| | Öz: Bu makale Doðu Lejyonu’nun kuruluþu ve faaliyetleri ile ilgili olarak kaleme alýnan bir dizi makalenin altýncýsý ve sonuncusudur. Makalenin temel amacý 1918 yýlýnýn Kasým ayýnda Doðu Lejyonu’nun Kilikya bölgesini iþgal etmeye baþlamasýndan 1921 yýlýnýn sonlarýnda Lejyonun daðýtýlmasýna kadar geçen süre içerisinde Lejyonun yapýsýnda meydana gelen deðiþiklikler, Lejyon hakkýndaki tartýþmalar ve Lejyonun Kilikya bölgesindeki faaliyetlerini ortaya koymaktýr. Bu dönemde öncelikle Doðu Lejyonu’nun Kilikya bölgesini nasýl iþgal ettiði ve özellikle Ermeni lejyonerlerin bölgede Müslüman halka yönelik saldýrýlarý iþlendikten sonra, Ermeni ve Suriyeli Lejyonu olarak ikiye bölünen Doðu Lejyonu’na yönelik Avrupa’daki Ermeni ve Suriyeli yetkililerin eleþtirileri, Ermeni lejyonerlerin disiplinsizlik ve itaatsizlikleri ile Fransýz subaylarýn bu duruma tepkileri incelenecektir. Son olarak, Doðu Lejyonu’nun daðýtýlmasýna yönelik atýlan adýmlara kýsaca yer verilecektir. Kýsacasý bu makale Fransýz arþiv belgelerinden yararlanarak adý geçen dönemde Doðu Lejyonu ile ilgili geliþmeleri analiz etmektedir.
Anahtar Kelimeler: Doðu Lejyonu, Ermeniler, Suriyeliler, Kilikya, Mondros Mütarekesi, Ankara Antlaþmasý
Abstract: This article is the sixth and the last one of a series of articles regarding the establishment and activities of the Eastern Legion. The basic aim of the article is to examine the changes in the structure of the Legion, the debates about its composition and activities in the Cilician region between November 1918, when the Legion occupied the Cilician region, and the end of 1921, when the legion was finally disbanded. In this period, first of all French-Armenian occupation of the Cilician region and subsequent Armenian atrocities towards Muslims are briefly examined. Then, the criticisms raised by Armenian and Syrian committee leaders towards the Eastern Legion, which was divided into Armenian and Syrian Legions are touched upon. The indiscipline and disobedience of the Armenian legionnaires and the subsequent reactions of the French soldiers to this situation are covered as well. Finally, the steps taken for the disbanding of the Legion is dealt with. In sum, this article analyzes developments regarding the Eastern Legion in the aforementioned period through French archival documents.
Key Words: Eastern Legion, Armenians, Syrians, Cilicia, the Armistice of Mudros, the Treaty of Ankara
GÝRÝÞ
Doðu Lejyonu’nun kuruluþuna ve faaliyetlerine iliþkin Ermeni Araþtýrmalarý Dergisinin 23-24 numaralý sayýsýndan itibaren kaleme alýnan bir dizi makalenin altýncýsý ve sonuncusu olan bu makalenin temel amacý 1918 yýlýnýn Kasým ayýnda Doðu Lejyonu’nun Kilikya bölgesini iþgal etmeye baþlamasýndan 1921 yýlýnýn sonlarýnda Lejyonun daðýtýlmasýna kadar geçen süre içerisinde Lejyonun yapýsýnda meydana gelen deðiþiklikler, Lejyon hakkýndaki tartýþmalar ve Lejyonun Kilikya bölgesindeki faaliyetlerini ortaya koymak, kýsacasý Lejyonun aktif bir biçimde kullanýldýðý üç yýllýk dönemi kýsaca ele almaktýr. Lejyonun kuruluþundan Kilikya’ya gönderilmesi arasýnda geçen iki yýllýk dönem beþ makalede incelenirken bu üç yýllýk dönemin tek bir makalenin konusu olmasý ilk baþta þaþýrtýcý gelse de bunun iki önemli nedeni vardýr. Bu nedenlerden birincisi bu makalelerin temel kaynaðýný teþkil eden Fransa Dýþiþleri Bakanlýðý arþivinin bu üç yýllýk dönemle ilgili daha önceki dönemlere nazaran çok daha az sayýda belge içermesidir. Bu nedenle bu makalede bu belgeler dýþýnda üç temel kaynak daha kullanýlmýþtýr. Bunlardan birincisi Osmanlý arþiv belgeleridir. Özellikle Fransýz arþiv belgelerinin Ermeni Lejyonu’nun Müslüman halka yönelik mezalim konusunda büyük ölçüde sessiz kalmasý, bu mezalimi bütün boyutlarýyla gözler önüne seren Osmanlý arþiv belgelerinin kullanýlmasýný zorunlu kýlmýþtýr. Bu belgeler Devlet Arþivleri Genel Müdürlüðü tarafýndan hazýrlanan Osmanlý Belgelerinde Ermeni Fransýz Ýliþkileri adlý üç ciltlik belgeler külliyatýnýn 1918-1919 yýllarýný içeren ikinci cildinde bir araya getirilmiþtir.[1] Ýkinci kaynak Robert F. Zeidner tarafýndan kaleme alýnan The Tricolor over the Taurus adlý eserdir.[2] Bu eser Fransýz arþiv belgeleri arasýndaki boþluklarý doldurmak için son derece önemlidir; zira eser yalnýzca Dýþiþleri Bakanlýðý’nýn yazýþmalarýndan deðil, diðer Fransýz arþivlerinden ve dönemi yansýtan hatýratlardan da yararlanmýþtýr. Üçüncü kaynak ise Ulvi Keser’in Kýbrýs Anadolu Ekseninde Ermeni-Doðu Lejyonu adlý eseridir. Bu eser Doðu Lejyonu konusunda yazýlmýþ çok az sayýdaki Türkçe eserler arasýnda en kapsamlý olanýdýr ve Fransýz Dýþiþleri Bakanlýðý arþivlerine nadiren atýfta bulunsa da özellikle Lejyona karþý Türk kuvvetlerinin mücadelesinin detaylarýný vermesi açýsýndan önemlidir.[3]
Uzun bir dönemin tek bir makaleye sýðdýrýlmasýnýn ikinci nedeni ise özellikle Türkçe literatürde çok büyük yer tutan Fransýz iþgaline karþý Kuvva-yi Milliye hareketinin ve daha sonra Güney Cephesi’nde Türk kuvvetlerinin gösterdiði mücadelenin birkaç cümlede toparlanmasý zaruretidir. Bu bir zarurettir; zira bu konunun detaylý bir biçimde ele alýnmasý konu ile ilgili literatürün geniþliði nedeniyle birkaç makalenin konusunu teþkil edecektir. Ayrýca bu literatürün mevcudiyeti konunun bir kez daha ayný kaynaklarla ele alýnmasýna gerek olmadýðýný düþündürmektedir. Son olarak, bu makale temelde Fransýz belgelerinden hareketle yazýldýðý için farklý kaynaklara yapýlacak olan çok sayýda atýf makalenin konu bütünlüðünü bozabilir. Tüm bu nedenlerden dolayý, bu makalede yine büyük ölçüde Fransýz arþiv belgeleri kullanýlmýþ, bu belgelerin sayýca azlýðý, uzun bir dönemin tek bir makalede ele alýnmasý sonucunu doðurmuþtur.
Bu açýklamanýn ardýndan makalede incelenen temel konular þöyle özetlenebilir. Makalenin birinci bölümünde Doðu Lejyonu’nun Kilikya bölgesindeki ilk iþgalleri ve bölgede Müslüman halka yönelik giriþtikleri eylemler incelenecektir. Bu bölümde özellikle Osmanlý arþiv belgelerinden yararlanýlacaktýr. Ýkinci bölümde ise bazý siyasi ve pratik nedenlerle Ermeni Lejyonu ve Suriyeli Lejyonu olarak fiilen ikiye ayrýlan Doðu Lejyonu’nun bu ayrýmý sürecinde yaþanan tartýþmalar incelenecektir. Üçüncü bölüm Ermeni Lejyonu’na iliþkin bazý Ermeni komite liderlerinin Fransýz yetkililere yaptýklarý þikayetler ve Fransýz yetkililerin bu þikayetlere yönelik cevaplarýný analiz ederken, sonraki bölüm Ermeni Lejyonu’nun Kilikya bölgesindeki sonunda büyük bir isyana varacak olan itaatsizlikleri ve disiplinsizliklerini inceleyecek ve Fransýz yetkililerin bu duruma duyduðu tepkiyi vurgulayacaktýr. Beþinci bölüm Fransýz iþgali sýrasýnda Kilikya bölgesine yapýlan Ermeni göçlerini incelerken altýncý bölüm bu dönemde Lejyonlarla ilgili yaþanan hukuki sorunlarý ve Suriyeli komite liderlerinin Suriyeli Lejyonu’nun yaþadýðý sorunlar ile ilgili Fransýz yetkililere yönelttikleri eleþtirilere deðinmektedir. Makalenin yedinci ve son bölümünde ise Doðu Lejyonu’nun daðýtýlmasýna varacak olan süreç incelenecektir. Makale, bir dizinin son makalesi olmasý nedeniyle Doðu Lejyonu ile ilgili genel bir deðerlendirme ile sona erecektir.
Bu serinin diðer tüm makalelerinde olduðu gibi bu makale de büyük çoðunlukla otantik arþiv belgelerine dayandýrýlmýþtýr; bu gerek dönemin genel havasýný yansýtmasý, gerekse Fransýzlarýn Ermenileri ve Suriyeleri nasýl algýladýklarýný ortaya koymasý açýsýndan son derece önemlidir. Bu belgeler mümkün olduðunca tarafsýz bir biçimde akademik bir üslup çerçevesinde incelenmiþ ve sonuçlarý büyük ölçüde yorumsuz bir biçimde makalede yer almýþtýr. Ermeni sorunu üzerine gerek Batý’da gerekse Türkiye’de yazýlan birçok eserde maalesef bilimsellik ve tarafsýzlýk geri plana atýlmakta, bu da konunun tüm boyutlarýyla analiz edilmesini imkânsýz hale getirmektedir. Bu önemli problemden mümkün olduðunca uzaklaþabilmek için arþiv belgeleri ilk elden kaynaklar olmasý sebebiyle araþtýrmacýya temel malzemeyi saðlamaktadýr. Kýsacasý bu makalede de yalnýzca bu temel malzemeden yararlanýlmýþ ve Doðu Lejyonu’nu ile ilgili makalede incelenen dönemde yaþanan geliþmeler dönemin genel çerçevesi içerisine oturtularak sosyal bilim ölçütlerinin elverdiði ölçüde objektif bir biçimde analiz edilmeye çalýþýlmýþtýr.
Doðu Lejyonu’nun Adana Vilayeti’ne Nakli ve Bölgede Giriþtikleri Eylemler
Doðu Lejyonu’nun aktif bir biçimde Anadolu topraklarýný iþgal ve kontrol için kullanýlmasý kuruluþundan yaklaþýk iki yýl sonra, yani Kasým 1918’de baþlar. Bundan önce Lejyon’un bazý öncü birlikleri Suriye ve Filistin bölgelerinde kullanýlmýþ, ancak bazý lejyonerlerin burada Müslüman halka yönelik saldýrýlarý nedeniyle Anadolu’ya yönlendirilmeleri söz konusu olmuþtur. Anadolu topraklarýnýn iþgalinin hukuki zeminini ise 30 Ekim 1918 tarihinde imzalanan Mondros Mütarekesi hazýrlamýþtýr. Makalenin bu bölümünde Mütareke’nin hemen ardýndan Doðu Lejyonu’nun Kilikya bölgesindeki iþgallerinin baþlamasý ve Ocak 1919’a kadar bu bölgede lejyonerlerin giriþtikleri bazý eylemler kýsaca ele alýnacatýr.
