AnasayfaÝletiþim
  
English
Makaleler

AKIL ALMAZ B?R GEREKÇE

Altan ÖYMEN
13 Þubat 2007 - Radikal

="justify">Ülkemizdeki h?ristiyan vatanda?lar?m?za mesafeli davrananlar?n gerekçesi, 'mütareke dönemi'nde olup bitenler... O dönemi hat?rlatarak 'onlara güvenilmez' diyorlar.ÿ4ml;nkü Türkiye'nin durumlar? aras?nda ne kadar büyük farklar oldu?unu unutuyorlar

Türkiye'de 'anas?r-? h?ristiyaniye'ye ?üpheyle bakman?n nedeni kald? m??

"Ama onlar da bize az m? yapt?lar? Unutmayal?m mütareke döneminde olup bitenleri... Memleket i?gal edildi diye bayram edenleri... O dönemin Türkiyesi'ndeki Rumlar?, Ermenileri..."

Bu, ülkemizdeki gayrimüslimlere kar?? tav?r alanlar?n, gerekçe olarak kulland?klar? bir argümand?r.

***

Tabii, ?u do?ru: 20'nci yüzy?l?n çokuluslu imparatorluklar?n?n da??lmas? sürecini ba?latan millile?me hareketleri, Osmanl? ?mparatorlu?u'nda daha 19'uncu yüzy?ldan itibaren kendini göstermi?ti.

D?? güçlerin de etkisiyle, önce H?ristiyan kesimlerde ba?layan ayaklanmalar geli?mi?ti. ?mparatorlu?un toprak kay?plar?na yol açm??t?. O topraklarda, yeni milli devletler kurulmu?tu.

Osmanl? Devleti s?n?rlar? içinde bulunan halk?n bir kesimi, o yeni kurulan devletlerin halk?yla ili?kiliydi... En az?ndan anadilleri ayn?yd?. Bu geli?melerden onlar da etkileniyordu. Avusturya-Macaristan ?mparatorlu?u'nun içindeki çe?itli unsurlar gibi...

Mütareke dönemine bu ?artlar alt?nda girildi...

***

O dönemin gerçekleri de belli:

1918 Ekimi'ndeki Mondros Mütareke'siyle, ülkenin büyük k?sm? yabanc?lar?n i?gali alt?na girmi?... Bu i?gal, ülkedeki gayrimüslim (Müslüman olmayan) az?nl?klar?n bir k?sm? taraf?ndan desteklenmi?... Veya en az?ndan benimsenmi?...

?zmir'deki ve civar?ndaki Rumlardan, karaya ç?kan Yunan askerlerini co?kulu alk??larla kar??layanlar az de?il... ?stanbul'da Beyo?lu Caddesi'ne Yunan bayraklar? as?lm??... Ermeni gruplar?, sava? galibi ülkelerden, isteklerinin gerçekle?mesini bekler hale gelmi?...

O günleri ya?ayan yak?nlar?m, ben gençken hayattayd?lar. Gördüklerini, i?ittiklerini anlat?rlard?.

Durumun Türkler için ne kadar kötü oldu?u, o anlat?mlardan da belliydi. Ama bunu görmek için anlat?m dinlemeye de gerek yoktu. ?stanbul'un, ?zmir'in o y?llardaki foto?raflar?na bakmak da yeterliydi.

Atatürk de zaten, 'Nutuk'un 'manzara-? umumiye' giri?iyle ba?lad??? bölümünde o y?llar?n 'genel görünü?'ünü anlat?rken, ?ngiliz, Frans?z ve ?talyanlar?n i?gal s?ras?nda yapt?klar?yla birlikte, 'anas?r-? h?ristiyaniye' (h?ristiyan unsurlar) ba?l??? alt?nda, Rum ve Ermeni kaynakl? hareketlere de yer verir.

?imdi de o durumu hat?rlatan filmler var. ?zleyenleri de çok. Birini, geçenlerde gördüm. Ad? 'Son Osmanl?'yd?. Filmin kahraman? 'Yand?m Ali' (Kenan ?mirzal?o?lu), o zaman?n ?stanbul'undaki i?gal kuvvetleriyle, onlar?n -baz?s? gayrimüslim, baz?s? Müslüman olan- i?birlikçilerine haddini bildiriyordu. Baz?s?na silah atarak, baz?s?n? tokatlayarak i?lerini bitiriyordu.

