1. PARLAMENTO SEÇÝMLERÝ
Ermenistan’da parlamento seçimleri 25 Mayýs 2003 tarihinde yapýlmýþtýr. Bu seçimlerde hiçbir parti çoðunluðu kazanamamýþtýr. Buna göre, halen de olduðu gibi, bir koalisyon hükümeti kurulmasý gerekecektir. Baþbakan Andranik Markaryan’ýn baþkanlýðýný yaptýðý Ermenistan Cumhuriyetçi Partisi Meclis içinde en fazla sandalyeye sahip parti olduðundan bu partinin önderliðinde bir koalisyon kurulmasý beklenmektedir.
Ermenistan’da devlet baþkanýnýn sahip olduðu geniþ yetkiler siyasetin baþkan etrafýnda odaklaþtýrdýðýndan parlamento seçimleri baþkanlýk seçimlerine nazaran daha az önem taþýmaktadýr. Bu nedenledir ki parlamento seçimleri öncesi dönem baþkanlýk seçimlerine göre daha sakin geçmiþtir. Baþkan Koçeryan bu durumdan duyduðu memnuniyeti dile getirmiþtir[1]. Buna karþýn baþkanlýk seçimlerinde þahit olunan[2] usulsüzlük ve yolsuzluklar, aþaðýda ayrýca anlatýlacaðý gibi, devam etmiþtir. Oysa Avrupa Konseyi Genel Sekreteri Walter Schwimmer, seçimlerden hemen önce yaptýðý bir basýn açýklamasýnda, seçimlerin Avrupa Konseyi normlarýna uygun olarak yapýlmasý çaðrýsýnda bulunmuþ ve “Demokrasinin temeli serbest ve adil seçimlerdir ve Avrupa Konseyi bu konuda bir üye ülkenin sorumluklarýný yerine getirmemesini kabul edemez. Ermenistan bunu hem kendi seçmenleri hem de Teþkilatýmýz için yapmalýdýr” demiþ[3] ancak bu uyarmanýn bir yararý görülmemiþtir.
Seçim sonuçlarý[4]
Seçimlere katýlan baþlýca parti ve bloklarýn adlarý ve çýkardýklarý milletvekili aþaðýdaki tabloda gösterilmiþtir.
Ermenistan Milli Meclisinde 131 sandalye bulunmaktadýr. Bunlardan 75’i aldýklarý oylarýn nispetine göre (nispi temsil sistemi), tüm oylarýn en az %5’ini alan partilere verilmektedir. Geri kalan 56 sandalye ise en fazla oy alanlar (çoðunluk sistemi) tarafýndan kazanýlmaktadýr. Ermenistan seçim Komisyonuna göre ülkede 2.442.062 seçmen bulunmakta olup bunlardan 1.234.546 kiþi (% 50,5) parlamento seçimlerinde oy kullanmýþtýr.
| Partinin Ad? |
Milletvekili
|
say?s? |
Toplam
|
|
Nispi Temsil s.
|
Ço?unluk s.
|
|
| Cumhuriyetçi Parti |
23
|
9
|
32
|
| Hukuk Devleti Partisi |
12
|
6
|
18
|
| Adalet Bloðu |
14
|
1
|
15
|
|
Ta?naklar
|
11
|
-
|
11
|
|
Milli Birlik Partisi
|
9
|
-
|
9
|
|
Birleþik iþçi Partisi
|
6
|
-
|
6
|
|
Ermenistan iþçi Partisi
|
-
|
1
|
1
|
|
Baðýmsýz Adaylar
|
-
|
36
|
36
|
|
Boþ
|
3[5]
|
3
|
|
|
Toplam
|
75
|
56
|
131
|
Seçime giren baþlýca partiler ve seçim ittifaklarý
25 Mayýs 2003 seçimlerine 21 parti veya seçim ittifaký sonunda oluþan blok veya grup katýlmýþtýr. Bunlarýn kazandýklarý sandalye sýrasýna göre sýralanýþlarý þöyledir.
Baþbakan Andranik Markaryan’ýn baþkanlýðýný yaptýðý Ermenistan Cumhuriyetçi Partisi toplam 32 milletvekili ile birinci sýradadýr. Vaktiyle Baþkan Koçeryan’ýn aleyhinde iken parti baþkaný Andranik Markaryan’ýn 2001 yýlýnda Baþbakan olmasýndan sonra iliþkiler süratle düzelmiþtir. Koçeryan’ýn en yakýný olarak bilinen ve ülkenin baþkandan sonra en güçlü kiþisi olarak kabul edilen Savunma Bakaný Serj Sarkisyan da Cumhuriyetçi Partiden adaylýðýný koymuþtur. Ayrýca Meclis Baþkan Yardýmcýsý Tigran Torosyan da bu partiden aday olmuþtur. Bu haliyle Ermenistan Cumhuriyetçi Partisi Koçeryan’ýn politikalarýný çekincesiz destekleyen bir parti olarak seçimlere katýlmýþtýr.
Parti Baþkaný Andranik Markaryan’ýn yeni Hükümeti kurmasýna muhakkak nazarýyla bakýlmaktadýr. Bu konuda adýgeçenin önünde bir çok imkân bulunmaktadýr:
Cumhuriyetçi Parti baðýmsýzlarýn katýlmasý ile tek partili bir hükümet kurabilir. Baðýmsýzlara Hukuk Devleti Partisini katýlýmýyla çoðunluðunu arttýrabilir. Bunlara Taþnaklarýn da eklenmesiyle geniþ tabanlý bir koalisyon da kurabilir.
Seçimlerden ikinci sýrada çýkan Orinats Yerkir (Yasal Ülke veya Hukuk Devleti ) Partisi 1998 yýlýnda kurulmuþ olup ülkede kanunun hakimiyetini savunmaktadýr. Parti Koçeryan’a yakýn olarak bilinmekle beraber Hükümetten eleþtirilerini de esirgememektedir. Nitekim Koçeryan’ýn gerçekleþtirmek istediði Anayasa deðiþikliklerine bu parti karþý çýkmýþtýr. Bir Ermeni kaynaðý bu partinin bir Batýlý ülke tarafýndan saðlanan geniþ mali imkânlara sahip olduðunu, gayet iyi yürüttüðü seçim kampanyasýnýn da Batýda planlanmýþ olabileceðini, baþkaný Artur Bagdasariyan’ýn ülke baþkaný olmak isteðini ve Fransa ile iliþkilerini saklamadýðýný yazmýþtýr[6].
27 Ekim 1999 tarihinde Ermeni Parlamentosunda öldürülen Meclis Baþkaný Karen Demirciyan ve Baþbakan Vazgen Sarkisyan’ýn yakýnlarýnýn 5 Mart 2003 tarihinde yapýlan devlet baþkanlýðý seçiminde Koçeryan’a karþý kurduklarý ittifak parlamento seçimleri için de devam etmiþtir. Karen Demirciyan’ýn oðlu olup baþkanlýk seçimlerinde Koçeryan’ýn baþlýca rakibi olan Ermenistan Halk Partisinin Baþkaný Stepan Demirciyan ile Vazgen Sarkisyan’ýn kardeþi olan ve 2001 yýlýnda bir sure baþbakanlýk da yapmýþ bulunan Aram Sarkisyan ve Milli Demokratik Birlik Baþkaný Vazgen Manukyan “Adalet” (Ardarutyun) diye isimlendirilen bir seçim bloðu kurmuþlardýr. Bu bloða önemi fazla olmayan üç parti daha dahildir. Adalet Bloðu seçimlerden önce yapýlan kamu oyu yoklamalarýnda önde ancak mutlak çoðunluðu almaktan uzak görülmüþtür. Seçimlerde ise 14 milletvekiliyle ancak üçüncü olabilmiþtir. Blok bu baþarýsýzlýðýnýn seçimlere hile karýþtýrýlmasý sonucu olduðunu iddia etmektedir. Gerçekten de büyük sýkýntýlarýn yaþandýðý Ermenistan’da büyük bir muhalefet bloðunun oylarýn sadece % 14’ünü almasý pek inandýrýcý deðildir.
Seçimlerde dördüncü sýrada görülen tarihi Ermeni Devrimci Federasyonu veya Taþnak Partisi’nin baþlýca özelliði aþýrý milliyetçiliktir. Bu nedenle Ter Petrosyan’ýn baþkanlýðý döneminde Ermenistan’da yasaklanmýþ, 1998 yýlýnda baþkanlýk seçimi sýrasýnda Koçeryan lehine tutum aldýðý için, seçimlerden sonra hakkýndaki yasak kaldýrýlmýþtýr. Geçen Parlamento seçimlerinde 9 sandalye alan Taþnaklar koalisyon hükümetine de katýlmýþtýr. Koçeryan’ý desteklemelerine karþýn Baþbakan Markaryan’ýn Cumhuriyetçi Partisiyle ittifak aramayan Taþnaklar seçimlere kendi adlarýyla girmeyi tercih etmiþlerdir.
