| |
| |
1. 2002 YILININ BÝLANÇOSU
2002 yýlý Türk ve Ermeni dýþiþleri bakanlarýnýn en fazla bir araya geldikleri yýl olmuþtur. Bakanlar bazý uluslararasý toplantýlardan yararlanarak, Mayýs’ta Reykjavik’te,[1] Haziran’da Ýstanbul’da[2] ve Eylül’de New York’ta görüþmüþlerdir. Bu toplantýlarda, Türkiye Karabað sorunun çözümüne öncelik verirken, Ermenistan Türkiye ile diplomatik iliþkilerin kurulmasý ve kara sýnýrýnýn açýlmasýna önem vermiþtir. Bu toplantýlarda bir ilerleme saðlanmamýþ olmakla beraber, özellikle Ermeni tarafý, bu görüþmelerin devamýndan yana olduklarýný çeþitli kez dile getirmiþtir. Ancak, Türkiye’deki genel seçimler ve Ermenistan’daki devlet baþkanlýðý seçimleri dýþiþleri bakanlarý toplantýlarýnýn kesilmesine neden olmuþtur.
Ermenistan Dýþiþleri Bakaný 2002 yýlý içinde her vesilesiyle Türkiye ile önkoþulsuz diplomatik iliþki kurulmasýný ve iki ülke arasýndaki kara sýnýrýnýn açýlmasýný istediklerini dile getirmiþtir. Türkiye’nin Ermenistan ile diplomatik iliþki kurmamasý ve sýnýrýn kapalý olmasý; Ermenistan’ýn Karabað’ý ve diðer Azerbaycan topraklarýný iþgal etmiþ bulunmasýnýn, Türkiye’ye karþý soykýrým iddialarý ileri sürmesinin ve Türkiye’nin toprak bütünlüðünü ve sýnýrlarýnýn dokunulmazlýðýný resmen tanýmak istememesinin bir sonucudur. Ermenistan ile önkoþulsuz diplomatik iliþki kurulduðu ve sýnýrlar açýldýðý taktirde Ermenistan’ýn yukarýda saydýðýmýz sorunlarýn çözümü için gayret göstermesine gerek kalmayacaktýr. O nedenle önkoþulsuz diplomatik iliþki kurulmasý Türkiye’nin çýkarlarýna aykýrýdýr.
2002 yýlýnýn bir özelliði, 2000 ve 2001 yýllarýnýn aksine, Ermeni militanlarýnýn gayretlerine raðmen, hiçbir ülke parlamentosunun sözde Ermeni soykýrýmýmý tanýyan karar almamýþ olmasýdýr. Bu çerçevede Ýsveç[3] ve Ýsviçre[4] parlamentolarýnda yapýlan giriþimler baþarýsýzlýkla sonuçlanmýþtýr. Buna karþýn Kanada Senatosu tanýmayla ilgili bir karar almýþ[5] ancak bunun geçerlik kazanmasý için gerekli olan Avam Kamerasý kararý saðlanamamýþtýr. ABD Kongresine Ermeni soykýrým iddialarý hakkýnda bir tasarý sunulamamýþ, Yahudi Holokostunu konu alan bir tasarýda Ermeni soykýrýmý iddiasýnýn yer almasýna çalýþýlmýþtýr.[6]
Avrupa Birliði Parlamentosunda Kafkasya hakkýndaki bir raporda, Ermeni soykýrým iddialarýnýn kabul edildiðinin tekrarlanmasý ve ayrýca Türkiye’den Ermenistan’a uyguladýðý ablukaya son vermesinin istenmesi Türkiye’de büyük tepki ile karþýlanmýþ TBMM’de grubu bulunan partiler, bu kararýn kabul edildiði gün olan 28 Þubat 2002 tarihinde bir bildiri yayýnlayarak, Avrupa Parlamentosunun tarihi gerçekleri bilinçli bir þekilde inkâr ettiðini bildirmiþlerdir.[7]
Ermeni görüþlerinin Avrupa Birliði organlarýnda tanýtmak için lobi faaliyetlerinde bulunan Avrupa Ermeni Dernekleri Forumu (Avrupa Ermeni Federasyonu), Ermeniler lehinde devamlý faaliyetleriyle tanýnan bayan Tessa Hofmann’a “Günümüz Türkiye’sinde Ermeniler Türkiye Cumhuriyetindeki Ermeni Azýnlýðýnýn Durumunun Eleþtirisel Bir Deðerlendirilmesi” baþlýklý bir rapor hazýrlatmýþtýr. Türkiye’deki Ermenilerin durumu hakkýnda bir çok yanlýþ bilgiler içeren bu rapora Ýstanbul’daki Ermeni Patrikhanesi bir bildiri yayýnlayarak itiraz etmiþtir.[8]
2002 yýlýnda Ermeni propagandasýnýn en önemli aracý, soykýrým iddialarýný dile getiren, rejisörlüðünü Atom Egoyan’ýn yaptýðý Ararat filmi olmuþtur. Bir çok uydurma dehþet sahnelerini içeren film, muðlak ve karýþýk anlatýmý nedeniyle, Ermenilerin yoðun olarak yaþadýðý yerlerde dahi, fazla seyirci toplayamamýþtýr. Bu filmin propaganda yönleri ve tarihsel bakýmýndan yanlýþlýklarý Ermeni Araþtýrmalarý Enstitüsünce yayýnlanan bir kitapta ortaya konmuþtur.[9]
2002 yýlý içinde Karabað sorunu hakkýnda Baþkan Aliev ve Koçaryan bir çok kez baþ baþa görüþmeler yapmýþlarsa da bu konuda hiçbir geliþme saðlayamamýþlardýr. AGÝT tarafýndan bu sorunun çözümü için kurulan Minsk Grubu’nun bir faaliyeti görülmemiþtir. Bu grup adýna hareket eden Grup eþ baþkanlarý olan ABD, Rusya ve Fransýz temsilcileri de, sýk sýk Ermenistan ve Azerbaycan’a gitmekle beraber, çözüm için yeni bir formül üretememiþlerdir. Bu durum Minsk Grubu ve eþ baþkanlarýnýn faaliyetinin ne derecede yararlý olduðu sorusunu akla getirmektedir. Bu konuda dikkat edilmesi gereken husus, ABD, Rusya ve Fransa, çeþitli nedenlerle Ermenistan görüþlerine yatkýn olduklarýndan, onlar tarafýndan bulunacak formüllerin, þimdiye kadar olduðu gibi, Azerbaycan’ý tatmin etmesi ihtimalinin fazla olmadýðýdýr.
Halen bir çýkmaz içinde olduðu görülen Karabað sorunu için yeni giriþimler gerekmektedir. Çözüm arama çabalarý AGÝT içinde sürdürülecekse Azerbaycan ve Ermenistan arasýnda denge gözetecek yeni bir müzakere mekanizmasý kurulmalýdýr. Bu baþarýlamazsa sorun, asli görevi uluslararasý anlaþmazlýklarý çözümlemek olan Birleþmiþ Milletlere götürülmelidir. Bu örgütte Müslüman ülkelerin mevcut olmasý Azerbaycan’a çok ihtiyaç duyduðu dengeyi saðlayabilecektir.
Halen, Karabað sorununun çözümünün, Ermenistan’daki baþkanlýk ve parlamento seçimleriyle, Azerbaycan’daki baþkanlýk seçimlerinin sonrasýna ertelenmesi için ilgili taraflar arasýnda zýmni bir mutabakat olduðu görülmektedir. Oysa Karabað’ýn Ermenistan ile entegrasyonu süratle ilerlediðinden her geçen günün Ermenistan lehine ve Azerbaycan aleyhine olduðu akýlda tutulmalýdýr.
2002 yýlý, Türkiye’de Ermeni araþtýrmalarý yönünden önemli faaliyetlere sahne olmuþtur. Nisan ayýnda Ermeni Araþtýrmalarý Türkiye Kongresi toplanmýþtýr. Kongreye 130’un üzerinde bilim adamý ve yazar katýlmýþ ve çeþitli konularý kapsayan 115 adet teblið sunulmuþtur. Teblið verenlerin büyük çoðunluðu (17 profesör, 23 doçent, 37 yardýmcý doçent ve 11 diðer öðretim görevlisi) üniversitelerimiz mensubudur. Ayrýca 21 yazar ve 6 emekli büyükelçi teblið sunmuþlardýr. Kongre, bu konuda þimdiye kadar ülkemizde yapýlan en büyük toplantýdýr. Tebliðlerin sayýsý yönünden ise ayný konuda dünyadaki en büyük toplantý olmasý olasýdýr. Sunulan tebliðler 2003 yýlý içinde Ermeni Araþtýrmalarý Enstitüsünce bir kitap halinde bastýrýlacaktýr.
Ermeni Araþtýrmalarý Enstitüsü 2001 yýlý Mayýs ayýndan beri, Ýngilizce ve Türkçe olarak “Ermeni Araþtýrmalarý” dergilerini yayýnlamaktadýr. Türk olmayan okurlara eriþebilmek amacýya Enstitü, 2002 yýlý sonlarýnda ingilizce olarak "Review of Armenian Studies" dergisini yayýnlamaya baþlamýþtýr.
Amerikalý bir hakim olan Samuel W. Weems, kaleme almayý planladýðý “Büyük Ermeni Düþ Kýrýklýðý” serisinin ilk kitabý olan “Ermenistan: Bir Hýristiyan Terörist Devletin Sýrlarý” baþlýklý kitabýný 2002 içinde yayýnlanmýþtýr. Büyük bir Türk dostu olan Samuel W. Weems, 24 Ocak 2003 tarihinde vefat etmiþtir. Topraðý bol olsun.
2. ERMENÝSTAN’DA BAÞKANLIK SEÇÝMLERÝ
Ermenistan Baþkanlýk Seçimleri 19 Þubat 2003 tarihinde yapýlmýþtýr. Adaylarýn hiç biri ilk turda seçilmek için gerekli oyu alamadýðýndan 5 Mart 2003 tarihinde ikinci tur yapýlmasý gerekmiþ ve beþ yýl için Ermenistan’ýn Devlet Baþkaný seçilmiþtir.
Seçim Kampanyasý
Baþkan Koçaryan, çok sayýda adayýn oylarý böleceði ve dolayýsýyla kendisinin ilk turda seçilmesini engelleyebileceði düþüncesiyle muhalefet partilerinin tek aday çýkarmalarýný tercih ettiðini söylemiþtir.[10] Ancak muhalefet cephesini oluþturan 16 parti, çeþitli kez beyan etmelerine[11] karþýn tek aday üzerinde anlaþamamýþlardýr. Bu durumun baþlýca nedeni halen Ermenistan’da herkesin adaylýðý üzerine anlaþabileceði seçkin bir politikacý olmamasýdýr. Eski Cumhurbaþkaný Ter Petrosyan’ýn birleþtirici bir rol oynayabileceði düþünülmüþse de muhalefet partileri onu da desteklemekten kaçýnmýþlardýr.[12] Koçaryan böylelikle çok sayýda ve hepsi, çeþitli derecelerde olmakla beraber,
kendi karþýsýnda güçsüz rakiplerle yarýþmýþtýr. Seçimin birinci turundan kýsa zaman önce bazý adaylar Stepan Demirciyan lehine çekilmiþlerse de, Rusya ile daha ileri düzeyde iþbirliðine taraftar olan Artaþes Gegemyan ve Aram Karabetyan’ýn adaylýklarýný sürdürmeleri Stepan Demirciyan ile Robert Koçaryan arasýndaki büyük oy farkýnýn baþlýca nedenini oluþturmuþtur.
Diðer yandan Baþkan Koçaryan’ýn adaylýðý, Baþbakan Andranik Markaryan’ýn Cumhuriyetçi Partisi ile Ermeni Devrimci Federasyonu (Taþnak Partisi), Kanun Ülkesi Partisi ve bir düzine kadar küçük parti ve siyasi kuruluþ tarafýndan desteklenmiþtir.[13] Ayrýca, basýn haberlerine göre, Koçaryan’ýn seçim kampanyasý sýrasýnda devletin olanaklarýndan yararlanmasý da seçilmesine katkýda bulunmuþtur. Bu konuda aþaðýda ayrýca bilgi verilecektir.
