!áH€ ellspacing="0" ceŽÿú "TAV?AN?'LER?N 'SANAT SOYKIRIMI'Ý
?çeri?iyle, dekoruyla inand?r?c?l?ktan uzak, i?kence ve kanl? sahnelerle dolu film Türkiye'nin ba??n? a?r?tacak. Tüm erkekler ve erkek çocuklar, k?l?çtan geçiriliyor. Tehcire u?rayanlar yaln?z kad?n ve küçük k?zlar. Halep'e do?ru yol alan "sürgün konvoyunda" bir de hamile kad?n var. Kad?n sürgün s?ras?nda do?uruyor. Konvoya e?lik eden Türk askerlerinden biri -kesmek niyetiyle- çocu?u kad?n?n elinden al?yor. Askerle, çiçe?i burnunda anne, ayn? kentten. Birbirlerini tan?yorlar. Tan?man?n ötesinde aralar?nda eski bir aile dostlu?u, ahbapl?k var.
$ uml;tesinde aralar?nda eski bir aile dostlu?u, ahbapl?k var. Dü?ün, dernek, bayramlarda beraber olmu?lar. Birlikte gülüp e?lenmi?ler...
Kad?n, askere, "O eski güzel günlerimiz ad?na, k?yma yavruma!" diye yakar?yor.
Asker, yeni do?mu? bebe?i kad?na uzat?yor. Ve ?u emri veriyor:
"O zaman sen öldür!.."
Anne, çocu?u bunun üzerine bir bohçaya sar?p s?rt?na as?yor. Ard?ndan da kendisiyle s?rt s?rta veren, bir ba?ka Ermeni kad?n?n yard?m?yla arkalar?nda bohçay? ezip s?k??t?ra s?k??t?ra çocu?u bo?uyorlar!
Hafta sonu Roma'da gösterime giren Taviani karde?lerin "Tarla Ku?lu Ev" de birbirinden korkunç böyle çok sahne var ancak hem vah?etin ula?t??? doruk, hem "soyk?r?m" tan?m?n? ortaya koymas? aç?s?ndan; filmin en "kilit" sahnesi bu. Zorunlu sürgüne e?lik eden askerler, yeni do?mu? "bir erkek çocu?un" dahi infaz?n? istiyor. Çünkü erkekler, "soyu devam ettiriyor!" Lahey Adalet Divan?'n?n "soyk?r?m" damgas?n? bast??? Srebreniça'da oldu?u gibi yani... Düne kadar birbiriyle dost olan in sanlar, aileler, "s?rf farkl? din ve etnik kökenden" olduklar? için; birdenbire ac?mas?z dü?man kesiliyorlar. Dü?mandan da öte yüreklerini, insanl?klar?n? kaybediyorlar. Taviani karde?ler, "Tarla Ku?lu Ev" de i?te bu mesaj? veriyor.
Bir 'dava filmi'...
Verdikleri söyle?ilerde, "Filmimiz tarihi bir belge olmak iddias?nda de?il. Biz sinemac?y?z, tarihçi de?il. Ya?ananlar?n soyk?r?m m?, katliam m? oldu?u sorusuna yan?t aram?yoruz!" (NTV - 21 ?ubat 2007) diyen Taviani'ler; bal gibi bu soruya odaklanm?? ve eksiksiz bir "soyk?r?m" tan?m? yapm??. Bir "dava filmi" olan yap?m, ?u son cümleyle noktalan?yor: "Ermeniler, hâlâ adaletin yerini bulmas?n? bekliyor!" Film, Ermeni kökenli yazar Antonia Aslan '?n ?talya'da "Stresa" ve "Campiello " gibi birbirinden prestijli çe?itli ödüller alan, ayn? isimli eserine dayan?yor. Ama örne?in yukar?da anlatt???m sahne, kitapta yok. Yönetmenler bu sahneyi, hayali güçlerini kullanarak "özgürce ilham ald?klar?n?" söyledikleri öyküye ilave etmi?ler. Neden? O sahnenin çünkü, "herhangi bir katliam" de?il; ya?anan?n bir "soyk?r?m" oldu?unu anlatmak aç?s?ndan "araçsal bir önemi" var...
