|
Hrant Dink cinayetinden bu yana öfke çe?itli yollarla dile getirildi. Toplumun her kesiminden insan?n kat?ld??? 23 Ocak yürüyü?ü iyi bir “nümune” idi. Vatanda?lar samimi bir tepkiyle hislerini ortaya döktüler. Ama bu, bir dönüm noktas? de?ildi. Ülkeyi boydan boya kaplayan bir tepki hiç de?ildi. Ke?ke öyle olabilseydi. Bu, bu ülkede nesilleri h?zla tükenmekte olan ve Hrant’?n temsil etti?i insan canl?s?, demokrat, zihni aç?k ve özgüvenli bir dünya görü?ünü benimseyenlerin kenetlenmesiydi. Fertlerinden birinin s?rtlanlar taraf?ndan avlanmas? sonras?nda kitlenin hayatta kalma ad?na toplanma içgüdüsüydü. T?pk? safarilerdeki gibi...
Siyaset milliyetçi mecrada yola devam
Tevekkülle kulluk aras?nda bocalayanlar?n ya?ad??? bu topraklar? 68 Fransa’s?yla filan kar??t?rmayal?m. Türkiye’nin çelimsiz ve soluksuz sivil toplumu ancak devlet ve siyasetin kararl? ve uzun soluklu deste?ini arkas?na ald??? ölçüde bir yere varabilir. T?pk? 2002-2004 aras?nda AB reformlar? gerçekle?tirilirken oldu?u gibi. Bu temel veriye ra?men cinayet sonras?nda ortaya ç?kan sa?l?kl? tepkiyi siyasete tahvil etmek için ne yap?ld??
Önce, devlet ve siyaset cenazeden bucak bucak kaçt?. Haydi siyasetin sinsi yakla??m?n? seçim hesab? olarak de?erlendirelim, büyük olas?l?kla birkaç ay sonra Türk siyaset sahnesinden ebediyen çekilecek olmas?na ra?men kuru bir çelenk yollamakla yetinen Cumhurba?kan? için ne demeli? Arkadan, toplumun son derece s?n?rl? bir kesiminin bir günlü?üne dahi Ermeni olmas?ndan millî hassasiyet ad?na tiksinildi. Cinayet dünyay? aya?a kald?rd??? s?ralarda AKP K?z?lcahamam kamp?nda Ba?bakan, MKYK üyesi Ay?e Böhürler’in milliyetçi dalga konusundaki uyar?s?n? sert bir biçimde reddetti ve “düzovada siyaset DYP’yi bitirdi” te?hisiyle rotay? çizdi.
Hükümet 301’in kald?r?lmas?n?, aylard?r yapt??? gibi oyalamay? sürdürdü. D??lama üzerine bina edilmi? tarih kitaplar? ve gayrimüslim az?nl??a genel yakla??m?n gözden geçirilmesi gibi uzun soluklu i?lerden bahis dahi etmedi. “Bana milliyetçiler adam öldürüyor” dedirtemezsiniz mant???yla seçim döneminde milliyetçi oylara göz k?rpt?. Zira seçilmek için, 1980 darbesinden bu yana milliyetçi ideolojiyle yo?rulan toplumda “milliyetçi hassasiyet” denilen olgunun art?k ne denli bask?n ve kal?c? oldu?unun bilincindeydi. Dolay?s?yla bu cinayet ülkenin geçmi?ini oldu?u kadar gelece?ini de ilgilendiren siyasî bir eylem olmas?na ra?men hükümetin yakla??m?nda polisiye bir vakan?n ötesine geçmeyecek.
Üstelik toplum yak?nda ABD ve Fransa’da “soyk?r?m” kararlar? sonucu meselenin “Türkiye kar??t?” boyutuyla kar?? kar??ya kalacak. Bask?n söylem bu geli?meleri kullanarak ( “Hrant olsa k?zard?” yollu ifadeleri ?imdiden görür gibi oluyorum) bugünkü tepki, öfke ve üzüntüyü oldu?u gibi tersine çevirecek. Bu, içe kapanma sürecini peki?tirdi?i gibi cinayete duyulan öfkeyi de silip süpürecek.
Esas?nda hava ?imdiden döndü. Nitekim Hrant’?n katledildi?i günden bu yana ortal??? izliyorum. Dolmu?u, otobüsü dinliyorum. Birkaç gün tam siper olduktan sonra yeniden ortal??a ç?kan milliyetçi hezeyanlar? ibretle kaydediyorum. Geçen çar?amba Be?ikta? A??r Ceza önünde katillerin mahkemeye sevki esnas?ndaki tezahürat; katil yakaland???nda “Vatan topra?? kutsald?r, kaderine terkedilmez” posteri önünde çekilen afili resim; AGOS’a, Kad?köy ve Samsun’daki kiliseye gelen tehditler; internet sitelerinde at?lan zafer ç??l?klar?; utangaç tasvipkârlar?n “onlar da Osmanl? zaman?nda bize neler yapt?, yak?n zamanda da diplomatlar?m?z? öldürdüler” sitemleri...
Eskilerde bu topraklarda ay?p ve günah diye iki kavram vard?. Hatta katliam ve ac?lar?, unutmak için de?il utanç ve sayg?dan konu?mamak âdetti. Bugün ?eref ve namustan geçilmese de can?ndan olmu? bir adama küfretmek sadece birkaç?m?z?n yüzünü k?zart?yor...
1930’lar Almanya’s?n? an?msatan bir ortamda ya?ad???m?z? unutmayal?m.
|