AnasayfaÝletiþim
  
English
Makaleler

ERMEN? SORUNUYLA ?LG?L? TÜRK SORUMLULU?U

Emile MAAKAROUN
27 Temmuz 2007 - Sabah

="justify">Ermeni davas?, içerik ve yönleri itibar?yla çeli?kili çal??malar yazan ve seminerler düzenleyen pek çok tarihçi, ara?t?rmac? ve diplomat?n ilgisini çekmi?tir. Bu faaliyetler, itidalle a??r?l?kç?l?k aras?nda gidip gelmi?tir.

ãGe bunlara sempati duyanlar, 1894–1896, 1915–1916 ve 1920–1921 olaylar?na dayanarak Türk taraf?na ayr?m yapan bir ara?t?rma sunmu?lard?r… Ermeniler, Türk ileri gelenleri, ulusal ayr?mc?l?k politikas? uygulamakla, insanlar? bölgelerinden göndermekle ve bir buçuk milyon Ermeni vatanda??n ölümüne yol açmakla suçlam??lard?r.

Türk ara?t?rmac?lar ve bunlara sempati duyanlar, Türk diyar?nda evvelce mevcut oldu?u ileri sürülen milliyetçiliklerin az?nl?klar oldu?unu söyleyerek bunlara yan?t vermi?lerdir. Bu, katliamlar?n en az?nda boyutlar? itibar?yla mant?ks?z oldu?u anlam?na gelmektedir. Bunun yan?nda, “tarihsel hak” iddias?, topraklar?n yüzölçümü ba?lam?nda gerçekçi de?ildir. Bunun da ötesinde, Osmanl? ?mparatorlu?u’ndakilerin yakla??k say?s? bu rakama ula?amazken nas?l olur da yüz binlerce ki?i ölmü? olabilir? Ermenilerin talep ettikleri bölgelerin sakinlerinin ço?u Kürt kökenliyken bu nas?l gerçek olabilir? Örne?in, Anadolu’da Ermeniler kendi ülkelerini kuramam??lard?r çünkü az?nl?ktad?rlar.

Türkiye’yi alâkadar eden tarihsel bir meseleyle ilgili uluslararas? yakla??m?n tek tarafl? bir çizgiden kopamam?? olmas? ve birtak?m Ermeni beyanatlar? ve konferanslar?n?n gözüyle meseleyi ele al?yor olmas? dü?ündürücüdür ve kimi zaman tüm bir ulusa yönelik yeni bir öfke dalgas?na yol açmaktad?r.

Türk Tarih Kurumu taraf?ndan iyi niyetlerle ba?lat?lan Viyana Türk-Ermeni toplant?s?n?n (VTA) Ermeni taraf?n?n “iddia edilen olaylar? belgelerle tan?mlayamayacaklar?n?” ileri süren beyanat?yla sona ermesinin ard?ndan, Ermeni D??i?leri Bakan? Oskanyan’?n “soyk?r?m?n tarihsel olarak tart???lacak bir yan? yoktur” ?eklindeki ifadesi, Ermeni taraf?n?n, uzla?ma e?ilimlerinin objektif umutlar?n?n önünde bir engel te?kil edebilecek s?? tutumunun sembolü olmu?tur.

Di?er taraftan, bu tutum, Ermenilerin tarihsel gerçeklerin ortaya ç?kar?lmas?ndan korktuklar? ve bu yüzden tart??ma masas?nda yer almad?klar? gibi yorumlara da sebebiyet vermi?tir. Keza, Türk ve Ermeni ayd?n ve bürokratlar taraf?ndan alçakgönüllülükle kurulan Türk Ermeni Uzla?? Komisyonu’na ve iyi niyetli ça?r?lar?n ve sa?duyu mesajlar?n?n s?kl?kla Türkiye’den geliyor olmas?na ra?men, Ermeni taraf?n?n tarihsel bir meselede tart???lacak bir husus olmad??? yönündeki beyanatlar? sonuçsuz bir bar??a yönelik antipatiye i?aret etmektedir.

