.bÅĞ D ="justify">
Toranyan, '?iddet istedi?i zaman ASALA'y? terk ettim. 'Soyk?r?m' demek, her sabah aynada yüzümü görmemi sa?l?yor' diyor ve devam ediyor: 'Ama hayallerim eskisi gibi de?il elbette. Herkesin bir rüyas? vard?r. Benim de rüyam, Türkler ve Ermenilerin ortak bir gelecek yaratmas?' 'Herkesin bir derdi var, uyur içerisinde!'
Yeryüzünde yürürken ö?rendi?im bir ?ey var: Her toplumsal anla?mazl?k kendi "fabrika"s?n? kurar. Birbirine dü?man taraflar?n anla?mazl??? her iki taraf için de varl?k nedeni haline geldi?inde çözüm ihtimali korkulu bir rüya gibidir. Bu "fabrikalar?" i?letenler, o kadar yüksek sesle ve kesin konu?urlar ki çözüm isteyenlerin sesi duyulmaz olur.
O denli ate?lidir ki konu?malar?, ihanetten ve intikamdan o kadar "kalpten" söz ederler ki konu?maktan yana olman?z, onlar?n gözünde "fabrika"y? bombalayacak bir terörist yapabilir sizi. Bu fabrikalardan ç?kan kara duman?n insan? sadece kör etti?ini, bu fabrikan?n hiçbir ?ey üretmedi?ini göstermeye yarayan bir bomba vard?r elinizde, bilirler. Bu yüzden birbirlerinden de çok sizden nefret ederler.
Oysa yeryüzünde yürürken ö?rendi?im ba?ka bir ?ey daha var:
Var olmak için nefret edenlerin, y?k?lmamak için öfkesini dik tutanlar?n bile bir derdi vard?r içinde. Uyur içlerinde. En büyük öfkeler, en büyük zaaflardan kaynaklan?r. Ve asl?nda en kanl? a??zlar?n bile kalplerinin karanl???nda affetmek ve affedilmekle ilgili, zay?fl?k olarak görüp saklad?klar? bir cümle durur.
Ne ki dünyay?, kalbimizin dibinde saklanan cümleler yönetmedi hiç. Hatta belki de umars?z bir çabad?r o uyuyan dertlerden söz etmek. Ama bir kere söylendi?inde görürsünüz siz de hakikatli söz, h?zl? yay?lan bir salg?n gibi herkesi ele geçirecektir.
Mihmandar?m Isabelle donup kald?. Soruyu nas?l tercüme etmesi gerekti?ini, hatta hiç tercüme etmemeyi dü?ünüyordu ihtimal. Oysa Türkçe konu?sam da söylediklerim aras?nda "ASALA" sözcü?ü geçti?i çok belliydi ve kar??mda oturan Ara Toranyan neyi sordu?umu zaten çoktan anlam??t?. Ba??n? "hay?r" anlam?nda uzun uzun sallad?:
"Üye demeyelim. Ama ASALA'n?n çok yak?n?ndayd?m."
Toranyan bir zamanlar ASALA üyesi oldu?unu kabul etmese de onunla ilgili bütün yaz?lanlar tam tersini söylüyordu.
Sorbonne Üniversitesi'nde hukuk e?itimi görürken ba?lad??? politik faaliyetin onu ASALA'n?n politik kanad? MNA'n?n lideri yapt???n? herkes biliyordu.
Fakat ?imdi, Paris'te, bir "cafe"de elinde tuttu?u Nouvelles Armenie dergisinin genel yay?n yönetmenli?ini yaparken, sakin ve orta ya??n? geçmi? bir adam olarak sanki öyle bir ?eyi hiç ya?amam?? gibiydi. Hatta ASALA'y? affetmemiz için konu?ur gibi:
'Ba?ka seçenek yoktu'
"ASALA, biliyorsunuz, kendisini la?vetmi? bir örgüttür. Ben de ASALA'y? '?iddet için ?iddet' demeye ba?lad???nda terk ettim."
Toranyan öne e?ildi, art?k iyiden iyiye "aç?kl?yordu":
"ASALA, Ermeni meselesinin ba?? veya sonu de?ildir. Bir sessizlik duvar? vard?, burada ve Türkiye'de. Ba?lang?çta örgüt bu duvar? y?kmakta pozitif rol oynad?. Daha do?rusu ba?ka seçene?imiz yoktu. Sorunu hal?n?n alt?ndan ç?kar?p ortaya koymam?z gerekiyordu."
Bu yöntemlerin nelere yol açt???n? görüp ele?tiren biri olarak 35 y?l boyunca ve hâlâ bu mesele üzerine çal??mak nas?l bir ?eydi peki?
"Bu benim için bir yemin. 'Soyk?r?m' demek benim her sabah aynada yüzümü görmemi sa?l?yor. Ama hayallerim eskisi gibi de?il elbette."