Çukurova bölgesine ilk iþgal kuvvetleri Mütareke’nin imzalanmasýndan yaklaþýk on gün sonra, 9 Kasým 1918’de çýkmaya baþlamýþlardýr. Bölgeye iþgal kuvvetleri ile beraber gelen Ýtilaf Devletleri temsilcisi David Beauregard ile Ýskenderun Mevki Kumandaný Kaymakam Ali Bey ile imzalanan protokolle Ýskenderun bölgesinin Osmanlý ordusu tarafýndan tahliyesi karara baðlanýr. 12 Kasým’da ise Ýskenderun resmen Fransýzlar tarafýndan iþgal edilir. 21 Kasým’da Doðu Lejyonu’nun Ermenilerden müteþekkil taburlarý bölgeye gönderilir. Bu durum Adana Valiliði’nden Osmanlý Devleti Dahiliye Nezareti’ne gönderilen bir telgrafta da belirtilmektedir. Buna göre Ýskenderun’da konuþlanan az sayýdaki Ýtilaf kuvvetleri geri çekilerek yerlerine Ermeni askerlerin yerleþtirildiði bildirilmektedir.[4] Osmanlý arþiv belgelerinde, iþgal bölgeye yayýlmadan önce bazý öncü Ermeni müfrezelerinin bölgedeki yerel yöneticileri iþgalden haberdar etmek üzere ziyaret ettikleri anlaþýlmaktadýr. Örneðin 11 Aralýk tarihinde Dahiliye Nezareti’nden Hariciye Nezareti’ne gönderilen bir yazýda, Adana Valisi Nazým Paþa’nýn gönderdiði bir telgrafa atýfta bulunulmaktadýr.[5] Bu telgrafta 8 Aralýk’ta iki Ermeni rahip ile bir Ermeni subayýný taþýyan bir otomobilin Ýskenderun’dan Dörtyol kasabasýna gelerek bu bölgenin birkaç güne kadar iþgal edileceðini bildirdiði ifade edilmiþ, Ermenilerin kasaba halkýný iþgal kuvvetlerine karþý bir taþkýnlýk yapýlmamasý konusunda uyardýðý belirtilmiþtir.[6]
Dahiliye ve Hariciye Nezaretleri arasýnda bu yazýþmalar yapýlýrken üç subay kumandasýnda 400 kiþilik bir Doðu Lejyonu birliði Dörtyol’a gelerek bölgeyi iþgal etmiþtir. Harbiye Nezareti’nden Sadaret Makamý’na gönderilen 14 Aralýk tarihli bir telgrafta bu Ermeni lejyonerlerin büyük bir çoðunluðunun zaten Çukurova bölgesinden kaçarak Doðu Lejyonu’nun nüvesini teþkil eden Ermenilerden müteþekkil olduðu belirtilmiþtir. Diðer bir deyiþle, Fransýz yetkililer bölgeyi çok daha iyi tanýdýklarý için, hatta bölgede yakýnlarý halen yaþamakta olduðu için Kilikya Ermenilerinden müteþekkil taburlarý iþgal gücü olarak göndermeyi tercih etmiþtir. Ancak bu durum Ermeni lejyonerlerin bölgenin Müslüman halkýna yönelik saldýrýlarýný tetiklemiþtir. Ermeni tehcirinden Müslüman halký sorumlu tutarak intikam alma düþüncesiyle yapýlan saldýrýlar son derece vahim sonuçlar doðurmuþtur. Aslýnda bu saldýrýlar 30 Kasým’da Lejyon’un öncü birlikleri Ýskenderun’a geldikten hemen sonra baþlar. Ýskenderun’un Fransýz Valisi, Yakýndoðu Fransýz Birlikleri Komutaný General Jules C. Hamelin’e lejyonerlerin Müslümanlara karþý terör faaliyetlerine giriþtiði ve Ermeni kadýnlarýný haremlerden kurtarma bahanesiyle Müslüman halka saldýrdýðýný bildirir.[7] Bu olaylar yaþandýðýnda Ermeni Lejyonu’nun asýl kuvvetlerinin bölgeye gelmesine daha iki hafta vardýr. Bu kuvvetler bölgeye gelir gelmez Fransýz subaylarýnýn emirlerinin aksine bölgeye daðýlarak gasp, yaðma ve katliama giriþirler. Bu saldýrýlar Osmanlý arþiv belgelerinde detaylarýyla belirtilmektedir. Örneðin 14 Aralýk’ta Ermeni askerleri Dörtyol’da on iki evi basarak eþya ve para gaspetmiþler ve bir kadýný boðazýndan yaralamýþlardýr.[8]
Doðu Lejyonu kurumsallaþma aþamasýnda dört Ermeni ve iki Suriyeli taburundan müteþekkil olarak kurulmuþtur. Suriyeli taburlarý Suriye bölgesinde konuþlandýrýlýrken dört Ermeni taburu Kilikya bölgesine gönderilmiþtir. Ýskenderun bölgesi Ermeni Lejyonu’nun Birinci ve Dördüncü Taburlarý tarafýndan iþgal edilirken, 17 Aralýk’ta Mersin Lejyonun Ýkinci ve Üçüncü Taburlarý tarafýndan iþgal edilmiþtir.[9] Adana Valisi Nazým Paþa’nýn Dahiliye Vekaleti’ne gönderdiði telgrafta bin beþyüz kiþilik bir birliðin Mersin’e geldiði bunlardan çoðunluðunu Ermenilerin oluþturduðu beþ yüz kadar silahlý asker ve yirmi kadar subayýn karaya çýktýðýný ifade etmektedir.[10] Ancak General Hamelin Ermenilerin bölgede taþkýnlýklar yapacaðýndan neredeyse emindir ve bu nedenle Dokuzuncu Cezayir Piyade taburunu da bölgeye gönderir.[11] Mersin’in iþgal edildiði 17 Aralýk günü Ermeni Lejyonu’nun Komutaný Albay Louis Romieu da Adana’ya gelerek karargahýný kurar ve General Hamelin tarafýndan Kilikya’daki müttefik kuvvetlerin baþýna geçirilir.[12]
Ýþgaller Adana’da büyük tepki uyandýrmakla beraber, Osmanlý ordularýnýn iþgalden iki hafta çekilmiþ olmasý ve bölgedeki Osmanlý kuvvetlerinin de Mondros Mütarekesi gereði terhis veya tahliye edilmesi ciddi bir karamsarlýk yaratmýþtýr. Adana Valisi Nazým Paþa’nýn 20 Aralýk 1918 tarihli telgrafý ise içinde bulunduðu çaresizliði göstermesi açýsýndan son derece önemlidir. Nazým Paþa bu satýrlarý yazdýðý sýrada çoðunluðu Ermeni lejyonerlerden müteþekkil üç yüz elli kiþilik bir müfreze Adana’yý iþgal etmektedir[13]:
“Halep’ten gelen bir Ýngiliz albayýnýn ifadesindden Antep ve Maraþ’ýn da iþgal olunacaðý anlaþýlmaktadýr. Bu suretle Adana vilayeti, Ýskenderun, Antakya, Belen, Antep ve Maraþ tamamen iþgal olunmaktadýr. Buralarda idaresizlik ve anarþi çýkarýlarak sonunda Ermenistan’ýn ilan edileceði þüphesizdir. Bu durumun derhal sona erdirilmesi lazýmdýr. Gidiþat ve takip edilen hareket tarzýna kesinlikle iyi niyet eseri yoktur. Ýþin gerçeði, lüzumsuz fikir alýþveriþleri için vakit geçirilmesi telafisi mümkün olmayacak derecede üzüntü verici durumlar ve oldu-bittiler meydana getirecektir. Osmanlý Hükümeti Küçük Asya’nýn bir kýsmýna sýkýþýp kalacaktýr”.[14]
Fransýz iþgal kuvvetlerinin çoðunluðunun Ermenilerden müteþekkil olmasý Osmanlý Hükümeti’ni de rahatsýz etmiþtir. Hariciye Nazýrý Reþid Paþa Ýstanbul’daki Fransýz Yüksek Komiseri Amiral Amet’e bir mektup göndererek Adana’yý iþgal eden Ermeni askerlerin esasen Osmanlý vatandaþý olmalarýnýn istenmeyen olaylara yol açabileceðini belirtmiþ, düzenin ve huzurun saðlanmasý açýsýndan Osmanlý birliklerinin tahliye edildiði bölgelerde Ermeni birliklerinin konuþlandýrýlmamasýný talep etmiþtir.[15] Reþid Paþa ayrýca Amiral Amet ve Ýngiliz Yüksek Komiseri Amiral Richard Webb’e Ermeni askerlerin Adana, Payas ve Dörtyol bölgelerinde sivil halka karþý gerçekleþtirdikleri eylemleri detaylý bir biçimde aktarmýþ ve Ermeni askerlerin bölgeden acilen çekilmesini talep etmiþtir.[16] Zaten General Hamelin de saldýrýlardan oldukça þikayetçidir ve Aralýk ayý boyunca Adana ve Ýskenderun’daki birlikleri teftiþ ederek onlarý saldýrýlardan vazgeçmeye ve ordu disiplinine uymaya çaðýrmýþtýr.[17] Ayrýca General bölgenin eþrafýndan gelen þikayetleri ve Ermeni Lejyonu’nun bölgeden gönderilmesi isteklerini de deðerlendirmeye baþlamýþ ve lejyonerleri Maraþ gibi uzak bölgelere göndermeyi bile düþünmüþtür.[18]
Müslüman halka yönelik saldýrýlar 1919 yýlýnýn Ocak ayý boyunca da devam etmiþtir. 1 Ocak’ta Dörtyol’a baðlý Karakese köyünü basan Ermeni askerler Fransýz subaylarýndan habersiz bir biçimde evlere girmiþ, gasp ve talan hareketlerine giriþmiþ ve bazý köylüleri öldürmüþtür. Bölgedeki Fransýz Ýþgal Kuvvetleri Komutaný Rupin derhal kýþlaya giderek daha fazla askerin olaylara katýlmasýnýn önüne geçmiþtir.[19] Ancak Ermeni lejyonerler her fýrsatta birliklerinden firar ederek ve cephaneliklerden silah ve mühimmat alarak köy baskýnlara gitmeye devam etmiþlerdir.
Çoðunluðu Ermenilerden müteþekkil Fransýz iþgal birliklerinin Kilikya bölgesinde konuþlanmasý çevre bölgelerde yaþayan Ermenileri de harekete geçirmiþtir. Bu konuda 21 Ocak’ta Maraþ Jandarma Tabur Kumandanlýðý’ndan Dahiliye Nezareti’ne gönderilen bir telgraf oldukça dikkat çekicidir. Buna göre Halep’te yaþayan dört yüz civarýnda Ermeni Doðu Lejyonu’na gönüllü olarak katýlmak üzere Ýskenderun’a doðru harekete geçmiþ ve Afrin mýntýkasýnda iki Osmanlý askerini yakalayarak katletmiþlerdir. Bunun yaný sýra Kefre ve Baytar Karakollarý’na saldýrmýþlar, bu karakollardaki askerler kendilerini savunarak geri çekilmeyi baþarmýþlardýr.[20]
Bu arada Ocak sonuna doðru bölgedeki Fransýz iþgal kuvvetlerinin komuta kademesi de bölgeye gelmeye baþlamýþtýr. 18 Aralýk’ta Adana’ya gelen General Hamelin’i 30 Ocak’ta bölgeye Kilikya Genel Valisi olarak atanan Albay Edouard Brémond takip eder. Brémond 2 Þubat’ta Vali Yardýmcýsý ünvanýyla atanan Albay Normand ile göreve baþlar.[21]
Doðu Lejyonu’nun Ýkiye Ayrýlmasý
Doðu Lejyonu bir taraftan Çukurova bölgesini iþgal ederken, Fransýz Hükümeti Lejyon’un ikiye bölünmesi meselesini tartýþmaktadýr. Aslýnda Lejyonun kuruluþundan Kilikya’nýn iþgaline kadar geçen dönem içerisinde, özellikle de Kýbrýs Monarga’daki kamplarda Ermeni ve Suriyeli lejyonerler arasýnda ciddi sorunlar yaþanmýþ, bunun önüne e karma birlikler oluþturmak yerine ayrý Ermeni ve Suriyeli taburlarý oluþturarak geçilmeye çalýþýlmýþtýr. Yukarýda da belirtildiði üzere Doðu Lejyonu Osmanlý topraklarýný iþgal etmek üzere gönderildiði sýrada fiilen ikiye ayrýlmýþ durumdaydý. 1919 yýlýnýn Ocak ayýna gelindiðinde Fransýz Hükümeti bu ikiliði resmi hale getirmeyi amaçlamaktaydý. Bu bölümde Doðu Lejyonu’nun ikiye ayrýlmasý süreciyle ilgili olarak Fransýz siyasi ve askeri yetkililer arasýnda yapýlan yazýþmalar incelenecektir.
7 Ocak 1919’da Savaþ Bakanlýðý’ndan[22] Dýþiþleri Bakanlýðý’na gönderilen bir yazýda Ermeni Komitesi’nin (Comité Arménien) Dýþiþleri Bakanlýðý’ndan Doðu Lejyonu’nun Ermeni Lejyonu (Légion Arménienne) ve Suriye Lejyonu (Légion Syrienne) olarak ikiye ayrýlmasýný talep ettiði vurgulanmaktadýr. Dýþiþleri Bakanlýðý bu talebi Savaþ Bakanlýðý’na iletmiþ, ancak Bakanlýk bu talebe sýcak bakmadýðýný belirtmiþtir. Buna göre, Savaþ Bakanlýðý zaten fiilen Doðu Lejyonu’nun Ermeni ve Suriyeli birliklerinin ayrý olduðunu, halihazýrda dört Ermeni taburunun Kilikya bölgesinde, bir Suriyeli taburunun ise Suriye’de konuþlandýrýldýðýný ifade etmekte ve bu ayrýmýn resmileþtirilmesinin pratikte bir faydasýnýn olmayacaðýnýn (La séparation des éléments arméniens et syriens ne peut avoir que des avantages) altýný çizmektedir.[23] Bu yazýþma Lejyondaki Ermeniler ve Suriyeliler arasýndaki fikir ayrýlýðýnýn derecesini göstermekte olduðu kadar konuya sýcak yaklaþan Dýþiþleri Bakanlýðý ile böyle bir ayrýmý gereksiz bulan Savaþ Bakanlýðý arasýndaki fikir ayrýlýðýný göstermesi açýsýndan oldukça ilginçtir. Yine de Savaþ Bakanlýðý konu ile ilgili olarak bölgedeki Fransýz birliklerinin komuta kademesinin görüþünün sorulmasýný kararlaþtýrmýþtýr.
