Anasayfaİletişim
  
English
Makaleler

FRANSAâ??YA G?R??

Hadi ULUENGİN
17 Ekim 2006 - Hürriyet

!á½p="justify">FRANSA’n?n ufuk ve siyaset çaps?zl??? bizde ister istemez son "Ermeni tasar?s?"yla gündeme geldi ya, asl?nda bu ülkedeki genel çaps?zl?k dünyan?n da hiç gözünden kaçm?yor.

Hafta sekiz gün, gün dokuz, ba?ta Anglo-Sakson medya, Bat? bas?n? Paris ba?kentli ülkeyi "Avrupa’n?n hasta adam?" türünden yorumlarla de?erlendiriyor.

"Etno-milliyetçi" hezeyan ve çeli?kilere ek olarak, hangi e?ilimden olursa olsun, yakla?an ba?kanl?k seçimlerindeki "favori" (!) adaylar?n kimli?i ve onlar?n belden a?a?? vuru? tarzlar? belirginle?tikçe, o Avrupa’y? endi?e, háttá korku kapl?yor. Dolay?s?yla, ben de bugün ve yar?n "Frans?z buhran?" konusunu irdeleyece?im.

BAZI tarihçiler Fransa’n?n "gerileme sürecini"ni tá 1870 Sava??’na uzand?r?rlar.

O sava? ki, has?m kuvvetleri önüne katan Prusya ordular?n?n Paris’i zaptetmesinden sonra, Bismarck’?n yeni Alman ?mparatorlu?u’nu söz konusu Fransa’n?n en sembolik mekán?nda, yani Versailles Saray?’n?n "Aynal? Salon"unda ilán etmesiyle noktalanm??t?r.

Zaten ben kendi hesab?ma, bir imparatorlu?un ba?ka bir imparatorlu?un göbe?inde ve yüre?inde "resmile?tirildi?i" di?er bir örnek bilmiyorum.

D??ER baz? tarihçilere göre ise Fransa’n?n "ini? trendi"ni yukar?daki hezimetten ziyade 1. Harp dönemecine oturtmak gerekir.

Bu bak?? aç?s?, bozgundan sonra Avrupa’da "alçak profil" davranmak zorunda kalsa bile, art?k deniza??r? sömürgelere yönelen Paris’in 1870 ertesi kendisini toparlad??? tezini i?ler.

"Esas dü?ü?"ü de, ka??t üzerinde kazan?lm?? "zafer"e ra?men dört y?l boyunca ülkeyi madden, manen ve ruhen kanatan ve yar? argotik sözü tersine çevirerek "ma?lûp say?l?r bu yolda galip" diye aç?klayabilece?imiz 1914-1918 k?yametiyle ba?lat?r.

Yukar?daki teze ben de tamamen kat?l?yorum.

TAMAMEN kat?l?yorum, çünkü modern zamanlar tarihindeki en hayati dönüm noktas?n? olu?turan 1. Harp s?rf Fransa için de?il, Britanya ?mparatorlu?u dahil tüm Ya?l? K?ta için "sonun ba?lang?c?" oldu.

Eski Dünya defteri tá o zaman kapand? ve Yeni Dünya defteri o tá zaman aç?ld?.

Zaten de, 2. Sava?, tam bitmemi? olan birincinin devam? ve onun tamamlanmas?d?r.

??te bu yüzden, Paris’in 1945 ertesinde; yani ABD-SSCB kutupla?mas?yla birlikte "gerilemeye ba?lad???" yönündeki üçüncü tezin hiçbir iler tutar? taraf? bulunmuyor.

Avrupa’n?n, dolay?s?yla Fransa’n?n "büyüklük"ü daha 1918’de bitmi?ti ama tarihi virajlar ??p diye saptanamad???ndan, "sonun sonu" art?k ayan beyan göz ç?kart?ncaya kadar durum bir nezbe idare edilebildi.

VE, káh Büyük Devrim’in vatan?", káh "büyük ayd?nlanman?n lisán?", káh da "büyük burunlu generalin egosu" temalar? etraf?nda siyaset ve mitoloji üretmeyi sürdüren Fransa, o "sonun sonu"nu saptamak gerçekçili?ini di?erlerinden de uzun süre erteledi.

Örne?in, kendisininkinden çok daha devasa bir sömürge imparatorlu?una sahip olan Britanya o imparatorlu?u hemen hiç kan dökmeden tasfiye etmeyi becerdi.

Ama buna kar??l?k, Hindiçin ve Cezayir, inatç? gerçe?e direnmek isteyen Paris hem kanl? ve uzun sava?lara sürüklendi; hem de ba?kentin göbe?inde Ma?ribi katliam?ndan isyanc? generallerin darbe giri?imine, cumhuriyetçili?e ve ayd?nlanmac?l??? z?t maceralara sahne oldu.

"Küçüldü?ü" gerçe?ini reddeden Fransa kendi dilinde yer alan deyimle "büyüklük delili?i"ni sürdürdü ve böylesine bir inkárc?l?k onu daha çok küçülttü.

Giderek de daha çok küçültüyor ki, bu konuyu yar?n i?leyece?im.

    Makaleye Yorum Yaz        Tavsiye Et

«  Geri
Yorumlar


«  »