AnasayfaÝletiþim
  
English



E-B�lten �yeli�i

G�nl�k b�ltenimize �ye olmak i�in a�a�daki alanlar� doldurunuz.
Ad:
Soyad:
Eposta:


DERG� SAYILARI

Ermenilerin Tehciri ve Türkler'in Göçü (1915-1918)

Erdal ÝLTER*
ERMENÝ ARAÞTIRMALARI, Sayý 9, Bahar 2003

 

Title: The Issue of Armenian Relocation and of the migration of the Turks In the Ottoman Empire during the years between 1915 and 1918.

 

Abstract: After the entry of the Ottoman Empire in the Great War on 14 October 1914, the Armenian population began to rebel by arming themselves and killing thousands of innocent Turks. Moreover the Armenian bands set up organizations called as ‘Armenian Eager Committees’. These rebellious actions caused them to be relocated (tehcir) in different places far away from the war zones by the Turkish authorities. The Ottoman administrators at the time took all the necessary measures to protect the Armenian migrants once the relocation process was commenced. Before this the Armed Armenian bands occupied the province of Van and deported many thousands of the Turks from their homes. Once the Great War ended it bacame clear that almost a million and a half of Turkish population had been expelled from their homelands in Eastern Anatolia and Caucasus by the Armenian criminal organizations.

 

Keywords: Ottoman Empire, Armenians, Armenian Eager Committees, Turkish Villages, Eastern Anatolia.

 

Anahtar Kelimeler: Osmanlý Devleti, Ermeniler, Ermeni Gönüllü Birlikleri, Türk köyleri, Doðu Anadolu.

 

1. Ermeniler’in Davranýþlarý ve Tehcir:

Osmanlý Devleti’nin seferberlik ilân ettiði günlerden (30 Temmuz 1914) az önce, Ermeni Taþnak Partisi, Osmanlý Devleti’nin Birinci Dünya Savaþý’na katýlmasý halinde, kendilerinin nasýl bir durum almalarý gerekeceðini, baþka bir ifade ile, Osmanlý Ýmparatorluðu’nun ölüm kalým savaþý vereceði bir sýrada, devleti nasýl arkadan vuracaklarýný tâyin ve müzakere etmek için Erzurum’da Sekizinci Genel Kongre’lerini yapýyorlardý. Ýki hafta devam eden kongre sonunda, Ermeniler Osmanlý Devleti’ne karþý açýkça cephe kararý almýþlardý[1]. Diðer taraftan, Eçmiyazin Gregoryen (Apostolik) Kilisesi de boþ durmuyordu. Katogigos V. Kevork (1912–1930), Rusya’nýn Genel Valisi Voronçov Daþkov’a yaptýðý 18 Aðustos 1914 tarihli yazýlý müracaatýnda[2], Ermenilerin Çar tarafýndan himayesini istiyor, buna karþýlýk Ruslar ile birlikte Osmanlý Devleti’ne karþý savaþacaklarýný taahhüt ediyordu[3]. Yine ayný gün, Voronçov Daþkov, Tiflis’deki Ermeni Millî Konseyi üyeleri ve Belediye Baþkaný Hadisyan ile görüþüyor ve ona, eðer Erzurum, Van, Bitlis, Diyarbakýr, Harput ve Sivas vilâyetleri Ermenilerin yardýmý ile ele geçirilirse, buralarda bir Ermeni muhtariyetinin tanýnacaðýný ilân ediyordu[4]. V. Kevork ayrýca, Katogigosluðun resmî yayýn organý olan “Ararat” gazetesinde, bütün Ermenilere hitaben bir beyannâme yayýnlayarak (Aðustos 1914)[5], isyan çýðýrtkanlýðý yapýyordu.

Osmanlý Devleti, 11 Ekim 1914 tarihinde Birinci Dünya Savaþý’na girdi. Ruslarýn 31 Ekim 1914 tarihinde Bayezýt’dan ve 1 Kasým 1914 tarihinde de Erzurum tarafýndan Osmanlý sýnýrlarýný geçerek ilerlemelerini fýrsat bilen Ermeniler, plânlarý gereðince, bir taraftan çeteler kurdular, yollarý kestiler, Türk köylerine saldýrdýlar bir taraftan da imkân bulduklarý þehirlerde isyanlar çýkardýlar. Savaþý takip eden günlerde, “Hýnçak” gazetesinde çýkan “Sosyal Demokrat Hýnçak Komitesi Genel Merkezi” imzalý bir beyannâmede[6] de, Hýnçak Komitesi’nin Rus ordularý ile politik ve ihtilâlci anlamda çalýþacaðý belirtiliyordu.