Bu konuyla ilgili cevabi telgraf Ocak ayýnda Beyrut’a dönen General Hamelin’den Savaþ Bakanlýðý’nýn Afrika Þubesi’ne 12 Ocak’ta gönderilmiþtir. Savaþ Bakanlýðý’nýn Dýþiþleri Bakanlýðý’na belirttiði görüþün aksine bölgedeki komuta kademesi Ermeni ve Suriyeli Lejyonlarý’nýn ayrýlmasýnýn olumlu sonuçlar doðuracaðýný savunmaktadýr. Buna göre Ermeni Lejyonu halihazýrda Kilikya bölgesinde bulunan 4124 Ermeni’den müteþekkil olacak, Suriye Lejyonu’na Ermeni Lejyonu ile ayný hukuki statü verilecek ve Beyrut civarýnda konuþlanmýþ olan 698 Suriyeli asker bu yeni Lejyonun nüvesini teþkil edecektir. Suriyeli Lejyonu’nun mevcudunu arttýrmak için yeni gönüllü alýmlarýna hýz kazandýrýlmasý da General Hamelin tarafýndan tavsiye edilen bir diðer husustur.[24]
Gerek Filistin ve Suriye’de bulunan Fransýz Yüksek Komiseri Georges Picot’un gerekse General Hamelin’in Doðu Lejyonu’nun Ermeni Lejyonu ve Suriye Lejyonu olarak ikiye bölünmesi hususunda olumlu görüþ beyan etmesi üzerine Savaþ Bakanlýðý bu konuda daha önce benimsediði tutumu deðiþtirmiþtir. Buna göre 20 Ocak 1919 tarihinden itibaren Doðu Lejyonu resmen ikiye ayrýlmýþtýr; ancak bu iki lejyon da Doðu Lejyonu’nun hukuki statüsüne tabi olacaktýr.[25] Bu durum gönüllü toplama iþlemlerinin yeni duruma uygun bir vaziyette yürütülebilmesi için þifreli bir telgrafla hem Georges Picot’a hem de Fransa’nýn Kuzey ve Güney Amerika’daki temsilciliklerine bildirilmiþtir.[26]
Doðu Lejyonu’nun Ermeni Lejyonu ve Suriyeli Lejyonu olarak ikiye bölünmesi Ermeni diasporasýnýn önde gelen isimleri tarafýndan da büyük bir sevinçle karþýlanmýþtýr. Bogos Nubar Paþa Ortaelçi Jean Gout’a gönderdiði mektubunda bu ayrýmdan duyduðu memnuniyeti dile getirerek teþekkür ederken, Ermeni Gönüllüleri Merkez Komitesi (Comité Central des Volontaires Arméniens) Baþkaný Sevadjian Baþbakan ve Savaþ Bakaný Clemenceau’ya yazdýðý mektubunda þükranlarýný dile getirerek Fransa’nýn daima mazlum halklarýn yanýnda olduðunu ve Ermenilerin tam baðýmsýz bir devlet kurma çabalarýný da sonuna kadar desteklediðini ifade etmiþtir.[27]
Doðu Lejyonu ile Ýlgili Ermeni Kuruluþlarýnýn Yaptýðý Þikayetler
Ermeni kuruluþlarý ile Fransýz Hükümeti arasýndaki bu sýcak diyalog fazla uzun sürmemiþtir. Zira Ermeni kuruluþlarý uzun süredir kendilerine yansýtýlan bir konuyu Fransýz Hükümeti’nin gündemine getirmeye baþlamýþlardýr. Bu konu Ermeni Lejyonu’nun mensuplarýnýn yaþamakta olduðu maddi ve manevi sorunlardýr. Makalenin bu bölümünde bu sorunlarýn Ermeni kuruluþlarý tarafýndan Fransýz Hükümeti’ne nasýl yansýtýldýðý ve Fransýz Hükümeti’nin bu duruma nasýl cevap verdiði incelenecektir.
Doðu Lejyonu’nda görev yapmakta olan Ermeni lejyonerler þikayetlerini Ermeni Ulusal Delegasyonu (Délégation Nationale Arménienne) Baþkaný Bogos Nubar Paþa aracýlýðýyla Dýþiþleri Bakanlýðý’na bildirmektedirler. Buna göre Ermeni Ulusal Delegasyonu’na baðlý olarak çalýþan Mýsýr Ermeni Ulusal Birliði (Union Nationale Arménienne d’Egypte) adlý kuruluþun üyelerinden müteþekkil bir heyet bu þikâyetleri içeren bir raporu Bogos Nubar Paþa’ya göndermiþtir; o da bu raporu Dýþiþleri Bakanlýðý ile paylaþmaktadýr. Bogos Nubar Paþa ilk olarak Ýngiliz ve Fransýz komutanlar tarafýndan yiðitlikleri övülen Ermeni gönüllülerin, bazý alt rütbeli subaylar tarafýndan aþaðýlýk bir ýrktan müteþekkil yardýmcý birlikler olarak algýlandýklarýný ve aþaðýlayýcý bir muameleye tabi tutulduklarýný (les volontaires arméniens sont considéres… comme des troupes auxiliaires de race inférieure et subissent de ce fait un traitement humiliant) belirtmektedir.[28] Hatta rapora göre bazý Fransýz subaylar Ermeni gönülleri aþaðýlamak için þöyle söylemektedirler: “Türkler Ermenileri katletmekte haklýymýþlar” (“Les Turcs avaient raison de massacrer les Arméniens”).[29]
Bogos Nubar Paþa’nýn belirttiði üzere bu manevi aþaðýlanmanýn yaný sýra Ermeniler maddi olarak da ciddi bir ayrýmcýlýða tabi tutulmaktadýr. Bu ayrýmcýlýk bazý karþýlaþtýrmalarla Fransýz yetkililerin gözleri önüne serilmektedir. Örneðin Cezayirli bir asker günlük dört buçuk frank yevmiye alýrken, bir Ermeni asker günde sadece iki buçuk frank yevmiye almaktadýr. Yine Beyrut’ta Hýristiyan ve Müslüman Araplara günde yarým kilo un ve pirinç verilirken Ermenilere beþ kiþi için sadece bir kilo ekmek ve iki bisküvi verilmektedir.[30]
25 Ocak’ta Bogos Nubar Paþa Dýþiþleri Bakanlýðý’na bu kez Mýsýr Ermeni Ulusal Birliði Baþkaný D. N. B. Katchedjian tarafýndan George Picot’a ve Doðu Lejyonu’nun komutaný olan Albay Romieu’ya gönderilen iki mektubun kopyalarýný göndermektedir.[31] Buna göre George Picot’a yazýlan ilk mektupta yukarýda belirtilen þikâyetlerin yaný sýra Kilikya’da görev yapan Ermeni gönüllerin iki yýldýr ayný kýyafeti giydikleri ve bu kýyafetin Kilikya bölgesinin iklimi ile baðdaþmadýðý konusunda yapýlan bir þikâyet de eklenmiþ ve tüm bu sorunlara çözüm bulunmasý istenmiþtir. Albay Romieu’ya yazýlan mektup daha da sert ifadeler içermektedir. Bu mektupta Kilikya bölgesine gönderilen Ermeni gönüllülerin yeterince beslenemedikleri, barýnma sorunlarýnýn ortadan kaldýrýlamadýðý ve buna raðmen birçok hakarete maruz kaldýklarý belirtilmiþtir. Bunun yaný sýra bu sorunlar düzeltilmediði takdirde bunun çok derin sonuçlarý olacaðý ve ister asker ister sivil olsun Ermenilerin bu duruma daha fazla katlanmayacaklarý açýkça ifade edilmiþtir (…les conséquences les plus graves pourraient en résulter, car, encore une fois, l’arménien qu’il soit soldat ou civil, ne peut pas tolérer les insultes).[32]
Dýþiþleri Bakanlýðý yukarýda belirtilen þikâyet mektuplarýný topluca Savaþ Bakanlýðý’na göndermiþtir. Bakanlýk þikâyetleri inceledikten sonra Dýþiþleri Bakanlýðý’na cevabi yazýsýný göndererek þikâyet mektuplarýnda belirtilen bir çok hususun yanlýþ olduðunu ifade etmiþtir. Örneðin Ermeni gönüllülere ödenen günlük yevmiye mektuplarda iddia edildiði gibi iki buçuk frank deðil, iki frank yetmiþ beþ senttir ve bu yevmiye Doðu Lejyonu’nun hukuki düzenlemeleri gereðince sabit tutulmuþtur. Doðu Lejyonu’nun yardýmcý bir birlik olmasý nedeniyle bu lejyonerlere Fransýz ordusuna mensup askerlerden daha az yevmiye ödenmesi de son derece normaldir ve zaten bu husus 1916 yýlýnda hazýrlanan Doðu Lejyonu’nun tüzüðünde de açýkça belirtilmiþtir. Lejyonerler Fransýz ordusu mensuplarýnýn yararlandýðý bazý yan ödemelerden yararlanamadýklarý için yevmiyeleri onlarla karþýlaþtýrýldýðýnda daha düþüktür.[33] 15 Þubat’ta General Hamelin tarafýndan gönderilen bir diðer raporda Bogos Nubar Paþa’nýn gerçekleri nasýl saptýrdýðýna yönelik baþka örnekler de bulunmaktadýr. Hamelin Müslüman ve Hýristiyan Araplara Bogos Nubar Paþa’nýn iddia ettiði gibi günde yarýmþar kilo un ve pirinç verilmediðini miktarýn yalnýzca günde 500 gram ekmek ve 100 gram pirinç veya sebze olduðunu buna karþýn Ermenilere günde 700 gram ekmek ve 200 gram pirinç tahsis edildiðini belirtmektedir.[34] Sonuç olarak Savaþ Bakanýðý Ermeni kuruluþlar tarafýndan dile getirilen þikayetlere itibar etmemiþ, bu þikayetlerin asýlsýz olduðunu dile getirerek mevcut durumun korunmasý konusunda fikir birliðine varmýþtýr.
Kilikya’daki Ermeni Lejyonu’nun Ýtaatsizliði ve Fransýz Askeri Yetkililerin Þikayetleri
Bogos Nubar Paþa ve diðer Ermeni kanaat önderleri Ermeni Lejyonu’nun þikayetlerini dile getirdikleri sýrada, Kilikya’da görev yapmakta olan Fransýz askeri yetkilileri de Ermenilerin itaatsizliði ve Müslüman halka yönelik gerçekleþtirdikleri saldýrýlar konusunda þikayetlerini Savaþ Bakanlýðý’na iletmektedirler. Ermenilerin iþgal baþladýðýndan bu yana gösterdikleri disiplinsizlik ve itaatsizlikler 1919 yýlýnýn Þubat ayýnda Ýskenderun çevresinde büyük bir isyan patlak vermesine yol açar. 2 Þubat’ta Ermeni ve Cezayirli lejyonerler arasýnda baþlayan çatýþmalar hýzla büyür. Þubat ortasýna gelindiðinde Ýskenderun’un büyük bir bölümü yaðmalanmýþ, Fransýz askerleri ciddi saldýrýlara uðramýþ, bazýlarý ise öldürülmüþtür. Bu durum Kilikya’daki Fransýz otoritesinin zayýflýðýný göstermesi açýsýndan son derece önemlidir.[35]
2 Þubat 1919’da General Hamelin tarafýndan Savaþ Bakanlýðý’na gönderilen þifreli bir telgraf Kilikya bölgesindeki Ermeni birliklerin itaatsizliðini ortaya koymasý açýsýndan son derece önemli bir belgedir. Buna göre ilk olarak Suriye bölgesine gönderilen Ermeni birliklerinin bu bölgede Müslümanlara yönelik saldýrýlarý nedeniyle Kilikya bölgesine kaydýrýldýklarý, kendi vatanlarýna yakýn olmalarýnýn onlarý daha memnun edeceðinin düþünüldüðü belirtilmektedir. Ancak Ermeni birlikleri bu bölgede disiplinsizliklerini daha da arttýrarak Fransýz korumasý altýnda olmayý kötüye kullanmaya devam etmiþler ve bölgedeki Osmanlý nüfusuna karþý saldýrýlarda bulunmuþlardýr (...les légionnaires arméniens n’ont pu résister ... à exploiter force français pour se livrer è repésailles individuelles contre la population ottomane). Dahasý Genera Hamelin bölgedeki Ýngiliz askeri yetkililerinden de her gün Ermeni askerlerin yaðma ve katliamlara giriþtiðine dair þikayetler aldýðýný belirtmektedir (... je reçois journellement des réclamations d’autorités britanniques et administratives contre excès des isolés de toute nature: vol, pillage, meurtre, etc).[36] General Hamelin 15 Þubat tarihli raporunda ayrýca Ermeni askerlerin bölgedeki Müslümanlara yönelik mezalimini durdurmak için birlikleri tek tek uyardýðýný, askerlerin bir kýsmýnýn uyarýlarýný dikkate aldýðýný ancak büyük bir grubun mezalimi sürdürdüðünü ifade etmiþtir (... un grand nombre continuent leurs exactions...).[37] Bu yazýþmalar Fransýz askeri yetkililerin çaresizliðini göstermesi açýsýndan son derece önemlidir.