Baþkan Koçaryan seçim programýnda halka bir dizi vaatte bulunmuþtur. Bunlar arasýnda Ermenistan’da her yýl 30 ilâ 40 bin yeni iþ yaratýlmasý en baþta gelmektedir. Bunun yanýnda yeni yollar yapýlmasý, mülteciler için konutlar inþa edilmesi, doðal gaz miktarýnýn Sovyetler dönemindeki düzeye çýkarýlmasý, bütün evlere 24 saat su verilmesi ve kurumakta olan Sevan Gölü su seviyesinin 60 santim yükseltilmesi gibi hususlar da vardýr.[14] Koçaryan seçildiði taktirde Ermenilerin yabancý ülkelere göç etmesini durdurmak ve Ermenistan’a geri dönmelerini saðlamak sözünü de vermiþtir.[15]
Baþkanlýk seçimleri sýrasýnda dikkati çeken bir olay, Ermenistan’ýn ilk dýþiþleri bakaný olan Raffi Hovanisyan’ýn, Ermeni vatandaþý olmadýðý ileri sürülerek, adaylýðýnýn kabul edilmemesidir. Ermeni kanununa göre baþkanlýða aday olabilmek için on yýldan beri Ermenistan vatandaþý olmak ve Ermenistan’da ikamet etmek gerekmektedir. 2001 yýlýnda vatandaþlýða kabul edilen R. Hovanisyan 1991’den beri Ermenistan vatandaþý olmak için baþvurduðunu[16] ancak bu konuda iþlem yapýlmadýðýný iddia etmiþse de bu konuda açtýðý davalarý kaybetmiþtir.[17]
Bu olay Karabað doðumlu Koçaryan’ýn da Ermenistan vatandaþlýðý konusunu gündeme getirmiþtir. Koçaryan 1992-1994 yýllarýnda Karabað Devlet Savunma Konseyi baþkanlýðýný yapmýþtýr. 1994-1997 yýllarý arasýnda da sözde Karabað Cumhuriyeti Baþkaný olmuþtur.[18] 1997 yýlýnda Ermenistan baþbakanlýðýna atanmýþ, Devlet Baþkaný Ter Petrosyan’ýn istifa etmesinde baþ rolü oynadýktan sonra 1998’de Ermenistan Baþkaný olmuþtur. Bu durumda Koçaryan’ýn, 1992-1997 arasýnda Karabað’da resmi bir görev sahibi olduðundan, o yýllarda Ermenistan’da ikamet etmesi mümkün deðildir. Ancak adý geçenin elinde son on yýldan beri devamlý olarak Ermenistan’da ikamet ettiðine dair bir polis belgesi bulunduðu anlaþýlmaktadýr.[19] Baþkanlýk adaylarýndan altýsý bu belgenin geçersiz sayýlmasý için mahkemeye müracaat etmiþler ancak bu talepleri kabul edilmemiþtir.[20]
Ermenistan baþkanlýk seçimleri bazý þiddet hareketlerine sahne olmuþtur. Ermenistan Devlet Televizyon ve Radyo Kurumu Baþkaný Tigran Nagdalyan 27 aralýk 2002 tarihinde bilinmeyen kiþiler tarafýndan öldürülmüþtür. Baþkan Koçaryan derhal bir televizyon konuþmasý yaparak katillerin bulunacaðýný vaat etmiþtir.[21]
Söz konusu kurumun üyeleri Devlet Baþkaný tarafýndan atandýðýndan, bunlarýn hepsi gibi Nagdalyan da baþkan Koçaryan’ýn taraftarý idi. O itibarla, adý geçenin katli Koçaryan’a karþý bir hareket olarak görülmüþtür. Diðer yandan bu cinayetin 27 Ekim 1999 tarihinde Ermenistan Millet Meclisinin basýlarak, aralarýnda Meclis Baþkaný Demirciyan ve Baþbakan Sarkisyan’ýn da olduðu sekiz kiþinin öldürülmesi olayý ile ilgili bulunduðu ve Nagdalyan’ýn da bu olayýn baþlýca tanýklarýndan biri olduðu ileri sürülmüþtür. Ancak bu konuda halen devam eden davanýn savcýsý Gagik Cihangiryan Nagdalyan’ýn daha önce zaten bir çok kez ifade vermiþ olduðunu belirterek öldürülmesiyle Millet Meclisindeki cinayetler arasýnda bir bað görmediðini söylemiþtir.[22] Buna karþýn muhalefetteki 16 parti bir bildirge yayýnlayarak Nagdalyan’ýn öldürülmesi ile ilgili soruþturmanýn Millet Meclisi olayý ile olabilecek ilgisinin dikkate alýnmadan yürütülmesinden endiþe duyduklarýný belirtmiþlerdir.[23] Bu arada bir avukat 1999 yýlý Millet Meclisi saldýrýsýnýn video kasetlerinin devlet televizyonunun teknik imkanlarýyla “düzeltildikten” ve ayrýca 11 dakikasý temizlendikten sonra adli makamlara teslim edildiði ve Nagdalyan’ýn bu olay nedeniyle 1999 saldýrýsýyla bir iliþkisi olduðunun iddiasý ortaya atýlmýþtýr.[24]
Ermenistan Devlet ve Televizyon ve Radyo Kurumu Baþkanlýðýna 8 Ocak 2003 tarihinde getirilen Alexan Harutiunyan, Millet Meclisi cinayetlerinin azmettiricisi olarak tutuklanmýþ, dört ay sonra delil yetersizliðinden serbest býrakýlmýþtý. Harutiunyan tutuklandýðýnda Baþkan Koçaryan’ýn özel kalem müdürüydü.[25]
Baþkanlýk seçiminin ikinci kanlý olayýný, Milletvekili Hayk Babuhanyan’un 4 Þubat 2003 tarihinde baþkanlýk adaylarýndan Aram Karabetyan ile ilgili bir mitinge katýlmasý sýrasýnda býçaklanmasý oluþturmuþtur.[26] Babuhanyan aðýr yaralý olarak hastaneye kaldýrýlmýþ, saldýrgan yakalanmýþtýr.[27]
Ermeni siyasi hayatýnda, maalesef, çok eskiden beri bir þiddet geleneði mevcut olduðu görülmektedir. Yakýn zamanlardan, mesela Koçaryan’ýn baþkan olduðu 1998 yýlýndan günümüze kadar þu örnekleri verebiliriz: 1998’de Baþ Savcý General Henrik Haçatriyan’ýn öldürülmesi, 1999’da Ermenistan Millet Meclisinin basýlarak sekiz kiþinin öldürülmesi, 2001’de Baþbakanýn müþaviri Gagik Pogosyan’ýn öldürülmesi, 2002 tanýnmýþ gazeteci Mark Grigoryan’ýn aðýr yaralanmasý ve yukarýda anlattýðýmýz gibi, Tigran Nagdalyan’ýn öldürülmesi. 2003 yýlý da Babuhanyan’ýn yaralanmasýyla baþlamýþtýr. Ermenistan’da 25 Mayýs 2003 tarihinde genel seçimler yapýlacak olduðundan bu gibi saldýrýlarýn devam etmesi olasýdýr. Bu arada Ermenistan’ýn baðýmsýzlýðýndan bu yana geçen 12 yýl içinde hiçbir siyasi cinayetin aydýnlatýlmamýþ olmasý[28] da bu saldýrýlarýn korkusuzca gerçekleþtirilmesinin baþlýca nedenidir.
Baþkanlýk seçimleri sýrasýnda en fazla þikayet edilen konu, özellikle baþkan Koçaryan taraftarlarýnýn yasalarý ihlal eden davranýþ ve uygulamalarý olmuþtur. Bunlarý, Ermenistan basýnýnda çýkmýþ olan haberlere dayanarak, þöyle özetleyebiliriz: Devlet televizyonunun Koçaryan’ýn faaliyetlerine geniþ bir þekilde yer verirken diðer adaylarý ihmal etmesi;[29] bazen diðer adaylar hakkýnda çarpýtýlmýþ bilgiler vermesi;[30] Koçaryan’ýn posterleri, resmi binalar dahil, bir çok yerde bulunurken, diðer adaylarýn posterlerinin[31] asýlmasýna güçlük çýkarýlmasý ve bazen bunlarýn yýrtýlmasý;[32] Koçaryan’ýn seçim merkezinin bir devlet binasýnda bulunmasý;[33] askerlerin Koçaryan’ýn seçim kampanyasýna katýlmalarý, okul çocuklarýnýn Koçaryan’ýn seçim toplantýlara götürülmeleri;[34] Adalet Bakaný David Harutiuyan’ýn Koçaryan’ýn seçilmesi için öðretmenler ve velilerle toplantýlar yapmasý;[35] Koçaryan ile ilgili paralý seçim reklamlarýnýn en fazla izlenen saatlerde yayýnlanmasý, özel televizyonlarýn bir dakikalýk reklam fiyatýný 20 dolardan, Koçaryan hariç, diðer adaylarýn ödemekte zorlanacaðý 120 dolara çýkarmalarý;[36] bazý kiþilerin elektrik, gaz, su faturalarýnýn, Koçaryan’a oy vermeleri karþýlýðýnda ödenmesi.[37]
Savunma Bakaný Serj Sargsiyan’ýn görevinden istifa etmeden önce Baþkan Koçaryan’ýn seçim kampanyasýný yürütmesi de, Baþkan Koçaryan’ýn seçimlerde devlet olanaklarýndan yararlanma isteðine baðlanmýþ hatta Sargsiyan’ýn güvenlik güçlerine Koçaryan’ýn tekrar seçilmesini saðlamalarý talimatý verdiði dahi ileri sürülmüþtür.[38]
Seçim Kampanyasýnda Dýþ Politika
Seçim kampanyasý sýrasýnda dýþ politika konularýna çok az deðinilmiþtir. Ermenistan’ýn Rus Federasyonu ile ileri derecede iliþkileri bulunmasýna raðmen Milli Birlik Partisi Baþkaný Artaþes Gegemyan Rusya ile iliþkilerin daha da geliþtirilmesini savunmuþtur.[39] Bunda, sayýlarý hayli çok olan yoksul insanlarýn, bir tür istikrar saðlayan Sovyet döneme özlem duymalarýnýn rol oynadýðý anlaþýlmaktadýr. Nitekim, bir kamu oyu araþtýrmasýna cevap verenlerin % 13,7 si Ermenistan’ýn Rusya-Beyaz Rusya Federasyonuna katýlmasýný, % 6,3 ü Ermenistan’ýn Rus Federasyonun bir parçasý olmasýný istemiþtir. % 53,8 gibi büyük bir çoðunluðu da, yukarýda deðindiðimiz gibi, Rusya ile ileri dereceye ulaþmýþ olan iliþkilerin korunmasýna taraf olduklarýný bildirmiþlerdir.[40] Bir kaynaða göre, Rusya’nýn ülkedeki bu mümtaz mevkii, belirli bir gereði yok iken Koçaryan’ýn, 16–18 Ocak tarihlerinde Moskova’ya bir ziyaret yapmasýna neden olmuþtur.[41] Koçaryan bununla Rusya ile iliþkilerin mükemmel düzeyde olduðu kanýtlanmak ve ülkede Rusya taraftarý kiþilerin oylarýný almak istemiþtir.
Ermenistan, çok belirgin olan Rusya taraftarlýðý yanýnda, ABD ve Avrupa Birliði ile de iyi iliþkiler içinde olmayý arzu etmekte ve bu husus Koçaryan’ýn seçim programýnda da yer almýþ bulunmaktadýr. Ermenistan, adý geçen ülkelerin hepsinin yardýmýna ihtiyaç duyduðundan, bu politikaya “tamamlayýcýlýk” (complementarity) adý verilmiþtir. Dýþiþleri Bakaný Oskanyan bir mülakatýnda,[42] sorularý yönelten gazetecinin bu politikanýn son beþ yýl içinde arzulanan sonuçlarý vermediðini ileri süren görüþünü kabul etmemiþ ve aksine “tamamlayýcýlýk”ýn Ermenistan dýþ politikasýnýn dayandýðý baþlýca temellerden biri olduðunu ileri sürmüþ ve bu politikadan ayrýlmanýn olumsuz etkileri olacaðýný savunmuþtur. Bu konuda dikkati çeken husus, Ermenistan’ýn ne Türkiye’yi ne Azerbaycan’ý hatta ne de Gürcistan’ý “tamamlayýcýlýk” politikasý içinde görmediði ve bu politika ile, özellikle Türkiye ve Azerbaycan’a karþý bir cephe oluþturmayý veya hiç olmazsa bir denge kurmayý hesapladýðý ortaya çýkmýþtýr.
