!âJĞ ="justify">
ABD ba?kanl?k seçimlerinde Senatör Hillary Clinton'?n geçen hafta pes etmesinin ard?ndan yar???n ad? art?k konuldu. Senatör John McCain ile Senatör Barack Obama aras?nda kas?m ay?na kadar sürecek k?yas?ya bir mücadele izleyece?iz.
(Tabii maç yine uzatmalara gitmezse!) ?u s?ralar her ülke gibi eminim ki Türkiye de ulusal ç?karlar? aç?s?ndan ba?kan adaylar?n?n de?erlendirmesini yap?yor. Bu hamur çok su götürür. Ama isterseniz biz de ufaktan egzersizlere ba?layal?m.
Her ?eyden evvel, ulusal ç?kar tan?mlamas?n? iyi yapmak laz?m. Türkiye'de, iç siyasetteki kadar keskin olmasa da, d?? siyasette ulusal ç?kar? tan?mlamada ciddi ayr??malar var. En basitinden, Türkiye'nin Bat?'yla entegrasyonuna herkesin ayn? ?ekilde yakla?t??? söylenemez. Devlet karar mercileri içinde ABD, NATO ve Avrupa'yla ili?kileri asgariye indirip ülkeyi içine kapatmak isteyen, ulusal ç?karlar? böyle tan?mlayan etkili kesimlerin var oldu?u biliniyor. ?ç siyasî anla?mazl?klar ve görü? çe?itlilikleri d?? politikaya bak??a da yans?yor -ki demokrasilerde bu çok do?ald?r. Bazen oyuncular d?? politika konular?nda kendilerini içerideki güç mücadelelerine, daha da aç?kças? kurumsal, grupsal, finansal ya da ?ahsî ç?karlar?na göre konumland?rabiliyor. Mesela son dönemde Türkiye'de baz? statükocu kesimler, ad? reformla özde?le?en AB'ye ve fazla aktif olmasa da genel olarak demokratik reform yanl?s? çizgiye sahip ABD'ye giderek artan oranda mesafe koyuyor.
?imdi isterseniz, ulusal ç?kar dedi?imiz ?eyin subjektifli?ini de ak?ldan ç?karmadan, ABD ba?kanl?k seçimlerinde Türkiye'nin tercihlerinin -kasten ço?ul kulland?m, çünkü az önce ifade etti?im gibi, tek Türkiye yok- belirlenmesinde etkili olaca??na inand???m ?u sorular üzerinde biraz dü?ünelim:
Türkiye'nin ulusal ç?karlar? aç?s?ndan, ABD'nin ba??nda 'soyk?r?m' iddialar?n? tan?maya so?uk bakan m?, yoksa Ermeni gruplara taahhüt vermi? birini mi görmek daha evlad?r? Irak'ta daha uzun kalmak isteyen bir ba?kana m?, yoksa belki istikrars?zl???n artmas? pahas?na en k?sa sürede asker çekmek isteyene mi s?cak bakmal?y?z? ?ran'la sorunlar? Bush yönetimi gibi tecrit ve konfrantasyonla çözmeye e?ilimli bir ba?kan m? bizim için daha iyidir, yoksa angajmana ve diyalo?a daha yatk?n olan m?? Türkiye'deki demokrasiye ve reformlara destek konusunda nispeten pasif bir Beyaz Saray m? tercih edilmelidir, yoksa bazen dost ac? söyler kabilinden can?m?z? ac?tabilecek derecede aç?k sözlerle ele?tiren mi?
