|
Türkiye ilginç bir ülke; burada her konu, bir biçimde geliyor devlet yap?lanmam?za, zihniyetimize ve garip hukuk anlay???m?za ç?k?yor. Menfur Hrant Dink cinayeti, bu cinayetin öncesi ve sonras? ile önümüzdeki aylarda bizi ziyadesi ile me?gul etmeye aday Kerkük ve en genel ifade tarz? ile Irak meselesi aras?nda çok önemsedi?im ortak paydalar görüyorum, açmaya çal??aca??m.
Ça?da? bir ulus devletin olmazsa olmaz iki temel aya?? var. Bunlardan birincisi laiklik ise, ikincisi de yurtta?l?k ili?kisinin devlet ve vatanda?? aras?nda hukuksal bir temelde kurulmu? olmas?n?n gere?idir. Laiklik ilkesinin öyle üzerinde çok derin tart??malara girilmesini gerektirmeyecek kadar basit bir tan?m? vard?r ve bu tan?ma göre devletin, yurtta?lar?n?n inançlar? ya da inançs?zl?klar? ne olursa olsun tümüne e?it mesafede durma zorunlulu?u ortadad?r. Laik bir devlet yap?lanmas?; Sünni, Alevi, Musevi, Gregoryen, Katolik, Protestan vs. ya da tanr? tan?maz tüm inanç ve inançs?zl?k sahibi yurtta?lar?na e?it mesafede durma durumundad?r. Laiklik bizde alg?land??? gibi türbanla mücadeleye indirgenebilecek kadar basit bir konu da hiç de?ildir. Bu "e?it mesafe" kavram?, mutlaka ve mutlaka din hizmetinin gerektirdi?i fonlama ihtiyac?n? da kapsam içine almak zorundad?r.
Türklük üzerinde ya?anan karma?a
Devletin inanç ya da inançs?zl?k konusunda laiklik ilkesinin gere?i olarak yurtta?lar?n?n tümüne e?it mesafede durma zorunlulu?u, ayn? devletin yine tüm vatanda?lar?n?n etnik kimliklerinden ba??ms?z olarak e?it mesafede durmas?n? da, anayasal vatanda?l?k ilkesi aç?s?ndan zorunlu k?lar. Ça?da? bir ulus devlet, bu iki özelli?i mutlaka ama mutlaka ta??mal?d?r. Oysa Türkiye ulus devleti bu iki özelli?i de maalesef 1923'ten günümüze kesinlikle benimseyememi?, ya?ama geçirememi?tir. Sorun maalesef bir uygulama sorunu olmaktan çok öte bir vahamet içermektedir. Zira bizim devlet yurtta?lar?n?n inançlar? ya da etnik aidiyetlerine bakmaks?z?n onlara e?it mesafede durma zorunlulu?unu resmi devlet dokümanlar? baz?nda dahi becerebilmi? bir devlet de?ildir ve anla??lan bundan sonra olmas? da pek kolay olmayacakt?r, zira küçük ya?tan gelen bu zafiyetin, bu eksikli?in, bu çarp?kl???n düzelmesini beklemek abesle i?tigal.