Diðer taraftan, Kafkasya ve Doðu Anadolu’da devlete karþý savaþacak “Ermeni Gönüllü Birlikleri” teþkil edilmiþti. Bu amaç için Amerika Birleþik Devletleri’nde kurulan “Millî Müdafaa Komisyonu” nun üyeleri arasýnda, Adana eski Piskoposu Muþeg, Ankara eski Piskoposu Papken, Kütahya Piskoposu Papken Köleseryan, Feriköy ve Üsküdar eski vaizi rahip Dirayr da bulunuyordu. Komisyonu teþkil eden üyeler, Türkiye’de yýllarca piskoposluk yapmýþ olan ruhanî liderlerdi[7].

1915 ilkbaharýnýn baþlarýnda, yani Osmanlý Devleti’nin Birinci Dünya Savaþý’na girmesinden altý ay sonra, Rusya’nýn desteðindeki Ermenilerin faaliyetlerini þöyle özetleyebiliriz[8].

 

1.       Seferberliðin ilâný üzerine askere gitmeyi reddetmiþler, silâhlarýný alarak daðlara çýkmýþlar, savaþ baþlar baþlamaz da Rus ordusuna katýlarak onlarla birlikte Osmanlý ordusuna karþý çarpýþmýþlardýr,

2.       Askere gidenler ise silâh ve cephaneleri de alarak kaçmýþlar, komitecilerin emrindeki çetelere katýlmýþlardýr,

3.       Anadolu’nun birçok yerinde gizli komiteler faaliyetlerini artýrmýþlar, bomba imalâthaneleri ve silâh depolarý kurmuþlardýr,

4.       Silâhsýz ve müdafaasýz Müslüman ahali üzerine baskýnlar yapmýþlar, günahsýz pek çok masumu vahþice katletmiþlerdir,

5.       Resmî binalara, askerlere, jandarmalara saldýrýlarýný gittikçe þiddetlendirmiþlerdir,

6.       Çeþitli bölgelerde isyanlar çýkarmýþlar, özellikle Doðu Anadolu’ya yaklaþtýkça isyan bölgeleri daha sýklaþýr olmuþtur,

7.       Van’da büyük bir isyan baþlatmýþlar, Rus ordusu þehri iþgal etmeden önce ve iþgal sonrasý katliâm yaparak Van ahalisinin büyük kýsmýný öldürmüþlerdir,

8.       Bütün terör hareketleri, Osmanlý Ermeni milletvekilleri, papazlarý, tanýnmýþ Ermeni doktor ve avukatlarý tarafýndan plânlanmýþ ve yönlendirilmiþtir.

Ýþte Ermeniler böylece, tarihte “Ermeni Tehciri” adý ile anýlan, kendilerinin savaþ alaný dýþýna çýkarýlmalarýna sebep oldular. Türk hatlarý gerisinde geniþ bir ihtilâl çýkarmalarý ve Osmanlý Ordusu’nu iki ateþ arasýnda býrakmalarý sebebiyle, Osmanlý Hükümeti Ermenileri stratejik noktalardan kaldýrabilmek için 27 Mayýs 1915 tarihinde “Sevk ve Ýskân (Tehcir) Kanunu” nu çýkardý ve yürürlüðe koydu. Kanun metninde, hükümet icraatýna karþý çýkan, emirlerine itaat etmeyenler ile silâhlý direnmede bulunanlar, casusluk yapan köy ve kasaba ahalisinin askerî gereklerden dolayý, tek tek veya topluca diðer yerlere sevk ve iskân edile-ceði öngörülmekte idi[9]. Bu kanun, Ermenilerin fiilî ve silâhlý isyan hareketinden çok sonra, Van isyanýný müteakip, Osmanlý Devleti’nin ordusunu ve silâhsýz sivil halkýný Ermeni taþkýnlýklarýna karþý korumak ve savaþý kazanmasýna engel olacak faaliyetleri önlemek amacý ile baþvurulan bir “millî nefis müdafaasý” idi. Diyarbakýr valisi Mehmet Reþit Bey, Tehcir ile ilgili olarak, “...Onlar (Ermeniler) bizleri yok etmek inancý ve kararý ile þartlanmýþlardýr...Yani anlayacaðýnýz, bizleri meþru müdafaa için harekete sevk eden onlardýr.”[10] demektedir.

