AnasayfaÝletiþim
  
English
Makaleler

AVRUPA'NIN FRANSA'YLA ?MT?HANI!

Ýbrahim KALIN
19 Ekim 2006 - Zaman

="justify">Sürekli Türkiye'nin arka bahçesini düzene koymas? için yap?lan ça?r?n?n ?imdi misliyle kar??l?k bulmas? gerekiyor. AB, "Bu, Fransa'n?n iç i?leridir." derse o zaman AB ciddi bir kurum olma niteli?ini yitirir.

V0, ama bir ba?ka ülkeyi do?rudan hedef alan bir uygulama var. AB üyesi bir ülke özgürlükleri k?s?tlayan bir kanun ç?kartabiliyorsa, o zaman AB'nin de Türkiye'deki özgürlük kar??t? kanunlar?n de?i?tirilmesini talep etmeye hakk? yok demektir.

Fransa Meclisi'nin onaylad??? sözde Ermeni soyk?r?m yasas?, gündemimizi uzun bir süre me?gul edecek. Fakat yasa Türkiye'den çok Avrupa ve AB için bir imtihan. Çünkü Avrupa'n?n dü?ünce ve ifade özgürlü?ü ilkesine sad?k kal?p kalmayaca??n?, bu yasaya ili?kin tavr? belirleyecek.

Öncelikle ?unu belirtelim: Fransa'n?n bu karar? siyasi bir provokasyon niteli?i ta??yor. Bat?'n?n k??k?rt?c? hatalar?na ?slam dünyas?ndan gelen her ölçüsüz tepki, Avrupa'daki muhafazakâr ve ideolojik siyasi çevrelerin elini güçlendiriyor. Bu çevrelerin canl? tutmaya çal??t??? a??r?, ?iddet yanl?s?, dogmatik ?slam imaj? yayg?nla?t?r?l?yor. Yasay? onaylayanlar buna Türkiye'nin tepkisiz kalmayaca??n? elbette biliyorlar. Dolay?s?yla ortada tarihî gerçeklerin tespit edilmesi de?il, siyasi bir gündemin yasa haline getirilmesi var. Önümüzdeki y?l Fransa'da yap?lacak cumhurba?kanl??? seçimlerinde Frans?z vatanda?? yar?m milyona yak?n Ermeni'nin oyunu kimin alaca??, bu siyasi gündemin önemli ayaklar?ndan birini olu?turuyor.

Türkiye, AB ve ulusalc? politikalar

Türkiye'nin AB üyeli?ine en fazla siyasi ve toplumsal muhalefet Avusturya, Danimarka ve Hollanda'yla beraber Fransa'dan geliyor. Frans?zlar AB kar??t? tav?rlar?n? AB Anayasas?n? Hollandal?larla beraber reddederek ortaya koymu?lard?. ?imdi Türkiye'ye gösterilen muhalefet paradoksal bir ?ekilde Fransa'n?n AB'nin gelece?i hakk?nda daha fazla söz sahibi olmak istedi?ini gösteriyor. Türkiye'nin AB üyeli?ini engelleyen bir Fransa, hem iç kamuoyunda hem de AB masas?nda ayr?cal?kl? bir yere sahip olmay? amaçl?yor. Soyk?r?m yasas?, Türkiye'ye verilmi? bir ba?ka 'hay?r' mesaj?.

?nsan?n siyasi basireti ba?lanmam??sa, Türkiye'nin AB üyeli?inin Avrupa'y? bir "Eurabia"ya çevirmeyece?ini bilir. Ne Türkiye ne de AB üyeli?ine aday herhangi bir Do?u Avrupa yahut Balkan ülkesi Avrupa'y? ekonomik, askerî yahut kültürel ablukaya alacak bir güce sahip. Sorun Avrupa kimli?inin k?r?lganl???ndan ve ülkelerin iç siyasi hesaplar?ndan kaynaklan?yor. Bertelsmann Vakf?'n?n geçti?imiz ay yay?nlad??? "Avrupa Birli?i 2020: Avrupal?lar?n Görü?ü" ba?l?kl? ara?t?rmaya göre Avrupal?lar?n önemli bir k?sm? AB geni?lemesini muhtemel görüyor; ama Türkiye ve Ukrayna'n?n tam üyeli?ine ?üpheyle bak?yor. Bütün üye ülkeleri ba?layan bir AB anayasas?na inananlar?n say?s? giderek azal?yor. Avrupal?lar Brüksel'den yönetilmek istemiyorlar. Hatta bir e?ilime göre AB siyasi ve zaten zay?f olan askerî niteli?ini giderek kaybedecek ve ba?lad??? yere geri dönecek; yani bir ekonomik i?birli?i platformu haline gelecek. K?sacas? siyasi reformlar, K?br?s sorunu ve ?imdi de Ermeni soyk?r?m yasas?yla tekrar aç??a ç?kan Türkiye kar??tl???, Avrupa'n?n kendi içinde ya?ad??? zihin kar???kl???n?n da bir sonucu. Öte yandan Türkiye'ye muhalefetin Fransa ba?ta olmak üzere Polonya, Slovakya, Litvanya ve Macaristan gibi Katolik nüfusun yo?un oldu?u ülkelerden gelmesi de kayda de?er bir nokta. Papa'n?n siyasi görü?leri ve Türkiye'nin üyeli?ine kar?? olmas?yla bu demografik tablo aras?nda bir ili?ki var m?? Bunu teyit edecek empirik verilere sahip de?iliz; ama belli bir korelasyonun oldu?u da ortada. Avrupa'n?n en seküler toplumlar?ndan Fransa'da Türkiye'nin üyeli?i yahut Ma?rib-Arap kökenli Müslüman göçmenler söz konusu oldu?unda insanlar?n birden Yahudi-H?ristiyan geçmi?lerini hat?rlamas? göz ard? edilemez bir paradoks.