Koçeryan’ý destekleyen Cumhuriyetçi Parti ile Hukuk Devleti Partisinin seçimlerden kazançlý çýkmalarýna karþýn ayný durumda olan Taþnaklarýn, diasporadan gelen önemli mali kaynaklara sahip olmalarýna raðmen seçimlerde fazla baþarýlý olamamalarýný açýklamak zordur. Partinin iç politika sorunlarýnda pek aktif olmamasýnýn yanýnda “soykýrým” gibi güncelliði bulunmayan bir konuya önem vermesinin ve Karabað sorunundaki aþýrý tutumunun bazý seçmenlerce olumsuz deðerlendirilmiþ olmasý mümkündür.
Seçimlerin sürprizini geçen yýl kurulmuþ olan ve pek tanýnmayan Birleþik Ýþçi Partisinin %5 barajýný aþarak 6 milletvekili çýkarmasý oluþturmuþtur. Partinin bu baþarýyý Baþkaný Gurgen Arsenyan’ýn kiþisel serveti kadar metotlu çalýþmasýna ve politikaya yeni yüzler sunmasýna borçlu olduðu anlaþýlmaktadýr.
Seçimlerde usulsüzlük ve yolsuzluklar
Devlet Baþkanlýðý seçimleri sýrasýnda yapýlan usulsüzlük ve yolsuzluklar hakkýnda daha önce bilgi verilmiþti[7]. Bunlar, yapýlan bütün uyarýlara raðmen, parlamento seçimlerinde de devam etmiþtir. Baþkanlýk seçimi sýrasýnda yapýlan keyfi tutuklamalar hakkýnda, ayný olaylarýn parlamento seçimlerinde de tekrarlanmasýný önlemek amacýyla, New York’taki Helsinki Watch örgütü seçimlerden bir gün önce 24 sayfalýk bir rapor yayýnlamýþtýr[8].
Baþlýca usulsüzlük ve yolsuzluklar þu þekilde sýralanabilir: Gizli olmasý gereken oylamanýn açýk yapýlmasý, askerlerin büyük gruplar halinde getirilip oy verdirilmesinin gösterdiði gibi, özgür irade yerine talimatla hareket edilmesi, kimlik belgesi ibraz etmeden oy verilmesi, seçmen listelerindeki eksiklik ve yanlýþlýklar bulunmasý, oylama sonucunda hesaplarýn tutmamasý, bazý oy pusulalarýnýn iþaretlenmiþ olmasý, oy karþýlýðýnda para veya yiyecek daðýtýlmasý, baþkalarýnýn yerine oy kullanýlmasý ve sandýklara sahte oy pusulasý doldurulmasý[9].
Bunlardan son ikisinin özellikle yaygýn olduðu anlaþýlmaktadýr. Ülkedeki zor ekonomik koþullar nedeniyle bir milyon kadar Ermeni, baþta Rusya olmak üzere, çeþitli ülkelere göç etmiþtir. Oysa bunlardan bir çoðunun seçmen listelerinde kayýtlý olduðu anlaþýlmaktadýr. Bir kaynak[10] bu kiþilerin tüm seçmenlere oranýnýn %30’a ulaþtýðýný ve bazý kiþilerin artýk ülkede yaþamayan bu þahýslar için de oy kullandýðýný ileri sürmektedir.
Cumhurbaþkanlýðý seçimlerinde çok sözü edilen sandýklara sahte oy pusulalarý doldurulmasý parlamento seçimlerinde de görülmüþtür. Bir baþka kaynak[11] seçimlerin sona ermesinden bir saat önce oy kullananlarýn sayýsýnýn 990.000 olarak bildirildiðini, seçimlerden sonra ise bu sayýnýn 1.161.025’e çýktýðýný bunun da ancak sandýklara sahte oy pusulasý doldurulmasý suretiyle yapýlabileceðini ifade etmektedir. Bu durum
seçimleri gözlemci olarak gönderilen Avrupa Konseyi Danýþma Meclisi Heyeti Baþkaný Lord Russel-Johnston’un da dikkatini çekmiþ olup adýgeçen sandýklarýn kapanmasýn-dan yarým saat önce oy verenlerin oraný %43 olarak bildirilmiþken bu oranýn sandýklarýn kapanmasýndan sonra % 51’e çýkmasýnýn kendisini hayrete düþürdüðünü söylemiþtir[12].
Baþkanlýk seçimlerine olduðu gibi parlamento seçimlerine de çok sayýda yabancý gözlemci katýlmýþtýr. Temsil durumlarý itibariyle iki gözlemci heyeti özellikle önem taþýmýþtýr. Bunlarýn birincisi, Avrupa Konseyi ve AGIT’in parlamenter meclisleriyle AGIT’in Demokratik Kurumlar ve Ýnsan Haklarý Bürosu (ODIHR) tarafýndan oluþturulan ve baþkanlýðýný Amerikalý Büyükelçi Robert Barry’in yaptýðý heyettir. Kýsaca OSCE/ODIHR Heyeti olarak adlandýrýlmaktadýr. Ýkincisi ise Baðýmsýz Devletler Topluluðun gönderdiði ve baþkanlýk seçimlerinde de olduðu gibi baþkanlýðýný Rus Yuri Yarov’un yaptýðý bir heyettir.
OSCE/ODIHR Heyeti seçimlerden sonra yayýnladýðý uzun ve ayrýntýlý raporda[13], ilk sonuç olarak seçimlerin, kampanya ve basýn özgürlüðü bakýmýndan baþkanlýk seçimlerine göre geliþme gösterdiðini, buna karþýn demokratik seçim standartlarýnýn altýnda kaldýðýný bildirmiþtir. Seçimlerde bir kiþinin ölmesi de seçimleri bozan bir olay olarak nitelendirilmiþtir.
Buna karþýn Baðýmsýz Devletler Topluluðu Gözlemci Heyeti Baþkaný Yuri Yarov seçimlerin, Ermeni seçim kanuna uygun olarak yapýldýðýný ve saydam ve demokratik olduðunu söylemiþ ancak seçimlerde bazý usulsüzlükler de yapýldýðýný ancak bunlarýn seçim sonuçlarýný etkileyecek ölçüde olmadýðýný da ifade etmiþtir[14].
Böylelikle iki gözlemci heyeti arasýnda baþkanlýk seçimlerinde görülen deðerlendirme farký[15] parlamento seçimlerinde de meydana çýkmýþtýr. Aslýnda bu fark iki ayrý dünya görüþünü yansýtmaktadýr. Batýlýlar özgür ve saydam seçimleri demokrasinin vazgeçilmez koþuþu olarak görürken Doðulular seçimleri daha ziyade bir bir formalite olarak algýlamaktadýrlar.
Görüldüðü üzere yapýlan bütün ikazlara raðmen parlamento seçimlerinde yaygýn bir þekilde usulsüzlük ve yolsuzluk yapýlmýþtýr. Bunun baþlýca nedenini seçim müessesesine karþý Ermeni halkýnýn duyduðu güvensizliktir. Bu güvensizlik de Sovyet rejimi dönemindeki düzmece seçimlerden ileri gelmektedir. Sovyet döneminde yapýlan seçimlerin hepsini % 99 oranýnda Komünist Partisinin belirlediði adaylar kazanýlýrdý, daha doðrusu bu adaylarýn oylarýn tamamýna yakýnýný almalarý bazý hilelerle saðlanýrdý. Yýllarca süren bu durum, yukarýda da belirttiðimiz gibi, kiþilerin seçimleri bir formalite gibi görmeleri sonucunu vermiþtir. Bu nedenle günümüzde i pek çok kiþi seçimlerde usulsüzlük yapýlmasýný normal addetmekte ve hatta bazý küçük menfaat karþýlýðýnda bu usulsüzlüklere veya yolsuzluklara ortak olmaktadýr. Seçime katýlanlarýn oranýnýn düþük olmasý da seçimlere karþý duyulan güvensizliði yansýtmaktadýr. Doðu Avrupa ülkeleri rejim deðiþikliðinden kýsa bir süre sonra demokrasinin birinci koþulu olan dürüst ve özgür seçimlere ayak uydururken, Ermenistan ve diðer bazý eski Sovyet ülkeleri için ayný husus söylemek mümkün deðildir.
Seçimler ve Dýþ Politika
Karabað sorunu nedeniyle Azerbaycan ve soykýrým iddialarý nedeniyle Türkiye ile ciddi sorunlarý olan, ayrýca Rusya’ya ile mevcut yakýn iþbirliði yanýnda Avrupa ülkeleri ve A.B.D. ile yakýn iþbirliði kurmaya çalýþan Ermenistan için dýþ politika sorunlarý özel bir önem arz etmektedir. Ne var ki dýþ politika konularý partilerin seçim bildirgelerinde az yer almýþ ve çok kere içerikten yoksun genel ifadelerle yetinilmiþtir. Bir gazetenin belirttiði gibi[16] parti programlarýnýn dýþ politika kýsýmlarý yazýlmýþ olmak için yazýldýðý kanýsýný vermiþtir. Bu genel eðilime uygun olarak da Türkiye ile iliþkilere de parti programlarýnda az ver verildikten baþka bu konu Ermenistan’ýn en büyük komþusu ile yapabileceði iþbirliði acýsýndan deðil, sözde soykýrýmý açýsýndan ele alýnmýþtýr.
