuriyetçi Partisi’nin baþbakanlýktan baþka 7 bakanlýk daha almasý, Hukuk Devleti Partisi ve Taþnaklar’ýn üçer bakanlýða sahip olmalarý ve üç bakanýn da Baþkan Koçaryan tarafýndan atanmasý, ayrýca Millet Meclisi’ndeki baþlýca makamlarýn bu üç parti arasýnda paylaþýlmasý kararlaþtýrýldý.

Bakanlar Kurulu þu kiþilerden kuruldu:

Baþbakan                                        : Andranik Markaryan (Cumhuriyetçi Parti)

Koordinasyonla Görevli Bakan     : Hovannes Abrahamyan (Cumhuriyetçi Parti)

Kamu Yönetimi Bakaný                 : Manuk Topuzyan (Cumhuriyetçi Parti)

Savunma Bakaný                            : Serj Sargsiyan (Devlet Baþkaný atamasý)

Dýþiþleri Bakaný                             : Vartan Oskanyan (Devlet Baþkaný atamasý)

Adalet Bakaný                                : David Harutiunyan (Devlet Baþkaný atamasý)

Maliye Bakaný                               : Vartan Haçatriyan (Cumhuriyetçi Parti)

Ticaret ve Kalkýnma Bakaný         : Karen Çeþmarityan (Cumhuriyetçi Parti)

Enerji Bakaný                                : Armen Movsisyan (Cumhuriyetçi Parti)

Tarým Bakaný                              : David Lokiyan (Taþnak)

Ulaþtýrma ve Ýletiþim Bakaný      : Andranik Manukyan (Cumhuriyetçi P)

Ýnþaat Bakaný                              : Ara Aramyan (Hukuk Devleti P)

Eðitim ve Bilim Bakaný              : Serj Yeritsiyan (Hukuk Devleti P.)

Sosyal Ýþler Bakaný                     : Agvan Vardanyan (Taþnak)

Saðlýk Bakaný                              : Norayýr Davidyan (Taþnak)

Çevre Bakaný                              : Vartan Ayvazyan (Cumhuriyetçi Parti)

Kültür Bakaný                              : Tamara Pogosyan (Hukuk Devleti Partisi)

19 Haziran 2003 tarihinde Baþbakan Markaryan Meclis’te hükümet programýný okudu. Ermenistan’da geçerli olan usule göre güvenoyu istenmemekte, güvensizlik oyu verilmediði taktirde hükümet meclis tarafýndan kabul edilmiþ sayýlmaktadýr. Muhalefeti oluþturan Adalet Bloðu partileri meclise gelmediklerinden güvensizlik önergesi verilemedi. 131 sandalyelik Millet Meclisi’nde muhalefetin, bazý baðýmsýzlarýn katýlýmýyla, en fazla 25 oyu bulunduðundan esasen güvensizlik önergesini kabul ettirecek bir gücü de bulunmuyordu.

Millet Meclis Baþkanlýðý’na Hukuk Devleti Partisi Baþkaný olan ve 34 yaþýnda bulunan Artur Bagdasariyan seçildi. Yardýmcýlýklarýna ise Cumhuriyetçi Parti’den Tigran Torosyan ile Taþnaklar’dan Vahan Hovannisyan getirildiler.

Baþkan Markaryan’ýn 19 Haziran’da Meclis’te okuduðu program, esas itibariyle, eðitim, saðlýk ve sosyal hizmetlerin önümüzdeki dört yýl içinde arttýrýlmasýný ve yoksullukla mücadele edilmesini öngörmektedir. Bunun için Ermenistan’da yýllýk milli gelir artýþýnýn asgari % 6 olmasý gerektiði ifade olunmaktadýr. Ermenistan’ýn milli geliri son yýllarda büyük artýþ göstererek 2002’de % 12,9 oranýna ulaþtýðýndan, hükümetin programýna koyduðu hedef gerçekleþebilir. Programa, Taþnaklar’ýn ýsrarý üzerine, ülkenin geliþmesine mani olacak derecede yaygýn olduðu ileri sürülen yolsuzluklarla mücadele edileceðine dair olan bölüm konmuþtur.[2]

Programda dýþ siyaset, Karabað Sorunu ve insan haklarý konularýnda hükümetin politikasýnýn ne olacaðý belirtilmemiþtir. Baþbakan Markaryan programý takdim eden konuþmasýnda Karabað’ýn Azerbaycan’ýn bir parçasý olamayacaðýný, Ermenistan ile Karabað arasýnda müþterek bir sýnýr bulunmasý ve Karabað’ýn kendi kaderini kendisi tayin etme hakkýna sahip olmasý gerektiðini söylemekle yetinmiþtir.[3]

Dýþiþleri, savunma ve adalet bakanlarýný atama hakkýnýn Baþkan Koçaryan’a verilmiþ olmasýnýn da gösterdiði gibi hükümetin bu konularýn yürütülmesini Baþkana býraktýðý ve bu nedenle de hükümet programýnda bu konularýn yer almadýðý anlaþýlmaktadýr. Ancak buna göre Ermenistan’da biri dýþ siyaset ve güvenlik konularý, diðeri de geri kalan tüm konulara bakmak üzere iki hükümet bulunduðu gibi bir sonuca varýlmaktadýr, ki hukuken bu mümkün deðildir. Hükümetin, fiilen Devlet Baþkaný tarafýndan yürütülen dýþ siyaset ve güvenlik konularýnda sorumlu olmadýðýný vurgulamak için bu hususlarý programa almamýþ olmasý mümkündür.

PARLAMENTO SEÇÝMLERÝYLE ÝLGÝLÝ GELÝÞMELER

Parlamento seçimlerinde muhalefeti temsil eden Adalet Bloðu, seçimlerden sonra Ermenistan Anayasa Mahkemesi’ne müracaatla yapýlan usulsüzlük ve yolsuzluklarý ileri sürerek seçimlerin iptalini istemiþ, ancak Anayasa Mahkemesi bu talebi reddetmiþtir. Adalet Bloðu konuyu Avrupa Ýnsan Haklarý Mahkemesi’ne götüreceðini açýklamýþtýr.[4]

Avrupa Konseyi Danýþma Meclisi adýna Ermenistan’daki parlamento seçimlerini izleyen heyetin raportörü olan Bernard Schnainer, Danýþma Meclisi’ne üye olarak gönderilecek olan Ermenistan milletvekillerinin, seçimlerde yapýlan usulsüzlük ve yolsuzluklar nedeniyle, yetkilerinin tanýnmamasýný önermiþtir.[5] Ermenistan Dýþiþleri Bakanlýðý sözcüsü seçimlerde bazý usulsüzlükler yapýlmýþ olmasýnýn Ermenistan Parlamentosu’nun meþruluðunu ortadan kaldýrmayacaðýný bildirmiþtir. Schnainer’in raporu, muhtemelen Eylül ayýnda Danýþma Meclisi’nde görüþülerek karara baðlanacaktýr. Bu kararýn ne olabileceðini þimdiden söylemek mümkün olmamakla beraber, Danýþma Meclisi’nin Ermeni milletvekillerini dört yýl için uzaklaþtýrmak isteyeceðini düþünmek zordur.

