AnasayfaÝletiþim
  
English



E-B�lten �yeli�i

G�nl�k b�ltenimize �ye olmak i�in a�a�daki alanlar� doldurunuz.
Ad:
Soyad:
Eposta:


DERG� SAYILARI

Aðrý Daðý Eteklerinde Yitik Canlar: Iðdýr Ovasýnýn Kurbanlarý

Dr. Þenol KANTARCI*
ERMENÝ ARAÞTIRMALARI, Sayý 9, Bahar 2003

 

Title: Lost Lives in the Skirts of the Mount Ararat: the Victims of Iðdýr Plains.

Abstract: This paper narrates the excavation of the mass grave in Gedikli/Tavus village in Iðdýr Province.  In May 27, 2003, the archeologists accompanied by many Turkish and foreign scholars and journalists dug the dirt, in where the archival sources pointed, and found the skeletons and bones of the Muslim victims, who were slaughtered by the Armenian bands in 1919. As many of them exposed before, this mass grave also proves the Armenian atrocities in the region killing thousands of undefended Muslim children, women and elderly people alike.

Keywords: Armenian Atrocities Against the Turks, Excavation of Gedikli/Tavus Mass Grave Site in Iðdýr, Armenian Terror in Iðdýr, Iðdýr Plains, Mount Ararat.

Anahtar Kelimeler: Türklere Yönelik Ermeni Katliamý, Iðdýr Gedikli /Tavus Köyü Toplu Mezar Kazýsý, Iðdýr ve Çevresinde Ermeni Terörü, Iðdýr Ovasý, Aðrý Daðý.

Toplu mezar kazýsýnýn yapýldýðý günün akþamý… Otelde akþam yemeði yiyoruz…

Hemen herkesin yüzünden hüzün mýsralarý okunuyor...

Avusturya’dan kazýya gözlemci olarak katýlan Bayan Kerstin Tomenendal, kazý sýrasýnda görmüþ olduðu manzarayý hatýrladýðýný söylerken gözlerinden yaþlar akýyor:“Ýki çocuðum var… Herhalde ben de olsaydým aynýsýný yapardým… Çocuklarýma sýmsýký sarýlýr o dehþet anýný beklerdim” diyor...

Bayan Tomenendal’ýn gördüðü manzara, katliam sýrasýnda biri üç yaþýnda diðeri yedi yaþlarýnda iki çocuðuna sarýlmýþ ve Ermeniler tarafýndan kafa tasý ikiye ayrýlmýþ anne ve çocuklarýnýn iskeletlerinin görüntüsüydü…                         

2003 yýlý Mayýs ayýnýn son günleri. Kars havaalanýnda uçaktan inen oldukça kalabalýk bir grup kendilerini Iðdýr’a götürecek olan otobüsün yanýnda toplanmaya baþlýyor. Çok geçmeden otobüsün yanýnda kýrk kiþiye yakýn insan toplanýyor. Aralarýnda Mýsýr’dan, Fransa’dan, Avusturya’dan ve Türkiye’den yerli yabancý basýn mensubu, bilim adamýnýn bulunduðu grup, kýsa bir süre sonra kendilerini Iðdýr’a götürecek olan otobüse biniyor.

Otobüstekilerin birçoðu birbirlerini tanýmýyor. Iðdýr’a doðru araba hareket ettikten sonra ortaya atýlan konular üzerinde fikir beyan etmelerle ilk diyalog baþlýyor. Gruptakilerin birçoðu Kars’a ve Iðdýr’a ilk defa geldiklerini söylüyorlar.

Otobüs, Kars yaylasýndan Iðdýr ovasýna doðru ilerliyor…

Aras Nehrinin sað tarafýndan yolculuk devam ederken Aras’ýn sol tarafýnda tepelik alanlarda Ermenistan sýnýrýný ve Ermeni köylerini görüyorsunuz. Meraklý gözlerle arabadaki hemen herkes karþý tarafa bakýyor. Otobüs ilerliyor, sol tarafta Ermenistan sýnýrlarý içerisinde uzakta üç kubbeli, birbirlerinden baðýmsýz ovalimsi bir tesis görülüyor. Araçta bulunan ve aslen Iðdýrlý olan araþtýrmacý açýklýyor: “Gördüðünüz bina Medzamor Nükleer Santrali, bu santral yýllardýr hem Iðdýrlý’yý hem de Erivanlý’yý tehdit ediyor, deprem kuþaðýndayýz, fay hattýnýn üzerinde Azrail uyuyor veya uyutuluyor…”

Fikir beyan etmeler... Yolculuk devam ediyor...

Az sonra heybetini gösteriyor Aðrý Daðý ve eteklerinde cennetin diðer adý Iðdýr Ovasý… Yeþilin yeþiline bürünmüþ uçsuz bucaksýz bir ova...

Heyecanla sesleniyor otobüstekilere Iðdýrlý araþtýrmacý: “Hemen fotoðrafýný çekebilirsiniz Aðrý Daðý’nýn, þapkasýný çýkarmýþ siz misafirlerine, bakýn, bakýn hiç bulut yok heybetlinin zirvesinde, bunu nadir görürsünüz bu mevsimde…”[1]

Bir saate yakýn bir yolculuktan sonra Aðrý Daðý’nýn eteklerinde þehrin merkezine Dede – Korkut Oðuzlarý’nýn kadim þehri Iðdýr[2]’a giriþle yolculuk bitiyor. Bir saatlik bir dinlenmeden sonra Tuzluca’da bulunan Tuz ocaðýnýn ziyareti baþlýyor. Tuz ocaðý, yerin yaklaþýk 270 metre aþaðýsýnda büyük bir maðara þeklinde...

