AnasayfaÝletiþim
  
English
Makaleler

ARMENIAN ROMANCES

Sadýk YALSIZUÇANLAR
29 Ocak 2007 - Zaman

="MsoNormal" stylŽÿiARMENIAN ROMANCES

Yüzy?llard?r bir birlikte ya?ama, sosyolojik ifadesiyle kültürel ço?ulculuk tecrübesi ya?am?? milletin evlatlar?n?n bu denli merhametsiz ve muhabbetsiz olmas?, toplumsal/siyasal kültürün bu kadar daral?p gerilmesi, topyekun bir kabz halinin, bir linç kültürünün yayg?nla?mas? tedirgin edici ve ürkütücüdür.

ã;ign="justify"> 

Djivan Gasparyan'?n 'duduk'undan Armenian Romances'? dinliyorum. Dinlerken E?in manileri okuyorum. E?in, Egon kelimesinden bozma. Egon, Ermenice, 'cennet bahçesi' anlam?na geliyor. E?in'e ilk kez, ikibin y?l?nda bir belgesel film çekimi için gitmi?tim. Dinledi?im ilk manide, yüre?i gurbetteki 'a?a's?n?n kömür gözlerinin hasretiyle da?lanm?? bir Ermeni gelini ?öyle diyordu:

 

 

 

'Evimin önüne bir asma diktim

 

 

 

Asman?n boyunu k?bleye büktüm

 

 

 

Ela gözlerini sevdi?im a?am

 

 

 

Gözya??m asman?n dibine döktüm'

 

 

 

Bindokuzyüzbe? y?l?nda nüfusu k?rk iki bin E?in'in ve yirmi iki bini Ermeni. Kayal?k, sarp bir yamaca kurulmu? ?ehir. ?ehrin Müslim veya Ermeni ahalisi, bu dev kayalar? çekiçle, balyozla k?ra k?ra oymu? ve Murat suyunun alüvyonlar?n? ta??yarak meyve fidanlar? dikmi?, E?in'i, ad?na uygun bir hale, cennet bahçesine dönü?türmü?ler. Ermenilerin ya?ad??? topraklarda ruhun en dolays?z ifade arac? olan müzik, maddi ya?am?n merkezi olan mutfak ve toplumsal hayat?n önemli bir boyutunu olu?turan zanaatlar ola?anüstü bir zenginlik sergiler. Çocukluk ve ilkgençlik y?llar?m altm??l? y?llarda Malatya'da geçti. Sinema i?letmecili?i yapan babam?n ilk makinisti bir Ermeni idi. Ayn? zamanda iki dost olan babamla Agop amcan?n dostluklar? bana, kültürel ço?ulculu?un erdemini anlatan yüzlerce kitab?n veremeyece?i bir kavray?? ve hat?ray? arma?an etmi?ti.

 

 

 

Mahallemdeki zimmiler...

 

 

 

Tatillerde yan?nda çal??t???m radyocu ?rfan ustan?n dükkan?na biti?ik Ermeni bir ayakkab? ustas? hat?rl?yorum sonra. Mahallemizdeki Ermeni kom?ular?m?z? sonra... Ramazan'da, Kurban Bayram?'nda, bizim için de?erli ve özel günlerde/anlarda, dü?ün ve cenazelerimizde nas?l sevinç ve ac?lar?m?z? payla?t?klar?n? hat?rl?yorum.

 

 

 

?nsan bir bak?ma hat?ralar?d?r. Gasparyan'? ve E?in manilerini dinlerken, zihnimin kuytular?na sinmi? olan bu hat?ralar?n Hrant Dink'in ölümünün geride b?rakt??? kaosu daha da koyula?t?rd???n? görüyorum. Ermeni veya Müslüman bir ba?ka E?in'li gelin, hayat arkada??n?n/gönülda??n?n hasretiyle ?öyle inliyor:

 

 

 

'?stanbul içinde öter bir keklik

 

 

 

Sana vatan oldu bize gurbetlik

 

 

 

Kömürgözlerini sevdi?im a?am

 

 

 

Bizi kavu?turan olur cennetlik'

 

 

 

Bu kavu?ma dile?inin gerisinde bir saadet ve huzur ihtiyac? var, bir mutluluk dile?i ve esenlik arzusu yat?yor. Ölümün kara bir deve gibi Dink'in kap?s?na çöktü?ü o günde yine zihnimin ?ss?z bir yerinden bir ba?ka Ermeni hat?ras? geçiyordu: Gasparyan'?n duduk'undan süzülen ezgiler, bizi, Hz. Mevlânâ'n?n 'kamil insan'?n mazmunu olarak zikretti?i ney'ine benzer bir s?rr?n içine ça??r?yordu. S?r ayn? s?rd?r, hikaye, kozmik bir öyküdür, macera, kamil insan'?n sergüze?tidir. Hayat bir oyun, bir oyalanmad?r evet, kelimenin birincil anlam?yla, do?rudan ve ilk manas?yla bir oyun'dan ibarettir her ?ey. Hayyam'?n dedi?i gibi, hepimiz 'fele?in kuklas?y?z/oyna??p durmaday?z perdede'...