Fark etmi?sinizdir, sorular?n ilk k?sm?nda yer alan çizgi genel hatlar?yla Cumhuriyetçilerin ba?kan aday? McCain'e, ikincisi ise Demokratlar?n aday? Obama'ya tekabül ediyor. Sorular ?üphesiz ço?alt?labilir, ama bence yukar?dakiler en kritik olanlar. ?u noktada Türkiye gibi büyük bir ülkeden ve köklü bir devlet gelene?inden ne beklenir? Stratejik kâr zarar analizi yapmas?, millî ç?karlar?n? önem s?ras?na koymas? ve ortaya ç?kacak genel bilançoya göre politika üretmesi. Ancak rasyonel, analitik ve sakin davranmay? gerektiren bu gibi d?? politika sorular?n? verimli cevaplama ameliyesinin, kendi ya?amsal iç sorunlar?na çözüm ararken bile duygusall??? ön plana ç?kan bir sistemden ne?'et edebilece?ine maalesef pek inanm?yorum. Mesela Ankara, s?rf Ermeni tasar?s?yla ilgili tutumu di?er tüm denklemler için s?f?r çarpan? olarak de?erlendirebilir.
ABD gibi dünyada ve yak?n kom?ulu?umuzda son derece etkin bir ülkenin ba??na kim gelirse gelsin, sonuçta Türkiye birlikte çal??mak zorunda. (Tabii onlar da Türkiye'nin dümenine demokratik yollarla her kim geçmi?se onunla) Dolay?s?yla her aday için beyaz sayfa açmak, kimseye müspet ya da menfi keskin önyarg?larla bakmamak ve ?imdiden yak?n temasa geçerek anlamaya anlatmaya çal??makta fayda var. Bu ba?lamda D??i?leri Bakan? Ali Babacan'?n geçen pazartesi her iki aday?n da etkili d?? politika dan??manlar?yla görü?mesi yerindeydi.
Ba?kan adaylar?n?n siyasî kampanyalarda söyledikleriyle icran?n ba??na geldiklerinde yapt?klar? ya da yapabildikleri aras?nda farklar oldu?u hat?rdan ç?kar?lmamal?. Hele Washington'daki bir numaral? siyasî koltu?un insan? dönü?türme kabiliyeti hiç göz ard? edilmemeli. Baz? önemli harici etkenler de cabas?. Mesela 11 Eylül hadisesi, Ba?kan Bush'u ve Cumhuriyetçi Parti'yi alabildi?ine de?i?tirdi. Normalde d?? politikada tecritçili?e yatk?n Cumhuriyetçiler, adeta kendilerini kaybettiler. Irak ve Afganistan'da iki iddial? sava? ve rejim in?as? projesine giri?tiler. Bush'un seçim platformuyla hiç de uyu?mayan ?eylerdi bunlar.
Türkiye'nin Beyaz Saray'daki yönetim de?i?ikli?i sonras?nda ABD ile nas?l bir ili?ki tutturaca??, ?üphesiz tek de?il iki taraf?n davran??lar?na ba?l?. Uluslararas? ili?kilerde aslolan, mü?terek ihtiyaç ve ç?karlard?r. Bu aç?dan hem McCain hem de Obama'n?n etraf?nda Türkiye'nin önemini bilen baz? kilit dan??manlar bulunmas? ?ans. Ayn? ?ekilde, Ankara'da da Amerika'y? iyi okuyan dan??manlara çok ihtiyaç olacak. McCain, ya? ve tecrübe fark?yla muhtemelen Türkiye'yi Obama'dan daha fazla tan?yordur. Ama Obama da zekas? ve zindeli?i sayesinde eminim aray? çabuk kapatabilir.
Obama ba?kan seçilirse hem ABD, hem dünya hem de Türkiye için en riskli dönem, hükümetinin ilk zamanlar?d?r. Çünkü uluslararas? arenada çok yeni bir oyuncu. Ama bir süre sonra büyük ihtimalle o da Amerikan d?? politika gelene?inin ak???na kendini b?rakacakt?r.
Bu yaz?da temel mant?k çerçevesinden ABD'nin gelecek y?l ba?layacak yeni siyasî dönemine nas?l yakla?mak gerekti?ini arz etmeye çal??t?m. ?lerleyen zamanlarda analizleri daha somut siyasî konulara indirgeyerek sürdürece?im.