|
Ermeni soyk?r?m? iddias? öteden beridir gündeme s?kl?kla getirilir. Ama bu kez, bu iddian?n ardalan?nda yatan ak?l yürütmelerin vard??? en son a?amayla yüz yüzeyiz: E?er hukuki süreçler tamamlan?rsa Fransa'da bu iddialar?n tersini savunmak ve iddia etmek suç say?lacak. Bu geli?me, sadece Türk-Ermeni ili?kilerini etkilemekle kalmayacakt?r. Daha önemlisi Avrupa politik kültürünün nas?l derin bir bunal?mda oldu?unu da belgelemekte esasl? bir örnek te?kil edecektir.
?lk tepkiler, Avrupa'n?n bayraktarl???n? yapt??? "özgürlükler" meselesindeki apaç?k çeli?kiyi vurgular mahiyette gözüküyor. "Bu ne menem bir özgürlük anlay???d?r?" gibisinden kar?? ç?k??lar özünde tutarl? olmakla birlikte, korkar?m ki; çok kolay ba?vurulaca?? ya da tüketilece?i için bir yerden sonra etkili de olmayacakt?r. Oysa bu tutars?z politik-hukuki ç?kt?, biraz daha so?ukkanl? ele al?nmak ve a?a?? yukar? 200 y?ll?k bir yolcusu oldu?umuz yolun yap?s? hakk?nda bizi dü?ündürecek analizlere konu olmal?d?r.
Sosyolog Max Weber, Avrupa'n?n modernite süreçlerinin ak?lc? bir do?aya sahip oldu?u konusunda dü?ündürüyordu. Bürokrasi, önceden hesap edilebilir bir hukuk, kurumsalla?ma bunun belirtileriydi. Ama Weber, ayn? zamanda bu süreçlerin düzçizgisel bir geli?menin ürünü olmad???n? da eklemekten geri kalm?yordu. Karl Marx ise kapitalizmin çeli?kisini daha derinden kavram??a benziyor. Üretimin ak?lc? örgütlenmelerinin son tahlilde bir üretim feti?izmine gidece?ini ve kapitalizmin bunal?mlar?n? do?uraca??n? yaz?yordu. Kapitalizmin ak?lc? yap?lanmas?n?n ak?ld??? ve ancak feti?izm gibi ak?ld??? bir kavramla aç?klanabilecek potansiyelleri mevcuttu.
Baudrillard'a kulak vermekte fayda var...
Kapitalizm ve modernite ak?ld???l???n en yüksek düzeyde ak?lc?l?kla taçland??? bir yap?lanmad?r demek yanl?? olmasa gerekir. En az?ndan bu sat?rlar?n yazar? olarak kapitalizmin ve modernitenin diyalekti?i konusunda böyle dü?ündü?ümü belirtmeliyim. Kapitalist ekonomilerin s?k s?k yayg?n sava?larla tescilli olu?u bunu göstermiyor mu? Unutulmamal?d?r ki, Hitler'in ço?u kez itibar etti?i ki?iler perde arkas?ndaki teknokratlard? ve bunlar sava??n sonunda sava? mahkemelerine de?il ve fakat sessizce ABD'ye transfer edildiler. Bugün ise Neo-conlar ve onlar?n dayatt??? politikalar ak?ld??? olmakla beraber, ak?lc? yap?larla ve yine ak?lc?l???n eseri olan araçlarla ta??n?yor.
Son otuz y?lda yap?lan analizlerin baz?lar? ortaya çok ilginç sonuçlar ç?kard?. Bunlardan bir tanesi Jean Baudrillard'a aittir. Baudrillard, modernitenin en temel do?rultular?ndan bir tanesinin sterilizasyon tutkusu oldu?unu yazar. "Dünya temizlenmeye muhtaçt?r." "Birileri ya da bir ?eyler pistir." Bu dü?üncenin "ilk günah" dü?üncesiyle ba?lant?l? oldu?unu san?yorum. Yüzy?llarca ilk günah?n laneti üzerinden ruhlar?n temizlenmesi ile u?ra??ld?. Bu kültürel kod modernite içinde dinsel anlam?n?n d???nda dünyevi anlamlar kazand?. Mesela beden konusunda temizlik hastal??? modern bir ruh hastal??? -tak?nt?- olarak tezahür etti. Ama toplumsal ve daha yayg?n olarak "ötekiler" ya da "yabanc?lar" dünyan?n kirlilik yaratan asli unsurlar? olarak görüldüler. Irkç?l?k bunun en esasl? ç?kt?s? oldu. Tuhaf olan, ?rkç?l???n ayn? zamanda ak?lc? bir yap?lanma içindeki modern bilimlerin verileriyle yüklü iddialara sahip olmas?d?r. Dünya, lanetlenen ?rklardan kurtar?lmak istendi. K?z?lderililer, zenciler ve Yahudiler boy hedefi haline getirildi. Kitlesel imha politikalar?na kurban edildiler.