Avrupa Birliði Baþkanlýðý, Atina’da yapýlan zirve toplantýsý sýrasýnda Ermenistan seçimleri hakkýnda 27 Haziran 2003 tarihinde bir bildirge kabul ederek, parlamento seçimlerinde, baþkanlýk seçimlerine göre, özellikle teknik hazýrlýklar ve medyanýn serbestçe çalýþmasý alanlarýnda, ilerleme görülmüþse de bazý bakýmlardan uluslararasý standartlara uygun olmadýðýný belirtmiþ ve özellikle oy sayýmý sýrasýnda yapýlan sahtekarlýklara, seçim komisyonlarýndaki dengesiz temsile, bazý kiþilerin tehdit edilmesine ve seçim sonuçlarýnýn yayýnlanmasýnýn yeterince saydam olmamasýna deðinilmiþtir. Bildirgede, Ermenistan seçimlerinin meþruluðu konusu ele alýnmamýþ ve Avrupa Birliði’nin bu eksikliklerin giderilmesi için, diðer ilgili uluslararasý kuruluþlarla birlikte, Ermeni makamlarýna yardým yapmaya hazýr olunduðunun bildirilmesiyle yetinilmiþtir. Avrupa Birliði’nin bu bildirgesine, diðer tüm Avrupa ülkeleriyle beraber, Türkiye de katýlmýþtýr.[6]

Avrupa Konseyi Danýþma Meclisi ile AGÝT Parlamenter Meclisi ve AGÝT Demokratik Kurumlar ve Ýnsan Haklarý Bürosu (ODIHR) tarafýndan oluþturulan OSCE/ODIHR Heyeti de nihai raporunu Temmuz ayý sonunda yayýnlayarak, parlamento seçimlerinin baþkanlýk seçimlerine göre bazý ilerlemeler göstermekle beraber, uluslararasý standartlarýn altýnda kaldýðýný belirterek bu konudaki ilk raporunu teyit etmiþtir.[7]

Görüldüðü gibi Avrupa kuruluþlarý Ermenistan‘ýn baþkanlýk seçimlerine olduðu kadar parlamento seçimlerine de büyük ilgi göstermiþlerdir. Ancak seçimler hakkýnda bu kuruluþlarýndan gelen eleþtirilerin Ermenistan kamuoyu üzerinde bir etkisi olduðunu söylemek mümkün deðildir.

ERMENÝSTAN-TÜRKÝYE ÝLÝÞKÝLERÝ

Türkiye ve Ermenistan Dýþiþleri Bakanlarýnýn Haziran ayý baþýnda Madrid’de bir araya gelmelerinin iki ülke iliþkilerinin geleceði için yarattýðý olumlu hava Taþnaklar’ý bu konuda kendi tutumlarýný açýklamaya yöneltmiþtir. Parti ileri gelenlerinden Armen Rustamyan bir gazetecinin sorusuna cevaben ‘Türkiye önce Karabað sorununda tarafsýz davranmalý, ikinci olarak da Ermeni ‘soykýrýmýný’ tanýmalýdýr. Eðer bu iki koþul yerine getirilirse o zaman Türkiye ile gerçekten normal iliþkiler geliþtirilmesini düþünmek mümkün olur’ demiþtir.[8]

Ermenistan Dýþiþleri yýllardan beri Türkiye ile iliþkilerin geliþtirilmesi, hatta diplomatik iliþki kurulmasý için hiçbir ön þart bulunmadýðýný ýsrarla belirtmektedir. Taþnaklar ise ayný konuda biri Türkiye’nin Karabað sorununda Azerbaycan’ý desteklememesi diðeri ise sözde soykýrýmýný tanýmasý olmak üzere iki þart ileri sürmektedir. Taþnaklar hükümet ortaðý olduðuna göre Türkiye ile iliþkiler konusunda hükümet içinde, henüz su yüzüne çýkmayan bir anlaþmazlýðýn bulunduðu görülmektedir. Rustamyan bu anlaþmazlýða deðinmemiþ buna karþýn Türkiye’den toprak talebi konusunda Ermenistan’ýn resmi tutumunu açýklamadýðýný, buna karþýn Taþnaklar’ýn tutumunun hem toprak hem de tazminat taleplerini kapsadýðýný belirtmiþtir.[9]

Türkiye ile Ermenistan iliþkilerinin normalleþmesi sürecinin baþlamasý olasýlýðý Azerbaycan’ýn tepkisini çekmiþtir. Ankara’daki Azerbaycan Büyükelçiliði yayýnladýðý bir basýn bildirisinde Türkiye-Ermenistan sýnýrýnýn açýlmayacaðýnýn ümit edildiði ve Ermenistan’ýn barýþ ve istikrar yönünde adýmlar atmasý gerektiði belirtilmiþtir.[10] Ankara’daki Azerbaycan Büyükelçisi, bu konudaki tepkisini ‘Yanlýþ adýmlar atýlýrsa Azerbaycan halkýnýn Türkiye’ye sevgisi azalýr’ sözleriyle dile getirmiþtir.[11] Azerbaycan Dýþiþleri Bakaný Vilayet Guliev ise bu konuda ölçülü davranmak gereðini duyarak Türk-Ermeni diyalogunun yeni sayýlamayacaðýný, Türk tarafýnýn gerçekte Ermenilere yön veren diyaspora ile temas kurmasýnýn normal olduðunu, bunun Ermenilerin niyetlerinin anlaþýlmasý amacýyla yapýldýðýný ifade etmiþtir.[12]

Ermenistan Dýþiþleri Bakaný Vartan Oskanyan da ülkesinin Türkiye ile olan iliþkilerine temasla Türk Hükümeti’nin Ermenistan’a karþý tutumunun önemli deðiþiklik geçirdiðini, Türk Hükümetinin Ermenistan ile iliþkilerini normalleþtirme eðiliminde olduðunu, iki devlet arasýndaki diyalogun devam edeceðini, küçük adýmlarla dahi ikili iliþkilerde olumlu bir deðiþim saðlanacaðýný söylemiþtir. Oskanyan ayrýca, bu konunun (iki ülke iliþkilerinin normalleþtirilmesinin) çözümünün Türkiye’nin Avrupa Birliði’ne üye olmasýnýn koþullarýndan biri olduðunu da sözlerine eklemiþtir.[13] Türkiye’nin Avrupa Birliði’ne üye olmasýnýn koþullarýný saptayan Kopenhag kriterleri arasýnda Ermenistan’dan bahis yoktur. Ancak Avrupa Parlamentosu, Türkiye’nin katýlýmý hakkýndaki son kararýnda[14] ‘Kýbrýs sorununun çözümü ve Ermenistan ile iliþkilerin normalleþtirilmesi de elbette Kopenhag kriterlerinin yerine getirilmesi arasýndadýr’ ibaresini koymak suretiyle bu konuyu Kopenhag kriterleriyle irtibatlandýrmaya çalýþmýþtýr. Ancak bu hususta esas olan katýlým görüþmelerini yürüten Avrupa Komisyonunun tutumudur. Komisyonun Ermenistan’la iliþkilerin normalleþtirilmesini istediðine dair bir bilgi yoktur.

Diðer yandan bu kararda, ayrýca, Türkiye’den Ermenistan iþe iyi komþuluk iliþkileri geliþtirmesini istenmekte ve bunun ilk adýmý olarak da sýnýrlarýn açýlmasýný ve diplomatik iliþkilerin kurumasýný gösterilmektedir. Buna karþýn Türkiye’nin sözde soykýrýmýný tanýmasý için karara bir madde eklenmesi önerisi reddedilmiþ ancak, bu konudaki eski kararlara atýf yapýlmakla yetinilmiþtir.

Görüldüðü üzere Avrupa Birliðinin son kararý Ermeni görüþlerini destekler niteliktedir. Bu da Ermeni Dýþiþleri Bakaný Oskanyan’ý iki ülke iliþkilerinin normal hale getirilmesinin Türkiye’nin Avrupa Birliði’ne üye olmasýnýn koþullarýndan biri olduðunu ifade etmeye yöneltmiþtir.

