Anasayfaİletişim
  
English
Makaleler

VE ERMEN? D?ASPORASI KONU?TU - PS?KANAL?ST YAZAR P?RALYAN: D?ASPORADAK?LERE PS?KANAL?Z GEREK?YOR

Ece TEMELKURAN
20 Kasım 2006 - Milliyet

.bĞ3Ple="TEXT-ALIGN: justify">Piralyan, psikanalizin gereklili?ini ?öyle aç?kl?yor: Çünkü çocukluklar?nda duyduklar? hikâyeler onlar? korkunç etkiliyor. Türklerin de bunlar? duymay? kabullenmesi gerekiyor. Her iki toplumun da travmatize oldu?unu anlatan Helene Piralyan, 'Ermeniler kendilerini kurbanla?t?rd?klar? için, Türkler de sürekli suçland?klar? için travma ya?ad?lar' diyor.

Gerçekler üzerinde tepinmek ya da...
Ermeniler ve Türkler ili?kisinde, meselesinde en cesur olanlar ?imdiye kadar "Gerçekler ortaya ç?ks?n" dedi. Ben de diyorum, hikâyeler anlat?ls?n, 1915'te olup bitenlere ad konmadan önce orada ne oldu, insanlar ne tür hikâyelerden geçtiler anlats?nlar, insanlar dinlesinler, gerçekler üzerinde dural?m art?k diye. Ama önce Ermenistan'da, sonra Paris'te diaspora ile konu?urken art?k ba?ka bir ?eyin daha söylenmesi, bir ad?m daha at?lmas? gerekti?ini dü?ünmeye ba?lad?m.
Üzerine bas?lacak, Ermenilerle Türklerin üzerinde birlikte durabilece?i bir gerçeklik zemini olabilir mi? Hatta bir ad?m daha atal?m:
Gerçek ortaya ç?ksa uzla?abilecek miyiz?
Bir seçim meselesi galiba. Bizi küstüren gerçekler üzerinde tepinip durmakla, geçmi?te olan?n ac?s?n? tedavi etmek aras?nda bir seçim bu. Çünkü...
Dünyada t?pk? Ermenilerle Türklerin ya?ad?klar?na benzer ac? olaylar? ya?am?? olan toplumlar?n bar??mas?, uzla?mas? için nicedir bir yöntem var: Hakikat Komisyonlar?.

Hakikat gerekli mi?
Güney Afrika'da siyahlarla beyazlar aras?nda, Sierra Leone'de iç sava?tan sonra denendi bu komisyonlar. Ba?ar?l? da oldular. Aralar?ndaki husumeti gidermek için taraflar?n hiçbir ?eyden korkmadan konu?tu?u komisyonlar, insanl?k tarihinde yeni bir yöntem yaralar? tedavi etmekte. ??te bu komisyonlar için ve onlar üzerinde çal??an Priscilla B. Hayner, 2002 y?l?nda bir kitap yazd?: Konu?ulamaz Gerçeklikler: Hakikat Komisyonlar?n?n Zorlu?uyla Yüzle?mek (Unspeakable Truth: Facing the challenge of truth commissions). Hayner'in kitapta, Sierra Leone deneyiminden sonra sordu?u soru ?u:
Uzla?mak için hakikate ihtiyac?m?z var m??
Hakikati anlatmak mümkün mü?
Ancak kim kime ne yapt?, bu anlat?l?rsa m? uzla?abiliriz? Yoksa tam da bunu yapmak uzla?may? engeller mi? Hayner, bar??ma, affetme ritüelleri öneriyor kitab?nda. Sierra Leone'dekilerin hiç hakikati anlatmad???n?, ama en sonunda bir törenle bar??t?klar?n? ve yaralar?n art?k onlar? yönetmesine izin vermediklerini anlat?yor.

