Anasayfaİletişim
  
English
Makaleler

ERMEN?LERE KOL KANAT GERD?LER

Tuncay OPÇİN
30 Haziran 2008 - Yeni Aktüel

!àáP="justify">Ermenilerin zorla sürgün edilmesi, yani tehcir karar?, 1915 y?l?n?n ilk aylar?nda al?nd?. ?ttihatç?lar?n bu karar? istisnas?z tüm Anadolu'da uyguland?. Ancak buna uymayan bürokratlar da vard?.

P/Mutasarr?f? Cemal Bey gibi bir avuç isim, bu karara direnç gösterdi. Bu isimlerin bir k?sm? sürüldü, bir k?sm? da Te?kilât-? Mahsusa taraf?ndan öldürüldü…

Trajedi kelimesi neyi tarif ediyorsa, Ermenilerin 1915'te, Anadolu'da ya?ad?klar? tam da oydu. Onbinlerce insan evlerinden, yurtlar?ndan, yuvalar?ndan kopar?lm?? bir bilinmeze do?ru sürükleniyordu. Anadolu'nun dört bir yan?ndan kafileler Suriye çöllerine, Der Zor'a ak?yordu. Binlercesi yollarda öldü. Bir o kadar? da anne babalar?ndan, karde? ve evlatlar?ndan kopar?ld?.
?ttihat ve Terakki Hükümeti, 27 May?s 1915'te kabul edilen Tehcir Kanunu'nu son sürat uygulamaya sokmu?tu. Üç maddelik kanun "ülke s?n?rlar? içerisinde asayi?i bozanlar?n" sürgün edilmesine imkân veriyordu. Ancak say?lar? iki elin on parma??n? geçmese de ?ttihatç?lar?n bu uygulamas?na kar?? ç?kanlar da oldu. Konya Valisi Celal Bey, Ankara Valisi Hasan Mahzar Bey, Kastamonu Valisi Re?it Pa?a, Basra Valisi Ferit Bey, Yozgat Mutasarr?f? Cemal Bey, Kütahya Mutasarr?f? Faik Ali Bey, Müntefek (Basra) Mutasarr?f? Bedii Nuri Bey, Lice Kaymakam? Hüseyin Nesimi Bey ve Be?iri (Batman) Kaymakam Vekili Sabit Bey isimlerini bilebildiklerimiz. Bu isimlerin bir k?sm? görevden alma, meslekten uzakla?t?r?lma ile kurtulurken, bir k?sm? da kararlar?n?n bedelini canlar?yla ödedi
Aile ?erefini dü?ün
Bu isimler içerisinde hiç ?üphesiz en bildik olan? daha sonra Ozansoy soyad?n? alacak olan Kütahya Mutasarr?f? Faik Ali'ydi. Ünlü ?air ve yazar Süleyman Nazif'in karde?i, Tehcir Kanunu ç?kt???nda da Kütahya valisiydi. Karar kendisine tebli? edildi?inde hiç tereddüt etmeden uygulamay? reddetti. Al?nan karar vicdan?na s??mam??t?. Sadece bununla da kalmad?; ba?ka ?ehirlerden kaç?p Kütahya'ya gelen Ermenilere iyi davran?lmas? için de maiyetine emir verdi. Tüm bu uygulamalar?ndan dolay? da k?sa sürede ?im?ekleri üzerine çekti, ?stanbul'a ça?r?ld?. Yerine vekil olarak Tahrirat Müdürü Kemal Bey'i b?rakt? ve 18 gün sürecek olan ?stanbul yolculu?una ç?kt?. Kemal Bey de t?pk? Faik Ali Bey gibi tehcire kar?? bir isimdi. Ancak Kütahya polis müdürü, Kemal Bey'in haberi olmaks?z?n Kütahya Ermenilerinin ileri gelenlerini karakola ça??rd?. Amac? onlardan topluca din de?i?tirmelerini istemekti. Ya Müslüman olacak, Kütahya'da ya?amaya devam edecek, ya da "tehcir" kafilesine kat?lacaklard?. Bunun üzerine Kütahya Ermenileri din de?i?tirmek için topluca dilekçe verdiler.
?? tam isim de?i?tirmeye ve sünnet olmaya gelmi?ti ki, Faik Ali Bey, ?stanbul'dan Kütahya'ya geri döndü. ?lk i? olarak bu ak?l almaz uygulamaya kalk??an polis müdürünü görevden ald?. Hemen ard?ndan da ?dare Meclisi'ni toplad?. Söyledikleri netti: "O dilekçelerin hemen ?imdi y?rt?l?p imha edilmesi gerekiyor. Ermenilere kar?? mezalime Kütahya Türkleri bugüne kadar kat?lmad?, bugünden sonra da kat?lmayacak." Bu sözleri sarfederken müftü dahil tüm meclis üyelerinin de onay?n? alm??t?. D??ar?da bekleyen Ermenilere de ?öyle seslendi: "Sizi din de?i?tirmeye zorlayan neden malumdur. Sizleri sürgüne gönderme vicdans?zl???n? kimse göstermeyecek. Al?n dilekçelerinizi ve meclis huzurunda y?rt?n." Ermenilerden sadece birisi fikrini de?i?tirmedi. Bunun üzerine Faik Ali Bey, ibret olmas? için onu ve ailesini sürgüne gönderdi. Tehcir edilen bu ki?i hayatta kalmay? ba?aracak ve sava? sona erdi?inde, H?ristiyanl??a dönerek Kütahya'ya geri gelecekti
Tahrirat Müdürü Kemal Bey'e göre, Faik Ali Bey'i böyle davranmaya iten neden a?abeyi Süleyman Nazif'in duru?uydu. "Tehcir" henüz bir proje iken, durumdan haberdar olan Süleyman Nazif Bey (ünlü ?air ve yazar, 1869-1927) karde?i Faik Ali Bey'e mektup yazm??t?. Mektubunda, bu barbarl??a kat?lmamas?n?, aile ?erefine leke sürmemesini istemi?ti. Faik Ali Bey bunun üzerine ?ehrin ileri gelenlerini ve ?ttihatç?lar?n? toplant?ya ça??rd?. Onlara Ermenilerle ilgili dü?üncelerini sordu. Hepsi gayet iyi tan?kl?kta bulundular. Fakat ülkenin di?er yerlerinde tehcir ba?lay?nca, ?ttihatç?lar, Kütahya Ermenilerinin de sürülmesini istedi. Faik Ali Bey, "Daha birkaç ay önce devlete sad?k teba ve dürüst hem?eriler oldu?una imza verdi?iniz Ermeniler ?imdi mi vatan haini oldular?" diyerek taleplerini reddetti. Bunun üzerine Kütahya'n?n ileri gelen ?ttihatç?lar? Faik Ali Bey'i, Talat Pa?a'ya ?ikâyet etti. ?stanbul'a ça?r?lan Faik Ali Bey bütün bask?lara direndi. Talat Pa?a'n?n Kütahya'ya ayr?cal?k tan?namayaca??n? söylemesi üzerine de görevinden istifa etti. Ama Talat Pa?a, istifas?n? kabul etmedi ve Kütahya'ya geri dönmesine izin verdi.

