Anasayfaİletişim
  
English

Kitap Tahlili: Belgelerle Büyük Ermenistan Peşinde Ermeni Komiteleri

Ercan Cihan ULUPINAR*
ERMENİ ARAŞTIRMALARI, 30, 2008

 

BELGELERLE BÜYÜK ERMENİSTAN PEŞİNDE ERMENİ KOMİTELERİ
Yazar: Jean-Lois Mattei
İstanbul, Bilgi Yayınevi, 2008, 355 Sayfa.

19. yy.da’ Fransa, İngiltere ve Rusya gibi devletler ekonomik nedenlerle Osmanlı devletinin üzerinde çıkarları doğrultusunda politikalar geliştirmişler ve “Doğu Sorunu”nu (Şark Meselesini) ortaya atmışlardır. Şark meselesi olduğunu iddia ederek azınlıklar aracılığı ile Osmanlı devletinin içişlerine karışmaya başlayarak ticaret yollarını kendi lehlerinde güvenceye almaya çalışmışlardır. Aracı olarak kullanılan Ermeniler ise edindikleri ya da edindirildikleri milli bilinç ile bağımsız bir devlet kurmak için Emperyalist ülkelerin aracı olmayı kabul etmiştir. Bu durum Emperyalist ülkelerle Ermeniler arasında karşılıklı bir çıkar ilişkisi haline gelmiştir. 19. yy. sonunda milli bilince sahip olan Ermeniler bağımsızlık için harekete geçmiş ve Ermeni ihtilalci komiteleri kurulmaya başlanmıştır. Bu Ermeni komiteleri isyanlar ve terör hareketleri gerçekleştirmiştir.

Fransız yazar ve araştırmacı Jaen – Lous Mattei “Belgelerle Büyük Ermenistan Peşinde Ermeni Komiteleri” adlı çalışmasında 1890’dan itibaren şiddete başvuran Ermeni komitelerinin çalışmalarını, özellikle Bursa’daki Ermeni komitelerinin faaliyetlerini belgelerle göstermektedir.

Çalışmanın en önemli yanı değişik dillerden kaynakların - belgelerin kullanılmasıdır. Eğitimini Fransız Edebiyatı ve Latin - Eski Yunan Dilleri bölümünde yapan Mattei; Latince, Modern Yunanca, Arapça, Osmanlıca, Türkçe, Ermenice, Rusça, Almanca ve Fransızca bilmektedir. Bu çalışmada ise Osmanlıca, Türkçe, Ermenice, Rusça, Almanca ve Fransızca kaynakları kullanmış olması çalışmanın objektif olarak değerlendirilmesi bakımından önemlidir.

“Belgelerle Büyük Ermenistan Peşinde Ermeni Komiteleri” adlı bu kitap on iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölüm olan “Neden bu kitap” başlığı altında, yazar bir Fransız olarak neden Ermeniler hakkında araştırma yaptığını açıklamaktadır. Bu bölümde yazarın anlattıklarına göre, tahsilli gençlere yurtdışında askerlik yapma imkânı veren Fransız hükümeti tarafından 1976’da Türkiye’ye gönderilen Mattei’nin Türkiye macerası başlamıştır. Yazar, Fransa’da zihninde oluşturulan barbar Türkler ve Ermenileri katleden Türkler imajını Türkiye’ye gelince sorgulamaya başladığını ve bu imajın değiştiğini anlatıyor.

Mattei, ikinci bölüm olan “Ermeniler Hakkında Bilgiler” başlığı altında Ermenice hakkında kısa bir bilgi vererek konuya başlamaktadır. Bunun yanında Ermeni tarihi hakkında bilgileri de Ermenice kaynaklara dayanarak açıklamaktadır. Ermenilerin tarihte Bizanslılar ve Persler arasında yaşadığını daha sonra Türkler, Ruslar ve İranlılar arasında yaşadığını açıklayan yazar, Osmanlı Ermenilerinin hiçbir zaman katledilmediğini vurgulamakta ve dini olarak bağımsız olduklarını göstermektedir. Yunanlılar ile Ermenileri karşılaştıran Mattei, Ermenilerin Yunanlılar gibi çoğunluk değil azınlık olduğunu ve Doğu’da bölünmüş bir şekilde yaşadıklarını belirtiyor. Bundan dolayı Osmanlı’daki Ermenilerin bağımsız olamadığı sonucuna varıyor. Rusya’nın 1980’lerden sonra Ermeni milliyetçiliğini desteklediğini ve Ermeni – Türk ilişkilerinde Rusya’nın olumsuz bir rol oynadığını da belirtilmektedir.

