1991’de Sovyetler Birliði’nin daðýlmasýndan sonra Gürcistan, Ermenistan ve Azerbaycan bölgelerinde birbirlerinden farklý siyasetler izlemiþtir. Gürcistan ve Azerbaycan Türkiye ile birçok ortak proje geliþtirip Rusya’ya baðýmlýlýklarýný azaltma yönünde adýmlar atarken, Ermenistan bunun tam tersi bir politika izlemiþ ve Moskova’ya baðýmlýlýðýný giderek arttýrmýþtýr. Hâlihazýrda Ermenistan enerji, ulaþým ve ekonomi alanlarý ile siyasi meselelerde büyük ölçüde Rusya’ya baðýmlý bir devlet durumundadýr.
Ancak Gürcistan-Azerbaycan-Türkiye iliþkilerinde saðlanan derinlik, Ermenistan kadar Rusya’yý da rahatsýz etmektedir. Gürcistan’ýn özellikle NATO’ya üyelik çabalarýndan rahatsýz olan Moskova, Gürcistan’ý doðrudan ve dolaylý yollarla uyarmýþtýr.
Rusya Dýþiþleri Bakaný Sergey Lavrov, geçtiðimiz Mayýs ayýnda Londra'da düzenlenen 'Yakýndoðu Problemleri Dörtlü Toplantýsý”nda Gürcistan ile yaþanan sorunlarýn ve bunlara baðlý diðer sorunlarýn çözülmemesinin nedenini NATO planlarýna baðlamýþ ve Batýlý baþkentleri usturuplu biçimde uyarmýþtýr.
Ermenistan ise NATO ile yürüttüðü görüþmelerde çok daha temkinli bir tutum sergilemiþ ve 23-29 Haziran 2008 tarihleri arasýnda Ermenistan’da gerçekle?tirilen NATO haftas? etkinlikleri sýrasýnda Devlet Baþkaný Sarkisyan, Ermenistan’ýn NATO’ya katýlma hedefinin bulunmadýðýný yinelemiþtir. Sarkisyan, ülkesinin Baðýmsýz Devletler Topluluðu (BDT) çerçevesinde yer alan Kollektif Güvenlik Antlaþmasý Organizasyonu (KGAO) içinde bulunmaktan memnun olduðunu vurgulayarak, Ermenistan-NATO iliþkilerinin Rusya’yý hedef almadýðýný belirten açýklamalarda bulunmuþtur. Ermenistan yönetiminin bu duruþunda þüphesiz, Rusya ile stratejik iþbirliðini koruma kaygýsý baþlýca etkendir.
Rusya’nýn Güney Osetya’da yaþanan sorunlarý bahane ederek Gürcistan’a askeri bir müdahalede bulunmasý karþýsýnda baþta ABD olmak üzere Almanya, Türkiye gibi ülkeler ile birçok uluslararasý kuruluþtan tepki yaðarken Ermenistan’ýn çatýþmalarýn üzerinden dört gün geçmiþ olmasýna raðmen henüz resmi bir açýklamada bulunmamasý dikkat çekicidir.
Ermeni basýnýnda, çatýþmalarýn baþlamasýndan bu yana Gürcistan’da hayatýný kaybeden veya yaralananlarla ilgili herhangi bir habere yer verilmezken, 8 Aðustos’ta Taþnak Partisi sözcüsü Kiro Manoyan ilginç bir açýklamada bulunmuþtur. Manoyan, Güney Osetya’daki çatýþmalarýn Karabað’a sýçrama olasýlýðýyla ilgili yaptýðý deðerlendirmede, Karabað’ýn siyasi ve jeopolitik yapýsýnýn Güney Osetya ile karþýlaþtýrýlamayacaðýný ve çatýþmalarýn Karabað’a sýçrama ihtimalinin söz konusu olmadýðýný belirmiþtir.
