Anasayfaİletişim
  
English
Makaleler

SUÇU ?TT?HADÇILAR'A ATMAK, SEV?YES?Z B?R REDD-? M?RASTIR

Murat BARDAKÇI
22 Şubat 2007 - Sabah

!áH€ ellspacing="0" cellpadding="0" width="95%" align="center" border="0">

Ermeni meselesinin hayat?m?z?n art?k ayr?lmaz parças? haline gelmesinden sonra, Türkiye'deki baz? çevreler, tuhaf bir savunma stratejisi geli?tirmeye çal???yor ve 1915 olaylar?n?n Türkiye Cumhuriyeti ile hiçbir ilgisinin bulunmad???n? söylüyorlar. Bu dü?ünceye göre, soyk?r?m iddialar?na konu olan olaylar ?ttihad ve Terakki'nin iktidar? s?ras?nda meydana gelmi?ti. O tarihte Türkiye Cumhuriyeti henüz kurulmam??t?, dolay?s?yla 1915 olaylar?n?n Türkiye ile bir alâkas? yoktu, her?eyin sorumlusu Osmanl? Devleti ve devletin o dönemdeki ?ttihadç? yöneticileriydi. Biz yepyeni ve bamba?ka bir devlet oldu?umuz için, Osmanl? zaman?ndaki hadiseler bizi alâkadar etmezdi.

'Halefiyet esas?'
Böylesine tuhaf ve âciz bir savunman?n uluslararas? alanda dile getirilmesi halinde tefe konaca??m?z?n acaba fark?nda m?y?z?
Unutmayal?m: Türkiye Cumhuriyeti, Osmanl? ?mparatorlu?u'nun hukuki devam?d?r. Lozan Andla?mas? genç cumhuriyetin me?ruiyet belgesi oldu?u kadar, y?k?lm?? imparatorlu?un da tasfiye vesikas?d?r. Türkiye, Lozan'da Osmanl?'n?n mali borçlar?n?n yan?s?ra siyasi verâsetini de üstlenmi? ve bu husus, delegelerin anla?maya ek olarak teati ettikleri mektuplarda aç?kça vurgulanm??t?r.
Konunun bir ba?ka yönü daha var: Devletler hukukunun çok önemli bir kural?, halefiyet esas?...
Her devlet, üzerinde bulundu?u toprakta kendisinden önce vârolmu? bir önceki devletin halefidir, yani onun yerine geçmi?tir ve devam?d?r. Bu kural çerçevesinde, Osmanl? ?mparatorlu?u Selçuklu Devleti'nin, Türkiye Cumhuriyeti de Osmanl? ?mparatorlu?u'nun halefi olur.
Halef devletler seleflerinin, yani kendilerinden önceki devletlerin topra??n?n yan?s?ra borçlar?n?n, alacaklar?n?n ve siyasi yükümlülüklerinin de vârisidirler. Birinci Dünya sava?? sonras?na kadar Habsburg Hanedan?'n?n hükmetti?i Avusturya-Macaristan ?mparatorlu?u'nun yerini bugünkü Avusturya Cumhuriyeti alm??, Kayzer Wilhelm'in Alman ?mparatorlu?u küçülen Almanya olarak devam etmi?, Osmanl? Devleti de Türkiye Cumhuriyeti olmu?tur.
Dünya, ayn? devaml?l???, ?kinci Dünya sava?? sonras?nda da ya?ad?. Bölünmü? Almanya, Hitler'in Nazi Almanyas?'n?n devam? kabul edildi; Mussolini'nin asl?nda krall?k olan Fa?ist ?talyas?'n?n yerini ?talya Cumhuriyeti ald?. Her iki yeni devlet de, seleflerinin hukuki sorumluluklar?n? üstlendiler. Modern Almanya'n?n art?k resmen kabul edilmi? bulunan Yahudi soyk?r?m? suçlamas?ndan kaynaklanan özür ve tazminat taleplerinin muhatab? olmas?, i?te devletler ile ilgili bu halefiyet esas?n?n neticesidir.
Dolay?s?yla, yapmad???m?z bir soyk?r?mla suçlanmaktan ürkerek "1915 olaylar? Osmanl?'n?n sorunudur ve bizi ilgilendirmez" ?eklindeki ucuz kaç??lar?n ve seviyesiz bir reddi miras hevesinin bize hiçbir faydas? yoktur ve böyle bir davran?? utançtan ba?ka bir?ey getirmeyecektir.

Çokseslilik oyunu
Pazartesi günü bu sütunda medâr? iftihar?m?z kemanc? Ayla Erduran'?n CRR'de verece?i konseri duyurmu? ve çoksesli müzi?in Türkiye'deki durumundan sözetmi?tim.
Ald???m maillerden yazd?klar?m?n 80 seneden buyana devam eden "alaturka m?, alafranga m?" tart??mas? içerisinde de?erlendirilmeye çal???ld???n? görünce, konuyu k?sa ama daha aç?k ?ekilde anlatmak istedim:
Türkiye'de bugün ciddi anlamda bir klasik müzik yoktur ve hiç olmam??t?r! Tanzimat dönemindeki çoksesli müzi?imizin zavall?l??? bir yana, Cumhuriyet sonras?nda yarat?ld??? iddia edilen müzik de sadece heveskâr seviyesinde kalm??t?r. Evrensel müziklerde ba?ar?, o müzi?in dünya taraf?ndan kabul görmesidir ama bugün dünya çap?nda tek bir bestecimiz, tek bir eserimiz ve Ayla Erduran d???nda tek bir icrac?m?z yoktur. Devlet destekli bu müzikte sadece "Türk'ün Türk'e reklâm?" yap?lm??t?r ve reklâm hâlâ devam etmektedir.
Müzik seçimi, bir zevk meselesidir. Ben, klasik müzi?in Bat?'daki ciddi ve güzel örnekleri elimin alt?nda dururken yerli mal? icrac?lar?m?z? dinlemeyi, dünya çap?nda bir markan?n ürünü olan ??k bir elbiseyi sat?n almak varken her taraf? yamuk yumuk vaziyetteki be?inci s?n?f taklitleri giymeye benzetiyorum.
80 küsur seneden buyana vergilerimizle devam eden bu çokseslilik oyununun kahramanlar?n?n müzikal yeteneklerinin ve yarat?c?klar?n?n tart???lmas? zaman? art?k gelmi?tir.

    Makaleye Yorum Yaz        Tavsiye Et

«  Geri
Yorumlar


«  »