Üçüncü bölüm “Tehcir Sırasında Osmanlı Şehri Bursa’da Ermeniler Katledilmedi” başlığı altında belgelere dayanarak Ermenilere karşı mezalimlerin gerçekleştirilmediği gösterilmektedir. Bunun için Bursa’da yaşayan Ermenilerin durumu incelenmiştir. Bursa’da Yunanlılardan sonra ikinci azınlık olan Ermeniler 1895 yılında meydana gelen depremde yardım aldığı belgelerle sunulmaktadır. Ermeni olaylarının başladığı yıllarda Bursa Ermenilerinin para desteği alması Ermenilere karşı kötü davranılmadığını gösteren örneklerden birisi olarak sunulmaktadır.

Bursa’da ipek fabrikalarında çalışan Ermeniler ve iş yeri sahiplerinin Hınçak ve Taşnak gibi komitelerin baskısı altında kaldığı anlatılmaktadır. Bursa’da çıkan Hüdavendigar ve Ertuğrul gazetelerinden yaralanan Mattei, bu gazeteler aracılığı ile Ermeni komitelerine karşı yürütülen çalışmayı gözler önüne sermektedir.

Yazar, tehcir yasasının tamamen onaylanamayacağını, suçluların yanında suçsuzların da cezalandırılmak zorunda kaldığını belirtmiştir. Bunun nedeni olarak da komiteler gösterilmektedir. Bu bölümde sonuç olarak Bursa Ermenilerinin katledilmediği, bir kısmının ise hiç tehcire maruz kalmadığı belgelerle açıklanmaktadır.

Dördüncü bölüm “Marsilya Şehrinde Ermeniler”  bölümünde Marsilyalı olan Mattei, kendi şehri hakkında kısa bir bilgi vermektedir. Daha sonra Marsilya Ermenilerinin tarihi geçmişi incelenmiştir. 18. yüzyılda Marsilya’ya ipek ihraç edenler arasında Ermenilerinde bulunduğunu ve 19. yüzyılın sonu 20. yüzyılın başlarında Osmanlı Devleti’nden Marsilya’ya giden Ermenilerin de olduğu belirtilmiştir. Marsilya’da Armenia adlı bir gazetenin çıktığını açıklayan yazar, 1920’lerden sonra Marsilya’ya gelen Ermeniler hakkındaki bilgileri L’Arc-en-ciel Arménien dergisinden ve Takavorian’ın Armenouche öyküsünden almıştır. Yazar, bu tür çalışmalarda Ermenilerin hepsinin masum gösterildiğini ve devrimci Ermeni komitelerinin olumsuz yönlerinin göz ardı edildiğini açıklamaktadır. Bunların yanında Marsilyalı olan Aşot Manukyan’ın 558, Rue Paradis adlı filmi de bu çerçevede analiz edilmiştir. Marsilya’da bulunan “soykırım anıtı”na değinen yazar, Karabağ’da ölen Ermeniler için yapılmış olan “soykırım anıtı”na da dikkat çekmektedir.

Ermeni propagandasının tarih boyunca sürekli çalıştığını belirten araştırmacı, Ermeni basınından bu konuda örnekler vermektedir. Basından örnek olarak Armenia gazetesi incelenmiştir.  1990’da Armenia’nın yerini L’Arc-en-ciel Arménien’in aldığı ve aynı Türk karşıtlığının devam ettiği dergiden alıntılarla gösterilmektedir. Çalışmada, Marsilya Ermenilerinin çalışmaları ve Radio Dialogue istasyonuna bağlı Escape Arménien yayınında, Marsilya’daki Türk konsolosu Taylan İzmirli ile yapılan röportajın metni bulunmaktadır.

Beşinci bölüm “Ermeni Devrimci Örgüt ve Partileri” başlığı altında Türkiye’de terör hareketlerini düzenleyen grupların ve komitelerin tarihçesi verilmiştir. Öncelikle Armenagan Partisi’nin tarihçesi anlatılmıştır. İkinci olarak şoven bir milliyetçilikle sosyalizm arasında çelişkide kalan bir parti olarak değerlendirilen Hınçak Partisi incelenmiştir. Programı verilen partinin yapmış olduğu çalışmaların terör hareketi olduğu anlaşılmaktadır. Hınçak Partisi’nin genel faaliyetleri ve propaganda yöntemleri açıklanmakta ve yapılan isyan hareketleri ile Kumkapı Nümayişi’ne ve Bab-ı Âli gösterisine değinilmektedir. Hınçak Partisinin şiddet yanlısı olduğu değişik kaynaklardan ve belgelerden alıntılarla okuyucuya gösterilmektedir. Bu bölümde üçüncü olarak Taşnaksutyun Partisi hakkında bilgi verilmektedir. Birçok kaynaktan yararlanarak değerlendirmede bulunan yazar, Taşnak ile Hınçak arasında bir rekabetin olduğunu açıklıyor. Taşnak’ın terör hareketleri hakkında Albay Debeil’in raporu verilmekte ve incelenmektedir.

