!á½ p="justify">
?sveç'te geçen ay yap?lan genel seçimleri, az farkla da olsa, Muhafazakar Parti önderli?indeki sa?c? partiler koalisyonu kazand?. Son 12 y?ld?r hükümet olan, son 74 y?l?n 65'inde ülkeyi yöneten Sosyal Demokrat ??çi Partisi muhalefete dü?tü. Son on y?l?n ba?bakan? Göran Persson'un (57) gidip, yerine Fredrik Reinfeldt'in (41) gelmesi, ?sveç'in iç ya da d?? politikalar?nda önemli de?i?ikliklere gidece?i anlam?na kesinlikle gelmiyor. ?sveç'in yerle?mi? demokrasisinde, merkez sa? ve sol partilerin üzerinde anla?t?klar? bir sosyal piyasa ekonomisi var. Bu model, rekabetçi bir piyasa ekonomisinin üstünlükleri ile sosyal refah devletinin erdemlerini birle?tiriyor. 1990'lardan itibaren sosyal demokratlar ekonomik politikalar?n? liberalle?tirmeyi, merkez sa? partileri ise sosyalle?tirmeyi ba?ard?lar.
Peki, nas?l oldu da bütün Avrupa'da k?skançl?kla izlenen ekonomisi bu y?l yüzde 5,6 oran?nda büyüyen, i?sizli?in yüzde 5 dolay?nda kald??? ?sveç'te sosyal demokratlar iktidar? kaybetti? Bunun cevab?, ?sveçli seçmenlerin Persson'dan b?kmalar? ve sosyal demokrat yöneticilerin (bizde gazetelere haber dahi olmayacak çapta) yolsuzluk ya da ihmallerinin yol açt??? iktidar y?pranmas?. Ne var ki, sa? koalisyon iktidara gelmesinden bu yana iki kad?n bakan?n, bir hafta içinde (yine bizde gazetelere haber dahi olmayacak nitelikte) usulsüzlükler yüzünden istifa etmek zorunda kalmalar?, kaderin bir cilvesi.
Peki, sa? koalisyonun iktidara gelmesi ?sveç'in Türkiye politikas?n? etkiler mi? Hay?r, etkilemez. Çünkü yeni hükümet, en az eski hükümet kadar Türkiye'nin AB üyeli?ine destek vermektedir. Hatta eski ba?bakanlardan Carl Bildt'in 6 Ekim'de d??i?leri bakanl???na atanmas?, ?sveç'in Türkiye'ye verece?i deste?in daha da güçlenece?inin bir i?areti. Zira Bildt en az, ne yaz?k ki 3 y?l önce bir cinayete kurban giden d??i?leri eski bakan? Anna Lindh kadar Türkiye'ye yak?n duran, iyi tan?d??? Türkiye'nin AB için öneminin bilincinde, entelektüel vas?flar? çok kuvvetli bir politikac?.
Bildt, geçen ay internetteki sayfas?nda müstakbel Fransa ba?kan? (?) Nicolas Sarkozy hakk?nda ?unlar? yaz?yordu: "Türkiye ile üyelik müzakerelerinin kesilmesi önerisinin kesinlikle kar??s?nday?m... Son birkaç ay?n geli?meleri Türkiye'nin AB için jeostratejik önemini göstermi? olmal?... Sarkozy'nin tutumu, bizi hem AB'nin içinde, daha önemlisi en kritik s?n?rlar?nda çat??maya do?ru götürüyor." (10 Eylül)
Bildt, ?stanbul'daki havay? ise ?öyle yorumluyordu: "Belirli bir kötümserlik egemen. Çare bulunmazsa K?br?s yüzünden bir tren kazas? olmas? tehlikesi var... Ama tarih hiçbir zaman tekdüze ilerlemez; her zaman ini? ç?k??lar? vard?r. Türkiye'nin üyeli?i hakk?nda nihai karar? en az on y?l sonra verece?iz. On y?l sonra sahnede ba?ka bir AB ve ba?ka bir Türkiye olacak. Ama bugün Türkiye'nin üyeli?inde çok aç?k bir ç?kar?m?z varsa, on y?l sonra bunun çok daha aç?k bir hal alaca??ndan eminim. Türkiye'nin jeostratejik öneminin azalmayaca?? muhakkak." (20 Eylül)
?sveç parlamentosu bugüne kadar "Ermeni soyk?r?m?"n? tan?ma karar? almad?. Bundan sonra böyle bir karar al?r ya da, kimilerinin iddia etti?i gibi, Fransa'da yap?lmak istenene benzer ?ekilde bir "Ermeni soyk?r?m?n? inkar" suçu tesis eder mi? Carl Bildt, geçen sal? günü yap?lan AB d??i?leri bakanlar? toplant?s?nda ?unlar? söyledi: "?fade özgürlü?ü hem ?sveç, hem de Fransa için önemlidir... Böyle bir fikir ?sveç'te asla gündeme gelmeyece?i gibi, bu tasar?n?n Fransa'da yasala?aca??na da inanm?yorum." (Toplant? tutanaklar?ndan)
Yukar?daki soruyu ?sveç'in ?stanbul Ba?konsolosu Büyükelçi Ingmar Karlsson'a da sordum. Aynen ?öyle dedi: "?sveç'in bu konudaki politikas? çok aç?kt?r: Tarihi siyasetçiler de?il tarihçiler yazar. ?sveç parlamentosu bugüne kadar bu konuda kanun ç?karmam??t?r; bundan sonra da ç?karmayacakt?r."
Orhan Pamuk'un Nobel edebiyat ödülünü ?sveç'teki Ermeni lobisi sayesinde kazand???na dair gülünç ve i?renç iddialara gelince: ?sveç'te bir Ermeni lobisi bulunmuyor.