Sürükleyici bir filmdi. Seyredenler, Ali'nin mücadelelerini izlerken, o dönemde olup bitenleri dü?ünebiliyorlard?.

***

Bütün bu olan-bitenin, Kurtulu? Sava??'n? izleyen dönemi etkilememesi, herhalde mümkün de?ildi.

Lozan Bar?? Konferans?'na kat?lan ?smet Pa?a ba?kanl???ndaki Türk heyeti bu konuda çok duyarl?yd?. Osmanl? toraklar?nda ya?ayan yabanc? uyruklularla birlikte Osmanl? uyruklu olup da 'anas?r-? h?ristiyaniye'ye mensup olanlar?n Türkiye topraklar? içindeki varl???n? ve etkisini azaltmak istiyordu.

Bunun Rumlarla ilgili en kestirme çaresi, 'mübadele'ydi.

Yani, Türkiye'deki Türk vatanda?? Rumlar, Yunanistan'a geçsin. Yunan vatanda?? olsun. Yunanistan'daki Yunan vatanda?? Türkler, Türkiye'ye geçsin, Türk vatanda?? olsun...

?ki grubun da mallar? mülkleri kar??l?kl? olarak tasfiye edilsin. Tasfiye sonras?ndaki haklar? korunsun. Yani, o mallar?n?n kar??l???n? alabilsinler. Ama iki taraf?n da art?k, öteki ülkeyle bir ili?kisi kalmas?n...

Bu, 'kar??l?kl?l?k' ilkesi gözetilerek yap?lacak bir 'zorunlu göç' uygulamas?yd?.

Balkan sava?lar? s?ras?nda bunu, Balkan ülkeleri önce Türkiye'ye kar??, sonra da birbirlerine kar??, 'fiilen' uygulam??lard?. Ba?ta Türkler olmak üzere, yüz binlerce insan? yerlerinden yurtlar?ndan ayr?lmaya zorlam??lard?.

Türkiye de art?k, y?llarca süren bir sava??n gerçeklerini, Lozan'daki müzakere masas?nda, 'kar??l?kl?l?k' esas?na dayal? bir hukuki çözüme ba?lamak istiyordu.

***

Sava? sonucunun gerçekleri ?öyleydi:

?stanbul d???ndaki Rumlar?n büyük k?sm?, destek verdikleri Yunan kuvvetlerinin yenilmesinden sonra, Anadolu topraklar?n?n i?galden kurtar?lmas? s?ras?nda Türkiye'den ayr?lm??lard?. Veya ayr?lmak zorunda kalm??lard?. Gemilerle ve di?er yollarla Yunanistan'a geçmi?lerdi.

Türkiye'den henüz ayr?lmam?? olan Rumlar?n bir k?sm? 'sava? esiri' veya 'rehine' durumundayd?. Geri kalanlar?na ise yeniden kurulan Türk yönetimlerince ?üpheyle bak?l?yordu.

Yunanl?lar?n elinde de, say?lar? çok az olmakla beraber Türk esirler ve rehineler vard?. Ayr?ca, ülkenin baz? yerlerinde Balkan sava?lar?nda 'zorunlu göç'ten kurtulmu? -art?k Yunan uyruklu- Türkler vard?.

Lozan'daki sava? galibi ülkeler bu durumu da göz önünde tutarak bir orta formül geli?tirdiler. Buna göre, iki ülke aras?nda 'mübadele' olacakt?. Ama bu mübadelenin iki istisnas? olacakt?.

Türkiye'de, ?stanbul ili içinde yerle?mi? olan Rumlar, Türk vatanda?? olmaya ve ?stanbul'da kalmaya devam edeceklerdi.

Yunanistan'?n Bat? Trakya's?nda ya?ayan Türkler de Yunan vatanda?? olmaya ve orada oturmaya devam edeceklerdi.

?ki tarafa az?nl?k statüsü verilecekti. Kendi dinleri, dilleri, e?itim kurumlar? aç?s?ndan belirli haklar?na dokunulmayacakt?.

Bu haklar, sadece ?stanbul'daki Yunanl?lara de?il, Türkiye'de ya?ayan Ermeniler dahil tüm 'gayrimüslim' az?nl?klara tan?nacakt?.