Taviani'ler "bu kritik sahnenin filmdeki yerini" anlat?rken ?u aç?klamay? getiriyor: "Kitapta olmayan bir sahne bu; ancak yazar Antonia Aslan; yeni do?mu? çocuklar?n? kendi elleriyle yok etmeye zorlanan Ermeni kad?nlar?n -öldürdükleri bebeklerin yüzlerini görmemek için- bu yönteme ba?vurduklar?n? bize anlatm??t?..."
Dü?gücü özgürlü?ü!
Yazar?n, "15 ödüllü" kitab?na -her nedense- koymad??? bu "en hassas sahneyi" , yönetmenler "bu sistematik bir uygulamaym??!" kontenjan?ndan kafadan eklemekte sak?nca görmemi?ler... ?ki büyük yönetmenin, hiçbir ?ey bilmedikleri bir konuya -üç y?l önce ç?kan Antonia Aslan'?n kitab?n? okuyana dek bu meseleden haberleri yokmu?- böyle bal?klama dalmalar? ve "soyk?r?m" gibi fevkalade ciddi bir insanl?k suçunu beyazperdeye aktar?rken "yarat?c? dü?gücü özgürlü?üne" bu rehavet içinde s???nmalar?; "sanat ad?na" aç?klanamaz. Taviani'ler ba?ka bir davan?n pe?ine dü?tükleri için zaten, "sanatlar?" da bu filmden yenik ç?k?yor. Anadolu'da -ismi verilmeyen bir ?ehirde- geçen filmin dekorlar? kartonpiyer. ?ç çekimler, çok etkileyici evet. Ancak -en az?ndan biz Türkler için- iç çekimler de inand?r?c?l?ktan uzak. I. Dünya Sava?? ba?lang?c?nda ücra bir Anadolu kentinde ya?ayan filme konu olan Ermeni ailesi, dönemin Sicilya soylular? gibi ya??yor. Aile yemekleri örne?in, de?me sofistike keten örtüler ve beyaz porselenler içinde yeniyor... "Soyk?r?m?n itici güçleri" aras?nda yap?lan vurgulardan biri de bu: Türklerin fakir Ermenilerin zengin olmas?... Jön Türkler taraf?ndan ?stanbul'dan planlanan ve imparatorluk ba?kentinde "etnik temizlik" nam?na verilen "Türkiye Türkler içindir!" komutuna, Ermeni mallar?na "el koymak dürtüsü" e?lik ediyor... Uluslararas? kast seyirciye -ne Ermeniler ne de Türkler- "ortak bir kimya" geçirmiyor. Karakterler, çizgi film eskizleri gibi; hiçbirinin ruhsal, kültürel derinli?i, "kimli?i" yok... Türk subaylardan birinin -Egon!- Alman ad? ta??d??? filmin, sanatsal ba?lamdaki bu "affedilmez aç?klar?na" ra?men, Türkiye'nin çok ba??n? a?r?taca?? muhakkak.
?kinci yar?y? aç?kças? ben k?smen izleyebildim. Küçük çocuklar gibi, s?k s?k gözlerimi kapatt?m çünkü... Seyircinin üstüne üstüne gelen o "soyk?r?m" sahnelerine bakam?yorsunuz. Almanlar?n "holokaust" u falan gibi de?il bu... Vah?i Bat?'n?n "Apa?" katliam? gibi perdede doludizgin i?kence ve kan görüyorsunuz sadece. Tehcirden kaçan kad?nlar? art?k çarm?ha germek mi istersiniz, diri diri yakmak m?; manavda karpuz seçer gibi tek tek avlay?p ?rzlar?na geçmek mi?..
S?rada Stallone var
Taviani'lerin amac?, "vah?eti" sergilemek idiyse, ba?arm??lar. Ancak sinema tarihine geçmi? "Taviani" ler gibi usta yönetmenler de?il; Sylvester Stallone de yapabilirdi bunu. Nitekim yapacak. Stallone de ?imdi "Musa Da?? Efsanesi" ni beyazperdeye aktaracakm??. "Tarla Ku?lu Ev" ile kap? aç?ld? çünkü... Filme finansman sa?layan "Eurimages" a, AKP'nin atad??? yeni temsilcilerimizin "acemili?i" sayesinde...