Anasayfaİletişim
  
English
Makaleler

BU ÜLKEDE ÖTEK?N? TANIMADAN KEND?N OLAMAZSIN

Etyen MAHÇUPYAN
19 Ocak 2008 - Zaman

.Yö="justify">Hrant Dink,  ölümünün birinci y?l?nda sevgiyle ve özlemle an?l?yor. Etyen Mahçupyan onun en yak?n arkada?lar?ndan biri. Kendisiyle hem Hrant'? hem de yönetimini üstlendi?i Agos'un yeni aç?l?m?n? konu?tuk. 
 
Hrant'?n "akl?" Mahçupyan, kaybetti?i "yüre?in" arzu etti?i gibi, Ermeni cemaatinin birinci önceli?inin demokratla?ma, dolay?s?yla ?effafla?ma oldu?unu söyledi?inde gözümün önüne cam ile ate?in dans? geldi. Biliyorsunuz, cam? yanarda?lar püskürtür. So?uyup kat?la?an hammaddenin eriyip ?effafla?mas? ve bir ?ekle girmesi yine ate?in i?idir. Cama söz geçirebilmek için ate?i tan?mak gerekir. Anl?yorum ki Hrant'?n yolda?lar?, ak?c? haldeki cama nefeslerini katarak onu ?ekillendirmeyi tecrübe ediyor.


Hrant'?n ölümünün üzerine yazd???n o yaz? hâlâ taze. "Ben onun akl?, o benim yüre?imdi" demi?tin. Yüre?ini kaybetmek seni nas?l etkiledi?

Hayat?m?n kurumas? gibi bir ?ey ya??yorum. Daha sönük, daha renksiz, gelecekle ilgili umut beslemenin zor olmaktan öte anlaml? olmad??? bir hayat. Pratik olarak ise daha fazla i? yaparak, kendimi me?gul ederek götürdü?üm bir sene oldu. Sürekli akl?mda olan, ama hiç dü?ünmedi?im bir ?ey Hrant. Agos'ta olman?n getirdi?i bir tür rehabilitasyon bu. Hrant'?n bana devretti?ini dü?ündü?üm bir i?i yap?yorum. Onun uzaktan da olsa bir biçimde burada olan biteni izledi?ini varsay?yorum.

Ermeni kültüründe yas nas?l tutulur?

Ben çok içeriden bakan biri de?ilim. Tipik bir Ermeni kültürünün ne oldu?unu bilmiyorum. Anadolu çok melez bir yer. Hangi etnik, dinsel kimlikten gelirseniz gelin çok karma??k bir kültürel bir arka plana sahip olabiliyorsunuz. Dolay?s?yla her ailenin kendine has bir içselle?tirme tarz? var. Benim ailem çok konu?mayan, günlük hayat?n s?radan olaylar? içinde sadece sevgi yayarak olay? normalle?tirmeye çal??an bir aile. Bu bütün Ermenilerde böyle midir? Sanm?yorum. Çok daha d??a dönük, çok daha cemaatsel olarak bu ac?y? ya?ayanlar da var. Benim karakter özelli?im daha böyle mesafe almaya müsait.

Yüre?ini kaybetmek seni daha m? kat? yapt??

Çevremdeki insanlara kar?? daha k?r?lgan bir yak?nl???m var. Ama o çevrenin d???na ç?kt???m?z zaman belki bir tür duyars?zl???m da var art?k.

Kendi içinde kayn?yor musun? Yoksa bunu bir ?ekilde kavgaya döküyor musun?

??te orada Agos'un varl??? ve yazmaya devam ediyor olmam bir rehabilitasyon oluyor. Bu bir tür bo?alma ve rahatlama hissi veriyor tabii. Ama bu ne kadar yeterlidir? Hrant'? hat?rlamak, ister istemez beraber yapt???m?z ?eyleri dü?ünmek demek. ?u anda yapt?klar?n ve dü?ündüklerin e?er onun bir parças? ise sanki Hrant'la da konu?uyormu?ças?na bunlar? yapabiliyorsun. Sanki kendini küçük bir kand?rma sürecinden geçirebiliyorsan, üstelik bunu söylemeyecek kadar iyi kand?rabiliyorsan kendini, o zaman buray? böyle sa?a sola çarpmadan geçebiliyorsun.

Ölümünden sonra arkada??n hakk?nda yeni ?eyler ö?rendin mi?