Oskanyan ayný konuþmasýnda ABD’nin de bu sorunun çözümü için ýsrarlý olduðunu söylemiþtir. ABD’nin, Kafkasya’nýn barýþ ve istikrar koþullarýna kavuþmasý için, diðer bazý sorunlar yanýnda, Türkiye -Ermenistan iliþkilerinin normalleþmesini de istediði ve bu nedenle iki tarafa telkin ve tavsiyelerde bulunduðu öteden beri bilinmektedir. Bunun yanýnda ABD’nin Türk-Ermeni Barýþ Komisyonu, gazeteciler toplantýsý, kadýnlar toplantýsý gibi bazý toplantýlarý teþvik ederek sivil toplum temsilcileri arasýnda bir yakýnlaþma olmasýný saðlamaya çalýþtýðý da malumdur.

Amerika’nýn bu sorunun çözümüne gösterdiði ilgi Dýþiþleri Bakaný Abdullah Gül’ün 24 Temmuz’da Vaþington’da yaptýðý son ziyareti sýrasýnda da kendisini göstermiþtir. Amerikan Kongresi’nde Ermeni çýkarlarýný gözeten sekiz üyenin Ermenistan’a uyguladýðý ambargonun kaldýrýlmasý için Türkiye’ye baský yapýlmasý amacýyla ABD Dýþiþleri Bakaný Powell’e gönderdikleri bir mektuba[15], Gül’ün ziyaretinden sonra verilen cevapta[16], Powell’in Türk Dýþiþleri Bakaný ile görüþmesi sýrasýnda Türkiye ile Ermenistan’ýn barýþmasý gereði konusuna da temas ettiði, bu baðlamda özellikle kara sýnýrýnýn açýlmasý üzerinde durulduðu bildirilmiþtir. Ayný cevapta, Diþleri Bakaný Gül’ün sýnýr resmen açýk olmamakla beraber burada artan bir trafik olduðunu, Türkiye’nin Ermenistan’ýn ekonomik kalkýnmasýna yardým etmek istediðini, Ermeni Dýþiþleri Bakaný Oskanyan’ýn son Madrid toplantýsýndan memnun olduðunu ve kendisiyle Eylül ayýnda BM Genel Kurulu sýrasýnda tekrar görüþeceðini söylediði belirtilmektedir. Söz konusu mektup bu konudaki Amerikan politikasýný özetleyen þu sözlerle son bulmaktadýr: ‘Türk-Ermeni barýþmasýnda ilerleme saðlanmasý bizim için en üst önceliðe sahiptir. Biz bu sorunu her fýrsatta Türk ve Ermeni Hükümetleri nezdinde en yüksek düzeyde ýsrarla takip etmeye devam edeceðiz.’

Diðer yandan, ayrý bir bahiste incelediðimiz gibi, ABD Senatosundaki sözde Ermeni ‘soykýrýmýna’ da deðinen bir karar tasarýnýn kabul edilme olasýlýðýnýn yüksek olmasý da Türkiye üzerinde, Ermenistan ile iliþkilerin düzeltilmesi için, bir baský oluþturmaktadýr.

Avrupa Parlamentosu’nun Ermeni yanlýsý tutumu, ABD’nin iki ülke arasýnda barýþma olmasý hususundaki ýsrarý, ABD Senatosundaki karar tasarýsý ve ayrýca Madrid toplantýsýndaki olumlu hava, Türkiye-Ermenistan iliþkilerinde, Türkiye’nin bazý tavizler vermesiyle, kýsa zamanda olumlu geliþmeler olacaðý kanýsýný uyandýrmýþ ve Türkiye’nin Ermenistan ile sýnýr kapýsýný açacaðý ve bunun Baþbakan Erdoðan tarafýndan Haziran ayý sonunda Kars’ta açýklanacaðý hususunda iki ülke basýnýnda spekülasyonlar yapýlmasýna yol açmýþtýr.[17] Ancak Baþbakan Erdoðan 27 Haziran’da Kars’ta yaptýðý konuþmada sýnýrlarýn açýlmasýna deðinmemiþtir. Baþbakan TRT’ye yaptýðý bir açýklamada Türkiye’nin Ermenistan’a yönelik adým atmaya taraftar olduðunu söyledikten sonra, ‘Fakat bizim karþýmýzdakiler de bu aþamada anlayýþ göstermeliler. Ancak onlar, Avrupa’da, Amerika’da ayaða kalkarak, orada burada, tarihi olaylarý farklý þekilde harmanlama aracýlýðýyla puan toplama deneyimleri yapýyorlar. Böylesine yaklaþýma sahip olanlarla nasýl anlaþmaya varacaðýz. Býrakýn bu meseleyi tarihçiler çözsün. Biz ise siyaset ile varolan yüzyýlý barýþ ve dostluk yüzyýlýna çevirelim. Biz bu doðrultuda çalýþmalýyýz.’ Demiþtir.[18] Dýþiþleri Bakaný Gül de ATV Televizyonuna verdiði bir demeçte ‘halen sýnýrda kapý yok, ancak neden gelecekte olmasýn’ dedikten sonra Ermenistan ile iyi iliþkiler istediklerini belirtmiþ ve ‘Tarihimizde utanýlacak bir þey yok’ ifadesini kullanmýþtýr.[19]

Böylece Türkiye’nin, Avrupa Parlamentosundan ve ABD’den gelen bazý baskýlara raðmen, Ermenistan Türkiye’ye karþý tutumunu deðiþtirmediði sürece ve mesela soykýrým iddialarýnda bir deðiþiklik yapmadýðý taktirde bu ülke ile iliþkilerini tamamen normalleþtirmek niyetinde olmadýðý anlaþýlmýþtýr.

Baþbakan Erdoðan’ýn Ermenilerin beklentilerine cevap vermeyen bu tutumuna karþýn Türkiye-Ermenistan iliþkilerinin normalleþmesi için Karabað sorunun çözümlenmesini bir koþul olara ileriye sürmemesi bazý Ermeni basýnýnda[20] olumlu bir iþaret olarak görülmüþtür.

Türkiye ile iliþkiler konusunun Ermenistan’da tartýþýlmaya baþlamasý üzerine, Dýþiþleri Bakaný Oskanyan Ermenistan Devlet televizyonuna 2 Temmuz 2003 tarihinde bir mülakat vererek ayrýntýlý açýklamalarda bulunmuþtur.

Oskanyan, özetle, Türk tarafýnýn daha önce Yukarý Karabað konusuna öncelik verirken Madrid toplantýsýnda ikili iliþkilere daha fazla önem verdiðini ve bunlarýn geliþtirilmesi üzerinde durduðunu söylemiþtir. Oskanyan, Abdullah Gül ile Madrid’de yapmýþ olduðu görüþme sonrasýnda iki tarafýnýn iliþkileri, adým adým normalleþtirmeyi kabul ettiðini belirtmiþ, ayrýca diplomatik iliþki kurmadan da sýnýr ticareti yapýlabileceðini ve demiryolu baðlantýsý kurulabileceðini ifade etmiþtir.

