AnasayfaÝletiþim
  
English
Makaleler

LOZAN?DAN NOTLAR (1)

Arslan TEKÝN
09 Mart 2007 - Yeni Çağ

ellspacing="0" ceŽÿCLOZAN?DAN NOTLAR (1)§

Lozan’dan dün gece döndüm... Uçak Talat Paşa Komitesi üyelerini ve gazetecileri taşıyordu. Hususîydi. Gazeteciler derken kaç kişiydik? Üç-dört kişi... Millî bir dava ve üç-dört gazeteci! Okuyacağınız şu altını çizdiğim satırlar benim kalemimden çıkıyor! Doğu Perinçek, hepimizin, bütün siyasî partilerin yüklenmesi gereken bir davayı tek başına yüklenmiş götürüyor.

'ayı tek başına yüklenmiş götürüyor. Bu dava ne Perinçek’in, ne İşçi Partisinin, ne Talat Paşa Komitesinin davasıdır! Perinçek, mertçe çıkmış,  “Türkler katil değildir ve hiçbir zaman bizi soykırım yapmakla suçlayamazsınız?”  demiş, İsviçrelilerin haksızlığını, İsviçrelilerin yurdunda yüzlerine haykırmıştır.
Türkiye’yi yönetmeye talip bütün partilerin liderleri gidip İsviçre’nin her metrekaresinde  “Soykırım yapılmamıştır!.. Türklere haksızlık ediyorsunuz... Asla ’Ermeni soykırımını inkâr edenler cezalandırılır.’maddesi konulamaz!”  demeliydiler. Eğer bunu deseydiler, dava çoktan biterdi! Ve öyle bir yankılanırdı ki, Avrupa artık sesini kesmek mecburiyetinde kalır, parlamentolarında bir daha  “Ermeni tasarı” sı görüşülemezdi.
Lozan’da bir  “millî dava” görülürken, Ankara, ABD’de Ermeni tasarısını nasıl çektirebileceğini, bunun için hangi lobi şirketine nasıl para yedirebileceğini  kara kara düşünüyordu!
Lozan bir fırsattı... Ama hükûmet bu fırsatı kullanamadı! Dava, İşçi Partisinin bir meselesi sanılmış, Doğu Perinçek’in her zamanki atılganlığına bakılarak, ajite bir hareket gösterilmek istenmiştir.
Lozan’a gitmeseydim, davayı takip etmeseydim, ben de  “belki”  derdim.
Siz de Perinçek’i iki gündür televizyonlardan naklen yayında dinlediniz...  Öyle zannediyorum ki, marjinal AB’ci gruplar hariç, herkes o konuşmalarının altına imza atmaktan çekinmez!

* * *

Bugün Lozan Mahkemesinden karar çıkacak... Muhtemelen de ceza verilecek... Çünkü mahkeme bir komedi...
Perinçek, muhakeme edilirken aklımda İmralı vardı.
İmralı’dan iki kişiydik Lozan’da... Yıldız Namdar da gelmişti. Kim mi Yıldız Namdar? Yıldız Hemşire... Hatırladınız şimdi...  PKKlıların şehit ettiği Murat Astsubayın eşi... Öcalan’ın yüzüne yüreğinden kopan naif bir sesle,  “Biz size ne yaptık!”  demiş, bütün Türkiye, terörün açtığı yarayı iliklerine kadar hissetmişti!
Yıldız Hemşire İşçi Partili mi de oradaydı? Ha PKK ha Taşnakçılar; zihniyet farkı mı var!
Dava hepimizin demiş ve koşmuş.
Anavatan Partisi Genel Sekreteri Mardin Milletvekili Muharrem Doğan oradaydı... SHP’den Bahadır Tanrıkulu ordaydı... Azerbaycanlı Altay Zahidov oradaydı...
Ve Rauf Denktaş oradaydı...
Niçin gitmişlerdi?
İçte didiş, çekiş ama dışarıda birimiz hepimiz, hepimiz birimiz demeliyiz.
Başka ülkelerin sosyalistleri kendi ülkeleri için canlarını ortaya koyarlar, bizim ülkemizin sosyalistleri ise, o başka ülkelerin sosyalistleriyle birlik olup bizim canımıza kastederler. Hepimiz bundan şikâyetçi değil miydik?
Doğu Perinçek, bir sosyalist... Ama bir millî davada tek başına yalın kılıç vuruşuyor.
Lozan’a giden 180 kişinin, Avrupa’nın diğer ülkelerinden gelenlerin çoğu İşçi Partiliydi... Doğru... Bu İşçi Partililer en çok kimi alkışladılar biliyor musunuz?
Kur’anlı, ezanlı, bayraklı, hamasetin uçlarında bir konuşma yapan  “Millî Çözüm”  dergisinin genel yayın müdürü Ahmet Akgül’ü alkışladılar.  “Türkiye’m” nakaratlı şiirini okurken heyecan doruğa çıkmıştı. Ahmet Akgül ise, Millî Görüş çizgisinden gelen bir isim.

    Makaleye Yorum Yaz        Tavsiye Et

«  Geri
Yorumlar


«  »