Hay?r. Çünkü o yak?n oldu?umuz dönemde, Hrant'?n ba?kalar?na olan tavr?n?, neyi iyi yap?p neyi yapamad???n?, neye sinirlendi?ini çok aç?k gözlemledim. Bunlar? dalga geçerek konu?mu?lu?umuz da oldu. Dolay?s?yla Agos'a geldi?imde hiçbir ?ey ?a??rtmad? beni. Hrant bir taraf?yla evrensel bir insand?. Öte taraf?yla da yerlinin yerlisiydi. Paris'te dört be? ki?i bir aradayd?k. Bir ara dar bir kald?r?md?, Hrant önden yürümeye ba?lad?. Uzun, kocaman bir adam. Kafas?nda kocaman bir ?apka var. Ayakkab?lar?n?n üzerine bas?yordu. Gecenin 12'sinde Paris'in sokaklar?nda ayakkab?lar?n?n üzerine basarak yürüyen bir Anadolulu, yani bir taraf?yla köylü. Ama ön tarafa geçip bakarsan?z Hrant'?n yüzüne, yapt?klar?na, dü?üncelerine, dünyay? kucaklamas?na, o zaman da o içindeki köylünün bütün dünyan?n eri?emeyece?i bir derinli?e sahip oldu?unu da görürsünüz. Hrant can? istedi?i zaman köylü olurdu. Can? istedi?i zaman da öbürü olurdu.

Sen ise daha aristokrat, daha mesafelisin. O tam bir sokak çocu?u. Ölümüyle seni elinden tutup soka?a m? çekti?

Bu o kadar net ayr?mlar? olan bir ?ey de?il. Bu gazeteye gelmemi Hrant birkaç y?ld?r istiyordu. Agos'ta neler yap?labilece?ine dair onunla çok konu?mu?tuk. Dolay?s?yla kafas?nda nas?l bir yeni Agos vard? biliyorum. Sokak çocuklu?una gelirsek, Hrant gençli?inde gerçekten sokak çocu?u olmaya mahkumdu. Ne zaman soka?a ç?kaca??, ne zaman eve dönece?i belli olmayan, bazen evi olmayan biriydi. Ben evi belli olan bir ba?ka türlü sokak çocuklu?u ya?ad?m gençli?imde. ?stanbul'un daha marjinal kesimlerine girip ç?kard?m. Ben daha ziyade "serseri" diye tan?mlanan ve eve sokulmayan insanlarla oldum. Ama üç a?a?? be? yukar? hep ayn? saatte eve döndüm. Hrant sokak çocu?undan ziyade soka??n çocu?uydu. Ben daha çok sokak çocuklu?u yapt?m.

Ama göstermedin bu yönünü. Sen hep yukar?dan ve uzaktan bakan bir adam izlenimi uyand?rd?n. O ise sadece kollar?yla de?il, bütün hücreleriyle kucaklard? insanlar?.

Ben Hrant'?n soka??n çocu?u olmas?na ra?men, iç dünyas?nda epeyce mesafeli ve aristokrat bir bak???n?n oldu?unu biliyorum. Belki o da bende, benim d??ar?ya göstermedi?im bir ?eyleri gördü?ü için o kadar yak?nla?abildik. Hrant herkesi kucaklayan, herkesi ba?r?na basan birisiydi. Ama hemen herkesle kavga da ederdi. Bir sürü insan? da yan?ndan uzakla?t?rm??t?. Hepsinin hikâyelerini biliyorum. Hepsinde Hrant hakl?yd?. Ama tarz? ba?ka türlü olsayd? daha iyi olurdu. Kendi de fark?ndayd? bunun. Galiba Hrant bana bakarken i?in özünde bir yan?lg?ya u?ramayaca??na dair bir kanaat edindi ki, bana bu kadar mültefit davrand?. Dedi?in çok do?ru. Ben gayet mesafeli bir insan?m. Hrant'? ilk tan?d???mda el s?k??t?k. Sonra tamam yani benim için el s?k??t???m birinin yan?nda kal?p, i?in c?c???n? ç?karacak halim yok. Ama belirli s?n?r? a?t???m?z andan itibaren, bu sefer de tam tersi oluyor. D??ar?dan so?uk ve mesafeli gözüken insanlar herkese öyle de?iller. Seçtikleri bir grup, ki?i var. Oraya dahil olup olmamayla ba?lant?l? bu. Oraya girmek çok zor olabilir ama tabii Hrant ile bu çok kolayd?.