Batý dünyasý Tehcir olayýný, kendi usullerince yapýlan bir katliâm (jenosid/genocide) olduðunu sanýrlar. Çünkü jenosid/genocide, batý kültürünün ayrýlmaz bir parçasýdýr. Bu cümleden olarak, Tehcir sýrasýndaki olaylarý katliâm olarak gösterme, Ermeniler tarafýndan da iddia edilen bir husustur. Halbuki Osmanlý Devleti, tehlikeli durumlarda ve gerektiðinde, katliâmý deðil,baþka bir yere sevk’i tercih etmiþtir. Konu derinliðine incelendiðinde, gerçekler açýkça görülmekte ve öldürüldüðü iddia edilen 1.500.000 Ermeni, yerini Türk’e býrakmaktadýr. Oysa ki en cömert tahminler dahi bu dönemde Osmanlý Ýmparatorluðu’ndaki Ermenilerin nüfusunu 1.500.000 olarak tespit etmektedir[11]. Osmanlý Ýmparatorluðu’nda ve özellikle Anadolu’daki Ermenilerin nüfusu hakkýnda muhtelif taraflý araþtýrmalar yapýlmýþtýr. Ermeni nüfusunun, Türk nüfusu yanýnda yüksek bir oranda bulunduðu iddialarý artýk bugün ilmî veriler karþýsýnda inanýrlýðýný yitirmiþtir[12]. Ermenilere yönelik yapýldýðý iddia edilen soykýrým konusu, Ermeni propagandasý kampanyasýnýn hiç deðiþmeyen temasýdýr[13]. Ýddialarýn tersine, sevk ve iskân sýrasýnda Türk makamlarý en insancýl tedbirleri almýþlardýr[14].

2. Ermeni Ýsyaný ve Rus Ýþgali Esnasýnda Vukubulan Türkler’in Göçü (1915–1918):


Ermeni ve Ermeni sempatizaný yazarlarýn kaleme aldýklarý Birinci Dünya Savaþý’nýn acý olaylarý ile ilgili son derece geniþ literatürde, Ermeni isyanlarý ve korkunç sonuçlarý yüzünden hayatlarýný kaybeden masum Türklere, bu insanlarýn çektikleri acýlara ve katlandýklarý mahrumiyetlere ait, piþmanlýk belirten tek bir söz olsun bulmak, nedense mümkün deðildir[15].

 

Ermeni tehciri baþlamadan önce, Ruslar Doðu Anadolu ve Doðu Karadeniz bölgelerinde büyük bir taarruza baþlamýþlardý. Ermeni çeteleri de Van’ý iþgal ederek binlerce Türk’ü yurtlarýndan sürmüþlerdi. Osmanlý Ýçiþleri Bakanlýðý’nýn Baþbakanlýða sunduðu 17 Aralýk 1916 tarihli bir rapora göre[16], Erzurum, Trabzon, Van, Bitlis, Muþ vilâyetlerinden göç ederek mülteci durumuna düþen Türkler’in sayýsý 800.000’e ulaþmýþtýr. Bu Türkler, aþaðýda belirtilen 4 iskân bölgesine yerleþtirilmiþler ve her bölge hakkýnda ayrý ayrý bilgi verilmiþtir.

1. Ýskân Bölgesi:

Ordu, Giresun, Samsun, Sinop, Kastamonu, Ünye, Bafra, Çarþamba, Fatsa, Terme’yi kapsamaktadýr.

Trabzon ile sahil ahalisi kýsmen kayýklarla denizden Ordu, Giresun ve Samsun taraflarýna gönderilmiþtir. Ordu ve Giresun’dan gelerek kendiliklerinden Terme ve Çarþamba’da yerleþtirilen mültecilerin büyük bir kýsmý oralarda zarar veren sýtmadan etkilenmiþlerdir. Samsun’da bulunanlardan da bir bölüm mülteci Türk, Kavak, Havza, Merzifon yolu ile Çorum’a ve bir bölümü de Bafra yolu ile Sinop-Kastamonu bölgesine gönderilmiþlerdir. 1915 baþlarýnda bu bölgede, 79.100 mülteci bulunmakta idi.