Ermeni Devrimci Federasyonu (Taþnak Partisi) programýnda “soykýrýmýnýn” uluslararasýnda tanýnmasýnýn dýþ politikanýn baþlýca öðelerinden biri olduðu kayýtlýdýr[17]. Koçeryan’ý desteklemelerinin karþýlýðý olarak geçen Hükümete de giren Taþnaklar bu hususun Ermeni dýþ politikasýnýn öncelikleri arasýnda yer almasýný saðlamýþlardýr.
Taþnaklar gibi tarihi bir parti olan Ramgavarlar da programlarýnda soykýrým iddialarýna yer vermiþlerdir[18]. Bu partinin baþkaný Ruben Mirzahanyan bir demecinde Türkiye-Azerbaycan-Gürcistan, Türkiye-Azerbaycan ve Türkiye-Ýsrail arasýndaki ekonomik ve askeri ittifaklarýnýn yarattýðý tehlikelere dikkati çekmiþ ve ayrýca “Ermenistan’ý kim idare ederse etsin soykýrýmýn uluslararasý tanýnmasý Ermenistan dýþ politikasýnýn temel taþý olmaya devam etmelidir” demiþtir[19].
Ermeni Milli Hareketi Partisi ise “soykýrým” konusuna daha ýlýmlý yaklaþarak bu sorunun Türkiye ile iliþkiler kurularak çözümlenebileceðini bildirmiþtir[20]
Bu üç partiden sadece Taþnaklar 11 milletvekili ile Parlamentoda temsil edileceklerdir. Ramgavarlar büyük mali olanaklarýna karþýn sadece 34.108[21] (% 2,7) oy alarak Meclis dýþýnda kalmýþlardýr. Ermeni Milli Hareketi Partisinin oylarý ise 7.676[22] (% 0,6) çývarýnda olmuþtur.
Seçime giren partilerden çok azýnýn sözde soykýrýma deðinmiþ olmasý Ermenistan kamu oyunun bu konu ile ilgilenmediði anlamýna gelmemektedir. Özellikle Koçeryan’ýn baþkanlýðý döneminde soykýrým iddialarý üzerinde çok durulmuþ olmasý ve bu konunun okullarda artan bir þekilde okutulmasý duyarlýlýðý arttýrmýþtýr. Ancak seçimlere malzeme teþkil etmemesi Ermenistan halkýnýn, diasporadan farklý olarak, “soykýrým” konusunu günlük yaþam sorunlarý arasýnda görmediðini göstermektedir.
Anayasa reformu için referandum
Ermenistan Anayasasý 1995 yýlýnda Ter Petrosyan döneminde kabul edilmiþtir. Devlet Baþkanýna tanýdýðý büyük yetkiler nedeniyle çok eleþtirilen bu Anayasanýn deðiþtirilmesi için Baþkan Koçeryan’ýn da desteði yeni bir taslak hazýrlanmýþtý. Mevcut 114 maddenin % 80 inin deðiþtirilmesini öngören bu taslak Ermenistan Milli Meclisince onaylanmýþ ve milletvekilleri seçimleri sýrasýnda referandum yoluyla halkýn oylamasýna sunulmuþtur. Baþkan Koçeryan’a göre yapýlan deðiþiklikler devlet baþkanýnýn yetkilerinin kýsýtlanmasýný ve baþta Parlamento olmak üzere diðer devlet kurumlarýnýn yetkilerinin arttýrýlmasýný ve böylelikle de Ermenistan politik sisteminin Avrupa Konsey standartlarýna uygun hale getirilmesini amaçlamaktadýr. Koçeryan’a karþý olanlar ise deðiþikliklerin baþkanýn daha ziyade törensel yetkilerini kýstýðýný, aslýnda bazý yetkilerini arttýrdýðýný, örneðin baþkanýn, baþbakanýn rýzasý olmadan, savunma ve dýþiþleri bakanlarýnýn iþine son verebileceðini, ordu ve diðer güvenlik güçlerinin kumandanlarýný atayabileceðini ileri sürüyorlardý[23]. Deðiþiklikler arasýnda özellikle diaspora Ermenilerini ilgilendiren çifte vatandaþlýðýn tanýnmasý, yabancýlara toprak satýlmasý, milletvekillerinin sayýsýnýn 131’den 101’e indirilmesi gibi hususlar da bulunmaktaydý.[24]
Referandumda 563.205 kiþi “evet”, 550.668 kiþi “hayýr” oyu kullanmýþtýr. Anayasa deðiþikliði kabulü için kayýtlý oylarýn en az 1/3 ünün “evet” olmasý gerektiðinden ve rakam 776.331 olduðundan Anayasa deðiþiklikleri reddedilmiþtir[25].
Yukarýda belirtildiði üzere Baþkan Koçeryan anayasa deðiþikliklerini desteklemiþti. Tekrar seçilmesi münasebetiyle düzenlenen göreve baþlama törenindeki konuþmasýnda bu deðiþikliklerin yapýlmamasýnýn affedilmez bir hata olacaðýný söylemesi[26] desteðinin ileri derecede olduðunu göstermiþtir. O nedenle deðiþikliklerin reddedilmesi her þeyden önce Baþkan Koçeryan için bir baþarýsýzlýk sayýlmaktadýr. Buna karþýn bu olay Baþkana kendisinin ülkede demokratik koþullarýn hakim olmasý için çalýþtýðýný ileri sürmek fýrsatýný vermiþ bulunmaktadýr. Diðer yandan bu ret, örneðin Avrupa Konseyi Danýþma Meclisinde Haziran ayý sonlarýnda Ermenis-tan’daki seçimler hakkýnda yapýlacak görüþmelerde, ülkede yapýlan oylamalara her zaman hile karýþtýrýlmadýðýnýn da bir kanýtý olarak da gösterilebilecektir. Son olarak referandum kabul edilseydi Baþkanýn yetkileri, az da olsa, kýsýtlanacak olduðundan þimdi Baþkan Koçeryan, eskisi gibi, parlamentoyu feshetmek, baþbakaný atamak ve görevden almak dahil, gayet geniþ yetkilere sahip olmaya devam etmektedir. O itibarla referandumun reddi, Koçeryan için bir prestij kaybýna neden olsa da kendisine bazý avantajlar saðlamýþ bulunmaktadýr.
2. BAÞKANLIK SEÇÝMLERÝYLE ÝLGÝLÝ GELÝÞMELER
Baþkanlýk Seçimlerinin 19 Þubat 2003 tarihinde yapýlan birinci turundan sonra baþlayan muhalefetin protesto gösterileri seçimlerin 5 Mart’ta sonuçlanmasýndan sonra da zaman zaman Erivan’da trafiði engelleyecek boyutlara ulaþarak[27] yaklaþýk bir ay kadar devam etmiþtir. Koçeryan muhalefetten ülkenin imajý ile oynanmamasýný istemiþ[28] gösterilerin devam etmesi karþýsýnda da seçimlerde yapýlan yolsuzluklarý soruþturmak üzere özel bir çalýþma grubu kurulmasý talimatýný vermiþtir[29]. Diðer yandan göstericilerden bazýlarý “kamu düzenini bozmak” suçundan tutuklanarak 5 ila 15 gün hapse ve 500 ila 1500 dram para cezasýna çarptýrýlmýþlardýr. Bu kiþilerin sayýsý 132 ulaþmýþtýr[30]. Gösteriler Baþkan Koçeryan’ýn 9 Nisan 2003 tarihinde yapýlan göreve baþlama töreni sýrasýnda da yapýlmýþ[31], Anayasa Mahkemesinin aþaðýda deðineceðimiz 17 Nisan tarihli kararýndan sonra tedricen durmuþtur.
Baþkan Koçeryan seçimlerin Avrupa standartlarý altýnda kaldýðýna dair uluslararasý kuruluþlardan gelen eleþtirilere cevaben 12 Mart 2003 tarihinde düzenlediði basýn toplantýsýnda “Baðýmsýz Ermenistan’ýn sadece 12 yaþýnda olduðu ve Avrupa kuruluþlarýyla entegrasyona yeni baþladýðý anlaþýlmalýdýr.” demiþ ve Avrupa seçim standartlarýnýn eksiksiz bir þekilde genç Ermenistan demokrasisine uygulanmamasýný istemiþtir[32]. Bu ifadeler seçimlerde usulsüzlük ve yolsuzluklar olduðunun Koçeryan tarafýndan dolaylý bir itirafýný oluþturmuþ, ayrýca demokrasi kurallarýnýn hepsinin, yeni bir devlet olduðu için, Ermenistan’a uygulanmamasý gibi bir kabul edilemez bir talep içermiþtir.
