|
Takvimler, 16 Eylül 1998'i gösterirken, dönemin Kara Kuvvetleri Komutan? Atilla Ate?, Suriye s?n?r?ndaki Reyhanl?'da konu?uyordu: "Türk devleti olarak kom?ular?m?zla iyi ili?kiler kurmaya çal???yoruz. Bu iyi niyetimize ra?men baz? kom?ular?m?z, özellikle ismini aç?kça söylüyorum, Suriye gibi kom?ular, iyi niyetimizi yanl?? tefsir ediyorlar. Apo denen e?k?yay? destekleyerek Türkiye'yi terör belas?na bula?t?rd?lar. Türkiye iyi ili?kiler konusunda gerekli çabay? gösterdi. Türkiye bekledi?i kar??l??? alamazsa, her türlü tedbiri almaya hak kazanacakt?r. Art?k sabr?m?z kalmad?."
Bu bir i?aret fi?e?iydi. Türkiye, terörist ba??n? ?am'dan ç?karacakt?. Ate?'in konu?mas?n?, Cumhurba?kan? Demirel'in uyar? dozunu art?ran ç?k??? izledi. "Suriye'nin Türkiye'ye kar?? aç?k husumet politikas? izledi?ini ve bu tutumundan vazgeçmemesi halinde mukabelede bulunma hakk?n?n sakl? tutuldu?unu" söylüyordu. Ayn? günün ak?am?, Genelkurmay Ba?kan? Org. Hüseyin K?vr?ko?lu da sert konu?tu. Ba?bakan Mesut Y?lmaz'?n "Suriye'ye kar?? BM yasas?n?n 51. maddesi çerçevesinde her türlü cayd?r?c? tedbirin al?nmas? kararla?t?r?ld?." sözleri son noktay? koydu. Bu s?rada gazeteler, Türkiye'nin 24 saatte Halep'e ula?aca??na dair man?etlerle ç?k?yordu.
Suriye önce direnmek istedi. Haf?z Esad, her türlü sald?r?ya kar?? koyabilecek güçleri oldu?unu söylüyordu. Bu noktada Ankara, uluslararas? kozlar? da devreye soktu. Yükselen tansiyon kar??s?nda Ankara'ya gelen M?s?r lideri Hüsnü Mübarek'e durumun ciddiyeti aktar?ld?. Ayr?ca ?skenderun'da "Dynamic Mix '98" tatbikat?ndan yararlan?ld?. NATO güçlerinin 'sar? ülke' Suriye'ye kar?? temsili operasyonlar düzenledi?i haberi yay?ld?. K?vr?ko?lu, emekli olduktan sonra bu olay? ?öyle anlatacakt?: "?ans?m?z yaver gitti. Daha biz o bölgeye kuvvetlerimizi sevk esnas?nda, bir NATO tatbikat? cereyan etmekte idi. Suriye ve Türk bas?n? bu kuvvetlerin, bizim silahl? kuvvetlerimiz oldu?unu zannediyordu. Asl?nda biz daha yeni yeni birlik sevk etmekteydik."
Koordineli ve kararl? ?ekilde yükseltilen tansiyon, kimsenin burnu kanamadan bir aydan k?sa sürede sonuç getirdi. Ve Öcalan, 9 Ekim'de ?am'dan Atina'ya uçmak zorunda kald?. Bunun için neden 15 y?l beklendi?i hâlâ tart???l?yor, ama bu strateji uluslararas? ili?kiler literatüründe 'Türkçe konu?mak' olarak yerini ald?. Ancak son dönemde, ba?ka ülkelere ilham kayna?? olan Türkçe konu?ma stratejisini ne kadar uygulayabildi?imiz tart??mal?. Bu noktadaki zafiyeti, sonbahardaki kritik AB zirvesi öncesinde gördük. Limanlar?n aç?lmas? konusunda yap?lan bir aç?l?m, devletin tepesinde polemi?e dönü?tü. Ayn? ?ekilde, KKTC'deki bir üstgeçidin kald?r?lmas? da iç krize dönü?tü. Gündemdeki sözde Ermeni tasar?s?nda da ne kadar Türkçe konu?tu?umuz tart???l?r. D??i?leri Bakan? Gül, geçen hafta Washington'dayd?, ?imdi ise Genelkurmay Ba?kan? Org. Büyükan?t orada. Gül ve Büyükan?t'?n ABD seyahatleri öncesi D??i?leri'nde bulu?mas?, koordinasyon ad?na umut i?aretiydi. Ama ikilinin kamuya aç?k mesajlar?ndaki ciddi doz fark?, dikkat çekmeyecek gibi de?il.
Gül'ün mesajlar? ?öyleydi: "Soyk?r?m tasar?s? geçerse, Türk halk? bunu hakaret kabul eder." "Tasar? ili?kileri zehirleyecek bir tehdit." "Tasar? geçerse, Türkiye'de gerçek bir ?ok olur. Hükümet, halk?n, ABD ile i?birli?inin durdurulmas? taleplerini önleyemeyebilir." "?li?kiler darbe al?r, iki ülke aras?ndaki stratejik ili?kileri tamamen bozar." Uyar? dozlar? hayli yüksek bu mesajlar?n ard?ndan Büyükan?t ise Türk Elçili?i'ndeki konu?mas?nda ?u de?erlendirmeyi yapt?: "Bu konu bizi üzüyor. Ama 'siz böyle yaparsan?z biz de böyle yapar?z' polemi?ine girmek istemiyorum. Biz böyle ?eyleri ifade etmiyoruz, TSK olarak biz ABD Silahl? Kuvvetleri'yle beraber çal???yoruz.'' Tasar?n?n kabul edilmesi ihtimaline kar?? ise ?unu söyledi: "Biz böyle bir ?ey olursa bundan inciniriz, bundan rahats?zl?k duyar?z."
Yine de hükümet ve asker gayret içinde. Bu ciddi konuda, devletin zirvesinden ses ç?km?yor. Kamuoyu, Cumhurba?kan? Sezer'in tasar? hakk?nda ne dü?ündü?ünü ve buna kar?? ne yapt???n? bilmiyor. ?ayet Org. Büyükan?t'?n resepsiyonda söyledi?i gibi, Türkiye 1923'ten bu yana en ciddi tehditlerle kar?? kar??ya ise, içeride k?rg?nl?klar? a?arak Türkçe konu?mak gerekmiyor mu?
|