Diðer yandan Ermenistan Dýþiþleri Bakaný bu mülakat sýrasýnda, Koçaryan’ýn, seçildiði taktirde, ikinci dönem baþkanlýðýnýn sona ereceði tarih olan 2008 ‘de Ermenistan’ýn tam üyelik müzakerelerine baþlamak için Avrupa Birliðinin kapýsýný çalmaya hazýr olacaðýný da söylemiþ bulunmaktadýr. Bu ifadeler, Ermenistan’ýn Türkiye ile yaklaþýk ayný dönemde Avrupa Birliðine üye olmayý planladýðýný ve belki de bu hususta Avrupa Birliði yetkililerinden bazý vaatler almýþ olabileceðini düþündürmektedir.
Seçim Kampanyasýnda Karabað Sorunu
Karabað konusuna da seçim kampanyasý sýrasýnda fazla deðinilmemiþtir. Bunun nedeninin Koçaryan’ýn bu sorun karþýsýndaki sert ve uzlaþmaz tutumunun genelde kamu oyunda tasvip görmesidir. Ancak, bir rivayetten ileri gitmese de, Karabað sorununun çözümü çerçevesinde Megri bölgesinin Azerbaycan’a verilmesi olasýlýðý Koçaryan idaresinin eleþtirilmesine neden olmuþ bu da Dýþiþleri Bakaný Oskanyan’ý, yukarýda deðindiðimiz mülakatý sýrasýnda, bu konunun suiistimal edildiðini ve Megri’nin milli güvenlik ve toprak bütünlüðünü ilgilendirdiðini ýsrarla söylemek durumunda býrakmýþtýr. Koçaryan’ýn seçim programýnda da,[43] Megri bölgesi kastedilerek, Azerbaycan ile “toprak deðiþimi” reddedilmekte ve gelecek beþ yýl içinde Karabað’ýn kendi kaderini kendisinin tayin hakkýnýn uluslararasýnca tanýnmasý için çalýþýlacaðý belirtilmektedir. Programda ayrýca Karabað’a güvenilir sýnýrlar saðlanmasýnýn Ermenistan ile devamlý bir coðrafi irtibatý gerektirdiði ifade olunmaktadýr. Diðer bir deyimle Koçaryan, Ermenistan’ý Karabað’la Laçin bölgesinden geçen bir koridorla baðlamak isterken, Nahcivan’ýn Megri bölgesinden geçecek bir koridorla Azerbaycan’a baðlanmasýný kabul etmemektedir.
Koçaryan’ýn yukarýda deðindiðimiz Moskova ziyaretinde, 16 Ocak 2003 tarihinde, verdiði bir konferans sýrasýnda, 1991–1992 yýllarý Karabað olaylarýnýn Ermenilerin Azerbaycan’da yaþamalarýnýn imkânsýz olduðunu gösterdiðini söyledikten sonra “Bir tür etnik uyumsuzluktan bahsediyoruz” demesi tepkilere yol açmýþtýr.[44]Avrupa Konseyi Genel Sekreteri Walter Schwimmer “bu ‘nefret’ ifadesinin savaþ tacirliði anlamýna geldiðini ve Avrupa’nýn etnik hoþgörü ve çeþitlilik ilkelerine ters düþtüðünü” söylemiþ ve ayrýca “Ermenistan ve Azerbaycan’ýn ait olduðu Avrupa etnik, kültürel dini veya dil alanýnda olsun Avrupa çeþitliliðini kabul etmekle baþlar”[45] demiþtir. Avrupa Konseyi Genel Sekreterinin bu sert eleþtirileri Ermenistan’ýn Avrupa Birliði üyesi olabilmesi için halen ülkede pek revaçta olan aþýrý milliyetçi duygu ve düþüncelerden arýnmasý bunun yanýnda da Azerbaycan ve Türkiye ile barýþ yapmasý gerektiðini ortaya koymaktadýr.
Seçim Kampanyasýnda Türkiye
Koçaryan’ýn Türkiye’ye karþý sert olarak nitelendirilecek politikasý Ermenistan’da genel tasvip gördüðünden bu konuda da seçim kampanyasý sýrasýnda pek durulmamýþtýr. Milli Birlik Partisi Baþkaný Gegemyan, Koçaryan idaresinin Rusya’yý soðutmak için elinden geleni yaptýðýný iddia ederken, misal olarak, Türkiye’nin NATO’nun yaz aylarýnda Ermenistan’da yapýlacak olan manevralara katýlacak olmasýný göstermiþ ve “1915’ten sonra ilk defa 2003’te bir Türk askeri Ermeni topraðýna ayaðýný basacaktýr”[46] gibi demagojik olduðu kadar tarih açýsýndan da yanlýþ sözler sarf etmiþtir.
Taþnaklar ise baþkanlýk seçimlerinde partinin tutumunu tespit etmek üzere, 22–24 Kasým 2002 tarihlerinde, bir “Yüksek Kongre” toplamýþlar ve Koçaryan’ýn izlediði politikalarý övdükten sonra kendisini desteklemek kararýný almýþlardýr. Koçaryan’ýn beðenilen icraatý arasýnda “milli davalarý uluslararasý arenada þerefli bir þekilde ortaya atmak” da vardýr. Bununla kastedilen Koçaryan’ýn iktidara gelmesinden sonra Ermeni diplomasisinin bazý uluslararasý kuruluþlarda soykýrýmý iddialarýný dile getirmesidir.[47] Taþnak Partisi Büro üyesi Viken A. Hovsepyan bir demecinde Koçaryan’ýn, Ermeni tarihinde ilk defa olarak, Birleþmiþ Milletlerde Ermeni soykýrýmýnýn tanýnmasýný istediðinin unutulmamasý gerektiðini ve bu durumun bir önceki rejimle (Ter Petrosyan’ýn baþkanlýðý dönemiyle) baþlýca farký oluþturduðunu söylemiþtir.[48] Koçaryan da Taþnaklarýn bu talebine ve ülkedeki genel yaklaþýma uygun olarak seçim programýnda[49] Ermeni “soykýrýmý”nýn uluslararasý alanda tanýnmasý için çalýþacaðýný tekrarlamýþtýr. Böylelikle Koçaryan, seçildiði taktirde, önümüzdeki beþ yýl içinde de Türkiye ile iyi iliþkiler kurmayý öngörmediklerini dolaylý olarak teyit etmiþtir.
Bu arada Türkiye ile iliþkiler konusunda Taþnaklar ile Koçaryan’ýn tam bir anlaþma içinde olmadýklarý görülmektedir. Viken A. Hovsepian yukarýda deðindiðimiz demecinde, Koçaryan’ýn iki yýl kadar önce bir Türk televizyon muhabirine verdiði mülakatta Ermeni topraklarý hakkýnda ciddi yanýlgýya düþtüðünü[50] söylemiþ, o zamanlar bu konuyu kamu oyu önünde tartýþmaktan kaçýndýklarýný ancak Koçaryan’la görüþmelerinde memnuniyetsizliklerini dile getirdiklerini, halen bu konudaki duyduklarý rahatsýzlýk ve endiþelerin büyük ölçüde giderildiðini belirtmiþtir.
Birinci Turun sonuçlarý
Seçimler için baþlangýçta 15 siyaset adamý aday olmuþtur. Bunlardan bazýlarýnýn adaylýklarý Ermenistan Seçim Merkezi Komisyonunca, adaylýk için gerekli olan Ermenistan vatandaþý olmak, son on yýldan beri Ermenistan da ikamet etmek ve en az 35.000 imza toplamak gibi koþullarý yerine getiremediklerinden, kabul edilmemiþtir. Bazý adaylar ise, seçimlerden önce adaylýktan çekilmiþlerdir. Sonunda seçimlere 9 kiþi katýlmýþtýr. Ýlk turda adaylarýn aldýklarý oylar þöyledir.[51]
Robert Koçaryan (Devlet Baþkaný) 700.808 % 49,4
Stepan Demirciyan (Halk Partisi Baþkaný) 399.757 % 28.2
Artaþes Gegamyan (Milli Birlik Partisi Baþkaný) 250.145 % 17.7
Aram Karabetyan (Anayasal Haklar Birliði Par. Bþk) 41.795 % 3,0
Vazgen Manukyan (Milli Demokratik Birlik Par. Bþk) 12. 904 % 0,9
Ruben Avaciyan (Birleþmiþ Ermeniler Partisi Bþk) 5.788 % 0,4
Aram Sargsiyan (Demokratik Parti Baþkaný) 3.034 % 0,4
Aram Harutiunyan (Milli Uzlaþma Partisi Baþkaný) 1.272 % -
Garnik Margaryan (Ermenistan Sosyalist Birliði Par.Bþk) 854 %
2.315.410 seçmenden 1.463.499’u oy kullanmýþtýr.[52] Buna göre seçimlere katýlým % 63 gibi düþük bir oranda gerçekleþmiþtir. Ancak bundan önceki baþkanlýk seçimlerinde katýlým % 60 kadar olduðundan bu oran Ermenistan için olaðan sayýlmalýdýr.
Eylül ayýndan itibaren yayýnlanan tüm kamu oyu yoklamalarýnda diðer adaylara nazaran büyük farkla önde görülen Baþkan Koçaryan, kendisinden sonra gelen Stepan Demirciyan’dan çok fazla oy alarak ilk turda birinci olmuþtur. Ne var ki seçilmek için gerekli % 50+1 oyu, 3000 kadar cüzi bir farkla, alamadýðýndan bu turda seçilememiþtir.
Ýki tur arasýnda geliþmeler
19 Þubat’ta 2003 tarihinde baþkanlýk seçimleri oylamasý baþlayýnca bazý kiþiler isimlerini seçmen listelerinde bulamamýþlar ve kendilerine seçmen olma haklarýnýn tanýnmasý için mahkemelere baþvurmuþlardýr. Bu kiþilerin sayýsý on bini geçmiþtir.[53]
Muhalefet Partileri seçimlerde usulsüzlük yapýldýðýný ileri sürmüþlerdir. Ýçlerinde birinci turda ikinci gelen Demirciyan ve üçüncü gelen Gegemyan’ýn da bulunduðu beþ aday usulsüzlükler hakkýnda ortak bir bildiri yayýnlamýþlardýr.[54] Buna karþýn seçimleri idare etmekle görevli Seçim Merkezi Komisyonu seçim ihlalleri hakkýnda çok az sayýda yazýlý baþvuru aldýðýný bildirmiþtir.[55]
Baþkanlýk seçimleri çeþitli uluslararasý kuruluþlardan ve bazý yabancý ülkelerden gelen yaklaþýk 470 gözlemci tarafýndan incelenmiþtir. Bunlarýn 65’i Baðýmsýz Devletler Topluluðundan,[56] 200 kadarý ise AGÝT ve Avrupa Konseyi Tarafýndan gönderilmiþti.[57]
Baðýmsýz Devletler Topluluðu seçim misyonuna baþkanlýk eden Yuri Yarov, muhalefetin ileri sürdüðü seçim ihlallerinin kanýtý olmadýðýný ifade etmiþtir.[58] Ayrýca, baþkanlýk seçimlerinin özgür, dürüst, saydam, demokratik ve meþru bir þekilde yapýldýðýný ileri sürmüþtür.[59]
AGÝT ve Avrupa Konseyi tarafýndan ortaklaþa kurulan Uluslararasý Seçim Gözleme Misyonu ise seçimler hakkýnda ön bulgu ve sonuçlarý[60] þu þekilde belirtmiþtir: “19 Þubat tarihli Ermenistan Baþkanlýk seçimleri genelde sakin geçmiþ ve iyi idare edilmiþtir. Ancak oylarýn sayýlmasý kusurlu olup seçim sürecinin bütünü, bir çok önemli nokta bakýmýndan, uluslararasý standartlarýn altýnda kalmýþtýr”.
Bildiride uluslararasý standartlara uymayan hususlar arasýnda, seçim öncesinde bazý yýldýrma hareketleri ve zor kullanma eylemleri görüldüðü, bazý hileler yapýldýðý, Baþkaný desteklemek üzere devlet kaynaklarýnýn büyük ölçüde kullanýldýðý ve Devlet televizyonunun adaylar hakkýndaki haberlerinde dengeli ve tarafsýz davranmadýðý gibi hususlar yer almýþtýr.