Baþkanlýk seçimlerinin birinci turuna katýlarak Koçeryan ve Demirciyan’dan sonra oylarýn %17’sini alarak üçüncü olan Artaþ Gegemyan’ýn bu seçimlerin iptali amacýyla Anayasa mahkemesine açtýðý dava 24 Mart 2003 tarihinde sonuçlanmýþ ve Mahkeme delil yetersizliðinden Gegemyan’ýn talebini reddetmiþtir[33]
Koçeryan’a karþý baþkanlýk seçimlerini kaybeden Stepan Demirciyan seçimlerin geçersiz sayýlmasý için Anayasa mahkemesine baþvurmuþtur[34]. Mahkeme bu baþvuru hakkýndaki kararýný Koçeryan’ýn 9 Nisan’da yemin ederek tekrar resmen göreve baþlamasýndan yaklaþýk bir hafta kadar sonra 17 Nisan’da verilmiþ ve Demirciyan’ýn talebini reddetmiþtir[35]. Mahkeme kararýný geçersiz oylarýn, adaylarýn aldýðý oylar arasýndaki farka etki yapmamasýna dayandýrmýþtýr.
Mahkeme ayrýca 25 Mayýs 2003 tarihinde yapýlacak seçimler sonucunda toplanacak olan Meclisin bir yýl içinde bir “güven referandumu” düzenlemesini de önermiþtir. Bu konuda Baþkan Koçeryan’ýn basýn bürosundan yapýlan açýklamada Anayasa Mahkemesinin bu önerisinin hukuki bir sonuç doðurmadýðýný ayrýca Baþkan Koçeryan’ýn seçimlerde % 67.5 oranýnda oy alarak güven oyu da almýþ olduðu belirtilmiþ ve Baþkanýn Anayasa Mahkemesi kararýna ayrýca bir tepki göstermeyeceði de ifade edilmiþtir[36]. Savcýlar Bürosu Anayasa Mahkemesinin bu önerisini propaganda olarak nitelemiþtir[37]. Savcýlar Bürosunun bu hareketi bir adli makamýn diðer bir adli makamý açýkça yermesi gibi dünyada hemen hiç görülmeyen bir olay olmuþtur. Anayasa Mahkemesi Baþkaný Gagik Harutiunyan bir basýn toplantýsý düzenleyerek Mahkemenin Baþkan Koçeryan’ýn seçilmiþ olduðundan þüphe duymadýðýný, referandum önerisinin ise “mevcut ve gelecekteki anlaþmazlýklarýn çözümünü kolaylaþtýrmak” için yaptýðýný ifade etmiþtir[38].
Anayasa Mahkemesinin referandum önerisi hukuki bir sonuç doðurmasa da Koçeryan’ýn seçimi meþru yollarla kazanmýþ olduðuna þüphe düþürdüðünden Koçeryan için olumsuz bir geliþme olmuþtur.
Baþkanlýk seçimleri hakkýnda gözlemciler hazýrlanan rapor Avrupa Konseyi Danýþma Meclisinde 31 Mart 2003 tarihinde görüþülmüþtür. Seçimler hakkýnda Ermenistan’a karþý set eleþtiriler yönetilmekle beraber kabul edilen kararda Ermenistan’a karþý bir yaptýrým uygulanmamýþ ve Mayýs ayý parlamento seçimlerinde usulsüzlük yapýlmasýnýn önlemesi Ermenistan Hükümetinden istenmiþtir[39]. Yukarýda açýkladýðýmýz gibi parlamento seçimlerinde de çok usulsüzlük ve yolsuzluk olduðundan Avrupa Konseyinin deðindiðimiz kararýnýn bir etkisi olmamýþtýr.
Gösterilerin devam ettiði ve seçimlerde usulsüzlük ve yolsuzluk yapýldýðý iddialarýn sürdüðü bir dönemde diðer devlet baþkanlarýndan Koçeryan’a tebrik mesajý göndermesi baþkanlýk seçimlerinin yasal olduðunun baþka ülkelerce de tanýnmasý gibi bir anlam kazanmýþtýr. Batýlý ülkelerden sadece Fransa ve daha geç bir tarihte Yunanistan Devlet Baþkanlarý Koçeryan’a tebrik mesajý göndermiþlerdir. Baþkan Putin ve Baðýmsýz Devletler Topluluðu üyesi diðer ülkeler de seçimlerden sonra makul bir süre içinde tebrik mesajlarý yollamýþlardýr. Yukarýda deðindiklerimiz hariç Batýlý ülkelerden mesaj gelmediði bir dönemde Türkiye Cumhurbaþkanýnýn 18 Mart’ta Koçeryan’ý tebrik etmesi bir sürpriz teþkil etmiþtir. Ermenistan basýnýnda bu mesajýn aslýnda bir iyi niyet jesti olduðu hakkýnda bir yoruma rastlanmamýþ buna karþýlýk Azerbaycan Dýþiþleri Bakaný Vilayet Guliev, Koçeryan’ýn tüm Türklerin düþmaný olarak bilindiðini o nedenle kendisine gönderilen kutlamanýn anlaþýlmadýðýný söylemiþtir.[40].
Diðer Batýlý ülkeler ve bu arada Almanya, Ýngiltere ve ABD tebrik mesajý göndermek için Koçeryan’ýn 9 Nisan’da resmen göreve baþlamasýný beklemiþlerdir.
Bu arada Baþkan Bush’un gönderdiði ve metni açýklanmayan mesajda tebrik bulunmadýðý aksine baþkanlýk seçimlerin cereyaný hakkýnda düþ kýrýklýðýný dile getirdiðine dair haberler çýkmýþtýr[41].
Ermenistan Devlet Baþkanlýðý seçimlerinde Koçeryan lehine usulsüzlükler ve hileler yapýldýðýnda þüphe bulunmamaktadýr. Ancak bunlarýn deðerlendirilmesi ve gerekirse seçimlerin iptal edilmesi yetkisi ilgili Ermenistan makamlarýndýr. Gerek Seçim Merkezi Komisyonu gerek Anayasa Mahkemesi seçimlerin geçerli olduðuna dair karar aldýklarý cihetle Robert Koçeryan hukuken Ermenistan Devleti Baþkaný olmuþtur ve normal koþullarda 2008 yýlýna kadar da bu görevi sürdürecektir.
3. TÜRKÝYE-ERMENÝSTAN ÝLÝÞKÝLERÝ
Türkiye ile Ermenistan arasýnda baþlýca üç sorun vardýr. Bunlar Ermenistan’ýn Türkiye’nin toprak bütünlüðünü ve sýnýrlarýnýn dokunulmazlýðýný þimdiye kadar tanýmamýþ olmasý, Türkiye’ye karþý soykýrým suçlamalarý ileri sürülmesi ve Ermenistan’ýn Karabað’ý ve Azerbaycan’a ait diðer topraklarý iþgal etmiþ olmasýdýr. Türkiye Ermenistan’la diplomatik iliþki kurulmasýný ve kara sýnýrýnýn açýlmasýný bu üç sorunun çözümüne veya çözüm yoluna girmesine baðlamýþtýr.
Ermenistan ise Türkiye ile diplomatik iliþki kurulmasýný ve kara sýnýrýnýn açýlmasýný ve böylece iliþkilerinin normalleþtirilmesini çok istemekle beraber bu konunun “önkoþul olmadan” gerçekleþtirilmesinde ýsrar etmektedir. Diðer bir deyimle Ermenistan yukarýda saydýðýmýz üç sorun hakkýnda kendi tutumunu deðiþtirmeden Türkiye’nin tutumunu deðiþtirmesini beklemektedir.
Zaman zaman gündeme gelen “önkoþul olmadan” iliþkilerin normalleþtirilmesi konusu Baþbakan Yardýmcýsý ve Dýþiþleri Bakaný Abdullah Gül’ün Türkiye- Ermenistan iliþkileri hakkýnda basýnda çýkan bazý sözleriyle yeniden güncellik kazanmýþtýr. Sayýn Gül Antalya’da “Ermenistan Türkiye’nin toprak bütünlüðünü tanýmaya hazýrsa ve Türkiye’den toprak talep etmekten vazgeçiyorsa Türkiye’de Erivan ile dost olmaya hazýrdýr”[42] demiþtir. Gül, Türkiye’nin tüm komþularýyla iyi iliþkiler içinde olmayý arzu ettiðini, Ermenistan hariç diðer komþularýyla da normal iliþkileri olduðunu belirtmiþtir.
Bu konuda bir soruyu cevaplandýran Ermenistan Dýþiþleri Bakanlýðý sözcüsü Bayan Cunik Aðacanyan, Ermenistan’ýn öteden beri, “önkoþul olmadan” Türkiye ile iliþkilerini normalleþtirmekten yana olduðunu söylemiþtir[43]. Ermenistan Dýþiþleri Bakaný Vardan Oskanyan ise 25 Mayýs günü parlamento seçimleri için oy kullanýrken gazetecilerin bu konudaki sorularýna cevaben ülkesinin Türkiye ile iliþkilerini normalleþtirmek için “önkoþul olmadan” görüþmelere baþlamak arzusunu tekrarlamýþ, Abdullah Gül’ün bu konuyu Karabað sorununa baðlamamasýnýn olumlu bir iþaret olduðunu belirtmiþ ve sonra “Eðer Türkiye’nin resmi politikasý bu ise, memnunlukla karþýlanmalýdýr. Böylelikle iliþkilerimizin normalleþtirilmesi yolunun açýlmýþ olacaðýna inanýyorum” demiþtir. Oskanyan ayrýca dýþ politikada önemli deðiþikler yaptýklarý için Türk makamlarýný övmüþ, bu deðiþikliklerin tüm bölgede durumu deðiþtireceðini söylemiþ ve iki ülke dýþiþleri bakanlarýnýn bu konuda daha ayrýntýlý görüþmeler yapmalarý için bir araya geleceklerini ümit ettiðini ifade etmiþtir[44].