Ýspanyol Kralý tarafýndan, elçi olarak Semerkand’a, Timur nezdine (Mayýs 1404’te)  gönderilmiþ olan Ýspanyol Elçisi Ruj Gonzales de Clavijo, Tuzluca’daki tuz ocaðýný seyahatnamesinde þöyle anlatýyor: “27 Mayýs 1404’te Nadjoy köyünde istirahat ettik... Tekrar Aras (sað) kýyýsýnda ilerlemeye devam ettik. Yol bozuk ve bir çok yeri dimdik idi. Ertesi gün yine bir köyde kaldýk. Burada daðýn tepesine kurulmuþ bir kale vardý. Dað taþ tuz kayalarýyla kaplýydý. Civar köylerden gelenler buradan tuz alýp yemeklerinde kullanýyorlarmýþ.”[3]

Tuz ocaðý ziyaretinden sonra Alican Sýnýr Kapýsý’na ziyaretle gün sona eriyor...

Ertesi gün sabah erkenden toplu mezar kazýsýnýn yapýlacaðý köy olan Gedikli /Tavus köyüne doðru hareket ediliyor...

BÖLGENÝN KÝMLÝÐÝNDEN BÝR KAÇ ÖNEMLÝ NOT

Doðu Anadolu Bölgesinin doðusunda yer alan Iðdýr’da[4] asýrlar boyu birçok medeniyetin ve uygarlýklarýn hüküm sürdüðü, býraktýklarý tarihi kalýntýlardan anlaþýlmaktadýr. Iðdýr ile ilgili olarak bugüne kadar yapýlan çeþitli arkeolojik ve prehistorik (tarih öncesi) araþtýrmalar, bölgedeki yerleþmelerin insanlýk tarihi kadar eski olduðunu, bölgenin birçok medeniyete ve uygarlýða beþiklik ettiðini ortaya koymuþtur. Iðdýr Ovasý'nda bulunan kara obsidiyen taþ aletlerle çakmak taþýndan yapýlmýþ aletler, mezolitik (yontma taþ) devrin bölgede de yaþandýðýný göstermektedir. Bölgenin ilk yerleþik kavmi Hurriler'dir. Hurrilerden sonra, Mitanniler, Kimmerler, Sümerler ve Subariler gibi kavimlerin Aðrý Daðý yamaçlarýnda, Aras Nehri Havzasýnda ve Doðu Anadolu'da ikamet ettikleri bilinmektedir. Bölge daha sonra sýrasýyla; Urartular, Ýskitler, Selevkoslular, Arsaklýlar, Sasaniler, Araplar, Bizanslýlar, Selçuklular, Moðollar, Çingizler, Ýlhanlýlar, Celayýrlýlar, Karakoyunlular, Akkoyunlular ve Safeviler’in eline geçmiþtir[5]. Yavuz Sultan Selim'in 1514'te Çaldýran Savaþý'yla Safevileri yenmesiyle birlikte bölge de Osmanlý idaresine girmiþtir. Osmanlýlarýn 1583' te Revan'ý (Erivan) fethinden sonra, bugünkü Iðdýr, Tuzluca ve Aralýk ilçelerinin idaresi "Aralýk Kazasý" adýyla Revan Eyaleti'ne baðlanmýþtýr. Ýranlýlarla yapýlan savaþlar sonunda imzalanan 1736 tarihli Ýstanbul Antlaþmasýndan sonra 1827' ye kadar Ýran idaresinde kalan bölge, Osmanlý-Rus savaþý (93 harbi) sonunda 42 yýl Rus iþgaline maruz kalmýþtýr. 1917 Ekim Devriminden sonra içine düþtüðü siyasi bunalýmdan kurtulamayan Rusya'nýn Brest-Litovks muahedesini imzalamasýyla bölge, tekrar Türklere geçmiþse de 30 Ekim 1918 tarihli Mondros Mütarekesiyle Türk ordularý çekilince Iðdýr ve çevresi Ermenilerin mezalimine sahne olmuþtur. Nihayet, 14 Kasým 1920'de 15. Kolordu Komutaný Kazým Karabekir komutasýndaki Türk ordusunca bozguna uðratýlan Ermenilerin Aras Nehri'nin kuzeyine püskürtülmesiyle birlikte, Iðdýr ve çevresi de yeniden kesin olarak Türk topraklarýna katýlmýþtýr [6].

IÐDIR’IN GÖÐE UZANAN ELÝ: AÐRI DAÐI

Evliya Çelebi’nin Türkmen yaylaðý[7], Marco Polo’nun hiçbir zaman çýkýlmayacak bir dað diye sözünü ettiði Aðrý Daðý’nýn uzaktan mavimsi bir görüntüsü var. Baþýnda kardan beyaz þapkasý… Gökyüzüyle, bulutlarla dost Aðrý Daðý… Bir de yavrusu var bu daðýn kanatlarýnýn altýnda: Küçük Aðrý Daðý…

Aðrý Daðý için, “Ararat” adý da kullanýlýr. Ermenice bir kelime olduðu zannýyla tepki de gösterilir. Oysa bu adýn Ermeni ve Ermenice ile alakasý yoktur. Kaynaklarda, daha Ermeniler bu bölgeye gelmeden çok önceleri kullanýldýðý görülür. Urartu kaynaklarýnda geçen “Ararat” adý, Aðrý Daðý çevresi için kullanýlan bir yer adýdýr. Ararat bölgesinin daðý anlamýnda da kullanýlmýþtýr. Ermeniler bu gerçeði anlayýnca, yapmacýk olarak sahiplendikleri ve kullandýklarý bu adý býrakmýþ ve Aðrý Daðý’na Masis daðý demeye baþlamýþlardýr. Oysa “Masis” kelimesi de Ermenice deðil, Gürcücedir[8].

