AnasayfaÝletiþim
  
English
Makaleler

VE ERMEN? D?ASPORASI KONU?TU â?? 1 'SOYKIRIM DEMEK BEN?M GÖREV?M'

Ece TEMELKURAN
16 Kasým 2006 - Milliyet

="justify">Hayaletlerin çocuklar?
Söz söylemek, insanl???n yüre?ine bir kürekle dal?p pas?, pusu kald?rmak, bulan?kl?k yerine berrak hakikatleri koymakt?r. Hakikatli söz, insanlar öfke ve nefretin gürültüsünde gözlerinin yar?s?n? yitirmi?ken onlara gözlerinin kay?p yar?s?n? verendir. ?nsanl???n ortak kederini, birinin ac?s?n? di?erininkine ye? tutmadan, birini suçlay?p di?erini topyekûn masum ilan etmeden anlatabilmektir hakikatli sözün derdi.

Ò1 bu: Gözya??n? birle?tirir, kahkahalar? ekler birbirine. Büyüsü, ölenle öldürenin ayn? ac?y? çekti?ini söyleme cesaretinden gelir. En iyi bu topraklar bilmez mi öldürenin öldürdü?ünü ömrünce s?rt?nda ta??yaca??n?? Öldürenin de ölenin de kabul etmeye cesaret edemedi?i budur asl?nda. Nefretin cephanesini biterecek olan da...
1915 y?l?nda, bu topraklarda karanl?k bir yaz ya?and?. Kim suçluydu, kim daha güçlüydü, doksan y?l bu konu?uldu. Mesele ?u ki konu?anlar bizler de?ildik. Hepimiz hikâyelerini eksik ya da fazla anlatan hayaletlerin çocuklar?yd?k yaln?zca. Ama biliyorduk, o yaz bizim de ho?umuza gitmeyen, ya?ananlara koyulacak ad üzerinde kavga ederken eksik bir yasla geçi?tirdi?imiz bir ?eyler olmu?tu.
Öyle olmasa neden bugün bile Do?u'da büyük ta? binalar? i?aret edip ya?l? adamlar, genç kad?nlar, nedenini bilmedikleri bir kederle "Bunlar? Ermeni ta? ustalar? yapm??" desin, "Bir daha kimse onlar gibi güzel binalar yapmad?"...
Bu topraktan sökülüp gitmi? her ?ey bu topra??n can?n? ac?t?yor; bal gibi biliyoruz asl?nda. Bilmedi?imiz ?u:
Biz konu?muyoruz, bizim yerimize hayaletler konu?uyor hâlâ.
?nsanl???n kederi ya da kaderi kar??s?nda efendi duran?n sözü nazik olur. Bir tek ba??r?p ça??ranlar?n sözleri keskin ve kabad?r. ??te keskin ve kaba olan?n yerini hakikatli sözün alabilmesi için, öfkeli hayaletlerin seslerinin yerine ya?ayanlar?n sözlerinin geçebilmesi için Ermeni diasporas? ile konu?mak gerekiyor art?k. Hayaletlerin çocuklar?yla...
Çünkü mahkeme önlerinde yazar resmi yakanlar bizi ne kadar temsil ediyorsa "Ya soyk?r?m? kabul et ya da yok ol" diyenler de uzaklardaki Ermenileri o kadar temsil ediyor asl?nda. Ve bu gürültü yüzünden Avrupa'n?n diplomasi masalar?nda, stateji kurumlar?n?n koridorlar?nda pazarl?k konusu yap?l?yor hepsi "bizim" olan ölülerimiz.
Hayaletler birimizin "suçunun", di?erinin "masumiyetinin" kan?t? olarak çeki?tirilip duruyor. Ve belki de sadece bu yüzden öfkeliler.
Çünkü hepimiz yorulduk art?k. Uzaktakiler evlerinde ölülerle ya?amaktan yorgunlar. Biz burada suçlanmaktan bitkiniz. Ama iki taraf da korkuyor bunu söylemekten; dedelerine ihanet etmekten.
* * *
Korkular, korkunun aniden üstüne gidilerek mi geçirilir yoksa yava? yava? m??
Sudan korkan çocuklar? birden denize mi atmal? yoksa kendi zaman?n? m? vermeli onlara?
Orhan Pamuk'un "Türkler, Ermenileri de Kürtleri de kesti" demesi Türkiye'nin kendi yaralar?yla yüzle?mesini mi sa?lad? yoksa daha fena m? kollar?n? kavu?turup kilitlendi insanlar?
Avrupa Birli?i haz?rl?k sürecinde hep "suçlar?m?z?n" ve "çözümsüzlüklerimizin" yüzümüze vurulmas? bizi o yaralarla daha m? çok yüzle?tiriyor yoksa daha çok mu reddediyoruz meselelerimizi?
Türkiye'ye, sokaklara bakt?kça ikincisi gerçe?e daha yak?n geliyor bana. Bu yüzden hikâyelerin anlat?lmas? gerekti?ini dü?ünüyorum hep, yava? yava?. E?er bir ac?ya koydu?umuz ad o ac?n?n anlat?lmas?n? imkâns?z k?l?yorsa önceli?i ada de?il hikâyeye vererek konu?mak gerekiyor.
Konu?mak gerekiyor. Hikâyenin ad?n? ortakla?t?rmadan önce hikâyenin kendisini ortakla?t?rmak gerekiyor. Bu yüzden bir kez olsun Fransa'daki Ermeni diasporas?n?n da konu?mas? gerekiyor. Daha önce hiç konu?mad??? gibi... Daha önce kendilerine bile söylemedikleri cümlelerle...
Bu yaz? dizisi boyunca, öyle san?yorum ki, bize "öfkeli ve inatç? bir yekpare gövde" olarak sunulan diasporan?n hiç gösterilmemi? bir haliyle kar??la?acaks?n?z. ?a??rman?z? diliyorum. Çünkü hayret, insan?n en temiz halidir.
?a??r?p merak etmenizi diliyorum. Merak edip dinlemenizi. Çünkü hayaletler art?k uykular?na dönmek istiyor. Çünkü hayaletlerin ya?ayanlardan daha çok konu?tu?u topraklarda ya?amak beni, sizi, hepimizi, fark?na varm?yoruz belki ama, müthi? yoruyor.