Valilikten oldu

Faik Ali Ozansoy; Bal?kesir, Afyon, ?zmit ve Adapazar? gibi çevre ?ehirlerden Kütahya'ya gelen Ermenilere de her türlü yard?m? yapt?. Kütahya'ya y???lmay? önlemek için, gelenleri meslek ve sanatlar?na göre çevre ilçelere ve köylere gönderdi. Himaye etti?i Ermeniler kendisine te?ekkür etmek istemi? ve Türk K?z?lay'?na verilmek üzere aralar?nda 500 alt?n toplam??lard?. Faik Ali Bey bu alt?nlar? da, di?er illerden Kütahya'ya s???nan Ermeni yoksullara da??tt? ve göçmenler için a?evi kurdu. Ermeni çocuklar?n?n e?itimden yoksun kalmamas? için bir okul açt?rd? ve ba??na bir Ermeni'yi müdür olarak atad?.
Tam o dönemde göze çarpan bir ba?ka isim de Konya Valisi Celal Bey'di. Konya, Bat? Anadolu'dan sürgüne gönderilen Ermenilerin ilk dura??yd?. Burada toplanan Ermeniler, Der Zor'a do?ru yola ç?kart?l?yordu. O dönemde hem Celal Bey, hem de Konya halk? aç-susuz yollarda olan sürgünlere yiyecek, içecek yard?m?nda bulundu.
Celal Bey daha önce Halep valili?i yapm??t?. O yüzden Suriye çöllerini iyi biliyor, sürgünlerin ba??na neler gelece?ini az-çok kestirebiliyordu. Bu yüzden sürgün karar? kendisine ula?t???nda hiç tereddüt etmedi ve bu karar? uygulamad?. Konya Ermenileri en az?ndan bir süre için güvendeydi. Sevk edilmek üzere Konya'ya gelenleri de çevre ilçe ve köylere da??tt?. Böylece ?ehir merkezinde dikkat çekecek bir kalabal?k birikmemi? oluyordu. Ancak Celal Bey'in tavr? k?sa sürede dikkat çekti ve Ekim 1915'te görevinden al?nd?.
Uzun y?llar bir daha devlet görevi alamad?. Bu s?rada yoklukla, yoksullukla bo?u?tu. Birinci Dünya Sava??'n?n bitiminin ard?ndan Frans?zlar?n iste?i üzerine Adana valili?ine tayin edildi. Burada k?sa süre içerisinde yeni yeni ?ekillenmekte olan Kuvay? Milliye hareketine kat?ld?. Mustafa Kemal Pa?a'n?n yan?nda yer ald?. Son derece vatanseverdi ama bir o kadar da ?ttihatç?lara ve yapt?klar?na kar??yd?.