Aðrý Daðý’nýn piramit þeklinde gökyüzüne doðru dimdik yükseldiðini söyleyen Marco Polo’nun: “Bütün yýl, kar eksik olmuyor tepesinde, hep bembeyaz, bulutlu. Daðýn etekleri ise yemyeþil, gür otlaklarla çevrili, Türklerin hayvanlarý otlatmasý için bulunmaz bir bölge”[9]olarak anlattýðý Aðrý Daðý, Türkiye, Ýran ve Nahçývan devlet sýnýrlarýnýn kesiþme noktasýna oturmuþtur. Görülmeye deðer heybeti ile geniþ bir alana egemen olduðu için, Iðdýr ve Nahçývan’ýn her tarafýndan, Aðrý ilinin bir çok yerinden, Van’ýn, Erzurum’un, Kars’ýn, Ermenistan’ýn ve Ýran’ýn yüksek yerlerinden görünmektedir.

Aðrý Daðý’nýn kuzeybatý eteklerinde inþâ edilen Surp-Mari / Sürmeli (Karakale), Iðdýr Ovasýnýn en büyük ve meþhur þehriymiþ… Büyük tufandan sonra kuru toprak üzerine inþa edilen ilk þehrin, Nuh’un oðullarý tarafýndan bu bölgede inþa edildiði inancý hakimdir.[10] Selçuklu kaynaðý Ahbarü’d-Devleti’s-Selçukiyye’de: “Bu kalenin içinde akarsular ve bostanlar vardý” denmektedir. 1664 yýlýnda meydana gelen büyük depremde Iðdýr Kalesinin yýkýldýðý ve ahalisinin ovaya inerek bugünkü Iðdýr þehrinin nüvesini kurduðu ileri sürülmektedir. 1927 tarihli Tahrir Defteri’nde Iðdýr adlý nahiyenin varlýðý, bu görüþü desteklemektedir.

Ýspanyol Elçisi Ruj Gonzales de Clavijo, 29 Mayýs 1404 Perþembe günü öðle üzeri Iðdýr/ Sürmeli’ye geldiklerini kaydetmektedir. Büyük tufandan sonra ilk inþa olunan þehrin Surmari (Sürmeli) olduðunu, þehrin kapýsý üzerinde kuvvetli kuleleri olan bir kalesinin bulunduðunu kalenin iç içe iki kapsýnýn olduðunu ve þehrin giriþ kapýsýndan vadi içine inilebildiðini belirtmektedir. 30 Mayýs 1404 Cuma günü Karakale’ye geldiklerini, bu kalenin bir kadýn tarafýndan idare edildiðini, kendisinin Timur’a tabi olup ona vergi verdiðinden bahsetmektedir[11]. Eskiden bu kalede þakilerin barýndýðýný, civardan gelip geçen yolcularý ve kervanlarý soyarak geçindiklerini, Timur’un bu kaleye hücum ederek kaleyi ele geçirdiðini ve eþkýya reisini idam ederek kalenin idaresini reisin hanýmýna býraktýðýný anlatmaktadýr. Timur, kalenin tekrar eþkýya barýnaðý olmamasý için, bütün kapýlarýný yýktýrdýðý ve bir daha kapý yapýlmamasýný yasakladýðý belirtilmektedir. Clavijo, bölge gezilerinde Aðrý daðýnda yaygýn otlarýn bulunduðunu, bunlar arasýnda bir çok sular (pýnarlar) aktýðýný ve yolda pek çok þehir harabelerine, büyük taþlardan inþa olunmuþ evlere rastladýklarýný, daðýn eteðindeki vadilerde bir takým böceklerden çýkarýlan kýrmýzý boyalarla ipeklilerin boyandýðýný belirtiyor[12].

Kendisine atfedilen dini ve efsanevi özelliði ile meþhur Aðrý Daðý’nýn önem ve þöhretini arttýran dini-efsanevi husus, büyük tufandan sonra Hz. Nuh’un gemisinin Aðrý Daðý’nda karaya oturduðu inancýdýr. Bu özelliði nedeniyle “dinler tarihi” açýsýndan da önemli bir yere sahiptir. Tarih boyunca Aðrý Daðý’ný, Oðuzlar “Arkuri” (Arkadaki Dað), Marko Polo(1290 yýlýnda bölgeden geçerken) “Akdað”, Katip Çelebi (Ünlü eseri Cihannüma’da) “Kül-i Argý”, Evliya Çelebi (Ünlü eseri Seyahatname’de) “Kül-i Argý”, Batýlýlar “Ararat”, Araplar “Cebelü’l Haris”, Ýranlýlar “Küh-i Nuh”, Ermeniler “Masis Daðý” olarak adlandýrmýþlardýr[13].

Yörede, Iðdýr’a gidip de Aðrý Daðý’ný görmeden, Türklüðün sembolü Koçbaþlý Mezarlarý[14] görmeden, Karakale’yi gezmeden, Bozbaþý’ný yemeden gelmeyin derler.

