AnasayfaÝletiþim
  
English
Makaleler

HAYAL KIRIKLI?I

Cengiz ÇANDAR
25 Ocak 2007 - Hürriyet

="justify">Hrant için on milyonlar? temsil eden on binler ?stanbul’un ana arterlerinden akt?ktan sonra, o muhte?em ?stanbul’unu ya?ad?ktan sonra, gelece?e daha umutla bakabilir miyim? Bakmal? m?y?z? Hrant olsayd?m, bakabilirdim.

­%">Meleklerin kuca??ndan seyrettiyse, kendi cenaze törenini, “Hah, oldu i?te. Y?llard?r tam da söylemek istedi?im buydu” demi?tir ve zaten hiçbir vakit tereddüt geçirmedi?i hakl?l???n?n kan?tland???n? görmekten mutlu olmu?tur. Gerçekten de, öleceksen böyle ölmelisin; cenaze törenin de böyle olmal?. Meleklerin kuca??ndan geri b?rakt?klar?n? izleyen Hrant, mutlu bir adam say?lmal?. Zira, Hrant ömrü boyunca “vicdan” üzerinde durdu. Vicdanlar? harekete geçirmeye çal??t?. Türk halk?n?n vicdan?ndan hiçbir vakit ku?ku duymad?. O yüzden, umutluydu ve o yüzden hep pozitif enerji yayd? çevresine. Onu tan?y?p da sevmemesi mümkün olmayanlar da, yayd??? bu pozitif enerjiden ötürü onu ne kadar tan?d?larsa, tan?malar?n?n da ötesinde çok sevdiler. Ölümü o yüzden onu tan?yanlar?, ailenin en sevgili ferdinin kayb? kadar kuvvetle çarpt?. Onu hiç tan?mam?? olup da, cenazesine akan on binlerde “vicdan?n isyan?” ile, biz Türkler, birbirimize söylemeden, dillendirmeden ama hepimizin fark?nda oldu?u bir “ortak duygu” ile, “utanç duygusu” ile yürüdük. Hrant’? topra?a b?rakt?ktan sonra, yerimize döndü?ümüzde, “gelece?e umut duygular?m?z” daha m? bilenmi?ti acaba? Bu soruyu kendime sordu?um vakit, “evet diyemedi?imi” fark ediyorum. Mensubu oldu?um ulusun, Türk ulusunun “vicdan sahibi” oldu?undan, bu ulusun bu güçlü özelli?inden hiçbir vakit ku?kuya kap?lmam?? olmak konusunda Hrant ile ayn? duygudayd?m. Zaten, bizi birbirimize ba?layan ortak duygular?m?z çok ve hem de önemli oldu?u için birbirimize yak?nd?k. Ancak, bu, benim aç?mdan, “gelecek umudu” duymak aç?s?ndan yeterli de?il. Türkiye’ye ilk kez, Hrant’?n cenazesi nedeniyle ayak basan ve “Türkler”i ilk kez gören Fransa’daki Ermeni diaspora liderlerinden birinin televizyondaki ?u sözleri çok çarp?c? ve do?ruydu: “Umut dolu bir halk ve ayn? zamanda onlarda derin bir hayal k?r?kl??? gördüm.” ?yiye, güzele, do?ruya, bunlar?n elde edilebilece?ine ili?kin umut olmasayd?, bunca tehdide ve hakarete ra?men, bunca y?ld?r didinmemizin, yaz?p çizmemizin, kamu önünde konu?mam?z?n ne anlam?, nas?l bir dürtüsü olabilirdi ki? Bizler, Türkiye’nin “gelecek umudunun sancaktarlar?” oldu?umuz için, bizlere “kanaat önderleri” dendi. Hrant Dink cinayeti, hepimizde, birbirimize itiraf etmedi?imiz ama yine hepimizin ayn? anda fark?nda oldu?umuz muazzam bir “hayal k?r?kl???” b?rakt?. O muhte?em ?stanbul gününde, “vicdan” ta??makta yaln?z olmad???m?z?, ulusumuzun bu soylu duyguya güçlü biçimde sahip bulundu?unu görmekten büyük mutluluk duyduk. Ancak, bu duydu?umuz “hayal k?r?kl???”n? altedemedi. Çünkü, ülkemizin güç odaklar?, bu olaydan sonra bile, ba?ka tarafa bak?yorlar. Gözlerimiz, zihinlerimiz, ayn? yöne bakarken bulu?muyor. Bulu?mad?. *** Güçlü, etkili bir meslekta??m?z, Hrant’?n topra?a verilece?i gün, "Bu i?i çözmek istiyorsak, hepimiz empati duygular?m?z? geli?tirmeliyiz. Mahalledeki o çocu?u da anlamaya çal??mal?y?z. ?kinci Cumhuriyetçi fikirlere sahip birisi, kendisi için 'Vatan haini' ifadesinin kullan?lmas?ndan rahats?z oluyorsa, ba?kalar?n?n da ba?ka ifadelerden rahats?z olabilece?ini dü?