Ayr?nt?larla ilgili uzun müzakerelerden sonra, bu formül kabul edildi. 19 maddelik bir 'nüfus mübadelesi anla?mas?', Lozan'da imzalanan di?er anla?malar gibi, yürürlü?e girip uyguland?.

***

Tabii, o 'büyük mübadele'den ç?kan sorunlar?n çözümü kolay olmad?. Mübadele komisyonlar? y?llarca çal??t?. O arada, Türkiye'yle Yunanistan aras?ndaki ili?kiler, iki taraftaki devlet adamlar?n?n att??? ad?mlarla düzeldi. Geli?tirildi.

Türkiye'de 'mütareke dönemi'nin an?lar?n?n yerini yava? yava?, daha iyi an?lar almaya ba?lad?.

Olumsuzluklar, ?kinci Dünya Sava??'ndan sonra, K?br?s sorunuyla ortaya ç?kt?.

Tats?z olaylar oldu. Baz?s?n?n sorumlulu?u (6-7 Eylül olay? gibi) Türk taraf?nda, baz?s?n?n sorumlulu?u (1963 ve 1964'teki K?br?s olaylar? gibi) Yunan taraf?ndad?r. O geli?melerin sonucu olarak, mübadeleden sonra ?stanbul'da kalan Rumlar?n büyük bir k?sm? daha Yunanistan'a göç etti.

***

Evet, geçmi?teki durum bu.

Gelelim bugüne... Bugünün, 1918 y?l?na ve o y?l? izleyen y?llara benzetilebilecek neresi var?

Türkiye, o günkü gibi bir sava?tan ma?lup olarak ç?km?? ve yabanc? kuvvetlerce i?gal edilmi? bir halde midir?

(Bazen bu soruya, ABD'yle ve AB'yle ili?kilerimizi, IMF'ye borçlar?m?z?, NATO üyeli?imizi öne sürerek 'Evet' yan?t? verenlere de rastlayabilirsiniz. E?er vaktiniz varsa, öyle bir tart??maya da girebilirsiniz. Ama konumuz içinde kalal?m.)

Ayr?ca: Ülkemizin bugünkü nüfusu 72 milyon civar?nda. ?çindeki -Atatürk'ün deyimiyle- 'anas?r-? h?ristiyaniye' nüfusunun ise -3 bini Rum olmak üzere- 70 bini bile bulmad??? tahmin ediliyor.

Büyük k?sm? nesiller boyunca Türkiye'de ya?am??, hepimiz kadar Türkiye'yi tan?yan, Türkçe konu?an, sadece dinleri ve etnik kökenleri de?i?ik olan o insanlara, 1918 ?artlar?n? hat?rlayarak, ?üphe ile bakman?n akla, mant??a s??ar yan? var m??

Bundan 90 y?l önceki sava?lar yüzünden kar?? kar??ya gelmi? olan topluluklar?n yeni nesillerine ?üpheyle bakmak kural haline gelseydi, bugün Avrupa Birli?i ülkelerinin ço?undaki az?nl?klar?n, ço?unluklarla birlikte ya?amalar? kolay olmazd?.

Oysa, bugünkü Avrupa Birli?i'nin çekirde?ini olu?turan ülkeler, Birinci Dünya Sava?? bir yana, ?kinci Dünya Sava?? s?ras?ndaki az?nl?k-ço?unluk mücadelelerinin tahribat?n? bile, sava??n biti?inin hemen sonras?nda a?maya ba?lam??lard?r.

70 küsur milyonluk bir Türkiye... Ve onun binde biri kadar 'anas?r-? h?ristiyaniye'...

Türkiye, Rum'u, Ermeni'si, Süryani'si, Keldani'siyle o 'anas?r'a, ?üpheyle de?il, sevgiyle bakmaya al??mal?d?r.

Bundan kendisine hiçbir zarar gelmeyece?ini, gelemeyece?ini bilmelidir.

'Yand?m Ali'lere, 1918-1922 aras?nda ihtiyaç duymu? olabiliriz.

Bugün onlar art?k, sadece o y?llara ait film kahramanlar? olarak kalmal?d?r.

    Makaleye Yorum Yaz        Tavsiye Et

«  Geri
Yorumlar


«  »