AnasayfaÝletiþim
  
English
Makaleler

?ZM?Râ??? ERMEN?LER M? YAKTI?

Mustafa ARMAÐAN
02 Ekim 2006 - Zaman

.A°*="justify">1924 Aral?k’?d?r ve Londra, Yüksek Adalet Mahkemesi’nde ilginç bir davaya tan?kl?k etmektedir. Davay? açan taraf, Amerikan Tütün ?irketi’ydi, daval? sandalyesinde ise Guardian Sigorta ?irketi oturuyordu. Tütün ?irketi, 1922 Eylül’ündeki ?zmir yang?n?ndaki zarar?n?n tazminini istiyordu. Sigorta ise yang?n?n sava? halinin bir sonucu oldu?unu belirterek ödeme yapmaktan kaç?n?yordu.

"cedil;in sigorta ?irketinden ç?kacak toplam miktar 100 milyon dolara ula?acakt?.

Mebla? büyük olunca mahkeme süreci de ilginç ?ahitlikler ve iddialara sahne olacak, böylece ?zmir yang?n?n?n ilk hukukî hesapla?mas? Londra’da yap?lacakt?.

Taraflar çe?itli milletlerden ?ahitleri ça??r?r mahkemeye. Griswold adl? bir Amerikal? görevli, Türklerin ?ehrin etraf?n? kordon alt?na almas?n?n, halk? e?k?yadan korumay? amaçlad???n?, ?zmir’de yang?ndan önce de, sonra da tek bir ?iddet olay?na ?ahit olmad???n? aktar?r. Guichet adl? Frans?z demiryolu mühendisi ?enlik amaçl? birkaç havai fi?ekten ba?ka ate? görmedi?ini söyler. Tütün ?irketi Müdürü Archbell’in i? orta?? da dahil her milletten ?ahidin a??z birli?i etmi?çesine tek bir ate? gördükleri ve rüzgâr?n etkisiyle bunun kazara yay?ld??? ifadesini vermeleri kar??s?nda akl? kar??an hakim Rowlatt, “Hayat?mda kar??la?t???m en mu?lak davalardan biri bu”, diyerek isyan etmi?tir.

Durum gerçekten de kafa kar??t?r?c?d?r. Bir tarafta ayyuka ç?kan “Türk mezalimi” iddialar?, öbür tarafta çeli?kili beyanlar: Yunanl?lar?n da, Ermenilerin de, Türklerin de ç?kard??? söylenmektedir yang?n?. Peki hangisi do?rudur? Daha önemlisi, davada hangisine göre hüküm verilecektir?

Nihayet 19 Aral?k’ta hakimin karar?n? sigorta ?irketi lehine aç?klad??? görülür. Tütün ?irketi tek kuru? tazminat alamam??t?r, çünkü yang?nda kastî bir eylem tespit edilememi?, sava? halinin ya?and??? s?rada ç?kan bir yang?n?n kesin olarak kimin taraf?ndan ve hangi maksatla ç?kar?ld???n?n tespit edilemeyece?i karara ba?lanm??t?r.

Davan?n seyrini neden bu kadar ayr?nt?l? aktard???m? anlam?? olmal?s?n?z. 1924 gibi canl? ?ahitlerin henüz ya?ad??? bir y?lda ve ?ngiltere gibi, Türkiye’deki i?galini henüz noktalam?? bir emperyalist gücün ülkesinde bile yeterince kan?t bulunamad??? için beraat edilmi?se, bugün ayd?nlar?m?zdan, ?zmir yang?n?yla ilgili olarak en az?ndan ?ngiliz hakim kadar taraflar? dinleyerek hüküm vermelerini istemek hakk?m?z olmal?d?r. (Tarafl? davranmamak için bu davan?n öyküsünü, ?zmir yang?n?n? Türklerin ç?kard???n? savunan, Marjorie Housepian’?n “Smyrna 1922” (Londra 1972, s. 230 vd.) adl? kitab?ndan ald?m; yani ‘aleyhimizdeki’ bir kitaptan.)

Housepian, kitab?nda o kadar çok ki?i, kurum ve devleti bu olayda tarafgir davran?p(!) Türkleri mahkûm etmedikleri için suçlamaktad?r ki, tavr?n?n bir akademisyene mi yoksa bir petrol ?irketi avukat?na m? ait oldu?u kar??t?r?lmaktad?r. ABD’ye k?zmakta, çünkü Yunanl?lar? Türkiye’deki ç?karlar? için satm??t?r. ?ngiltere’ye yüklenmekte, çünkü Musul petrollerine a?z?n?n suyu akt??? için Türklerle bir problem ç?kmamas?na özen göstermi?tir. Fransa zaten Yunanl?lar? arkadan hançerlemi?tir. ?talya’y? hiç saymay?n, zira Türk taraftar?d?r. Tabii Türkleri tan?y?nca önyarg?lar?n? a?may? ba?aran ünlü tarihçi Arnold Toynbee de bu k?zg?nl?ktan nasibini almakta gecikmez.

