.Ep ="justify">
“Kör ölür, badem gözlü olur”mu?.. Tam da bizi, bizim hayatta iken insanlara k?ymet vermeyip, ancak ölümü ertesinde ve fakat bu sefer de ziyadesiyle abart?l? yüceltmelerimizi anlat?yor bu atasözü. Bizler ak?lla duygu, sevgiyle nefret, iyiyle kötü aras?nda bir türlü 'denge', 'oran' tutturamayan, bu i?i bir türlü beceremeyen insanlar?z. Uçlara yönelmekte, a??r?l??a varmada üstümüze yok.. Ya ifrat ya tefrit, noktas?nday?z..
Akdeniz havzas?na ait a??r?/yo?un duygulu insanlar oldu?umuzdan m?d?r nedir; sevdi?imiz ki?iyi göklere ç?kar?p hiçbir kusurunu görmemekte ya da tersine, nefret etti?imiz ki?iyi de yerin dibine bat?r?p hiçbir erdemini kaale almamakta, Allah için çok mâhiriz..
Esasen, “Kör ölür, badem gözlü olur” atasözünde hepimiz fark?nday?z ki, insanlar?n riyakârl???na, ikiyüzlülü?üne dair tipik bir îmâ da gizli: Evet, zaman zaman da öyleyiz; ikiyüzlü ve riyakâr?z!. Bunun en son örne?ini, Hrant Dink'in katledilmesi sonras? olu?turulan ortam dolay?s?yla ya?ananlara/ya?at?lanlara bakt???m?zda görmü? oldu?umuzu san?yorum.
Bu topraklarda kendi hâlinde ya?arken, yazd??? kimi yaz?larda dile getirdi?i görü? ve yakla??mlar dolay?s?yla yarg?yla ve baz? çevrelerle ba?? derde giren, kar??la?t??? naho? olaylar ve maruz kald??? tasvip edilemez tav?rlar bak?m?ndan ve dahas? içinde bulunulan nazik konjonktürün de etkisiyle bir anda Türkiye'nin ve ba?ka uluslar?n gündemine oturan bir gazeteciydi Hrant Dink.. ?u garabete bak?n?z ki; hayatta iken görmedi?i bir ilgiyi, sevgi ve merhameti, ölümü ertesinde görmektedir.
Daha düne kadar, hakk?nda olur-olmaz, do?ru-yanl?? her türden olumsuz ele?tiriyi, hatta yok edici tavr? kendisine lây?k bulanlar, bir bak?yorsunuz, ölümü sonras?nda tam da bir 'bukalemun' hüneriyle, üstüne toz kondurtmuyor, k?saca kraldan çok kralc? kesiliyorlar.. Atatürkçü-ulusalc?-lâik kesimden “?slâmc?”s?na, solcusundan sa?c?s?na politik/ideolojik görü? sahibi neredeyse hemen herkes, Hrant Dink'i ba?r?na basmak için âdeta yar?? hâlinde.. Ne oluyoruz?
Sorar?m; bunan ad? riyakârl?k, ikiyüzlülük de?il de nedir Allah a?k?na?
Hrant Dink'in katledildi?i yerde yap?lan gösterilerde at?lan sloganlarla cenaze töreni s?ras?nda ta??nan pankartlar, do?rusu unutulacak cinsten de?ildi: “Hepimiz Hrant Dink'iz”, “Hepimiz Ermeni'yiz”!.. Yani?..
O kalabal?k içinde elbette Ermeni vatanda?lar da mevcuttu, ama e?ri oturup do?ru konu?al?m; binlerce Türk'ün, yeni bir etnik kimlik ke?fetmi? gibi, ortal?k yerde “Hepimiz Ermeni'yiz” ?eklinde pankartlar ta??y?p, ba??r?p-ça??rmas? nas?l mümkün olabildi?
Buyursunlar; hiç huylanmadan, az?c?k olsun rahats?zl?k duymadan ba?lar?n?n üstünde “Hepimiz Ermeni'yiz” pankart? ta??yan o 'Türkler', bunun ne mânâya geldi?ini ve bu arada “Kullan?lm?? olabilir miyiz?” sorusunu da unutmadan, serinkanl? bir ?ekilde dü?ünsünler.. Akl? ba??nda hiç kimse, o 'Türkler'in bir gecede 'Ermeni' oldu?unu iddia edecek kadar ahmak de?il! Ancak, bu topraklarda at?lan o slogan da, san?ld??? kadar 'masum' de?il!..
“Toplum psikolojisi bu; nihayetinde bir tepki ve sahiplenme/payla?ma duygusunun her ?eyin önüne geçmesi” diyeceklere, Hrant'? sahiplenmenin ve o ac?y? payla?man?n “Hepimiz Ermeni'yiz” hayk?r???ndan ba?ka yolu kalmam?? m?yd?, diye sormak lâz?m.. Aslolan, benim bir 'Türk' olarak tepki göstermemdir; bunu, illâ 'Ermeni' kimli?ine bürünerek ortaya koymam gerekmez! Nitekim bak?n?z, o slogan, yok yere cenaze törenini gölgelemi? ve ülkeyi germi?tir.. Ya, slogana dönük 'tevil'lere ne demeli? Bu millet geri zekâl?, anlama özürlü mü?
Evet, Hrant Dink'in katledili?i bize çok ?ey ö?retirken, bu arada bir olgunun daha fark?na vard?k: Aram?zda, zaman ve zemin uygun oldu?unda Ermeni kimli?ine sahip ç?kacak, dahas? Ermeni oldu?unu hayk?racak, bunu içine sindirebilecek bir sürü 'Türk' varm??! Bravo!
Bu tablo kar??s?nda dü?ünüyorum da; yar?n-öbür gün, devir de?i?ip ili?kiler ray?na oturur ve benzeri bir olay, Türkiye'de ya?ayan ve bu topraklara ba?lanan örne?in bir Amerikal?n?n ba??na gelecek olursa, demek ki, bugün Amerika'ya küfredenler, o gün, o psikolojiyle “Hepimiz Amerikal?y?z”, “Hepimiz Amerikan?z” diyebilecekler.. Öyle mi?
Toplum olarak, daha do?rusu toplumun bir ke-simi olarak, böyle zamanlarda 'ayar'?m?z hepten kaç?yor: Sa?duyumuzu, so?ukkanl?l???m?z?, metanetimizi, suhûletimizi tümüyle yitiriyoruz..