ünmelidir. Mesela, milliyetçili?in çok kötü bir ?ey oldu?unun sürekli vurgulanmas?ndan. Art?k hepimiz kendimize çekidüzen vermeliyiz” diye yazd?. “Mahalledeki o çocu?un”, cinayetin faili olarak ç?kaca??n? ben ve kafas? bir nebze çal??an herkes, üç kur?un Hrant’?n kafas?na sapland??? anda zaten biliyordu. “Empati”yi çoktan yapm?? oldu?umuz için, onu anlamaya çal??man?n ötesinde anlad???m?z için, onu üreten, gübreleyen, ye?erten zihniyete kar?? mücadele edip duruyorduk. Hrant öldürülece?i, Hrant’lar öldürülece?i için. O sat?rlara, yay?nland??? gün, cevab?, Hrant’?n tabutu önünde ekran ba??ndaki on milyonlar dahil, herkese seslenen Rakel Dink verdi bile: “Bir bebekten bir katil yaratan karanl??? sorgulamadan hiçbir ?ey yap?lmaz karde?lerim...” Uyar? uyar?nca, “kendimize çekidüzen vererek”, bundan sonra “?rkç?l?k”a kar?? tav?r almay?, “o çocuk ve çocuklar?” tahrik etmemek için ask?ya almak ile, Hitler’lere, Stalin’lere, Milo?eviç’lere, Saddam’lara, onlar?n köylerden ve varo?lardan dev?irdikleri askerlerini tahrik etmemek için kar?? ç?kmamak aras?nda ne fark olabilir? “Empati” ile yola ç?karak cani psikopatlara “sempati” duymaya ba?laman?n tehlikesini de idrak etmeliyiz. Kendisine “vatan haini” ifadesinin kullan?lmas?ndan rahats?z olanlar ile ki, bunlar yaz? ve dü?ünce adamlar?- “tahrik olarak” elini kana bulayanlar?n ayn? terazinin iki kefesinde sanki e? a??rl??a sahipmi?ler gibi de?erlendirilmesi ve üstelik birincisine “art?k kendinize çekidüzen verin” denmesi sonucunda, “o çocuk”un azmettiricisi ile ayn? “dalga boyu”na dü?ülmesi tehlikesini de idrak etmeliyiz. Bu arada, bir ba?ka meslekta??m bana bir e-mail yollam??. Aynen ?öyle: “Merak ediyorum, ?unlar? birisi yazacak m?? Kö?künden ç?kmayan cumhurba?kan?n?, d??ar?dan adam ça??rd??? ve davet sahibi oldu?u halde kiliseye gelmeyen D??i?leri bakan?n?, tünel açmay? bahane ederek cenazeye kat?lmayan ba?bakan?, onlar? oraya gitmeye ikna etmeyi dü?ünmeyen veya ba?aramayan dan??manlar?, Avrupal? ruhuna uygun olarak, 'say?n ba?bakan gelin önce cenazeye gidelim sonra beraber tüneli açar?z, siz gelmeseniz de ben gitmek zorunday?m, insanl?k borcudur' demeyi ak?l edemeyen veya teamül d??? sayan Prodi'yi; kendi içlerinden birinin, bir 'gazete yay?nc?s?'n?n hunharca katledilmesini protesto etmek için kiliseye gelemeyen bas?n patronlar?n?, cenaze töreninde bir araya gelerek tüm dünyaya bas?n ve ifade özgürlü?ünün art?k arkas?nda olacaklar? mesaj?n? veremeyen, en az?ndan ortak bir deklarasyon yay?nlamayan genel yay?n yönetmenlerini, kö?e yazarlar?n?, üniversite rektörlerini, i? aleminin en önde gelen isimlerini... Acaba birisi bunlar?, "bu halk?n gerisine dü?ü?"ü derli toplu yazacak m??” Bunlar?n bir k?sm? günlerdir yaz?l?yor, çiziliyor. Bu derin “hayal k?r?kl???”n? yaratan, bunlar?n derli toplu yaz?lamamas? de?il. Yaz?lmak zorunda kal?nmas?. *** Hrant Dink cinayetinin arkas?nda ne var bilmiyorum. Tahrik olan i?siz bir varo? serserisinin “milliyetçi duygularla” i?ledi?i bir “münferit cinayet” mi, yoksa bir grup varo? serserisinin, baz? odaklar?n yönlendirilmesiyle i?ledi?i bir “örgütlü suç” mu, bilmiyorum. Yoksa, hiçbir sa?l?kl? kafan?n bir ç?rp?da çözemeyece?i derin ve karma??k “stratejik hesaplar”la yabanc? istihbarat örgütlerinin, “d?? dünya”n?n ard?nda yer ald???, çok usta, çok becerikli ve arkas? gelecek türden bir “Türkiye’yi istikrars?zla?t?rma zinciri”nin ilk halkas? m?, ba?ka bir ?ey mi? Bilmiyorum. Bilemem de. Kimse de kolay kolay bilemez ve bilmeyecek ve en az?ndan, benzeri bir ikinci, üçüncü siyasi cinayete dek bilemeyecek de. Bildi?im, bu ülkeyi yöneten iradenin ve onu birinci derecede etkileyen unsurlar?n, kalibrelerinin çok dü?ük oldu?u, Türk ulusunun güçlü “vicdan?”n?n onlarda hayli körelmi? bulundu?u, “halk?n gerisine” dü?tükleri. Bunu yazd???m an, cep telefonuma dü?en SMS mesaj?nda aynen ?öyle yaz?yordu: “D??i?leri Bakan? Gül, ‘301'inci maddede baz? problemler ya?and???n? biliyoruz ve de?i?iklik yap?lmas?n? biz de görüyoruz” dedi. Güzel de, 12 Haziran 2006 günü ve yine 2006’da bir ekim günü, Lüksemburg’a gidip gelirken, uçakta, bize, a?a?? yukar? ayn? cümlelerle bunu söylemi?ti. Bugün, 25 Ocak 2007. 24 Ocak’ta, dün, 19 Ocak’ta öldürülen 301 hükümlüsü Hrant Dink’i gömdük. Yani? Hayal k?r?kl???!

    Makaleye Yorum Yaz        Tavsiye Et

«  Geri
Yorumlar


«  »