|
DÜN, Hürriyet Pazar’da "?stanbul’un yabanc? küçük esnaf?" ba?l?kl? bir röportaj okudum. Danimarka’da do?up büyümü? ve üniversiteyi bitirmi? John Sytmen, Etiler’de bir kahve dükkán? i?letiyor. ?stanbul’a yerle?mesinin nedeni ise sevgilisini b?rakamam?? olmas?. ?öyle diyor: "?stanbul’a uzaktan bak?nca korkars?n, yak?ndan bak?nca yine korkars?n. Ancak tan?y?nca, bu dünyada daha iyi bir arkada? bulamayaca??n? anlars?n."
Geçen gün elime Berberian isimli, Fransa Ermenilerinden bir çizerin "?stanbul Carnets" isimli kitab? geçti.
Kitap, Berberian’?n ?stanbul izlenimlerini yans?tt??? çizimlerinden olu?uyor.
Bu çizgilerde anlat?lan ?stanbul’u pek tan?yamad???m? söyleyeyim.
?stiklAl Caddesi’nde yürüyen kad?nlar?n ço?u çar?afl?, erkekler pasakl? görünü?lü.
Ká??t mendil satan küçük çocuklar bile sümüklü ve korkunç tipler olarak resmedilmi?.
John Sytmen’in anlatt??? kent ile Berberian’?n anlatt??? kent aras?ndaki en önemli farkl?l?k, ikincisinin bak???ndaki "?rkç?l?ktan" kaynaklan?yor.
Irkç?l?k öyle bir perde ki insan?n gözünün ve beyninin önüne bir kere çekilince arkas?ndan iyi bir ?ey görebilmesine imkán b?rakm?yor.
Berberian, kitab?n?n sonunda ?stanbul’daki Frans?z Enstitüsü’nün baz? görevlilerine de yard?mlar? için te?ekkür etmi?.
Acaba onlar bu kitab? gördüler mi, kitap için ne dü?ünüyorlar? Çok merak ettim.
|