Oskanyan ‘soykýrým’ konusunda, özetle, ‘Ermenistan, Ermeni-Türk iliþkilerin normalleþtirilmesi için ‘soykýrýmýnýn’ tanýnmasýný hiçbir zaman bir þart olarak ileri sürmemiþtir’ demiþ[21]  ancak bu konunun Ermenistan’ýn gündeminde bulunduðunu Türk tarafýna söylediklerini ifade etmiþ ve Türkiye ile diplomatik iliþkiler kurduktan sonra ‘soykýrým’ konusunun çözümünü ele alacaklarýný belirtmiþtir. Oskanyan, Türkiye tarafýndan önerilen üçlü toplantý (Türkiye, Azerbaycan ve Ermenistan) hakkýnda, böyle bir toplantýnýn amacýnýn Karabað sorunun çözümü olamayacaðýný, Türkiye’nin bu sorunun çözümü için aracý rolü oynayamayacaðýný, böyle bir toplantýnýn bölgesel iþbirliðini, ikili iliþkileri ve bu çerçevede Karabað sorunu ele alabileceðini söylemiþtir. Ermeni Dýþiþleri Bakanýnýn bu sözlerinin en önemli yaný Türkiye’nin artýk Karabað sorununu Ermenistan ile olan iliþkilerinde bir unsur olarak görmediðidir.

Ancak Oskanyan, açýkça söylememiþ olsa da, Türkiye’nin, yukarýda deðinilen üçlü toplantý aracýlýðýyla Karabað sorunu ile ilgisini devam ettirmek niyetinde olduðu anlaþýlmaktadýr. Diðer yandan taraflarýn iliþkilerini adým adým geliþtirecekleri (mesela sýnýr ticaretine izin vermek, demiryolu baðlantýsý yapmak gibi) ve bu süreç sonunda da diplomatik iliþki kuracaklarý sonucuna varýlmaktadýr. Nihayet Ermenistan’ýn Türkiye ile normal iliþkiler kuruncaya kadar ‘soykýrým’ konusunu ortaya atmayacaðý görülmektedir.

Bu arada Baþbakan Erdoðan’ýn Kars’taki sözleri Ermenistan’da geniþ yanký bulmuþtur. Yukarýda deðindiðimiz gibi bazýlarý Baþbakanýn Karabað sorununa deðinmemesini olumlu görürken Taþnaklar bu konuda bir bildiri yayýnlamýþlardýr.[22] Söz konusu bildiride ‘Ermeni Devrimci Federasyonu Ermenistan ile Türkiye arasýnda normal iliþkiler kurulmasýný desteklediðini çeþitli vesilelerle açýklamýþ bulunmaktadýr. Fakat bu, ancak Türkiye tarihi gerçeði kabul ettiði zaman gerçekleþebilir. Ermeni-Türk diyalogu ancak Türkiye, müzakere konusu olmayan, Ermeni ‘soykýrýmý’ olayýný kabul ettiði zaman sonuç verebilir. Türkiye Karabað sorununda taraf tuttuðu ve Ermenistan’a uyguladýðý ambargoyu kaldýrmadýðý sürece Ermenistan-Türkiye veya Ermeni-Türk diyalogunun bir geleceði mevcut deðildir’ denmektedir.

Görüldüðü üzere Taþnaklar, Türkiye ile normal iliþkiler kurulmasýný bu kez üç önkoþula baðlamýþlardýr: Türkiye’nin sözde Ermeni soykýrýmýný tanýmasý, Karabað sorununda Azerbaycan’ý desteklememesi ve yeni bir koþul olarak da Ermenistan’a uyguladýðý ambargoyu kaldýrmasý.

Baþkan Koçaryan’ýn basýn sözcüsü Aþot Koçaryan, bu konuda yaptýðý bir açýklamada Ermenistan’ýn önkoþul olmadan Türkiye ile iliþkilerini normalleþtirmek istediðini belirtmiþ ve bunun iki tarafa da, en hassas olanlar dahil, bir çok konuyu  görüþme imkanýný vereceðini söylemiþtir.  Dýþiþleri Bakaný Oskanyan ise, yukarýda deðindiðimiz gibi, ‘Ermenistan’ýn Ermeni-Türk iliþkilerin normalleþtirilmesi için ‘soykýrýmýn’ tanýnmasýný hiçbir zaman bir þart olarak ileri sürmediklerini söylemiþ[23] ve bir baþka vesileyle de ‘Türkiye ‘soykýrýmý’ tanýsýn veya tanýmasýn, Ermenistan bu ülkeyle normal komþuluk ve diplomatik iliþkiler kurmaya hazýrdýr’ diyerek  Hükümetin bu konudaki tutumunu açýklýkla ortaya koymuþtur.

Böylelikle Baþkan Koçaryan ve ilke olarak Ermenistan Hükümetin büyük bir bölümü Türkiye ile iliþki kurulmasýný herhangi bir koþula baðlamazken Hükümetin küçük ortaðý Taþnaklar bu iliþkiler için üç koþul ileri sürmüþ bulunmaktadýr. Bu görüþ ayrýlýðýnýn ne gibi bir sonuç vereceði þimdiden belli deðildir. Bilinen tek husus Taþnaklarýn, muhalefetlerini sürdürmekle berber, Hükümetten ayrýlmak niyetinde olmadýklarýdýr. Nitekim bu partinin sözcüsü Gegam Manukyan ‘tutumumuzu muhafaza edeceðiz, görüþlerimizi bildirecek ve diðerlerini ikna etmeye çalýþacaðýz’ demekle yetinmiþtir.[24] Diðer yandan, aþaðýda deðineceðimiz gibi, Hükümeti oluþturan Cumhuriyetçi Parti ile Hukuk Devleti Partisi ileri gelenlerinin Türkiye ile iliþkiler konusunda Dýþiþleri Bakaný Oskanyan’ý, dolayýsýyla Baþkan Koçeryan’ý, tam olarak desteklemeyen bir tutum içinde olmalarý Taþnaklarýn görüldüðü kadar izole olmadýklarýný ortaya koymuþtur.

Koalisyon Hükümetinin ikinci ortaðý olan Hukuk Devleti Partisi Baþkaný ve Millet Meclisi Baþkaný Artur Bagdasaryan, Türkiye ile iliþkilerin geliþtirilmesi için bir Türk-Ermeni parlamento komisyonu kurulmasýný önermiþ ancak Türkiye’nin kucaðýna düþülmemesi gerektiðini de belirtmiþtir.[25] Taþnak Partisinin Meclis Baþkan Yardýmcýsý Vahan Hovannisyan ise kendisini tenkit ederek bunun yanlýþ bir adým olduðunu zira Türkiye ile Ermenistan arasýnda diplomatik iliþki bulunmadýðýný söylemiþtir.[26] 

Ermenistan kamu oyunda Türkiye ile iliþkiler etrafýnda ileri sürülen bu görüþler kýsa zamanda sýnýrlarýn açýlmasý halinde Ermenistan’ýn bundan zarar görüp görmeyeceðinin tartýþýlmasýna dönüþmüþtür. Dýþiþleri Bakaný Oskanyan’ýn sýnýrlarýn açýlmasýnýn ülke ekonomisine olumsuz etki yapmayacaðýný, bunun sadece iki ülke için deðil tüm bölgenin yararýna olacaðýný ifade etmesine raðmen[27] bu konuda fazla bir taraftar toplayamamýþtýr.