Ermenistan Dýþiþleri Bakanýnýn bu belirgin memnunluðu, herhalde, Sayýn Gül’ün sözlerini Türkiye’nin Ermenistan ile olan ve yukarýda deðindiðimiz üç sorundan ikisinden, (Karabað sorunu ve soykýrým iddialarý) vazgeçtiði þeklinde yorumlamasýndan ileri gelse gerektir. Türkiye’nin Karabað sorununda baþýndan beri Azerbaycan’ý çekincesiz desteklemesi, Ermenilerin, iþgal etmiþ olmalarýna raðmen, bu topraklar üzerindeki haklarýný tanýtamamalarýnýn baþlýca nedenlerinden biridir. Türkiye’nin Karabað’ý Ermenistan ile arasýnda bir sorun olarak görmemesi, bu topraklarýn Ermenistan tarafýndan ilhak edilmesi gibi Ermenilerin çok istediði ve fakat Azerbaycanlýlarýn kesinlikte reddettiði bir çözümü çok kolaylaþtýracaktýr.
Soykýrým iddialarýna gelince Türkiye’nin bunlarý Ermenistan ile arasýnda bir sorun olarak görmemesi veya önemsememesi Ermenilerde Türkiye’nin ileride bu iddialarý kabul edilebileceði þeklinde algýlanmakta ve bu da Türkiye’den tazminat ve hatta toprak alýnabileceði ümitlerini doðurmaktadýr.
Görüldüðü üzere Türkiye ile Ermenistan arasýndaki sorunlarýn sadece toprak bütünlüðünün tanýnmasý ve toprak taleplerinden vazgeçilmesine indirilmesi Türkiye’nin ve Azerbaycan’ýn aleyhine ve Ermenistan’ýn lehine bir durum yaratmak-tadýr..
Bu hususta Ermenistan kamu oyunun yanýnda tazminat ve toprak talebinde özellikle ýsrar eden Diaspora Ermenilerin düþünce ve tepkileri de önemlidir. Ramgavar Partisi Merkez Kurulu Baþkan Yardýmcýsý Yervand Azatian verdiði bir mülakatta[45] Türkiye’ye “ Ani ve Ararat (Aðrý) Daðýný terk ederek sembolik bir taviz verin, biz de toprak talebinden vazgeçelim desek ne olur? Ben þahsen taleplerimizden bir karýþ (inch) vazgeçmek istemem fakat bu, Ermeniler için, “realpolitik” olarak bir sonuç verecekse, býrakalým Türkler bu sembolik tavizde bulunsunlar ve biz de gündemimizden toprak taleplerini çýkaralým” demiþtir.
Yukarýda deðindiðimiz üzere Ramgavarlar tarihi ve fakat günümüzde fazla gücü olmayan bir partidir. Türkiye-Ermenistan iliþkileri konusunda, diasporaya büyük ölçüde hakim olan Taþmaklarýn, son geliþmeler hakkýnda henüz ifade etmedikleri görüþleri çok daha önemli olacaktýr. Ancak Azatian’ýn sözleri toprak talebinin ne derecede gerçek dýþý olduðunun bazý Ermeni çevrelerinde anlaþýlmaya baþlanmýþ olduðunu göstermesi bakýmýndan dikkate deðerdir. Toprak taleplerindeki bu gerileme iþaretlerine karþý tazminat talebinde bir deðiþiklik görülmediðini bu vesileyle belirtmekte yarar vardýr.
Diaspora Ermenilerinin bu katý tutumuna karþý Türkiye gibi Ermenistan da iliþkilerini normalleþtirme arzusu içindedir ve bu amaçla iki ülke dýþiþleri yetkilileri öteden beri temas halinde olmuþlardýr. Ayrýca son yýllarda dýþiþlerini bakanlarý da sýk ça görüþmüþlerdir. 2002 yýlýnýn iki ülke dýþiþleri bakanlarýnýn en fazla bir araya geldikleri yýl olmasýna karþýn, gerek Türkiye’de gerek Ermenistan’daki seçimlerin yapýlmasý 2002 Eylül ayýndan beri bu temaslarý durdurmuþtu.
Haziran 2003 baþlarýnda NATO Bakanlar toplantýsý ve Avrupa-Atlantik Ortaklýk Konseyi münasebetiyle Madrid’de bulunan iki ülke dýþiþleri bakanlarý bu fýrsattan yararlanarak bir görüþme yapmýþlardýr. Ermenistan Dýþiþlerleri Bakanlýðýnýn bu konudaki basýn bildirisine göre[46] bakanlar “bölgesel sorunlarý, Karabað sorunun çözüm sürecini ve ikili konularý ele almýþlardýr. Bakanlar iki ülke iliþkilerinin iyileþmesinin bölge istikrar ve güvenliðini olumlu etkileyeceði hususunda mutabýk kalmýþlardýr. Ýki Bakan bu görüþmelerinin diyalogun geliþtirilmesi bakýmýndan yararlý bulmuþlar ve tekrar toplanmaya karar vermiþlerdir.”
Türk basýnýnda ise bu toplantý hakkýnda muðlak haberler yayýnlanmýþtýr[47]. Bunlara göre halen iki ülke arasýnda mevcut “rutin anlayýþ” “hýzlandýrýlmýþ bir hareket” haline getirilecek ve bu harekete Azerbaycan da dahil edilecektir. Bu ifadelerle taraflar arasýndaki temaslarýn yoðunlaþtýrýlacaðý ve bunlara Azerbaycan’ýn da dahil edileceði kastedilse gerektir. Diðer yandan üç ülkenin “sýnýr bölgelerinde yaþayanlarda mevcut olan enerjinin dýþa yansýmasý için uðraþ” verileceði belirtilmiþtir ki bu da esas itibariyle sýnýr ticaretine izin verilebileceði anlamýna gelmektedir. Bir baþka Türk kaynaðý ise Kars’tan Ermenistan’a giden demiryolunun kullanýma açýlmasýnýn öngörüldüðünü yazmýþtýr[48].
Buna karþýlýk Türkiye ile Ermenistan arasýnda diplomatik iliþkilerin kurulmasý ve sýnýrlarýn tamamen açýlmasý için Ankara’nýn öteden beri ileri, sürdüðü dört koþulun halen de geçerli olduðu basýn haberlerinde bildirilmekte ve bunlar þu þekilde ifade edilmektedir[49]:
- Tarihten husumet çýkarýlmamalý. Ermenistan soykýrým iddialarýný ileri sürmemeli, bu konunun tarihçilere býrakýlmasýna onay vermeli.
- Ermenistan Anayasasýnda yer alan Türkiye’den toprak talep edilmesine yönelik madde çýkarýlmalý
- Ermeni güçleri iþgal altýnda bulunan Karabað’dan çekilmeli Azerbaycan ile Nahçivan arasýnda güvenlik koridoru oluþturulmalý (Nahçivan kara yoluyla Azerbaycan’a baðlanmasý kastedilmektedir)
Buna göre Ankara’nýn Ermenistan ile diplomatik iliþki kurmak ve sýnýrlarý açmak için ileri sürdüðü koþullarda bir deðiþiklik olmadýðý anlaþýlmaktadýr. Buna karþýn, taraflar arasýnda bir yaklaþma saðlayabilmek için, küçük fakat devamlý adýmlar atýlmasýna karar verilmiþ olduðu görülmektedir. Türkiye- Ermenistan iliþkileri yýllardan beri bir çýkmazda bulunduðundan bu durumu deðiþtirecek her giriþim, ilke olarak yararlýdýr. Ancak bu yeni giriþimin baþarýlý olabilmesi büyük ölçüde Azerbaycan’ýn katkýsýna baðlý olacaðý görülmektedir.
4. AMERÝKAN TEMSÝLCÝLER MECLÝSÝNDE SOYKIRIM TASARISI
Daha önce de açýklamýþ olduðumuz gibi[50] 2002 yýlý Temmuz ayýnda New Jersey Eyaleti Demokrat Senatörü Robert Toricelli Senatoya Birleþmiþ Milletlerin soykýrýma iliþkin 1948 tarihli sözleþmesinin desteklenmesini öngören bir karar tasarýsý sunmuþtu. Bu uzun tasarýnýn bir paragrafýnda “ Yahudi Holokostu, Ermeni Soykýrýmý ve Kamboçya ve Ruanda soykýrýmlarýndan alýnan derslerden gelecek soykýrýmlarýn önlenmesi için yararlanmasý” ifadesi vardý. Bu tasarý Temsilciler Meclisinden geçtiði taktirde sözde Ermeni soykýrýmý da, dolaylý bir þekilde de olsa, kabul edilmiþ olacaktý.