Georges Picot tarafýndan 19 Þubat’ta Dýþiþleri Bakanlýðý’na gönderilen bir yazýda Ýskenderun’da bulunan Ermeni birliklerinin Müslüman mahallesine saldýrdýklarý, iki evin askerler tarafýndan yakýldýðýný, bir çok Müslümanýn yaralandýðýný ve bir Müslümanýn katledildiðini bildirmektedir (Le batallion d’Alexandrette s’est livré ... de graves désordres dans la quartier musulman. Deux maisons ont été brulées par les soldats, plusieurs musulmans blessés et un tué).[38] Picot 20 Þubat’ta olaylarýn yatýþtýðýný, Ermeni taburunun silahsýzlandýrýldýðýný, ancak bazý Ermeni askerlerin bölgenin kuzeyinde yeni olaylar çýkarabileceðini bildiren bir yazý daha göndermiþtir.[39] 25 Þubat’ta General Hamelin tarafýndan Savaþ Bakanlýðý’na gönderilen þifreli bir telgrafta bölgede olaylara karýþan Dördüncü Taburun tamamen daðýtýlarak mevcudunun diðer taburlara daðýtýldýðý ve 400 Ermeni askerin silahsýzlandýrýldýðý bildirilmiþ, bunun yaný sýra bu askerlerin savaþ sonuna kadar Tunus’un güneyine gönderilmesi talep edilmiþtir.[40]
Bu arada bölgedeki Ýngiliz iþgal kuvvetlerinin komuta kademesi yaþanan isyandan ve sonuçlarýndan dolayý Fransýz komuta kademesini sorumlu tutmakta ve Ermeni Lejyonu’na yönelik katý bir tutum izlenmesini istemektedirler. 20 Þubat 1919 tarihli bir belgede, Georges Picot bölgedeki Ýngiliz Kuvvetleri Komutaný General Edmund Allenby’nin Fransa’nýn 1000 Ermeni lejyoneri daha Kilikya bölgesine gönderme isteðine karþý çýktýðýný ve bölgede komutanýn kendisinde olduðunu, kendi rýzasý olmadan bölgedeki birliklerin sayýsýnýn deðiþtirilemeyeceðini belirttiðini ifade etmiþtir.[41] Oysa ayný General Allenby Aralýk 1918’de Doðu Lejyonu’nun mevcudunun Kilikya bölgesinin tamamen kontrol altýna alýnmasýna yetmeyebileceðini düþünmektedir ve bu nedenle General Hamelin’e Yakýndoðu’da bulunan Ermeni mültecilerden gönüllü toplamasýna izin vermiþtir. Zira o dönemde bu mültecileri Ýngiliz iþgal bölgelerinde olasý bir düzensizlik kaynaðý olarak algýlamakta ve bunlarýn Fransýz ordusunun komutasý altýna alýnmasýnýn yerinde olacaðýný düþünmektedir.[42] Yine de Ermenilerin son itaatsizliklerinden sonra General Allenby önce Ermeni Lejyonu’nun tamamen bölgeden çýkarýlmasýný istemiþ ancak Hamelin’in kendisini ikna etmesiyle yeni bir çözüm geliþtirmiþtir. Buna göre güçlendirilmiþ Hintli askerlerden müteþekkil Ýngiliz On Dokuzuncu Piyade Tugayý bölgenin askeri denetimini ele almýþ ve Tugay Komutaný General Walter S. Leslie bölgedeki müttefik kuvvetlerin komutanlýðý görevine getirilmiþtir. Ýngiliz birliklerin göreve baþlamasý bölgede Ekim ayýnda bu birliklerin bölgeyi terketmesine kadar sürecek olan göreceli bir sükun dönemini baþlatmýþtýr.[43]
Ermeni Lejyonu’nun isyana karýþan birliklerinin cezalandýrýlmasý Ermeni diasporasýnýn önde gelen liderlerinin tepkisini çekmiþtir. 28 Þubat’ta Bogos Nubar Paþa tarafýndan Jean Gout’a gönderilen bir mektupta Bogos Nubar Paþa Ýskenderun’da olan olaylar nedeniyle Ermeni askerlerin cezalandýrýlmasý konusunu gündeme getirerek Ermenilerin bu hareketlerinin son derece haklý ve önemli nedenleri olduðunu belirtmektedir. Paþa sözlerini þöyle sürdürmektedir:
“Acaba Ermeni taburu bir provokasyonun kurbaný mýdýr? Acaba Ermeni askerler haremlerde alýkonan genç Ermeni kýzlarýn ve yetimlerin üzerindeki Türk ellerini mi koparmaktadýr? Bu, ne yazýk ki halen Kilikya’da görev yapan ve Ermeni birliklerinin ... ülkedeki varlýðýný açýkça istemeyen Türk idaresinin entrikalarýnýn bir sonucu mudur?” (La batallion arménien a-t-il été victime d’une provocation? Les soldats arméniens ont-ils tenté d’arracher aux mains des Turcs des orphelins ou des jeunes filles arméniennes détenue dans les harems? Est-ce une conséquence des machinations de l’administration turgue, qui hélas continue à fonctionner en Cilicie et ne voit, certes, pas ... la présence des troupes arméniennes dans le pays)[44]
Doðu Lejyonu’nu kuran ve Kilikya bölgesine getiren Fransýz askeri yetkililerinin bile kýnadýðý saldýrýlarýn Bogos Nubar Paþa tarafýndan meþrulaþtýrýlmaya çalýþýlmasý son derece dikkat çekicidir. Nitekim Bogos Nubar Paþa bu satýrlarý kaleme aldýðý yazýsýnda Jean Gout’tan bu konuda bir soruþturma baþlatýlmasýný ve “gerçek”lerin ortaya çýkarýlmasýný talep etmektedir. Ancak zaten o sýrada Fransýz yetkililer konuyla ilgili soruþturma baþlatmýþ ve bu soruþturma neticesinde bazý raporlar hazýrlanmýþtýr. Port Said’de görev yapan Fransýz Amirali Cassard tarafýndan hazýrlanan ve Donanma Bakanlýðý’na gönderilen 1 Mart tarihli bir raporda Ermeni birliklerinin kýþkýrtýlmadýðý ancak Türklere karþý büyük bir intikam hissi ile dolu olduklarý belirtilmektedir (Soldats arméniens non provoqués mais se sentant les plus forts ont voulu à venger des Turcs).[45] Benzer ifadeleri içeren bir diðer rapor da General Hamelin tarafýndan Savaþ Bakanlýðý’na gönderilmiþtir.[46] Bu raporlar üzerine Savaþ Bakanlýðý’ndan Dýþiþleri Bakanlýðý’na gönderilen bir yazýda Georges Picot tarafýndan daha önce daha fazla sayýda Ermeni gönüllü toplanmasýnýn talep edildiði ancak bu þartlar altýnda daha fazla gönüllü toplanmasýnýn doðru olmadýðý ve bu konunun Lejyon içindeki kötü elemanlar (les mouvais éléments) temizlenene kadar gündeme getirilmemesi gerektiði belirtilmektedir.[47] Kýsacasý Fransýz Hükümeti týpký Ermeni Lejyonu ile ilgili þikayetleri gündeme getirdiðinde Bogos Nubar Paþa’ya itibar etmediði gibi Paþa’nýn Kilikya’daki Fransýz otoritesini temelinden sarsan bu isyanla ilgili görüþlerine de itibar etmemiþtir.
6 Mart’ta Georges Picot Dýþiþleri Bakanlýðý’na gönderdiði bir telgrafta Ermeni askerlerin çýkardýklarý olaylar ve itaatsizliklerinden dolayý özür bile dilemedikleri ve Doðu Lejyonu’ndan ayrýlmak istedikleri ifade edilmektedir. Picot her ne pahasýna olursa olsun Ermeni Lejyonu’nun bir arada tutulmasýnýn gerekli olduðunu ileri sürmektedir.[48]
Bu arada 5 Mart’ta General Hamelin’den Savaþ Bakanlýðý’na oldukça ilginç bir telgraf gelmiþtir. Bu telgrafta General Hamelin öncelikle bir asker olarak siyasi konularda fikir beyan etme ehliyetine sahip olmamakla beraber, tecrübelerine istinaden görüþlerini ifade etmek istediðini ifade etmektedir. Bu giriþin ardýndan General Hamelin Amerika’nýn kurulacak olan baðýmsýz Ermenistan devletini manda idaresi almak istediðini öðrendiðini, bu durumun büyük masraflar yaparak bölgeye asker çýkartan Fransa’nýn çýkarlarýna aykýrý olacaðýný, Fransa’nýn prestijini ve güvenilirliðini sarsacaðýný ifade etmektedir. [49]
Ayný gün General Hamelin Savaþ Bakanlýðý’na bir diðer þifreli telgraf daha göndermiþtir. Bu telgrafta Kilikya bölgesinde olay çýkaran 400 Ermeni’nin silahsýzlandýrýlarak 1 Mart itibariyle bir Ýngiliz gemisi ile Port-Said’e gönderildiðini belirtmiþtir. Ayný zamanda bölgedeki Ýngiliz Komutanlýðý’nýn tüm Ermeni birliklerinin geri çekilerek Fas’a gönderilmesi ve bunlarýn yerine Fransýz kolonyal piyade alaylarý konuþlandýrýlmasýný tavsiye ettiði ve bölgeye iki yeni Ýngiliz taburu getirildiði ifade edilmiþtir (Commandement anglais préconise retrait de totalité légions arméniennes [C]ilicie son renvoi Maroc et son remplacement par un Régiment d’infanterie coloniale français. Il se dispose à envoyer en [C]ilicie deux nouveaux B[attalion] anglais). General Hamelin bu tavsiyeye Ermeni Lejyonu’nun kuruluþ tüzüðü gereði Kilikya dýþýnda konuþlandýrýlýlmasýna izin verilemeyeceðini söyleyerek cevap verdiðini belirtmiþtir.[50] Bütün bu yazýþmalar Ýngilizlerin Doðu Lejyonu’na itimatsýzlýðýný göstermesi açýsýndan önemlidir.
Kilikya Bölgesi’ne Ermeni Göçleri
1919 yýlýnýn bahar aylarýnda, özellikle de Ýngiliz askeri otoritesi altýnda göreceli bir sükun ortamýnýn saðlanmasýnýn ardýndan bölgeye Ermeni göçleri hýz kazanmýþtýr. Nitekim Kilikya Genel Valisi Albay Brémond 1919 sonuna kadar 120.000 civarýnda Ermeninin bölgeye yerleþtirildiðini ve bunun yaklaþýk olarak bölge nüfusunun üçte birine tekabül ettiðini belirtmektedir.[51] Khacher Matosian adlý Adana’ya göç eden bir Ermeni’nin günlüðüne istinaden Eylül 1919’da Amanos’un doðusuna yerleþtirilen Ermenilerle beraber tüm Kilikya bölgesindeki Ermeni nüfusun 250.000 civarýnda olduðu belirtilmekte ve bunlarýn çoðunun aslýnda Kilikya bölgesinden olmayan Ermeniler olduðu dile getirilmektedir.[52] Ýlginç bir detay olarak belirtilmelidir ki Kilikya’ya gelenler arasýnda Birinci Dünya Savaþý’nda Doðu Cephesi’nde Osmanlý birliklerine karþý çete faaliyetleri düzenleyen Andranik Ozanyan Paþa da bulunmaktadýr.[53] Doðu Anadolu’da Müslüman halka yönelik mezalimi ile ün kazanan bir Ermeni’nin bölgeye gelmesinin bölgedeki hassas durumu daha da olumsuz etkileyeceði açýktýr.