Muhalefet partileri taraftarlarý seçimlerden sonra büyük mitingler düzenlemeye baþladýlar. Seçimlerin ertesi günü olan 20 Þubatta Seçim Merkezi Komisyonu binasý önünde yapýlan ve 30.000 kadar kiþinin katýldýðý mitingde Stepan Demirciyan’ýn baþkan ilan edilmesi istenmiþtir.[61] 21 Þubatta yapýlan ve yaklaþýk 25.000 kiþinin katýldýðý bir diðer mitingde Stepan Demirciyan’ýn baþkan ilan edilmesi için 48 saat verildiði bildirilmiþtir.[62] Demirciyan ise, Koçaryan ve rejiminin Ermenistan’da seçimler kisvesi altýnda iktidarý gasp etmeye çalýþtýðýný söylemiþtir.[63]
Muhalefet partilerin beklenmeyen bu tepkileri ve halkýn bir kýsmýnýn sokaða dökülmesi karþýsýnda iktidar taraftarlarý harekete geçmek zorunda kalmýþtýr. Baþkan Koçaryan Televizyonda yaptýðý bir konuþmada resmi makamlarýn kamu düzenini bozmayý amaçlayan her harekete þiddetle karþý duracaklarýný bildirmiþ,[64] savunma bakanlýðýndan yapýlan bir açýklamada ise muhalefetin Ermenistan’ýn iç istikrarýný bozmakta ve ülkenin anayasal düzeni ve güvenliðini tehlikeye atmakta olduðu bu durum karþýsýnda Ermenistan Ordusunun Hükümeti tamamen desteklediði ifade edilmiþ ve Ermenistan’ýn halen geçici bir ateþkesin koþullarý içinde yaþadýðý hatýrlatýlmýþtýr.[65] Dýþiþleri Bakaný Vardan Oskanyan da Televizyonda muhalefetin hareketlerinin son yýllarda elde edilen baþarýlara gölge düþürdüðünü söyledikten sonra, fakirliðin sýnýrýnda bulunduðu için halkýn büyük bir kýsmýnýn memnun olmadýðýný, Baþkanýn da bu memnuniyetsizliðin ne kadar ciddi olduðunu bildiðini, ancak memnuniyetsizliði bu þekilde (mitingler yoluyla) göstermenin doðru olmadýðýný söylemiþtir.[66]
Resmi makamlarýn ikazlarýna raðmen 23 Þubat günü yaklaþýk 50.000 kiþinin katýldýðý büyük bir miting yapýlarak, birinci tur seçimlerin sonuçlarý protesto edilmiþtir.[67]
Seçimlerin yasallýðýnýn sorgulanmaya baþlamasýndan sonra, seçimlerde üçüncü sýrada yer almýþ olan Artaþes Gegamyan seçimlerin birinci turunun iptal edilmesini ve yeniden seçim yapýlmasýný istemiþ ve[68] daha sonra da seçimlerin iptali için Anayasa mahkemesine baþvurmuþtur.[69] Dikkat çekmek için özel bir gayret içinde olduðu görülen Gegemyan’ýn halen iktidarda bulunanlarýn seçimleri kaybettikleri taktirde kurþuna dizileceklerini iyi bildiklerini de ifade etmiþtir.[70] Seçimlerde dördüncü olmuþ olan Aleksan Karabetyan da birinci turun geçersiz sayýlmasýný istemiþtir.[71] Seçimlerin ikinci turuna katýlamayacak olan bu iki þahsýn tek þansýnýn birinci turun iptali olduðu dikkatlerden kaçmamýþtýr.
Buna karþýlýk Stepan Demirciyan’ýn birinci tur oylarý tekrar sayýlmadýðý taktirde ikinci tura katýlmayacaðý adý geçenin seçim ofisinden bildirilmiþtir.[72] Baþkan Koçaryan ise kimseyi kinci tura katýlmak için ikna etmeye çalýþmayacaðýný, Stepan Demirciyan katýlsa da katýlmasa da seçimlerin ikinci turunun yapýlacaðýný ifade etmiþtir.[73]
Bu arada 13 muhalefet partisi bir bildiri yayýnlayarak bazý taleplerde bulunmuþ ve bunlarýn yerine getirilmemesi durumunda Baþkan Koçaryan’ýn istifasýný isteyeceklerini bildirmiþlerdir. Talepler arasýnda Baþkan Koçaryan’ýn seçim kampanyasýný idare den Milli Savunma Bakaný Serj Sarkisyan’ýn, Adalet Bakaný David Harutiunyan’ýn, Mahalli Ýdareler Bakaný Ovik Abrahamyan’ýn ve Seçim Merkezi Komisyonu Baþkaný Artak Sagradyan’ýn istifa etmesi, tutuklan-anlarýn serbest býrakýlmasý ve seçimlere hile karýþtýranlarýn cezalandýrýlmasý bulunuyordu.[74]
Koçaryan 26 Þubat’ta yaptýðý bir basýn toplantýsýnda, muhalefetin iddia ettiðinin aksine, seçim ihlallerinin fazla olmadýðýný ve bunlarýn seçimlerin sonucunu etkilemediði söylemiþ ve seçimlerin ikinci turunda ihlallerin önleneceði sözünü vermiþtir.75 Bu arada, izin verilmeyen mitinglere katýlan kiþilerden bazýlarý tevkif edilmeye baþlanmýþtý. Adalet Bakanlýðý sözcüsü Ara Sagatelyen’a göre 27 Þubat 2003 itibariyle 150 kiþi tutuklanmýþ olup bunlardan 88 i hapis diðerleri para cezasýna çarptýrýlmýþtýr.[76]
Ermenistan baþkanlýk seçimlerinin bir þiddet havasý içine girmesi endiþe uyandýrmýþtýr. Avrupa Konseyi Danýþma Meclisi Baþkaný Peter Schieder 26 Þubat’ta yaptýðý bir açýklamada, seçimlerdeki eksiklikler ve yolsuzluklar nedeniyle ciddi endiþe duyduklarýný belirttikten sonra “Ermenistan, Avrupa Konseyine üyesi bir ülke olarak demokratik taahhütlerine uygun olarak hareket etmek istiyorsa ikinci turda bu gibi yolsuzluklar tekrarlanmamalýdýr” demiþtir. Peter Schieder ayrýca, kamu düzeninin aþýrý önlemlere baþvurulmadan saðlanmasýný ve tutuklananlarýn derhal serbest býrakýlmasýný istemiþtir. Danýþma Meclisi Baþkaný muhalefetin de ülkenin anayasal ve yasal düzenine saygý göstermesi gerektiðini belirtmiþtir.[77]
AGÝK Seçimleri gözleme Misyonu Baþkaný Peter Eicher tutuklananlar hakkýnda endiþe duyduðunu bunlarýn, avukatlarý olmaksýzýn, kamuya kapalý olarak yapýlan davalar sonucu hüküm giydiklerini; demokratik bir seçimde þiddet ve eziyete yer olmadýðýný söylemiþ ve seçimlerin ikinci turunun daha saydam ve özgür olacaðýný ümit ettiðini eklemiþtir.[78]
AGÝT dönem Baþkaný, Hollanda Dýþiþleri Bakaný Jaap de Hoop Scheffer baþkanlýk seçimler hakkýnda endiþelerini dile getirerek, tutuklularýn serbest býrakýlmasýný ve ayrýca Ermenistan makamlarýnýn AGÝK’in seçimlerle ilgili 1990 tarihli Kopenhag belgesine saygý göstermelerini istemiþtir. Bu belge, seçim kampanyalarýnda, dürüst ve özgür bir hava içinde, siyasi partilerin ve adaylarýn görüþlerini ifade etmelerini ve resmi makamlarýn þiddet ve yýldýrma hareketlerine baþvurmamalarýný öngörmektedir.[79]
Ýki tur arasýndaki önemli geliþmelerden biri de, muhalefetin düzenlediði bir çok miting ve sokak gösterisi karþýsýnda nispeten hareketsiz kalmýþ olan Koçaryan taraftarlarýnýn bu durumu düzeltmek istercesine, 1 Mart 2003 tarihinde, Erivan’da, Koçaryan’ýn da söz aldýðý ve 100.000 kiþinin katýldýðý iddia edilen[80] büyük bir miting yapmalarýdýr. Mitingin Koçaryan’ýn seçim kampanyasýný yürüten Savunma Bakaný Sargsiyan tarafýndan deðil Taþnak Partisince düzenlenmesi, Sargsiyan aleyhine ve Taþnaklarýn lehine bir geliþme oluþturmuþtur. Ayný saatlerde Demirciyan taraftarlarýnýn düzenlediði bir mitinge en çok 20.000 kiþinin katýlmasý[81] Koçaryan taraftarlarýn gücünün daha fazla olduðu kanýsýný vermiþtir.
Bununla beraber Koçaryan’ýn mitingine katýlanlarýn bir tür ikna edildikleri (bazý köylerden, kasabalardan ve fabrikalardan kiþileri zorla otobüslere doldurup getirmek,[82] para vermek, içki vermek[83] gibi) iddia edilmiþtir. Diðer yandan nüfusu 2,5 milyon kadar olan Ermenistan’da her 25 kiþiden birinin (100.000 kiþi) bir araya gelmesi de pek gerçekçi görülmemektedir. Bu oranýn Türkiye’de 2,5 milyon kiþiye, ABD’de ise yaklaþýk 11 milyon kiþiye tekabül etmesi Ermenistan’da 100.000 kiþi toplamanýn ne derecede güç olduðunu göstermektedir.
Ýki tur arasýndaki diðer bir geliþme de Koçaryan ve Demirciyan’ýn 3 Mart 2003 akþamý televizyonda bir açýk oturuma katýlmalarý olmuþtur. Bir çok konuya temas edilen bu toplantýda Koçaryan’ýn ülkenin sorunlarý hakkýnda kendi bilgisini sergileyen ve böylelikle de Demirciyan’ýn tecrübesizliðini ortaya koymaya çalýþan bir taktik izlediði görülmüþtür. Buna karþýn Demirciyan seçimlerdeki yolsuzluklarý ön plana çýkaran bir yaklaþým benimsemiþ ve tecrübesi olmadýðý iddialarýna karþý da yolsuzluklar ve entrikalar konusunda tecrübesinin olmadýðýný söylemek suretiyle cevap vermiþtir. Ermenistan’da ilk kez yapýlan bu açýk oturumun demokrasi koþullarýnýn henüz yerleþmediði bu ülkede seçmenleri ne ölçüde ve ne yönde etkilediði belli deðildir.
Bu açýk oturum sýrasýnda, Türkolog olduðunu söyleyen Petros Gazaryan isimli bir gazeteci, Ermenistan’ýn Türkiye ile iliþkileri iyileþtirme þansýnýn ve bu iyileþtirmenin bedelinin ne olduðunu Demirciyan ve Koçaryan’a sormuþtur.
Demirciyan bu soruya “Ýliþkilerin iyileþtirilmesi milli deðerlerimizin aleyhine olmamalý ve tarihi adalet gerçekleþmelidir. Bir çok ülke Ermeni soykýrýmýný tanýmýþtýr. Bölge ülkeleriyle ve komþularýnýzla gelecekte iliþkilerimizi iyileþtirmemiz gerektiðine inanýyorum” cevabýný vermiþ; gazetecinin soykýrým konusunda taviz verilmeyeceði hakkýndaki görüþüne katýldýktan sonra “Sovyetler Birliði zamanýnda, hem ülke içinde hem de dýþýnda soykýrýmýn tanýnmasý için kampanya yaptýk. Bu bir milli sorundur” demiþtir.
Koçaryan ise, her halde sözde soykýrýmýn tanýnmasý için çabalarýnýn bilinmesinden olacak, gazetecinin sorusuna cevap vermemiþ buna karþýlýk diðer baþkan adaylarýnýn seçim programlarýnýn soykýrým konusunu içermediðini belirttikten sonra Demirciyan’a “Sizin seçim programýnýzýn Ermeni halký için hayati önemi olan bu konuyu neden içermediðini anlamýyorum” demiþtir. Demirciyan ise “kimse bu konulara karþý deðil” demekle yetinmiþtir.[84]
Bu açýk oturumun Türkiye yönünden önemli yönü, Koçaryan hariç, hiçbir baþkan adayýnýn sözde soykýrým iddiasýný seçim programlarýna alacak kadar önemli bir konu olarak görmemiþ olmasýdýr. Bu, ilke olarak, Koçaryan sonrasý dönemde Türkiye-Ermenistan iliþkilerinin daha gerçekçi temeller üzerine kurulabileceðinin bir iþareti olarak yorumlanabilir.