Sorulara çok ama çok uzun sessizliklerden sonra cevap veren Toranyan, bu kez soru beklemeden anlat?yordu:
Zor soru ve farkl? bir portre
"Herkesin bir rüyas? vard?r. Benim de rüyam, Türkler ve Ermenilerin ortak bir gelecek yaratmas?."
En son dedesinin gördü?ü Türkiye'ye gidip gitmedi?ini soruyorum Toranyan'a. Hiç susmad??? kadar uzun susuyor:
"Bu sorular?n en zoru. Bir gün 'soyk?r?m' heykeli diktiklerinde... Yani daha çok zaman?m var!"
Ermenistan ise, varl???ndan mutlu oldu?u uzak ve yabanc? bir ülke Toranyan için:
"Diasporada olmak çok zordur. Biz y?llarca, köklerimiz olmad??? için i?kence gördük. ?çimizde hep bir anavatan, var olunacak bir ülke ihtiyac? hissettik. Bu ac?y? anlaman?z mümkün de?il."
Anneannesinin geldi?i Van'? anlat?yor Toranyan, annesinin do?du?u ?zmir'i, terk ettikleri ?stanbul'u... Ve o daha hiçbirini görmedi! Sözü bile edilemez bir korku olarak söz ediyor Türkiye'ye gitmekten Toranyan, neredeyse titreyerek. Bu adam?n bir zamanlar Türkiyeli diplomatlara suikastlar düzenleyen, Orly Havalan?'nda bomba patlatan bir örgütün yak?n?ndan bile geçti?ine inanas? gelmiyor insan?n. Ya da belki öfke demlendikçe insan?n içinde ba?ka bir ?eye dönü?üyor.
"Köksüzlü?ün i?kencesini" aynada yüzünü görmek için öfkeyle sulad??? günler, ?imdi foto muhabiri arkada??m Yurtta?'?n istedi?i pozlar? vermeye çal??an, hiç kapris yapmayan bu adamdan çoktan gitmi?e benziyor. Dergisini gösteriyor, yava? yava?, hevesle...
Toranyan kimdir?
Ara Toranyan, ASALA'n?n kurucu beyinlerinden. Ama 80'lerde "ASALA Ermeni davas?na ihanet etmi? bir örgüttür" diyerek örgütten ayr?ld?. Orly Havalan?'ndaki patlamay?, "Fa?ist bir sald?r?" diyerek k?nad?. Abdullah Çatl?'n?n k?z? Gökçen Çatl?'n?n yazd??? "Çelik Çekirdek" kitab?na göre Çatl?'n?n kurdu?u örgütün ilk i?i 1981 y?l?nda Toranyan'a suikast düzenlemekti. Devletin "ASALA Operasyonu" belgesine göre ise Toranyan'a 1984'te iki suikast düzenlendi. Ama Toranyan kendisine hiç sald?r? düzenlenmedi?ini aç?klad?.
'Diasporan?n gücü abart?l?yor'
200 Ermeni derne?inin olu?turdu?u konfederasyonun ba?kan? Alexis Govsiyan, Türkiye'de diasporan?n gücünün abart?ld???n? söylüyor: Biz sand???n?z kadar güçlü de?iliz. Siz bizim Tanr?'yla konu?tu?umuzu mu san?yorsunuz?
Yazar Ernest Hemingway'in bir zamanlar içki paras? için, bar?nda boks maç? yapmak zorunda kald??? Select Cafe'de, Pangalt? Lisesi'ni anlat?yor Alexis Govsiyan. Bir edebiyat dersinde ö?retmene niye bütün önemli Ermenilerin 1915'ten sonra ortadan kayboldu?unu sordu?unu, ö?retmenin onu dersten sonra yan?na ça??rd???n?, ba??n?n belaya girdi?ini san?p korktu?unu, sonra kimseye anlatmamas? ?art?yla ö?retmenin 1915'ten söz etti?ini...
"E?er 1915 hakk?nda konu?abilseydim, terk edemezdim Türkiye'yi" diyor Alexis Govsiyan, tatl? bir gençlik hat?ras? gibi k?r?k dökük kalm?? Türkçe sözcükleri de kar??t?rarak araya.
Oysa biraz önceden beri "soyk?r?m" üzerine kurdu?u ödünsüz cümleleri dinleyen biri asla onun ilk gençli?ini ?stanbul'da geçirdi?ini tahmin edemezdi. "Diaspora, Anadolu'dur" dedi Govsiyan ve ekledi sonra:
"Bu mesele Türklerle Ermeniler aras?nda de?ildir. Bu, siyasi bir meseledir."