 

 

 

Bu hikayenin en hicranl? fasl?n?, yüzy?l?n ba?lar?nda bir samyeli gibi esen milliyetçilik rüzgar?n?n geride b?rakt??? ac?lar olu?turur. Ba?bakanl?k ar?ivlerine girip bak?ld???nda, Kars, Ardahan, Posof, Ç?ld?r, Malatya, Elaz??, Erzurum ve daha nice yerde, Müslümanlar?n Ermenileri, Ermenilerin Müslümanlar?, Kürtlerin Ermenileri, Ermenilerin Kürtleri nas?l ac?mas?zca k?rd???, ne denli bir cinnet halinin k?sa sürede birbirini tetikleyerek beldeden beldeye yay?ld???, düne kadar bar?? içinde, esenlik dolu bir ya?am süren, birbirine kar?? hakiki bir muhabbet ve ?efkatle muamele eden insanlar?n nas?l birer canavara dönü?tü?ü, devletin ve devlet denetiminden uzak çe?itli odaklar?n nas?l ülkeyi bir ac?lar cehennemine dönü?türdü?üne ili?kin notlar bulmak mümkündür.

 

 

 

Hrant Dink'in ac? ölümü, bize E?in manilerindeki o derin hüznü tekrar ya?at?rken, ülkenin kaderine çöreklenmi? olan Karakoncolus'un nas?l bir bir fesat ortam? olu?turmaya çal??t???n? gösteriyor. Milliyetçili?in, bir kanser gibi ülkenin akci?erini sarmaya çal???rken, bunun ayn? zamanda bir kaosu da alttan alta besledi?ini görmezden gelenleri dönüp birer birer vuraca??n? hat?rlat?yor. Dink'in toplumsal kültürün özgürle?mesine yönelik iyi niyetli çabalar?n? alg?lamakta güçlük çekenlere, Gasparyan'?n duduk'una ve E?in manilerine kulak vermelerini öneririm. 'Soyk?r?m' tezini savunsa da, ameller niyetlere göredir kaziyesince, bir insan?n, zihinsel çabalar?ndan ötürü sadece sayg? ve dikkati hak etti?ini bize ancak E?in manilerindeki o kavurucu hüzün anlatabilir:

 

 

 

'Iss?z hanelere giremiyorum

 

 

 

Derdimi ellere diyemiyorum

 

 

 

Ben de nazl? yardan ayr? dü?eli

 

 

 

Kar???p ellere gülemiyorum'

 

 

 

E?in manileri ve Gasparyan

 

 

 

Yüzy?llard?r bir birlikte ya?ama, sosyolojik ifadesiyle kültürel ço?ulculuk tecrübesi ya?am?? milletin evlatlar?n?n bu denli merhametsiz ve muhabbetsiz olmas?, toplumsal/siyasal kültürün bu kadar daral?p gerilmesi, topyekun bir kabz halinin, bir linç kültürünün yayg?nla?mas? tedirgin edici ve ürkütücüdür. Bu kabz halinden kurtulman?n yolu, sanat?n kozmik diline, tarihin daima insan? emziren, bugünde ve yar?n?n içinde ya?ayan besleyici gücü ve i?levine bakmak, evrensel adalet ilkesine dönmek, ona s?ms?k? sar?lmakt?r.

 

 

 

E?in'de belgesel filmin çekimlerini gerçekle?tirirken geleneksel zanaatlara ili?kin ayr? bir ba?l?k açm??t?k ve mesleklerin debba?yan, keçeciyan, dericiyan, demirciyan, semerciyan vs. gibi adlarla an?lmas? dikkatimi çekmi?ti. Çar??daki küçük bakkala sordum, 'Kaç Ermeni hane var ?imdi E?in'de?' 'Hiç kalmad? pa?am' dedi, 'en son seksen ikide Agop amcalar gitti Kanada'ya...'

 

 

 

Çar?? iki kez sabotaj ihtimalli yang?n ya?am??. Esnaf?n ço?u Ermeni imi? ve dükkanlar? yan?nca bir deh?etin içinde kalm??, evlerini de o halde b?rak?p gitmi?ler. Ülkenin bu hali ancak Büyük ?eytan'lar? mutlu edecektir. Hiçbir medeniyet, öteki'ni yok ederek kendini var k?lmaz. Bir medeniyetin ya?ama ve büyüme imkanlar? ancak ba?kalar?n? ya?atma ve büyütebilme kabiliyetleri ile aç?labilir. Gasparyan'?n duduk'u ve E?in manilerindeki hüzün de bize bunu söyler:

 

 

 

'Ak?am olur tren kalkar gar?ndan

 

 

 

Yand?m Allah ayr?l???n zar?ndan

 

 

 

Kimi yavrusundan kimi yar?ndan

 

 

 

Yine bugün ayr?l???n günüdür'

    Makaleye Yorum Yaz        Tavsiye Et

«  Geri
Yorumlar


«  »