|
Hrant Dink'in u?urlan??? ö?retici ve yol gösterici oldu?u gibi siyasal hayat?m?z?n bir bo?lu?unu da sergiledi. Ö?reticiydi: Genellikle geni? kitleleri aya?a kald?ran olaylarda, kendine veya grubuna yarar sa?lamak isteyenler de ortaya ç?kar; bunlar? bu kez görmedik, sessizce haz?rlan?ld?, a??r?l?k te?vik edilmedi, ihti?am? kadar düzenli bir törenle Hrant topra?a verildi.
Yol göstericiydi: Hrant'?n e?i Rakel'in 'Sessizlikle büyük bir ses yükseltece?iz' dile?i gerçekle?ti; d??ar?daki ve içerideki a??r?lara do?ru yol gösterildi; 'Kan, kanla y?kanmaz, suyla y?kan?r' deyimi hat?rlat?ld?.
Son üç-dört günde olanlar, özellikle Agos'tan Yenikap?'ya yürüyü?, siyasal hayat?m?zdaki bo?lu?u daha iyi tan?mam? ve tan?mlamam? da sa?lad?. Anlatmaya çal??ay?m:
Dünkü Radikal'de, Meryem Ana Kilisesi'ndeki törene kat?lanlar? görünteleyen resmin alt?nda 'Foto?raftaki dört eksi?i bulun' yaz?l?yd?. Yan?t, ba? a?a?? edilmi? biçimde hemen alttayd?: "Cumhurba?kan? Ahmet Necdet Sezer, Ba?bakan Tayyip Erdo?an, D??i?leri Bakan? Abdullah Gül, CHP Genel Ba?kan? Deniz Baykal."
Parti ba?kanlar?n?n törenlere kat?lmay???na dikkat çeken ba?ka gazeteler de vard?. Gerçekte, eksik dört isimden ibaret de?ildi; ÖDP Ba?kan? hariç di?er parti ba?kanlar? da yürüyü?e ve dini törene kat?lmad?lar.
Özetle, iktidar?yla, muhalefetiyle siyasal parti liderleri bu toplumsal olaydan uzak durdular, geni? caddeleri dolduranlarla siyaset adamlar? aras?nda mesafe görülüyordu.
Bu mesafenin anlam? neydi? Agos gazetesinin önünde toplananlar?n, buradan Yenikap?'ya kadarki sekiz kilometrelik yolun tamam?n? veya bir k?sm?n? yürüyenlerin yüz bini geçti?ini rahatl?kla söyleyebiliriz. Bunlara çe?itli nedenlerle fiilen oralarda bulunamay?p yüre?iyle kat?lanlar?, pencerelerden alk?? tutanlar? eklemeliyiz.
Bu yüz binlerin özelli?i, siyasetle toplum aras?ndaki uyumsuzlu?un anla??lmas?na yard?mc? olamaz m?? Kimdi bunlar? Hrant'la tan??mam??, bir yaz?s?n? bile okumam?? olanlar?n ço?unlukta oldu?u bu yüz binler nas?l insanlard??
Yüz binler tek bir s?fatla, meslekle, ya?la tan?mlanamazd?; i?sizi de, i?çisi de, ustas? da, tenekecisi de, memuru da, esnaf? da, ö?retim üyesi de vard?; bunlar genciyle ya?l?s?yla, kad?n?yla erke?iyle, birbirinin kim oldu?una bakmadan birlikte yürüdüler.
Bu yüz binler için '?u kesim yoktu' ya da '?unlar ço?unluktayd?' denilemez. Ne biri di?erini davet etti ne de ba?kas?n?n davetiyle gitti, kat?lanlar?n hepsi, 'Ben de gitmeliyim' dedi, gitmesini gerektiren nedenleri dü?ündü, sadece kendisiyle mutab?k olmak için kat?ld?. Kimse, di?erlerinin niçin geldi?ini ö?renmek istemedi?i gibi; kimseye mesaj verme veya kat?ld???n? gösterme ihtiyac?n? duymad?. Kat?lanlar?n hiçbiri, bir ba?kas?n?n temsilcisi de?ildi; sadece kendisiydi yürüyen, alk??layan, dinleyen...
Törenlere kat?lmayan siyasal parti ba?kanlar?, i?te böyle tan?mlanmas? güç, ama güçlü bir birlikteli?in içine girmediler, giremediler.
Bence bu yüz binlerin bir ba?ka özelli?i; iktidar? da, muhalefeti de yetersiz görmesidir; bunlar seçimlerde bir partiye oy verecek olsalar da, hiçbir partinin taraftar? de?ildirler; hepsine ayr? ayr? nedenlerle söyleyecekleri, bir anlamda itirazlar? vard?r, her birinden farkl? nedenlerle ku?ku duymaktad?rlar.
O gün caddeleri dolduran yüz binler ülkede milyonlard?r. Bu milyonlar?n yüksek sesle ve güvenle, 'Benim partim' diyecekleri bir partinin bulunmay??? siyasal hayat?m?z?n tehlikeli bo?lu?udur.
|