 "Oooo! Aman dikkat et! Ezer geçer!"
Paris'te, onunla bir görü?me yapaca??m? kime söylediysem, hepsi gözlerini aça aça böyle diyordu. Türkiye'yi aya?a kald?ran, "Ermeni soyk?r?m?n? tan?mayan suçludur" diyen yasan?n mimar?, Sarkozy'nin parlak bir politik kariyere sahip dan??man?, Sarkozy cumhurba?kan? olursa kesinlikle Fransa ba?bakan? olacak olan, retorik uzman?, kartal bak??lar?yla ünlü Patrick Deveciyan'?n ismi herkeste hayret, tedirginlik, bazen de hayranl?kla kar???k bir sessizlik yarat?yordu.
Mihmandar?m Isabelle ise Deveciyan'?n odas?na girer girmez ba?layan ve sert bir satranç maç? hissi veren görü?meyi bazen takip etmekte zorlan?yordu. Babas? Osmanl?'n?n önemli bürokratlar?ndan ve asl?nda Elaz?? kökenli olan Deveciyan ayn? zamanda ASALA davas?n?n ünlü avukat?yd?. Bütün bu geçmi?in mesafeli nezaketini üzerinde ta??yordu. Ama nezaket, parti binas?nda ba?layan satranç maç?n?n h?z?n? hiç etkilemiyordu:

Türkiye'deki Ermeniler bu yasadan rahats?zlar. Diasporan?n bask?s?yla ç?kar?lan bu yasan?n bütün diyalog yollar?n? kapatmakla birlikte Türkiye'de ya?ayan Ermenileri de kurban etti?ini dü?ünüyorlar. Yasan?n Ermenistan'dan da çok destek ald??? söylenemez. Ne dersiniz? Diaspora sadece kendisi için ç?kard??? bu yasayla di?er Ermenileri kurban m? etti?

'Yasa, güvenli?imiz için'
- Bir y?l öncesine kadar bu yasan?n ç?kmas?na ben de kar??yd?m. ?fade özgürlü?ünü zedeleyecekti. Ama Lyon'da Türk milliyetçilerinin yapt?klar? gösteriler, oradaki Ermeni an?t?n?n çal?nmas?, fikrimi de?i?tirdi. Türkiye aktif bir reddetme politikas? yürütmeye ba?lad?. Ermeni an?tlar?na kar?? sald?r?lar yap?ld?. Bunlar? Bozkurtlar yapt?. Türkiye diplomasisi de bu sald?r?lar?n Türk halk? taraf?ndan onayland???n? ve desteklendi?ini aç?klad?. O sald?r?lardan sonra ifade özgürlü?ü tart??mas?na giremezdik. Güvenli?imiz söz konusuydu. Fransa'daki Ermenilere yap?lacak sald?r?lara kar?? güvenli?imizi sa?layacak bir düzenlemeye ihtiyaç vard?.