Ticaret Bakan Yardýmcýsý Tigran Davtiyan Türkiye Ermenistan sýnýrý açýlýrsa Ermenistan’da yerli üretimde bir milyar dolar artýþ olacaðýný belirtmesine[28] karþýn Taþnaklar sýnýrýn açýlmasýnýn bir milli güvenlik meselesi olduðunu iddia etmiþler, sýnýrlarýn açýlmasýndan zarar görenlerin sayýsýnýn yararlananlardan daha fazla olacaðýný ileri sürerek sýnýrlar açýldýðý taktirde düþük kaliteli ucuz Türk mallarýnýn Ermenistan’da üretime zarar vereceðini vurgulamýþladýr.[29] Taþnaklarýn yayýn organýnýn bu konuda yaptýðý bir araþtýrmada vardýðý sonuçlar þöyledir:[30]

a. Türkiye ticareti OECD ve AB ülkelerine karþý açýk vermektedir. Bu nedenle Türkiye Avrasya ülkelerine karþý ekonomik bir açýlma yapmak durumundadýr.

b. Ermenistan, Türkiye için Azerbaycan ve Orta Asya ülkelerine giriþ bakýmýndan bir transit ülkesidir. Bu bakýmdan Ermenistan sýnýrlarýnýn açýlmasý ekonomik olarak Türkiye’nin çýkarýnadýr.

c. Türkiye ile sýnýrlarýn açýlmasýndan Ermenistan’ýn saðlayacaðý ekonomik çýkarlar hakkýnda beyanlar ve beklentiler abartmalýdýr.

d. Ermenistan’ýn Dünya Ticaret Örgütü üyeliði dikkate alýnýrsa, (yani serbest ticaret ilkesi uygulanýrda) Türkiye ile sýnýrlarýn açýlmasý Ermenistan’ýn yiyecek maddelerini saðlama güvenliðine zarar verebilecek ve Ermenistan pazarlarýnýn Türk tarým ve hafif endüstrisi mallarýyla istila edilmesine yol açacaktýr.

Taþnaklar, sýnýr açýldýðý taktirde, Türk demiryollarýnýn Ermenistan demiryollarýna baðlanmasýna da karþý çýkmýþlardýr. Bu parti üyesi olup Ermenistan Meclis Baþkan Yardýmcýsý Vahan Hovannisyan Türkiye’nin Ermenistan demiryollarýna baðlanmanýn Ermenistan, Azerbaycan ve Abhazya demiryollarý ile de baðlanarak bir transit olanaðý elde ettiði taktirde yararlý olacaðýný aksi halde Ermenistan’ýn Doðu Türkiye pazarlarýnýn bir uzantýsý haline geleceðini söylemiþtir.[31]

Taþnaklarýn sýnýrýn açýlmasýna itirazlarýnýn ekonomik deðil siyasi nedenlere dayandýðý görülmektedir. Sýnýrlarýn açýlmasý halinde Türk mallarýnýn Ermenistan’ý istila etmesi olasýlýðý yoktur. Zira, halen, Türk tüccarlarý Gürcistan yoluyla Ermenistan’la ticaret yapmaktadýr.[32] Sýnýrlar açýldýðý taktirde bu ticaretin bir miktar artmasý normaldir. Buna karþýn Ermenistan’ýn da Türkiye’ye ihracatýnýn artmasý beklenmektedir. Diðer yandan, ucuz mal gelecek korkusuyla ithalata yasak veya kýsýntý getirmenin kaçakçýlýðý teþvik etmenin ötesinde bir yararý bulunmadýðýný tecrübeler göstermektedir.

Taþnaklarýn endiþesi Türkiye ile Ermenistan arasýnda ekonomik iliþkiler geliþtiði taktirde bunun siyasi alanda da bir yumuþamaya neden olmasýdýr. Bu partinin felsefesi Türkiye karþýtlýðý üzerine kurulmuþ bulunduðundan Ermenistan ile Türkiye arasýndaki her yakýnlaþmayý kendi varlýklarýný tehdit eden bir olay olarak görmekte ve bunu engellemeye çalýþmaktadýrlar.

Taþnaklarýn sýnýrlarýn açýlmasý aleyhindeki tutumlarý bazý Ermeni siyasi partilerince de benimsenmeye baþlamýþtýr. 27 Ekim 1999 Ermeni Meclisi baskýnýnda ölen Vazgen Sarkisyan kardeþi olup 2000 yýlýnda bir ara baþbakanlýk da yapmýþ bulunan Aram Sarkisyan sýnýr açýldýðý taktirde pazarlarýn Türk mallarý ile dolacaðý görüþüne katýlmýþtýr.[33] Sarkisyan ayrýca Türkiye ile iliþkilerin Mecliste görüþülmesini teklif edeceklerini bildirmiþtir.[34]

Küçük bir siyasi kuruluþ olan Ermeni Mili Güvenlik Partisi baþkaný Garnik Ýsagülyan da ayný fikirde olduðunu ve sýnýr açýldýðý taktide tek taraflý olarak Türk mallarýnýn Ermenistan’a akacaðýný söylemiþtir.[35]

Hükümet ortaðý olan Hukuk Devleti Partisi Meclis Grup Baþkaný Samvel Balasanyan, Türk-Ermeni iliþkileri konusunun Mecliste görüþülmesine taraftar olduklarýný belirtmiþtir.[36]

Hükümet Koalisyonun büyük ortaðý Cumhuriyetçi Partinin Meclis Grubu Baþkaný Galust Saakyan, iki ülke arasýnda ekonomik iþbirliðinin taraflarca bir taahhüde giriþilmeden baþlamasý gerektiðini ancak ‘Ermeni Davasýnýn’ ve ‘soykýrýmýn’ tanýnmasý konusunun unutulmamasý gerektiðini söylemiþtir.[37] Ayný partiden Millet Meclisi Baþkan yardýmcýsý Tigran Torosyan ise Partisinin Türkiye ile sýnýrlarýn açýlmasýna deðil Türkiye ile ön koþul olmadan diyalog taraftarý olduðunu belirtmiþ, sýnýrlarýn açýlmasýnýn denetimsiz ticaret anlamýna gelmediðini ifade etmiþtir.[38]

Ermenistan Ticaret ve Ekonomik Kalkýnma Bakaný Karen Çeþmarityan ise Türkiye ile sýnýrlarý açmanýn ekonomik sonuçlarý hakkýnda derinlemesine incelemeler bulunmadýðýný, bu konuda demiryolu baðlantýsýnýn ihracatý artýrma kapasitesi ile Türkiye’den yapýlacak ithalatýn getirdiklerini birlikte düþünmek gerektiðini, ayrýca Ermenistan’ýn Türk yatýrýmcýlarýyla ne kadar baðdaþabileceðinin de önemli bir konu olduðunu söylemiþtir. Ermeni Bakan ayrýca Dünya Ticaret örgütü kurallarýnýn (serbest ticaret kastediliyor) Türkiye için geçerli olmayacaðýný, zira Ermenistan bu örgüte girdiðinde Türkiye’nin Örgüt Antlaþmasýnýn 13. maddesini ileri sürdüðünü, buna göre þimdi Ermenistan ve Türkiye’nin birbirlerine karþý istedikleri ticaret rejimini uygulayabileceklerini ifade etmiþtir.

Görüldüðü üzere Ermenistan Hükümeti yetkilileri, Taþnaklarýn etkisi altýnda, daha Türkiye ile sýnýrlar açýlmadan hatta Türkiye bu konuda herhangi bir karar dahi almadan, Türkiye’den yapýlacak ithalatýn nasýl sýnýrlandýrýlabileceðinin çareleri aramaya baþlamýþlardýr. Diðer yandan Ermenistan’ýn Türkiye ile gelecekte ne gibi iliþkileri olacaðý hakkýndaki belirsizlik ve kararsýzlýk ve bu konunun Ermenistan Millet Meclisinde görüþülmesi lehinde bir akým yaratmýþ bulunmaktadýr.