'Her çocuk yara al?r'
??te Paris'te ben de bunun üzerine ?unu dü?ündüm:
Çocuklu?umuzda ald???m?z yaralar?n hesab?n? kimden sorar?z? Art?k o zamanki insanlar olmayan anne ve babalar?m?zdan m?? Hesap sormaktan öte yapmaya çal??t???m?z çocukluk yaralar?n?n sonuçlar?n? tedavi etmek de?il midir büyüyünce? Her çocuk yara al?r çünkü. Ve çocu?un hat?rlad??? gerçe?in ta kendisi olmayabilir. Ya da bizi yaralayan, bize yap?lan ?ey de?il, bizim ondan nas?l etkilendi?imizdir belki de. Yara oradad?r, büyüyence yapabilece?imiz tek ?ey o yaran?n bizi yönetmesine izin vermemektir.
Bu mümkün olabilir mi? Gerçe?in ne oldu?u, kaç ki?inin öldü?ü, ne niyetle öldürüldükleri üzerine kavga etmektense uzla?ma iste?ini ya da kavga yorgunlu?unu kar??l?kl? kabul edip...
Çünkü yaralar geri döndürülemez asl?nda, ancak yaran?n ac?s? tedavi edilir.
Bunlar? konu?mak gerek ?imdi. Hep bir ad?m, bir ad?m daha ileri gitmeli.

"Sadece diasporada de?il, Türk toplumu içinde de var bu hayaletler. Türkler de hayatlar?n?n ve toplumlar?n?n büyük parças?n? kaybettiler."
Psikanalist ve yazar Helene Piralyan'a, diasporadaki sert tav?r sahiplerini, öfkeli hayaletlerin çocuklar? gibi gördü?ümü anlatt?m. Çocukluklar?nda kulaklar?na bir ac?l? f?s?lt? olarak b?rak?lan seslerin hâlâonlara ac? çektirdi?ini dü?ündü?ümü... Piralyan da böyle dedi i?te:
"Belki Ermenilerin hayaletleri, ama Türklerin de üzerinde ya??yor ve onlar? da rahats?z ediyorlar."

'?ki toplum da travmatize'
Nedim Gürsel'in yazd??? bir cümleden söz ediyor Piralyan, Anadolu topraklar?nda çok fazla ceset oldu?u ve cesetlerin uzayan t?rnaklar?n?n topraktan ç?kt???, ölülerin ya?ayanlardan daha canl? oldu?u üzerine bir cümle. "Bu kadar ölü varken" diyorum, "O zaman nas?l konu?aca??z sizce?"
Piralyan, "Tam ?imdi yapt???m?z gibi" diyor, "Tarihsel ve siyasi konular?n ötesinde psikoloji düzeyinde konu?mal?y?z. Eksik bir yas çal??mam?z var birlikte yapmam?z gereken, onu tamamlamal?y?z" diyor. Sonra Piralyan bu eksik b?rakt???m?z yas için diasporaya dü?eni söylüyor:
"Diasporadakilerin çocukluklar?na dair psikanalizden geçmeleri gerekiyor. Çünkü çocukluklar?nda duyduklar? hikâyeler onlar? korkunç etkiliyor. Türklerin de bu insanlar? duymay? kabul etmeleri gerekiyor. Çünkü dinledikleri, Türklerin içindeki bilinçd??? ac?y? da ortaya ç?karabilir."
Piralyan her iki toplumun da travmatize oldu?unu anlat?yor:
"Ermeniler kendilerini kurbanla?t?rd?klar? için, Türkler de sürekli suçland?klar? için travma ya?ad?lar."

'Korku kadar da a?k var'
Piralyan'a malum yasay? soruyorum. O yasa da bu kurban pisokojisinden mi kaynaklan?yor acaba?
"Mutlaka. Diasporadakiler bu yasan?n onlar? korkular?ndan koruyabilece?ini zannediyor. Çocukluklar?nda dinledikleri hikâyeler yüzünden psikolojik olarak kendilerini hâlâ tehlikede hissediyorlar."
Fakat korku kadar a?k da var asl?nda. Diaspora tam da korktu?u ülkeye â??k. Piralyan diasporadaki Türk korkusunun çok somut oldu?unu, tedavisinin yar?m kald???n?, o topraklara duyulan a?k?n da yar?m b?rak?ld???n? anlat?yor. Garip geliyor bir anda, y?llar y?l? bütün politikalar?n, kar??l?kl? yap?lan siyasetin bütün bu patolojiler üzerinde durmas?, yaralar?n bizi doksan y?l sonra da yönetmesi. "Kesinlikle" diyor Piralyan, "Bu yüzden analiz etmeliyiz zaten."
Sonra kendi ki?isel deneyimini anlat?yor:

'Kendilerinden korkuyorlar'
"Ben de korkuyordum Türklerden. Ama sonra anlad?m ki Türklerden korkmuyorsunuz asl?nda, onlarla kar??la?man?n sizde uyand?raca?? duygudan korkuyorsunuz. Fark?nda de?iller, ama diasporadaki diyalog kar??t? insanlar asl?nda kendilerinden korkuyorlar."
Tuhaf bir ?eydir bu. ?nsan korkular?ndan ayr?lmaktan da korkar. Korkular?yla belirledi?i ya?am?n?n alt?n?n bo?alaca??n? dü?ünür iyile?irse.
Piralyan da buradan devam ediyor:
"Onlar bir dü?manlar? olmamas?ndan korkuyorlar en çok."

