AnasayfaÝletiþim
  
English
Makaleler

?NSANLI?A KAR?I SUÇLAR AYLIK DE?ERLEND?RMES? - KASIM 2006

Sevin ELEKDAÐ
13 Kasým 2006 - ?KSAREN

.G` ="justify">Sudanl? yetkililer, geçti?imiz ay, Birle?mi? Milletler Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) Sudan özel temsilcisi Jan Pronk’un görevine son vererek onu s?n?r d??? ettiler. Bu durum,  Hartum’daki devlet yöneticilerinin   Birle?mi? Milletler’e kar?? a?a??lay?c? bir tutum almalar?n?n yan?nda, BMGK’n?n Darfur ile ilgili 1706 say?l? karar?n?n yak?n bir gelecekte uygulanamayaca??n? da ortaya koyuyor.

¼-?n?n yak?n bir gelecekte uygulanamayaca??n? da ortaya koyuyor.

BMGK’n?n 1706 say?l? karar?, 5 May?s 2006 tarihinde, Sudan Hükümeti ile Sudan Kurtulu? Ordusu aras?nda imzalanm?? olan bar?? antla?mas?n? güçlendirmek ve Darfur’da üç y?l? a?k?n bir süredir devam eden çat??malar? sona erdirmek amac?yla, Afrika Birli?i Bar?? Gücü’nün görevlerinin kademeli olarak Birle?mi? Milletler’e devredilmesini öngörmektedir. Aralar?nda BM Genel Sekreteri Kofi Annan ile Uluslararas? Kriz Grubu’nun da bulundu?u, birçok önde gelen ki?i ile kurum bu karar?n Darfur’da bar??? sa?layacak en uygun siyasi çözümü olu?turdu?unu aç?klam??lard?. Ancak, halen mevcut ko?ullar dikkate al?nd???nda, BM çerçevesinde olu?turulacak bir bar?? gücünün Sudan’da ya?anan çat??may? sona erdirmek  için makul bir yöntem  olu?turdu?unu ileri sürmek gerçekçi  de?ildir. 1706 say?l? kararda öngörülen 22,500 asker ile sivil polisin, önce  toplanmas?, sonra da  BM ?emsiyesi alt?nda Sudan içinde konu?land?r?lmas? ?u an itibariyle olas? görünmüyor.

Omar el-Be?ir’?n önde gelen Ulusal Kongre Partisi (UKP) ile birlikte koalisyon hükümeti’nin bir parças? olan Sudan Kurtulu? Ordusu’na (SPLM) mensup olan baz? ki?iler,  Pronk’un görevden al?nma meselesinin kendileriyle görü?ülmedi?i ve bu tutuma  kar?? olduklar?n? dile getirmi?lerdir. Bu durum, SPLM’in 2005 y?l?n?n Ocak ay?nda  imzalanan Kapsaml? Bar?? Antla?mas?’n?n çerçevesinde hükümette önemli bir yer edinmi? olmas?na ra?men, kilit yönetim odaklar?n?n  hala el-Be?ir’in  Ulusal Kongre Partisi’nin elinde bulundu?unu bir kez daha ortaya koymu?tur. Nitekim, El-Be?ir’in Ulusal Kongre Partisi’nin, BM çerçevesinde olu?turulacak bir bar?? gücüne kuvvetle kar?? ç?kt??? bilinmektedir.

Sudan Ba?kan? Omar el-Be?ir, BM himayesinde bir bar?? gücünün ülkesinde konu?land?r?lmas? giri?iminin, Bat?l? çevrelerin, ülkesini ve ülkesinde bulunan petrol ile di?er yer alt? zenginliklerini sömürgele?tirme plan?n?n bir parças? oldu?unu birçok kez ifade etmi?tir. Son günlerde, D??i?lerinden sorumlu Devlet Bakan? el-Samani al-Wasila ise, 1706 say?l? karar?n?n Sudan’?n egemenli?ini ihlal etti?ini belirtmi?, ayr?ca Sudan Hükümeti’nin Afrika Birli?i ile i?birli?i yapmaya haz?r oldu?unu yinelemi?tir.