'?nkâr ederek olmaz'
Oysa bu "siyasi meseleyi" ?imdi o da o?ullar?na anlat?yor. Peki bir diaspora Ermenisi geçmi?i yeni ku?aklarda yeniden üretmek için hangi ya?lar? tercih eder?
"O?ullar?ma 12-13 ya??na geldiklerinde anlatt?m. Ama anlat?rken Türklere öfke duymamalar? gerekti?ini söyledim."
Bu mümkün müdür? Bir çocu?un "katilleri" olarak sunulan insanlara kar?? so?ukkanl? bir mesafe alabilmesi? Yeti?kinlerin bile so?ukkanl? olmad??? böyle bir meselede, mümkün müdür?
"Bekleyelim, ba?ka ?eylerden söz edelim, bugünden, yar?ndan konu?al?m. Bunlara tamam, ama geçmi?i unutarak ya da inkâr ederek asla olmaz bu."
Yani "soyk?r?m meselesi" konu?man?n ön ko?ulu:
'Duygusal bir mesele'
"Ön ko?ulu de?il, ama gereklilik. Güven olu?mas? için bu gerekiyor. Kald? ki yasay? tam destekledi?im bile söylenemez. Bence 'soyk?r?m'? reddetmek bir insan? suçlu de?il, sadece deli yapar."
Türkiye taraf? da tazminat ve mal talebi konusunda güvensizlik duyuyor diasporaya:
"Türkiye'de bu i?lerle ilgilenen herkes asl?nda biliyor ki mal talebi filan olamaz. Bu, bizim için duygusal bir mesele. 'Soyk?r?m' her reddedildi?inde bizim için tekrar ya?an?yor."
Yok say?ld?kça var olan insanlar m? o zaman diaspora?
"Tabii ki öyle. 'Soyk?r?m' bizim tek varl?k nedenimiz de?il. Türkiye'nin sürekli reddetmesi, Talat Pa?a Komitesi gibi çal??malar bizi bu hale getiriyor. Türkiye'dekiler diasporan?n gücünü abart?yor. Biz, sizin sand???n?z kadar güçlü de?iliz."
Anlat?yorum ona, Türkiye'de Orhan Pamuk'un Nobel'i Ermeni lobisi sayesinde ald???n? dü?ünenler oldu?unu:
"Bu inan?lmaz! Ne san?yorlar? Tanr?'yla her gün konu?tu?umuzu mu? Evet bazen konu?up havan?n nas?l olmas?n? istedi?imizi de söylüyoruz!"
Talat Pa?a Komitesi ile Ermeni lobisi 'maç?'
Di?er ad?yla "Ermeni Belgeleriyle Ermeni Soyk?r?m? Yalan?-Büyük Proje 2006." Projenin amac? "Ermeni meselesiyle ilgili belgelerin ulusal amaçlar için yay?mlanmas?, sempozyumlar ve kampanyalar düzenlenmesi, Türkiye'nin ulusal tezlerini do?rulayan belgelerin dünya kamuoyuna sunulmas?. Temel fikir, "Bat?l? devletlerin Türkiye'ye kar?? yalan ve iftira kampanyalar? düzenledikleri."
Talat Pa?a Harekât? Dan??ma Kurulu'ndaki isimlerden baz?lar? ?öyle: Ba?kan Rauf Denkta?, ATO Ba?kan? Sinan Aygün, ?Ü eski Rektörü Kemal Alemdaro?lu, Do?u Perinçek, Prof. Erol Manisal?, Hür Parti Genel Ba?kan? Ya?ar Okuyan, Yarg?tay Onursal Cumhuriyet Ba?savc?s? Vural Sava?.
Proje bütçesi 2 milyon YTL.
Ermeni lobisinin de kurdu?u benzeri gruplar var. Fakat ac?lar üzerinde yap?lan bu "maçta" Ermeni toplumu aç?k ara önde. Örne?in ?imdiye kadar "soyk?r?m" iddias?n? savunan 28 bin çal??ma yay?mlanm??ken, Türk tezini savunan sadece 700 eser bulunuyor. Bu durumu bir maç olarak görenlerin "vatan haini" ilan etti?i, zaten yasalar?n da pe?lerini b?rakmad???, Türkiye'de son 4 y?lda yay?mlanan 25 çal??ma var ki bunlar "soyk?r?m"?n varl???n? savunuyorlar.
Önemle belirtmek laz?m. Bu duruma "maç" diyen ben de?ilim. Türk tezini ispatlamaya çal??an internet sitelerinde "Maça 1-0 yenik ba?lad?k" cümlesine s?k s?k rastlan?yor.
YARIN
'Öteki' diaspora: 'Diaspora ad?na konu?anlar bizi temsil etmiyor.'
Soyk?r?m? inkâr yasas?na k?zan Ermeniler konu?tu...