Diaspora bizimle konu?muyor
 
Türkiye Kökenli Yurtta?lar Derne?i Ba?kan? Metin Ümit, 'Diaspora Türklerle bir gelece?e ihtiyaç duymuyor. Ermenistan'dan insanlar?n bu birlikteli?i diasporaya göstermesi gerekiyor' diyor

"Kad?n hakikaten korkuyormu? me?er!"
Metin Ümit gülerek söylüyor bunu. Paris'teki Ermeni bir kad?n?n hâlâ Türklerden korktu?una inanamayarak. Ve ekliyor sonra, "Ça??rd?k, toplant?lar?m?za geldi, gece e?lencelerimize geldi. Çok duyguland? sonra."
Ümit, Türkiye Kökenli Yurtta?lar Derne?i (ACORT) adl? bir örgütün yöneticisi. Eski solcu a?abeylerin köhnemi? sol geleneklerin sekterli?inden kurtulmu? bir dernek olarak, Fransa'da ya?ayanlar?n Fransa'daki hayata ve siyasete kat?lmas? gereklili?ini savunarak ya?ayan bir dernek ACORT. Ama yine de "Ba?ka bir dünya mümkündür" diyerek solda.
Metin Ümit de oradan bak?yor hem Türkiye'ye, hem de Ermeni meselesine:

'Paris'te protesto yanl??'
"2001'de Ermeni 'soyk?r?m?'n? tan?yan yasa geçerken burada, Türkiye'de bu sayfalar?n aç?lmas?, tart???lmas? gerekti?ine dair bir söylem tutturduk. Tamam, Türkiye'den tepki geldi. Ama buradaki diaspora da bizimle hiç konu?mak istemedi."
Ümit, Türkiye'ye en çok zarar veren ?eyin Paris'te yap?lan "soyk?r?m yaland?r" gösterileri oldu?unu söylüyor. Çünkü ?öyle:
"Buradaki çocuklar belki de hiç bilmiyordur ne olup bitti?ini. Ama göçmenli?in ve yoksullu?un getirdi?i s?k?nt?larla birikmi? bir öfkesi vard?r. Gösteri oluyor diye gider, zaten bir ?eylere, birilerine ba??rmak istiyordur. Böyle gösteriler buradaki yoksulluk öfkesinden çok besleniyor. Fransa'da da bütün Türkler böyle dü?ünüyor zannediliyor."
Ümit, son ç?kan soyk?r?m? inkâr edenleri cezaland?ran yasaya ise kesinlikle tepki verilmesi gerekti?i görü?ünde:
"Fransa'da kolonizasyonun iyi yanlar? da oldu?unu söyleyen yasa böyle kitlesel tepkiler sonucunda kald?r?ld?. Bu yasa da kald?r?labilir asl?nda."

'Birliktelik gösterilmeli'
Türk mahallesinde bizi bir gezintiye ç?karan Metin Ümit'le niyeyse en çok bu mahallede bulunan siyahlar?n berberleri önünden geçiyoruz. Onlarca berberde, yüzlerce siyah rasta ördürüyor saçlar?n?. Bir yandan da diasporay? anlat?yor Ümit:
"Diaspora Türklerle bir gelece?e ihtiyaç duymuyor. Ya da öyle gösteriliyor bize. Bu yüzden de Ermenistan'dan insanlar?n gelip burada, Paris'te Türklerle konu?mas? ve bu birlikteli?i diasporaya göstermesi gerekiyor. Diasporan?n böyle yasalar? kendi ç?karlar? için ç?kartt???n?n, Türkiye'deki Ermenileri kurban etti?inin, Ermenistan'daki Ermenileri önemsemedi?inin gösterilmesi gerekiyor Avrupa'ya."
    Makaleye Yorum Yaz        Tavsiye Et

«  Geri
Yorumlar


«  »