Yarg?tay kararlar?na, Cumhurba?kanl??? Devlet Denetleme Kurulu belgelerine yans?yan bu çarp?kl?klar?n uygulamada ne gibi facialara dönü?tü?ünü bile anlatmaya gerek yok. Devletin söz konusu inanç ve etnisite tarafgirli?i Kürt meselesi ile de ilgili olarak bugüne dek ba??m?za büyük sorunlar açt? ve bugünden sonra da anla??lan açmaya devam edecek. Anayasa'n?n 66. maddesi anayasal ya da hukuksal vatanda?a "Türk" demektedir ama ba?ta en büyük devlet yetkilileri ve hepimiz Bulgaristan Türk'ü, K?br?s Türk'ü gibi kavramlar? telaffuz etmekten çekinmemekteyiz. Türk ya hukuksal anlamda vatanda??n s?fat?d?r ya da Bulgaristan'da, K?br?s'ta oldu?u gibi bir etnisiteye ait ki?ilerin ortak s?fat?d?r; ikisini tevil etmeye çal??mak ortaya gerçekten komik sahnelerin ç?kmas?na neden olabilmektedir. Türk kelimesinin bizim ulus devletin (kurulu?u 1923) yurtta?l?k s?fat? oldu?unu iddia edersek, 1923 öncesi Türk kavram?n?n mevcut olmam?? olmas? gerekir ki bu kadar saçmalamaya da kimsenin hakk? yoktur. "Türk" kelimesi, Anayasa'n?n 66. maddesinde ne anlama geliyor, Bulgaristan Türk'ü derken ne anlama, K?br?s Türk'ü derken ne anlama, 16. yüzy?lda Kanuni'ye "Büyük Türk" derken ne anlama, "Büyük Türk Hakan? Mete Han" derken ne anlama, "Türk, titre ve kendine dön" derken ne anlama gelmektedir, bunlar?n aç?klanmas? gerekmektedir. Hrant Dink de Anayasa'n?n 66. maddesine göre "Türk" idi, "Türk, titre ve kendine dön" ça?r?s? Hrant'? da kaps?yor muydu do?rusu merak ediyorum. Bir kelime orada ba?ka, burada ba?ka anlama geliyorsa ortada bir saçmal?k vard?r, ve bu saçmal?klar manzumesi üzerinden ça?da? bir yurtta?l?k tan?m? ç?karmak mümkün de?ildir. Bu anlams?zl?klar ve karma?a "netekim" Kerkük meselesinde de önümüze ç?km??t?r ve mevcut yurtta?l?k yorumumuz ile bu sorunu a?mam?z zordur.
Devlet, vatanda?lar?n? kucaklamazsa...
Ayn? yüksek devletlü kesim, Kürt yurtta?lar?m?za "siz birinci s?n?f yurtta?s?n?z" derken, Irak vatanda?? Türkmenlere "soyda??m?z" diyebilmektedir. Irak Kürtlerine bizim ayn? devletlü kesim soyda??m?z pek dememektedir (dememesi de gerekir zira ça?da? devletlerde soyda?l?k ili?kisi devlet sözlü?ünde yer almaz) ve burada ça?da? yurtta?l?k anlay??? ve tan?m? bir kez daha s?n?fta kalmaktad?r. Türkiye'de iyi niyetli ama benim çok naif buldu?um bir grup hukukçu, Anayasa'n?n 66. maddesinin anayasal vatanda?l?k tan?m?n? zaten içerdi?ini öne sürmektedirler. Ama, Say?n Süleyman Demirel, 1991 senesinde bir Güneydo?u ziyaretinde "art?k anayasal vatanda?l?k kavram?n? benimsemenin zaman? gelmi?tir" diyebilmi?se, bu zaten en üst düzeyden ülkemizde anayasal vatanda?l?k kavram?n?n yerle?medi?inin, o güne dek olu?mad???n?n bir kan?t? de?il midir?
Hukuksal yurtta?l?k kavram?n? tüm kurum, kural ve gerekli zihniyeti ile yerle?tiremedi?miz sürece bu co?rafyada ülkemizin ba?? daha çok a?r?yacak, devletlü kesimler traji-komik duruma dü?mekten kurtulamayacaklard?r. Türk olmak, gerçekçi olmak gerekiyorsa, etnisiteye referans verilmeden tan?mlanabilecek bir ?ey de?ildir. Say?n Hikmet Çetinkaya, Cumhuriyet gazetesinin 31 Ocak tarihli say?s?nda aynen ?öyle yaz?yor: "Ben, Ermeni'nin, Süryani'nin, Rum'un, Türk'ün, Kürt'ün ?rkç?s?na kar??y?m; çünkü ben Türkiye Cumhuriyeti yurtta??y?m". Say?n Çetinkaya'ya kat?lmamak mümkün de?il. Bu al?nt?da Türk etnisitesinin de Rumlar, Kürtler, Ermeniler gibi bu yurtta?lar grubunun bir alt kümesi oldu?unu görüyoruz, anl?yoruz. Ancak, Anayasa'n?n 66. maddesi majoriter etnik grubun yani Türklerin etnisite s?fat?n? Ermenilere, Kürtlere, Süryanilere yurtta?l?k s?fat? olarak tayin etti?inde anayasal yurtta?l?k kavram? inand?r?c?l???n? biraz yitirmektedir.
ESER KARAKA?
|