AnasayfaÝletiþim
  
English
Makaleler

DÜ?ÜNCE ÖZGÜRLÜ?Ü HER ÜLKEDE GEREKL?, HERKES ?Ç?N GEREKL?...

Altan ÖYMEN
12 Mart 2007 - Radikal

ellspacing="0" ceŽÿX1915 olaylar?n?n tart???lmas?, Türkiye'de kolay olmuyor. Ama ?sviçre'deki durum daha da acayip. Yasa ve mahkeme size, bu olaylar? tan?mlamak için tek seçenek b?rak?yor: O olaylara illâ 'soyk?r?m' diyeceksiniz. 'K?y?m' veya 'katliam' da deseniz nafile... Do?u Perinçek'in davas?, bunu aç??a ç?kard?.

„2, bunu aç??a ç?kard?.

2005 Eylül'ünde ?stanbul'da, Ermeni konular?yla ilgili konferansa yap?lan müdahaleler ne kadar haks?zsa, son günlerde Lozan kent mahkemesinde Do?u Perinçek'e kar?? aç?lan dava ve al?nan karar da, en az o kadar haks?zd?r.

?ki olay da, dü?ünce özgürlü?üne kar??, kaba birer müdahaledir.

***

?stanbul'daki olay ?uydu: Bo?aziçi Üniversitesi'yle Sabanc? Üniversitesi, birlikte, bir konferans düzenlemi?ti. Konferans ba?l??? ?öyledi:

"?mparatorlu?un Çökü? Döneminde Osmanl? Ermenileri... Bilimsel Sorumluluk ve Demokrasi Sorunlar?..."

Buna birtak?m çevreler k?zm??lard?. Konferans?n kat?l?mc?lar? aras?nda, 1915 olaylar? üzerinde, Türkiye'nin resmi tezine uymayan yay?nlar yapm?? olan bilim adamlar? ve yazarlar vard?.

Gerçi onlar?n da aralar?nda tam bir görü? birli?i yoktu. Ama hepsi ?u ortak payda etraf?nda birle?mi?lerdi:

'1915 olaylar?n? enine boyuna tart??mal?y?z. O konudaki gerçekler neyse, onlara ula?mal?y?z.'

Böyle bir ?eyi istemek, ciddi demokratik ülkelerin her birinde herkesin hakk? say?l?rd?. Bizde de öyle olmas? gerekirdi.

Ama öyle olmad?. Önce Adalet Bakan? buna kar?? ç?kan bir demeç verdi. Üniversite yöneticileri, tereddüde kap?ld?. Belirli bir tarih için planlanan toplant?y? ertelediler.

Sonra, konu tart???ld?. 'Toplant?y? mutlaka yapmal?y?z' dediler. Yeni bir toplant? günü belirlediler. Fakat bu defa, ?öyle bir sürpriz ortaya ç?kt?:

Toplant?dan ho?lanmayan baz? ki?iler, o günden hemen önce '?stanbul 4'üncü

?dare Mahkemesi'ne gizli bir ba?vuruda bulunmu?lar, toplant? yap?lmas?n diye 'tedbir karar?' talep etmi?lerdi. Mahkeme de bunu kabul etmi?ti. Bir 'yürütmeyi durdurma' karar?yla Bo?aziçi Üniversitesi'nde yap?lacak olan toplant?n?n yap?lmas? önlenmi?ti.

Karar?n aç?klanmas? da son dakikaya kadar gizli tutulmu?tu. Öyle ki, karara itiraz edip 'tedbirin' kald?r?lmas?n? sa?lama imkân? da kalmam??t?.

Bu beklenmedik 'son dakika darbesi' kar??s?nda, toplant?y? düzenleyenler yeni bir çare arad?lar. Yasaklanan toplant? 'Bo?aziçi Üniversitesi'ndeki toplant?'yd?. 'Bilgi Üniversitesi'nde ba?ka bir toplant? ilan edip, konuyu oraya ta??maya karar verdiler.

Bu, tabii, yasal olarak mümkündü. Fakat gerçekle?tirilmesi, bu defa, kar?? gösterilerle önlenmek istendi.

Bilgi Üniversitesi etraf?nda, toplant?n?n ilan edilen aç?l?? saatinden önce mevzilenen gruplar, üniversite kap?s?na gelen kat?l?mc?lar? (aralar?nda Erdal ?nönü de vard?) söz ve yumurta atarak kar??lad?. Onlar? 'hainlik' gibi, 'kökü d??ardal?k' gibi i?ler yapmakla suçlad?.

***

?çerideki toplant?da yap?lan konu?malar? izleyenler ise ?unlar gibi sorular? saptad?:

# 1915'teki olaylar 'mukatele' midir? Yani 'kar??l?kl? katliam' m??.. Yoksa, tek tarafl? 'katliam' m??..

# Veya iki-üç tarafl? olsa bile, taraflardan birinin orant?s?z derecede imha edildi?i bir katliam m?? Yeni dildeki ad?yla 'k?y?m' m??..

# Yoksa 'tecrit' ?emsiyesi alt?nda gizlice planlanan bir 'soyk?r?m' hareketi mi?

# Veya, o tehcir, gerçekten tehcir olarak kararla?t?r?lm?? da olsa, yer yer kitlesel ölümlere yol açan bir tehcir mi?

# Öyle ise, tehcir edilenlerin ölmemesi veya öldürülmemesi için ciddi önlemler al?nmamas?n?n nedeni neydi? Maddi imkâns?zl?klar m?yd?? Yoksa, 'ölen ölsün, kalan sa?lar Suriye'ye ula??r' denilmi?, sonuç kadere mi b?rak?lm??t??