2. Ýskân Bölgesi:

Ankara, Kayseri, Niðde, Sivas, Çorum, Konya, Amasya, Kýrþehir, Yozgat, Tokat, Merzifon’u kapsamaktadýr. Sadece Sivas’a gelen Türk mülteci sayýsý, 300.000’i aþmýþ bulunuyordu.

3. Ýskân Bölgesi:

Elazýð, Malatya, Maraþ ve Adýyaman bölgesi idi.

4. Ýskân Bölgesi:

Diyarbakýr, Urfa, Gaziantep, Adana, Mardin þeklinde düzenlenmiþti. Diyarbakýr’da 16.901, Mardin’de 16.162, Urfa’da 40.000 mülteci bulunmakta idi. Ayrýca, Diyarbakýr, Mardin, Siverek ve Urfa’da birer çocuk yuvasý (dar-ül-eytam) kurulmuþ ve 10.500 civarýnda çocuk toplanmýþtý. Adana’ya 10.000 mültecinin sevki karar altýna alýnmýþtý.

Osmanlý Devleti, bir taraftan Ermeni göçmenlerin problemlerini çözmeye uðraþýrken, ayný zamanda Türk mültecilerin yerleþtirilmesi için de yoðun bir çaba içine girmiþti.

Birinci Dünya Savaþý sona erdiði zaman, Doðu Anadolu ve Kafkasya’da 1,2 milyondan fazla Türk yerlerinden sürülmüþtü. Doðu Anadolu’da 1,5 milyondan çok insan, Kafkas göçmeni Müslümanlar’dan da 130.000 kiþi hayatýný kaybetmiþ bulunuyordu[17]. Neticede ölü sayýsý akla durgunluk verecek bir seviye-ye ulaþmýþtý. Van’da Türkler’in % 62’si, Bitlis vilâyetinde % 42’si, Erzurum vilâyetinde % 31’i ve Diyarbakýr’da % 26’sý ölmüþtür. Doðu Anadolu’nun beþ vilâyetinde Türkler’in % 32’si ölmüþtür[18]. Ermeniler tarafýndan, insanlýk tarihinin en dehþetli olayý olarak gösterilmeye çalýþýlan olaylarda, Türkler son derece fazla sayýda ölüme maruz kalmýþlardýr.

Burada tarihçinin þu soruyu sormaya hakký vardýr: Devamlý olarak gündeme getirilen Ermeni kurbanlarý meselesi gibi, Türk kurbanlarý meselesi de ne zaman ve kimler tarafýndan uluslararasý plâtformlarda gündeme getirilecektir?





[1]  Geniþ bilgi için bkz., Erdal Ýlter, ‘Taþnak Partisi’nin Ermeni Ýsyanlarý’ndaki Rolü (1892-1914),’ 21. Yüzyýla Girerken Tarihe Dostça Bakýþ:Türk-Ermeni Ýliþkileri, (Ankara: Atatürk Araþtýrma Merkezi Yayýnlarý, 2000), s.  85 – 106.

[2]  Bu belgenin metni için bkz., Esat Uras, The Armenians in History and the Armenian Question, (Ýstanbul: Documentary Publications, 1988), s. 843 – 845.

[3]  Birinci Dünya Savaþý baþlamadan önce, binlerce silâhlý Ermeni Rus ordusuna katýlmýþ, Rus subaylarýnýn ku-mandasýnda Ermeni “drujina” larý (1000’er kiþilik birlikler) kurulmuþtu. Bu birliklere, Rus ordusunda General rütbesi alan Ermeni Tovmas Nazarbekyan kumanda etmekte idi.

[4]  Stefanos Yerasimos, Milliyetler ve Sýnýrlar: Balkanlar, Kafkasya ve Orta-Doðu, (Ýstanbul: Ýletiþim Yayýnlarý, 1994), s. 282.

[5]  Beyannâme’nin metni için bkz., Aspirations et Agissement Révolutionnaires des Comités Arméniens avant et aprés la proclamation de la Constitution Ottomane, (Constantinople: 1917), s. 139-141.