Diyaspora kadar olmasa da Ermenistan’da da, Taþnaklarýn teþvikiyle, Türkiye’ye karþý bir çekingenlik ve güvensizlik bulunduðu gözlemlenmektedir. Ancak, Ermenistan kamu oyunda Türkiye ile iliþkiler tartýþýlmaya baþlayýnca ön yargýlarý reddeden görüþler de ileri sürülmeye baþlanmýþtýr. Bir gazete[39] þunlarý yazmýþtýr. ‘Ermenistan lehine olan bu durumu (Türkiye ile iliþki kurulmasýný) reddederek tüm dünyaya Türkiye Ermeni ‘soykýrýmýný’ tanýmadýðý sürece kendisiyle ekonomik bile olsa hiçbir temasa bulunulmayacaðýnýn ilaný anlamsýzdýr. Bu bir hastalýk belirtisidir, zira bu nedenle, sadece Azeriler ve Türkler deðil, onlarýn dýþýnda kalanlar da bizi mazoþist addedeceklerdir. Geçmiþte ve günümüzde çektiðimiz acýlarla iftihar eder gibi görünüyoruz.  Bugün de ambargo yüzünden açý çekmek istiyoruz. ’Milletin Efendileri’ (Taþnaklar kastedilmektedir) bizi daima kurban rolünde görmek istiyor.’  Bu arada tanýnmýþ iþ adamý, milletvekili ve Ermeni Futbol Federasyonu Baþkaný Ruben Hayrapetyan’ýn þu sözleri de dikkati çekmiþtir:[40] ‘Bir iþ adamý olarak þunu biliyorum: Türkiye- Ermenistan sýnýrýnýn açýlmasý ve komþularýmýzla iliþkilerimizin iyileþmesi bizim için hayati öneme haizdir. Türk sýnýrýnýn açýlmasýnýn bizim ekonomik koþullarýmýzý ciddi þekilde iyileþtireceðini anlamak için çok zeki veya iktisatçý olmak gerekmez. Son olarak da,  katledildiðimiz ve milletimizin ‘soykýrýma’ uðratýldýðý hakkýnda yalvarýp yakarmaktan vazgeçmenin zamaný gelmiþtir. Çocuklarýmýn bir kurban sendromu ile yaþamasýný istemiyorum’.

Ermenistan’da fikir özgürlüðü daha yaygýn hale geldiði ve ön yargýlar silinmeye baþladýðý taktirde bunun iki ülke iliþkilerine olumlu katký yapacaðý görülmektedir.

DÝYASPORA VE TÜRKÝYE

Büyükelçi Tezcan’ýn Temaslarý

Dýþiþleri Bakanlýðý Ýstihbarat ve Araþtýrma Genel Müdürü Büyükelçi Evcet Tezcan baþlýca diyaspora kuruluþlarýyla temaslarda bulunmak üzere Haziran ayý baþlarýnda ABD’ye gitti. Bu giriþimin amacý, Ermenistan ile iliþkilerin normalleþtirilmesi çabalarýnýn yoðunlaþtýðý bir sýrada Türkiye’nin görüþlerini diyaspora kuruluþlarýna bildirmek ve onlarýn da görüþlerini almaktý. Kýsaca bilgi edinme ve bilgi verme söz konusuydu.

Büyükelçi Tezcan’ýn ziyareti ABD Taþnaklarýný endiþelendirdi. Bu ülkede baþlýca Taþnak örgütü olan Amerika Ermeni Milli Komitesi (ANCA) yayýnladýðý bir basýn bildirisinde diðer Ermeni kuruluþlarýný bu tür Türk giriþimlerine karþý uyanýk olmaya davet etti.[41] ANCA Baþkaný Kenneth V. Hachikian bu konuda ‘ Türkiye Ermeni ‘soykýrýmýný’ tam olarak kabul etmedikçe ve bunun sorumluluðunu yüklenmedikçe bu toplantýya karþýyýz ve bu toplantý sadece Türk Hükümetinin ‘soykýrýmý’ inkâr kampanyasýna yarayacaktýr. Yüksek rütbeli Türk yetkilisinin davetini kabul etmenin ciddi bir hata olacaðýna inanýyoruz’ diyerek diðer Ermeni kuruluþlarýnýn Büyükelçi Tezcan ile görüþmesini engellemeye çalýþtý.

ABD’de ikinci büyük Ermeni kuruluþu olan Amerika Ermeni Asamblesi (AAA) ise bu toplantýlarý düzenleyen New York Baþkonsolosu Ömer Önhon’a bir mektup göndererek Büyükelçi Tezcan ile Ermeni ‘soykýrýmý’, Türkiye-Ermenistan iliþkileri, Yukarý Karabað barýþ süreci ve Türkiye’deki Ermeni Azýnlýðýna yapýlan muamele gibi konularýn tartýþýlmasý kabul edilirse toplantýya katýlacaklarýný bildirdi.[42] Kabul cevabý alýnca 11 Haziran’da Büyükelçi Tezcan ile görüþen AAA yetkilileri temaslarýn sonucunu bir basýn bildirisi ile yayýnladýlar.[43] Bu bildiriye göre toplantýda Büyükelçi Tezcan’a, Ermeni diasporasýnýn Türkiye’nin Ermeni ‘soykýrýmýný’ ele almasý hususunda ýsrarlý olduðu, Türkiye’nin, Azerbaycan’ýn Karabað tutumundan etkilenmeden, Ermenistan ile normal iliþkiler kurmasý ve Türkiye’deki Ermeni cemaatinin yaþamýna getirilen kýsýtlama ve baskýlarýn kaldýrmasý gerektiði ifade edildi.

Tarihi Ramgavar Partisi (Ermeni Demokratik Liberal Partisi) ise bir koþul öne sürmeden Büyükelçi Tezcan ile görüþtü. Bu partinin organýnda[44] çýkan bir habere göre Ramgavar Heyeti Büyükelçi Tezcan’a Türkiye ile Ermenistan arasýndaki önemli meselelerin devamlý görüþme ve müzakereler yoluyla çözümlenebileceðini belirttikten sonra Ermeni ‘soykýrýmý’, Türkiye’nin Ermenistan’a uyguladýðý ambargo, Karabað sorunun barýþçý yollarla çözümü, Türkiye’deki Ermeni azýnlýðýnýn durumu, halen Türkiye’nin bir parçasýný oluþturan tarihi Ermenistan’da bulunan mimarý eserler hakkýnda görüþlerini bildirmiþtir. Büyükelçi Tezcan ise bu konularda kendi görüþlerini ifadeden sonra bu deðerlendirmeleri, son seksen yýl içinde olduðu gibi, üçüncü taraflardan dinlemek yerine doðrudan diyaspora Ermenilerinden dinlemeye karar verildiðini belirtmiþ ve Ermeniler gerçekçi amaçlara sahip olduklarý ve hayal peþinde koþmadýklarý sürece bu tür tartýþmalarýn Türkiye-Ermenistan iliþliklerinde daha ciddi deðiþikliklere doðru somut adýmlar oluþturabileceðini söylemiþtir.

Büyükelçi Tezcan Amerika’nýn Batý Yakasýna giderek orada da Amerika Ermeni Asamblesi, Ermeni Hayýrsever Birliði (AGBU) ve Kuzey Amerika Ermeni Kilisesinin Batý Bölümü temsilcileriyle görüþmüþtür. Bu görüþmelerde Ermeni muhataplarý da Doðu Yakasýndakiler gibi, ‘soykýrým’, Türkiye’nin Ermenistan ile iliþkilerini normalleþtirmesi ve Türkiye’ye ki Ermeni azýnlýðý üzerinde durmuþlardýr.[45]

Büyükelçi Tezcan ABD’nin hem Batý hem de Doðu Yakasýnda isimleri açýklanmayan bazý diðer Ermeni Örgütü temsilcileriyle de görüþmeler yapmýþtýr.

Türkiye’de Büyükelçi Tezcan’ýn diyaspora ile temaslarýnýn ayrýntýlarý hakkýnda bir açýklama yapýlmamýþtýr. Bu temaslarda herhangi bir karar alýnmamýþ ve görüþ alýþveriþinin ilerisine gidilmemiþ olduðu için ayrýca bir açýklamaya ihtiyaç da olmamýþtýr.