IÐDIR’DA ERMENÝLERÝN TÜRKLERE YÖNELÝK KATLÝAM HAREKETLERÝ

Birinci Dünya Savaþý sýrasýnda Rus kuvvetlerinin, Osmanlý ve Rus Ermenilerinden kurulmuþ olan gönüllü alaylarý öncülüðünde, Doðudan Osmanlý topraklarýna girmesiyle birlikte Osmanlý ordusunda bulunan Ermeniler, silahlarýyla birlikte firar ederek Rus kuvvetlerine katýlmýþlardýr. Rus ordusuna henüz ulaþamayan bir kýsým Ermeniler ise çeteler kurarak isyan etmiþlerdir. Yýllarca gerek Ermeni gerekse misyoner okullarýnda ve kiliselerinde saklanan silahlar ortaya çýkarýlmýþ, askerlik þubeleri basýlarak yeni silahlar saðlanmýþtýr. Silahlanan Ermeni çeteleri komitelerin “kurtulmak istiyorsan, önce komþunu öldür” talimatý üzerine, erkekler cephelerde olduðu için savunmasýz kalan Türk þehirlerine, kasabalarýna ve köylerine saldýrarak katliama giriþmiþlerdir. Osmanlý kuvvetlerini arkadan vuran Ermeniler, Osmanlý birliklerinin harekatýný engellemiþler, ikmal yollarýný kesmiþler, yaralý taþýyan konvoylarý pusuya düþürmüþler, köprü ve yollarý imha etmiþler, bulunduklarý þehirlerde ayaklanarak Rus iþgalini kolaylaþtýrmýþlardýr. Rus kuvvetleri saflarýnda bulunan Ermeni gönüllü alaylarýnýn yaptýðý zulüm o kadar aðýr olmuþtur ki, Rus komutanlýðý bazý Ermeni birliklerini cepheden uzaklaþtýrarak geri hatlara sevk etmek zorunluluðu hissetmiþtir.

Ermeni çetecilerinin Kars ve çevresinde Müslüman ahaliye yönelik katliam hareketleri 1915[15]  ve 1920[16] yýllarý boyunca sürmüþtür. Özellikle Rusya’da 1917 Ekim ihtilâlinin patlak vermesi, Rus ordularýnda çözülme meydana getirmiþ, Doðu Anadolu’da cephede etkinlik, Ermeni ve Gürcülere geçmiþtir. Söz konusu dönemde, Anadolu’nun birçok yerinde Ermenilerin Türk halkýna yönelik katliam hareketleri baþlamýþtýr[17].

Birinci Dünya Savaþý öncesinde Þebinkarahisar’da Türklere karþý katliam düzenleyen Sivaslý Murat, Sasun Canavarý diye þöhret kazanan Antranik ve Muþ katliamýný gerçekleþtiren Arþak gibi Ermeni komitecilerinin liderliðinde Erzincan, Bayburt, Erzurum, Kars, Ardahan ve Iðdýr[18] gibi birçok yerde katliam hareketleri yapýlmýþtýr. Bölgede bulunan Müslüman ahali, Rus subaylarýnýn artýk etkinliklerini kaybetmeleri sebebiyle, yok olma tehlikesiyle karþý karþýya kalmýþlardýr. Rus iþgali altýndaki bölgede faaliyete geçen Ermeniler, henüz sütten kesilmemiþ çocuklarý öldürmüþ, hamile kadýnlarýn karýnlarýný yarmýþ, Müslümanlarý diri diri yakmýþ, kýz çocuklarýna akla gelmedik iþkenceler yapmýþlardýr[19].

Kafkasya’da ve Doðu Anadolu Bölgesi’nde Türklere yönelik Ermeni katliamlarý düzenli Ermeni birlikleri tarafýndan gerçekleþtirilmiþtir[20].

Iðdýr’da, Tuzluca’da ve Aralýk’ta çok sayýda Türk, çoluk çocuk, genç ihtiyar demeden Ermeniler tarafýndan öldürülmüþtür. Ýkinci Kafkas Kolordu Komutanlýðý’ndan Üçüncü Ordu Komutanlýðý’na 16 Mayýs 1918’de gönderilen raporda, iþgal altýnda bulunan Kafkasya’da Ermenilerin Müslümanlarý katliama tâbi tutarak zulümlerini sürdürdükleri bildirilmiþtir. Yine 29 Nisan 1918’de Gümrü’den Ahalkelek’e gelen 500 arabadaki 3000 Müslüman göçmen, Ermeniler tarafýndan öldürülmüþtür. Ayný günlerde iki top ve iki makineli tüfeði olan 1000 kiþilik Ermeni kuvveti Tuzluca ve Erivan bölgesinde bulunan Ýslâm köylerine saldýrarak kadýnlarý ve çocuklarý katletmiþlerdir[21].

Ermeni çeteleri, 1918 yýlý sadece Nisan ayý içerisinde Iðdýr’da 50, Tuzluca’da 242, Oluklu’da 200, Çilhane’de 300, Hacý Halil’de 800 Müslüman’ý katletmiþlerdir[22].