Bu aç?klamalar dikkate al?nd???nda, Sudan’daki  karar alma sürecine  hakim olan Be?ir’in Ulusal Kongre Partisi’nin yak?n bir tarihte tutumunu de?i?tirip, Afrika Birli?i Bar?? Gücü’nün BM’ye devredilmesini kabul etme olas?l???n?n son derece zay?f oldu?u anla??lmaktad?r. Dolay?s?yla, ?u an itibariyle, BM çerçevesinde olu?turulmu? bir bar?? gücünden ziyade, takviye edilmi? bir Afrika Birli?i Bar?? Gücü’nün ülkede konu?land?r?lmas?, daha makul ve gerçekçi bir çözüm olu?turmaktad?r.

Bunun yan? s?ra, sürekli ihlal edilen mevcut bar?? antla?mas?n? imzalamam?? olan isyanc? gruplar aras?nda, çarp??malar? sonland?rmak ve nihai bir bar?? antla?mas?n?n uygulanmas?na zemin haz?rlamak amac?yla, görü?melerin canland?r?lmas? büyük önem ta??maktad?r. Ne var ki, Pronk’un görevden uzakla?t?r?lmas?n?n bir sonucu olarak, Darfur’daki isyanc? gruplar ile Hartum’un kolayca eri?ip diyalog kurabilece?i  arac?l?k görevi yapabilecek  üst düzey bir BM temsilcili?i art?k mevcut de?ildir.


El-Duceyil Katliam? ve Saddam Hüseyin’i ?dam Etme Karar?

Saddam Huseyin, 1979 y?l?nda Irak’ta yönetimi ele geçirmesinden itibaren, 2003 Mart’?nda Ba?dat’?n dü?mesine kadar, 24 y?l boyunca Irak’?n kaderine hakim olmu?tur. Bu dönem boyunca  Irak’ta çok say?da  insanl??a kar?? suç i?lemekle itham edilmektedir. Kendisine kar?? suikast giri?iminin yap?ld??? El-Duceyil kentinde yerle?ik halka kar?? öldürme, i?kence ve zorla göç ettirme gibi suçlardan ötürü, 5 Kas?m 2005 tarihinde, Ba?dat’ta kurulmu? olan  Irak Yüksek Ceza Mahkemesi’nde yarg?lanan  Saddam Hüseyin idam cezas?na çarpt?r?lm??t?r.

Saddam Hüseyin’le birlikte eski bir devrim mahkemesi hakimi olan Avadh el-Bandar ile eski istihbarat ba?kan?  Barzan el-Tikriti de idam cezas?na çarpt?r?lm??lard?r. Bunun yan? s?ra, eski Ba?kan Yard?mc?s? Taha Yasin Ramadan’a hayat boyu hapis cezas? verilirken, eski Baas Partisi’ne mensup ve nispeten daha dü?ük düzeyde olan üç yetkili ise 15 y?la kadar hapis cezas?na mahkum edilmi?lerdir.

Mahkeme’nin Saddam Hüseyin hakk?ndaki hükmü, ülkenin ?ii bölgelerinde kutlamalara neden olurken, Sünni Arap bölgelerinde öfkeli gösterilere yol açm??t?r. Beraberinde birçok tart??ma getiren bahse konu karara yöneltilen ele?tirilerin büyük ço?unlu?u, Saddam Hüseyin ve onunla beraber yarg?lanan zanl?lar?n adil bir yarg?lamaya tabii tutulmam?? olduklar?na odaklanm??t?r. Bu nedenle  Mahkeme’nin alm?? oldu?u karar?na ili?kin önümüzdeki haftalarda yapaca?? ayr?nt?l? yaz?l? aç?klama  merakla beklenmektedir.

