.Ep ="justify">
Hiçbir ?eyden çekmedi Hrant Dink, yanl?? anla??lmaktan çekti?i kadar. Son iki y?l?nda mahkemelerde 301. maddeden yarg?lanmas?na yol açan me?hur ifadeleri asla kast etmeyece?i bir anlama çekilmi?ti. Ermeni diasporas?n?n Türkiye ve Türkleri bütün husumetlerinin merkezine oturtmas?n? ele?tirmi? ve bu durumun onlar? “zehirleyici, öldürücü” bir etki yapt???n? anlatmaya çal??m??t?.
Edebiyat yapm??t? kendince. Metafor kullanm??t?. ?çinde “kan, zehir, Türk, kimlik, ki?ilik” gibi kavramlar?n geçti?i cümleleri edebiyat?n dilini bilen, metaforu ve cümle ak???n? az buçuk ay?rt eden birisi için anla??lmayacak ?eyler de?ildi. O da zaten anla??lmaktan yana bir sorunu olmayaca??n? dü?ünmü?tü. Nitekim diasporadakiler, yani birinci dereceden anlamas? gerekenler anlam?? ve pek de bu ele?tirilerden ho?nut kalmam??lard?. Ele?tiri yerini bulmu?tu. Ama söylediklerinin pek muhatab? say?lmayacak olanlar?n kula??na bu ifadeler ba?ka türlü çal?nd?. Sözün ba?lam?, siyak?, sibak?, söyleyenin niyeti de?il, adeta burunlara gelen kokular önemsendi. Birilerinin burnuna “hakaret ve husumet kokusu” geldi.
Sözün, burunla de?il, dü?ünceyle idrak edildi?ini bilmeyen akl-? evveller, Hrant Dink gibi bir dost ?ahsiyetten bir dü?man üretmeyi ba?arabildiler.
Hrant'?n 301. maddeden yarg?land??? dava hukuk tarihimize birçok aç?dan bir leke olarak geçecek, ama bu lekenin en önemli sebeplerinden biri de, okudu?unu anlamayan, düzyaz? ile metaforun ay?rt?na varamayan, en ufak bir kompozisyon bilgisinden yoksun çok say?da insan?n adalet mekanizmas? içinde kolayl?kla bir araya gelebilmesini göstermesi olacakt?r. Gerçekten de böyle bir metnin ?srarla hakaret olarak alg?lanmas?n? insan?n akl? alm?yor. Normalde ikinci bir okumaya ihtiyaç duymayacak yaz? bilirki?iye yollan?yor, bilirki?i de (belli ki biraz daha anlay??l? biri), bir hakaret sözkonusu olmad??? yönünde görü? bildiriyor. Ama bilirki?inin görü?ü mahkemenin karar?n? etkilemiyor, d??ar?da yaygara koparan müdahiller daha belirleyici oluyor ve olanlar oluyor.
Hrant Dink'in cenazesinde ta??nan “hepimiz Ermeniyiz” ifadesi de ?imdi benzer bir “anlay??s?zl?k” konusu. Bu sözün telaffuzundan tabii ki Dink'in kendisi sorumlu de?ildir. Onun kalle?çe vurulmas?na, bir Ermeni olarak maruz kald??? zulme kitlelerin verdikleri vicdani bir tepkiydi bu söz. Nerede söylendi?i ve niçin söylendi?i belliydi. Bu bir cenaze merasimi sözüydü. Normal zamanlar için bir kimlik veya ba?ka bir hak talebine tahvil edilecek bir yan? yoktu. Cesedi bir büyük haks?zl?kla yere dü?ürülmü? bir ben-i ademe kar?? sergilenen anlaml? bir jest idi. Hepsi bu!..
Kimse “Ermeniyiz” demekle gerçekten Ermeni olmuyordu. Bunda da anla??lmayacak hiçbir ?ey yoktu asl?nda. Üstelik bu öylesine yerini bulmu? bir jestti ki, söylendi?inde hiç kimsenin itiraz edebilecek yüzü yoktu. Bunun ne anlama geldi?i konusunda kimsenin itiraz?na yer b?rakmayan bir mutabakat ortam? hâkimdi.
Asl?nda bir toplumun kendini temizleme tela??yd? bu. Kendi içinden ç?kan, kendisine her an bula?ma ihtimali olan bir a?a??l?k suçtan bir temizlenme havliydi. “Hepimiz Ermeniyiz” sözü Türkiye insan?n?n, Türk'ün, ya?anan bu büyük utanc?n içinden ç?kabilmek üzere ödedi?i “en asil kefaret” olarak tezahür ediyordu. “Ben Ermeniyim” dedikçe bu büyük suçtan ar?n?yordu Türkiye. Bir Türk “ben Ermeniyim” demekle küçülmüyor, Türklü?ünden bir ?ey kaybetmiyor, aksine Türklü?üne, kaybolmaya yüz tutmu? de?erli meziyetleri tekrar kazand?r?yordu.
Unutmayal?m ki, milletçe utanç duymam?z? gerektiren bir suç var ortada. O cenaze merasiminde sergilenen samimiyet ve di?ergâml?k Türk halk?n?n bir temizlenme ç?rp?n???yd? ve bence bu i?in içinden bir nebze yüzümüzün ak?yla ç?kacaksak ancak bu sayede ç?km?? olaca??z. Bunu anlamak için de biraz okuma yazma, tabii biraz da münasebet bilmek gerekiyor.
Cenaze birazc?k so?umaya ba?lay?nca, anlam? tart??mas?z belirleyen o ba?lam da tabiat?yla yok olmaya yüz tuttu. Daha rasyonel, daha sa?duyulu de?erlendirmelerin yan?s?ra, yer yer pi?kin itirazlar daha kolay dillenmeye ba?lad?. En ilginci de, Devlet Bahçeli'nin her zamanki ses tonuyla söyledi?i sözler oldu. “Hepimiz Ermeniyiz” sözlerini ?iddetle ele?tiren Bahçeli, “hiç kimse ezik ve suçlu bir Türk toplumu portresi çizmeye çal??mas?n” demi?. ?sabet buyurmu?, tam da asl?nda bize bu olay?n ard?ndan bize laz?m olan ?eyi hat?rlatm??: bir miktar “eziklik ve suçluluk duygusu”.
Ölümünden hemen sonra televizyonlara yans?maya ba?layan her görüntüsü, bu topraklar? and?kça, samimiyetle titreyen sesinden dökülen her konu?mas? surat?m?za kadir bilmezlik, anlay??s?zl?k, nankörlük, kal?n kafal?l?k suçlar?n? okumu?. Da? gibi adam devrilmi?. Okudu?unu anlamaktan yoksun bir cehaletin boy hedefi olmu?. Bir trajedi ya?anm??.
Korkmay?n, bunun kar??s?nda birazc?k suçluluk duymaktan hiçbir ?ey kaybetmeyiz. Belki bu kadarl?k bir suçluluk duygusu bir de kefaret ödemek için çok daha olumlu ?eyler yapmaya sevk eder bizi.