Art?k ifade özgürlü?ünün birincil önemde olmad???n? söylüyorsunuz ama bu yasaya sizin getirdi?iniz, savundu?unuz ama kabul edilmeyen bir istisna vard?. Bilimsel çal??malar hariç tutulacakt?. Bu istisnay? kabul ettiremediniz mecliste.
- O istisnan?n senatodan ç?kmas? için elimden geleni yapaca??m. O konuda senatoda fikir birli?i olu?aca??n? dü?ünüyorum. Çünkü bilimsel çal??malar?n özgürlü?ünü korumak gerekiyor. Böylece Türkiye ile Fransa aras?nda bir fark olacak! Çünkü biliyorsunuz Türkiye'de TCK 301 var!

Evet, ben dahil birçok insan?n kar?? ç?kt??? ve aceleyle ç?kar?lan bir madde. Ama siz bu yasa için uzun süre u?ra?t?n?z. Üstelik teknik olarak ç?kmas? çok zor bir yasa için.

'Zaten 90 y?ld?r bekliyoruz'
- O kadar uzun süre say?lmaz. Fransa'n?n soyk?r?m? tan?mas? için üç y?l u?ra?m??t?k. Bu yasa için de bekleyebiliriz. Üstelik biz zaten 90 y?ld?r bekliyoruz.

"Biz" diye konu?uyorsunuz. Diaspora bu kadar "homojen" mi sizce? Bütün diasporan?n bu yasay? destekledi?inden emin misiniz?
- Diaspora homojen de?ilse bile e?er sert Türk milliyetçileri yapt?klar?na devam ederlerse, olacak. Kald? ki Türkiye de d??ar?dan homojen görünüyor. Kültürel farkl?l?klar? devlet politikas?yla homojenle?tiren bir politikas? var. Üstelik Türkiye Ermenistan s?n?r?n? açmamakla bu konudaki tavr?n? aç?kça ortaya koyuyor.

Bunlar dialo?u imkâns?zla?t?ran ?eyler, hakl?s?n?z. Ama ç?karmaya çal??t???n?z yasan?n o "s?n?r?" daha da sertle?tirece?i ortada.
- Buna inanm?yorum. Ben, Türkiye'nin ancak a??r? bask?larla de?i?ebilece?ine inan?yorum. Ve yeniden ekleyeyim, biz doksan y?ld?r bekliyoruz!

Doksan y?ld?r hayaletlerle ya??yorsunuz. Frans?z dü?ünür Baudrillard'?n bu konuda bir cümlesi var: "Ermenilerin durumu çok özel. Onlar ya?ad?klar?n? ispatlamak için öldüklerini ispatlamak zorundalar." Ne dersiniz, öyle mi?
- T?pk? Yahudiler gibi. Bu, çok büyük bir travmad?r. Ben ne zaman torunuma baksam onun ya??ndaki çocuklar?n bir zamanlar sadece Ermeni oldu?u için öldü?ünü dü?ünüyorum. Bu her gün ya?amas? imkâns?z bir ac?d?r.

Ama bu imkâns?z ac?yla ya??yor hatta hayat?n?z? bunun üzerine kuruyorsunuz bir bak?ma. Ki?isel olarak sormak istiyorum. Bazen yoruldu?unuzu hissetmiyor musunuz?
- Yoruldum... (Deveciyan duraks?yor) Evet. Hem de çok... (Ünlü "kartal" bak??lar nemleniyor) Ama bu benim görevim! Ben bir yüzy?l daha hal?m?n alt?nda kadavralarla ya?amak istemiyorum!..
Konu?ma bitiyor ama karizmas?yla ünlü Deveciyan'?n gözlerindeki nem as?l? kal?yor. Tam ç?kacakken Deveciyan diyalog için çal??an insanlara ne kadar k?ymet verdi?ini anlat?yor, benim ne kadar k?ymetli bir i? yapt???m?... Durdurup gülüyorum:

Gözya?lar? gerçek mi?
"Ancak Bay Deveciyan, siz benim i?imi çok zorla?t?r?yorsunuz!"
Ç?k?yoruz. Deveciyan'? iyi tan?yan, deneyimli bir gazeteci olan mihmandar?m Isabelle bile ?a?k?n. "Gözleri doldu, gördün mü?" diye soruyor.
O zaman dü?ünüyorum: Yasa ç?karacak kadar sert olan bile a?layabiliyorsa acaba diaspora bize anlat?ld??? gibi bir ?ey de?il mi? Bize gösterilen öfke ve inat resminin ard?nda ne var? Diyalo?a hiç yana?mayanlar ne gizliyorlar içlerinde? Bunun için konu?malara daha da sert olanlarla devam etmek gerekiyor...

YARIN
ASALA'n?n eski lideri: "Soyk?r?m demezsem aynada yüzümü göremem"
Bir "fabrika" olarak "soyk?r?m"
Frans?z ayd?nlar? donakald?: "Yasa saçmal?ktan ba?ka bir ?ey de?il"

    Makaleye Yorum Yaz        Tavsiye Et

«  Geri
Yorumlar


«  »