Çalışmanın tümünde Anahide Ter Minassian’dan oldukça fazla yararlanan Mattei, Minassian’ın Taşnaksutyun’u temize çıkarmaya çalışmasının ne kadar temelsiz olduğunu gösteriyor. Taşnaklara bağlı çalışan Troşak ve Pro Armenia gibi propaganda organları hakkında bilgileri de burada bulmak mümkündür.  Bu bölümde dikkat çeken bir konu da Kürt ve Ermeni işbirliğinin incelenmiş olmasıdır. Kürt Hoybun Cemiyeti ve Taşnaksutyun arasında imzalanan anlaşmadan alınan bazı maddeler yazar tarafından yorumlanarak verilmektedir.

Altıncı bölüm “Doğu Olayları” başlığı altında 19. yüzyılın sonunda başlayan ve 20. yüzyılın başlarında biten Doğudaki Ermeni olayları anlatılmaktadır. V.T. Mayevski’nin İstatisklerle Van ve Bitlis Vilayetlerinin Betimlemesi adlı çalışması ve Avetis Ahoranyan’ın öykülerinden yola çıkarak dönemin doğu olayları anlatılıyor. Maveyski’nin çalışması görgü tanığı olması nedeniyle önemlidir. Aharonyan’ın eserleri ise propaganda amaçlı olsa da doğudaki durumu iyi yansıttığı düşünülmektedir. Bu kaynakların yanında diğer bölümlerde de sık başvurulan Anahide Ter Minassian’ın ve Çelebyan’ın çalışmalarına göndermeler bulunuyor.

“Tehcir Öncesi ve Sonrası Ermeni Propagandası” başlığını taşıyan yedinci bölümde Ermenilerin propaganda araçları değerlendirilmektedir. Masis haftalık dergisinden ve Nor Knar adlı kitaptan alıntılarla Ermeni propagandasının nasıl işlediği anlatılmaktadır. Nor Knar’dan alınmış bazı şiirler bulunmaktadır. Şiirlerin çevirisinin yanında Ermeniceden Türkçeye yapılmış transkripsiyonları da bulunmaktadır. Daha önceki bazı Ermenice alıntılarda da transkripsiyonlar verilmiştir. Ermeniceden Türkçeye yapılan transkripsiyonlarda ufak sorunların olması transkripsiyonda standardın oluşturulamamış olmasına bağlıdır.

Bu bölümde Taşnak propagandası yapan Horizon gazetesi, Kristoper Mikaelyan’ın hazırladığı Islahat Meselesi, İtiraz ve Unutulmuş Kahramanlar, Arman Şidanyan’ın Avazagabedı adlı eserleri ve Le Rire adlı mizah dergisinin propaganda aracı olarak nasıl kullanıldığı tahlil edilmiştir. Bunların yanında tehcir sonrası propaganda aracı olarak kullanılan Arménie 1900 adlı kitap da değerlendirilmiştir. Ermeni propagandasında dikkat çeken bir diğer konuda Ermenilere karşı Türk ve Kürt işbirliği iddialarıdır. Ermenilerin Kürtlere karşı olan negatif düşüncesi ve bununla çelişen Ermeni – Kürt ortak çalışmalarını gösteren araştırmacı, Ermeni propagandasının yalan ve sessizlik politikası izlediğini göstermektedir.

Sekizinci bölüm “Ermeni Devrimci Karşıtı Bir Taşlama: Yoldaş Pançuni (1909, 1914, 1923)” başlığı altında Yervant Odyan’a ait Yoldaş Pançuni adlı eser incelenmiştir. Bu çalışmanın burada incelenme nedeni ise Ermeni komitelerinin satirik bir şekilde çok iyi bir şekilde tasvir ediliyor olmasıdır. Osmanlı Devletinin politikasıyla Odyan’ın politikası uyuşmamaktadır. Ancak Yoldaş Pançuni ile dönemin Ermeni komitelerinin komik bir şekilde irdelenmiş olması önemlidir. Bu nedenle yazar bu eseri incelemiştir. Pançuni karakterinin yapmış olduğu girişimlerden fabrikada çalışanları kışkırtma olayı, Bursa’da grev yapan Ermeni işçilerle bağlantılı olarak anlatılıyor. Böyle bir bağlantının kurulması Pançuni adlı öykünün gerçekliğini göstermektedir. Yazarın detaylı analizleri ile Ermeni örgütlerinin masum olmadıkları ispat ediliyor. 