***

Bu ve benzeri sorulara, toplant?ya kat?lanlar?n verdikleri yan?tlar farkl?yd?.

Aralar?nda, 1915'teki tehcir karar?n?n, Ermenileri soy olarak hedef almasa da, 1948'deki Birle?mi? Milletler k?staslar?na göre soyk?r?m say?laca??n? dü?ünenler de vard?, bunu kabul etmeyip, olaylar? 'mukatele' veya 'orant?s?z mukatele' olarak, 'k?y?m' olarak, 'büyük bir katliam' olarak görenler de...

Ama sonuç önemliydi. Konu, önüne ç?kar?lan siyasi, hukuki ve fiili engellere ra?men, ?stanbul'un bir üniversitesinde, demokrasinin kurallar?na uygun olarak tart???labilmi?ti. O salondaki herkes dü?üncesini özgür olarak söyleyebilmi?ti.

O sonuca ula?mak kolay olmam??t?. Ama ?stanbul'daki üniversitelerde özgür dü?ünceyi savunan insanlar?n çabalar?yla, çe?itli zorluklar a??larak, 'mümkün' olmu?tu.

***

?imdi gelelim, Lozan'daki duruma...

Görülüyor ki, oradaki yasaya ve uygulamaya göre, Türkiye'de güç de olsa mümkün olan ?ey, orada hâlâ mümkün de?il.

Bizde 1915 olaylar?yla ilgili olarak uluslararas? alanda öne sürülen her iddia, büyük zorluklar kar??s?nda da olsa, konu?ulabildi. Savunulabildi. 'Soyk?r?m' sözü dahil..

?sviçre'de ise, 'soyk?r?m' hariç, öteki sözlerin hiçbirini kullanmak mümkün de?il, 1915 olaylar?yla ilgili bir tart??mada...

'Mukatele' bir yana, ne 'katliam' veya 'k?y?m', ne de 'orant?s?z k?y?m' veya 'çok büyük bir katliam...'

Hiçbiri, sizi ceza tehdidi alt?nda kalmaktan kurtarm?yor.

Soyk?r?m d???ndaki kelimeleri kulland?n?z m?, belirli gruplardan tepki görmekle de kalm?yorsunuz, görü?ünüzde ?srar ederseniz, mahkeme önündesiniz...

Ve nas?l bir mahkeme?..

Yarg?c?n?n san??a, hem de yazd??? mahkûmiyet karar? metninde, hakaretler de ya?d?rabildi?i bir mahkeme... Duru?ma salonuna dinleyici olarak, sadece san???n aleyhindekileri alan bir mahkeme...

***

Perinçek'in Türkiye'deki çe?itli konularla ilgili tutumlar?n? be?enmeyebilirsiniz... Lozan'da gerek mahkemede, gerekse mahkeme d???nda yapt??? baz? aç?klamalar? da... Ama ona kar?? Lozan'da aç?lan davan?n 'demokrasi' ve 'adalet' kavramlar?yla ba?da?t???n? öne sürmek mümkün de?ildir.

Perinçek, orada, o adaletsizli?e kar??, 'dü?ünce özgürlü?ü'nün savunucusu konumundad?r.

Türkiye'de, yasal veya yasad??? bask?lara kar?? dü?ünce özgürlü?ünü savunanlar gibi... 1915 olaylar?n?n özgürce tart???labilmesi için, 'hükümet'in, 'suç duyurucu'lar?n?n, 'vatan haini ithamc?lar?'n?n ve 'yumurta at?c?'lar?n hücumlar?na direnen üniversite mensuplar? gibi...

Perinçek'i o konumu için kutlamak gerekir. ?sviçre'nin 1915 konusuyla ilgili ba?nazl???n? ortaya ç?karan kararl? bir mücadele vermi?tir. Bu, ayn? zamanda Fransa'da ayn? yöndeki geli?meler kar??s?nda da örnek olu?turabilir.

***

Dileriz, Türkiye'de, dü?ünce özgürlü?ünün hâlâ var olan birçok eksi?inin giderilmesi için gösterilen ve gösterilecek olan çabalar da, ayn? ölçülerle de?erlendirilir.

301'inci maddenin de?i?tirilmesi...

Be?enmedi?i dü?üncelere kar?? ?iddet gösterme al??kanl???n?n geriletilmesi...

Dü?ünürlere, yazarlara yönelen tehditlerin ortadan kald?r?lmas?...

Bu gibi konular, tüm 'dü?ünce sahipleri'ni, ayn? safta birle?tirmesi gereken konular olarak görülmelidir.

'301, benim kar?? oldu?um yazarlara kar?? i?letiliyor', '?iddet ve tehdit de ?u s?rada onlara yöneliktir' deyip ba?ka tutumlar içine girmek, kimseyi bir yere götürmez.

Dü?ünce özgürlü?ü, gerek hukuk, gerek toplumsal ko?ullar aç?s?ndan, her ülke için ve herkes için çok önemli bir ihtiyaçt?r. Bugün olmazsa yar?n, herkese lâz?m olur.

    Makaleye Yorum Yaz        Tavsiye Et

«  Geri
Yorumlar


«  »