1945'ten sonra ?rkç?l?k bütün dünyada lanetlenen bir dü?ünce haline gelmekte gecikmedi. Soyk?r?mlar?n ortaya ç?kar?lmas? ve bunlar? yapanlar?n "temizlenmesi" temizlik tutkular?n?n yeni do?rultusunu olu?turdu. Dünya, ?rkç?lardan ve ?rkç?l?ktan temizlenmeliydi. Ermeni soyk?r?m? tezleri bu noktada billurla?t? ve s?k s?k gündeme getirilir oldu. Türkler olarak bu durumda Ünsal Oskay'?n terimlerini ödünç alacak olursak "y?kanmak istemeyen çocuklar" olduk. ?? inada bindi. Bu inad?n çözülece?i yok. Çünkü bu iddialar? dayatmak Ermeni olman?n, reddetmek ise Türk olman?n ontolojik dayanaklar?ndan birisi haline geldi.
Türklere de Ermenilere de haks?zl?k...
Türkler ve Ermeniler, her iki tarafa da a??r insani maliyetler yükleyen bu trajik olaylar? kendi kendilerine çözecek bir yol bulmak zorundalar. Bunun yolu müdahalelerden uzak durmakta anla?makt?r. Bence esas gündem maddesi de budur. Türkler ve Ermeniler müdahalesiz bir iklimde, hesapla?may? tahrik etmeksizin bu co?rafyada neler yapabilirler? Gelinen noktada Ermeni ontolojisi ile Türk ontolojisinin birbirinden beslenen sabitelerini kemikle?tirmenin iki tarafa da yaramayaca?? kesindir.
Sorunlu olan ?ey, modern kültürün saplant?s? olan sterilizasyon tutkusudur. Bilelim ki, politik ayinlere dar görü?lü dinsel ayinlerin gölgesi dü?üyor. ?lk günah, günah ç?karma, ar?lanma ve ruhun selameti gibi bu dünyadaki dinlerden sadece birisi olan bir dinin ritüelleri evrensel politik kural koyucu gibi çal???yor. Politik vaftiz, vaftizin seküler kar??l??? olarak kendisini dayat?yor. Baudrillard i?te tam da bu noktada en ba?a gelinmez viral ortamlar?n ne tuhaft?r ki, sterilizasyon tutkusunun en özenli yürütüldü?ü yo?un bak?m üniteleri oldu?unu yaz?yor: "Eski enfeksiyonlar?ndan ar?t?lm?? dünyada, ideal klinik bir dünyada, mikroplar?n öldürülmesinden do?an ele gelmez, amans?z bir patoloji yerle?ir." (Kötülü?ün ?effafl???, s. 61). Soyk?r?m tart??malar?n?n viral etkisi kemikle?en ontolojilerimiz olmu?tur. Bunun nas?l tedavi edilece?i de meçhuldür.
Avrupa dü?üncesinin üzerine titredi?i ve adeta bir tak?nt? haline getirdi?i nedamet getirerek kirli geçmi?lerden aklanmak t?pk? Holocaust örne?inde oldu?u gibi son derecede nafile gözüküyor. Yine Baudrillard'a dönecek olursak, "Suçlayan da, aklamaya çal??an da, herkes; s?? bir dü?üncenin, kendi göndermelerinden art?k gurur duymayan, bunlar? a?ma enerjisi de kalmam??, elinde avucunda kalanlar? da tarihsel tetkiklerde, davalarda, ?ikayetlerde ve ispatlarda çarçur eden öfkeli bir dü?üncenin tuza??na dü?üyor. (K.?., s. 87). Öyle ki bu tuzaktan bizi ne politikac?lar ne de tarihçiler kurtarabilir. Af edersiniz, tarihin ve politikan?n sonuna gelmemi? miydik?..
|