Ermenilerin bölgedeki Türklerin gizlice silahlandýrýldýklarý iddiasý üzerine 28 Nisan 1919’da General Allenby ve General Brémond Adana þehrinin silahsýzlandýrýlmasý konusunda mutabakata varýrlar. Adana halkýna bir gün içerisinde evlerine gelecek olan ve bir Ýngiliz müfreze ve bir Ermeni tercümandan müteþekkil olan heyete silahlarýný teslim etmeleri emredilir. Bu silahsýzlandýrma süreci sýrasýnda pek çok olay yaþanýr ve birçok Müslüman saldýrýya uðrar.[54] Bu süreci yaz ve sonbahar aylarýnda yaþanan yoðun Ermeni saldýrýlarý izler. Kýsacasý her ne kdar Ýngiliz kuvvetleri bölgede belli bir seviyede düzen oturtmaya çalýþsalar da Ermeni lejyonerler disiplinsizliklerini ve itaatsizlerini sürdürerek Müslüman halka yönelik mezalime devam etmiþlerdir. Bu mezalimler bütün detaylarýya Osmanlý arþiv belgelerinde mevcuttur.[55]
Doðu Lejyonu’nun Yapýsal Sorunlarý ve Suriyeli Lejyonu ile Ýlgili Þikayetler
Birinci Dünya Savaþý’nýn sona ermesi Doðu Lejyonu’nun hukuki statüsü ve askeri mevcudu ile ilgili ciddi bir tartýþmayý beraberinde getirmiþtir. 7 Nisan’da Savaþ Bakanlýðý’ndan Dýþiþleri Bakanlýðý’na gönderilen bir yazý Doðu Lejyonu’nun Nisan 1919’daki durumunu ve sorunlarýný göstermesi bakýmýndan son derece önemli bir belgedir. Bu belgeye göre 1916 yýlýnda kurulan ve gönüllülerinin büyük bir çoðunluðu savaþ sonuna kadar istihdam edilecek olan Doðu Lejyonu iki kýsma bölünmüþtür. Birinci Dünya Savaþý sýrasýnda Ermeni Lejyonu’nda aktif olarak savaþan Ermeni gönüllü sayýsý 3600’e kadar yükselmiþtir; ancak bunlarýn 2600’ü savaþ sonunda sözleþmeleri sona erecek olan askerlerdir. Suriyeli Lejyonu’nda ise aktif olarak savaþan Suriyeli gönüllü sayýsý 650’ye kadar yükselmiþtir ve bunlarýn 350’sinin savaþ sonunda sözleþmeleri sona erecektir. Diðer bir deyiþle, savaþýn sona ermesinin hemen ardýndan Ermeni askerlerin sayýsý 1000 civarýna, Suriyeli askerlerin sayýsý da 300 civarýna düþecektir. Bu durumun önlenmesi için Doðu Lejyonu’nun tüzüðünde bir deðiþikliðe gidilerek savaþ sonunda dileyen askerlerin sözleþmelerinin bir veya iki yýla kadar uzatýlmasý öngörülmüþtür.
Bütün bu bilgileri sýraladýktan sonra Savaþ Bakanlýðý savaþýn sona ermesi ile Doðu Lejyonu’nun bir daðýlma tehlikesi içinde bulunduðunu, bu daðýlmanýn önlenmesi ve mevcut dört Ermeni ile iki Suriyeli taburunun mevcudunun muhafaza edilmesi gerektiðini belirtmektedir. Bunun için en azýndan 3000 Ermeni ve 1500 Suriyeli’nin daha Lejyon’a dahil edilmesi gerekmektedir. Ancak bunun önünde son derece önemli bir engel vardýr: Ýngiltere ve Kilikya bölgesindeki Ýngiliz Kuvvetlerinin Komutaný General Allenby. Savaþ Bakanlýðý’na göre General Allenby eski Osmanlý topraklarýndan gönüllü toplanmasýna karþýdýr. Örneðin Fransa Lübnan’daki Dürzi ve Ensariler’den gönüllü toplanmasý hususunu gündeme getirdiðinde General Allenby buna müsaade etmemiþtir. Savaþ Bakanlýðý Ýngiltere’nin bu konudaki muhalefetini bertaraf edebilmek için Dýþiþleri Bakanlýðý’ndan Ýngiltere Hükümeti nezdinde giriþimde bulunmasýný istemektedir. Ayný þekilde özellikle ABD nezdinde de giriþimde bulunularak Kuzey Amerika’dan da gönüllü toplanmasý iþlemlerine hýz verilmesi talebinde bulunmaktadýr.[56] Ancak gerek Yakýndoðu’daki Müslüman olmayan toplumlardan gerekse Amerika kýtasýndan gönüllü toplanmasý süreci savaþýn sona ermesinin ardýndan tamamen durma noktasýna gelmiþtir. Bu da Fransýz yetkililerin yeni gönüllüler istihdam etmesini neredeyse imkansýz hale getirmiþ ve mevcut birliklerin kullanýlmasý dýþýnda bir seçeneðin olasý olmadýðýný gözler önüne sermiþtir. Nitekim 22 Aðustos’ta Savaþ Bakanlýðý’ndan Paris Askeri Valisi’ne ve Marsilya ve Bordeaux’daki kuvvet komutanlýklarýna gönderilen bir yazýda yeni bir emre kadar Fransa’dan ve Amerika’dan gönüllü alýmlarýnýn durdurulduðu ve Paris, Marsilya veya Bordeaux’ya gelecek olan gönüllülerin artýk Doðu Lejyonu’na kabul edilmeyecekleri ifade edilmektedir ([J]e décide de suspendre, jusqu’à nouvel ordre, tout recrutement syrien et arménien soit en France, soit en Amérique. En conséquence, vous voudrez bien inviter les Commandants de recrutement de Paris (Bureau Central), de Marseille et de Bordeaux a ne plus recevoir d’engagement por les Légions Syrienne et Arménienne).[57]
Bu arada yukarýda belirtilen Ermeni Lejyonu ile ilgili Ermeni komitelerinin önde gelen isimlerinin yaptýðý þikayetlerin bir benzeri 1919 yýlýnýn Mayýs ayýnda Suriyeli Lejyonu için Suriyeli komitelerin önde gelen isimleri tarafýndan yapýlmýþtýr. 16 Mayýs 1919’da Suriye Merkez Komitesi (Comité Central Syrien) Baþkaný Þükrü Ganem bizzat Fransa Dýþiþleri Bakaný Stephen Pichon’a yazdýðý bir yazýda ilginç bir sorunu dile getirmektedir. Buna göre Suriye’de Doðu Lejyonu ile iliþkisi kesilen Suriyelilere bu bölgede iþ verilmediði için bu eski lejyonerler Fransa’ya iþ aramak üzere gelmiþlerdir. Ganem bu durumdan þikâyet ederek Dýþiþleri Bakaný’ndan bölgedeki Fransýz Yüksek Komiseri Georges Picot’un bu eski askerler için bir talimatname yayýnlayarak niteliklerine göre iþ bulunmasý konusunda yardýmcý olunmasýný istemektedir.[58] Dýþiþleri Bakanlýðý da bu hususu ivedilikle George Picot’a bildirmiþ ve eski lejyonerlere iþ bulunmasý hususunda Yüksek Komiserliðin yardýmcý olmasýný istemiþtir.[59]
27 Haziran’da Georges Picot’nun cevabi mektubu gelmiþtir. Picot Suriyeli Lejyonu’nda görev yapan askerlerin maddi durumunun diðer Fransýz ordusu mensuplarý ile karþýlaþtýrýldýðýnda oldukça kötü olduðuna iþaret etmektedir. Örneðin bir Fransýz askerine günde dört frank altmýþ altý sent ödenirken, bu rakam Suriyeli bir asker için günde iki frank yirmi beþ senttir. Bu fark subaylar açýsýndan çok daha büyüktür. Buna göre bir Fransýz subayý günde on iki frank altmýþ sent yevmiye alýrken, Suriyeli bir subaya günde sadece üç frank elli sent ödenmektedir. Bu eþitsizlik Suriyeli askerler arasýnda da ciddi hoþnutsuzluklar yaratmaktadýr.[60] Bu derin uçurumu ortadan kaldýrmak için Savaþ Bakanlýðý harekete geçmiþ ve Ermeni ve Suriyeli lejyonerlerin maddi durumlarýnda küçük bir iyileþtirme yapabilmek için maaþ artýþýna gitmiþtir. Buna göre askerler için günlük yevmiyelerinde elli beþ sent, subaylar için ise bir frank yetmiþ sentlik bir zam saðlanmýþtýr.[61] Ermeni Lejyonu’nun þikayetlerine olumlu cevap vermeyen Fransýz yetkililerin Suriyeli Lejyonu’nun þikayetlerine olumlu cevap vermesi de oldukça dikkat çekicidir.
27 Eylül tarihinde Savaþ Bakanlýðý’ndan Dýþiþleri Bakanlýðý’na gönderilen bir yazýda Ermeni ve Suriyeli Lejyonlarýnýn yaþadýðý hukuki sorunlara iþaret edilmekte ve bazý çözüm önerileri geliþtirilmektedir. Buna göre Ermeni ve Suriyeli gönüllülerin kontratlarý Doðu Lejyonu’nun tüzüðü gereði savaþ boyunca Türkiye’ye karþý savaþmak üzere hazýrlanmýþtýr (“pour la durée de la guerre en vue de combattre la Turquie”).[62] Ancak yukarýda da belirtildiði üzere savaþ sona erdiði halde Doðu Lejyonu varlýðýný sürdürmeye devam etmiþ ve lejyonerlerin kontratlarý bir veya iki yýl için uzatýlmýþtýr. Savaþ Bakanlýðý bu yazýsýnda her iki lejyonun da hukuki devamlýlýðýnýn saðlanabilmesi için bazý hukuki araçlarýn, örneðin bir kararnamenin hazýrlanmasýný ve Türkiye Müttefiklerle barýþ antlaþmasý imzalayana kadar çatýþma halinin sürdüðü gerekçesiyle lejyonerlerin kontratlarýnýn devamlýlýðýnýn saðlanmasýný öngörmektedir. Buna raðmen yazýda geçen bir cümle son derece dikkat çekicidir: “Ermeni Lejyonu’na gelince, her ne kadar bu lejyonun gerçek bir askeri deðeri olsa da gizli tutulan siyasi nedenlerden dolayý daðýtýlmasý arzu edilebilir” (En ce qui concerne la légion arménienne, bien qu’elle ait une réelle valeur militaire, des raisons politiques restées secrètes peuvent rendre sa disparition désirable).[63] Bu gizli siyasi nedenlerin ne olduðu açýkça belirtilmemekle beraber kastedilenin Ermeni lejyonerlerin disiplinsizliðinin bölgede Fransýz otoritesine yönelik ciddi bir Türk tepkisinin baþlamasýna yol açtýðý, bunun da Fransýz iþgalinin sürdürülmesini zora soktuðu gerçeði olduðu söylenebilir. Nitekim bu tarihten sonra Fransýz yetkililerin Ermeni Lejyonu’na yönelik tavýrlarý giderek daha da olumsuz bir hal almýþtýr.
Antep, Maraþ ve Urfa’nýn Fransýzlar Tarafýndan Ýþgali, Türk-Fransýz Çatýþmasýnýn Sonu ve Doðu Lejyonu’nu Daðýtýlmasý
15 Eylül 1919’da Fransa ile Ýngiltere arasýnda imzalanan Suriye Ýtilafnamesi ile daha önce Ýngilizlerin iþgal etmiþ olduklarý Maraþ, Urfa ve Antep bölgeleri Ekim 1919 sonundan itibaren Fransýzlara devredilir. Bu bölgeler de Ýngiliz birlikleri çekilir çekilmez çoðunluðunu Ermenilerin oluþturduðu Fransýz birlikleri tarafýndan iþgal edilir. 27 Ekim’de Antep, 29 Ekim’de Maraþ ve 31 Ekim’de Urfa Fransýz kontrolüne geçmiþtir.[64] Ancak bölge halký hýzla örgütlenerek iþgale karþý koymuþ, özellikle TBMM Hükümeti ile koordineli çalýþan Kuvva-i Milliye güçleri Fransýz iþgaline tepkisiz kalmamýþtýr. Özellikle Maraþ’ta yaþanan çatýþmalar neticesinde Ermeni lejyonerler de dahil olmak üzere Fransýz askeri gücü bölgeyi 11 Þubat 1920’de terk etmek zorunda kalmýþtýr. Bunu 11 Nisan 1920’de Urfa’nýn Fransýz iþgalinden kurtuluþu izler. 1 Nisan 1920’de baþlayan ve 11 ay süren Antep savunmasý ise özellikle cephane ve gýda yetersizliði nedeniyle 9 Þubat 1921’de Fransýzlarýn þehri iþgal etmesi ile son bulmuþtur. Antep ancak Ankara Antlaþmasý’nýn imzalanmasýndan sonra 25 Aralýk 1921’de Fransýzlar tarafýndan tahliye edilecektir.