2000 yýlýnda sadece Ermeni soykýrýmýný konu alan bir tasarýnýn, Baþkan Clinton’un þahsi müdahalesiyle Temsilciler Meclisi gündeminden çýkarýlmasýndan sonra bu konuda daha ihtiyatlý davranmaya baþlayan Ermeni diasporasý, esas itibarýyla Yahudi Holokostunu konu alan yukarýda deðindiðimiz karar tasarýsýna “Ermeni Soykýrýmý” sözcüklerini sýkýþtýrmak suretiyle, fazla tepki çekmeden, yýllardan beri peþinde olduklarý A.B.D.’nin sözde Ermeni soykýrýmýný tanýmasýný gerçekleþtirmeyi planladýklarý anlaþýlýyordu.
Ancak bu plan yürümedi. 11 Eylül terörist saldýrýsýnýn Türkiye’ye kazandýrdýðý önem Türkiye’nin tepkisini çekecek bir metnin onaylanmasýný engelleyecek ölçüdeydi.
Diðer yandan bu teklifin sahibi Senatör Toricelli’ye atfedilen bazý yolsuzluklar[51] da bu tasarýnýn savunulmasýný güçleþtiriyordu. Temsilciler Meclisi için 2002 Kasým ayýnda seçim yapýldýðýndan bu tasarý da geçersiz oldu.
Normal koþullarda sözkonusu tasarýnýn seçimlerden sonra tekrar sunulmasý bekleniyordu. Bunun olmamasý Ermeni Lobisinin koþullarý uygun görmediðinin iþaretiydi. Türkiye’nin A.B.D.’nin Irak harekatý sýrasýnda izlediði politikanýn yarattýðý olumsuz tepkiler durumu birden deðiþtirdi. 10 Nisan 2003 tarihinde bu tasarý, ayrýntýlarýnda yapýlan bazý deðiþikliklerle ve 65 imza ile tekrar önerildi[52]. Ermeni çýkarlarý için verdiði destek ile tanýnan James Sensenbrenner’in baþkanlýðýný yaptýðý Hukuk Ýþleri Komitesinde oybirliði ile kabul edilerek Temsilciler Meclisine sunuldu[53]. Amerikan Dýþiþleri Bakanlýðý ve Vaþington’daki Türkiye Büyükelçiliðinin Komiteye gönderdikleri ve tasarý metninden “Ermeni soykýrýmý” ifadelerinin çýkarýlmasýný isteyen mektuplarý dikkate alýnmadý[54].
Bu tasarýnýn, genel kurulda gündeme alýnýp alýnmamasý, Temsilciler Meclisi Baþkaný Dennis Hastert'ýn yetkisinde olduðu anlaþýlmaktadýr[55]. Yukarýda belirttiðimiz gibi 2000 yýlýnda sözde Ermeni sorunu hakkýndaki tasarý Baþkan Clinton’un yazýlý talebi üzerine Hastert tarafýndan gündemden çýkartýlmýþtý. Baþkan Clinton ABD’nin yakýn müttefiki Türkiye’nin rencide olmamasý için bu alýþýlmamýþ usule baþvurmuþtu. Diðer yandan Baþkanlýk için tekrar adaylýðýný koyamayacaðýndan Ermeni oylarýna ihtiyacý olmamasý da bu þekilde davranmasýný kolaylaþtýrmýþtý. Baþkan Bush’un bu tasarý karþýsýnda ne gibi bir tutum alacaðý belli deðildir. Baþkanýn, Türkiye’nin Irak harekatý sýrasýndaki tutumunun yarattýðý memnuniyetsizliðin etkisinde kalýrsa ve gelecek yýl yapýlacak seçimlerde Ermeni oylarýna ihtiyaç duyarsa bu tasarýnýn Temsilciler Meclisinde kabul olasýlýðý vardýr.
Bu arada, Temsilciler Meclisindeki tasarýya destek olmak üzere ABD Senatosunda da bir giriþim yapýlmýþtýr. Cumhuriyetçi Parti Nevada Senatörü John Ensign ve New Jersey’in Demokrat Partili Senatörü Jon Corzine, Dýþiþleri Bakanlýðý'nýn 2004 yýlý bütçe yasasýna ek olarak sunduklarý deðiþiklik önerisinde, BM Soykýrým Sözleþmesinin desteklenmesi çerçevesinde, "Ermeni soykýrýmý" ifadesine de yer vermiþlerdir[56]. Bu önerinin akýbeti de, yukarýda deðindiðimiz hususlara, diðer bir deyimle ABD Yönetiminin Türkiye ile olan iliþkilerine verdiði öneme baðlý olacaktýr.
5. 24 NÝSAN’IN ERMENÝSTAN’DA VE DÝÐER BAZI ÜLKELERDE ANILMASI
Sözde Ermeni soykýrýmýnýn baþlangýç günü olduðu iddia edilen gerçekte ise Ýstanbul’da, güvenlik gerekçesiyle iki yüz küsur Ermeninin tevkif edildiði gün olan 24 Nisan 1915 günü, her yýl olduðu gibi bu yýlda Ermenistan’da ve önemli Ermeni azýnlýðý olan diðer ülkelerde törenlerle anýldý. Bu gün münasebetiyle kiliselerde ayinler düzenlendi. Konferanslar verildi. Yürüyüþler yapýldý. Her yýl olduðu gibi bu yýl da ABD Kongresinin bazý Ermeni yanlýsý üyeleri de Kongre’de konuþmalar yaptýlar.
Ermenistan’da Eçmiyazin Katogigosu Karekin II’nin baþýnda bulunduðu ve Baþkan Koçeryan ve Baþbakan Markaryan ile devletin diðer önde gelen kiþilerinin ve kordiplomatiðin katýldýðý bir kortej Erivan’da Soykýrým anýtýný ziyaret ederek buradaki törene katýldý.
Baþkan Koçeryan bu gün münasebetiyle yayýnladýðý bir mesajda[57] “insanlýða karþý iþlenmiþ olan bu suçun, Türk halký dahil, herkes tarafýndan tanýnmasý ve kýnanmasý inancýyla ve Ermenilerin haklý beklentilerine cevap vermek için Ermeni soykýrýmýnýn uluslar arasý tanýnmasýný Ermenistan dýþ politikasýna dahil ettik. Tarihi adaletin yerine gelmesi anlamýnda sadece sarih ve kapsamlý bir uluslararasý tutum gerekli deðildir; Ermenistan’ýn uluslararasý alandaki çabalarý bütün komþularýyla normal iliþkilere sahip olmak için samimi bir istekten kaynaklanmaktadýr”. dedi. Bu sözler Koçeryan’ýn sözde Ermeni soykýrýmýnýn, Türkiye de dahil, tanýnmasý için Ermenistan’ýn çabalarýn önümüzdeki dönemde de devam edeceðini göstermektedir Diðer yandan Koçeryan’ýn, bu tanýma faaliyetleri yanýnda Türkiye (ve Azerbaycan) ile normal iliþkilerin kurulabileceðine inandýðý da görülmektedir. Oysa Türkiye, deðil kendisinin baþka ülkelerin dahi bu sözde soykýrýmý tanýmasýna karþý çýktýðý için, Koçeryan’ýn “soykýrýmýnýn” tanýmasý ve ayný zamanda normal iliþkiler kurulmasý düþüncesi gerçekçi deðildir.
Sözde Ermeni soykýrýmýný anma törenleri, Sovyet döneminden kalan bir alýþkanlýkla, her beþ yýlda bir daha görkemli yapýlmaktadýr. Baþkan Koçeryan bir Kararname çýkararak, 2005’te yapýlacak doksanýncý yýl törenlerinin düzenlenmesi için Baþbakan Andranik Markaryan’ýn baþkanlýðýnda bir Komite kurmuþtur[58].Bu arada Baþbakan Markaryan, Ermeni soykýrýmý olmadýðýný iddia edenlerin cezalandýrýlmasý hakkýnda özellikle Taþnaklar tarafýndan önerilen bir kanun teklifine karþý çýkmýþtýr[59]
Amerikan Ermenileri Baþkan Bush’un l 24 Nisan için yayýnlayacaðý mesajda “soykýrým” sözcüðünü kullanmasý için yoðun bir faaliyet göstermiþlerdir. Bu meyanda Ermeni lobisinin talebi üzerine 165 Kongre üyesinin Baþkan Bush’a bu talebi destekler bir mektup göndermiþtir[60].
Baþkan Bush ise mesajýnda “soykýrým” kelimesini kullanmamýþ ancak olaylarý korkunç trajedi (horrible tragedy), kitle halinde öldürmeler (mass killings), büyük felaket (great calamity), bütün insanlýk için trajedi (a tragedy for all humanity) ve müthiþ can kaybý (horrendous loss of life) deyimlerle tarif etmiþtir.. Bunlar aslýnda soykýrýmýna iliþkin nitelendirmeler olduðundan Baþkan Bush, “soykýrým” sözcüðünü telaffuz etmeden soykýrýmý ifade etmiþtir.