Sorunun di?er aya??, bilimsel olarak ispat edilememi? bir konu hakk?nda kanun ç?kart?lmas?. Taraflar?n aç?kça ideolojik tutum tak?nd??? ve "kesin inançl?lar" olarak k?l?çlar?n? ku?and??? bir konuda cezai bir yasa ç?kartmak, ancak tiranik yönetimlerde söz konusu olabilir. Bir ?eyin varl???n? ret ya da kabul etmeyi cezai bir hükme ba?lamak, dü?ünce ve ifade özgürlü?ünün ask?ya al?nmas? demektir. Holokost'un reddi dahil bu tarz bütün kanunlar?n nas?l bir çeli?ki içerdi?ini göz ard? edemeyiz. "Karde?lik, e?itlik, özgürlük" slogan?yla yap?lan Frans?z devriminin dü?ünce ve ifade özgürlü?ünü savunmas? beklenirdi. Bu yüzden de Fransa'daki ba?örtüsü yasa??n?n hiç olmamas? gerekirdi. Demek ki Frans?zlar da art?k kendi devrimlerine inanm?yorlar.

Art?k kan?ksad???m?z çifte-standart politikalar?n?n bu kararla bir kez daha teyit edildi?ini görüyoruz. Fransa'n?n 130 y?ll?k (1832-1962) Cezayir i?gali s?ras?nda 7 milyona yak?n insan?n öldü?ü tahmin ediliyor. Sömürge döneminin Cezayir toplumunda açt??? sosyal ve psikolojik yaralar, ekonomik kay?plar ayr? bir tart??ma konusu. Fransa Parlamentosu herhalde bu tarihi unutmam?z? ve "gelece?e" bakmam?z? istiyor. Fakat hiçbir toplumun böyle bir lüksü yok. Cezayir Cumhurba?kan? Buteflika, Fransa'n?n, sömürge döneminde Cezayir'de i?ledi?i cinayet ve y?k?mlar için resmen özür dilemesini istiyor. T?pk? Amerika'ya köle olarak getirilen Afrikal?lar?n kaybedilmi? haklar?n? geri istemesi gibi, ortada tarihî gerçeklere dayanan bir talep var. ?u ana kadar ne Fransa, ne de Amerika bu taleplere cevap verdi. Kendi koydu?u ilkeleri uygulamayan bir Fransa, Amerika yahut ba?ka bir ülke ne kadar samimi ve inand?r?c? olabilir?

E?er yak?n tarihteki soyk?r?mlar hakk?nda genel bir ilke ortaya konacaksa, o zaman bunun da tarafs?z bir ?ekilde yap?lmas? gerekir. "Tencere dibin kara, seninki Senden kara" türü bir kolayc?l??a kaçman?n anlam? yok. Fakat e?er 1915-1917 y?llar? aras?nda Türkiye'de olanlar soyk?r?m ise o zaman di?er soyk?r?m hadiselerine de ayn? tavizsiz tutumla yakla?mak gerekir. Fransa'n?n Cezayir'i i?gali s?ras?nda ya?ananlar, say?lar? 60 milyonu buldu?u tahmin edilen ve Amerika'ya getirilen Afrikal? köleler, Amerika'n?n kadim sahibi K?z?lderililer yahut yerli Amerikal?lar?n u?rad??? katliamlar, 1992-1995 sava??nda 250 binin üzerinde Müslüman Bo?nak'?n öldürülmesi, Bo?nak kad?nlar?na tecavüz edilmesi, yak?n tarihin büyük soyk?r?mlar? olarak onaylanmal? ve gerekli yasal i?lemler yap?lmal?. Irak'taki ölümleri bunun d???nda tutabilir miyiz? ?ngiliz t?p dergisi Lancet'in son tahminine göre Irak'ta i?galden bu yana 650 bin Irakl? hayat?n? kaybetti. E?er bu soyk?r?m de?ilse, nedir?

