AnasayfaÝletiþim
  
English
Makaleler

'HRANT' ATE? DEMEKM??...

Nur ÇÝNTAY A.
21 Ocak 2007 - Radikal

!áH€ ="justify">?lk duydu?umuz andaki lanet, öfke, ?ok ama bir yandan da kudurtan o asl?nda ?a??rmama hali mi daha fena, yoksa konu?tukça, dinledikçe, okudukça artan keder ve çaresizlik mi? Karar? zor.

f g?rtla??m?za yerle?tirdi?i ceviz, yaz?s?ndaki 'güvercin' metaforunun burnumuzun ucundan genzimize yayd??? s?z? m? daha yo?un? Yoksa Agos'un önünde toplanan kalabal?kta da, di?er protestolarda da bir araya gelenlerin içinde asl?nda çok az Ermeninin yer ald???; az?nl?k psikolojisiyle, korkuyla, pek ço?unun küsüp, sinip, evinden d??ar?ya ç?kamad??? bilgisinin yaratt??? hüzün mü?
Olup biteni bin y?ll?k kli?elerle anlatan, k?nayan, suçlular?n cezaland?r?laca??n? vaat eden küflü yetkililer mi daha fazla sinirimizi oynat?yor? Yoksa gözünün içine baka baka ayar veren, tehdit eden yeni model vali yard?mc?s? 'tan?d?klar?' m?? O beyaz bereli sakall? böcek mi al?yor küfürlerden daha çok pay?? Yoksa onu do?uranlar, bu yumurtlamaya olanak sa?layan s?cak iklimi yaratanlar m?? En az?ndan bu sonuncunun cevab? belli: Böcek ne ki? Bir ezimlik can? var. Ama onu besleyip büyütenler, herhalde ?u an gerinip ge?irmekle me?guller.
Çok pis bir i?. ??renç bir i?.
?yi, belki safl?k derecesinde iyi niyetli, ?efkatli, ho?görülü bir adama yap?lan hunharca, adice bir i?.
?imdiye kadarki gazeteci ölümlerinden ba?ka türlü koyuyor. Muktedir, iktidar?n? kullanmay? bilen bir gazete yöneticisi de?il. Yetimhanede geçen çocuklu?uyla, ayakkab?s?n?n tamir isteyen taban?yla, Bak?rköy'deki evinden hissedilen mütevaz? ya?am?yla... Pekâlâ yurtd???na gidip çok daha refah içinde, risksiz, emniyetli bir ömür sürebilecekken, bu ?artlarda bu topraklarda kalmay? seçmesiyle... Ne Ermeni cemaatine, ne Patrikhane'ye, ne diasporac?lara yaranabilmi? yaln?zl???yla... Yani bu adam m?,
bu sona lay?k görülen?..
"Bizim evde do?um günü pastas? almak, çocuklar?n do?um gününü kutlamak gibi bir âdet yoktu" der Takuhi Tovmasyan 'Sofran?z ?en Olsun' isimli kitab?nda (Aras Yay?nlar?), "Bizde herkesin ismi kutlan?rd?. '?sminle çok ya?a', '?sminin sahibi gibi iyi insan olas?n', '?smin gibi güzel olas?n...' türü, isim üzerine bir sürü temenniyle lokum yenir, vi?ne likörü içilirdi. ?sim günlerinin y?l içinde belli bir takvimi vard?r. Y?lba??ndan önce 'Bo?os-Bedros', 'Surp Hovhannes', 'Surp Hagop', 'Tateos-Parto?imeos...' ?sa Peygamber'in do?umunun kutland??? Dz?nunt'ta, yani ocak ay?n?n alt?s?nda 'Avedis'ler (müjde), 'M?g?rdiç'lerle (vaftizci) beraber isimlerini kutlarlar. 'Surp Sarkis' yortusu, dolay?s?yla Sarkis'lerin ismi en so?uk günlere rastlar. Büyük Perhiz'e ba?lamadan hemen önceki hafta sonu 'Vartanants'ta, özel isim günü olmayanlar?n topyekûn isimleri an?l?r. Ba?ta 'Vartan' olmak üzere, 'Pakrat', 'Arda?es', 'Hayk', 'Berç', 'Diran', 'Ke?am', 'Aram', 'Ara', 'Hrant', 'Püzant', 'Yetvart', 'Toros', 'Zohrap', 'Levon', 'Jirayr'...
Vartanants meydan muharebesinde ?ehit dü?mü?lerin an?s?na..."
Hrant, ate? demek. Sözlükte öyle yaz?yor. 27.12.2005 tarihli Yeni ?afak gazetesinde, Fadime Özkan'a verdi?i röportajda ise ?öyle diyor Hrant Dink: "Hrant, 'hu' ve 'yerant' kelimelerinden olu?uyor. Hu ate? demek, yerant da canl?l?k, atakl?k. Anadolu'dan gelen bir tamlama."
Ad?n? "Anadolu'dan gelen bir tamlama" diye tarif eden bir adam?n, 'vatan haini' diye hedef gösterilip böyle bitirilmesi... Laf?n bitti?i yer de bu olsa gerek.
?sminle çok ya?a Hrant Dink.

    Makaleye Yorum Yaz        Tavsiye Et

«  Geri
Yorumlar


«  »