Baþkan Bush’un bu þekilde hareket etmekle Ermeni seçmenlerini tatmin veya hiç olmazsa teskin etmek amacýný güttüðünde þüphe yoktur. Ancak Amerikan Ermenileri baþkanýn bu sözlerini yeterli bulmamýþlardýr. Taþnak Partisinin bir yan kuruluþu olan Amerika Ermeni Milli Komitesi (ANCA) yayýnladýðý bir bildiride[61] bu Komitenin Baþkaný Kenneth Hachikian, Baþkan Bush’un Türkiye’nin Ermeni halkýna karþý iþlediði soykýrýmý örtmek için kaçamaklý ve hafifletici bir terminoloji kullandýðýný, Amerikan Ýdaresinin Türk Hükümetinin Ermeni soykýrýmýný inkârýný destekleme politikasýna devam ettirdiðini, Amerikan Baþkanýnýn Ermeni soykýrýmýndan açýkça ve dürüstçe söz etmemiþ olmasýnýn derin düþ kýrýklýðý yarattýðýný söylemiþtir.
Baþkan Bush mesajýnda, Türk Ermeni Barýþma Komisyonu’dan[62] övgü dolu ifadelerde bahsetmiþ ve gelecek çalýþmalarý için baþarý dilemiþti. Amerikan Dýþiþlerinin dolaylý teþvik ve desteði ile Ermeni sorununa bir çözüm bulunmasýna yardýmcý olmak üzere Türk ve Ermeni özel kiþiler tarafýndan kurulmuþ olan bu Komisyon, taraflarýn anlaþamamasý nedeniyle, bir süreden beri atýl durumdaydý. Amerikan Baþkanýnýn bu sözleri Komisyonun tekrar canlandýracaðýnýn bir iþaretini oluþturuyordu. Taþnaklar kurulduðu günden beri bu Komisyona karþý cephe almýþ olduklarý için ANCA Baþkaný Kenneth Hachikian bu Komisyonun Ermeni toplumunun tamamý tarafýndan kýnandýðýný iler, sürerek Komisyonun canlandýrýlmak istenmesini eleþtirmiþtir. Taþnaklarýn bu olumsuz tutumunun arkasýnda Türk-Ermeni barýþmasý gerçekleþtiði taktirde kendilerinin Ermeni siyaset sahnesinden silinecekleri korkusu vardýr.
Taþnaklarýn aksine genelde Amerikan Hükümetleriyle iyi geçinen ve daha ziyade varlýklý Ermenileri temsil eden Amerikan Ermeni Asamblesi de Baþkan Bush’un mesajýna tepki göstermiþtir. Bu kuruluþun Baþkaný Peter Vosbikyan, “Ancak Ermeni ýrkýný ortadan kaldýrma kampanyasýnýn tam ve kesin bir tanýmlamasýnýn yapýlmasý halkým, gerçekler dikkate alýnarak bir çözümü öngören ilerici Türkler, Ermeniler ve Türkler arasýnda barýþmayý teþvik eden iyi niyetli Amerikalar ve diðer kiþiler için yeterli olabilir “ sözleriyle Baþkan Bush’un “soykýrým” sözcüðünü kullanmamasýný eleþtirmiþtir.
Böylelikle Amerikan Ermenilerine hakim ve birbirinin karþýtý iki eðilim de Baþkan Bush’un mesajýndan memnun olmadýklarýný ortaya koymuþlardýr. Türkiye’den bu mesaj hakkýnda resmi bir tepki gelmemiþ medyada Baþkanýn “soykýrým” sözcüðünü kullanmadýðýna dair haberlere rastlanmýþtýr.
Amerikan Ermeni Asamblesinin bildirisindeki “ilerici Türkler” hakkýndaki ifadeler, özellikle dikkati çekmektedir.. Bu kiþiler “gerçekleri dikkate alarak çözüm öngörenler” þeklinde tanýmlanmýþtýr. Bununla herhalde Ermeni tezlerini olduðu gibi kabul eden çok az sayýdaki bazý vatandaþlarýmýz kastedilse gerektir. Kanýmýzca burada ilginç olan husus Türk kamu oyu üzerinde hemen hiç etkisi bulunmayan bu kiþilerden Ermenilerin medet ummasýdýr ki bu da Ermeni tez ve görüþlerinin kendini kabul ettirmekte güçlükleri olduðunun bir iþareti sayýlabilir.
Bu yýlýn 24 Nisan’ý anma etkinliklerinin þüphesiz en önemlisi Paris’e Gomidas’ýn heykelinin dikilmesidir. Asýl adý Sogomon Sogomonyan olan Gomidas 1869’da Kütahya’da doðmuþtur[63]. Eçmiyazin’e gönderilerek orada teoloji ve müzik okumuþ 1894’e dini bir makam olan “vardapet”liðe yükselince, adet gereðince adýný deðiþtirerek Gomidas adýný almýþtýr. Sonra Almanya’ ya giderek orada da müzik okumuþtur. Gomidas Anadolu’yu dolaþarak, Ermenilerinki de dahil olmak üzere, 3000 kadar halk þarkýsýný notaya almýþtýr.
Birinci Dünya Savaþý sýrasýnda Ermenilerin baþta Rusya olmak üzere düþman devletlerle iþbirliði yapmalarý sonucu, bir güvenlik tedbiri olarak, 24 Nisan 1915 tarihinde o zamana kadar serbestçe faaliyet gösteren Ermeni Komiteleri kapatýlmýþ ve önde gelen Ermeniler tevkif edilerek Anadolu’ya sürgüne yollanmýþtý. Gomidas da tevkif edilenler arasýnda olup Çankýrý’ya bir kampa gönderilmiþti. Gomidas kýsa bir süre sonra, Ýstanbul’daki dostlarýnýn ve özellikle Ýttihat ve Terakki ile yakýn iliþkileri olan milliyetçi þair Mehmet Emin Yurdakul’un giriþimleri sayesinde serbest býrakýlarak Ýstanbul’a dönmüþtür[64]. Sonralarý rahatsýzlanan Gomidas 1919 yýlýnda Paris’e gitmiþ ve orada 1935 yýlýnda bir hastanede ölmüþtür.
Gomidas’ýn Ermeni soykýrým iddialarýyla ilgisi nedir? Ermeni kaynaklarý genellikle Gomidas’ýn Ermenilerin kitle halinde öldürülmesi dehþetine tanýk olduðu için delirdiðini yazmaktadýr[65] . Oysa Gomidas Çankýrý da az kalmýþtýr. Burada kendisine eziyet edildiðine veya bazý olaylara þahit olduðuna dair bilgi yoktur. Bir Ermeni kaynaðýna göre, tam olarak bilinmeyen nedenlerle 1919 yýlýnda depresyona girmiþtir ve bu tarihten sonra müzik yazmamýþtýr.[66] Bu durumda Gomidas’ýn 1915 ila 1919 yýllarý arasýnda depresyonda olmadýðý ve müzik bestelemeye devam ettiði sonucu çýkmaktadýr ki bu da adýgeçenin 1915 Ermeni sevk ve iskânýndan delirecek derecede etkilenmemiþ olduðunu göstermektedir.
Bu durumda neden baþkasýnýn deðil de Gomidas’ýn sözde Ermeni soykýrýmý ile özleþtirilerek heykelinin dikildiði sorusunu akla gelmektedir. Ermenilerin soykýrým iddialarýný temsil edebilecek derecede tanýnmýþ bir kiþi bulamamalarý ve o nedenle de eserleri ve insancýl yaklaþýmlarýyla herkesin sevip saygý duyduðu Gomidas üzerinde karar kýlmýþ olmalarý olasýdýr.
Kaidesiyle beraber altý metre yüksekliðindeki Gomidas heykeli Paris’in en seçkin yerlerinden biri olan Seine nehri yakýnlarýnda Kanada meydanýndadýr. Bu görkemli heykel, ister istemez çok kiþi tarafýndan görülecek ve bu nedenle de Ermeni soykýrým propagandasýnýn baþlýca araçlarýndan biri olacaktýr.
Türkiye’nin bu anýtýn dikilmesine gösterdiði tepkilere gelince bunlar Dýþiþleri Bakanlýðýnýn 24 Nisan 2003 tarihinde yayýnladýðý basýn açýklamasýnda[67] özetlenmiþtir. Bu açýklamaya göre “bir kin anýtýnýn açýlmasý esef ve tepkiyle” karþýlaþýlmýþtýr. Bu anýtýn yapýlmamasý için Ankara ve Paris’te yürütülen giriþimler sonuçsuz kalmýþtýr. Baþbakan ve Dýþiþleri Bakaný 22 Nisan 2003 tarihinde Türkiye’yi ziyaret eden Fransýz Dýþiþleri Bakanýna “bu anýt ve benzeri giriþimlerin ikili iliþkilerimiz üzerindeki olumsuz yansýmalarýna bir kez daha dikkat çekmiþlerdir”. “. Türk-Fransýz iliþkilerinin üçüncü taraflarýn tarihi çarpýtan politikalarý doðrultusunda ipotek altýnda tutulmaya çalýþýlmasýna müsaade edilmesi son derecede hazindir.”
