!áH€ ="justify">
Millet olarak kolayca ak?l tutulmas?na maruz kalabiliyoruz. Zor kazan?p kolay kaybetmek ulusal hastal???m?z. Muhtemel krizleri akl?n ve bilginin rehberli?inde uzun soluklu stratejik yakla??mlarla çözmeyi hâlâ ö?renemedik. Tam da ilerleme raporunun aç?klanaca?? günlere do?ru gidilirken Fransa'n?n hareketindeki 'zamanlamaya' dikkat çekmek isterim. Adeta Türkiye'nin kontrolden ç?kmaya müsait duygusall???n? imdada ça??r?r gibiler. Fransa ve benzeri ülkeler provoke ederken, ç?karlar? çak??t??? için içeride de bunun hat?r? say?l?r bir al?c?s? ç?k?yor. Hele hele Cezayir Soyk?r?m?'n?n Fransa'y? cezaland?rmak için ?u konjonktürde kullan?lmamas? gerekti?inde ?srarc?y?m. Bu, köprüleri atmak anlam?na gelir. Derdimiz ise uzun vadede yeni köprüler, yeni diyalog ve anlay?? zeminleri in?a etmek.
PKK konusunda ?talya ile ya?anan gerginlik günleri ve sokaklara yans?yan görüntüleri haf?zalardaki yerini koruyor. Yine daha sonra AB'den tam üyelik müzakereleri için tarih alma süreçlerinde ?talya'n?n verdi?i aç?k deste?i hat?rlay?n?z. Uluslararas? ili?kileri a?k ve nefret de?il, akl?n önderli?inde ulusal ç?karlar belirliyor. ABD'den yedi?i iki atom bombas?ndan sonra Japonya ile ABD'nin nas?l çift yumurta ikizleri gibi müttefik oldu?una bak?n?z. Bugünü görü?ürken gelece?in alt?n? oymamak gerekiyor. Asl?nda Fransa bu tutumu ile 5 milyonluk fukaralar ülkesini Türkiye'ye tercih ediyor de?il. Malum, Avrupa'n?n bir Fransa sorunu var. Geçmi?te ?ngiltere'nin tam üyeli?ini engelleyen de ?imdilerde AB Anayasas?'n? reddeden de ayn? ülke. O Fransa ?imdi de Türkiye'yi AB ile olan sorunlar?nda me?ru bir malzeme olarak kullanmak istiyor. Türkiye'nin sab?r ve strateji ile bu sorunun bir parças? olmamas? gerekiyor.
Madalyonun di?er taraf?nda ise içeride 'bizimkiler' sorunu var. Daha düne kadar Avrupa de?erlerini dayatmak için milletin ensesinde boza pi?irenler AB kar??t? kesildi. Yumu?ak bir hareketle makas de?i?tirme aray???nda olduklar? için Fransa'n?n tavr? ile AB aras?nda paralellik kurmakta hayli aceleci davrand?lar. Bilin bakal?m, "din elden gidiyor" diye nara atan ya?l? teyzemizin kendi din tercihi nedir? En me?ru dayanaklardan biri de her zamanki gibi yine Atatürk. Efendim Atatürk, "Avrupa düzeyine de?il, muas?r medeniyet düzeyine ç?kal?m." diyormu?. Atatürk demek ak?lc?l?k demekti, de?il mi? Peki, bu hangi siyasi ve iktisadi birlik içinde olacak?
Konuyu da??tmayal?m, ben Fransa men?eli ürünlerin ambargosuna destek veriyorum. Ama benimki daha esasl? bir zemine oturuyor. E?er bir ürünün yerli muadili varsa, yani ayn? kaliteyi ve fiyat rekabetini ba?arabiliyorsa mutlaka yerli mal? kullanmaya özel önem veriyorum. Bu tür gerilimlerde alevlenen, sonra uçup giden hislerle de?il, milli bir ?uurla hayat?n her alan?na yay?lm?? bir duru? ve tercih esas olmal?d?r. Mevcut kampanyan?n Fransa ambargosundan ç?kar?l?p yerli mal? kullanma hassasiyetine ta??nmas? daha uzun soluklu olacakt?r. Öte yandan ülkemizde yat?r?m yapan, üretim ve istihdama katk? sa?layan Frans?z sermayesinin boykotla cezaland?r?lmas? kendi bindi?imiz dal? kesmekle ayn? anlama gelir. Bunun yerine Fransa'dan ithal ürün ve markalar?n sat?n al?nmamas?n?n boykotun özüne daha uygun oldu?unu belirtmekte fayda var.
Ekonomik anlamda Fransa, Türkiye'yi kaybetmeyi göze alabilir belki. D?? ticaretinde ihracat ve ithalat anlam?nda Türkiye devede kulak kal?yor. Fransa'da yaprak k?p?rdamaz. Ancak bizim en büyük be?inci ticari orta??m?z. Daha önemlisi ise ?u: Benzer hareketler AB üyesi olan ve olmayan di?er ülkelerde de ortaya ç?kacak gibi. Türkiye'nin d?? ticaretinin yüzde 60-70'i Avrupa ülkeleriyle. Uzun vadeli stratejilerle yeni aç?l?mlar geli?tirmeli ve AB'ye ba??ml?l?k azalt?lmal?. Pazarl?k gücü için ba?ka güç alanlar? istihsal etmeliyiz. Yoksa adam?n sakal?nda oturup b?y??? ile oynamak komik.