O cemaatin sivil lideriydi bir bak?ma. Sen cemaat d??? bir insans?n. Yine de senden Hrant benzeri bir rol beklendi mi?

Yok, sanm?yorum. Kimse Hrant olamaz. Olmaya da çal??mamal?d?r. O nedenle zaten biz Agos'ta da bir tan?m de?i?ikli?i yapmaya çal??t?k kendi misyonumuz aç?s?ndan. Agos daha öncesinde cemaatin sesi gibiydi. Ama ?u anda Hrant olmadan cemaatin sesi olamaz. Ve cemaatin sesi olmak da belki iyi gazetecili?i engelleyecek bir ?ey bu noktadan sonra.

Agos d??a aç?l?yor öyleyse.

Cemaatin içindeki sesleri öne ç?karmak, onlara kanal açmak aç?s?ndan bir imkân Agos. Yoksa Agos'un kendisi ya da benim bir cemaatin sözcüsü olma çabam?z yok. Ama ?u var. Hrant'?n ölümünden sonra gerçekten cemaatin içinden sesini ç?karmak isteyenler çok artt?. Özellikle gençlerde. Hrant'?n vefat?ndan hemen sonra gönüllü muhabirlik olay? ba?latt?k. On be? yirmi genç, deneyimli ki?ilerden dersler ald?lar. Onlar?n be? alt?s? gerçekten muhabir oldular. Zamanla Agos çevresinde hem gazeteyi besleyecek, hem de kamusal alana ç?kacak bir yeni gençlik üretmek mümkün. Çünkü gazetecilik kendili?inden kamusal olaylar hakk?nda söz söylemek, dinlemek, fikir sahibi olmak ve bunlar? payla?mak demek. Gençlerin gazetecili?e yönelmesi, az?nl?k gruplar?nda önemli bir rehabilitasyon olay?.

Sat??lar nas?l?

Be? bin civar?ndaki sat???n?n yar?s?n? Ermeni cemaatine, yar?s?n? Müslüman Türk cemaatine yap?yor. En sa?lam okuyucular?m?z?n bir bölümü ba?örtülüler. Çünkü kendi ma?duriyeti üzerinden bir bilinç geli?tirmi? olan herkes, ba?kalar?n?n ma?duriyetinin fark?nda. Dolay?s?yla nas?l Agos ba?örtülülere sahip ç?k?yorsa, ba?örtülüler de Agos'a sahip ç?k?yor. Ayn? ?ekilde Kürt meselesinde demokratik aç?l?mlar? te?vik eden, ?iddet kar??t? olan grupçuklar da Agos okuyucusu. Hrant, solculu?unu son dört be? y?l içinde epeyce törpüledi, daha demokrat bir noktaya gelmi?ti. Bugün ekonomik, sosyal, kültürel, siyasi hangi yönden olursa olsun her türlü ma?durun yan?nda olan, onun problemini ta??yan bir gazete Agos.

Cemaatle ilgili yeni ke?ifleriniz oluyor mu?

Son be? y?l Hrant ile beraber ya?ad???m için Hrant'?n süzgecinden cemaatte ne var, ne yok her ?eyi biliyordum. Dolay?s?yla beni ?a??rtan yeni bir ?ey olmad?. Ermeni cemaatinin iki tür sorunu var. Bir, d??a dönük sorunlar? var. Bu vak?flar?n mallar? meselesi. El konuyor. Devlet iade etmiyor vs. Bir de içeride, daha ziyade çeki?meler nedeniyle ortaya ç?kan, o vakf? kim yönetecek, o adam?n yapt??? suiistimal midir, de?il midir gibi iç meseleler var. Bunlara vak?f olmak o kadar kolay de?il. Onun içine girmeniz veya Hrant gibi bir paratoner olman?z laz?m. ?imdi bu paratoner yok art?k. Agos'ta cemaate yak?n insanlar var. Ama bu çeki?meleri, sosyolojik olarak cemaati anlamak için de çok de?erli olan bu malzemeyi gazeteye yazmak eskisi kadar kolay de?il. Çünkü insanlar Hrant'a 'yazma' diyemiyorlard?. Ama bizim muhabirimize 'yazma' diyebiliyorlar. Hrant kendi pozisyonunu koyarak geleneksel cemaat gazetecili?i yapard?. Biz ?imdi o cemaat gazetecili?inden uzakla??yoruz.