Ýkinci dünya savaþýndan sonra Ermeniler nedeniyle Türkiye ve Fransa arasýnda ilk bunalým 1971 yýlýnda Marsilya’da Ermeni kilisesinin bahçesine sözde soykýrýmý anmak üzere küçük sayýlabilecek ve caddeden pek görülmeyen bir sütun dikilmesiyle baþlamýþ ve Türk Büyükelçisi Hasan Esat Iþýk, tüm uyarýlarýna raðmen bu sütunun dikilmesine izin verildiði için Fransa’yý terk ederek Ankara’ya dönmüþtü. 1975–1985 yýllarý arasýnda Fransa’da Paris Büyükelçimiz Ýsmail Erez dahil bazý diplomatlarýmýzýn öldürülmesi ve bazýlarýnýn yaralanmasý ile sonuçlanan Ermeni terörü nedeniyle ikili iliþkilerde ciddi krizler yaþanmýþtý. 2001 yýlý Ocak ayýnda Fransýz Meclisinin sözde Ermeni soykýrýmý hakkýndaki kanunu kabul etmesi de Cumhurbaþkaný Sezer ve Baþbakanýn Ecevit’in eleþtirilerine, T.B.M.M. bu konuda bir kýnama kararý almasýna sebep olmuþ[68] ve Fransa ile olan ikili iliþkilerde, askeri araç ve malzeme alýmlarý dahil, ciddi bir gerileme görülmüþtü.
Propaganda aracý olarak sözünü ettiðimiz Fransýz kanunundan çok daha fazla olumsuz bir etki yapacaðýnda þüphe bulunmayan Gomidas heykeline karþý Türkiye’nin gösterdiði tepkinin, yukarýda saydýklarýmýzýn yanýnda, çok ölçülü hatta zayýf olduðu görülmektedir. AKP Hükümeti soykýrým iddialarý hakkýnda Türkiye’nin bilinen tutumunda bir deðiþiklik yapmadýðýna göre Gomidas heykeline yetersiz tepki gösterilmesinin nedeni araþtýrýldýðýnda Avrupa Birliði üyeliði sürecinin gayet nazik bir döneminden geçtiði bir sýrada bu üyeliðini destekleyen Fransa ile iliþkilerin bozulmamasý amacýyla bu þekilde hareket edildiði sonucuna varýlmaktadýr.
Ne var ki Türkiye’nin Gomidas heykeli konusunu bir sorun yapmamasýnýn Ermenileri teþvik etmesi olasýlýðý da vardýr. Nitekim Fransa’nýn en büyük þehirlerinden olan Lyon’da meydanlardan birine “Ermeni Soykýrýmý” ile ilgili bir anýt dikmek kararýný almýþtýr[69]. Bu vesileyle halen Fransa’da “Ermeni Soykýrýmý” ile ilgili 34 adet anýt, haç, meydan ismi v.s. bulunduðunu belirtelim[70].
Diðer yandan Fransa’dan baþka ülkelerde de, esasen mevcut Ermeni “soykýrýmý” anýtlarýnýn artmasý olasýlýðý mevcuttur. Nitekim Yunanistan’ýn eski Dýþiþleri Bakanlarýndan Teodoros Pangalos Selanik’te böyle bir anýt dikilmesini önermiþ ve masraflarýnýn Yunan devleti tarafýndan karþýlanmasýný istemiþtir[71].
[1] Noyan Tapan, 21 Mayýs 2003 [2] Ermeni Araþtýrmalarý, Sayý 8, s. 13,14 [3] Council of Europe Press Release, 23 Mayýs 2003 [4] Bu bölümdeki rakamlar 31 Mayýs 2003 tarihli Arminfo’dan alýnmýþtýr [5] Seçim Merkezi Komisyonu üç seçim çevresinde iptal edilmiþ olan seçimler Haziran 2003 ayýnda tekrarlanacaktýr. [6] David Petrosyan, Parliamentary Elections Preliminary Results and First Impressions, The Noyan Tapan Highlights No 21. Haziran 2003 [7] Ermeni Araþtýrmalarý, Sayý 8, s. 13,14 [8] RFE/RL Armenia Report, 23.05.03 [9] Noyan Tapan, 27 Mayýs 2003 [10] Agence France Presse, 25 Mayýs 2003 [11] Mirror Online, 29.Mayýs 2003 [12] Noyan Tapan, 26 Mayýs 2003 [13]OSCE/ODIHR Electýon Observatýon Mýssýon - Parliamentary Elections, Republic of Armenia 25 May 2003, Statement of Preliminary Findings and Conclusions, Yerevan, 26 May 2003 - [14] ArmenPress, 26 Mayýs 2003 [15] Ermeni Araþtýrmalarý, Sayý 8, s.25, 26 [16] Orran Daily 14 Mayýs 2003 [17] BBC Monitoring Research, 9 Mayýs 2003 [18] Ayný kaynak [19] Azg, 4 Mart 2003 [20] Aravot, 13 Mayýs 2003 [21] Arminfo 31 Mayýs 2003 [22] Ayný kaynak [23] Eurasian Insight, 18.04.03 [24] BBC Monitoring Research, 9 Mayýs 2003 [25] ArmenPress, 28 Mayýs 2003 [26] BBC Monitoring Research, 9 Mayýs [27] Azg, 12 Mart 2003 [28] Pan Armenian Net, 12 Mart 2003 [29] Azg, 18 Mayýs 2003 [30] Armennews, 28 Mart 2003 [31] Noyan Tapan, 9 Nisan 2003 [32] Interfax, 12 Mart 2003 [33] Asbarez, 24 Mart 2003 [34] Arminfo, 18 Mart 2003 [35] Noyan Tapan, 17 Nisan 2003 [36] Azg, 19 Nisan 2003 [37] RFE/RL Armenia Report, 17 Nisan 2003 [38] Eurasianet, 23 Nisan 2003 [39] RFR/RL Armenia Report , 2 Nisan 2003 [40] Baku Today, 26 Mart 2003 [41] RFE/RL Armenia Report, 21 Nisan 2003 [42] Arminfo ,21 Mayýs 2003, [43] Armenpress, 22 Mayýs 2003 [44] Armenpress, 25 Mayýs 2003 [45] Azg, 31 Mayýs 2003 [46] Press Release, Ministry of Foreign Affairs of the Republic of Armenia, 4 Haziran 2003 [47] Hürriyet, 6 Haziran 2003 [48] D.b. Tercüman ,6 Haziran 2003 [49] Hürriyet, 6 Haziran 2003 [50] Ermeni Araþtýrmalarý, Sayý 6, s.22,23 [51] Senatör Toricelli, hediye karþýlýðýnda iþ takibi yaptýðý için Senato’nun Ahlak Komitesince uyarýlmýþtý. Adýgeçen, Kasým 2002’de görev süresinin bitmesinden sonra tekrar adaylýðýný koymamýþtýr. [52] Armenian Assembly of America, Press Pelease 10 Nisan 2003 [53] Armenian Assembly of America, Press Release 21 Mayýs 2003 [54] Cumhuriyet, 22 Mayýs 2003 [55] Radikal, 23 Mayýs 2003 [56] Turkish Daily News, 31 Mayýs 2003 [57] Asbarez, 24 Nisan 2003 [58] Asbarez, 22 Nisan 2003 [59] RFE/RL 24 Nisan 2003. Bu teklifin evveliyatý için bkz. Ermeni Araþtýrmalarý Sayý 5, s. 23 [60] Armenian Assembly of America, Press Realese, 14 Nisan 2003 [61] Armenian National Committee of America, 24 Nisan 2003 [62] Bu Komisyon hakkýnda bilgi almak için bkz. Ermeni Araþtýrmalarý Sayý 2, s. 15–22; Sayý 3, s. 23–25;Sayý 4, s. 15-18 [63] Gomidas hakkýndaki bilgiler Murat Bardakcý’nýn 26 Nisan 2003 tarihli Hürriyetim Sitesinde yayýnlanan “O Heykelin altýna “soykýrým” yazmak en azýndan Gomidas’a hakarettir” baþlýklý yazýsýndan alýnmýþtýr. [64] Zaman gazetesine göre (25 Nisan 2003) Halide Edip Adývar Amerikan Büyükelçisi Morgenthau aracýlýðý ile Gomidas’ýn serbest býrakýlmasýný yetkililerden istemiþtir. Ermeni kaynaklarý, Türklerin Gomidas için giriþimlerinden bahsetmeyerek sadece Morgenthau’dan söz ederler. [65] Azg, 26 Nisan 2003,www. Arnenianheritage.com, www.Kamurj.com [66]www.doc.uchile cl/nbaloian/windows/komitas [67] www.mfa.gov.tr/Turkce/grup/ca/2003/4/default.htm [68] Ermeni Araþtýrmalarý, Sayý 1, s.10–20 [69] Ann Groong, 28 Nisan 2003 [70] Arminfo 24 Nisan 2003 [71] Hürriyet, 22 Nisan 2003 |