Ermeni rüyas?, 23 Eylül 1991 tarihinde kurulan ve 1992 ba?lar?nda Birle?mi? Milletler örgütüne kat?lan Ermeni devletiyle hayata geçirilmi? olsa da, bilhassa 24 Nisan 1915 tarihindeki olaylar?n y?ldönümlerinde Türkiye’ye yönelik a??r ele?tiriler devam etmi?tir.

Baz? güçlü ülkelerin, stratejik ekonomik ve siyasî ç?karlardan ötürü Ermenilerin birtak?m arzular?n?n gerçekle?mesini önlediklerini vurgulamak önem arz etmektedir. Örne?in, Sevr Konferans?, 1920 Eylül ay?nda Ermenistan’?n ba??ms?z bir ülke oldu?unu kabul etmi?tir. 1923 tarihli Locarno Konferans?, bir önceki konferans? inkâr etmi?, 1923 y?l?nda yap?lan Lozan Konferans? ise Ermenistan’?n bir Sovyet cumhuriyeti oldu?unu itiraf etmi?tir. Ermeniler, 1944 ve 1945 y?llar?nda, Türk Ermenistan?n? Sovyet Ermenistan? ile yeniden birle?tirmeyi istemi? fakat Sovyetler Birli?i, Türkiye’de bir ihtiyac? olmad???n? beyan etmi?tir.

Ermeniler, 1965 y?l?nda, Karaba? bölgesinin Sovyet Ermenistan?na kat?lmas?n? istemi?ler fakat çabalar? sonuçsuz kalm??t?r. Bu talep, Nikolai Brejenev’in devlet ba?kanl???nda yinelenmi? fakat yine sonuçsuz kalm??t?r.

Ermenistan’daki Sovyet komitesi, Karaba? komitesinin bu ?srar?n?n ard?ndan Karaba? vilayetini Ermenistan ülkesine dahil etmi?tir. Moskova’daki yüksek Sovyet asamblesi, bu ad?m?, ?slâmî az?nl?klar? ayaklanmaya k??k?rtabilecek ve Sovyet topraklar?n?n birli?ini tehdit edebilecek bir ayaklanma olarak kabul etmi?tir. Bu sebeptendir ki Mikael Gorbatchov mevcut durumdaki herhangi bir co?rafî de?i?ikli?i reddetmi?tir.

Bunun yan?nda, Frans?z Senatosu, toplumsal çal??malar program?nda Ermeni soyk?r?m?n? tan?yan yeni bir yasa tasar?s?n? 24 ?ubat 2000 tarihinde reddetmi?tir (Al Nahar 11.03.2000). Ayr?ca, Ermenistan’daki Frans?z Büyükelçisi Michel Le Gras, 11 Mart 2000 tarihinde, geçmi?te i?lenen suçlar için ça?da? Türkiye’yi suçlamamam?z gerekti?ini ve geçmi?teki hatalardan yeni nesilleri sorumlu tutmamam?z?n laz?m oldu?unu söyleyerek Ermenileri, günümüz Türkiye’sini soyk?r?mdan sorumlu tutmamaya davet etmi?tir (Al Nahar 22.03.2000).

Bununla birlikte, ?a??rt?c? olan, Ermenilerin ele?tirilerinin, baz? güçlü ülkelerin birtak?m Ermeni gruplar?n?n tutumlar?n? ele?tirmekteki sorumluluklar?na i?aret etmeksizin Türk cumhuriyeti üzerinde odaklan?yor olmas?d?r.

Pek çok ara?t?rma ve kitab? ele ald?ktan sonra Ermeni davas? etraf?ndaki argümanlar?n parças? olmayaca??z; ancak, tart??mam?zda, ça?da? tarihle ilgili iki temaya vurgu yapmay? tercih ediyoruz:

I) Osmanl? ?mparatorlu?u ile i?gal edilmi? bölgelerin halklar?n? içeren Sömürgele?tirilmi? ?mparatorluklar?n mukayesesi.