21 Aðustos 1919’da Onbeþinci Kolordu Kumandaný Kâzým Karabekir’e Dokuzuncu Kafkas Fýrkasý Kumandaný Mîralay Rüþdü tarafýndan gönderilen raporda, 18 Aðustos’ta Kürtlerin Kaðýzman’daki Ermenilere saldýrmalarý üzerine, Ermenilerin Müslüman ahaliyi camilere doldurarak katle baþladýklarý, katliamdan kurtulabilen, çoðunluðunu aç ve çýplak kadýnlarýn oluþturduðu iki yüz kadar kiþinin Çukurçam ve Kükürtlü daðlarýndaki Müslüman milis kuvvetlerine iltica ettikleri ve eðer Ermenilerin Müslüman ahaliye yönelik katliamlarý durdurulmazsa ne Elviye-i Selâse’de (Kars, Ardahan, Batum) ne de Aras mýntýkasýnda bir tek Müslüman kalmayacaðýndan gerekli tedbirlerin alýnmasý gerektiði bildirilmiþtir[23].

21 Aðustos 1919 tarihli Onikinci Fýrka Kumandaný Osman Nuri’nin Onbeþinci Kolordu Kumandanlýðýna göndermiþ olduðu rapor, ayný olaylarý teyid etmektedir. Ayrýca raporda, Ermenilerin mezâlim yapacaklarý mýntýkadaki Hýristiyanlarý bir bahane ile o bölgeden geri çektikleri ve bu þekilde Kaðýzman, Iðdýr ve Kulp civarýndaki pek çok köye aniden toplarla ve makineli tüfeklerle saldýrarak katliam ve yaðma yaptýklarý bildirilmiþtir[24].

11 Eylül 1919 tarihli Harbiye Nezâretine gönderilen bir baþka raporda aynen þu ifadeler yer almýþtýr:[25] “ Ermeniler mü’ezzinleri ezân okurken taþlayup sebb etmiþler, kadýnlara bir çok iþkencelerle nâmûslarýna ta’arruz eylemiþlerdir: Topladýklarý Ýslâm kadýnlarýný üryân bir hâlde Ermeniler kendi askerleri arasýnda gezdirmiþlerdir.”

Ermeniler, 17 Eylül 1919’da Iðdýr’ýn altý kilometre doðusunda bulunan Adbak köyüne giderek burada bulunan köy ahalisini tamamen ve bu köye bir kilometre mesafede bulunan üç yüz haneden oluþan yaðcý köyü ahalisini fecî’ ve vahþîyane bir þekilde katletmiþlerdir[26].

4 Aralýk 1919’da, Onbeþinci Kolordu Kumandanlýðýna Osman Nuri Bey tarafýndan çekilen bir telgrafta: “Ermenilerin elinde ekserîsi aç, çýplak ve çocuk olarak Kars, Sarýkamýþ, Kaðýzman havâlîsinde üç bin kiþi bulunduðu...”bildirilmiþtir[27].

11 Mart 1920’de Ermeni çetecileri, Aðbaba, Zarduþad, Þüregel ve Çýldýr kazalarýna baskýnlar düzenlemiþ ve buralarda yaþayan Müslüman ahaliyi türlü iþkencelerle katletmiþlerdir[28]. Ermeniler, bölgede sadece Zarduþad’da kadýn ve çocuklar olmak üzere iki bin kiþiyi katletmiþler, yirmi sekiz köyü tamamen daðýtmýþlar ve topladýklarý Müslüman kýzlarýnýn bir kýsmýný Gümrü’ye bir kýsmýný ise, Kars’a getirerek Ermeni evlerine daðýtmýþlardýr. Müslüman kadýnlarýn çamaþýrlarýný pazarlarda teþhir ederek satan Ermeniler, bu baskýnlarda yararlýlýk gösteren Kars’taki Kürt reislerinden Davud’a oldukça yüklü miktarda para vererek ödüllendirmiþlerdir[29].

2 Temmuz 1920 tarihli bir belge, Ermeniler tarafýndan yapýlan katliamlarýn bir diðer boyutunu ortaya koymaktadýr. Belgede, Aralýk civarýnda bin beþ yüz çocuðu suya atarak boðan Ermenilerin bu hareketlerinden dolayý bölgede çocuk cesetleri yüzünden içme suyunun içilemez bir hale geldiði belirtilmiþtir[30].

Ersinek köyü imamýnýn mektubu benzer olaylarý anlatmasý bakýmýndan önemlidir:[31] “Kardaþlar: Küffâr eline esîr olanýn hâli nice olduðu cümlenizce ma’lûmdur. Fakat bu def’a olan esîrlik ve hakâret hiçbir an görülmemiþdi. Devr-i âdem’den beri bu gibi zulümler ne olmuþdur ve ne de olabilir. Dil ile vasfolunamaz. Ancak halka ayândýr. Sabîler ve avratlarýn âvazý arþ-ý a’lâya çýkdý, felekleri aðlaþdý. Düþmanýmýz cesîm bir düþman olsaydý insâna efkâr olmazdý. Yalnýz bizim, vicdânsýz, hakîkatsizliðimizden dört Ermeni neferi elinde boynu eðri ve gözü yaþlý orada býçakla ve büyük ezâlarla katlolunmaklýðýmýz bizi ölmezden evvel öldürdü. Mâl, at ve davarlardan millet bir kere el çekmiþdir. Nâmus kalmadý. Cândan su’al olunursa Ýslâm yarýdan ziyâde belki üçte biri de ancak kaldý...”

