!â9à 0="justify">
HRANT Dink cinayeti soru?turmas?nda ortaya ç?kan bilgilerden birisi de Erhan Tuncel isimli "polis muhbirinin" durumu. Tuncel’in "polis muhbiri" olmas? ile sonuçlanan olay, "cinayetin azmettiricisi" oldu?u ileri sürülen Yasin Hayal ile birlikte Trabzon’da bir hamburger lokantas?n?n bombalanmas? eylemi.
Trabzon Emniyeti o tarihte Tuncel’e "polis muhbiri olmay? kabul ederse o suçtan yarg?lanmayaca??n?" vaat etmi?.
Tuncel, bu teklifi kabul edince de dava dosyas?na ad? hiç konulmam?? ve sal?verilmi?.
?lgimi çeken, polisin bu yetkiyi nas?l kullanabildi?i konusu! Bir zanl?n?n "yarg?lanmadan" sal?verilmesine polis hangi yetkiyle karar vermi??
Polis, istedi?i her davada bunu yapabiliyorsa savc?lara ve mahkemelere ne gerek var?
Gazetelerdeki haberler Yasin Hayal’in de az bir cezayla kurtulmas?n?n nedeninin "tek ba??na yarg?lanmas?" oldu?unu anlat?yor.
"Bireysel bir eylemci" oldu?u, bomba yapacak malzemeyi piyasadan kolayca bulabildi?i ve kimse de ?ikáyetçi olmad??? için Hayal paçay? kolayca kurtarabilmi?.
Yani polisin bir zanl?y? muhbir yapaca??m gerekçesiyle sal?vermesinin öteki zanl? aç?s?ndan da olumlu hukuki sonuçlar? olmu?.
Umar?m ki savc?lar?m?z, bu yetkinin nas?l kullan?labildi?ini de ara?t?r?yorlard?r.
Yo?urtlu sicil
BA?BAKAN Recep Tayyip Erdo?an, Etiyopya gezisi s?ras?nda fakir bir semti ziyaret ederken tek odal?, mutfak, banyo, tuvalet gibi bölümleri olmayan evleri görünce çok duygulanm??.
Böyle manzaralar görmek için oralara kadar neden gitmi?, anlamak zor.
?stanbul’un yak?n civar?nda bile böyle "teneke mahallelerde" ya?ayan o kadar çok insan var ki.
Erdo?an, o mahalleyi gezerken yan?nda getirdi?i çikolatalar? çocuklara da??tmalar? için koruma görevlilerine vermi?.
Çocuklar çikolata almak için izdiham yarat?nca da korumas?na ?öyle seslenmi?: "Hepsini bir ki?iye verme, birer birer ver. Senden bir yo?urt olmaz Turgut!"
Bu sözleri okuyunca kahkaha atmama engel olamad?m.
Bunu elbette "Ba?bakan’?n samimi Kas?mpa?a delikanl?s? üslubu" olarak da yorumlamak mümkün, "Bir Ba?bakan’a resmi bir görevliye böyle söylemek yak???r m?" diye dü?ünmek de!
Her iki yorum da benim kabulüm.
Ama öyle görünüyor ki sonunda olan Turgut Bey’e olacak.
Belki bu "unvan" siciline yaz?lmayacak ama ne zaman Turgut Bey’i görsek bu "esprili ele?tiriyi" hat?rlayaca??z.
’Geçmi?iyle yüzle?meye’ herkes haz?r m??
Hrant Dink cinayetinden sonra yabanc? bas?nda "Türkiye geçmi?iyle yüzle?meli" gibi baz? yorumlar okuduk.
1915’teki Ermeni Tehciri ile ba?layan ve yüz binlerce insan? derinden etkileyen, birço?unun can?na mal olan olaylar dizisinin haf?zalar?m?zda yeniden canlanmas? demek bu.
Unuttu?umuz, hat?rlamak istemedi?imiz bir geçmi?i yeniden ya?amaya zorlanmak bizde nas?l bir travmaya yol açar, nedense bat? bas?n?nda bunu dü?ünmek isteyen de yok gibi.
Asl?na bakarsan?z Osmanl? ?mparatorlu?u’nun da??lma sürecinde bu topraklarda ya?anan tek ac? ülkenin do?usunda cereyan etmedi.
Geçmi?i dü?ünmeye ve onunla yüzle?meye ba?layacaksak tarihin saatini 1915’e de?il, 1800’lerin sonlar?na almak gerekecek.
1878’deki Berlin Anla?mas?’ndan ba?layarak Balkan Sava?lar? ile devam eden süreci, o süreçte kitleler halinde katliamlara u?rayan, yerinden yurdundan sürülenleri de hat?rlamak gerekecek.
Sadece bizim hat?rlamam?z da yetmeyecek elbette.
Tarihte olup bitenlerden bugünkü insanlar? sorumlu tutacaksak, "geçmi?iyle yüzle?mek" sadece Türklerin yapmalar? gereken bir i? de?il çünkü.
Bugünkü Yunanistan, Bulgaristan, Romanya, S?rbistan, H?rvatistan, Bosna topraklar?nda o tarihte nelerin oldu?uyla da "yüzle?mek" gerekiyor.
Hadi diyelim ki biz geçmi?le yüzle?meye haz?r?z. Herkes haz?r m??