Buna karþýn Ermeni örgütleri bu temaslar hakkýnda basýn bildirileri yayýnlamýþlar ve baþta Taþnak basýný olmak üzere diyaspora basýný söz konusu temaslara geniþ yer vermiþtir. Bunun bazý nedenleri olduðunu görmekteyiz. Taþnak basýný diðer Ermeni örgütlerinin Büyükelçi Tezcan ile temas etmesine mani olmak ve bu vesile ile katý görüþlerini bir kez daha Ermeni toplumuna duyurmak amacýyla hareket etmiþtir. Diðer örgütler ise bu görüþmeler sýrasýnda ‘soykýrým’, Türkiye-Ermenistan iliþkilerinin normalleþtirilmesi ve Türkiye’deki Ermeni azýnlýðý gibi tüm Ermenilerin kabul edeceði konularý görüþtüklerini belirterek Taþnaklarýn olasý eleþtiri ve kýnamalarýný önlemeye çalýþmýþlardýr.

Büyükelçi Tezcan’ýn temaslarý, Taþnaklarla diðer Ermeni Örgütleri arasýndaki büyük çatlaðý bir kez daha ortaya koymuþtur. Taþnaklar Türk Temsilcisiyle görüþmek için Türkiye’nin önce ‘soykýrýmý’ tanýmasýný ve bunun sorumluluðunu yüklenmesini (yani tazminat ve toprak vermesini) isterlerken diðer Ermeni örgütleri böyle bir talepte bulunmadan Büyükelçi Tezcan ile görüþmüþler ve ancak bu görüþmeler sýrasýnda ‘soykýrýmý’ konusunu dile getirmiþlerdir. Bildirilerinde deðinmediklerine göre tazminat ve toprak taleplerinden bahsetmemiþlerdir. Taþnaklarýn aksine diðer diyaspora örgütlerin tutumunun, Türkiye ile önkoþulsuz müzakerelerde bulunmak isteyen Ermenistan Hükümetinin tutumuna uyduðu dikkat çekmiþtir.

Taþnaklarýn Görüþleri

Türkiye’nin Ermeni diyasporasý ile temas etmesine karþý çýkan ve Ermenistan ile iliþkilerin normalleþtirilmesini de önlemeye çalýþan Taþnak Partisi yetkililerinin ne derecede aþýrý düþüncelere sahip olabileceklerini sergilemek bakýmýndan bu partinin Baþkaný Hrant Markaryan’ýn Armenian Forum Dergisine[46] verdiði birçok konuyu kapsayan bir mülakatýnda ‘Batý Ermenistan’ yani Doðu Anadolu hakkýnda neler söylediðini görelim.

Markaryan ‘Batý Ermenistan’ýn kurtarýlmasý hakkýnda ‘ilhak etmek ve kurtarmak arasýnda fark vardýr. Eðer Ermenistan Türkiye’den toprak talebinde bulunursa bu, bir bakýma yayýlmacýlýk olarak tanýmlanabilir. Ancak bizim anavatanýmýzda soykýrýma uðratýldýðýmýz ve bu topraklardan zorla çýkarýldýðýmýz dikkate alýnýrsa o zaman burasýnýn ilhak etmek istediðimiz herhangi bir toprak parçasý deðil kendi malýmýz olduðu ortaya çýkar’  demektedir. Markaryan ‘Batý Ermenistan’ýn ‘kurtarýlmasý’ hususunda ise ‘Batý Ermenistan’ýn kurtarýlmasý mücadelesi devletler arasýnda bir arazi ihtilafý deðil, anavatanýn kurtarýlmasý mücadelesidir’ dedikten sonra bu topraklara geri dönüþün talepleri arasýnda bulunduðunu belirtmektedir. Markaryan ayrýca bu topraklarýn Ermeni topraðý ve malý olduðuna dair Sevr antlaþmasýndan gelen bir tarihi hak olduðunu da iddia etmekte ve ‘Sevr Antlaþmasý benim için bir sýnýrlar belgesi deðil bir haklar belgesidir. Buralarýn Ermeni topraðý olduðunu belirten bir belgedir ve tabii ki bu topraklarýn nasýl idare edileceðini biz saptayacaðýz’. demektedir.

Diðer yandan Markaryan, ‘soykýrýmýn tanýnmasý çabasý kendi baþýna bir amaç deðildir bu çaba Batý Ermenistan’ýn kurtarýlmasý mücadelesinde bir safhadýr’ dedikten sonra ‘Batý Ermenistan’ýn kurtarýlmasýnýn ve birleþmiþ bir Ermenistan yaratýlmasý halkýmýzýn güvenliði ve kalkýnmasý için garantiler olarak gündeme geldiðini’ ifade etmektedir.

Kýsaca özetlemek gerekirse Taþnaklarýn baþý anavatan addettiði Doðu Anadolu’nun Türkiye’den ayrýlmasýný, buraya Ermenilerin yerleþtirilmesini ve bu bölgenin Ermenistan ile birleþtirilmesini istemekte, sözde ‘soykýrýmýn’ tanýnmasýný ise bu sürecin bir safhasý olarak görmektedir.

Halen 1920’nin koþullarýnýn mevcut olduðunu zanneden Markaryan’ýn bu sözleri bir hezeyan olarak görülebilir. Ancak diasporanýn çoðunluðun Taþnaklarýn etkisinde bulunduðu ve Ermenistan’da da Taþnaklarýn Hükümet ortaðý olduðu göz önünde tutulursa, saçma bile olsa, bu fikirleri hafife almamakta isabet vardýr.

ABD Senatosunda (Sözde)‘Soykýrým’ Tasarýsý

BM Milletler Soykýrým Sözleþmesinin ABD tarafýndan imzalanmasýnýn yýldönümünün kutlanmasý ve bu sözleþmenin desteklenmesini öngören bir karar tasarýsýnýn Amerikan Temsilciler Meclisi’ne sunulduðunu, bu tasarýnýn bir paragrafýnda Ermeni ‘soykýrýmýna’ bir atýf bulunduðunu ve tasarý karar haline dönüþürse bunun, dolaylý bir þekilde, Ermeni ‘soykýrýmýnýn’ tanýnmasý anlamýna geleceðini daha önce gördük.[47]

Bu tasarý, muhtemelen ABD’nin Irak harekatý sýrasýnda Türkiye’nin tutumunun yarattýðý hoþnutsuzluk nedeniyle, Temsilciler Meclisi’nin Adalet Komitesinden süratle geçerek oylanmaya hazýr hale gelmiþti. Ancak Temsilciler Meclisi Baþkaný Dennis Hastert taktir hakkýný kullanarak tasarýyý henüz oya sunmamýþtýr.

Bu kez tasarý, S.Res. 184 sayý ile Amerikan Senatosuna sunulmuþ ve 100 senatörden 30’unun desteðini almýþtýr. Ancak burada da tasarýnýn oylamasý yapýlmamýþtýr.

Diðer yandan Senato'da, Dýþiþleri Bakanlýðý bütçe tasarýsýna yapýlacak bir ekleme ile Ermeni ‘soykýrýmýnýn’ kabul edilesi için bir giriþim daha olmuþ.[48] Ancak burada da oylama yapýlmadan Senato tatile girmiþtir.