II) Geçmi?in sorunlar?n?n üstesinden gelecek yeni bir ba?lang?ç yapabilmek için Ermenilerin itirazlar?n? kucaklayacak bir te?ebbüs olas?l???.

Birincisi: Osmanl? ?mparatorlu?u ile Bat?l? ?mparatorluklar?n Mukayesesi:

Co?rafyan?n de?i?memesi halinde ve ihtilaflar?n ve bunlar?n sonuçlar?n?n kendilerini yenilemesi durumunda tarih tekerrür edebilir.

Osmanl? ?mparatorlu?u’na gelene kadar Asuri, Pers, Yunan ve Roma ?mparatorluklar?, sömürgele?tirilmi? bölgelerin halklar?na yapt?klar? muamelelerde birbirlerine benzerler. Fatihler, bu halklar? hem ekonomik hem de stratejik zenginliklerinden ötürü sömürgele?tirmeyi hedeflemi?lerdir. Di?er bölgelere de yay?labilece?i endi?esiyle her türlü kurtulu? giri?imine kar?? ?iddetle kar?? koymu?lard?r. Bu husus, bilhassa, farkl? etnik gruplar?, ?rklar? ve dinleri bar?nd?ran imparatorluklar için geçerlidir. Önemli olan, istikrar? tesis etmek ve bu alanlar?n zenginliklerinden faydalanmak için her türlü isyan? engellemektir.

Tarih, kitle katliamlar?n?, yak?lan ?ehirleri, katledilen masum halklar?, esir edilen kad?nlar? ve halk?n ilgisini ekonomik ve toplumsal çöküntüden uzakla?t?rmak için arenalarda dövü?türülen mahkûmlar? yazmaktad?r.

Bunun yan?nda, sanayi devrimi on sekizinci yüzy?lda gerçekle?mi? ve imparatorluklar?n do?mas?na yol açm??t?r:

1. Fransa, Kuzey Afrika, Kara Afrika ve Hindiçin’i sömürgele?tirmi?.
2. ?ngiltere, Asya ve Kara Afrika’daki bölgeleri sömürgele?tirmi?.
3. Almanya, Bat? ve Do?u Avrupa’y? ve ikinci sava?ta Kuzey Afrika’y? i?gal etmi?.
4. Rusya, Afganistan ve Çeçenistan’? i?gal etmi?.
5. Birle?ik Devletler, Vietnam ve Irak’? i?gal etmi?tir.

Bu örneklere dayanarak, a?a??daki hususlar? vurgulamak isteriz:
      
- 1 milyon ?ehidin devrimi; kimileri, din, dil, ?rk, miras ve co?rafyay? dikkate almaks?z?n Cezayir’i Fransa’n?n bir parças? olarak kabul etmi?tir.

- Frans?z D??i?leri Bakan? Michel Barnier’in son beyanat? Le Figaro’nun 9 May?s 2005 tarihli say?s?nda yay?nlanm??t?r. Gazete, Fransa’n?n, 1915 tarihli olaylar? soyk?r?m olarak niteleyen bir kanun ç?kararak içine dü?tü?ü ihtilaf? tamamen tek tarafl? bir bilgi üzerinden tan?mlamaktad?r. Esas?nda, Barnier’in, Fransa’y? Cezayir’deki hakimiyeti s?ras?nda Cezayir halk?na kar?? soyk?r?m uygulamakla suçlayan ve Fransa’y? “1945 tarihli Setif katliam?n?n sorumlulu?unu almaya” ça??ran Cezayir Devlet Ba?kan? Abdel Aziz Bouteflika’ya verdi?i yan?tta, her iki taraf?n tarihçilerinin soruna bir çözüm bulunmas?nda ortakla?a çal??malar?n? önerdi?i ileri sürülmü?tür! Dolay?s?yla, “siyaset”, ko?ullar?n i?ledi?ine i?aret etmi?tir ve tarih, ihtiyaç duyuldu?unda Fransa’n?n tek kurtar?c?s? olarak kabul edilebilmektedir.