Yava? yava? girersiniz belki o konulara...

?imdi benim yüzümden daha da mesafeli ve daha so?uk bir ele?tiri k?vam?nda bunlar yava? yava? ç?kmaya ba?lar m? bilmiyorum. Biz Türkiye'nin demokratikle?mesini isteyen insanlarsak ve ayn? zamanda da kendimizi ?u veya bu cemaatin parças? olarak görüyorsak, bu cemaatin de demokratikle?mesini talep etmemiz laz?m. O bak?mdan da Hrant'?n hep vurgulad??? gibi ?effafla?ma çok birincil olacakt?r. ?imdi ben de bir ara noktaday?m. Bildi?im ?eyleri de çok güvenle yazmak ?ans?m yok, Hrant'?n yazabildi?i gibi. Çünkü Hrant onun otuz y?l öncesini de biliyordu.

Patrikhane ile ili?kiler Hrant'?n zaman?nda sorunluydu. Ölüm nas?l etkiledi bunu?

Tabii ki bu tür bir insan?n bu ?ekilde kayb? daima ili?kileri yumu?at?r. Patri?in kilisede yapt??? bir tür veda konu?mas?nda a?lamas? insanlar? etkiledi. Ama Agos Gazetesi'nin bak??? ve misyonu Ermeni cemaatinin siville?mesinin gere?ini vurguluyor. Ve bu vurgu hâlâ devam ediyor. Muhtemelen patriklik makam?yla ayn? dü?üncelere sahip de?iliz. Ama bu gereksiz bir sertle?meyi de gerektirmiyor.

Diaspora Ermenileriyle de kavga ederdi Hrant. Ölüm onlarla ili?kiyi nas?l etkiledi?

Ermeni cemaati d??ar?da esas olarak bir adalet talebi ile ortaya ç?k?yor. 1910-1915 civar?nda büyük k?s?m binlerce y?ll?k ya?am?? oldu?u topraklardan uzakla?t?r?lm??lar. Yüzde 99'unun hiçbir ?ekilde siyasetle ili?kisi yok. Dolay?s?yla k?zg?nl?k ve adalet talebinin olmas? normal. Ama biz Hrant'la onlara ?unu söylüyorduk. Adalet talebi olan?n bugün de adil olmas? laz?m. Bugün adil olmak, bugünkü Türkiye toplumuna bak?p, onlar neyi ne kadar biliyor, onlar ne ya?ad?lar diye sormay? gerektiriyor. Geçmi?te de o olaylara kar?? ç?kan, bu yüzden i?ini, hayat?n? kaybeden bir sürü Müslüman Türk vard?. Bunu duymak onlar? biraz k?zd?r?yordu. Ama Türkleri tan?mayan Ermeni olamaz. Bu topraklarda bu kadar uzun süre beraber ya?am?? toplumlarda ötekini tan?madan kendin olman çok zor. O yüzden de hiç Türkleri tan?mayan diaspora Ermenilerinin ç?k?p bu konuda laf etmesini yüzeysel buluyorduk. Tabii ayn? ?ey tersten de geçerli. Ermenileri tan?mayan?n iyi bir Türk olabilece?ini de dü?ünemiyorum.

Ve sen yaln?z gidiyorsun art?k o toplant?lara...

Bir iki kere maalesef Hrant's?z gittim. Biz her sefer biraz daha zorlard?k kar??m?zdakileri. Yine öyle birkaç konu?ma yapt?m. Ama art?k diaspora Türkiye'de sunuldu?u gibi de?il. Diasporan?n belki yüzde 5'ini biz siyasi ses olarak duyuyoruz. Geri kalan yüzde 95'i en az?ndan Türkiye'yi ziyaret etmek, buradaki insanlar? tan?mak istiyor. Ve çok kat?, kaba bir siyasi çerçevenin içine s?k??m?? olmaktan da b?km?? durumdalar. Tarihlerinin çok daha zengin nüanslar içerdi?inin fark?ndalar. Öte yandan da tabii ki kar?? taraf?n bu ac?y? görmesini ve kabul etmesini de bekliyorlar.
 
NUR?YE AKMAN

    Makaleye Yorum Yaz        Tavsiye Et

«  Geri
Yorumlar


«  »