[6]  The Turco-Armenian Question: The Turkish Point of View, (Constantinople: The National Congress of Turkey, 1919), s. 105 – 106.

[7]  Aspirations et Agissement Révolutionnaires des Comités Arméniens..., s. 144.

[8]  Bu maddelerdeki olaylara ait geniþ bilgi için bkz., Aspirations et Agissement Révolutionnaires des Comités Arméniens..., s. 221 – 307; Ayrýca bkz., Erdal Ýlter, Armenian and Russian Oppressions (1914-1916): Testimonies of Witnesses, (Ankara: KÖK Series of Social and Strategical Researches, 1999); Ermeniler Tarafýndan Yapýlan Katliam Belgeleri (1914-1919), I, (Ankara: Baþbakanlýk Devlet Arþivleri Genel Müdürlüðü, 2001).

[9] Aspirations et Agissement Révolutionnaires des Comités Arméniens..., s. 316; Ayrýca bkz., Armenians in Ottoman Documents (1915-1920), (Ankara: The Turkish Republic Prime Ministry General Directorate of the State Archives Directorate of Ottoman Archives Publication, 1995), s. 33 – 35; Tehcir konusunda son olarak yapýlan þu çalýþmaya bakýlmalýdýr: Yusuf Halaçoðlu, Ermeni Tehciri ve Gerçekler,1914-1918, (Ankara: Türk Ta-rih Kurumu Yayýnlarý, 2001).

[10]  Mithat Þükrü Bleda, Ýmparatorluðun Çöküþü, yay., Turgut Bleda, (Ýstanbul: Remzi Kitabevi, 1979), s. 58.

[11]  Yavuz Ercan, ‘Ermeniler ve Ermeni Sorunu,’ Osmanlýdan Günümüze Ermeni Sorunu, (Ankara: Yeni Türkiye Yayýnlarý, 2001), s. 93.

[12]  Msl.bkz., Stanford W. Shaw, ‘Ottoman Population Movements During The Last Years of the Empire, 1885-1914: Some Preliminary Remarks,’ The Journal of Ottoman Studies, Vol. I, (Ýstanbul: Enderun Kitabevi, 1980), s. 197 tablo A; Justin McCarthy, Muslim and Minorities: The Population of Ottoman Anatolia and the End of the Empire, (New York and London: New York University Press, 1983), s. 47 – 88.

[13]  Msl.bkz., Vahakn N. Dadrian, The History of the Armenian Genocide: Ethnic Conflict from the Balkans to Anatolia to the Caucasus, (Oxford, England: Berghahn Books, 1995); Taner Akçam, Armenien und Völ-kermord, Die Istanbuler Prozesse und die türkische Nationalbewegung, (Hamburg: 1996).

[14]  Bkz., Yusuf Halaçoðlu, Ermeni Tehciri ..., s. 59 – 69.

[15]  Erich Feigl, Ein Mythos Des Terrors, (Salzburg: Edition Zeitgeschichte-Freilassing, 1986), s. 88 – 90.

[16]  Askeri Tarih Belgeleri Dergisi, Sa: 81 (Ankara: Genelkurmay Askerî Tarih ve Stratejik Etüt Baþkanlýðý Yayýnlarý, Aralýk 1982), s. 219 – 222, Belge No: 1845, Bkz., Ek 1.

[17] Justin McCarthy, ‘Armenian Terrorism: History as poison and Antidode,’ International Terrorism and The Drug Connection, (Ankara: Ankara University Press, 1984), s. 89 – 90.

[18] Justin McCarthy, ‘Milli Felâket, Yeniden Doðuþ, Türk Milleti ve Mustafa Kemal Atatürk,’ Atatürk, Cumhu-riyet-Türk Tarihi, (Ankara: 1984), s. 9.

 

 ----------------------
* Tarihçi-Yazar -
- ERMENÝ ARAÞTIRMALARI, Sayý 9, Bahar 2003
    ï¿½ï¿½eri�e Yorum Yaz    Yazd�r    Tavsiye Et

   «  Geri
Yorumlar

Hen�z Yorum bulunmamaktad�r.


 
 
ERAREN - Ermeni Ara�t�rmalar� Enstit�s�

Bu site en iyi 1024 x 768 �z�n�rl�kte g�r�nt�lenir.