- Binalar?n, sanayinin ve ula??m araçlar?n?n toptan imhas?n?n yan?nda, Avrupa’da 40 milyondan fazla can kayb? Nazi i?galinin neticesidir.

- Vietnam sava??, hava bask?nlar? ve napalm bombalar? neticesinde 2 milyon can kayb?yla sonuçlanm??t?r.

- Bütün bunlara ra?men, Anglo-Amerikan bloklar?n?n ard?ndan ve Irak sava?? s?ras?nda 1 milyondan fazla Irakl? yok olmu?tur ve bombard?man, yeni bir ba?lang?ç için alan yaratm??t?r.

- Almanya ile Fransa, Polonya ve di?er Avrupa ülkeleri aras?nda samimi bir ili?ki ba?lam??, “Marché Commun” kurulmu? ve Avrupa Birli?i’ne giden yolun önü aç?lm??t?r. Bütün taraflar, toplama kamplar?nda Yahudilere kar?? yap?lan Nazi katliamlar?n?n dahi üstesinden gelmi?lerdir. ??birli?i nefretin yerini alarak mü?terek refaha yol açm??t?r.

- Ayn? tür bir i?birli?i, Birle?ik Devletler ile Vietnam aras?nda da vuku bulmu?tur. Sorunlar kesin bir ?ekilde çözülmü?tür. Her iki taraf da daha iyi bir gelecek yaratmak üzere i?birli?i yapm??t?r.

Ayn? türde bir yakla??m neden Türk ve Ermeni halklar? aras?nda da söz konusu olamamaktad?r?

Her güçlü ülke hatalar yapm??t?r; ancak, iyi niyetli olanlar, pasifli?in ölüm anlam?na geldi?ini, halbuki diyalogun sürekli i?birli?inin anahtar?n? te?kil etti?ini vurgulayarak olumlu bir ?oku ba?ar?ya ula?t?rmaktad?rlar.

Ne kadar adaletsiz olursa olsun, mevcut otoritenin zihninde her olay?n kendince bir savunulabilir bir gerekçesi vard?r. Nihayetinde, s?k? bir merkezî otoriteye sahip büyük imparatorluklar?n güçlü halklar?, kendilerinin hiçbir günah? olmad???na kanaat getiriyorlarsa Türk ülkesine bir ta? atacaklard?r.

?kincisi: Türk giri?imi projesi:

Güçlü imparatorluklara kar?? verdikleri mücadelede, sömürgele?tirilmi? ülkelerin halklar?n?n ve az?nl?klar?n duygular?n? payla??yoruz fakat her bir a?amaya uygun silah mevcuttur:
- Gerekti?inde direni?.
- Adil bir bar?? için diyalog.

Bu halklar?n yazg?s?, kendi miraslar?na sahip ç?kmak için dayanmak ve egemenliklerini savunmakt?r. Bu yeterli de?ildir; olumlu bir diyalogdaki cesaret, sava?takine e?de?erdir. Bu tekrardan dolay?, söz konusu ele?tirilerin her y?l yinelenmesinin içeri?ini kaybetmesine yol açaca??na ?üphe yoktur. So?uk sava??n sona ermesinin ard?ndan dünya h?zla de?i?mi?tir. Eksenlerin rolü sona ermi?tir. Ula??m ve ileti?im (internet) yöntemleri a?ama kaydetmi? ve dünya kozmopolit bir hal alm??t?r. Teknik evrime ve ekonomik ve toplumsal refaha önem verilmeye ba?lanm??t?r. Di?er taraftan, güçlü ülkeler, Ermenistan gibi ekonomik bir zenginli?i bulunmayan ve eskiden sömürgele?tirilmi? olan di?er ülkelerin ?st?raplar?yla ilgilenmemektedirler. Ekonomi faktörü, ülkeler aras?ndaki en hayatî motivasyondur. Halklar?n ac?lar?, sadece kendi miraslar? içinde var olmal?d?r.