Bu arada Fransa’da 20 Ocak 1920’de yapýlan hükümet deðiþikliði neticesinde hem Baþbakan hem de Savaþ Bakaný olan Georges Clemenceau yerini Alexandre Millerand’a býrakýr. Millerand daha önce Stephen Pichon’un uhdesinde olan Dýþiþleri Bakanlýðý görevini de üstlenir. Clemenceau’dan boþalan Savaþ Bakanlýðý’na ise André Lefèvre getirilir.
20 Mayýs 1920’de Savaþ Bakanlýðý’ndan Dýþiþleri Bakanlýðý’na gönderilen bir yazý Ermeni Lejyonu ile ilgili olarak Ocak ayýnda kurulan yeni hükümetin görüþlerini yansýtmasý açýsýndan ilginçtir. Bu yazý 1 Mayýs’ta Savaþ Bakanlýðý’na gönderdiði bir mektupta Yakýndoðu Ordusu Genel Komutaný (Commandant en Chef l’Armée du Levant) General Gouraud’un lejyonerlerin gösterdiði olumsuz davranýþlar nedeniyle Ermeni Lejyonu’nun en kýsa zamanda daðýtýlmasýnýn gerekliliðinden bahsettiðinin ifade edilmesi ile baþlamaktadýr.[65] Savaþ Bakanlýðý da benzer görüþtedir:
“Bu olumsuz davranýþlar Yakýndoðu’da konuþlanmamýzdan bu yana müteaddit kereler gözlenmiþtir. Özellikle Kilikya’da Ermeni yardýmcý kuvvetlerinin varlýðý emirlerimizin uygulanýþýný hassas hale getirmekten baþka bir iþe yaramamýþtýr. Son olaylarýnýn geliþiminin getirdiði zorluklar, büyük ölçüde, bu yardýmcý kuvvetlerin, çoðunluðunu Türklerin oluþturduðu nüfusun bulunduðu bölgede görevlendirilmesinden kaynaklandýðý söylenebilir ki[bu Ermeni lejyonerler Türk nüfus üzerinde] intikam duygularýný yatýþtýrmaktan baþka bir þey arzu etmemiþlerdir. (Le constatation de ce mauvais esprit a maintes fois été faite depuis Notre installation dans le Levant. En Cilicie notamment, la présence des auxiliaires arméniens n’a fait que rendre de plus en plus délicat l’exercise de notre commandement, et l’on peut dire que les difficultés éprouvées au cours d'évènements récents, proviennent pour une grand part de l'emploi de ces auxiliaires au milieu d'une population en majorité turque sur làquelle ils n’aspirent qu’à assouvir leur vengeance)”.[66]
Bu ifadelerin ardýndan Bakanlýk, Ermeni Lejyonu’nun artýk bir iþe yaramadýðýný, dolayýsýyla bu Lejyonun varlýðýna gerek duyulmadýðýný belirttikten sonra bu konuda hazýrlanabilecek bir Savunma Bakanlýðý kararnamesi ile Lejyonun daðýtýlabileceðini belirtmektedir. Zaten savaþýn sona ermesi ve barýþ antlaþmasýnýn (Sevr Antlaþmasý) Osmanlý Hükümeti tarafýndan imzalanacak olmasý Lejyonun hukuki varlýðýný sona erdirmeye yeterli zemini hazýrlayacaktýr. Ancak Bakanlýk eðer bir daðýtýlma gerçekleþtirilecekse bunun yalnýzca Ermeni Lejyonu için yapýlmasýný, Suriyeli Lejyonu’nun ise Fransýz mandasý altýnda kalacak bölgelerde kullanýlabileceði için daðýtýlmamasý gerektiðini savunmaktadýr.[67]
20 Ekim 1921 tarihinde TBMM Hükümeti ile Fransa arasýnda imzalanan Ankara Antlaþmasý Doðu Lejyonu’nun sonunu getiren antlaþma olmuþtur. Antlaþmanýn birinci maddesi uyarýnca taraflar arasýndaki savaþ halinin sona erdiði belirtilmiþ, müteakip maddelerle de karþýlýklý olarak savaþ esirlerinin serbest býrakýlmasý, Fransýz birliklerinin antlaþmanýn sekizinci maddesinde belirlenen sýnýrýn güneyine ve Türk birliklerinin de sýnýrýn kuzeyine çekilmesi, boþaltýlan arazilerde karþýlýklý olarak genel af ilan edilmesi gibi hususlar karara baðlanmýþtýr.[68] Sonuç itibariyle bu antlaþma ile Fransýz iþgalinin sona erdiði ve çoðunluðunu Ermeni lejyonerlerin oluþturduðu Fransýz birliklerin geri çekilmesi teyit edilmiþtir. Son Fransýz birliði de 5 Ocak 1922’de Mersin’den ayrýlmýþ ve böylece bölge tamamen Türk hakimiyetine girmiþtir.
Ankara Antlaþmasý’nýn hemen ardýndan Kýbrýs Monarga’daki Ermeni kamplarý da derhal kapatýlýr. Zaten bir süredir adanýn Ýngiliz Valisi Clauson adadaki Ermenilerin Rum ve Müslüman köylerine saldýrmasýndan þikayetçidir. Ankara Antlaþmasý’nýn fýrsat bilen Vali Ýngiltere Hükümeti’nin Fransýz Hükümeti ile anlaþmasý üzerine kamplarýn kapatýlmasýný saðlar ve kamplardaki tüm mühimmat ve malzeme Ýngiliz Esir Kampý Komutaný Yarbay Motherwell tarafýndan teslim alýnýr. Kamplarda bulunan yazýþmalara el konur ve kamplarda bulunan Ermenilerin Fransýz gemileri ile adayý terk etmeleri saðlanýr. Bu kampta ölen Fransýzlarýn mezarlarý 1940’lý yýllarda Kýbrýs’taki Fransýz diplomatik temsilciliðinin giriþimiyle bulunduklarý yerlerden alýnarak Larnaka’daki Fransýz mezarlýðýna, Ermenilerin mezarlarý da ayný þekilde Larnaka’daki Ermeni mezarlýðýna nakledilir.[69]
SONUÇ
Bu makalenin Doðu Lejyonu’nun kuruluþu ve faaliyetleri ile ilgili bir dizi makalenin sonuncusu olmasý nedeniyle sonuç bölümünde Doðu Lejyonu ile ilgili genel bir deðerlendirme yapmak yerinde olacaktýr.
Doðu Lejyonu projesi Birinci Dünya Savaþý’nýn ortalarýnda Fransýz ordusunun yaþadýðý asker sýkýntýsýna çözüm bulmak amacýyla baþlatýlmýþtýr. Özellikle savaþýn ilk iki yýlýnýn sonunda Fransýz ordusunun seçkin birliklerinin Fransa-Almanya sýnýrýnda yapýlan savaþlarda ciddi kayýplara uðramasý sonucunda Fransýz Hükümeti Ortadoðu’daki savaþ siyaseti için Fransýz birliklerini kullanmak yerine, bölgede yaþayan ve ortak noktasý Osmanlý hakimiyetine karþý çýkmak olan unsurlarý kullanmayý tercih etmiþtir. Bu nedenle önceleri Cebel Musa Ermenilerinden müteþekkil olmasý planlanan Doðu Lejyonu’na Ermenilerin yaný sýra Müslüman ve Hýristiyan Suriyeliler ve Lübnanlýlar da dahil edilmiþtir. Bu birlikler ilk olarak Mýsýr’da Port Said’de toplanmýþ, daha sonra buradan Kýbrýs’ta kurulan Monarga’daki kampa taþýnmýþlardýr.
Fransa yalnýzca Ortadoðu’daki Ermeni ve Suriyelileri deðil, on dokuzuncu yüzyýl boyunca ve yirminci yüzyýlýn baþýnda Amerika kýtasýna göç ederek burada ciddi sayýlarda topluluklar tesis etmiþ olan Ermeni ve Suriyelileri de deðerlendirmeyi amaçlamýþtýr. Bu nedenle Amerika’ya gönderilmek üzere Ermeni ve Suriyeli delegasyonlarý oluþturmuþ, bunlarýn bütün masraflarýný karþýlayarak Amerika’da propaganda faaliyetlerine giriþmesine vesile olmuþtur.
Doðu Lejyonu için Güney Amerika’dan gönüllü toplanmasý çalýþmalarý Ermeni ve Suriyeli delegasyonlarýn yoðun çalýþmalarýna raðmen Fransa’nýn istediði düzeyde gerçekleþmemiþtir. Bunun en önemli nedenleri Doðu Lejyonu’nun hukuki yapýsýnýn yeterince oturtulamamasý, Lejyona dahil olan askerlerin emeklilik ve tazminat haklarýnýn diðer Fransýz askerlerine göre daha alt seviyede olmasýnýn yarattýðý sorunlar ve en önemlisi Latin Amerika’da bulunan Ermeni ve Suriyeli topluluklarýnýn aralarýndaki çatýþmalardýr. Bu çatýþmalar yalnýzca Latin Amerika’daki topluluklar arasýnda deðil ayný zamanda Lejyonu oluþturan Ermeni ve Suriyeli askerler arasýnda da mevcuttur.
1916 yýlýnda tesis edilen Doðu Lejyonu 1918 yýlý sonlarýnda Mondros Mütarekesi hükümlerince Kilikya bölgesini iþgal etmek üzere Fransýz ordusu ile beraber bölgeye getirilmiþtir. Ancak özellikle Ermeni Lejyonu’na mensup lejyonerler disiplinsizlikleri ve itaatsizlikleri ile Fransýz ve Ýngiliz subaylarýn tepkisini çekmiþtir. Bu lejyonerler sýk sýk birliklerinden firar ederek çevre köylerdeki Müslüman halka yönelik saldýrýlar gerçekleþtirmiþler, gasp, talan ve katliam gibi faaliyetlere giriþmiþlerdir. Bütün bu saldýrýlar Osmanlý arþiv belgelerinde olduðu kadar Fransýz arþiv belgelerinde de ifade edilmiþtir. Lejyonerlerin itaatsizliði zaman zaman Fransýz ordusuna karþý isyan etmeye kadar varmýþ, bu isyancýlar cezalandýrýlarak Port Said’e geri gönderilmiþtir.
1918 sonlarýnda Adana ve civarýnda baþlayan Fransýz iþgali 1919 yýlýnýn Eylül ayýnda Ýngiltere ve Fransa arasýnda imzalanan Suriye Ýtilafnamesi neticesinde Ýngiliz birliklerinin Antep, Urfa ve Maraþ’tan çekilmeleri ile bu bölgelere kadar yayýlmýþtýr. Ancak Adana’nýn iþgali sýrasýnda henüz ulusal bilinç yeterince uyanmadýðýndan organize olamayan Türk tepkisi bu iþgaller sýrasýnda oldukça yoðundur. Nitekim Adana’nýn iþgalinden Antep, Urfa ve Maraþ’ýn iþgaline kadar geçen süre zarfýnda Mustafa Kemal Samsun’a geçerek ulusal direniþi örgütlemeye baþlamýþ, 23 Nisan 1920’de Büyük Millet Meclisi’ni toplayarak direniþ hareketini koordineli bir hale getirmeye baþlamýþtýr. Ulusal bilincin uyanýþý Fransýz iþgaline karþý þiddetli bir tepkiye neden olmuþ, Kuvva-yi Milliye bu bölgelerdeki direniþi ile Fransýz ordusunu bir çok kereler püskürtmeyi baþarmýþtýr.
20 Ekim 1921 tarihinde Fransa ile TBMM Hükümeti arasýnda imzalanan Ankara Antlaþmasý Doðu Lejyonu’nun varlýk nedenini ortadan kaldýrdýðý için Lejyonun varlýðýna son verilmiþ, Monarga’daki kamplar kapatýlarak lejyonerler Fransa’ya geri gönderilmiþtir. Böylelikle Birinci Dünya Savaþý ve sonrasýnda Ortadoðu’nun en büyük paralý asker gruplarýndan biri olan Doðu Lejyonu tarihin karanlýk sayfalarýndaki yerini almýþtýr.
--------------------------------------------------------------------------------
[1] Yusuf Sarýnay (der.), Osmanlý Belgelerinde Ermeni Fransýz Ýliþkileri, Cilt II: 1918-1919, Ankara: Baþbakanlýk Devlet Arþivleri Genel Müdürlüðü, 2002, 3 Cilt.
[2] Robert Zeidner, The Tricolor over the Taurus, Ankara: Turkish Historical Society Publications, 2005.
[3] Ulvi Keser, Kýbrýs Anadolu Ekseninde Ermeni-Doðu Lejyonu, Ankara: Kýbrýs Türk Kültür Derneði Yayýnlarý, 2007, ss. 226-227
[4] Adana Valiliði’nden Dahiliye Nezareti’ne, 27 Kasým 1918, BOA.HR.SYS.2555-2/18, Yusuf Sarýnay (der.), Osmanlý Belgelerinde Ermeni Fransýz Ýliþkileri, Cilt II: 1918-1919, Ankara: Baþbakanlýk Devlet Arþivleri Genel Müdürlüðü, 2002, s. 3.