Söz konusu tasarýlarýn oylanmamasý nedenleri arasýnda Musevi Lobisinin tasarýya karþý çýkmasý sayýlabilir. Gerek Temsilciler Meclisi’nde gerek Senato’daki tasarýlarýn, Yahudi Holokostu nedeniyle, ABD’deki Musevi lobisi tarafýndan desteklenmesi normaldir. Ancak, esas olarak Yahudileri ilgilendiren bir konunun Ermeniler tarafýndan adeta gasp edilmesi Amerikan Yahudilerinde rahatsýzlýk yaratmýþtýr. Amerikan Musevi Komitesi, Ermeni soykýrýmý iddiasýnýn Dýþiþleri Bakanlýðý bütçesi yasa tasarýsýna eklenmemesi gerektiði yönünde Senato'ya bir mektup göndermiþ ve ayrýca metinden sözde Ermeni soykýrýmýna iþaret eden ifadenin çýkarýlmasý çaðrýsýnda bulunmuþtur.[49]

Diðer yandan baþta ABD Baþkan Yardýmcýsý Dick Cheney olmak üzere, Savunma Bakan Yardýmcýsý Paul Wolfowitz ve Dýþiþleri Bakan Yardýmcýsý Richard Armitage‘ýn senatörler nezdinde giriþimde bulunarak söz konusu tasarýnýn oylanmamasýný istedikleri basýnda belirtilmiþtir.[50] Görevinden ayrýlmakta olan ABD’nin Ankara Büyükelçisi Pearson’da Cheney’in müdahalesini doðrulamýþtýr.[51] Daha sonra da Baþbakan Erdoðan söz konusu tasarýnýn Dick Cheney ile yaptýðý telefon görüþmeleri sonunda gündeme gelmediðinin ifade etmiþtir.[52]

ABD Hükümeti yetkililerinin tasarýlar aleyhindeki davranýþýnýn nedenini 4 Temmuz 2003 tarihinde Irak’ýn Süleymaniye kentinde tevkif edilen Türk silahlý kuvvetleri mensuplarýna yapýlan kötü muamelenin Türk kamu oyunda yarattýðý gayet olumsuz etkilerde aramak doðru olacaktýr. Bu etkilerin en canlý olduðu bir dönemde bir de sözde soykýrýmýný tanýyan bir karar alýnmasý iki ülke arasýnda ciddi bir bunalým yaratmasýndan endiþe edildiði için tasarýsýnýn oylanmasýnýn durdurulduðu anlaþýlmaktadýr. Ancak bu tasarýlarýn gerek Temsilciler Meclisi ve gerek Senato’nun gündeminde olduðu ve Amerikan Hükümeti itirazýný kaldýrdýðý taktirde bunlarýn oylamasýnýn yapýlacaðý hatýrda tutulmalýdýr.




--------------------------------------------------------------------------------

[1] Noyan Tapan, 11 Haziran 2003.

[2] RFE/RL, 19 Haziran 2003; ArmenPress, 20 Haziran 2003.

[3] Haykakan Jamanak, 20 Haziran 2003.

[4] RFE/RL Newsline, 10 Temmuz 2003.

[5] Arminfo, 24 Haziran 2003.

[6] EU Presidency Declaration on the Armenian Elections, Athens, 27 June 2003.

[7] Bkz. Ermeni Araþtýrmalarý, Sayý 9, s. 12.

[8] Asbarez, 12 Haziran 2003.

[9] Asbarez, 12 Haziran 2003.

[10] Turkish Daily News, 14 Haziran 2003.

[11] Hürriyet, 13 Haziran 2003.

[12] PanArmenian.Net, 24 Haziran 2003.

[13] Arminfo, 12 Haziran 2003.

[14] Raportörüne izafeten ‘Oostlander Raporu’ denen bu rapor ve ekindeki karar 5 Haziran 2003 tarihinde 216’ya karþý 75 olumsuz ve 38 çekimser oyla kabul edilmiþtir. Türkiye hakkýnda pek çok hususa deðinen bu raporda, Ermeni konusunda, yukarýda belirtilenler dýþýnda, Ermeni dilinin kullanýmý, Ermeni ve Süryani kültürel eserlerine saygý gösterilmesi ve bunlarýn deðerlendirilmesi, Türk okullarýnda sözde Ermeni ‘soykýrýmý’ hakkýndaki eðitimin kaldýrýlmasý gibi hususlar vardýr. Ayrýca iki ülke bilim adamlarýndan ve sivil toplum temsilcilerinden geçmiþin trajik deneyimlerinin üstesinden gelinmesi için diyaloga devam etmeleri istenmektedir.

[15] Armenpress, 23 Temmuz 2003.

[16] ANCA Press Release, 5 Aðustos 2003.

[17] Radikal 25 Haziran 2003; Azg, 27 Haziran 2003.

[18] TRT 1’e atfen Azg, 29 Haziran 2003.

[19] Anadolu Ajansý , 29 Haziran 2003.

[20] Armenialiberty, 1 Temmuz 2003; RFE/RL, 30 Temmuz 2003.

[21] Public Television of Armenia, 2 Temmuz 2003 in Ann Groong, 4 Temmuz 2003.

[22] Asbarez, 30 Haziran 2003.

[23] Public Television of Armenia, 2 Temmuz 2003, ( Ann Groong, 04.Temmuz 2003).

[24] RFE/RL Armenia Report, 17 Temmuz 2003.

[25] Hürriyet ve A1+web, 11 Temmuz 2003.

[26] Medimax, 14 Temmuz 2003.

[27] Golos Armenii, 19 Temmuz 2003.

[28] Panarmenian, 2 Temmuz 2003.

[29] Yerkir, 11 Temmuz 2003.

[30] Yerkir, 29 Temmuz 2003.

[31] Armenianow, 29 Temmuz 2003.

[32] Golos Armenii’ye (13 Aðustos 2003) göre Türkiye’nin Ermenistan’a ihracatý 25-30 milyon dolar, ithalatý ise 10 milyon dolar kadardýr  .

[33] Aravot. 16 Temmuz 2003.

[34] Azg, 22 Aðustos 2003.

[35] Hayots Ashkharh, 18 Temmuz 2003.

[36] Azg, 22 Aðustos 2003.

[37] Azg, 22 Aðustos 2003.

[38] Interfax 30 Temmuz 2003.

[39] Aravot, 1 Temmuz 2003.

[40] Haykakan Jamanak, 19 Temmuz 2003.

[41] ANCA Press Release, 6 Haziran 2003.

[42] AAA Press Release, 5 Haziran 2003.

[43] AAA Press Release, 12 Haziran 2003.

[44] Mirror On-Line, 15 Haziran 2003.

[45] AAA, AGBU, Western Diocese of the Armenian Church of North America Press Release, 18 Haziran 2003.

[46] Armenian Forum, Vol.2, No.4 ve Armenian Weekly On-Line, 28 Haziran, 4 Temmuz 2003.

[47]Ermeni Araþtýrmalarý, Sayý 9, ss. 22–24.

[48] Nethaber, 28 Mayýs 2003.

[49] Hürriyet, 11 Temmuz 2003.

[50]  Sabah, 11 Temmuz 2003.

[51] Turkish Daily News, 12 Temmuz 2003.
[52] Anadolu Ajansý, 13 Temmuz 2003.

 ----------------------
* Avrasya Ýncelemeleri Merkezi Baþkaný - oelutem@avim.org.tr
- ERMENÝ ARAÞTIRMALARI, Sayý 10, Yaz 2003
    ï¿½ï¿½eri�e Yorum Yaz    Yazd�r    Tavsiye Et

   «  Geri
Yorumlar

Hen�z Yorum bulunmamaktad�r.


 
 
ERAREN - Ermeni Ara�t�rmalar� Enstit�s�

Bu site en iyi 1024 x 768 �z�n�rl�kte g�r�nt�lenir.