5 Temmuz 1920 tarihli bir diðer raporda, Kars, Sarýkamýþ, Karakurt, Iðdýr gibi yerler ve köylerinde, Ermenilerin Müslüman ahaliye yönelik katliam hareketlerinde bulunduklarý bildirilmiþtir. General Obesyan emrindeki Ermeni kuvvetlerinin bütün bu olaylarýn sorumlusu olarak gösterildiði raporda, bazý köylerde ahalinin akla hayale gelmeyecek þekillerde zulümlere maruz býrakýlarak katledildikleri, evlere doldurularak yakýldýklarý, süngülerle öldürülerek Aras Nehri’ne atýldýklarý ve Müslüman ahaliye ait olan binlerce hayvan, zahire ve deðerli eþyalarý gaspedildikleri ifade edilmiþtir. Ayný raporda, 1918 yýlýndan beri Kars ve havalisinde katledilen Müslümanlarýn sayýsýnýn yirmi beþ bine ulaþtýðý kaydedilmiþtir[32].

25 Temmuz 1920 tarihli bir baþka belge de ise, Ermenilerin sadece Iðdýr bölgesinde bulunan Müslüman köylerini basmakla yetinmedikleri bölgede bulunan Malakan köylerini de yaðmaladýklarý belirtilmiþ, Ermeni zulmü altýnda ezilen Ýslam ve Malakan köyleri[33] ahalisinin hudud kumandanlýklarýna müracaat ederek yardým istedikleri belirtilmiþtir[34].

Ermeniler, 1915 yýlýndan 1920 yýlý sonlarýna kadar, Þahtahtý, Zengezur, Nahçývan, Iðdýr, Serdarabad ve havalisindeki yüzlerce köyde, binlerce Müslüman’ý kadýn, çocuk ayýrmaksýzýn çeþitli iþkencelerle katlederek, cesetlerinin uzuvlarýný parçalamýþlardýr. Antranik ve Bapun çetelerinin yakýp yýktýklarý, aylarca mezâlim altýnda býraktýklarý bu köylerin mallarýný yaðmaladýklarý, binlerce hayvanýný gasp ettikleri, mezâlimden kurtulabilenlerin de göçe mecbur býrakýldýðý arþiv belgelerinde görülmektedir.

IÐDIR’IN YÝTÝK CANLARI: Toplu Mezar Kazýsý

Osmanlý arþiv belgelerinden ve olaylarý bizzat yaþamýþ olan þahýslardan alýnan bilgiler neticesinde Iðdýr’ýn Tuzluca ilçesine baðlý Tavus / Gedikli köyünde Ermenilerin yaklaþýk 150 civarýnda Müslüman’ý katlettikleri tespit edilmiþtir.

Söz konusu Osmanlý arþiv belgesinde Gedikli olayý þu þekilde anlatýlmýþtýr:[35]

“Iðdýr havâlîsinde meskûn aþîret rü’esâsýndan Hamid Bey’den alýnan mektûbda Ermeniler tarafýndan Yukarýkatýrlý (Koturlu) ve Aþaðýkatýrlý (Koturlu) ve Köseler nâmýndaki Ýslâm köylerini yaðma ve ihrâk ve Tavus köyü ahâlî-i Ýslâmiyesinden yüz elli nüfus katleyledikleri cihetle ta’arruzlarýna ma’ruz kalan mütebâki ahâlî – i Ýslamiyyeyi kurtarmak maksadýyla bi’l – mukâbele Ermenilere hücûm etdikleri ve firar eden Ermenilerden iki top, bir mitralyöz iðtinâm eyledikleri ve cebhâneleri tükenmesinden dolayý mu’avenet talebinde bulunduklarý gösterilmekde olduðu Karakilise Kâim – î Makâmlýðý’ndan bildirilmiþtir. Efendim.

                                                                                  Aslýna Mutabýktýr

                                                                                          Mühür”

Olay bir diðer arþiv belgesinde de anlatýlmýþtýr:[36]

“...150 nüfûsdan ibâret Tavus karyesi ahâlîsini kâmilen ifnâ ve köyü ihrâk etmiþler...” þeklinde devam etmektedir.

Iðdýr’daki toplu mezarýn yeri yukarýda verilmiþ olan arþiv belgeleri ile Gedikli köyü ve civar köylerin sakinlerinin vermiþ olduklarý ifadelerden yola çýkýlarak tespit edilmiþtir. Olayý bizzat yaþamýþ ve aþaðýda kendi aðzýndan ifadesi verilmiþ olan 1912 doðumlu Hacý Esad ACAR’ýn ifadesi toplu mezar yerinin tespitinde en önemli delillerden birisini oluþturmuþtur.

Hacý Esad olayý þöyle nakletmiþtir:[37] “Bizim köy Tuzluca’ya baðlý bir dað köyüdür. Köyümüze komþu Güllüce, Molla Kemer köylerinde Ermeniler yaþýyorlardý. Köyümüz yöre köylerine nazaran zengin sayýlýrdý. Bir gün köyümüze Ermeni ileri gelenlerinden bir grup geldi. Bizlere, ‘Size yiyecek getirdik. Hane halklarýna haber salýn toplansýnlar. Getirdiðimiz eþyalarý daðýtacaðýz’ dediler. Ermeni ileri gelenleri köy halkýný toplarken, köyün etrafý da Ermeni askerleri tarafýndan sarýlmýþtý. Ancak bu durumdan haberimiz yoktu. Benim de içlerinde bulunduðum 70 – 80 kadar kiþi idik. Bizleri köydeki bir evde kýlýçlarla doðradýlar. Ben, Abbas, Kýlýç ve Muhsin bu katliamdan kurtulduk. Bizler yaralýlarýn altýnda kalmýþtýk.