Seçimlere dönecek olursak, daha önce birinci tur oylarý tekrar sayýlmadýðý taktirde seçimlere katýlmayacaðýný bildiren Demirciyan bu kez ikinci tura katýlacaðýný ancak bunun birinci tur sonuçlarýný tanýdýðý anlamýna gelmeyeceðini bildirmiþtir.[85]
Avrupa Konseyi Genel Sekreteri Walter Schwimmer seçimlerden önce bir bildiri yayýnlayarak Ermenistan’ýn bütün taraflarca dürüst ve yasal olarak kabul edilecek seçimlere ihtiyacý olduðunu, birinci turda meydana gelen olaylarýn tekrar edilmesinin, sonucu ne olursa olsun, herkes için kayýp bir seçim” olacaðýný belirterek[86] gerekli uyarmayý yapmýþtýr. Avrupa Konseyi Danýþma Meclisi eski Baþkaný ve bu Meclisin Ermenistan baþkanlýk seçimleri için Gözlem Heyeti Baþkaný Lord Russell Johnston da “özgür, temiz ve saydam bir oylama yapýlmasýný saðlamalarý” için Ermeni makamlarýna çaðrýda bulunmuþtur.[87] Buna karþýlýk AGÝK Seçimleri Gözleme Komisyonu baþkaný Peter Eicher’in resmi makamlarýn oy sahtekarlýðý yapan kiþileri cezalandýrmak için pek bir þey yapmadýklarýný, bu durumda bu kiþilerin ikinci turda bazý seçim sandýklarýndan sorumlu olmaya devam edeceðine dair sözleri,[88]ikinci turda da ayný yolsuzluklarýn yapýlacaðýnýn iþaretini oluþturmuþtur.
Baþkanlýk Seçiminin Sonucu
5 Mart 2003, Çarþamba günü yapýlan ikinci turda, oy verme sýrasýnda kayda deðer þiddet hareketlerine rastlanmamýþtýr. Ertesi gün Seçim Merkezi Komisyonunca ilan edilen ilk sonuçlara göre Koçaryan oylarýn % 67.5 ini; Demirciyan ise % 32,5 ini almýþtýr. Seçimlerde 1.596.204 kiþi oy kullanmýþtýr.[89] Böylelikle seçimlere katýlma oraný % 68 olmuþtur.
Ermeni basýný ve haber ajanslarý seçimlerin ikinci turunda da çok sayýda ihlal yapýldýðýnda dair bir çok haber yayýnlamýþlardýr. Bunlardan en önemlisi sandýklara baþkan Koçaryan’ýn isimi yazýlý sahte oy pusulalarýnýn doldurulmasýdýr. Bu hileye seçimlerin birinci turunda da baþvurulmuþ ve AGÝK Seçimleri Gözleme Komisyonu baþkaný Peter Eicher Seçim Merkezi Komisyonunun bazý sandýklardan seçmen sayýsýndan fazla oy pusulasý çýkmasýný izah edemediðini söylemiþtir.[90] Bir ajans haberine göre ikinci tur için Koçerya’ýn ismini taþýyan 600.000 sahte oy pusulasý basýlmýþtýr.[91] Ýkinci ihlal ise, muhalefete mensup birçok kiþinin tutuklanmasý ve böylelikle sayýma itiraz edilmesinin önüne geçilmesidir. Yukarýda açýkladýðýmýz gibi seçimlerin birinci turunda da bu tür tutuklamalar yapýlmýþtý. Bunlarýn önemli bir kýsmý, Ermenilerin ruhani lideri olan Katogikos Karekin II’nin giriþimi üzerine serbest býrakýlmýþtý. Sandýklara sahte oy doldurulmasý (Ballot-box stuffing) ve tutuklamalar seçimlerden sonra gerek Lord Russell Johnston[92] gerek Peter Eicher’in[93] üzerinde en fazla durduklarý hususlar olmuþtur. Bunlar kadar etkili olmasa da Devlet Televizyonunun Koçaryan yanlýsý yayýnlarýndan da bahsetmek gerekir.
Avrupa Konseyi, seçimlerin ikinci turundan hemen sonra yayýnladýðý bir basýn bildirisinde,[94] 200 kiþilik AGÝT ve Avrupa Konseyi gözlemcilerinin, Ermenistan baþkanlýk seçimlerinin bu turunda bir çok usulsüzlükler olduðu ve bir bütün olarak seçim sürecinin uluslararasý standartlarýn altýnda kaldýðý sonucuna vardýklarýný belirtmiþtir.
Baðýmsýz Devletler Topluluðu (BDT)da seçimler için yaklaþýk 60 kiþilik bir gözlemci heyeti göndermiþti. Yukarýda belirttiðimiz gibi bu heyetin baþkaný Yuri Yarov birinci turdan sonra yaptýðý bir açýklamada[95] seçimlerin özgür, dürüst, saydam, demokratik ve meþru olduðunu söylemiþ ve ayrýca yapýlan ihlallerin seçimleri geçersiz kýldýðý yolundaki muhalefet beyanlarýnýn kanýtlara dayanmadýðýný ileri sürmüþtü.[96] Avrupa Konseyi, AGÝT, bir çok sivil toplum örgütü, yabancý basýn ve Ermenistan basýnýn önemli bir kýsmý seçimlerin birinci turunda yolsuzluklar olduðunu belirtirken BDT Temsilcisinin bu beyanlarý hayretle karþýlanmýþ hatta kendisinin, seçimlerin sonucunu taraf tutar þekilde deðerlendirdiði için, istifa edeceði haberleri dahi çýkmýþtý.[97] Yarov istifa etmedikten baþka seçimlerin ikinci turundan sonra da seçimlerin iyi düzenlendiðini ve ihlal olmadýðýný söylemiþtir.[98] Bilindiði üzere BDT genelde Rus etkilerine çok açýktýr. Yarov’un azýnlýkta kalmasýna raðmen seçimlerde yolsuzluk olmadýðýnda ýsrar etmesini Rusya Federasyonunun Koçaryan’ýn seçilmesine katkýda bulunmak isteðiyle açýklamak mümkündür. Nitekim Vladimir Putin’in Koçaryan’ý ilk tebrik eden devlet baþkaný olmasý çok eleþtirilen bu seçimlere yasallýk kazandýrmak amacýný taþýsa gerektir.
Buna karþýn batý dünyasýnda Ermenistan’ýn baþlýca hamisi olan ABD’nin seçimlere tepkisi farklý olmuþtur. Dýþiþleri Bakanlýðý Sözcüsü Richard Boucher Ermenistan baþkanlýk seçimlerinin uluslararasý standartlarýn altýnda kaldýðý görüþüne katýlmýþ, Ermenistan yöneticilerinin inanýlýr seçimler düzenleyerek ülkelerinin demokratikleþmesini geliþtirmek fýrsatýný kaçýrdýklarýný belirtmiþ ve seçimlerde yapýlan usulsüzlüklerin araþtýrýlmasý, bunlarý yapanlarýn sorumlu tutulmasý ve halkýn güvenini saðlayacak diðer önlemlerin alýnmasý ile baþlamak üzere “demokratik Ermenistan’ý kurma yoluna girilmesi için Hükümete çaðrýda bulunuyoruz” demiþtir.[99]
Ermenistan seçimlerinde yolsuzluk yapýldýðý hakkýnda yukarýda deðindiðimiz görüþ ve beyanlarýn ne gibi bir sonucu olacaðýna gelince, bizzat Lord Russel Johnston’un dediði gibi, Avrupa Konseyi (ve AGÝT) seçimler demokratik olmadýðý için herhangi bir ülkeye yaptýrým uygulamak durumunda deðildir.[100] Uluslararasý hukuka göre hiçbir ülke veya kuruluþun da böyle bir yetkisi bulunmamaktadýr. Bu seçimler hakkýnda bir rapor hazýrlanacak ve Avrupa Konseyine Danýþma Meclisine sunulacaktýr. Ermeniler, bu görüþmeler sýrasýnda ileri sürülecek eleþtirileri reddedecekler, BDT Heyetinin seçimlerde yolsuzluk yapýlmadýðý hakkýndaki beyanlarýnýn arkasýna sýðýnarak kendilerini savunmaya çalýþacaklardýr. Bu münasebetle 1998 baþkanlýk seçimlerinde de yolsuzluklar yapýldýðýný, bu konuda raporlar hazýrlandýðýný ancak bir süre sonra bunlarýn unutulduðunu hatýrlamakta yarar vardýr.
Seçilmesi þaibeli de olsa Robert Koçaryan’ýn önümüzdeki beþ yýl Ermenistan’ý yöneteceði anlaþýlmaktadýr. Adý geçenin bu uzun zaman içinde, çok ihtiyaç duyulan iç reformlarý gerçekleþtirmesi; dýþ politika alanýnda ise, Ermenistan’ýn çýkarlarýný dikkate alarak, Karabað dahil Azerbaycan ile olan sorunlarý çözümlemesi ve ayrýca gerçekçi bir davranýþla, soykýrýmý iddialarýndan vazgeçip toprak bütünlüðünü ve sýnýrlarýnýn dokunulmazlýðýný tanýyarak da Türkiye ile iliþkileri normal hale getirmesi ve böylelikle Güney Kafkasya bölgesinde bir barýþ ve iþbirliði döneminin baþlamasýna katkýda bulunmasý ümit edilmektedir.
3. TÜRKÝYE-ERMENÝSTAN ÝLÝÞKÝLERÝ
2002 Aralýk ayýnýn ikinci yarýsýnda Ermeni basýnýnda Dýþiþleri bakaný Yaþar Yakýþ’ýn, Azerbaycan memnun olmasa da Türkiye’nin Ermenistan ile iliþkilerini geliþtireceðini ifade ettiðine dair haberler çýkmýþtýr.[101] Ermenistan Dýþiþleri Bakaný Oskanyan kendisine bu konuda yöneltilen sorulara bu tutumu memnuniyetle karþýladýklarýný ve Türkiye ile önkoþul olmadan iþbirliðine hazýr olduklarý cevabýný vermiþ[102] ayrýca Ermenistan ile diplomatik iliþki kurmasýnýn ve uyguladýðý ambargoyu kaldýrmasýnýn Türkiye’nin Avrupa Birliði’ne üye olmasý perspektiflerini daha gerçekçi kýlacaðýný söylemiþtir.[103] Baþka bir kaynaða göre ise Ermeni Bakan “Avrupa Birliðinin Ermenistan ile diplomatik iliþkisi olmayan Türkiye’yi kabul edeceðini düþünmek zordur” demiþtir.[104]
Ayný günlerde bir Ermeni Haber Ajansýna göre,[105] Amerikan Dýþiþleri Bakan Yardýmcýsý Mark Grossman’ýn “Türkiye ve Ermenistan’ýn uzlaþma ve beraberce ekonomik kalkýnma yolunda ilerleyebilmelerini saðlamak üzere yeni Türk Hükümetine Türkiye-Ermenistan barýþmasý için gayretlerine devam etmesi ve bu amaçla yapýlan giriþimlere katkýda bulunmasý için çaðrýda bulunuyorum.” þeklindeki sözleri de Türk Ermeni iliþkilerinde yakýn zamanda geliþmeler olacaðý kanýsýný vermiþti.