Ermenistan basýnýndaki bazý haberlerde ise, Güney Osetya’daki çatýþmalarýn Karabað’a sýçramasý halinde Azerbaycan’ýn Karabað’a yönelik bir harekâtta bulunmasýnýn ihtimal dâhilinde olduðuna dikkat çekilmekle beraber, Azerbaycan’ýn bu yönde bir giriþimi için gerekli askeri kapasiteye sahip olmadýðýný, aksi halde þimdiye çoktan kadar böyle bir giriþimde bulunmuþ olacaðý vurgulanmaktadýr. Ermeni kamuoyunda ayrýca, Rusya’nýn Gürcistan’a verdiði dersin dolaylý da olsa Azerbaycan’a verilen bir mesaj niteliði taþýdýðý üzerinde de duruluyor.
Güney Osetya’da baþlayan çatýþmalarýn ise iki þekilde son bulmasý mümkün olabilir: Birinci olasýlýk Gürcistan’ýn Güney Osetya’nýn baðýmsýzlýðýný tanýmasýdýr. Bu kabulün Kafkaslarda bir domino etkisi yaratmasý ve Kafkasya’nýn diðer sorunlu bölgelerine de emsal teþkil etmesi ihtimal dâhilindedir. Ýki ülke arasýnda süren savaþla ilgili olarak uluslararasý kamuoyunun en büyük endiþesi savaþýn Güney Osetya’dan sonra Abhazya’ya da sýçramasýdýr. Ýkinci ihtimal ise Gürcistan’ýn geri adým atmamasýdýr. Ancak Gürcistan’ýn böyle bir tutum sergileyebilmesi için Batý’dan ciddi anlamda destek almasý gerekmektedir. Þu an için her ne kadar ABD ve Avrupa, Rusya’yý eleþtiren açýklamalarda bulunsalar da bunu doðrudan Gürcistan’a verilen bir destek olarak yorumlamak pek de mümkün görünmüyor. Gürcistan’ýn geri adým atmayarak arkasýna ABD ve Avrupa’yý almasý halinde ise Rusya ile ABD’nin karþý karþýya gelme ihtimali oldukça yüksek. Ancak burada göz önünde bulundurulmasý gereken bir diðer husus, ABD’nin Ýran’la nükleer program nedeniyle sorunlar yaþadýðý bir ortamda Rusya’yý karþýsýna alýp almayacaðýdýr. ABD’nin tam da baþkanlýk seçimleri arifesinde nasýl bir tutum sergileyeceði ise merakla bekleniyor.
Ermenistan’ýn söz konusu geliþmeler karþýsýnda istemeyerek de olsa Rusya güdümlü bir politika izleyeceðini söylemek mümkündür. Nitekim gerek Ermenistan’ýn Rusya’ya çok boyutlu baðýmlýlýðý gerek geçmiþte Gürcistan’a karþý izlediði politikalarý (ayrýlýkçý Cevaheti Ermenileri örneðinde olduðu gibi) nedeniyle bu þekilde hareket etmeye mecbur kaldýðý da söylenebilir. Ancak Gürcistan’daki çatýþmalar Ermenistan’ý ekonomik açýdan olumsuz etkileyecek niteliktedir. Çünkü Ermenistan’ýn dýþ dünya ile ticaretinin neredeyse yüzde 80’i Gürcistan üzerinden gerçekleþtirilmektedir.
Savaþýn Türkiye açýsýndan etkilerine baktýðýmýzda ise, özellikle Türkiye’nin Gürcistan ile yürüttüðü enerji ve ulaþým projeleri dikkat çekmektedir. Her ne kadar resmi a??zlardan Gürcistan-Rusya arasýnda yaþanan savaþýn Bakü-Tiflis-Ceyhan Petrol Boru Hattý’ný etkilemeyeceði yönünde açýklamalar gelse de, savaþýn gerek boru hattýný gerek Bakü-Tiflis-Kars demiryolu projesinin hayata geçirilmesini sekteye uðratmasý ihtimal dâhilindedir.