!à‡ `ce="Verdana" size="2">Erdal ?nönü'yü son görü?üm, naml? 'Ermeni Konferans?'ndad?r. Demek epey olmu?, ama zaten s?k kar??la?mazd?k. Bu konferansa geli?i, bildi?imiz 'Erdal ?nönü' imgesine tamamen uyan bir üslup içinde gerçekle?mi?ti. Her zamanki tevazuu ve güler yüzüyle geldi. 'Oraya gelme' eyleminin kendisine önem verdi?i anla??l?yordu. 'Gidi?i', daha da 'kendine özgü' bir biçim ald?, diyebiliriz. Vatan? kurtarmak ve vatan hainlerine haddini bildirmek üzere yumurtalar? ve domatesleriyle çevrede mevzilenmi? milli-ulusal Türk gençli?inin varl???ndan haberdar olunca, arabayla falan de?il, yürüyerek ayr?lmaya karar verdi ve milli-ulusal-yumurtasal protestolar?n aras?ndan vakar ve sükûnetle yürüyerek gitti.
Erdal ?nönü, kendisini öne ç?karmamak için (ve bunu yapanlara engel olmak için) elinden geleni yapan bir insand?. Ama Türkiye onun yakas?n? rahat b?rakmad?. Siyasete uzak durmaya ciddi kararl? oldu?u halde onu sürekli siyaset içine çekti. SHP Ba?kanl???'n? kabul ettirme konusundaki ?srarlarda oldu?u gibi, bu bazan, bir 'duygusal ?antaj' biçimini de alabildi: 'Bunu ancak siz kurtarabilirsiniz. Bu yard?m? esirgemeyin' tarz? yakla??mlarla!
Erdal ?nönü bir askeri darbe sonras?nda (ne kadar 'sonras?nda' oldu?u da çok belli de?il), bir Sosyal-Demokrat Parti'nin ba??na geçmesi ve partiyi sol salim bir noktaya getirmesi beklenecek ki?i miydi? Böyle bir soruya 'evet' demekte de, 'hay?r' demekte de, güçlük çekiyorum. Formülü bulan, yan?lm?yorsam, Necdet U?ur olmu?tu. Onun akl?nda öncelikle Erdal ?nönü'nün ad?n?n ta??d??? 'toparlay?c?' olma imkân? vard?. Büyük ölçüde 'Halk Partili' olmakta devam eden 'Türk-tipi-sosyal-demokrasi' çerçevesinde dü?ündü?ümüzde, gerçekten de, '?nönü'den daha 'toparlay?c?' bir ad yoktu. Buna ek olarak da Necdet U?ur'un Erdal beyin ki?ili?ine güvendi?ini tahmin ediyorum: dürüstlü?üne, h?rstan uzakl???na, en çok da, 'Halk Partili'lerin sahiden 'Sosyal Demokrat' olmalar? gibi bir süreç ba?layacak olursa, bunu engellemeyece?ine.
Bunlara ben de kat?ld???m için yukar?daki soruya 'hay?r' demekte güçlük çekiyorum, ama 'evet' de diyemiyorum, çünkü, her ?eyden önce, Erdal ?nönü bence 'Sosyal-Demokrat' de?ildi. Siyasi yelpazenin ortalar?nda (ve ki?ilik bak?m?ndan zaten bir hayli 'apolitik') bir insand?. ?üphesiz son derece 'medeni' bir insand? ki bu Türkiye'de bir ki?inin 'solcu' olarak tan?nmas?nda hep etkili olur. Alaturkal?k etmeyen, evrensel de?erler dünyas?n?n ölçütlerine göre davranan (sözgeli?i 'Ermeni Konferans?'n? izlemeye gelen) birini gördük mü, solcu olmas? gerekti?ine hemen inan?r?z. Sa? ona böyle bakm??t?r. 70'lerde fa?istlerin yay?mlad??? Ayl?k Polis Dünyas? adl? bir dergi, ODTÜ Rektörü Erdal ?nönü için, "O koltu?a oturdu?u andan itibaren de genç militanlar?n?n emrine girmi?ti. Sonras? malum. 12 Mart oldu. Erdal'?n ve onun himayesindeki militanlar?n?n neler yapt??? ortaya döküldü" diye anlat?yor...
O tarihlerde, bizim Edebiyat Fakültesi'nin 'milliyetçi' kaleminde, ODTÜ ile Sovyet elçili?ini birbirine ba?layan yeralt? yolu hakk?nda hikâyeler dinlerdim. Upuzun boyuyla zavall? Erdal ?nönü de o dehlizden gider gelirdi. Sa?c?lar öyle anlad? da, solcular çok ba?ka türlü mü anlad?? Birini sevmek için, onun benimle ayn? ya da benzer görü?te olmas?n? beklemem. Erdal ?nönü bence bir 'Sosyal-Demokrat' olmaks?z?n medeni, nesnel, son derece ak?ll?, son derece dürüst, ayr?ca da had safhada sevimli, sevilesi bir insand?. Böyle insanlara çok al???k de?iliz.