Bu aç?klaman?n henüz yap?lmam?? olunmas? nedeniyle, hernekadar Saddam Hüseyin’in adil bir yarg?lanmaya tabii tutulup tutulmad??? yönünde görü? beyan etmek için zaman?n henüz erken oldu?u ileri sürülmü?se de, dava duru?malar?n?n tarafs?zl?ktan yoksun oldu?u görüntüsünü verdi?i kabul edilmelidir. Bu ba?lamda, göze çarpan bir husus, dava süresince, Ba?bakan Nuri el-Maliki’nin de aralar?nda bulundu?u birçok önde gelen ?ii politikac?n?n, Saddam Hüseyin hakk?nda  suçlu  karar? al?nmas? yönünde bask? uygulam?? olmalar? nedeniyle, davan?n ilk hakimi olan Rizgar Amin’in istifa etmek zorunda kalm?? olmas?d?r. ?kinci hakime gelince, Baas Partisi’nin eski bir üyesi oldu?u ileri sürülerek davaya bakmaktan men edilmi?tir. Üçüncü hakimin ise, Saddam kuvvetlerinin zehirli gazla bombalad?klar? Halepçe ?ehrinde öldürülen akrabalar? bulunmas?, davada ön planda gözetilmesi gereken adalet ve tarafs?zl?k ilkelerine gölge dü?ürmü?tür 
Saddam Hüseyin ile ilgili idam karar?n?n verilmesinin ard?ndan, Irak hukuk sisteminde öngörüldü?ü üzere  temyiz talebinde bulunulmu?tur. E?er verilen karar onaylan?rsa, idam cezas?n?n, Temyiz Mahkemesi’nin karar tarihinden  itibaren 30 gün içerisinde icra edilmesi gerekmektedir.

Fransa’n?n Ruanda Soyk?r?m?ndaki Rolünün Ara?t?r?lmas?

Ruanda Hükümeti taraf?ndan tayin edilen bir komisyon, Frans?z askerlerinin 1994 soyk?r?m?nda oynad?klar? iddia edilen rolü ara?t?rmak üzere, geçti?imiz ay?n son haftas?nda incelemelere ba?lam??t?r. Ruanda’n?n eski Adalet Bakan?, Jean de Dieu Mucyo’nun ba?kanl?k etti?i komisyon  üyeleri aras?nda hukuk uzmanlar? ile tarihçilerin yan?nda emekli bir orgeneral de bulunmaktad?r.

1994 soyk?r?m?ndan sonra iktidara gelen Ruanda’n?n Tutsi kökenli Ba?kan?, Paul Kagame, 100 gün süren ve 800.000 Tutsi ile ?l?ml? Hutu’lar?n ölümüne yol açan vah?et olaylar?nda Fransa’n?n a??r bir sorumlulu?unun bulundu?unu ileri sürmü?tür. Bu ba?lamda, Ba?kan Kagame,  katliamlar? yapan Hutu milis kuvvetlerini silahland?rm?? ve e?itmi? olmakla Fransa’y? suçlamaktad?r. Ruanda’n?n eski Fransa Büyükelçisi, Jacques Bihozagara da, Kagame’yi teyiden,  Hutulu canilerin Tutsileri imha etme yönündeki amaçlar?na ula?malar? için, Fransa’n?n bilinçli olarak, silah sevketti?ini ve gönderdi?i askerlerle  katilleri e?itti?ini ve barikatlar kurdurdu?unu aç?klam??t?r.

Birle?mi? Milletler himayesinde  bir operasyon için  Ruanda’ya asker gönderen Fransa, bu ülkede  ya?anan korkunç insanl?k dram?ndaki rolünü  hep inkar edegelmi?tir. Oysa, Fransa’n?n Ruanda soyk?r?m?ndaki rolü hakk?nda  gerçekçi bir kaynak olu?turan “1994 Ruanda Soyk?r?m?n? ve ?lintili Olaylar? Soru?turmak Amac?yla Kurulan Yedi  ?ahsiyet’ten Olu?an Uluslararas? Panel Raporu” (Report of the International Panel of Eminent Seven Personalities to Investigate the 1994 Genocide in Rwanda and the Surrounding Events) Fransa’n?n suçlulu?unu ortaya koyan somut bilgiler ve ithamlar içermektedir. Nitekim raporda, Frans?zlarin 1990 y?l?ndan ba?lamak üzere  dört y?l boyunca, yani tüm soyk?r?m döneminde, Ruanda Hükümeti’nin askeri, siyasi ve diplomatik aç?lardan en yak?n müttefik ve dan??man?  oldu?u belirtilmekte ve Frans?z Hükümeti’nin  Ruanda’daki soyk?r?m nedeniyle hiçbir ?ekilde sorumlu olmad??? yönündeki iddias?n?n kabul edilemez oldu?u kesin ifadelerle vurgulanmaktad?r.

Haz?rlayan: Sevin ELEKDA?

    Makaleye Yorum Yaz        Tavsiye Et

«  Geri
Yorumlar


«  »