[5] Dahiliye Nezareti’nden Hariciye Nezareti’ne, 11 Aralýk 1918, BOA. HR. SYS. 2555-2/33-36, Yusuf Sarýnay (der.), Osmanlý Belgelerinde Ermeni Fransýz Ýliþkileri, Cilt II: 1918-1919, Ankara: Baþbakanlýk Devlet Arþivleri Genel Müdürlüðü, 2002, s. 4
[6] Adana Valisi Nazým Paþa’dan Dahiliye Nezareti’ne, 10 Aralýk 1918, BOA. HR. SYS. 2555-2/33-36, Yusuf Sarýnay (der.), Osmanlý Belgelerinde Ermeni Fransýz Ýliþkileri, Cilt II: 1918-1919, Ankara: Baþbakanlýk Devlet Arþivleri Genel Müdürlüðü, 2002, s. 5.
[7] Robert Zeidner, The Tricolor over the Taurus..., s. 78
[8] Harbiye Nezareti’nden Sadaret Makamý’na, 14 Aralýk 1918, BOA.BOE.340957, Yusuf Sarýnay (der.), Osmanlý Belgelerinde Ermeni Fransýz Ýliþkileri, Cilt II: 1918-1919, Ankara: Baþbakanlýk Devlet Arþivleri Genel Müdürlüðü, 2002, ss. 6-7.
[9] Robert Zeidner, The Tricolor over the Taurus..., s. 74.
[10] Adana Valisi Nazým Paþa’dan Dahiliye Nezareti’ne, 17 Aralýk 1918, BOA. HR. SYS. 2555-2/56, Yusuf Sarýnay (der.), Osmanlý Belgelerinde Ermeni Fransýz Ýliþkileri, Cilt II: 1918-1919, Ankara: Baþbakanlýk Devlet Arþivleri Genel Müdürlüðü, 2002, s. 11.
[11] Robert Zeidner, The Tricolor over the Taurus..., s. 74.
[12] Robert Zeidner, The Tricolor over the Taurus..., s. 74.
[13] Adana Valiliði’nden Dahiliye Nezareti’ne, 20 Aralýk 1918, BOA.HR.SYS.2555-2/69-70, Yusuf Sarýnay (der.), Osmanlý Belgelerinde Ermeni Fransýz Ýliþkileri, Cilt II: 1918-1919, Ankara: Baþbakanlýk Devlet Arþivleri Genel Müdürlüðü, 2002, s. 16.
[14] Adana Valisi Nazým Paþa’dan Dahiliye Nezareti’ne, 17 Aralýk 1918, BOA. HR. SYS. 2555-3/5, Yusuf Sarýnay (der.), Osmanlý Belgelerinde Ermeni Fransýz Ýliþkileri, Cilt II: 1918-1919, Ankara: Baþbakanlýk Devlet Arþivleri Genel Müdürlüðü, 2002, s. 13. Telgrafýn aslý adý geçen kitapta mevcut olmakla beraber, transkripsiyonu sýrasýnda sadeleþtirilerek sunulmuþtur.
[15] Hariciye Nazýrý Reþid Paþa’dan Fransýz Yüksek Komiseri Amiral Amet’e, 28 Aralýk 1918, BOA.HR.SYS 2555-2/66, Yusuf Sarýnay (der.), Osmanlý Belgelerinde Ermeni Fransýz Ýliþkileri, Cilt II: 1918-1919, Ankara: Baþbakanlýk Devlet Arþivleri Genel Müdürlüðü, 2002, s. 17.
[16] Hariciye Nazýrý Reþid Paþa’dan Fransýz Yüksek Komiseri Amiral Amet ve Ýngiliz Yüksek Komiseri Amiral Webb’e, 28 Aralýk 1918, BOA.HR.SYS 2555-2/71, Yusuf Sarýnay (der.), Osmanlý Belgelerinde Ermeni Fransýz Ýliþkileri, Cilt II: 1918-1919, Ankara: Baþbakanlýk Devlet Arþivleri Genel Müdürlüðü, 2002, ss. 18-19.
[17] Robert Zeidner, The Tricolor over the Taurus..., s. 79.
[18] Robert Zeidner, The Tricolor over the Taurus..., s. 79.
[19] Dörtyol Kaymakamý Midhat Bey’den Dahiliye Nezareti’ne, 4 Ocak 1919, BOA.HR.SYS 2555-3/107, Yusuf Sarýnay (der.), Osmanlý Belgelerinde Ermeni Fransýz Ýliþkileri, Cilt II: 1918-1919, Ankara: Baþbakanlýk Devlet Arþivleri Genel Müdürlüðü, 2002, ss. 36-39.
[20] Maraþ Jandarma Tabur Kumandanlýðý’ndan Dahiliye Nezareti’ne, 21 Ocak 1919, BOA.HR.SYS.2602-1/22, Yusuf Sarýnay (der.), Osmanlý Belgelerinde Ermeni Fransýz Ýliþkileri, Cilt II: 1918-1919, Ankara: Baþbakanlýk Devlet Arþivleri Genel Müdürlüðü, 2002, s. 24.
[21] Ulvi Keser, Kýbrýs Anadolu Ekseninde Ermeni-Doðu Lejyonu..., ss. 226-227. “Genel Vali” ve “Vali Yardýmcýsý” unvanlarý Osmanlý belgelerinde “Vilayet Ýdare Memuru” ve “Sancak Ýdare Memuru” olarak belirtilmiþtir. Bu atamalarla ilgili olarak bkz. Dahiliye Nazýr Vekili Ahmet Ýzzet’ten, Hariciye Nezareti’ne, 3 Þubat 1919, BOA. HR. SYS. 2555-3/63, Yusuf Sarýnay (der.), Osmanlý Belgelerinde Ermeni Fransýz Ýliþkileri, Cilt II: 1918-1919, Ankara: Baþbakanlýk Devlet Arþivleri Genel Müdürlüðü, 2002, s. 28.
[22] Fransa’da 1917 yýlýnýn Kasým ayýndan 1920 yýlýnýn Ocak ayýna kadar Baþbakan (Le President du Conseil) olarak görev yapan Georges Clemenceau ayný zamanda Savaþ Bakanlýðý görevini de üstlenmiþtir. Bu nedenle bu dönemde yapýlan yazýþmalarda “Baþbakan ve Savaþ Bakaný” ibaresi bulunmaktadýr. Makale boyunca tekrarlardan kaçýnmak ve olasý kavram karýþýklýklarýný engellemek için kurum olarak “Savaþ Bakanlýðý” ifadesine yer verilecektir. Zira yazýþmalar hitaplar göz önüne alýndýðýnda baþbakandan bakana, bakandan baþbakana veya bakandan bakana hitaben yapýlýyor gibi görünse de aslýnda bakanlar adýna bakanlýk mensuplarý tarafýndan imzalanmaktadýr. Bu nedenle bu makalede yazýþmalardan bahsedilirken özel durumlar dýþýnda kiþi adlarý yerine kurum adlarý kullanýlacaktýr.
[23] Baþbakanlýk ve Savaþ Bakanlýðý’ndan Dýþiþleri Bakanlýðý’na, 7 Ocak 1919, Fransa Dýþiþleri Bakanlýðý Arþivleri, Siyasi ve Ticari Ýþler Direktörlüðü, Seri E, Karton 304, Dosya 7, Turquie: Légion d’Orient (1 Janvier 1919 – 4 Fevrier 1921), s. 2
[24] Yakýndoðu Fransýz Birlikleri Komutaný General Hamelin’den Savaþ Bakanlýðý’nýn Afrika Þubesi’ne, 12 Ocak 1919, Fransa Dýþiþleri Bakanlýðý Arþivleri, Siyasi ve Ticari Ýþler Direktörlüðü, Seri E, Karton 304, Dosya 7, Turquie: Légion d’Orient (1 Janvier 1919 – 4 Fevrier 1921), s. 11.
[25] Baþbakanlýk ve Savaþ Bakanlýðý’ndan Dýþiþleri Bakanlýðý’na, 20 Ocak 1919, Fransa Dýþiþleri Bakanlýðý Arþivleri, Siyasi ve Ticari Ýþler Direktörlüðü, Seri E, Karton 304, Dosya 7, Turquie: Légion d’Orient (1 Janvier 1919 – 4 Fevrier 1921), s. 16.
[26] Dýþiþleri Bakanlýðý’ndan George Picot ile Fransa’nýn Washington, New York, Rio de Janeiro, Montevideo, Buenos-Aires, Caracas, Quito, Havana, Port au Prince, Bogota, St. Domingue, St. Paul, Santiago du Chili, Mexico, Lapaz ve Lima’daki Diplomatik Temsilcileri’ne, 22 Ocak 1919, Fransa Dýþiþleri Bakanlýðý Arþivleri, Siyasi ve Ticari Ýþler Direktörlüðü, Seri E, Karton 304, Dosya 7, Turquie: Légion d’Orient (1 Janvier 1919 – 4 Fevrier 1921), s. 19.
[27] Ermeni Ulusal Delegasyonu Baþkaný Bogos Nubar Paþa’dan Dýþiþleri Bakanlýðý’nda görevli Ortaelçi Jean Gout’a, 22 Ocak 1919, Fransa Dýþiþleri Bakanlýðý Arþivleri, Siyasi ve Ticari Ýþler Direktörlüðü, Seri E, Karton 304, Dosya 7, Turquie: Légion d’Orient (1 Janvier 1919 – 4 Fevrier 1921), s. 28; Ermeni Gönüllüleri Merkez Komitesi Baþkaný Sevadjian’dan Baþbakan ve Savaþ Bakaný Georges Clemenceau’ya, 24 Ocak 1919, Fransa Dýþiþleri Bakanlýðý Arþivleri, Siyasi ve Ticari Ýþler Direktörlüðü, Seri E, Karton 304, Dosya 7, Turquie: Légion d’Orient (1 Janvier 1919 – 4 Fevrier 1921), s. 29.
[28] Ermeni Ulusal Delegasyonu Baþkaný Bogos Nubar Paþa’dan Dýþiþleri Bakanlýðý’nda görevli Ortaelçi Jean Gout’a, 13 Ocak 1919, Fransa Dýþiþleri Bakanlýðý Arþivleri, Siyasi ve Ticari Ýþler Direktörlüðü, Seri E, Karton 304, Dosya 7, Turquie: Légion d’Orient (1 Janvier 1919 – 4 Fevrier 1921), s. 5.
[29] Ermeni Ulusal Delegasyonu Baþkaný Bogos Nubar Paþa’dan Dýþiþleri Bakanlýðý’nda görevli Ortaelçi Jean Gout’a, 13 Ocak 1919, Fransa Dýþiþleri Bakanlýðý Arþivleri, Siyasi ve Ticari Ýþler Direktörlüðü, Seri E, Karton 304, Dosya 7, Turquie: Légion d’Orient (1 Janvier 1919 – 4 Fevrier 1921), s. 5.
[30] Ermeni Ulusal Delegasyonu Baþkaný Bogos Nubar Paþa’dan Dýþiþleri Bakanlýðý’nda görevli Ortaelçi Jean Gout’a, 13 Ocak 1919, Fransa Dýþiþleri Bakanlýðý Arþivleri, Siyasi ve Ticari Ýþler Direktörlüðü, Seri E, Karton 304, Dosya 7, Turquie: Légion d’Orient (1 Janvier 1919 – 4 Fevrier 1921), s. 5.
[31] Bu mektuplarýn kopyalarý için bkz. Ermeni Ulusal Delegasyonu Baþkaný Bogos Nubar Paþa’dan Dýþiþleri Bakanlýðý’nda görevli Ortaelçi Jean Gout’a, 25 Ocak 1919, Fransa Dýþiþleri Bakanlýðý Arþivleri, Siyasi ve Ticari Ýþler Direktörlüðü, Seri E, Karton 304, Dosya 7, Turquie: Légion d’Orient (1 Janvier 1919 – 4 Fevrier 1921), ss. 21-26.
[32] Mýsýr Ermeni Ulusal Birliði Baþkaný D. N. B. Katchedjian’dan Doðu Lejyonu’nun Kumandaný Albay Romieu’ya, 30 Aralýk 1918, Fransa Dýþiþleri Bakanlýðý Arþivleri, Siyasi ve Ticari Ýþler Direktörlüðü, Seri E, Karton 304, Dosya 7, Turquie: Légion d’Orient (1 Janvier 1919 – 4 Fevrier 1921), s. 24.