Di?er taraftan, ekonomisi, ordusu, stratejik konumu ve Orta Do?u ve Avrupa’daki varl???yla güçlü bir ülke olan Türkiye, Mustafa Kemal’in “Yurtta bar??, dünyada bar??” slogan?n? ak?ll?ca uygulamaya çal??maktad?r. Yak?n gelecekte üye olmak üzere Avrupa Birli?i’ne aday olmu?tur. ?srail ile olan uzla?mas?na ra?men, 2006 Mart ay?nda Hartum’daki Arap Zirvesi konferans?na davet edilmi?tir. Bunun da ötesinde, Birle?ik Devletler’in müttefiki ve NATO üyesi olmas?na ra?men Irak sava??na kat?lmam??t?r.

Son olarak, Türkiye’nin önemi, fanatik terörizme kar?? verdi?i mücadelede ve bölgedeki muhtelif ihtilafl? güçler aras?nda kurdu?u dengede de kendisini göstermektedir.

Türk ve Ermeni halklar? aras?ndaki ihtilafa uygun bir çözüm bulunmas?n?n güç olabilece?inin fark?nday?z. Ancak, politikada her ?ey mümkün olabilmektedir.

General Charles de Gaulle, Cezayir sorununu çözmeyi ba?arm??t?r. ?ansölye Conrad Adenauer, uzun y?llar süren Alman-Frans?z ihtilaf?n?n üstesinden gelmeyi ba?arm?? ve 1963 Ocak ay?ndaki dostluk anla?mas?n?n imzalanmas?yla birlikte devlet ba?kan? Charles de Gaulle ile tipik bir anla?maya varm??t?r. Devlet Ba?kan? Enver Sedat, 6 Ekim 1973 sava??ndaki k?smî zaferin ard?ndan 19 Kas?m 1977 tarihinde Kudüs’ü ziyaret etmi?, 1978-1979 Camp David anla?mas?na giden yolu açm?? ve ekonomik ve diplomatik ili?kilerin ba?lamas?n? sa?lam??t?r. Böylelikle, her iki ülkenin de iyi niyetiyle aralar?ndaki öfke geçmi?te kalan bir an?ya dönü?mü?tür.

Ba?ar?l? olmak için cesur bir te?ebbüs genellikle güçlü taraftan gelmektedir. Dolay?s?yla, Ankara neden Erivan’? veya Ermeni Diasporas?n?n temsilcilerini aralar?ndaki ihtilafl? meseleleri samimi olarak tart??mak üzere Paris, Cenevre veya bir Arap ba?kentine davet etmemektedir? Direkt diyalog, bu daimî ihtilaf? ilelebet kapatman?n tek yolu gibi gözükmektedir.

Ermeni kökenli Türk vatanda?lar?na çe?itli haklar tan?n?rken Türkiye’nin birinci dü?man olarak gösterildi?i medyatik kampanyan?n halen sürüyor olmas? kabul edilemez. Binlerce Ermeni her y?l turistik veya ekonomik nedenlerle Türkiye’ye gitmektedir. Sava?larda ve di?er farkl? krizlerde birbirlerine dü?man olan fakat zamanla trajedilerinin üstesinden gelerek istikrar ve refaha ula?mak üzere birle?en ülkelerin örnekleri izlenmelidir.

Ermeni taraf? Türklerin davetine icabet etmezse gerçek niyetleri ortaya ç?kacakt?r.

Geçmi?e a?lamak faydas?zd?r. ?nsanlar kendi ac?lar?n?n kurban? olurlar, halbuki dünyam?z, içe dönüklük engelinden üçüncü biny?l?n ferahl???na do?ru süratle de?i?mektedir. 
 

    Makaleye Yorum Yaz        Tavsiye Et

«  Geri
Yorumlar


«  »