|
Benim ülkemin topra?? kat?d?r, denizi ac?mas?z, rüzgâr? keskin, insan? sert. Benim ülkemin tarihi öfkeyle yo?ruludur, ac?mas?zl?k yakam?z? b?rakmaz, kin ac?mas?z bir kenedir, tatl? kan?m?zla beslenir. Benim ülkemin yazg?s? karad?r; gülü?ü söndürülmü?, sevinci elinden al?nm??, mutlulu?u ç?kmaz sokaklara sürülmü?tür. Benim ülkem çaresizdir. Belki de bu kadar çaresiz oldu?u için, hayat bize ac?m??, büyülü bir umut vermi?tir. Olmaz? olur k?lan, karanl??? ayd?nl??a çeviren, mutlulu?u gerçek k?lan bir umut. Ama bu umut öyle kolay kolay ç?kmaz ortaya. ?nsanlardan içtenlik ister, cesaret ister, merhamet ister, sorumluluk ister. Ve insanlardan bunlar? gördü mü bir kez, hissetti mi onlar?n çaresizli?ini, hiç nazlanmadan ç?kar ortaya. Kimse görmez onu, kimse duymaz ama herkes hisseder.
Dün, Hrant'?n cenaze töreninde o umut bizimleydi. Dün sabah, Türk, Kürt, Ermeni, Rum, Çerkez, Roman kaç çe?it halk ya??yorsa ?stanbul'da, kaç çe?it, kaç renk insan varsa bu topraklarda onlarla birlikte uyand? erkenden. Kendi ailesinden birini yitirmi? gibi içi yanan kim varsa bu ?ehirde, onlarla birlikte ko?tu, Hrant'? u?urlamaya.
Fabrikalar?n? b?rak?p gelen i?çilerle, derslerini boykot eden ö?retmenlerle, Hrant'la son bulu?maya ko?an memurlarla, dükkân?n? açmayan esnaflarla, ba?örtülü kad?nlarla, üzerinde formalar?, s?rtlar?nda çantalar? lise ö?rencileriyle, ellerinde kitaplar? üniversitelilerle, yüzleri derin bir kederle gölgelenmi? sanatç?larla, matemlerini büyük bir onur gibi ellerinde ta??yan Agos çal??anlar?yla birlikte kat?ld? insan seline. 'Hepimiz Hrant'?z, hepimiz Ermeni'yiz' dövizini ta??d?. Kimimizin yüzünde solgun bir ten oldu, kimimizin gözlerinde ya?, kimimizin bak??lar?nda inat, kimimizin yumruklar?nda öfke.
Bizimle birlikte geçti, AGOS gazetesinin önünden, Elmada?'dan el sallad? Hrant'?n naa??na. Taksim'e ula??nca, eski bir an?y? an?msad?. 1977 y?l?n?n 1 May?s'?n?. Ekmek, gül ve özgürlük gününü.
Bugün Hrant'a kur?un s?kan ellerin, o gün ekme?i, gülü ve özgürlü?ü de kana boyad???n? an?msad?. Aralar?nda yürüdü?ü on binlerce insana bakt?. Onlar?n y?lmad???n? gördü, o da y?lmad?, yürüyü?ünü sürdürdü.
Tarlaba??'na indi. Varl?k Vergisi'yle Ermenilerden, Rumlardan gasp edilmi?, eski an?lar?n a??rl???yla belleri bükülmü? evlerin aras?ndan geçti. Tepeba??'na ç?kt?, a?a??lardan büyük kalabal??? selamlayan Haliç'e, Türk sevgilisiyle el ele yürüyen bir Rum k?z?n?n gözleriyle bakt?.
Unkapan? Köprüsü'nün üzerinden yürüdü. Plakç?lar Çar??s?'nda esnaf?n Hrant'?n an?s?na çald??? 'Sar? Gelin' türküsünü dinledi. Tarihi Bozdo?an Kemerlerinin alt?ndan ak?p, Aksaray'a indi. Yenikap?'da onbinlerle birlikte yeniden bulu?tu Hrant'la. Sessiz kalabal?kla birlikte kar??lad? Hrant'? ta??yan cenaze arabas?n?. Usulca yakla?t? arabaya. Görünmeyen elleriyle açt? çiçekten tabutu ve görünmeyen gözleriyle ok?ad? Hrant'?n pür ????a kesmi? bedenini. Ve o ???ktan al?p birer parça, cenazeye kat?lan kim varsa, hepimize da??tt? cömertçe. ??te o ???k bizi gerçekten de Hrant'a dönü?türdü.
Hrant'a dönü?en on binlerce insan, ?rkç?l??a, zulme ve cehalete kar?? gümü?ten bir sel oldu, bu ülkenin, bu dünyan?n akl?na, yüre?ine, vicdan?na akt?. Bu ülkenin, bu dünyan?n arada bir kendini gösteren o nazl?, o güzelim, o büyülü umudu oldu.
|