Bizim köyün Ermeniler tarafýndan basýldýðýný haber alan yöredeki aþiret köyleri yardýma gelmiþler ve Ermenilerin köyden kaçmalarýný saðladýktan sonra bizim bulunduðumuz eve gelerek sað olup olmadýðýmýza bakmýþlar. Bu sýrada üst üste yýðýlý cesetlerin altýndan iniltiler geldiðini duymuþlar ve bizleri kurtardýlar.

Köyümüzde Ermenilerin biz Türklere yönelik katliam hareketi buðdaylarýn biçim zamanýnda yapýldý. O vahþetin içinden nasýl sað çýktýðýma hala inanamýyorum. Arkadaþým Kýlýç birkaç yerinden oldukça aðýr yaralanmýþtý. Yaralarý yüzünden fazla yaþamadý ve öldü.

Ermenilerin bizleri topluca doldurduklarý ev Kelbayý Celil’in eviydi. Bu evde kendi akrabalarýndan 7 kiþi vardý. Bunlarýn adlarý Ahmet, Hüseyin, Ýskender, Mehmet Ali, Meþedi Hüseyin, Mehmet Hüseyin ve kýz kardeþim Güllü. Dört yaþýnda olan Güllü’yü Ermeniler altý yerinden süngüleyerek öldürmüþlerdi. Ermeniler köyü ilk bastýklarýnda köyden kaçarak katliamdan kurtulan diðer köylülerimiz daha sonra geri döndüler. Bazýlarý ev enkazýnýn altýndan akrabalarýnýn cesetlerini çýkartarak mezarlýða gömdüler. Bir çoðu ise halen bu evin enkazý altýnda yatmaktadýr. Baskýn sýrasýnda tarlalarda buðday biçenleri yakalayýp Güllüce – Mollakemer köyünde öldürüp su kuyularýna doldurduklarýný sonradan öðrendim…”

Gedikli köyünde, söz konusu katliama maruz kalmýþ olanlarýn akrabalarý ile yapmýþ olduðumuz röportajlarda[38] Ermenilerin yaklaþýk 100 kiþiyi (Osmanlý arþiv belgelerinde bu rakam 150 kiþi olarak verilmiþtir.)[39] köy içindeki Celil’in evinde topladýklarý ve daha sonra kýlýçlarla ve süngülerle katliamý yaptýklarý anlatýldý. Katliamdan kaçarak kurtulanlarýn Ermeniler gittikten sonra köye döndükleri ancak, katliam yapýlan evin içerisine sinmiþ olan ceset kokusunun aðýrlýðýndan dolayý içeriye giremediklerini ve bu evi onlar için babalarýnýn, dedelerinin mezar yaptýklarýný ifade etmiþlerdir.

Gerek Osmanlý arþiv belgeleri gerekse olayý ya bizzat yaþayan ya da babasýndan, dedesinden duymuþ olanlarýn ifadeleri ile tespit edilmiþ olan Iðdýr’ýn Tuzluca ilçesine baðlý Gedikli / Tavus köyü toplu mezar kazýsý 27 Mayýs 2003 tarihinde Türk ve yabancý bilim adamý ve basýn mensuplarý önünde gerçekleþtirildi. Kazýnýn henüz baþlarýnda ortaya çýkan görüntü kazýda bulunan yerli ve yabancý gözlemcilerin hafýzasýndan oldukça uzun bir süre kaybolmayacak gibiydi. Manzara, katliam sýrasýnda biri üç yaþýnda diðeri yedi yaþlarýnda iki çocuðuna sarýlmýþ ve Ermeniler tarafýndan kafa tasý ikiye ayrýlmýþ anne ve çocuklarýnýn iskeletlerinin görüntüsüydü…[40]




 