Bu durum Azerbaycan’da ciddi kaygýlara yol açmýþtýr. Dýþiþleri sözcüsü Metin Mirza bu haberlerin Ermeni basýnýnýn yalanlarýndan biri olduðunu söylemiþ ve Ankara’nýn Karabað sorunu çözümlenmeden ve Azeri topraklarý iþgalden kurtarýlmadan Ermenistan ile herhangi bir alanda iþbirliði yapýlmayacaðýný bir çok kez ifade ettiðini belirtmiþtir.[106] Bu arada Bakü’deki Türkiye Büyükelçiliði Türk Dýþiþleri Bakanýnýn böyle bir beyaný olmadýðýný açýklamýþtýr.[107] Azerbaycan Dýþiþleri Bakaný Guliev de, bu konuda Türkiye Büyükelçisi Ünal Çeviköz ile görüþtükten sonra, Türk Dýþiþleri Bakanýnýn sözlerinin yanlýþ anlaþýldýðýný, Bakanýn Türkiye’nin tüm komþularýyla iliþkilerini geliþtireceðini, ancak Ermenistan ile iliþkilerin Karabað sorununun çözümlenmesinden sonra kurulabileceðini söylediðini ifade etmiþtir.[108] Azerbaycan ANS Televizyonu muhabiri Türk Dýþiþleri Bakanýnýn haberi yalanladýðýný bildirmiþ ayrýca Baþbakan Abdullah Gül ile de görüþtüðünü ve adý geçenin de bu yalanmaya katýlarak, Türkiye için Azerbaycan’ýn Ermenistan ile ekonomik iliþkilerden çok daha önemli olduðunu söylediðini bildirmiþtir.[109]
Adalet ve Kalkýnma Partisi Baþkaný Tayyip Erdoðan’ýn 7 Ocak 2003 tarihinden itibaren Azerbaycan’a yaptýðý ziyaret sýrasýnda kendisinin ve beraberindekilerin yaptýðý konuþmalar yeni Türk Hükümetinin Ermenistan ve Karabað sorunu ile ilgili politikasýna açýklýk getirmiþ ve Azerbaycan’da bu konuda olabilecek endiþeleri ortadan kaldýrmýþtýr.
Erdoðan’ýn bu ziyaret sýrasýnda yaptýðý konuþmalarýn bu konuyu ilgilendiren bölümlerini þu þekilde özetlemek mümkündür: Yeni Türk Hükümetinin Ermenistan ile olan ihtilafýnda Azerbaycan’ýn haklý tutumunu desteklemeye devam edecektir.[110] Türkiye Karabað sorununun çözümünden önce Ermenistan ile iliþkilerini geliþtirmeyecektir.[111] Karabað sorununun çözümü için Ermenistan ve Azerbaycan devlet baþkanlarý arasýnda doðrudan yapýlan temaslarýn desteklenmekte,[112] Türkiye Minsk Grubunun bu konudaki çalýþmalarýný da desteklemektedir.[113] Ancak bu Grubunun etkisizliðinden endiþe duyulmaktadýr.[114] Ermenistan, Azerbaycan ve Türkiye arasýnda üçlü bir diyalog Karabað sorunun çözümüne olumlu bir etki yapabilecektir.[115]
Bu ziyaret sýrasýnda Erdoðan’a refakat eden Dýþiþleri Bakaný Yaþar Yakýþ da yaptýðý konuþmalarda, özet olarak, Ermenistan’ýn iþgal ettiði Azerbaycan topraklarýndan çekilmesi gerektiðini, Ermenistan’ýn Sovyetler Birliði sýnýrlarýný tanýmayan tek devlet olduðunu ve Türkiye’nin 1921’de saptanan sýnýrlarýný tanýmadýðýný, ayrýca Doðu Anadolu’nun Batý Ermenistan olarak adlandýrýldýðý ve Ermenistan Anayasasýnda sözde soykýrýmla ilgili maddenin kaldýrýlmasý gerektiðini söylemiþtir.[116] Diðer yandan Türkiye’nin Azerbaycan’ýn rýzasý olduðu taktirde Ermenistan ile olan sýnýrýný açacaðýný da ifade etmiþtir.[117]
Adalet ve Kalkýnma Partisi Baþkan Yardýmcýsý Þaban Diþli ise bu konuda Partisinin Türkiye’nin bütün komþularýyla iliþkilerini geliþtirmek istediðini belirtirken bundan Ermenistan’ýn deðil diðer komþularýn kastedildiðini, Türkiye’nin Ermenistan ile ilgili siyasetini Azerbaycan ile birlikte yürüteceðini, Türkiye’nin Karabað sorunu çözümlendikten sonra Ermenistan’ý düþünebileceðini söylemiþtir.[118]
Yukarýdaki beyanlar Türkiye’nin yeni Hükümetinin Ermenistan hakkýnda kendisinden önceki hükümetlerle temelde ayný politikayý izleyeceðini göstermektedir. Diðer bir deyimle, Ermenistan, baþta Karabað olmak üzere Azerbaycan ile sorunlarýný çözümlemediði, Türkiye’nin sýnýrlarýnýn dokunulmazlýðýný ve toprak bütünlüðünü tanýmadýðý ve soykýrým iftiralarýna devam ettiði sürece Türkiye’nin bu ülke ile diplomatik iliþki kurulmayacaðý ve kara sýnýrýný açýlmayacaðý anlaþýlmaktadýr.
Türk Hükümetinin politikasýnýn açýklýk kazanmasý Ermenistan’da düþ kýrýklýðý yaratmýþtýr. Dýþiþleri Bakaný Vardan Oskanyan 10 Ocak 2003 tarihinde düzenlediði bir basýn toplantýsýnda Adalet ve Kalkýnma Partisi Hükümetinin baþta eski Türk hükümetlerinin Ermenistan politikasýný gözden geçirebileceði kanýsýný verdiðini, bu yönde bazý iþaretler de alýndýðýný, ancak Erdoðan’ýn Bakü’deki beyanlarýnýn bu ümitlere gölge düþürdüðünü söylemiþ, bununla beraber Ecevit Hükümeti zamanýnda yapýlan doðrudan temaslarýn, herhangi bir önkoþul olmadan, tekrar baþlayabileceðini ümit ettiklerini belirtmiþtir.[119]
Bir hafta kadar sonra, Baþkan Koçaryan Rusya’ya yaptýðý ziyaret sýrasýnda Moskova Dýþiþleri Akademisinde, 16 Ocak 2003 tarihinde verdiði konferansta bu konuya deðinmiþtir. Koçaryan Türkiye’nin Ermenistan’a abluka uygulamaya devam ettiðini ve iki ülke arasýnda diplomatik iliþkisi bulunmadýðýný belirtikten sonra, Türkiye-Ermenistan iliþkilerinin Karabað sorununun çözümüne baðlý bulunmadýðýný, bu sorunla Türkiye’nin ilgisi olmadýðýný, iki ülke iliþkilerinin Ermeni-Azeri sorunlarýn yükünü taþýmamasý gerektiðini, Türk-Ermeni iþbirliðinin hem iki ülke hem de tüm bölgenin hayrýna olacaðýný, Türkiye ile önkoþulsuz diyaloga hazýr olduklarýný çeþitli kez dile getirdiklerini ve bu tutumlarýný da muhafaza ettiklerini söylemiþtir.[120]
Koçaryan’ýn bu konuþmasýnda Karabað’ýn sorununun Türkiye’yi ilgilendirmediði üzerinde ýsrarla durmasýnýn, yukarýda da belirttiðimiz gibi, Tayyip Erdoðan’ýn Bakü’de, Minsk Grubunun etkisizliðinden endiþe duyulduðu, Ermenistan, Azerbaycan ve Türkiye arasýnda üçlü bir diyalogun Karabað sorunun çözümüne olumlu bir etki yapabileceði sözlerine bir cevap vermek amacýna baðlamak mümkündür. Ermeniler, Karabað konusunun Türkiye’nin Azerbaycan’ýn görüþlerini destekleyeceði üçlü bir toplantýda görüþülmesinin lehlerine olmayacaðý düþüncesi içindedir.
Türkiye’nin Ermenistan’a karþý tutumu, Ermeni çýkarlarýný korumakla isim yapmýþ Fransýz milletvekili François Rochebloine’ýn Avrupa Konseyi Danýþma Meclisi’nde Baþbakan Abdullah Gül’e yönelttiði bir soru ile tekrar açýklýk kazanmýþtýr. Fransýz milletvekilinin, Türkiye’nin sözde Ermeni soykýrýmýný tanýyýp tanýmayacaðý hakkýndaki sorusuna Baþbakan Gül, 1915’te savaþ olduðunu ve Türklerin kimseyi öldürmek istemediði belirttikten sonra, artýk geleceði düþünmek gerektiðini ifade etmiþ, Türkiye’nin Ermenistan’a yardým ettiðini ve etmeye de devam edeceðini, Ermenistan’ýn da komþularýyla iyi iliþkiler içinde olmasýný istediðini düþündüðünü, buna göre Ermenistan’ýn en azýndan komþularýnýn sýnýrlarýný tanýyabileceðini söylemiþtir.[121] Avrupa Ermeni Federasyonu Türk Baþbakanýnýn bu ifadelerini “soykýrýmýný” inkâr eden bir propaganda olarak nitelendiren bir bildiri yayýnlamýþtýr.[122]
Sonuç olarak, yeni Türk hükümetinin kurulmasýndan sonra Ermenistan ilgililerinin bazý Türk siyaset adamlarýnýn beyanlarýný kendi istedikleri gibi yorumlayarak gereksiz bir bekleyiþ içine girdikleri, Tayyip Erdoðan’ýn Azerbaycan ziyareti sýrasýnda kendisinin ve diðer Türk ilgililerin yaptýklarý konuþmalarýn ayrýca Baþbakan Gül’ün beyanlarýnýn Türkiye’nin Ermenistan (ve Azerbaycan) politikasýna açýklýk getirdiðini ve Ermenilerin, beklentilerinin boþ olduðu anlaþýlýnca da bir düþ kýrýklýðýna uðradýklarý söylenebilir.
4. DÝYASPORANIN TÜRKÝYE ALEYHÝNDEKÝ BAZI EYLEMLERÝ
Ýncelediðimiz dönem içinde özellikle Avrupa Ermenilerinin Türkiye aleyhindeki eylemleri dikkati çekmiþtir. Bunlarýn en önemlileri Avrupa Ermeni Federasyonu’nun Türkiye’nin AB üyeliði hakkýndaki faaliyetleriyle Taþnak Partisi tarafýndan Fransa’da düzenlenen Pro Armenia Konferansý’dýr.
Avrupa Ermeni Federasyonu “Çaðrý”sý
Taþnak Partisinin bir yan kuruluþu olan ve merkezi Brüksel’de bulunan Avrupa Ermeni Federasyonu’nun baþlýca amacýnýn, Türkiye’nin, baþta “soykýrýmýn” tanýnmasý olmak üzere, tüm Ermeni taleplerini yerine getirdikten sonra Avrupa Birliði üyeliðine kabul edilmesini, diðer bir deyimle bu taleplerin Türkiye’nin tam üyeliðinin ön þartý haline getirilmesini saðlamaya çalýþmak olduðu görülmektedir.
Avrupa Ermeni Federasyonu, son olarak, bu amaçla Avrupa’daki 120 kadar Ermeni örgütünün imzasýný taþýyan 3 Aralýk 2002 tarihli bir “çaðrýyý” Avrupa Birliði üyesi 15 ülkenin hükümetlerine göndermiþtir.[123]
Yapýlan çaðrýda 12–13 Aralýk 2003 tarihinde planlanan AB doruk toplantýsý öncesinde, Türkiye’nin kendisine bir müzakere takvimi verilmesi için baskýlarýný arttýðý ifade olunmakta ve ciddi insan haklarý ihlalleri yanýnda Avrupa’yý tanýmlayan ahlaki deðerlere ve barýþ ve adalet ideallerine karþý genel duyarsýzlýðý nedenleriyle Türkiye’ye müzakere tarihi verilmesine karþý olunduðu belirtilmektedir.
Çaðrý ile Türkiye soykýrýmcý, inkârcý ve saldýrgan bir devlet olmakla suçlanmaktadýr. “soykýrým” bahsinde Türkiye’nin, uluslararasý hukuk bakýmýndan Osmanlý Ýmparatorluðunun selefi olmakla 20. asrýn ilk “soykýrýmýnýn” ahlaki, hukuki ve maddi sorumluluðunu taþýdýðý; ayrýca piþmanlýk göstermeyip tehcir edilmiþ Ermenilerin servetine el konmasýna imkan veren Ermeni karþýtý kanunlar çýkartmak, Batý Ermenistan’daki tarihi Ermeni eserlerini yýkmak veya Türkleþtirmek ve Ermeni azýnlýðýna ikinci sýnýf vatandaþ muamelesi yapmak suretiyle de “soykýrýmý” devam ettirdiði ileri sürülmektedir.
