|
?lk kez Hrant Dink’in a?z?ndan duydum bu deyimi: Çatla??n? bulan su. Televizyonda röportaj?n? dinledi?im Dink, bununla ?unu anlatmaya çal???yordu Sivas civar?nda ya?am?? daha sonra Fransa’ya göç etmi? Ermeni as?ll? ya?l? bir kad?n?n yak?n zamanda ziyaret etti?i köyünde ölmesi üzerine, yine o civarda ya?ayan bir ba?ka ya?l? bir kad?n?n anlat?m? ile, ölü, bulundu?u yere gömülmeliydi.
Bunu anlatan Dink, kendisinin de çatla??n? bulan su olmas? gerekti?ine inanm?? gibiydi. Nitekim, menfur bir sald?r? ile O da, bir su olarak çatla??n? bulmu?tu. Mutlaka kat?lmad???m?z görü?leri vard? ve olacakt?. Hatta, cenaze merasiminde seslendirilen ‘Hepimiz Hrant’?z, Hepimiz Ermeniyiz’ sözü asl?nda mübala?aya kaçm??t?. Toplum psikolojisi perspektife getirilerek söylenmi? bir söz de?ildi bu. Asl?nda burada anlat?lmaya çal???lan mesaj, bir ba?ka formatta daha güzel anlat?labilir, daha rasyonel temellere dayand?r?lan sözlerle ifade edilebilirdi.
Ancak, Türkiye’de ç?kard??? Agos Gazetesi ile temsilcili?ini yapmaya çal??t??? anlay???n? özetledi?ini dü?ündü?üm, edebi nitelikli ‘çatla??n? bulan su’ deyimi ile Dink, k?saca ?unlar? anlatmaya çal???yordu: ‘Türkiye’de ya?ayan Ermeniler olarak, biz Türkiye Cumhuriyeti vatanda??y?z, dolay?s?yla Ermeni Diyasporas?’ndan farkl?y?z, Ermenistan’da ya?ayan Ermenilerden de farkl?y?z. Türkiye, bizim de do?du?umuz ve ya?ad???m?z bir ülkemiz. Türkiye d???nda ya?ayan Ermeni Diyasporas? ve Ermenistan, soyk?r?ma tak?l?p kalmamal? ve empati ile bu anlay???n ötesine geçmeye çal??mal?. Elbette, Türkiye de empati yapmal?, anlamaya çal??mal?. Bunun tek yolu var: Diyalog.’
Geçen sene davet edildi?im ABD’de bir konferansta, yapt???m?z konu?ma sonras? verilen resepsiyonda, sonradan Ermenistan’dan oldu?unu ö?rendi?im kar??mda duran meslekta??m ki?inin rahats?z bir biçimde olu?u dikkatimi çekince, bir müddet sonra, anlayaca??n? dü?ünerek ‘arkada?! how are you?’ diyerek söze ba?lad?m. Kar??mdaki ki?i bir anda irkildi ve ‘iyiyim’ dedikten sonra, konu?maya devam ettik. Sizi hiç böyle tan?m?yordum deyince, politik alg?lamalar, bireysel ileti?ime geçmemize engel olmamal? dedikten sonra, diyalo?un sihrini orada bir kez daha anlam??t?m. * * *
Dün yine bir ba?ka su, çatla??n? bulmu?tu: ?smail Cem. Do?du?um y?llarda O’nun gazetecili?e ad?m att???n? ö?rendim. Hukuk ve siyaset sosyolojisi e?itimi görmü?, Paris Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde master yapm??t?. En önemlisi O’nu, ortaokula gitti?im 70’li y?llarda sol dü?ünceli TRT Genel Müdürü olarak ad?n? duymaya ba?lam??t?m. H?rç?n sol anlay?? ve politikalar içinde, entelektüel ve yumu?ak üslubu ile dikkati çekiyordu. As?l önemlisi ben ve kamuoyu, O’nu 90’l? y?llarda yapt??? s?ras?yla kültür ve d??i?leri bakanl??? döneminden tan?d?k.
Türkiye’ye katk?s? yönü ile bakt???m?zda, asl?nda ?smail Cem’in, bana göre en büyük katk?s?, d?? politika alan?nda olmu?tur. Çünkü, 90’l? y?llara kadar kültür kavram?, geleneksel Türk d?? politikas?na entegre olamam??t?. ?lk defa, 2000’li y?llarda ?smail Cem ile birlikte, resmi söylemimizde kültürel miras?m?za sahip ç?k?lm??t?. Bu belki ink?lap niteli?inde bir de?i?im ve dönü?üm demekti. Bu de?i?im ve dönü?üm ile anlat?lmak istenen ?ey; özellikle so?uk sava? sonras? de?i?en ortamda, Osmanl? co?rafyas?nda ortaya ç?km?? mevcut ülkelerle i?birli?ini geli?tirme noktas?nda Türkiye’ye büyük sorumluluklar dü?mektedir.
Çatla??n? bulan sulardan arda kalanlar olarak, nas?l de?erlendirme yapmal?y?z? Bir kere, bir arada ya?ama sanat?n? geli?tirici ad?mlar içinde olmal?y?z. Bundan geri ad?m atamay?z. Bunun için de, demokratikle?me ve insan haklar? alan?ndaki geli?meleri daha da ileri götürücü hamleler içinde olmal?y?z. D?? politikam?zda ?smail Cem’in yapt??? aç?l?mlar?n neresindeyiz? Bunu ciddi anlamda sorgulayal?m, ancak ümitsizli?e dü?meyelim. Bir anlam ifade edece?ini dü?ündü?üm için söylemeliyim: bak?n bugün, lisansüstü ö?rencileri seçme amac?yla olu?turulan doktora jürisinden iyimser duygularla ayr?ld?m, çünkü genç jenerasyon bana daha çok ümit verdi.
|