[33] Baþbakanlýk ve Savaþ Bakanlýðý’ndan Dýþiþleri Bakanlýðý’na, 23 Ocak 1919, Fransa Dýþiþleri Bakanlýðý Arþivleri, Siyasi ve Ticari Ýþler Direktörlüðü, Seri E, Karton 304, Dosya 7, Turquie: Légion d’Orient (1 Janvier 1919 – 4 Fevrier 1921), s. 27
[34] Yakýndoðu Fransýz Birlikleri Komutaný General Hamelin’den Savaþ Bakanlýðý’nýn Afrika Þubesi’ne, 15 Þubat 1919, Fransa Dýþiþleri Bakanlýðý Arþivleri, Siyasi ve Ticari Ýþler Direktörlüðü, Seri E, Karton 304, Dosya 7, Turquie: Légion d’Orient (1 Janvier 1919 – 4 Fevrier 1921), s. 84
[35] Robert Zeidner, The Tricolor over the Taurus..., s. 80.
[36] Yakýndoðu Fransýz Birlikleri Komutaný General Hamelin’den Savaþ Bakanlýðý’nýn Afrika Þubesi’ne, 2 Þubat 1919, Fransa Dýþiþleri Bakanlýðý Arþivleri, Siyasi ve Ticari Ýþler Direktörlüðü, Seri E, Karton 304, Dosya 7, Turquie: Légion d’Orient (1 Janvier 1919 – 4 Fevrier 1921), s. 35.
[37] Yakýndoðu Fransýz Birlikleri Komutaný General Hamelin’den Savaþ Bakanlýðý’nýn Afrika Þubesi’ne, 15 Þubat 1919, Fransa Dýþiþleri Bakanlýðý Arþivleri, Siyasi ve Ticari Ýþler Direktörlüðü, Seri E, Karton 304, Dosya 7, Turquie: Légion d’Orient (1 Janvier 1919 – 4 Fevrier 1921), s. 85.
[38] Filistin ve Suriye’de bulunan Fransýz Yüksek Komiseri George Picot’tan Dýþiþleri Bakanlýðý’na, 19 Þubat 1919, Fransa Dýþiþleri Bakanlýðý Arþivleri, Siyasi ve Ticari Ýþler Direktörlüðü, Seri E, Karton 304, Dosya 7, Turquie: Légion d’Orient (1 Janvier 1919 – 4 Fevrier 1921), s. 40.
[39] Filistin ve Suriye’de bulunan Fransýz Yüksek Komiseri George Picot’tan Dýþiþleri Bakanlýðý’na, 20 Þubat 1919, Fransa Dýþiþleri Bakanlýðý Arþivleri, Siyasi ve Ticari Ýþler Direktörlüðü, Seri E, Karton 304, Dosya 7, Turquie: Légion d’Orient (1 Janvier 1919 – 4 Fevrier 1921), s. 41.
[40] Yakýndoðu Fransýz Birlikleri Komutaný General Hamelin’den Savaþ Bakanlýðý’nýn Afrika Þubesi’ne, 25 Þubat 1919, Fransa Dýþiþleri Bakanlýðý Arþivleri, Siyasi ve Ticari Ýþler Direktörlüðü, Seri E, Karton 304, Dosya 7, Turquie: Légion d’Orient (1 Janvier 1919 – 4 Fevrier 1921), s. 52.
[41] Filistin ve Suriye’de bulunan Fransýz Yüksek Komiseri George Picot’tan Dýþiþleri Bakanlýðý’na, 20 Ocak 1919, Fransa Dýþiþleri Bakanlýðý Arþivleri, Siyasi ve Ticari Ýþler Direktörlüðü, Seri E, Karton 304, Dosya 7, Turquie: Légion d’Orient (1 Janvier 1919 – 4 Fevrier 1921), s. 42.
[42] Robert Zeidner, The Tricolor over the Taurus..., s. 68.
[43] Robert Zeidner, The Tricolor over the Taurus..., s. 80.
[44] Ermeni Ulusal Delegasyonu Baþkaný Bogos Nubar Paþa’dan Dýþiþleri Bakanlýðý’nda görevli Ortaelçi Jean Gout’a, 28 Þubat 1919, Fransa Dýþiþleri Bakanlýðý Arþivleri, Siyasi ve Ticari Ýþler Direktörlüðü, Seri E, Karton 304, Dosya 7, Turquie: Légion d’Orient (1 Janvier 1919 – 4 Fevrier 1921), s. 59
[45] Port Said’de görevli Amiral Cassard’dan Donanma Bakanlýðý’na, 1 Mart 1919, Fransa Dýþiþleri Bakanlýðý Arþivleri, Siyasi ve Ticari Ýþler Direktörlüðü, Seri E, Karton 304, Dosya 7, Turquie: Légion d’Orient (1 Janvier 1919 – 4 Fevrier 1921), s. 60.
[46] Yakýndoðu Fransýz Birlikleri Komutaný General Hamelin’den Savaþ Bakanlýðý’nýn Afrika Þubesi’ne, 28 Þubat 1919, Fransa Dýþiþleri Bakanlýðý Arþivleri, Siyasi ve Ticari Ýþler Direktörlüðü, Seri E, Karton 304, Dosya 7, Turquie: Légion d’Orient (1 Janvier 1919 – 4 Fevrier 1921), s. 62.
[47] Baþbakanlýk ve Savaþ Bakanlýðý’ndan Dýþiþleri Bakanlýðý’na, 5 Mart 1919, Fransa Dýþiþleri Bakanlýðý Arþivleri, Siyasi ve Ticari Ýþler Direktörlüðü, Seri E, Karton 304, Dosya 7, Turquie: Légion d’Orient (1 Janvier 1919 – 4 Fevrier 1921), s. 68.
[48] Filistin ve Suriye’de bulunan Fransýz Yüksek Komiseri George Picot’tan Dýþiþleri Bakanlýðý’na, 6 Mart 1919, Fransa Dýþiþleri Bakanlýðý Arþivleri, Siyasi ve Ticari Ýþler Direktörlüðü, Seri E, Karton 304, Dosya 7, Turquie: Légion d’Orient (1 Janvier 1919 – 4 Fevrier 1921), s. 67.
[49] Yakýndoðu Fransýz Birlikleri Komutaný General Hamelin’den Savaþ Bakanlýðý’nýn Afrika Þubesi’ne, 5 Mart 1919, Fransa Dýþiþleri Bakanlýðý Arþivleri, Siyasi ve Ticari Ýþler Direktörlüðü, Seri E, Karton 304, Dosya 7, Turquie: Légion d’Orient (1 Janvier 1919 – 4 Fevrier 1921), s. 73.
[50] Yakýndoðu Fransýz Birlikleri Komutaný General Hamelin’den Savaþ Bakanlýðý’nýn Afrika Þubesi’ne, 5 Mart 1919, Fransa Dýþiþleri Bakanlýðý Arþivleri, Siyasi ve Ticari Ýþler Direktörlüðü, Seri E, Karton 304, Dosya 7, Turquie: Légion d’Orient (1 Janvier 1919 – 4 Fevrier 1921), s. 74.
[51] Robert Zeidner, The Tricolor over the Taurus..., ss. 95-96.
[52] Robert Zeidner, The Tricolor over the Taurus..., s. 96.
[53] Robert Zeidner, The Tricolor over the Taurus..., s. 96.
[54] Robert Zeidner, The Tricolor over the Taurus..., s. 107. General Bremond tarafýndan yayýmlanan silahsýzlandýrma beyannamesinin tam metni için bkz. Süleyman Hatipoðlu, Fransa’nýn Çukurova’yý Ýþgali ve Pozantý Kongresi, Ankara: Kültür Bakanlýðý Yayýnlarý, 1989, ss. 109-111.
[55] Konuyla ilgili belgeler topluca þu eserde bulunabilir: Yusuf Sarýnay (der.), Osmanlý Belgelerinde Ermeni Fransýz Ýliþkileri, Cilt II: 1918-1919, Ankara: Baþbakanlýk Devlet Arþivleri Genel Müdürlüðü, 2002.
[56] Baþbakanlýk ve Savaþ Bakanlýðý’ndan Dýþiþleri Bakanlýðý’na, 5 Nisan 1919, Fransa Dýþiþleri Bakanlýðý Arþivleri, Siyasi ve Ticari Ýþler Direktörlüðü, Seri E, Karton 304, Dosya 7, Turquie: Légion d’Orient (1 Janvier 1919 – 4 Fevrier 1921), s. 99.
[57] Savaþ Bakanlýðý’ndan Paris Askeri Valisi’ne ve Marsilya ve Bordeaux’daki Kuvvet Komutanlýklarýna, 22 Aðustos 1919, Fransa Dýþiþleri Bakanlýðý Arþivleri, Siyasi ve Ticari Ýþler Direktörlüðü, Seri E, Karton 304, Dosya 7, Turquie: Légion d’Orient (1 Janvier 1919 – 4 Fevrier 1921), s. 145.
[58] Suriye Merkez Komitesi Baþkaný Þükrü Ganem’den Fransa Dýþiþleri Bakaný Stephen Pichon’a, 16 Mayýs 1919, Fransa Dýþiþleri Bakanlýðý Arþivleri, Siyasi ve Ticari Ýþler Direktörlüðü, Seri E, Karton 304, Dosya 7, Turquie: Légion d’Orient (1 Janvier 1919 – 4 Fevrier 1921), s. 123.
[59] Dýþiþleri Bakanlýðý’ndan Filistin ve Suriye’de bulunan Fransýz Yüksek Komiseri George Picot’a, 20 Mayýs 1919, Fransa Dýþiþleri Bakanlýðý Arþivleri, Siyasi ve Ticari Ýþler Direktörlüðü, Seri E, Karton 304, Dosya 7, Turquie: Légion d’Orient (1 Janvier 1919 – 4 Fevrier 1921), s. 124.
[60] Filistin ve Suriye’de bulunan Fransýz Yüksek Komiseri George Picot’tan Dýþiþleri Bakanlýðý’na, 27 Haziran 1919, Fransa Dýþiþleri Bakanlýðý Arþivleri, Siyasi ve Ticari Ýþler Direktörlüðü, Seri E, Karton 304, Dosya 7, Turquie: Légion d’Orient (1 Janvier 1919 – 4 Fevrier 1921), s. 131.
[61] Baþbakanlýk ve Savaþ Bakanlýðý’ndan Dýþiþleri Bakanlýðý’na, 1 Temmuz 1919, Fransa Dýþiþleri Bakanlýðý Arþivleri, Siyasi ve Ticari Ýþler Direktörlüðü, Seri E, Karton 304, Dosya 7, Turquie: Légion d’Orient (1 Janvier 1919 – 4 Fevrier 1921), s. 135.
[62] Savaþ Bakanlýðý’ndan Dýþiþleri Bakanlýðý’na 27 Eylül 1919, Fransa Dýþiþleri Bakanlýðý Arþivleri, Siyasi ve Ticari Ýþler Direktörlüðü, Seri E, Karton 304, Dosya 7, Turquie: Légion d’Orient (1 Janvier 1919 – 4 Fevrier 1921), s. 149.
[63] Savaþ Bakanlýðý’ndan Dýþiþleri Bakanlýðý’na, 27 Eylül 1919, Fransa Dýþiþleri Bakanlýðý Arþivleri, Siyasi ve Ticari Ýþler Direktörlüðü, Seri E, Karton 304, Dosya 7, Turquie: Légion d’Orient (1 Janvier 1919 – 4 Fevrier 1921), s. 149.
[64] Ulvi Keser, Kýbrýs Anadolu Ekseninde Ermeni Doðu Lejyonu..., s. 345 vd.
[65] Bu mektup için bkz. Yakýndoðu Ordusu Genel Komutaný General Gouraud’dan Savaþ Bakanlýðý Ortadoðu Þubesi’ne, 1 Mayýs 1919, Fransa Dýþiþleri Bakanlýðý Arþivleri, Siyasi ve Ticari Ýþler Direktörlüðü, Seri E, Karton 304, Dosya 7, Turquie: Légion d’Orient (1 Janvier 1919 – 4 Fevrier 1921), s. 180.
[66] Savaþ Bakanlýðý’ndan Baþbakanlýk ve Dýþiþleri Bakanlýðý’na, 20 Mayýs 1920, Fransa Dýþiþleri Bakanlýðý Arþivleri, Siyasi ve Ticari Ýþler Direktörlüðü, Seri E, Karton 304, Dosya 7, Turquie: Légion d’Orient (1 Janvier 1919 – 4 Fevrier 1921), s. 179.
[67] Savaþ Bakanlýðý’ndan Baþbakanlýk ve Dýþiþleri Bakanlýðý’na, 20 Mayýs 1920, Fransa Dýþiþleri Bakanlýðý Arþivleri, Siyasi ve Ticari Ýþler Direktörlüðü, Seri E, Karton 304, Dosya 7, Turquie: Légion d’Orient (1 Janvier 1919 – 4 Fevrier 1921), s. 179.
[68] Selahattin Tansel, Mondros’tan Mudanya’ya Kadar, 4 Cilt, Ankara: Baþbakanlýk Kültür Müsteþarlýðý Yayýnlarý, 1974, Cilt 4, s. 52.
[69] Ulvi Keser, Kýbrýs Anadolu Ekseninde Ermeni Doðu Lejyonu..., ss. 522-531.
| |