“Ýnkârcýlýk” bahsinde ise, Milli Güvenlik Kurumu gözetiminde sözde soykýrýmýný inkar eden tezlerin ülke içinde ve dýþýnda, özellikle Avrupa’da yayýldýðý, Türkiye’de Ermeni soykýrýmýndan bahsetmenin hapse atýlmak ve dolayýsýyla iþkenceye maruz kalmak sonucunu getirdiði, ayrýca Ermeni “soykýrýmý”ný ret eden tezlerin ilk ve orta dereceli okullarda okutulmaya baþlandýðý bildirilmektedir.
“Saldýrganlýk” konusunda ise, Kýbrýs müdahalesiyle Türkiye’nin Ermenistan’a uyguladýðý ablukadan bahsedilmektedir. Ayrýca Türkiye'nin Ermenistan’ý istila etme planlarý hazýrlamýþ olduðu ve Musul ve Kerkük üzerindeki iddialarý sebebiyle Türkiye’nin “Turancý” emellerinden hiçbir zaman vazgeçmediði ifade olunmaktadýr.
Sözkonusu çaðrýda, talepler bölümünde ise, þu hususlar yer almaktadýr:
Türkiye’nin Ermeni “soykýrýmýný” tanýmasýnýn, demokrasi ve insan haklarý kriterleri çerçevesinde,[124] Avrupa Birliðine üye olmasýnýn koþulu haline getirilmesi;[125] Avrupa Birliðinin, “soykýrým” kurbanlarý ve onlarýn mirasçýlarýnýn gelecekteki güvenliði için Türkiye’yi garanti vermeye zorlamasý; Avrupa Birliðinin, yahudi karþýtý kanunlar için yapýlmýþ olduðu gibi, Türkiye’deki Ermeni karþýtý kanunlarýn kýnanmasýnýn Türkiye’den istemesi; Türkiye’nin kendi azýnlýklarýna ve özelikle Ermeni azýnlýðýna karþý ýrkçý politikasýna son vermesi; Avrupa Birliðinin, Türkiye’nin Ermenistan’a karþý uyguladýðý ablukayý kaldýrmasýnýn Kopenhag kriterleri arasýnda yer aldýðýný açýkça beyan etmesi.
“Çaðrý”da Türkiye’den toprak ve tazminat istenmesine dair açýk bir talep yoktur. Özellikle toprak talebinin yaratacaðý olumsuz tepki dikkate alýnarak, bu konuda sarih ifadeler kullanýlmamasýnýn tercih edildiði, ancak “soykýrým” kurbanlarýnýn ve onlarýn mirasçýlarýnýn güvenliði için Türkiye’nin vermesi istenen garanti ile bu gibi taleplerin kastedildiði anlaþýlmaktadýr. Avrupa Birliði zirvesinden önce, özellikle Fransa’daki Ermeni kuruluþlarý yukarýdaki “çaðrý” doðrultusunda bir çok miting ve toplantý düzenlemiþlerdir. Bunlardan sonuncusu, 11 Aralýk 2002 tarihinde, doruktan bir gün önce, Kopenhag’da yapýlan basýn toplantýsýdýr. Bu toplantýda
Avrupa Ermeni Federasyonu baþkaný bayan Hilda Çobanyan, Türkiye’den istenilecek tazminat konusundaki bir soruya, uluslararasý hukuka göre tazminatýn sadece bir moral tanýma deðil, zamaný gelince mevcut koþullara ve siyasi duruma göre tayin edilecek potansiyel bir “telafi” (compensation) olduðunu söylemiþtir. Adý geçen, ayrýca, soykýrým kurbanlarý ve onlarýn mirasçýlarýnýn tekrar hedef haline gelmemesi için, “cinayeti iþleyen devletin” (Türkiye kastedilmektedir) kurumsal mekanizmalar kurmasý gerektiðini ifade etmiþ, bu mekanizmalarý garanti olarak nitelendirmiþ ve misal olarak da Türkiye’nin 1990’larda Ermenistan’ý istila etmeyi planlamýþ olduðunu ileri sürmüþtür.
Bu muðlak sözleri yorumlamak gerekirse Türkiye’nin sadece sözde soykýrýmý tanýmasýnýn yetmeyeceði, ileride koþullara ve siyasi duruma göre Ermenilerin uðradýðý iddia edilecek zararlarýn (maddi zararlar ve toprak kaybý) “telafi” edilmesi gerekeceði, ayrýca tüm Ermenilerin Türklere karþý korunmasý için mekanizmalar tespit olunacaðý anlaþýlmaktadýr. Bu mekanizmalarýn ne olacaðý belli deðildir. Ancak, büyük devletlerin Türkiye’ye karþý Ermenistan’a bazý garanti vermeleri, Türkiye’deki Ermeni azýnlýðýna da özel bir statü tanýnmasý gibi hususlarýn kastedilmesi olasýdýr.
Avrupa’daki Ermenilerin Türkiye’nin Avrupa Birliði üyeliði aleyhindeki bu eylem ve giriþimlerinin baþarý þansý var mýdýr? Bu konuda Avrupa Komisyonu ile Avrupa Parlamentosunun sözde Ermeni soykýrýmý hakkýnda ayrý tutumlara sahip olduklarýný belirtmemiz gerekmektedir.
Avrupa Komisyonu bu güne kadar sözle Ermeni “soykýrýmý”ný Türkiye ile yapýlan müzakerelerde ortaya atmamýþtýr. Komisyon Baþkaný Romano Prodi bir Ermeni Ajansý tarafýndan kendisine 27 Kasým 2002 tarihinde yöneltilen bir soruyu Ermeni “soykýrýmýnýn” Türkiye tarafýndan tanýnmasýnýn ve Türkiye’nin Ermenistan ile olan sýnýrlarýn yeniden açýlmasýnýn Avrupa Komisyonunun “yetki alanýn dýþýnda” olduðunu söylemiþtir.[126]
Buna karþýn Avrupa Parlamentosu daha 18 Temmuz 1987 tarihinde Türkiye’nin Ermeni “soykýrýmýný” tanýmamayý sürdürmesinin Avrupa Birliðine alýnmasýna engel oluþturacaðýný belirten bir karar almýþtý. O yýllarda Türkiye’nin adaylýðý konusunda ilerleme olmayýnca bu karar da güncelliðini kaybetmiþti. Türkiye’nin adaylýðý 1999 yýlýnda kabul edilince “soykýrýmý” konusu yeniden canlanmýþ ve 2000 ve 2002 yýllarýnda Avrupa Parlamentosunun bazý kararlarýnda bu konuya atýflar yapýlmýþtýr.
Avrupa Parlamentosunun deðindiðimiz kararlar tavsiye niteliðinde olduðundan bunlarýn þu anda bir etkisi yoktur. Ancak Türkiye’nin Avrupa Birliði üyeliði ileride gerçekleþirse bu konudaki antlaþmanýn Avrupa Parlamentosunda tasdiki sýrasýnda “soykýrým” konusu tekrar gündeme gelecektir. O zaman neler olacaðý o sýrada Türkiye’nin Avrupa Birliði için arz ettiði önemle orantýlý olarak belirlenecektir. Avrupa Birliði Türkiye’nin üye olmasýna o sýrada ihtiyaç duyuyorsa, Avrupa Parlamentosunun, esasen baðlayýcý olmayan” soykýrým” hakkýndaki kararlarýný dikkate almadan antlaþmayý tasdik etmesi normaldir.
Aksine o sýrada Türkiye ile iliþkilerin fazla bir önemi yoksa Parlamentonun, Türkiye sözde soykýrýmýný tanýdýðýna dair bir beyan yapmadan, antlaþmamayý onaylamamasý olasýdýr. Bu durumun gerçekleþmesine daha yýllar vardýr. Bu arada Avrupa’daki Ermeni kuruluþlarýnýn sözde soykýrýmýn tanýmasýný Türkiye’nin AB’ye tam üyeliðinin ön þartý haline getirmek için devamlý bir çaba içinde olacaklarýnýn hatýrda tutulmasýnda yarar vardýr.
Pro Armenia Konferansý
Pro Armenia, XX. Yüzyýlýn baþlarýnda Fransa’da, Ermenilerin Osmanlý Ýmparatorluðundan ayrýlmasýný desteklemek için, Taþnak partisinin desteðiyle, 1900–1908 yýllarý arasýnda yayýnlanmýþ bulunan bir gazetedir.
Çeþitli Taþnak kuruluþlarý 31 Ocak–1 Þubat 2003 tarihinde Paris’te Fransýz Senatosu binasýnda “Pro Armenia Uluslararasý Konferansý: XXI. Asýrda Ermenistan” adýný taþýyan bir konferans düzenlemiþlerdir. Konferansa dünyanýn her yeniden, Ermeni taraftarý görüþleriyle tanýnan kiþiler davet edilmiþtir. Bunlar arasýnda, salonu Taþnaklara tahsis eden Fransýz Senatosu baþkaný Christian Poncelet baþta olmak üzere, Arjantin eski Cumhurbaþkaný Raoul Alfonsin, Sovyetler Birliði eski Baþbakaný Nikolay Rijkov, Yunanistan’ýn eski dýþiþleri bakanlarýndan Teodoros Pangalos, Güney Kýbrýs’ýn tanýnmýþ politikacýsý Vassos Lisarides ve “soykýrým” hakkýndaki Fransýz kanunu mimarlarýndan, milletvekili ve Fransýz Meclisinde Fransa-Ermenistan dostluk Grubu Baþkaný François Rochebloine bulunmaktaydý.
Ermeni tarafýndan ise Taþnak partisi yanlýsý “Kilikya” Katogigos’u (Patriði) Aram I, Ermenistan Millet Meclisi Baþkaný Armen Haçatriyan, Dýþiþleri Bakaný Vartan Oskanyan ve Ermenistan Taþnak Partisi Baþkaný Hýrant Markaryan konferansa katýlmýþtýr.
Konferans’ýn gündemi “XXI. yüzyýlda Ermenistan ve Ermeni Milleti”, “Globalizasyon Çaðýnda Ermenistan’ýn Kafkasya Ekonomisine Entegre olmasý” ve “Ermeni Davasý, Soykýrým ve XXI. Asýr” konularýndan oluþmaktaydý.
Ermenistan Dýþiþleri Bakaný Vartan Oskanyan yaptýðý uzun konuþmada,[127] esas olarak Ermenistan’ýn diðer ülkeler ile iliþkilerine deðinmiþtir. Oskanyan Türkiye ile ilgili olarak, Karabað sorunun çözümlenmeden Türkiye’nin Ermenistan ile diyalog kurmak istemediðinden; Sovyetler Birliðinin daðýlmasýndan hemen sonra Türkiye’nin Ermenistan ile yakýn iliþki kurmamakla tarihi bir fýrsat kaçýrmýþ bulunduðundan(?); Ermenistan’ýn Türkiye ile diyalogdan yana olduðundan; bunun için ilk adýmý atabileceklerinden ancak Ermenistan’ýn milli anýlarýný unutmayacaðýndan ve uðradýðý tarihi haksýzlýklarý da bir kenara býrakamayacaðý gibi konulardan bahsetmiþtir. Oskanyan son sözleri “soykýrýmý” unutmayacaklarý ve Sevr antlaþmasýnýn uygulanmamýþ olmasýný da tarihi bir haksýzlýk olarak gördüklerini belirtmek olmuþtur.