Sözde soyk?r?m yasas?, Avrupal? siyasetçilerin büyük bir samimiyet testidir. Bu mânâda Fransa Cumhurba?kan? Chirac'?n Ba?bakan Erdo?an'? aray?p tasar?dan duydu?u üzüntüyü dile getirmesi çok anlaml? de?il. Chirac'?n son Ermenistan ziyaretinin soyk?r?m oylamas?yla neredeyse ayn? günlere denk dü?mesi ve bu ziyaret s?ras?nda yapt??? aç?klamalar, pek ümit verici de?il. Chirac'?n, "AB üyeli?inizi desteklemeye devam edece?iz." sözü, Fransa ve Ermenistan'da yapt??? aç?klamalara ters dü?üyor.

Üstelik "destek verece?iz" sözünün tek ba??na bir anlam? yok. Çünkü sorun Türkiye'nin üyeli?ine teknik mânâda destek vermekten kaynaklanm?yor. Sorun, Avrupa ülkelerinden gelen her olumsuz mesaj?n Türkiye'de AB'ye verilen deste?i giderek a?a?? çekmesi. Türkiye'de yükseli?e geçen ulusalc? söylem, bu f?rsat? kaç?rmayacak ve yeni bir AB kar??t? kampanya ba?latacakt?r. Türkiye'nin 2007 seçimlerine do?ru h?zla ilerledi?i ?u günlerde ve önümüzdeki aylarda bu tür mesajlar iç siyasette etkin bir ?ekilde kullan?lacak ve AB kar??tl??? üzerine kurulu bir siyasi muhalefet güç kazanacakt?r. Bu konularda Türkiye'yi ve hükümeti sürekli geren bir Avrupa, AB üyeli?i konusunda Türkiye'nin istekli, dinamik, yap?c? vs. olmas?n? bekleyebilir mi?

Di?er AB üyeleri samimi ve güvenilir bir ortak olduklar?n? ispat etmek istiyorlarsa, bu dönemde yasay? geçiren Frans?z parlamentosuna bask? uygulamal? ve Türkiye'ye verdi?i deste?i art?rmal?d?r. Sürekli Türkiye'nin arka bahçesini düzene koymas? için yap?lan ça?r?n?n ?imdi misliyle kar??l?k bulmas? gerekiyor. AB yetkilileri, "Bu, Fransa'n?n iç i?leridir; kar??amay?z." derse o zaman AB ba?lay?c? ve ciddi bir kurum olma niteli?ini yitirir. Çünkü ortada Fransa'n?n iç siyasi dengelerinden kaynaklanan, ama bir ba?ka ülkeyi do?rudan hedef alan bir uygulama var. E?er bir AB üyesi ülke arzu etti?i ?ekilde özgürlükleri k?s?tlayan bir kanun ç?kartabiliyorsa, o zaman AB'nin de Türkiye'deki özgürlük kar??t? kanunlar?n de?i?tirilmesini talep etmeye hakk? yok demektir. Bunu kabullenmek ise her tür denge ve ilkeyi reddetmek demektir.

Son olarak bu anlams?z yasa, Türk-Ermeni ili?kilerine de vurulmu? yeni bir darbe. Son y?llarda Türk taraf?n?n Ermenistan devletine yönelik iyi niyet gösterileri ve i?birli?i ça?r?lar? kar??l?k görmedi. Ba?bakan Erdo?an'?n, "Sorunu Türk ve Ermeni tarihçileri beraber ara?t?rs?n." teklifi reddedildi. Ermenistan Cumhurba?kan? Robert Koçaryan yönetimindeki idare, Türkiye'ye yönelik politikas?n? sözde soyk?r?m?n tan?nmas? ?art?na ba?lam?? durumda. Türkiye böyle bir ?eye raz? olmayaca??na göre, Koçaryan yönetiminin iyi ili?kiler aray???nda olmad???n? görmek zor de?il. T?pk? Fransa'daki siyasetçiler gibi Koçaryan da soyk?r?m? kendi oligar?ik yönetimi için bir payanda olarak kullanmak istiyor. Fakat Ermenistan rasyonel bir d?? politika izlemek istiyorsa -ki buna Türkiye'den çok Ermenistan'?n ihtiyac? var- ideolojik de?il, ulusal ç?kar temelli bir noktadan hareket etmek zorunda. Ermeni diasporas?n?n bir ba?ar?s? olan sözde soyk?r?m yasas?, sadece Türkiye için de?il, akl? ba??nda her Ermenistan vatanda?? için de bir endi?e kayna?? olmal?.

    Makaleye Yorum Yaz        Tavsiye Et

«  Geri
Yorumlar


«  »