Gerçekten de Toynbee, 1921’de Manchester Guardian gazetesinin muhabiri olarak Anadolu’ya gelmezden evvel “Türk dü?man?” Ba?bakan Gladstone’un, Türklerin yeryüzünden temizlenmesi gereken “rezil” bir millet oldu?u tezini savunan biriydi. Ne var ki, ülkemize gelip de i?gal alt?ndaki Türklerin sesine kulak kabart?nca tarihçimizde ?afak atar. Nitekim Türkçeye “Tan?d?klar?m” ad?yla çevrilen kitab?nda (Klasik Yay., 2005, s. 286) “?nsan bir ?eylerin do?rusunu anlamak isterse sessiz kalan taraf?n bak?? aç?s?n? da göz önünde tutmal?” diye yazacakt?r hakl? olarak.

Toynbee, Yunan i?galindeki Yalova’ya bir K?z?lay heyeti e?li?inde gider ve gördükleri kar??s?nda beyni altüst olur. Manzara bekledi?inin tam tersidir: Rumlar ve Ermeniler Türkleri katletmektedir. Gazetesine as?l Türklerin mazlum oldu?unu ve öldürüldü?ünü yazd?kça tepkiler yükselir. Art?k Yunanl?lar?n gözünde o bir haindir. Gazetenin yay?n yönetmeni Scott, “Yunan ordusunun Türk toplumuna kar?? i?ledi?i canavarl?klar?” anlatt??? telgraflar? yay?nlamakla dürüstlü?ünü ve cesaretini ortaya koyar ve Toynbee sayesinde ?ngiliz ve Amerikan kamuoyu Türklerin sesini k?s?k da olsa duyar. O tarihten itibaren Türk insan?n? ?ngiliz kamuoyuna anlatmak için elinden geleni yapt???n? söyler tarihçimiz.

Toynbee’nin dönü?ümü ?u bak?mdan önemlidir: Bir olay hakk?nda hüküm verirken, taraflar?n seslerine e?it olarak kulak vermeye mecburuz. Yaln?zca Yunan ve Ermeni iddialar?n? dikkate alarak, “Bunu zaten bütün dünya biliyor” deyip i?in içinden s?yr?lmak, kolayc?l?k olur. Aksi halde, Encyclopaedia Britannica’n?n 1970 bask?s?nda ?zmir yang?n?yla ilgili olarak “Yunanl?lar?n kaçarken verdikleri sava? ziyan? (war damage)” ifadesinin kullan?lmas?n? ya da Yunanl?lar?n Türklere yapt?klar? zulmü vurgulamas?n? nereye koyaca??z? Ya da Frans?zlar?n ünlü dergisi L’Illustration’un muhabiri G. Ercole’ün 13 Eylül 1922’de yazd?klar?n?:

“Fakat i?te Ermeni mahallesinde iki yeni ve çok mühim duman y???n? gözüktü. Vaziyet ciddile?iyor, çünkü rüzgâr h?z?n? art?r?yor ve alevleri Avrupal?lar?n oturdu?u Frenk mahallesine do?ru itiyor. Orada da birkaç alev ????? gözükmeye ba?lad?. Alevler çat?rd?yor ve fi?ekler patl?yor. Türk i?gali alt?nda kalmaktansa ölmeyi tercih eden Ermeniler, evlerini ate?lemi?ler ve Türk askerleriyle mücadeleye giri?mi?lerdi. Müthi? gürültülerle cephane depolar? patl?yor.”

Frans?z muhabirin sözünü etti?i patlama sesleri, ?zmir ?tfaiye Müdürü Grescovich’in raporunda sözünü etti?i, Ermeni çetelerin ç?kard??? yang?ndan gelmektedir. Velhas?l yang?n, çeteler ellerindeki silah ve mühimmat? Milli Kuvvetler bask?n yapmadan imha etmeye çal???rken ç?km??t?r. K?sacas?, Ermeniler ç?karm??t?r yang?n?, ancak Londra’daki hakimin de karar verdi?i gibi bu kas?tl? ç?kar?lm?? bir yang?n de?ildir. Zaten ?zmir’deki ABD ba?konsolosu Barnes da ?ehirdeki Amerikal?lar?n ço?unun yang?n? Ermenilerin ç?kard?klar?na inand?klar?n? söylemiyor muydu?

Daha yang?n? bizzat ya?ayan Levantenlerden söz edecektim... Hep söylüyorum: Yenim dar de?il ama yerim dar. Ne çare!

    Makaleye Yorum Yaz        Tavsiye Et

«  Geri
Yorumlar


«  »