Tanýnmýþ þahsiyetlerin katýldýðý ve gösteriþli bir þekilde organize edilen bu konferansý iki olay gölgelemiþtir. Bunlardan birincisi, Taþnaklarýn Konferansý Kýbrýs’ta tertiplemek istemeleri, ancak, Kýbrýs hükümetinin, bir yasaklama getirmemekle beraber, isteksizlik göstermesidir. Kýbrýs Dýþiþleri Bakaný Yanakis Kasulides bu konudaki bir soruya, görüþmeler sýrasýnda Türkiye ile iliþkileri tehlikeye atmamak için, böyle davrandýklarý cevabýný vermiþtir.[128]
Ýkincisi ise Ermeni taraftarý görüþ ve yazýlarý ile isim yapmýþ ve Ermeni Zoryan Enstitüsü üyesi olan Ýsrailli Profesör Yair Auron’un konferansa davet edilmiþ iken son gün kendisine gelmemesinin söylenmesidir. Buna gerekçe olarak ta, Lübnan ve diðer Arap ülkeleri hükümetleri vatandaþlarýnýn, Ýsrailliler tarafýndan tertiplenen veya onlarýn bulunduðu toplantýlara gelmeyeceklerini belirtmeleri gösterilmiþtir.[129] Konferans tertipçileri, bu konuda þiddetle eleþtirilince
tutum deðiþtirmiþler ve aldýklarý kararýn doðru
olmadýðýný ifadeyle üzüntülerini bildirmiþlerdir. Ayrýca, Yair Auron’u
Erivan’da Tarih Enstitüsü’nde ve Soykýrým Müze ve Enstitüsünde
bir dizi konferans vermeye davet etmiþlerdir.[130]
Yair Auron’un davetinin geri alýnmasýndaki gerçek nedenin Ermeniler arasýnda hayli yaygýn olan Yahudi karþýtý duygular olduðunda þüphe bulunmamaktadýr.[131] Bizzat Auron’un kendisi, bu olaydan sonra Ermeni “anti-semitizm”ini kýnayan mektup ve yazýlar görmeye baþladýðýný söylemiþtir.[132]
Bu olayýn Ermeniler arasýnda da büyük münakaþalara yol açtýðý ve konferans çalýþmalarýný etkilediði anlaþýlmýþtýr. Bu sebeplerden dolayý konferansta ele alýnan konularý irdeleyen bir bildirge yayýnlanmasý öngörülmüþken kýsa bir metinle yetinilmek zorunda kalýndýðý ortaya çýkmýþtýr.
[1] Ömer E. Lütem, ‘Olaylar ve Yorumlar’ Ermeni Araþtýrmalarý, Sayý 5, ss. 25–27.
[2] Lütem, ‘Olaylar ve Yorumlar’, Ermeni Araþtýrmalarý, Sayý 6, ss. 7–9.
[3] Lütem, ‘Olaylar ve Yorumlar’, Ermeni Araþtýrmalarý, Say› 5, ss. 12–14.
[4] Ibid, ss. 17–19.
[5] Lütem, ‘Olaylar ve Yorumlar’, Ermeni Araþtýrmalarý, Sayý 6, ss. 15–16.
[6] Lütem, ‘Olaylar ve Yorumlar’ Ermeni Araþtýrmalarý, Sayý 7, ss. 8–9.
[7] Lütem, ‘Olaylar ve Yorumlar’, Ermeni Araþtýrmalarý, Sayý 4, sayfa 27–31.
[8] Lütem, ‘Olaylar ve Yorumlar’ Ermeni Araþtýrmalarý, Sayý 7, sayfa 11–13.
[9] Þenol Kantarcý, Sedat Laçiner, Ararat: Sanatsal Ermeni Propagandasý, (Ankara: ASAM Yay., 2002).
[10] Medimax, 31 Ocak 2003.
[11] AREA, 28 Ocak 2003.
[12] RFE/RL, 16 Kasým 2002.
[13] Armenia This Week, 14 Þubat 2003.
[14] La Lettre de l’UGAB, 25 Ocak 2003.
[15] Noyan Tapan, 31 Ocak 2003.
[16] Arm TV, 25 Aralýk 2002.
[17] RFE/RL, Armenia Report, 9 Ocak 2003.
[18] Armenia This Week, 14 Þubat 2003.19 RFE/RL, Armenia Report, 10 Ocak 2003.
[20] Arminfo, 13 Þubat 2003.
[21] Armenian News Network: Groong, 28 Aralýk 2002.
[22] La Lettre de l’UGAB, 11 Ocak 2003.
[23] Pan Armenian Net, 8 Ocak 2003.
[24] La Lettre de l’UGAB, 11 Ocak 2003.
[25] Ibid.
[26] A1 Plus, 4 Þubat 2003.
[27] Yerkir Online, Þubat 2003.
[28] Le Monde, 19 Þubat 2003.
[29] Armenia Now, 31 Ocak 2003.
[30] Review and Outlook, 2 Þubat 2003; The Noyan Tapan Highlights, 4 February, 2003.
[31] Ibid.
[32] Arminfo, 29 Ocak 2003; Orran, 1 Þubat 2003.
[33] Orran, 1 Þubat 2003.
[34] Ayný kaynak.
[35] Eurasianet Organization, 11 Þubat 2003.
[36] Armenia Now, 31 Ocak 2003.
[37] Ria Orienda, 28 Ocak 2003; Review and Outlook, 2 Þubat 2003; The Noyan Tapan Highlights "N4, February,2003.
[38] RFE/RL, Armenia Report, 16 Ocak 2003.
[39] Noyan Tapan, 28 Ocak 2003.
[40] AZG Daily, 10 Aralýk 2002.
[41] Noyan Tapan, 10 Þubat 2003.
[42] H1 Televizyonu, Orakarg Programý, 8 Þubat 2003.
[43] LA Letrre de l’UGAB, 25 Ocak 2003.
[44] RFE/RL Armenia Report, 31 Ocak 2003.
[45] Ayný kaynak.
[46] Noyan Tapan, 28 Ocak 2003.
[47] La Lettre de L’UGAB, 30 Kasým 2002.
[48] AWOL, 8–14 Þubat 2003.
[49] La Lettre de l’UGAB, 25 Ocak 2003.
[50] Koçaryan’ýn 31 Ocak 2001 tarihinde Mehmet Ali Birand’a verdiði ve 1 Þubat 2001’de Türkçesi Posta, Ýngilizcesi de Turkish Daily News gazetelerinde yayýnlanan mülakata atýf yapýlmaktadýr. Bu mülakatta Koçaryan Ermenistan’ýn Türkiye’den toprak veya tazminat istemek için hukuki dayanaðý olmadýðýný söylemiþtir.
[51] Arminfo, 25 Þubat 2003.
[52] Armen Press, 25 Þubat 2003.
[53] Arminfo ve Armen Press, 19 Þubat 2003.
[54] ARKA, 25 Þubat 2003.
[55] Armen Press, 19 Þubat 2003.
[56] Arminfo, 19 Þubat 2003.
[57] Council of Europe, Press Release, 20 Þubat 2003.
[58] Arminfo, 19 Þubat 2003.
[59] Arminfo, 20 Þubat 2003.
[60] Press Release, OSCE/ODIHR Election Observation Mission, Yeravan, 20 Þubat 2003.
[61] Noyan Tapan, 20 Þubat 2003.
[62] Arminfo, 21 Þubat 2003.
[63] Noyan Tapan, 22 Þubat 2003.
[64] Noyan Tapan, 22 Þubat 2003.
[65] Arminfo, 22 Þubat 2003.
[66] Ayný kaynak.
[67] Deutsche Presse Agentur ve Arminfo, 23 Þubat 2003.
[68] Noyan Tapan, 24 Þubat 2003.
[69] Azg Daily, 28 Þubat 2003.
[70] Medimax, 24 Þubat 2003.
[71] Arminfo, 24 Þubat 2003.
[72] Arminfo, 25 Þubat 2003.
[73] Arminfo, 26 Þubat 2003.
[74] Medimax, 26 Þubat 2003.
[75] Arm TV, 26 Þubat 2003.
[76] Human Rights Watch, 28 Þubat 2003.
[77] Council of Europe Press Release, 26 Þubat 2003.
[78] Interfax News Agency, Moskow, 27 Þubat 2003.
[79] OSCE, The Hague, 28 Þubat 2003.
[80] Associated Press Worldstream, 3 Mart 2003.
[81] Associated Press Worldstream, 1 Mart 2003.
[82] A1 + web site, 4 Mart 2003.
[83] RFE/RL Armenia Report, 3 Mart 2003.
[84] Ann Groong, 5 Mart 2003, Armenian Presidential Candidates TV Debates, Public Television of Armenia, Yerevan, 3 March 2003.
[85] ARKA, 3 Mart 2003.
[86] Council of Europe Press Release, 4 Mart 2003.
[87] Armen Press, 4 Mart 2003.
[88] RFE/RL Armenia: Presidential Runoff To Decide Country’s Future, 4 Mart 2003.
[89] Arminfo, 6 Mart 2003.
[90] RFE/RL Armenia: Presidential Runoff To Decide Country’s Future, 4 Mart 2003.
[91] Arminfo, 5 Mart 2003.
[92] Arminfo, 6 Mart 2003.
[93] Ayný kaynak.
[94] Council of Europe Press Release, 6 Mart 2003.
[95] Arm TV, 20 Þubat 2003.
[96] Arminfo, 19 Þubat 2003.
[97] Arminfo, 1 Mart 2003.
[98] Arminfo, 5 Mart 2003.
[99] RFE/RL, 7 Mart 2003.
[100] Arminfo, 6 Mart 2003
[101] 17 Aralýk 2002 tarihli Pan Armenian Net ve Arm TV.
[102] ITAR-TASS News Agency, 17 Aralýk 2002.
[103] Arm TV, 17 Aralýk 2002.
[104] ARKA, 18 Aralýk 2002.
[105] Pan Armenian, 18 Aralýk 2002.
[106] ANS TV, 18 Aralýk 2002.
[107] Baku Today, 19 Aralýk 2002.
[108] Azerbaijan News Service, 20 Aralýk 2002.
[109] ANS TV, 18 Aralýk 2002.
[110] Azerbaijan TV Channel One, 7 Ocak 2003.
[111] Arm TV, 8 Ocak 2002.
[112] Armen Press, 8 Ocak 2003.
[113] Pan Armenian News, 8 Ocak 2003.
[114] Arm TV, 8 Ocak 2003.
[115] Trend News Agency, 8 Ocak 2003.
[116] ANS Radio, 8 Ocak 2003.
[117] Pan Armenian News, 8 Ocak 2003.
[118] Asbarez Online, 10 Ocak 2003.
[119] RFE/RL Armenia Report, 11 Ocak 2003.
[120] http://news.president.am/eng/.
[121] AZD Daily, 31 Ocak 2003.
[122] European Armenian Federation, Press Release, 30 Ocak 2003.
[123] Tam metni için bkz, European Armenian Federation Press Release, 3 Aralýk 2002 http://www.eafid.org. Bildiriyi imzalayan Ermeni kuruluþlarýn isimleri için ayný kuruluþun 6 Kasým 2002 tarihli basýn bildirisine bkz.
[124] Avrupa Birliðine üye olmak isteyen ülkelerin uymasý gereken Kopenhag kriterleri arasýnda sözde Ermeni soykýrýmýnýn tanýnmasý olmadýðýndan Ermenilerin, demokrasi ve insan haklarý kriterlerinin bu konuyu da kapsadýðýný kabul ettirmeye çalýþtýklarý görülmektedir.
[125] “Caðrý”nýn bu bölümünde, Türkiye’nin Ermeni “soykýrýmýný” tanýmamasýnýn AB’ye tam üye olmasýnýn incelenmesinde bir engel oluflturacaðýný belirten Avrupa Parlamentosunun 18
Haziran 1987 tarihli karasýna atýf yapýlmaktadýr. Bu konu için bkz, Lütem, ‘Olaylar ve Yorumlar’, Ermeni Araþtýrmalarý, sayý 3, ss. 25–27.
[126] Medimax, 14 Aralýk 2002, ‘Improved Ties with Yerevan to Help Turkey’s EU Bid’.
[127] Konuþmanýn tam metni için bkz. http://www.armeniaforeignministry.com/htms/speeches/proarmenia_feb112003.html.
[128] Cyprus Mail, 6 Þubat 2003.
[129] Ann Groong, 13 Þubat 2003.
[130] Secrétariat Pro Armenia. Communiqué, Paris, 7 Þubat 2003.
[131] Ermenilerde Yahudi aleyhtarlýðý için bkz. Sedat Laçiner, ‘Armenia’s Jewish Scepticism and its Impact on Armenia-Israel Relations’, Ermeni Araþtýrmalarý, Sayý 4, ss. 296–335.
[132] Ann Groong, 13 Þubat 2003.
| | | | ---------------------- * Avrasya Ýncelemeleri Merkezi Baþkaný - oelutem@avim.org.tr - ERMENÝ ARAÞTIRMALARI, Sayý 8, Kýþ 2003 | | | | | « Geri | | Yorumlar
Hen�z Yorum bulunmamaktad�r.
|
| |
| | | | |