?ans?na ölüm dü?tü

Konya ayn? zamanda Mevlevi tarikat?n?n da merkeziydi. Bu yüzden Konya'da Mevleviler son derece güçlüydü. Ermenilerin tehcir karar?na ?ehirde en fazla muhalefet Mevlevilerden geldi. Hem inançlar?na, hem de insanl?klar?na ters gelmi?ti yap?lanlar. Bu yüzden Vali Celal Bey'in en önemli yard?mc?lar? Mevlevi ?eyhleri oldu. Celal Bey'in görevden al?nmas?n?n ard?ndan önde gelen tarikat mensuplar? da Konya'dan sürüldü.
Konya'n?n hemen yan?ba??nda, Ankara'da ya?ananlar da farkl? de?ildi. Ankara Valisi Hasan Mazhar Bey, kendisine bildirilen emre ?iddetle kar?? ç?km??t?. "Ben valiyim, e?k?ya de?ilim. Bu i?i yapamam. Bir ba?kas? gelir benim koltu?uma oturur, o yapar" demi?ti. O yüzden 1915 A?ustos'unda görevinden al?nd? ve memuriyetten at?ld?. Mondros Mütarekesi'nin ard?ndan Ermenilerin ya?ad??? büyük trajediyi ara?t?rmak için kurulan komisyona müfetti? olarak atand?. Hasan Mazhar Bey bugün konuyla ilgili bildiklerimizin önemli bir k?sm?n? borçlu oldu?umuz insanlar aras?nda en önemli isimlerden biri
Kastamonu Valisi Re?it Pa?a'n?n sonu da Hasan Mazhar Bey'den farkl? olmad?. Tehcire ?iddetle kar??yd?. O yüzden hemen hemen Hasan Mazhar Bey'le ayn? tarihlerde görevden al?nd?. Ancak Ermenilerin tehcirine direnen Osmanl? bürokratlar?n?n hepsi bu isimler kadar ?ansl? de?ildi. Basra Valisi Ferit Bey, ?ttihatç?lar?n tehcir ve temizlik politikalar?na kar?? ç?k???n? hayat?yla ödedi. 20 Haziran 1913'te görevi ba??nda öldürüldü.
Bir di?er talihsiz isim de Lice Kaymakam? Hüseyin Nesimi Bey'di. Nesimi Bey'in talihsizli?i görev yerinin Diyarbak?r olu?uyla fazlaca ilgiliydi. Mart 1915'te Diyarbak?r valili?ine Dr. Mehmed Re?id Bey (?ahingiray) getirilmi?ti. Çerkez as?ll?yd? ve Bedirhan Pa?a'n?n büyük k?z?yla evlenmi?ti. Hem yörede akrabal?k ba?lar? geli?tirmi?, hem de görü?leri yüzünden ?ttihatç?lar aras?nda popüler olmu?tu.

Sadece Ermenilere kar?? de?ildi. Bölgedeki tüm Hristiyan halklardan nefret ediyordu.Tehcir emrinin kendisine ula?mas?n? f?rsat bilerek BÖLGEDEK? TÜM HR?ST?YANLARI bu emrin kapsam?na almak istiyordu. Yerel yöneticilerin muhalefeti ve ?stanbulun müdahalesiyle bu kapsaml? techirin önüne geçilmeye çal???ld?. Ancak Mehmed Re?id Bey oldukça nüfuzlu biriydi ve çal??mak istemedi?i isimleri birer iki?er yan?ndan uzakla?t?rm??t?.

Kar?? ç?kanlar?n bir bölümü de öldürülmü?tü:

Lice kaymakam? Hüseyin Nesimi, Be?iri kaymakam? Sabit Bey, Derik ve Midyat Kaymakam? Nuri Bey ...

Mehmet Re?it Bey, Lice kaymakam? Hüseyin Nesimi'yi Diyarbak?r'a görü?mek için ça??rm??t?. Ancak yolda pusp kuran Çerkez Harun Çetesi, kaymakam? katletti.

Anadoluda Haylara yard?m edenler elbette ki sadece bu isimlerle s?n?rl? de?il. Ayhan Aktar'?n "Türk Milliyetçili?i, Gayrimüslümler Ve Ekonomik Dönü?üm" kitab?n?n ithaf yaz?s?nda belirtti?i gibi "Tehcir karar?na örfi, dini, siyasi ve bazen de s?rf insani nedenlerden kar?? ç?kan" e?raftan pek çok isim vard?.

Görevlerini, hayatlar?n? kaybetseler de onlar bir dönemin yüz aklar? oldular.

    Makaleye Yorum Yaz        Tavsiye Et

«  Geri
Yorumlar


«  »