--------------------------------------------------------------------------------
A?lamaya inanmak
?nsan her gün ö?renir elbette. Ama uzun süredir bu meslekle ilgili, ?öyle insan? ö?rendi?ine hayret ettiren türden bir ?ey ö?renmemi?im san?r?m. Dün anlad?m bunu.
Tuhaft?r bu durum. Ba?tan kendini ne kadar uyarsan da, zeminin ne kadar sa?lam, meyan?n ne kadar karar olsa da insan zafer sarho?lu?una dü?ebilir bir an için bile olsa. Yaz? ile u?ra?anlar?n ise o an?, maalesef, tarihe geçer. Yaz? kal?r çünkü. Hatan kal?r. Y?llar sonra dönüp dönüp seni bulabilir.
O bak?mdan yaz? ile u?ra?anlar?n terbiyesi, bana göre, di?er insanlar?nkinden daha da ac?mas?z, daha da tavizsiz olmal?d?r. Dün gazetede ba?layan yaz? dizisini görmü?sünüzdür umar?m. Ermeni diasporas?n?n en güçlü ismi, Fransa'n?n yak?n gelecekteki muhtemel ba?bakan?, Türkiye'yi aya?a kald?ran "soyk?r?m? inkâr yasas?"n?n mimar? Patrick Deveciyan'la konu?mu?tum.
Röportaj?n sonunda Deveciyan'?n gözleri doluyordu. Röportaj?n sonu sizin okudu?unuz gibi bitmiyordu asl?nda. "Bu gözya?lar? gerçek miydi acaba?" diye soruyordum. O an?n gerçek oldu?unu anlatmak için yap?yordum bunu güya.
Ama yaz?l? olunca bazen baz? ?eyler yanl?? anla??labilir. Ki anla??lmas?n diye i?te Milliyet Gazetesi Genel Yay?n Yönetmeni Sedat Ergin dedi ki bana: "Gözya??na inanmamak sana yak??maz."
Uzun süredir ilk kez susup hayret ettim i?te. Ve böylece ö?rendim, yaz? terbiyen ne kadar güçlü olursa olsun her seferinde dönüp bakmal?s?n kendine. Yapt???n i?ten memnun olman?n 'havas?' ona en yüz vermedi?in zaman bile vurabilir insan?.
Bir de elbette insan?n, ne kadar büyük olursa zaferi, yan?nda dirse?inden çekip "Kendine gel" diyen, do?ru dürüst insanlar? olmal?...
A?lama kuram?
Üstelik tuhaft?r, bütün gözya?lar?na inan?r?m ben. A?laman?n kendisine de inan?r?m. Gövdeden süzülüp gelen o özün göz gibi, nur gibi akmas? mucizevidir asl?nda. Tedavi edicidir. Sadece a?layan? de?il, birlikte a?lan?rsa birlikte a?layanlar?n ili?kisini de tedavi eder. Ve ben Ermeni meselesinde ?imdi, Ermenistan'a gittikten, Türkiye'deki Ermenilerle konu?tuktan ve en son Paris'te "konu?mazlar" denen diasporayla bulu?tuktan sonra anlad?m ki, a?lamak çözecek bizim hallerimizi. Naif ve siyaseti yok sayan bir ?ey de?il bu, hakiki bir gerçeklikten söz ediyorum asl?nda.
Uzla?ma niyeti
Çünkü anlad?m ki ve siz de yaz? dizisini okudukça anlayacaks?n?z ki, asl?nda "hakikat" gerekmiyor bize. Kavgal? olan halklar, toplumlar aras?nda gereken tek ?ey uzla?ma niyeti bir bak?ma. Ac?y? ortakla?t?rmak ve üzerini toprakla örtebilmek için bize gereken bir ritüel. Bir affetme ritüeli. Kar??ndakini ve kendini affetme an? gerekiyor bize. Yaz? dizisini okudukça göreceksiniz ki, insanl???n yeni tecrübeleri, bilimsel çal??malar da bunu söylüyor bize.
?nsan dönüp dola??p o kadar bilgiden, o kadar kitaptan, o kadar siyaset ve tarih bilimi teorisinden geçip sonunda kendine geliyor belki. Dönüp gözya??na ve onun ak?l almaz samimiyetine, mucizesine inan?yor. Göreceksiniz okudukça...
Bir de elbette bizim de, onlar?n da dirseklerinden çekip "Kendine gel" diyecek do?ru dürüst insanlara ihtiyac?m?z var. Ancak cahiller yüksek sesle ve kesin konu?urlar. Hakikati sezenlerin zarif ve k?s?kt?r biraz sesi. Fakat o zarif ve k?s?k seslerin söyledikleri öyle bir s?zar ki dünya tarihine, bütün sonuçlar ve dengeler de?i?ir. ?imdi Ermeni ve Türk halk? aras?ndaki ili?kide böyle seslere ihtiyac?m?z var...