Dokuzuncu bölüm olan “Tehcir” başlığı altında komitelerin Türk askerleriyle silahlı çatışmaya girmesine ve sivil halka zarar vermesi anlatılıyor.  24 Nisan 1915’te komitelerin kapatılma kararı alınmasına değiniliyor. Tutuklanan kişilerden Daniel Varujan’ın ve Rupen Sevak’ın durumları incelenmektedir. Araştırmacı, tutuklananlardan hepsinin suçlu olmadığını, canilerin yanında masumların da öldüğünü belirtiliyor. 27 Mayıs 1915 tehcir kararı alındığını belirten yazar “Sekiz yaşında sürgün” adı altına Madam Çukuryan’ın dramını anlatmaktadır. Mattei, bu drama Ermeni komitelerinin neden olduğunu söylemektedir.

Bu bölümde ayrıca Yves Ternon’un suçlamaları ve sahte Andonyan’ın belgeleri incelenmektedir. Araştırmacı, Ternon’un verdiği bilgilerin yanlış olduğunu ve Andonyan’ın belgelerinin sahte olduğunu belgelerle açıklamaktadır. Bu bölümde 1915 – 1916 yıllarında ne kadar Ermeni’nin sürgün edildiği ve Ermeni kaybının ne kadar olduğu belgeler ile verilmektedir.

Onuncu bölüm olan “Bir Türk Düşmanı: Zoravar Antranik (General Antranik)” başlığı altında Ermeni devrimci hareketlerinin önemli bir temsilcisi olan Antranik Ozanyan’ın siyasi hareketleri irdelenmiştir. General Antranik hakkındaki bilgiler Antranik Çelebyan’ın General Antranik ve Ermeni Devrimci Hareketi adlı kitabından alınmıştır. Antranik’in amacı Osmanlı Devleti’ni yıkmak ve Büyük Ermenistan’ı kurmak olduğu bilinmektedir. Antranik’in diğer Ermeni devrimciler gibi sosyalist gözüktüğü ama aslında sosyalist olmadığını ise araştırmacı belgelerle kanıtlamaktadır. Burada Antranik’in neden yurt dışında kaldığı ve özellikle Bulgaristan’da ne yaptığı sorgulanmaktadır. Irkçı davranışlarıyla bilenen Antranik’in cenazesi Fransa’dan 2000 yılında resmi törenle Erivan’a sevk edilmiştir. Araştırmacı verdiği bu bilgilerle terörist Antranik hakkında ve Ermenistan’ın politikası hakkında okuyucuyu düşünmeye sevk etmektedir. 

Onbirinci bölüm olan “Ermenilerin Onuru: Kevork Pamukciyan ve Pars Tuğlacı” adlı başlık altında Antranik’ten uzaklaşarak sorunların çözümü için aracı olabilecek kişiler olan Kevork Pamukciyan’a ve Pars Tuğlacı’ya değinilmiştir. Türk – Ermeni ilişkilerinde Pars Tuğlacının olumlu yönde katkıda bulunduğu belirtilmiştir. Pamukciyan’ın da aynı şekilde değerlendirilmiştir. Günümüzde yapılan araştırmalarda bu kişilerin çalışmalarının göz önünde bulundurulması gerektiği vurgulanmaktadır.

Sonuç bölümünde Araştırmacının Le Canard Enchainé adlı ünlü Fransız dergisinde Ermeni sorunuyla ilgili Bernard Thomas’a karşılık yollamış olduğu protesto mektubundan bahsetmektedir. Ayrıca bu sonuç bölümünde SSCB’nin dağılması ve Ermenistan’ın kurulmasıyla ortadan kaybolan ASALA terör örgütünün yapmış olduğu kanlı olaylar anlatılmaktadır.

Sonuç olarak “Belgelerle Büyük Ermenistan Peşinde Ermeni Komiteleri” adlı bu çalışma 1890’dan itibaren başlayan Ermeni komitelerinin kanlı hareketlerini, özellikle Bursa’daki Ermeni hareketlerini, Fransa’daki Ermenilerin çalışmalarını, Ermeni propagandasını ve 1915 olaylarını birçok kaynaktan yararlanarak açıklayan önemli bir çalışmadır.   

 

    

 ----------------------
* Yazar -
- ERMENİ ARAŞTIRMALARI, 30, 2008
            Tavsiye Et

   «  Geri
Yorumlar