AnasayfaÝletiþim
  
English
Makaleler

BELAYI SAVMAK...

Oktay EKÞÝ
23 Ocak 2007 - Hürriyet

!áH€ ="justify">MESLEKTA?IMIZ Hrant Dink’in alçakça i?lenmi? bir cinayete kurban gitmesi, bu tür olaylar ard?ndan s?k s?k tazelenen "korunuyor muydu, korunmuyor muydu?" tart??mas?n? gündeme getirdi.

Î">An?msayacaks?n?z, Çetin Emeç’i kaybedince bunu konu?tuk.

Turan Dursun’u, Bahriye Üçok’u, U?ur Mumcu’yu Ahmet Taner K??lal?’y? kaybedince de tart??malar?n özünde "korunuyor muydu, korunmuyor muydu?" sorusu yer ald?.

Bu sat?rlar?n yazar?, uzun y?llard?r "korunan" gazetecilerden biridir. Her ?eyi bilen, her konuda son hükmü veren baz? meslekta?lar?m?z "korunma"y? bizim istedi?imizi dü?ünüyor olmal?lar ki, bize k?z?nca "devlet taraf?ndan korunuyor" diyerek ele?tirirler.

Yeri gelmi?ken söyleyelim... "Korunmay?" biz talep etmedik.

"Koruma" uygulamas?, 1990 y?l?nda, Muammer Aksoy’un alçakça katledilmesinden hemen sonra Anadolu Ajans?’na gelen bir bilginin o tarihte de ?çi?leri Bakan? olan Abdülkadir Aksu taraf?ndan "Bunun ?akas? olmaz. Sizi derhal koruma alt?na ald?raca??z" demesiyle ba?lad?. Nitekim sonra birkaç suikast te?ebbüsüne hedef olduk. ?ansl? imi?iz ki hepsinden de kurtulduk.

Zaten her alt? ayda bir valilikte yap?lan de?erlendirmede "koruma devam etmelidir" karar? verilenler korunur, ötekilerden koruma kald?r?l?r.

Bugün bu sat?rlar? biraz da, "koruma" önlemini ciddiye ald???m?z için yazabildi?imizi dü?ünüyoruz.

Nitekim merhum dostlar?m?z Çetin Emeç, U?ur Mumcu ve Ahmet Taner K??lal?, maalesef "koruma" istemediler. Her üçü de "karar veren gelir öldürür, koruma da i?e yaramaz" diyorlard?.

Bu görü? yanl?? de?ildir ama önlem alma yine de gerekli ve önemlidir.

Hrant Dink’in de "koruma" istemedi?i, hatta -bir zamanlar Aziz Nesin’in de söyledi?i gibi- "Korumadan bizi kim koruyacak?" dedi?i bildiriliyor.

Asl?nda ne Hrant Dink’in, ne de U?ur Mumcu’nun "koruma" talep etmesine gerek vard?. Devletin onlar?, istemeseler de -Aziz Nesin’e yap?ld??? gibi-korumas? gerekirdi. Çünkü her iki ismin de "aç?kça tehdit ve tehlikeye muhatap" olduklar? belliydi.

Ama bizim kamu görevlilerinden o inisiyatifi bekleyemezsiniz; çünkü pek ço?u görev yapmak için de?il maa? almak için oradad?r. O nedenle Hrant Dink, ke?ke devletin harekete geçmesini bekleyece?ine kendisi "koruma" isteseydi.

Bu konuda yetkili her kim ise, özellikle bir k?s?m eski bakanlar?n, eski ba?bakan çocuklar?n?n s?rf çal?m olsun diye ald?klar? -ve "sekreter" gibi kulland?klar?- "koruma"lar? kald?r?p, gerçekten "korunmas?" icap edenleri korumas? gerekir.

Hrant Dink’in "korunmam?? olmas?" bizim yetkililerin kusurudur ama kusur ondan ibaret de?ildir:

Art?k biliyoruz ki Trabzon en az?ndan son iki senedir hassas bir bölgedir.

Genel kamuoyunun yeni ö?rendi?i bu gerçe?i, o ilin valisi bilmiyor muydu? Oradaki Milli ?stihbarat Te?kilat? (M?T) temsilcisi bilmiyor muydu?

Biliyor idiyseler valilik ne önlem ald?, M?T kimi uyard?, ne yapt??

Saydaml?ktan yana olan M?T Müste?ar? acaba bu konuda ne diyor?

    Makaleye Yorum Yaz        Tavsiye Et

«  Geri
Yorumlar


«  »