[1] Fotoðraf için bkz. çalýþmanýn sonundaki ekler bölümüne.
[2] “Iðdýr, Türk Oðuz Boyu’nun, 24 ana boyundan biridir. Oðuz Han’ýn, 6 oðlundan en küçüðü olan Deniz (Tengiz/Dengiz) Han’ýn 4 oðlundan en büyüðüdür.” (Nihat Çetinkaya, Iðdýr Tarihi (Tarih, Yer Adlarý ve Bazý Oymaklar Üzerine), Ýstanbul: 1996, s. 125.
[3] Çetinkaya, Iðdýr Tarihi, s. 75 – 76.
[4] Iðdýr ve çevresi ile ilgili önemli çalýþmalar  için bkz. Fahrettin Kýrzýoðlu, Kars Tarihi, C.I., (Ýstanbul:1953); Kýrzýoðlu, Yukarý – Kür ve Çoruk Boylarý’nda KIPÇAKLAR, (Ankara:1992); Kýrzýoðlu, Selçuklular’ýn Aný’yý Fethi, (Ankara:1970), Kýrzýoðlu, Dede Korkut Oðuznameleri, I. Kitap, (Ýstanbul:1952); Kýrzýoðlu, Osmanlýlarýn Kafkas Ellerini Fethi (1451 – 1590), (Ankara:1993); Kýrzýoðlu, Aný Þehri Tarihi, (Ankara:1982); Mehmet Eröz, Doðu Anadolu’nun Türklüðü, (Ýstanbul:1975),Yusuf Halaçoðlu, XVIII. Yüzyýlda Osmanlý Ýmparatorluðu’nun Ýskân Siyaseti ve Aþiretlerin Yerleþtirilmesi, (Ankara:1998);  Akdes Nimet Kurat, Rusya Tarihi, (Ankara: 1992); Veli Orkun, Sürmeli Çukuru – Iðdýr Tarihi Coðrafyasý, Iðdýr,1955; Ali Sevim, Anadolu’nun Fethi, Selçuklular Dönemi (Baþlangýcýndan 1086’ya Kadar), (Ankara: 1988); Faruk Sümer; Oðuzlar (Türkmenler), (Ýstanbul:1980); Þeref Han, Þerefname, C. I – II., (Ýstanbul: 1970).  
[5] Konu ile ilgili geniþ bilgi için bkz. Çetinkaya, Iðdýr Tarihi.
[6]  http://igdir.meb.gov.tr/yapmadan_donme.htm
[7] Evliya Çelebi Seyahatnamesi, Çev. Mümin Çevik, C. 1. (Ýstanbul: 1985), s. 639.
[8] Çetinkaya, Iðdýr Tarihi, s. 70.
[9] Marco Polo Seyahatnamesi, Tercüman 1001 Temel Eser, s. 21.
[10] Nuh’un gemisinin Aðrý Daðý’da olduðu (efsanesi) bilimsel olarak ispatlanmýþ deðildir.
[11] Çetinkaya, Iðdýr Tarihi, s. 126.
[12] Çetinkaya, Iðdýr Tarihi, s. 76 – 77.
[13] http://igdir.meb.gov.tr/yapmadan_donme.htm
[14] Koçbaþlý mezar taþlarýnýn fotoðraflarý için bkz. çalýþmanýn sonundaki ekler bölümüne.
[15] Baþbakanlýk Osmanlý Arþivleri Hâriciye Siyasî Harb-i Umûmî, Dosya No: 110 / 12 – 1, 2 (Bundan sonraki dipnotlarda kýsaltýlarak “BOA. HR. SYS.HU” þeklinde gösterilmiþtir.
[16] Iðdýr ve çevresinde Müslüman halka yönelik Ermeni katliam hareketleri yoðun olarak 1918 ve 1920 yýllarýnda gerçekleþmiþtir.
[17] Ermeni Sorunu El Kitabý, Haz. Þenol Kantarcý, Kamer Kasým, Ýbrahim Kaya, Sedat Laçiner, (Ankara: 2002), s. 36.
[18] BOA. HR. SYS.HU, Dos. No: 110 / 12 – 1.
[19] Abdurrahman Çaycý, Türk-Ermeni Ýliþkilerinde Gerçekler, (Ankara: 2000), ss. 75 – 77.
[20] BOA. HR. SYS., Dos. No: 2877/71.
[21] Muammer Demirel, ‘Osmanlý Belgelerine Göre Iðdýr ve Çevresinde Ermeniler’in Müslüman HalkaYaptýklarý Katliam’ Iðdýr Tarihi Gerçekler ve Ermeniler Uluslararasý Sempozyumu (24 – 27 Nisan 1995) Iðdýr, Bildiriler Kitabý, (Ankara:1997) s. 66.
[22] Demirel, ‘(...) Iðdýr ve Çevresinde Ermenilerin Müslüman Halka (...)”, s. 66.
[23] BOA. HR. SYS., Dos. No: 2877/73.
[24] BOA. HR. SYS., Dos. No: 2877 / 75,79.
[25] BOA. HR. SYS., Dos. No: 2877/ 77.
[26] BOA. HR. SYS., Dos. No: 2602 – 1/219, 223 – 230.
[27] BOA. HR. SYS., Dos. No: 2878 / 8.
[28] BOA. HR. SYS., Dos. No: 2878 / 18, 21.
[29] BOA. HR. SYS., Dos. No: 2878 / 22.
[30] BOA. HR. SYS., Dos. No: 2878 / 42.
[31] BOA. HR. SYS., Dos. No: 2878 / 43.
[32] BOA. HR. SYS., Dos. No: 2878 / 30.
[33] Malakanlarýn yaþadýklarý köyleri tehdit ederek fidye isteyen Ermeniler, Novoselim Malakan köyüne baskýn düzenleyerek köylülere ait hayvan ve eþyalarýný yaðma etmiþlerdir (BOA. HR. SYS., Dos. No: 2878 / 38).
[34] BOA. HR. SYS., Dos. No: 2878 / 34.
[35] BOA. HR. SYS., Dos. No: 2878 / 78 (Belgenin aslý için bkz. çalýþmanýn sonundaki ekler kýsmýna).
[36] BOA. HR. SYS., Dos. No: 2877 / 70.
[37] Hacý Esad ACAR’ýn resmi için bkz. çalýþmanýn sonundaki ekler kýsmýna.
[38] Ropörtaj fotoðraflarý için bkz. çalýþmanýn sonundaki ekler bölümüne.
[39]BOA. HR. SYS., Dos. No: 2877 / 70; BOA. HR. SYS., Dos. No: 2878 / 78
[40] Toplu mezar kazýsý fotoðraflarý için bkz. çalýþmanýn sonundaki ekler bölümüne.

 ----------------------
* -
- ERMENÝ ARAÞTIRMALARI, Sayý 9, Bahar 2003
    ï¿½ï¿½eri�e Yorum Yaz    Yazd�r    Tavsiye Et

   «  Geri
Yorumlar

Hen�z Yorum bulunmamaktad�r.


 
 
ERAREN - Ermeni Ara�t�rmalar� Enstit�s�

Bu site en iyi 1024 x 768 �z�n�rl�kte g�r�nt�lenir.